Bizimle iletişime geçin

Pratik Bilgiler

Açılmayan, Sıkışmış Oje Kapağı Nasıl Açılır?

Açılmayan, Sıkışmış Oje Kapağı Nasıl Açılır?

En sevdiğiniz ojenizi tırnaklarınıza sürmek için yerinizi aldınız ancak kötü sürpriz, kapak açılmıyor! Bu yaygın senaryo sonrasında, tüm uğraşlarınıza rağmen kapağı bir türlü açamadıysanız, ojenizi çöpe atmadan önce deneyebileceğiniz birkaç tüyo daha var.

Gökkuşağının tüm renkleriyle (ve hatta çok daha fazlası) rengarenk ojeler, kendinizi biraz şımartmanın ve çekici tırnaklara sahip olmanın en kolay yoludur. Dahası, fiyatları oldukça uygundur ve tırnaklara uygulanması fazladan maharet gerektirmez. Tüm bu avantajlarının yanı sıra oje şişelerinin can sıkıcı bir sorunu var; kapaklarının sıkışıyor olması! Neyse ki, ojenin kapağının açılmıyor olması, onu çöp kovasına fırlatmanızı gerektirmez. Birkaç kolay ev çözümü, en sevdiğiniz ojenizi tırnaklarınıza geri kazandırabilir. İşte, kapağı sıkışmış oje şişenizle olan savaşınızı kazanmanıza yardımcı olabilecek birkaç basit ipucu…

Ojenin Kapağı Açılmıyor, Nasıl Açılır?

Oje şişenizi dik tutmak yerine yan yatırarak saklamış olabilir veya kullanım sonrasında şişenin ağız kısmına bulaşan cilayı temizlemeden kapağını kapatmış olabilirsiniz. Sebebi her ne olursa olsun, sıkışmış oje şişesi kapaklarını açmanın kolay birkaç yolu var.

Oje şişesini sıcak suda bekletin: Bir fizik kuralı olarak, sıcakta maddelerin hacmi genişler, soğukta ise daralır. Evet, bu oje şişenizin kapağı olsa bile! Musluğunuzdan sıcak suyu açın ve ojenizin kapak kısmına akacak şekilde, 30 saniye boyunca altında tutun. İdeal olarak su ne kadar sıcak akarsa o kadar iyi.

Bu yöntem işe yaramazsa daha etkili bir çözüm olarak bir bardağın içine sıcak su doldurun. Kapak suya batacak (şişenin geri kalanı değil) ve baş aşağı duracak şekilde oje şişenizi içine bırakın. Sıcak suyun işini yapması için 4 ila 5 dakika boyunca bekleyin.

Şişe boynundaki kalıntıları asetonla temizleyin: İnatçı oje kapatlarının en yaygın nedeni, şişenin boyun kısmına bulaşan oje kalıntılarıdır. Kapak ve cam şişe arasındaki boşlukta oje kalıntıları görüyorsanız, kulak çöpünü veya bir pamuk parçasını asetona batırıp bunları temizleyebilir ya da aseton içinde ters çevirip birkaç dakika boyunca bekletebilirsiniz. Bu yöntem de işe yaramadıysa aşağıdaki diğer alternatife geçin.

Bulaşık eldiveni takın: Tüm uğraşlarınıza rağmen kapak halen açılmamak konusunda ısrarcı davranıyorsa, sahaya sürebileceğiniz son bir ”gizli silahınız” daha var. Evet, lastik bulaşık eldivenlerinden bahsediyoruz! Aslında bu numara, açılmayan kavanoz kapaklarını açmak için çoğu kadının kullandığı geleneksel bir ev çözümüdür. Lastik eldiven sıkı bir tutuş sağlayarak, kas gücünüzü kapağa tam olarak uygulayabilmenizi sağlar.

Bulaşık eldiveni olmayan ev nadirdir ancak yine de sizde yoksa, oje kapağınızın çevresine birkaç tur lastik dolayarak veya streç film sararak aynı işlemi yapabilirsiniz.

Yukarıdaki tüm yöntemleri denemenize rağmen ilerleme sağlayamadıysanız, üzgünüm ama ojenizle artık vedalaşmanız gerekecek. Bir oje için daha fazla stres yapmanıza gerek yok. Ancak, gelecekte bu sorunu yaşamamak için bilmeniz gereken bazı detaylar var…

Oje Kapağının Sıkışmaması İçin Ne Yapabilirim?

