Bizimle iletişime geçin

Kadın

Adaçayı Yağı Ne İşe Yarar? Adaçayı Yağının Faydaları

Adaçayı yağı, herkes tarafından bilinen ve sık kullanılan bir yağ olmasa da aromaterapistler arasında popüler bir uçucu yağdır. Doğal bir antidepresan olan bu yağ ayrıca, kadınlarda adet sancılarını azaltmaktan, dingin bir ruh haline yardımcı olmaya kadar çeşitli faydalarıyla meşhurdur.

Adaçayı Yağı Ne İşe Yarar? Adaçayı Yağının Faydaları

Adaçayı yağı, herkes tarafından bilinen ve sık kullanılan bir yağ olmasa da aromaterapistler arasında popüler bir uçucu yağdır. Doğal bir antidepresan olan bu yağ ayrıca, kadınlarda adet sancılarını azaltmaktan, dingin bir ruh haline yardımcı olmaya kadar çeşitli faydalarıyla meşhurdur.

İnsanlık tarihi boyunca hastalıkları iyileştirmek için doğadan yardım alındığı sır değil. Bitkiler, bitkilerden elde edilen yağlar ve diğer doğal karışımlar ilaç olarak kullanıldı. Bunlardan en çok bilinenlerden birisi ise hiç şüphesiz adaçayı. Bilimsel olarak salvia officinalis ismiyle bilinen bu bitki, Antik Roma’da sindirimi kolaylaştırdığı gerekçesiyle soylular tarafından sık tüketilirdi. Bitkisi, ülserleri iyileştirmek, yaraların kanamasını durdurmak ve boğaz ağrısını yatıştırmak için kullanılırdı. Çinliler ise soğuk algınlığı, eklem ağrısı, tifo ateşi, böbrek ve karaciğer sorunlarını tedavi etmek için adaçayı kullandı. Tüm bu kullanım alanlarına ek olarak, bitkinin yapraklarından ve tomurcuklarından elde edilen yağı, özellikle kadınları ilgilendiren çeşitli faydaları için tercih sebebi oldu. Adaçayı yağının neye iyi geldiğini ve kullanımı hakkındaki püf noktalarını öğrenmek için okumaya devam edin…

Adaçayı Yağının Faydaları Nelerdir?

Adaçayı uçucu yağı, ferahlatıcı etkiye sahip hoş kokusuyla bilinir. Güzel kokusunun yanı sıra aşağıdaki faydaları size sunabilir. İşte, adaçayı yağının faydaları ve uygulanması hakkında bilgilendirici bir rehber.

Dingin bir ruh haline yardımcı olur: Koku alma duyunuzun, ruh haliniz üzerinde belirleyici etkileri olduğunu biliyor muydunuz? Nitekim koku alma sistemi, beynin duyguları düzenleyen bölgesini direkt olarak etkiler. Bu, kokladığınız kokuların sizi kötü veya iyi hissettirebileceği anlamına gelir.

2013 yılında yapılan bilimsel bir çalışmada, adaçayı yağının kokusunu solumanın, endişe ve kaygı bozukluğu olan yoğun stres altındaki kadınlar üzerinde olumlu sonuçları olduğu görüldü. Gergin zamanlarınızda adaçayı yağını koklamak, sizi sakinleştirebilir, gevşetebilir ve hatta yükselen kan basıncınızı düşürmeye yardımcı olabilir.

Antimikrobiyal özellikte bir yağdır: Memelilerin bağırsaklarındaki faydalı bakterileri öldüren Koli basili (E. Coli), Tifoya neden olan Salmonella typhi ve saman basili olarak bilinen Bacillus subtilis gibi pek çok organizmaya karşı adaçayı yağının potansiyel olarak etkili olduğu görülmüştür.

