Bizimle iletişime geçin

İş Dünyası

1995’ten 2015’e Elon Musk’ın Girişimleri ve Yatırımları

2016 Nisan ayı itibariyle, Elon Musk yaklaşık 14,3 milyar dolarlık bir adam. Herkes onun peşinde, herkes onun gibi olmaya çalışıyor. İş dünyasına ve teknolojiye ışık tutan adam Musk, nasıl şu an olduğu yere geldi, nelere girişti ve nelere yatırım yaptı?

1-) Zip2 Corporation, Musk’ın 1995’te kurduğu ilk şirketiydi.

Stanford Üniversitesi Fizik Bölümünü bırakıp kurduğu bu şirkette Musk, Navteq’ten sağladığı dijital internet haritalarını, işyeri adresi rehberlerine bağladı ve internetin ilk sarı sayfalarını yarattı. Bu şirket İnternet gazetelerine harita ve işyeri adresi rehberleri sağlıyordu.

Daha sonra 1999 senesinde; Musk, şirketini bilgisayar üreticisi Compaq’a 307 milyon Dolar karşılığında sattı. Bu miktar, o zamanlar bir internet şirketi için ödenen en yüksek ücretti.

2-) 1999 yılında daha sonra PayPal ile birleşecek olan, internetten ödeme sağlayan X.com’u kurdu.

Zip2’yi sattıktan sonra satıştan aldığı paranın 10 milyon dolarıyla bir online finansal servis şirketi X.com’u kurdu. Musk ödemeleri elektronik posta aracılığıyla yapmayı sağlayan yeni bir teknoloji üzerinde yoğunlaşmak istiyordu, şirketini, internet üzerinden para transfer etme işlemi olan PayPal’ı geliştiren rakibi Confinity şirketi ile birleştirdi. Lakin daha sonra Confinity Musk’ı kişilik çatışmaları gibi sebeplerden ötürü yönetim kurulundan kovdu. Daha sonra 2002 yılında, PayPal’ı eBay satın aldı.

3-)1998 yılında kuzeniyle beraber, bir enformasyon teknolojileri şirketi olan Everdream Corporation’ı kurdu.

Elon Musk ve kuzeni Lydon Rive’in kurduğu bu şirket küçük işletmelere masaüstü yönetim hizmetleri sağlıyordu. Ayrıca Everdream şirketi, virüsten koruma yazılımı yönetip geliştiriyor, veri yedekleme işlemi gerçekleştiriyor ve veri şifreleme işlemi uyguluyordu. Rive ve ikiz kardeşi Russ şirketi 2007’de Dell’e sattı.

4-) Musk 2002’de hepimizin bildiği SpaceX olarak da bilinen Space Exploration Technologies (Uzay Keşif Teknolojileri) şirketini kurdu.

SpaceX’in dünyanın 4,5 milyar yıl önceki doğumundan bu yana en önemli projelerden biri olduğunu Musk şu şekilde açıkladı.

“Dünyada; tek hücreli yaşam, çok hücreli yaşam, bitkilerin gelişimi ve sonrasında da hayvanların gelişimi gibi dönemler yaşandı. Bu zaman zarfında; başka bir gezegendeki yaşamın tükenişini incelemeyi, okyanustaki yaşamın karaya geçişini incelemekten biraz daha önemli bulurum.”

Hedefine ulaşmak için Musk, Hawthorne Kaliforniya’da roketleri daha ucuza yapmak adına bu şirketi kurdu. 2012 senesinde Uluslararası Uzay İstasyonu ile Dünya arasında yük taşıyan ilk ticari uzay aracı SpaceX’in Dragon aracı oldu. Musk Dragon kapsülüyle insanları Mars’a göndermek ve Mars’ta bir kolonileşme olmasını sağlamak istiyor.

5-) Yine 2002’de kardeşi Kimbal ile Musk Vakfını kurdu.