  • Oje şişelerinizi bir yığın halinde çekmeceye doldurmak yerine, her zaman dik konumda saklayın.
  • Ojeyle işiniz bittikten sonra, bir pamuk parçasını asetonla ıslatıp, şişe boynunu ve kapak içini silin.
  • Şişenin boyun kısmına az miktarda vazelin sürmeniz, bir sonraki seferde kolayca açılmasını sağlar.
  • Ojelerin raf ömrü tipik olarak en fazla 2 yıldır. Bu süreyi aşmış kapağı sıkışmış bir ojeniz varsa, kapağını açmakla uğraşmadan çöpe atın.
  • Ojelerinizi direkt olarak güneş ışığı görmeyen, serin ve mümkünse karanlık bir ortamda muhafaza edin.
  • Sıkışan kapaklar can sıkıcı olsa da bunu gerekçe göstererek ojenizin kapağını gevşek veya ağzı açık bırakmayın. Uzun süre boyunca havayla temas eden ojelerin kısa zamanda bozulacağını unutmayın.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pratik Bilgiler

Ayakkabı Nasıl Boyanır? Deri Ayakkabı Boyamanın Püf Noktaları

Ayakkabı Nasıl Boyanır? Deri Ayakkabı Boyamanın Püf Noktaları

Ne kadar modaya uygun giyinirseniz giyinin, kıyafetinizi ışıldayan bir ayakkabıyla taçlandırmıyorsanız, şık bir görünümden uzaksınız demektir. Neyse ki, ayakkabı boyamak kolaydır ve bunun için ressam edasında maharetli ellere sahip olmanız gerekmez.

Ayakkabılar dış görünüşünüzün odak noktalarından biridir. Bu nedenle, şık bir profil çizmek için ayakkabıların temiz ve boyalı olmasına dikkat etmek gerekiyor. Deri ayakkabıların boyanması oldukça kolay olmasına rağmen uygulama esnasında yapılan birkaç hata ve yanlış boya kullanımı, ayakkabının kısa sürede çatlamasına ve yıpranmasına neden olabiliyor. Öyleyse, evde ayakkabı boyamanın püf noktalarına hep birlikte göz atalım…

Kundura Ayakkabılarımı Nasıl Boyayabilirim?

Deri kundura ayakkabılarınızı boyamak için iki farklı boya seçeneğiniz var. Bunlardan birincisi, boyama süngeri ve cilası içinde olan yeni nesil boyalar. Diğeri ise boyadan sonra ayrıca cila sürülerek parlatılması gereken geleneksel ayakkabı boyaları. Şimdi bu iki alternatife de kısaca değinerek, nasıl boyanmasıyla birlikte avantajlarını ve dezavantajlarını sıralayalım…

Kendinden cilalı ayakkabı boyaları: Yeni nesil ayakkabı boyalarında ayrıca cila sürmenize veya fırçalamanıza gerek yoktur. Cilası içinde olan bu boyaların küçük bir de boyama süngeri bulunur.

Boyayacağınız ayakkabının kuru ve temiz olmasına özen gösterin. Nemli bir ayakkabıyı boyarsanız, kuruduktan sonra beyaz çizgilerin oluştuğunu görebilirsiniz (özellikle siyah ayakkabılarda). Ayrıca, ıslak deriye boya tam olarak nüfuz etmez ve parlatmaz. Bu nedenle, ayakkabınız nemliyse kurumasını bekleyin ve üzerindeki çamur, kir, toz vb. temizleyin.

  • Boyanmayan nokta kalmaması için varsa bağcıkları çözün.
  • Boya kutusuyla birlikte gelen süngeri krem boyaya batırıp, oval hareketlerle fazla bastırmadan ayakkabınıza sürün.
  • Normal ev sıcaklığında boyanın kuruması fazla uzun sürmez. 5 ila 10 dakika sonra giymeniz için hazır olmalıdır.

Eksileri ve artıları: Kendinden cilalı hazır boyaların kullanımı oldukça basit ve pratiktir. İlkokul çağındaki çocuklar bile bunlarla ayakkabılarını boyayabilir. Ancak, bu boyaların uzun süre kullanımı ayakkabı derisinde çatlaklara ve yıpranmalara neden olabilir.