2015 Şubat ayında yapılan bir bilimsel çalışmada, adaçayı yağının bazı bakteri türleri üzerindeki etkisi mercek altına alındı. (Kaynak) Araştırmanın sonuç raporunda, ”Sonuçlar, aktif doğal antimikrobiyal ajan olarak adaçayı yağı içeren formülasyonların kullanılmasını teşvik etmektedir. Antimikrobiyal özelliklerinden dolayı misk adaçayı yağı yaraları ve cilt enfeksiyonlarını tedavi etmek için uygulanabilir.” ifadelerine yer verildi. Öte yandan, adaçayı yağının SARS virüsüne karşı etkileri incelendi ancak bu konuda yalnızca hafif etkisi olduğu görüldü.

Doğal bir antidepresandır: Farelerin denek olarak kullanıldığı ilk araştırmalarda misk adaçayı yağının antidepresan etkilerini test etmek için enjeksiyon veya inhalasyon yoluyla uygulandı. Araştırma, misk adaçayı yağının hayvanlar üzerinde anti-stres etkisine sahip olabileceğini ortaya koydu. (Kaynak) Çalışmanın yazarları, adaçayı yağı üzerine yapılan araştırmanın depresyon tedavisi için umut verici sonuçlar verebileceğini öne sürdüler: ”Bulgularımız, misk yağının depresyonlu hastalar için terapötik bir ajan olarak geliştirilebileceğini ve misk yağının antidepresan benzeri etkisinin DAnerjik yolağın modülasyonu ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir” denildi.

Adet sancılarını azaltır: Adaçayı yağı dünya genelinde daha çok kadınların kullandığı bir uçucu yağ türüdür. Bunun nedeni, adet sancılarının şiddetini azaltabilecek doğal bir ağrı kesici olarak çalışıyor olabilmesidir. Adaçayı yağı, doğal bir antispazmodik olarak krampları ve adet ağrılarını hafifletir. Regl dönemi sancıları çeken 48 kadın üzerinde yapılan bir klinik araştırmada, adaçayı yağı içeren bir kremi adet dönemi boyunca her gün alt karınlarına süren kadınların daha az regl sancısı yaşadığı rapor edildi.

Adaçayı yağı ayrıca, sıcak basmaları, gece terlemeleri ve sinirlilik gibi menopoz semptomları için kullanılır. Birkaç damla seyreltilmiş adaçayı yağını ayak tabanlarınıza ovalayarak sürmeniz, sıcak basmaları ve terleme gibi menopoz semptomlarınızın şiddetini azaltabilir.

Uyku sorunlarının giderilmesine yardımcı olur: İnsanlar başlarını yastığına koyduğu anda uyumaya hazır hale gelirler ancak zihinlerinin uyanık kalmak istediğini görürler. Kafaları birden bire yapılacaklar listelerini, günlük aktiviteleri veya can sıkıcı eski bir anıyı düşünerek saatlerce hatta tüm gece boyunca yatakta dönüp dururlar. Bu size de tanıdık geliyor mu? Düşüncelerinizin önemli uyku zamanını yemesine izin vermeyin. Dinlendirici bir gece uykusu için yastık kılıfınıza eski bir havlu serip birkaç damla adaçayı yağı damlatın. Alternatif olarak, bir peçeteye veya küçük pamuk parçasına adaçayı yağı damlatıp yastığınızın kenarına koyun.

Sağlıklı saçları destekler: Adaçayı yağı ilavesiyle şampuanınızı ve saç kreminizi geliştirebilirsiniz.. Sağlıklı görünen saçlar için şampuanınıza veya saç kreminize üç ila dört damla adaçayı yağı ekleyin. Bu bitkisel katkı, saçınızın doğal olarak hoş kokmasını sağlayacak ve saçınızın güçlü ve güzel görünmesini sağlayacak faydalar sağlamaya yardımcı olacaktır.

Adaçayı Yağının Zararı Var mı?