Vakfın kuruluş amacı yenilenebilir enerji, uzay keşifleri, bilim ve mühendislik dallarında eğitim, çocuk hastalıkları gibi konulardaki araştırmalar için destek ödenekleri sağlamaktı. Musk Vakfı bugüne kadar toplamda 753,700 Dolar bağış yaptı.

6-) Tesla Motors büyüyor! 2004 senesinde elektrikli araba dünyasını değiştirmek için Tesla Motors’a yatırım yaptı.

Tesla Motors 2003 yılında Martin Eberhard ve Mare Tarpenning tarafından kurulmuştu. Musk şirkete çok fazla yatırım yaptı, daha sonra da yönetim kuruluna da katıldı. Şirketin ürettiği ilk araba Roadster herkesin aklını başından aldı. Çünkü bu araba 4 saniyeden az bir sürede 0 km’den 96 km’ye ulaşabiliyordu ve sadece tek şarjla 400 km gidebiliyordu. 2008’de piyasaların çökmesiyle Musk şirkette daha da aktif oldu ve bugün hala elinde tuttuğu CEO pozisyonuna getirildi.

Daha sonra Tesla Motors’un Model S arabaları o kadar iyiydi ki; aldığı olumlu oylarla Comsumer Reports oylama sistemini çökertti. Şirketin uygun fiyatlı yeni arabası Model 3 sedan, insanlar arasında öylesine fazla coşku yarattı ki 14 milyar Dolarlık ön sipariş alarak tarihe geçti.

7-) Surrey Satellite Technology şirketinde de hisse sahibi. Bu şirket küçük bir uydu şirketi ama Elon Musk’ın gözünden kaçmamış.

2005 yılında %10’luk bir hisse aldığı, Surrey Satellite Technology şirketi, işe amatör radyo uyduları yaparak başladı. Şimdi ise hava gözlemleri, iletişim ve diğer amaçlar için küçük uzay araçları yapıyor ve fırlatıyor.

😎 Güneş Enerjisi ile ilgili çalışan Solar City’e yatırım yaptı.

Musk sürdürülebilir ve yeşil teknolojinin en önemli taraftarlarından biri. Tesla şirketinin enerji tasarrufu anlayışına sahip çıkarak 2006 yılında da kuzenleri Lyndon ve Peter Rive
Tarafından kurulan Solar City’e yüklü bir yatırım yaptı. Solar City ülkenin en büyük ev güneş enerjisi panelleri montajcısı. Aynı zamanda elektrikli araçlar için şarj istasyonları kurup denetimini gerçekleştiriyor. Nisan 2015’de SolarCity, Tesla akülerine güneş enerjisiyle çalışan yedek akü sistemi dahil etmek için Tesla şirketiyle ortak olduklarını açıkladı.

9-) 2007’de Ne-Nasıl yapılır videosu paylaşan site Mahalo’ya yatırım yaptı.

Mahalo, başlangıçta kullanıcıların soru sormalarına ve cevaplamalarına olanak sağlıyordu. Daha sonra 2011 yılında Google geldi ve site büyük bir çöküş yaşadı. Çalışanlarını işten çıkardı. Daha sonra orijinal ne nasıl yapılır tarzı videolar, canlı yayınlar, kullanıcılar tarafından gerçekleştirilen soru cevap oturumları yaratarak stratejisini değiştirdi. Hatta 2011 yılında Elon Musk ile bir video serisi hazırladı.

10-) Twitter, Facebook gibi internet uygulamalarının her yerde ödeme kabul edebilmesini amaçlayan şirket Stripe’a yatırım yaptı.

Online ödeme şirketi olan Stripe’ın günümüz değeri 5 milyar dolara yakın. Ayrıca tweetlere “satın al” butonu ekleyen Twitter ile yeni bir ortaklıkları var.

11-) İşler hep iyi gitmedi, birkaç başarısız yatırımı da oldu. Bunlardan biri de 2012 senesinde kapılarını kapatan DNA Şirketi Halcyon Molecular Inc.

DNA’daki gizli kalmış sırları keşfetmek adına 2008 yılında kurulan şirket, 2012 yılında kapılarını kapattı.