Cilasız ayakkabı boyaları: Cilasız ayakkabı boyalarını günümüzde kunduracılar ve ayakkabı boyacıları kullanıyor. Ancak yine de ”geleneksellikten vazgeçmem” diyen biriyseniz bu boyalardan satın alarak ayakkabılarınızı boyayabilirsiniz.

Boyayla birlikte bir boyama süngerine, cilaya, fırçaya ve son adımda parlatmak için küçük bir kadife bez parçasına ihtiyacınız olacak.

  • Ayakkabınızın bağcıklarını çıkarın. Kirden ve tozdan arındırarak boyamaya hazır hale getirin.
  • Süngeri boyaya batırıp oval hareketlerle ayakkabınıza sürün.
  • Birkaç dakika bekledikten sonra oval hareketlerle sürerek cilayı deriye yedirin.
  • Cilanın tam olarak dağıtılması için fırçalayın. (Fırçanız yoksa bu adımı atlayabilirsiniz)
  • Son aşamada, küçük bir kadife bez parçasını ayakkabınıza sürerek cilanın parlamasını sağlayın.

Eksileri ve artıları: Geleneksel ayakkabı boyalarını kullanmak biraz daha zaman alır ve birkaç ekipman gerektiğinden zahmetli olabilir. Öte yandan, bu boyalar ayakkabının derisini besler ve yüzeydeki kırılmaları engeller.

Ayakkabımı Boyarken Nelere Dikkat Etmeliyim?

  • Islak veya nemli ayakkabıları boyamaktan kaçının
  • Kurutmak için soba ve kalorifer peteği gibi direkt ısı kaynaklarını kullanmadan oda sıcaklığında bekletin
  • Ayakkabınızın orijinal boya rengiyle aynı renk boya kullanın
  • Özellikle koyu bir renkten açık renge geçmek zordur. Renk değişikliği için bir ayakkabı tamircisi veya boyacısından yardım isteyin.
  • Mümkünse her gün aynı ayakkabıyı giymeyin, bir gün arayla ayakkabınızı dinlendirin
  • Boyanın deriyi beslediğini ve boyasız kullanılan ayakkabıların daha erken yıpranıp eskiyeceğini unutmayın
  • İşiniz bittiğinde, kurumamaları için boyanızın ve cilanızın kapağını kapatın
  • Süet ayakkabılardaki lekeleri gidermek için kurşun kalem silgilerini kullanın.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Ağda Kalıntıları Nasıl Geçer? Ciltteki Sir Ağda Kalıntılarını Temizleme Yolları

Ağda Kalıntıları Nasıl Geçer? Ciltteki Sir Ağda Kalıntılarını Temizleme Yolları

Kabul edelim, ağda yapmak eğlenceli bir iş değil. Ancak, geride bıraktığı pürüzsüz ten ve kılların daha geç uzayacak olması nedeniyle çoğumuzun tercih ettiği bir yöntem. Fazlaca can yakıyor olması ve geride bıraktığı yapış yapış kalıntılar ise en büyük handikapları. Her ne kadar ağdanın can yakmasını tam olarak engellemenin bir yolu olmasa da geride bıraktığı sir ağda kalıntılarını çıkarmanın birkaç kolay yolu var.

Ağdayla istenmeyen tüyleri almak acı vericidir ve diğer yöntemlere göre daha zahmetli olabilir. Dahası, batık, kızarıklık ve tahriş gibi sonuçları yaygındır. Tüm bu eksilerine rağmen kılların 4 haftaya varan geç çıkma süresi ve geride bıraktığı ipeksi pürüzsüz ten nedeniyle sık tercih ediliyor. Ağda salonlarında, güzellik merkezlerinde veya ev ortamında yapılabilen bu çok yönlü tüy alma yönteminin geride bıraktığı en sinir bozucu şey ise yapışkan kıvamlı kalıntılar. Neyse ki, sir ağda sonrası ciltteki kalıntıları çıkarmak kolaydır ve bunun için her evde bulunması muhtemel birkaç malzeme kullanılabilir. Ağda kalıntıları nasıl temizlenir? İşte, deneyebileceğiniz 5 kolay ev çözümü…

Makaleye Genel Bakış

  • Sir Ağda Kalıntıları Ciltten Nasıl Çıkar?
  • Sıcak Su Yöntemi
  • Yemeklik Sıvı Yağlar
  • Vazelin
  • Alkol
  • Buz Küpleri

Sir Ağda Kalıntıları Ciltten Nasıl Çıkar?