Adaçayı yağının kullanımı genel olarak güvenli kabul edilse de birkaç detaya dikkat etmek önemlidir. Öncelikle, adaçayı esansiyel yağı yutulmaması (içilmemesi) gereken uçucu yağlardan biridir. Yağın içilmesi zehirlenme riski taşır. Çocuklar tarafından içildiğinde ise küçük miktarlar bile nöbet geçirmelerine sebep olabilir. Bu nedenle, satın aldığınız adaçayı yağınızı çocukların erişemeyeceği bir yerde muhafaza etmeniz önemlidir.

Öte yandan, adaçayı yağı az da olsa alerjik reaksiyon riski taşır. Kaşıntı, karıncalanma, nefes darlığı, öksürük, kurdeşen ve baş dönmesi gibi semptomlar yaşıyorsanız yağı kullanmayı bırakınız. Son olarak, adaçayı yağı düşük tansiyon sorunu olan insanların kullanımı için uygun olmayabilir.

Adaçayı Yağı Nasıl Kullanılır?

Adaçayı yağını kullanmak için birkaç farklı alternatifiniz var. Bunlar:

  • Sprey şişe içinde su ve adaçayı yağı karışımı yaparak odanıza sıkın.
  • Kağıt havlu veya pamuk parçasına birkaç damla damlatıp uyumadan önce yastığınızın üzerine bırakın.
  • Hindistan cevizi yağı, badem yağı veya zeytin yağı gibi taşıyıcı yağlarla karıştırıp masaj yağı olarak kullanın.
  • Şampuan veya saç kreminize 3 – 4 damla ekleyerek duş esnasında kullanın.
  • Saç için kullanımında alternatif olarak, 20 damla taşıyıcı yağa, 5 damla adaçayı yağı karıştırarak saçlarınıza nazikçe sürün. 15 ila 20 dakika bekletip yıkayın.
  • Bileklerinize, dizlerinizin ve kulaklarınızın arkasına az miktarda sürerek parfüm olarak kullanmayı deneyin.

Adaçayı yağını oral olarak tüketmeyin (içmeyin-yutmayın). Çocukların ulaşamayacağı, direkt olarak güneş ışığı görmeyen serin bir yerde saklayın.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Yağ Emici Mendil Nedir, Ne İşe Yarar? Cilt Yağı Emici Kağıt Kullanımı

Yağlı cilde sahip bir kadınsanız, yağsız fondötenleri, yağla savaşan astarları ve diğer sabitleyici tozları denemiş olmalısınız. Bu makyaj ürünlerini kullanmak her ne kadar akıllıca bir seçim olsa da gün içinde alnınızın, burnunuzun ve genel olarak tüm yüzünüzün parlamasını engellemezler. Güzel haber, yağ emici mendilleri uygulayarak, cildinizi fazla yağdan arındırabilir ve yalnızca birkaç saniye içinde mat bir görünüm oluşturabilirsiniz. Üstelik, kullanımı kolaydır ve cüzdan dostudur.

Yağ Emici Mendil Nedir, Ne İşe Yarar? Cilt Yağı Emici Kağıt Kullanımı

Yağlı cilde sahip bir kadınsanız, yağsız fondötenleri, yağla savaşan astarları ve diğer sabitleyici tozları denemiş olmalısınız. Bu makyaj ürünlerini kullanmak her ne kadar akıllıca bir seçim olsa da gün içinde alnınızın, burnunuzun ve genel olarak tüm yüzünüzün parlamasını engellemezler. Güzel haber, yağ emici mendilleri uygulayarak, cildinizi fazla yağdan arındırabilir ve yalnızca birkaç saniye içinde mat bir görünüm oluşturabilirsiniz. Üstelik, kullanımı kolaydır ve cüzdan dostudur.