12-) Musk’ın Tesla’ya adanan bir bilim müzesine bağış yapmış olması kaçınılmaz değil mi? 

New York’daki Nikola Tesla’ya adanan yeni bilim müzesine 2014 yılında 1 milyon Dolar bağış yaptı.

Müzenin merkezi, Tesla’nın mesaj gönderme ve kablosuz elektrik aktarımı deneyleri yapmak için inşa ettiği dev verici kulesiyle aynı yerde, Musk, dünyanın en hızlı şarj istasyonu olacak olan Tesla Süperkompresör istasyonunu merkezin otoparkına inşa etmeyi planlıyor.

13-) Yapay zekâ ile arasının pek iyi olmadığını bildiğimiz Elon Musk, buna rağmen Vicarious isimli şirkete yatırım yapıyor.

Artık nerdeyse herkes Elon Musk’ın yapay zekaya güvenmediğini biliyor. Hatta kendisi yapay zekayı “şeytan çağırma” olarak niteledi.
2010 yılında kurulan Vicarious’ a Musk, 2014 yılında 40 milyon dolarlık yatırım ile katkıda bulundu. Vicarious’un internet sitesine göre şirket “görüş, dil ve temel kontrollerde insan seviyesinde zekaya sahip bir algoritmik mimari tasarlıyor”.

14-) Musk’ın bir diğer yapay zekâ yatırımı DeepMind Technologies.

Musk yapay zekâ için;

“Karşılığında gerçek bir yatırım yapmak gibi bir bakış açım yok… Sadece yapay zekâ alanında neler olduğuna dikkat etmek istiyorum. Bence burada potansiyel olarak tehlikeli bir sonuç var. Bunun hakkında bildiğiniz üzere “Terminatör” gibi filmler var.”

“Bazı korkutucu sonuçlar var ve biz bu sonuçların iyi olduğundan emin olmamız gerekiyor.”

2014’te Google’a satılan DeepMind Technologies’in hedefi makine öğrenimi ve nörobilimi birleştirip güçlü ve çok amaçlı bilgisayar algoritmaları yaratarak insan zekasını çözmek.

15-) 2015’te insan benzeri yapay zekâ üretimindeki riskleri azaltmak için araştırmalar yapan Future of Life Enstitüsü’ne 10 milyon dolar bağışladı.

Enstitüde projeler kendi içerisinde ayrılıyor. Yapay zekâ için etik kurallar ve sistemler yaratmayı amaçlayan projeler varken, yapay zekâ destekli silahları kontrol altında tutmaya çalışan projeler de mevcut.

16-) İnsanlığa katkı sağlayacak teknolojik buluşlara teşvik etmek amacıyla yarışmalar düzenleyen kâr amacı gütmeyen X Prize Foundation’ın Kurul Üyesi.

17-) Beyin sinyallerini analiz eden ürünler geliştiren NeuroVigil Şirketinin 2015 yılında ana yatırımcısı oldu.

2007’de kurulan Şirket ilaç şirketlerine, nörolojik ve nörodejeneretif hastalıkları olan hastalara tanı konması ve tedavi edilmesinde olduğu kadar, klinik araştırmalar yapmalarında da yardımcı olmak için beynin elektrik sinyallerini analiz etmeye odaklanıyor.

18-) 2013 yılında yüksek hızlı ulaşım sistemi Hyperloop’u halka duyurmak için kullandı.

Hyperloop, insanları tüpler içindeki kapsüllerle saatte 800 kilometreyi aşan bir hızla taşımayı planlayan bir raylı sistem. Musk, Hyperloop’u başlangıçta San Francisco ve Los Angeles arasında seyahat etmek için hızlı, güvenli ve enerjiden tasarruf edilen bir yol olarak gördü.

19-) Aralık 2015’te kâr amacı gütmeyen OpenAI’ı kurdu.