Ağdayı ciltten çıkarmanın en kolay yolu, ağda temizleme yağıdır. Peki ama evde ağda temizleme yağı kalmadıysa ne yapacaksınız? Bu durumda, aşağıdaki çözüm yolları imdadınıza yetişebilir.

Sıcak Su Yöntemi

Öncelikle en kolay yöntemden bahsedelim. Kalıntı çok fazla değilse sıcak su işe yarayabilir. Sıcak suda ıslakttığınız bir bezi ağda kalıntısı olan bölgede 1 ila 2 dakika bekletip başka bir bezle silin. Bu yöntemin işe yarayıp yaramayacağı konusunda şüpheleriniz varsa veya olumlu sonuç alamadıysanız aşağıdaki diğer seçeneğe geçin.

Yemeklik Sıvı Yağlar

Sir ağda kalıntılarını temizlemek söz konusu olduğunda, mutfağınızda bulunan yemeklik sıvı yağlar, ağda temizleme yağları kadar etkili çalışabilir. Zeytinyağı, ayçiçek yağı, kanola yağı, fındık yağı hatta bebe yağı veya başka bir şey, hiç fark etmez.

Bir bez veya pamuk parçasını yağa batırarak iyice ıslatın. Cildinizdeki ağda kalıntılarının üzerine sürün ve 1 ila 2 dakika kadar bekletin. Son aşamada, yağlı bölgeyi başka bir bezle silerek kalıntılardan kurtulun.

Vazelin

Cildi nemlendirmek için kullandığımız vazelin ağda kalıntılarını gidermek konusunda da işe yarayabilir. Yağ yöntemiyle aynı çalışma prensibine sahip olan vazelini, ”elinizi korkak alıştırmadan” bol miktarda sir ağda kalıntısı üzerine sürün. Sonrasında, vazelinin işini yapması için 4 – 5 dakika beklemeniz gerekecek. Yumuşak bir bezle silerek final yapın.

Alkol

Kaç kişinin evinde alkol şişesi vardır bilmiyorum ama eğer sizde mevcutsa bu iş için gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Yumuşak bir bezi veya pamuk parçasını alkolle ıslatıp dairesel hareketlerle ağda kalıntılarına sürün. İstediğiniz sonuca ulaştıktan sonra, alkolün cildinizi tahriş edebileceği ihtimaline karşı nemlendirici krem veya losyon uygulayın.

Buz Küpleri

Kumaşa yapışan sakızı çıkarmak için buz uygulandığını hatırlıyor musunuz? Buz, aynı etkiyi cildinize yapışan sır ağda kalıntılarını gidermek için de gösterebilir. Buzdolabınızın buzluğundan buz küplerini alın ve yapışkan kalıntıların üzerinde gezdirin. Yaklaşık 1 dakika sonra kalıntılardan kurtulduğunuzu görmelisiniz.

Sir ağda kalıntılarının cilde yapışarak inatçı davranmasının ve leke bırakmasının en önemli nedeni cildinizin kuru olmasıdır. Bu sebeple, ağdadan 1 gün önce cildi nemlendirmek iyi bir fikirdir. Ayrıca, ağdadan önce pudra uygulamak ve çok uzun kılları makasla kırpmak işinize yarayabilir.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Yaş Pasta Nasıl Saklanır? Yaş Pastaların Saklama Koşulları ve Bozulma Süresi

Yaş Pasta Nasıl Saklanır? Yaş Pastaların Saklama Koşulları ve Bozulma Süresi

Özel günlerin vazgeçilmezi olan yaş pastalar lezzetli olduğu kadar yüksek kalorilidir. Bu nedenle, çoğu zaman satın alınan pastanın tamamı tüketilmez. Bu durumda yaş pastanın geri kalanını bozulmadan muhafaza etmek için uygun saklama koşullarına dikkat etmek önemlidir.