Vücudunuzun üst kısmındaki cildin, alt kısmına kıyasla daha yağlı olduğu dikkatinizi çekti mi? Bunun nedeni, üst vücut bölgesinde daha fazla yağ bezi olmasıdır. Bu bezlerin ürettiği doğal vücut yağına sebum denir. Cildi nemlendirmek ve korumak için sebum gerekli olsa da bazı kişilerde gereğinden daha fazla üretilir. Bu olduğunda, yağ nedeniyle ışıldayan, istenmeyen parlak bir yüze sahip olursunuz. Dahası, sivilce ve akne gibi cilt sorunlarının en yakın arkadaşı yağlı ciltlerdir.

Neyse ki, güzellik endüstrisinde her sorunun çözümü için piyasaya sürülen ayrı bir ticari ürün var. Yağlı ciltler için kozmetik çözüm ise kullanımı pratik ve görece fiyatı ucuz olan yağ emici mendiller! Peki ama yağ emici mendil tam olarak nedir? İşte, yağ emici mendillerin kullanımı ve olası zararlarını içeren aydınlatıcı bir rehber…

Yağ Emici Mendil Nedir?

Yağ emici mendiller, tuvalet kağıdı, peçete, kağıt havlu ve diğer kağıt mendillerden farklı olarak, genellikle pirinç, pamuk ve hatta keten tohumu gibi bileşenler içeren ekstra emici malzemelerden yapılmış ürünlerdir. ”Yağ emici mendil” ismiyle bilinmesine rağmen aslında bir mendil değil, ince kağıt formundadır. Pudra veya diğer herhangi bir yağ emen ürüne benzer şekilde, fazla sebumu çeker ve yağ nedeniyle parlayan cildin daha mat görünmesini sağlar. Hem makyajsız hem de makyajlı yüz üzerinde kullanılabilir.

Yağ emici mendiller konusunda bilinmesi gereken önemli detay, bu kağıt levhaların yağlı cildi tedavi etmediğidir. Bir başka ifadeyle, yağ emici mendiller yağlı ciltten sonsuza kadar kurtulmanızı sağlamaz, yalnızca gün içinde geçici bir çözüm sunar.

Yağ Emici Mendil Nasıl Kullanılır?

Bu ürünün isminin mendil olması sizi yanıltmasın! Daha önce de belirttiğimiz gibi aslında mendil değil, ince kağıt levhalardır. Yani, bunun bir mendil olduğunu düşünerek sert hareketlerle yüzünüzü silmeye kalkışmayın. Aksi halde, cildiniz tahriş olabilir veya yağı emmek yerine etrafa yayabilir. Yapmanız gereken tek şey paket içerisinden bir yaprak çıkarmak ve fazla yağ nedeniyle parlayan bölgenize birkaç saniye boyunca hafifçe bastırmak.

Yağ emici kağıt kullanmanın en güzel yanlarından biri hem makyajlı hem de makyajsız cilde uygulanabiliyor olmasıdır. Sıradan kağıt peçetelerin aksine, yağ emici mendiller makyajınızı bozmaz. Hem erkek hem de kadınların kullanımı için uygundur. Yalnızca birkaç saniye içinde sonuç verir. Ayrıca, matlaştırmak istediğiniz alanlarda bölgesel olarak kullanmanız için uygundur. Örneğin, elmacık kemiği bölgenizin biraz daha nemli ve parlak kalmasını istiyorsanız, yalnızca alnınıza veya T bölgenize uygulayabilirsiniz.

Yağ emici mendiller, kozmetik ürün mağazalarında ve online alışveriş sitelerinde, içinde 50 veya 100 adet yağ emici kağıt bulunan paketlerde satılıyor. Markasına göre 10 ila 40 lira arasında değişen bir fiyat aralığı var. Paket içindeki mendil sayısını düşündüğümüzde, fiyatının makul seviyelerde olduğunu söyleyebiliriz. Son olarak, çantanızda taşıyabileceğiniz ve gün içinde istediğiniz an kullanabileceğiniz pratik bir çözüm olduğunu da hatırlatalım.