OpenAI’in; önde gelen bilim insanları ve kurumlarının katkıda bulunabileceği, işbirlikçi ve açık bir şekilde çalışabileceği, araştırma makaleleri, blog yayınları, kod ve patentlerin bir deposu haline getirilmesini amaçladı.

Şirket bağışlardan yaklaşık 1 milyon dolar topladı ve tabi ki bunda Elon Musk’ın da payı vardı.

1995’ten bu yana birçok alanda bilimi destekleyen Elon Musk’a haddim olmayarak başarılarının devamını diliyorum. 🙂

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İş Dünyası

Murat Ülker: Ben borsada oyuncu değilim ki kar veya zarar edeyim

pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, yeni yatırım ve satın alma için bütçelerinin bulunduğunu söyledi.

Murat Ülker: Ben borsada oyuncu değilim ki kar veya zarar edeyim

pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, gazetecilerle gerçekleştirdiği sohbet toplantısında önümüzdeki döneme dair yatırım planlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yıldız Holding olarak satın aldıkları şirketleri büyütüp stratejik firmalara satmaya gayret ettiklerini aktaran Ülker, “Ana işimizle ilgili olmayan şirketlerimizi satıyoruz. Yıldız, son 3-4 yılda farklı ülkelerde 22 tane fabrika satmış. Geriye 58 tane kalmış. Alanlardan çok şükür hiç kimse gelip de ‘yumurta aldım, sarısı çıkmadı’ demedi. Bunlar işte iyi bir intiba oluyor. Yani böylelikle başkaları da ‘Türkiye’ye yatırım yapayım’ der.” ifadelerini kullandı.

“Cebimizde bütçemiz var”

Ana işlerine odaklanırken yeni yatırım fırsatlarını kolladıklarını belirten Ülker, “Cebimizde bir para var, bütçemiz var ama bu fırsattır yani. Mesela Godiva’da da bana bunu çok sormuştunuz hatırlarsanız, ‘niye aldın’ diye. Satılıyordu ondan aldık yani. Godiva’yı alalı kaç yıl oldu? Ondan sonra başka bir çikolata markası falan da satılmadı. Kimse kimseye bir şey satmadı. Demek ki almasaydık bir daha da bir şey alamayacaktık.” şeklinde konuştu.

Mısır ve Suudi Arabistan’da aldıkları şirketlerde kapasite problemi olduğuna işaret eden Ülker, “Yeteri kadar mal yapıp veremiyoruz, o fabrikalar yetmiyor. Ya gidip fabrika alacağız ya makine alacağız, ilave edeceğiz. Bir yolunu bulup büyümemiz lazım. Hep bu fırsatlar var. Bunlar için bir bütçe yapıyoruz ama bunun haricinde bir de finansal bütçemiz var. Orada da ‘biz şu kadar büyüklükte bir iş olursa bunu alabiliriz. Bu bölgede şöyle stratejik bir yatırım düşünebiliriz.’ diyoruz.” ifadelerini kullandı.

COVID-19 salgını ve seyahat yasaklarının bu gelişmeler için engel olduğunu belirten Ülker, “Mesela gidip bir ülkede birisiyle görüşmem lazım. İş yapacağız orada. Ne ben gidebiliyorum ne o gelebiliyor. İşte herhalde Dubai’de buluşacağız. Bakıyoruz, lego oynar gibi, kiminki yeşil? Bu buraya yeşil liste, ben orada kırmızıyım, gelemem gibi böyle komik işler yani bu COVID işi.” diye konuştu.

Bisküvide 2’nci, çikolatada 7’nci

pladis olarak 21 ülkede operasyonlarının, 11 ülkede 25 fabrikayla üretimlerinin bulunduğunu anımsatan Murat Ülker, şunları kaydetti: “Ama esas mühim olan bu operasyonumuzun imalat, dağıtım, satışımızın olduğu ülkelerde 4 milyar insan yaşıyor. Bunlara da potansiyel tüketicimiz diye bakıyoruz. Şimdi hepsi bizim ürünlerimizi yemiyor ama yedireceğiz inşallah. Bisküvide şu anda dünyada 2’nci, çikolatada 7’nci sıradayız. Demek ki öncelikle çikolatada büyümemiz lazım. Sağ olsun işte Godiva da böyle çift haneli büyümelerle yardımcı oluyor ama bu arayı kapatmak için daha epey yolumuz var. 7’den 3’e gelmek için iki mislinden fazla büyümek lazım.”