Özel bir etkinlik için yaş pasta kesip mumlara üflediyseniz öncelikle tebrik ederiz. Görünen o ki, pastanın hepsini bitiremediniz ve kalan kısmının nasıl saklanması gerektiği kafanızda soru işaretleri oluşturuyor (aksi halde bu yazıyı okuyor olmazdınız). Başka bir senaryo ise pastanızı kendiniz yaptınız (veya satın aldınız) ancak misafirlere ikram etmek için önünüzde hayli zaman var ve bu süre boyunca pastanın dayanıp dayanmayacağını bilmek istiyorsunuz. Hangi durumda olursanız olun, yaş pastanızın saklama koşulları ve bozulma süresi hakkında merak ettiklerinizi yanıtlayabilecek basit cevaplarımız var…

Yaş Pasta Ne Kadar Sürede Bozulur?

Bildiğiniz gibi yaş pastalar çabucak bozulmaya müsait malzemelerden yapılır. Nitekim, içeriğinde bulunan süt, yumurta ve krema gibi malzemelerin bozulma süresi kısadır. Bu nedenle, yaş pastaların fazla bekletilmeden tüketilmesi en iyisidir. Peki ama bu süre ne kadar olmalı?

Yaş pastanızı ileri bir tarih için saklamayı düşünmüyorsanız ve kısa sürede tüketecekseniz mutfak tezgahınızda bekletebilirsiniz. Dışarıda bekleme süresi 1 ila 2 gündür. Ancak, sıcak yaz mevsimindeyseniz bu sürenin kısalabileceğini unutmayın.

Orta süreli saklama için buzdolabı biçilmiş kaftandır. Buzdolabına koyduğunuz yaş pasta ortalama 5 ila 7 güne kadar tüketilebilir durumda kalabilir. Elbette pastayı açık olarak değil, hava almayacak şekilde kapalı kaplarda bekletmeniz koşuluyla. Bu konuya aşağıda daha detaylı değineceğiz.

Son seçenek ise tahmin edeceğiniz üzere buzlukta saklamak. Yaş pastalar dondurulduğu takdirde 4 ila 5 ay kadar bozulmadan bekleyebilir. Ancak, yaş pastayı dondurarak bu kadar uzun süre saklamak lezzet kaybına yol açabilir.

Satın aldığınız yaş pastanın en iyi ihtimalle 1 gündür tezgahta beklediğini hesaba katmanız gerekiyor. Yani, pasta yapılır yapılmaz satın almıyorsunuz! Bu yüzden, normal saklama süresinden daha önce tüketmeniz en mantıklısı olacaktır. Ayrıca, kesilmiş veya dilimlenmiş pastaların, kesilmemiş olanlara göre daha çabuk bozulacağını unutmayın.

Yaş Pasta Nasıl Muhafaza Edilir?

Yaş pastaları saklarken önemli nokta hava almayacak şekilde saklama kaplarında tutmaktır. Birkaç saat veya 1 gün boyunca açık vaziyette bekletmenizde elbette sakınca yok ancak daha uzun süreler için pastanın dışarıyla irtibatını kesmeniz gerekiyor. Bunun ilk nedeni, pastaların buzdolabı gibi ortamlardaki kötü kokuyu çekebilmeleri. İkinci nedeni ise açık olarak bekletilen pastaların daha hızlı bayatlayıp bozuluyor olması.

Yuvarlak veya dikdörtgen plastik pasta-kek saklama kapları harika olsa da buzdolabına veya buzluğa sığmayabiliyor. Bu durumda pastanızı dilimleyerek daha küçük kaplara koyabilir veya bir diğer seçenek olan streç filmle sarmayı deneyebilirsiniz. Ancak, yaş pastalar şekil olarak bozulmaya müsait olduklarından streç naylon kullanmayı son çare olarak düşünmek isteyebilirsiniz. Öte yandan, kısa süre tezgah üstünde bekletmek için ise temiz boş bir leğeni ya da derin bir kabı pastanızın üzerine ters çevirerek kapatabilirsiniz.

Yaş pastanızın kremasında veya genel görünümünde bekleme nedeniyle bozulmalar olmuşsa (çatlama gibi), kötü kokmaya başlamışsa veya ekşimsi kötü bir tadı varsa güvenli tarafta kalmak için çöpe fırlatın gitsin. Ne de olsa sağlık riske atılmaz ve bir pasta için hastane yollarına düşmeye değmez!

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com