Yağ Emici Mendillerin Zararı Var mı?

Yüzünüzün fazla yağlı olmasından ve bu nedenle parlamasından şikayetçiyseniz yağ emici kağıtlar etkili, pratik ve zahmetsiz bir çözümdür. Ancak, bu ürünleri fazla sebum üretiminin tedavisi olarak düşünmeyin. Yağ emici mendiller, yağlı cildin tedavisi değil, yalnızca günlük bir çözümdür. Bununla birlikte, bilmek isteyebileceğiniz bir dezavantajı olabilir.

Yağ emici mendillerin sık kullanılması, cildin ürettiği yağın sürekli sıyrılacağı anlamına gelir. İlk bakışta bu size cazip görünebilir ancak cildinizdeki yağı ne kadar çok sökerseniz, vücudunuz eksikliği gidermek adına daha fazla yağ üretimi yapacaktır. Reaktif sebore adı verilen bu durum, paradoksal olarak yağ bezlerinizin daha fazla sebum üretmesine yol açabilir. Bir başka ifadeyle, siz cildinizi yağdan arındırdıkça, yağ bezleriniz daha fazlasını üretecek ve kısır bir döngü oluşacaktır. Bu nedenle, yağ emici mendilleri sık kullanmayı alışkanlık haline getirmek yerine, bir dermatologa görünerek yağlı cilt konusunda neler yapabileceğinizi konuşmak isteyebilirsiniz. Doktorunuz, retinol kremleri kullanmanızı önerebilir veya beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz konusunda tavsiyelerde bulunabilir.

Sonuç:

Yağ emici mendiller, cildin ürettiği fazla yağı emen kağıtlardır. Kullanım amacı, ciltteki fazla yağı gidermek ve bu yağ nedeniyle oluşan istenmeyen parlaklılığı ortadan kaldırarak mat bir görünüm oluşturmaktır. Yağlı cilt tipine sahip olanlar ve özellikle yaz aylarında veya yüze çok fazla ürün sürdüğünde, cildini yağlı hisseden herkes tarafından kullanılabilir. Uygulama esnasında, yağlı cilt üzerine hafifçe bastırarak birkaç saniye beklemek yeterlidir.

Cilt yağını emen kağıtların tedavi edici bir özelliği bulunmasa da yüzünüzün parlamasını istemediğiniz özel günlerde pratik bir çözüm olarak kullanmak isteyebilirsiniz. Aşırı yağlı bir cilde sahipseniz, köklü çözüm noktasında size yalnızca uzman bir dermatologun yardımcı olabileceğini unutmayın.

Okumaya devam et

Kadın

Kaş ve Kirpik Serumu Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

90’lı yıllarda ve daha öncesinde trend olan kalem inceliğindeki kaşlar nostaljik bir akım olarak hafızalarda kaldı. Günümüz stilini, sınır çizgisi gür olan kalın telli kaş modelleri oluşturuyor. Ancak, yetersiz beslenme, hormonal faktörler ve yanlış makyaj uygulamaları gibi pek çok etken, kaş ve kirpiklerin hem seyrelmesine hem de tellerin incelmesine yol açabiliyor. İşte tam da bu noktada kaş ve kirpik serumları devreye giriyor…

Kaş ve Kirpik Serumu Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

90’lı yıllarda ve daha öncesinde trend olan kalem inceliğindeki kaşlar nostaljik bir akım olarak hafızalarda kaldı. Günümüz stilini, sınır çizgisi gür olan kalın telli kaş modelleri oluşturuyor. Ancak, yetersiz beslenme, hormonal faktörler ve yanlış makyaj uygulamaları gibi pek çok etken, kaş ve kirpiklerin hem seyrelmesine hem de tellerin incelmesine yol açabiliyor. İşte tam da bu noktada kaş ve kirpik serumları devreye giriyor…