Türkiye’de son dönemde daha çok dijitale yatırım yaptıklarını kaydeden Ülker, son 5 yılda Türkiye’deki toplam yatırımlarının 3,9 milyar TL olduğunu bildirdi. Öte yandan, 2018’den bu yana tüm alacaklı bankalara toplam 4,3 milyar dolar ödeme yaptıklarını söyleyen Ülker, yükümlülüklerini eksiksiz ve ödeme takviminden önce yerine getirdiklerini aktardı.

“Ben borsada oyuncu değilim ki kar veya zarar edeyim”

Şirketlerinin borsadaki performansına ve sosyal medyada kendisinin “borsada kar veya zarar ettiği” şeklindeki yorumlara da değinen Ülker, “Ben alıp satmıyorum ki kar veya zarar edeyim. Bu, burada duruyor, bunun hissedarıyım. Hisse senedini alıp satan insanlar kar veya zarar ediyor. Ben borsada oyuncu değilim. Şirketlerimiz fazla paramızı dünya borsalarında değerlendiriyor. Dünya tahvillerinde değerlendiriyoruz. Global şirketler de böyle yapar ve bundan da iyi para kazanıyoruz.” açıklamasını yaptı.

Okumaya devam et

İş Dünyası

Sosyete bu yasak aşkla çalkalanıyor! Ünlü Mücevherci Naim Gençoğlu da ‘Azgın Teke’ sendromuna yakalandı!

Uzun bir dönem sosyetik isimlerde baş gösteren Azgın Teke Sendromu, pandemide hortladı

Sosyete bu yasak aşkla çalkalanıyor! Ünlü Mücevherci Naim Gençoğlu da  Azgın Teke  sendromuna yakalandı!

Orta yaş krizinin çözümünü evinin dışında arayan erkekleri ifade eden bu sendrom, bu kez ünlü mücevher markası Jival’in 62 yaşındaki patronu Naim Gençoğlu’nda baş göstermiş! 

Sabah’tan Bülent Cankurt’un haberine göre sosyete kulislerinde Top 10’un zirvesinde olan bu dedikoduya göre; Naim Bey gönlünü, 30’lu yaşlarda, üç çocuklu, emlakçılık yapan bir kadına kaptırmış. Yasak aşkı uğruna eşiyle yaşadığı Kandilli’deki evini terk etmiş.

Uzun bir dönem sosyetik isimlerde baş gösteren Azgın Teke Sendromu, pandemide hortladı! Orta yaş krizinin çözümünü evinin dışında arayan erkekleri ifade eden bu sendrom, bu kez ünlü mücevher markası Jival’in 62 yaşındaki patronu Naim Gençoğlu’nda baş göstermiş!

Evet, yanlış okumadınız… Özlem Gençoğlu ile 30 küsur yıldır evli olan, bu evlilikten 28 yaşında bir kızı, Mayıs 2019’da milyon euro harcayarak Venedik’te evlendirdiği 30 yaşında bir oğlu ve 11 aylık da bir torunu olan Gençoğlu, koronanın kol gezdiği bu dönemde, bu sendroma yakalanmış.

Sosyete kulislerinde Top 10’un zirvesinde olan bu dedikoduya göre; Naim Bey gönlünü, 30’lu yaşlarda, üç çocuklu, emlakçılık yapan bir kadına kaptırmış.

Yasak aşkı uğruna eşiyle yaşadığı Kandilli’deki evini terk eden Naim Bey, bir de bunu etrafta böbürlene böbürlene anlatıyormuş!