Her kadın olduğu gibi güzel ama sağlıklı kaşların ve kirpiklerin kişinin karakteristik özelliklerini öne çıkararak kendine özgü görünüm verdiği de yadsınamaz bir gerçek. Ne yazık ki, yanlış makyaj uygulamaları, hornomal değişimler, bazı cilt sorunları ve yetersiz beslenme gibi etkenlere bağlı olarak çoğu kadın, kaşlarını veya kirpiklerini kaybediyor. Sonrasında ise takma kirpikler, mikroblading veya diğer kozmetik prosedürlerde çözüm yolu arıyor. Fakat, tüm bu doğal olmayan uygulamalar kaş ve kirpiklere zarar vererek, uzamasını engelleyebiliyor ve sonunda istenmeyen seyreklikte cansız bir görünüm bırakıyor. Kaş ve kirpik serumları ise herhangi bir yan etki oluşturmadan, incelerek seyrelmiş kaş ve kirpikler konusunda imdadımıza yetişiyor. Öyleyse, bu ürünlerin arkasındaki sır perdesini aralayarak, ne işe yaradıklarını, içeriklerini ve nasıl sürülmesi gerektiğini hep birlikte inceleyelim…

Kaş ve Kirpik Serumu Nedir?

Saç ve kirpik serumlarını kullananların olumlu yorumları ve satın almayı teşvik edici reklamlar, bu ürünlerin sihirli bir iksir olduğu izlenimini uyandırabilir. Ancak gerçek şu ki, raflarda müşterisini bekleyen bu küçük tüplerin arkasında şüpheye yer bırakmayan bilim var! Kafanızdaki saçlar gibi, kirpikleriniz ve kaşlarınız da dört aşamalı bir büyüme döngüsüne sahiptir. Bunlar; anajen, katajen, telojen ve eksojendir. 

Saç ve kirpik bakım serumları, kılların veya tüylerin kalınlaşarak uzamasını ve seyrek olan bölgelerde gürleşmesini teşvik edecek bileşenlerle doludur. Markasına göre içerikleri değişkenlik gösterse de kaş ve kirpik serumlarının çoğu proteinin yapı taşları olan amino asitlerin yanı sıra peptidler, lipidler, kolajen, bimatoprost, pantenol, hyalüronik asit ve B vitaminleri içerir. Ayrıca, bazı bitkisel özler ve yağlar ihtiva edebilirler. Serumlarda bulunan bu içerikler, ince tüyleri ve seyrek bölgeleri besleyerek dökülmeleri azaltır, gürleşmeyi teşvik eder.

Kirpik Serumunu Kaşlarım İçin Kullanabilir miyim?

Evet! Kirpikler için olan serumlar kaşlarda da kullanılabilir ve aynı derecede etkilidir. Nitekim, serumun kaş veya kirpik için olduğuna bakılmaksızın her iki ürün de dolgunluk katan ve uzamayı teşvik eden çok benzer bileşenler ihtiva ederler. İşin püf noktası, satın alınan ürünün içeriğinde peptidler veya kolajen gibi proteinlerin bulunuyor olmasıdır.

Fotoğraf®: imageskincare.com.au

Kaş ve Kirpik Serumları Gerçekten İşe Yarıyor mu?

Söz konusu serumlar hakkındaki olumlu yorumları ve makaleleri okuduktan sonra, takma kirpiklerinizi ve kaş kalemlerinizi çöpe atmayı düşünüyor olabilirsiniz. Ancak yine de acele etmemenizde fayda var! Öncelikle, bu serumların anında etki gösteren sihirli bir iksir olmadığını bilmeniz  gerekiyor. Kısa vadede hedefe ulaşmanız pek mümkün değil. Gözle görülür bir etki için 2 hatta 3 aya varan uzun bir zaman dilimi boyunca kullanmanız gerekebilir ancak yine de çoğu kadın 20 gün düzenli kullanım sonrasında işe yaradığını söylüyor.