Üzüntüden kahrolduğunu duyduğum Özlem Hanım, affeder mi bilmem ama umarım Naim Bey bu sendromu atlatır!

Okumaya devam et

İş Dünyası

Enka, 500 Milyon Dolarlık projeden neden çekildi?

Enka, Gürcistan devleti ile 2019’da imzaladığı Yap-İşlet Sözleşmesi’ni feshetmek için başvurduğunu açıkladı. Peki, Enka 500 Milyon Dolarlık projeden neden çekildi?

Enka, 500 Milyon Dolarlık projeden neden çekildi?

Türkiye’nin en önemli inşaat şirketlerinden Enka, dün Kamuyu Aydınlatma Platformu’na iki önemli açıklamada bulundu. Bunlardan ilki Enka İnşaat ve Sanayi A.Ş. iştiraklerinden geldi. ENKA UK Construction Ltd. ile GE Steam Power Ltd. arasında HPC Borulama Prefabrikasyon kontratı imzalandı.

İngiltere’nin Somerset bölgesinde yapımı devam etmekte olan Hinkley Point Nükleer Enerji Santrali’nin her iki ünitesinin türbin adalarındaki tüm borulama işlerini kapsayan proje 184 milyon sterline mal olacak ve 56 ayda tamamlanacak. Enka, hangi ülkede 184 Milyon sterlinlik kontrat imzaladı?

Dünya’dan Kerim Ülker’in yazısına göre Enka’nın ikinci açıklaması ise Gürcistan ile alakalı. Enka, Gürcistan devleti ile 2019’da imzaladığı Yap-İşlet Sözleşmesi’ni feshetmek için başvurduğunu açıkladı. Enka, sebep olarak uzun süredir devam eden sözleşme ihlalleri ve mücbir sebepleri gösterdi. Enka’nın Gürcistan’da üstlendiği iki proje uzun zamandır ülkede tartışma konusuydu.

Enka, 2017’de Tiflis Yönetimi ile Namakhvani Cascade HES Projesi’nin geliştirilmesi, inşası ve işletmesi ihalesini kazanmıştı. Projenin yüzde 90’lık kısmını Enka, geri kalan yüzde 10’unu ise Norveçli Clean Energy Group üstlenmişti.

Gürcistan’da Rioni Nehri üzerinde inşa edilecek proje 333 MW’lık Namakhvani ve 100 MW’lık Tvishi hidroelektrik santrallerinden oluşuyordu. Ancak geçen yılın başında Gürcistan’daki çevreciler projenin iptali için gösterilere başladı.

Projelerin büyüklüğü yaklaşık 500 milyon dolar

Bu yılın başında duyurduğumuz haberlerde, Enka için projenin zor bir döneme girdiği, hatta Tiflis Yönetimi tarafından santrallerin iptal edilebileceğini sizlere paylaşmıştık.

Haberimizde Enka’ya ait şantiyelerde yangınların çıktığını, başkent Tiflis’te, Kutaisi kentlerinde binlerce kişinin katıldığı gösteriler yaşandığını duyurmuştuk.

Gürcistan’da Enka için yaşanan süreç bunlarla da sınırlı kalmadı, 22 Şubat 2021’de hükümet değişti. Gürcistan Başbakanı Irakli Garibaşvili, projeler için protesto yapan grupla görüştü, mevcut koşullar altında projenin hayata geçirilmesinin mümkün olmayacağını söyledi.

Garibaşvili, görüşmede “Bildiğiniz gibi bu sorunu devraldım ve üzerinde aktif olarak çalışıyorum. Bu koşullarda projeye devam etmeyeceğimizi söyleyebilirim. Yatırımcıyla görüşüyoruz ve umarım ülkemizin çıkarlarına göre hareket etmeler ve HES’i daha iyi koşullarda inşa etmeleri için umarım bir anlaşmaya varabiliriz” demişti.

Enka, büyük umutlarla girdiği yaklaşık 500 milyon dolarlık iki önemli projede büyük sorunlar yaşadı.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com