Bunlarla birlikte, kaş ve kirpik serumlarının herkeste işe yarayacağının kesin bir garantisi yoktur. Dökülme veya seyrelme nedeninize bağlı olarak, kullandığınız serumun hiçbir etkisi olmayabilir. Bu durumda, bir uzmandan yardım alarak sorunun ana kaynağını tespit etmeli ve uygun tedaviyi almalısınız.

Öte yandan, herhangi bir güzellik ürününde olduğu gibi, bazı (genellikle daha pahalı) formüller diğerlerinden daha etkili olacaktır. Ancak umduğunuz sonuçları görmeseniz bile, muhtemelen herhangi bir yan etki ya da zararıyla karşılaşmayacaksınız.

Kaş ve Kirpik Serumu Nasıl Sürülür?

Kaş ve kirpik serumlarını günde bir veya iki kez uygulayabilirsiniz. Jel veya likit formda olan bu ürünlerin kullanımı oldukça kolaydır, kısa sürer ve ek bir maharet gerektirmez. Akşamları sürmek için makyajınızı iyice çıkarın ve yüzünüzü yıkayıp kuruladıktan sonra serumu uygulayın. Unutmayın ki, makyaj kalıntısı kirpik ve kaş sağlığınızı olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Sabahları ise yüzünüzü yıkayıp kuruladıktan sonra kullanabilirsiniz.

Kullanım sıklığı ve uygulanması gereken adımlar için üretici firma tarafından belirtilen, ürün üzerindeki açıklamayı okuyun.

  • Serumu süreceğiniz kaşlarınızın veya kirpiklerinizin temiz ve kuru olmasına dikkat edin.
  • Serumu kirpik köklerine uygulayın.
  • Kaş tellerinize ve köklerine nazikçe masaj yaparak yedirin.
  • Kullanım sonrası yıkamayın veya durulamayın. Kendiliğinden kurumasını bekleyin.

Uzun kirpikler için serum kullanmak cazip bir fikir olsa da tek çözüm yolunuz değil. Bakınız: Kirpik nasıl uzatılır? Doğal ev çözümleri için hindistan cevizi yağı, zeytinyağı, vazelin ve yeşil çay uygulamayı deneyebilirsiniz. Ek olarak, keratin yönünden gıdalar tüketmeniz bu konuda size yardımcı olabilir.

Okumaya devam et

Kadın

Dekolte Kırışıklığı Neden Olur? Göğüs, Boyun ve Dekolte Kırışıklığına Ne İyi Gelir?

Yüz, eller ve bacaklar gibi vücudun hemen her noktasındaki kırışıklıklar için onlarca cilt bakım çözümü olsa da yaşlanma belirtilerinin en yoğun olduğu dekolte bölgesi göz ardı edilebiliyor. Göğüs, boyun ve dekolte bölgesindeki kırışıklıklar sinsice ortaya çıkar ve aslında bu olduğunda evde yapılacak çok az şey vardır. Ancak yine de kırışıklıkların nedenini bilmek ve bu doğrultuda önlem almak, pürüzsüz bir cilt konusunda işinize yarayabilir.

Dekolte Kırışıklığı Neden Olur? Göğüs, Boyun ve Dekolte Kırışıklığına Ne İyi Gelir?

Yüz, eller ve bacaklar gibi vücudun hemen her noktasındaki kırışıklıklar için onlarca cilt bakım çözümü olsa da yaşlanma belirtilerinin en yoğun olduğu dekolte bölgesi göz ardı edilebiliyor. Göğüs, boyun ve dekolte bölgesindeki kırışıklıklar sinsice ortaya çıkar ve aslında bu olduğunda evde yapılacak çok az şey vardır. Ancak yine de kırışıklıkların nedenini bilmek ve bu doğrultuda önlem almak, pürüzsüz bir cilt konusunda işinize yarayabilir.

Dekolte bölgenizdeki kırışıklıkların fazlalaştığını gördüyseniz, bu manzara sizin için moral bozucu olabilir. Öncelikle, göğüs, boyun, dekolte bölgesi veya yüzünüzdeki kırışıklığın herhangi bir sağlık riski oluşturmadığını bilerek derin bir nefes alabilirsiniz. Cilt kırışıklıkları, yaşlılığa bağlı olarak hemen herkesin başına gelen engellenmesi zor hatta imkansız olan bir durumdur. Bununla birlikte, bazı etkenler cildin erken yaşlarda kırışarak kıvrımlı bir görünüm almasına neden olabilir. Söz konusu faktörleri bilerek bu doğrultuda önlem almanız, cilt kırışıklığını mümkün olduğunca ötelemenizi ve uzun yıllar genç bir görünüme sahip olmanızı sağlayabilir. Ek olarak, dekolte bölgesi, göğüsler ve boyun gibi mevcut kırışıklıklarınızın şiddetini azaltabilir. Öyleyse, bu istenmeyen görünüme nelerin sebep olduğuna bakalım ve iyi gelebilecek birkaç öneriyle birlikte tedavi yöntemlerini sıralayalım…

Cilt Kırışıklığı Neden Olur?

Özellikle göğüs bölgesindeki, boyundaki ve göbek çevresindeki kırışıklıklar söz konusu olduğunda bunun en büyük nedeni vücuttaki hacim kaybıdır. Hızlı kilo verme sonrasında deri katlanarak çizgileri oluşturur. Ayrıca, yaşlılığa bağlı olarak vücudunuz kolajen üretimini yavaşlatmış ve cildiniz elastikiyetini kaybederek kırışmaya meyilli hale gelmiş olabilir. Bunlara ek olarak, aşağıdaki faktörler nedeniyle de dekolte bölgenizde veya çevresinde kırışıklıklar ortaya çıkmış olabilir.

Güneşin UV ışınları: Göğüslerin, göğüs derisini aşağı doğru çekmesi nedeniyle, dekolte bölgesi kırışmaya karşı zaten hassas bir yapıdadır. Mayo veya bikini giyerek güneşlenmek ya da göğüs dekolteli kıyafetleri tercih etmek, kırışmaya elverişli olan bu bölgelerdeki çizgileri daha belirgin hale getirebilir. Nitekim, güneşin UV ışınları serbest radikaller üreterek cildinizdeki elastin liflerini parçalayabilir. Bu olduğunda, başta hassas bölgeleriniz olmak üzere tüm vücudunuzda kırışıklıklar meydana gelebilir.

Güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde güneşlenmekten kaçının ve yüksek faktörlü koruyucu güneş kremi kullanmayı ihmal etmeyin.

Hamilelik: Kulağa şaşırtıcı gelse de anne sütünün üretimi hamileliğin ortalarında başlar. Bu, göğüslerinizin eskiye nazaran daha fazla dolgunlaşacağı ve hacim kazanacağı anlamına gelir. Tahmin edeceğiniz üzere, emzirme döneminin ardından memelerdeki dolgunluk giderek azalır. Ciltteki bu ani hacim değişikliği, hem göğüslerinizde hem de göğüs çatalınızda kırışıklığa neden olabilir.

Sigara, nargile ve diğer tütün ürünleri: Hemen ve acilen sigarayı bırakmanız için bir neden daha! Sigara ve türevi diğer tütün ürünlerinin bilinen zararlarına ek olarak bir diğer handikapı cilt kırışıklıklarında önemli rol oynamasıdır. Ölümcül toksinlerin bulunduğu sigara dumanı, serbest radikal üretimini teşvik ederek genç yaşlarda olsanız bile cildinizde kırışmalara yol açar.

Uyku pozisyonu ve yanlış sütyen seçimi: Göğüslerdeki sarkmaların ve kırışıklıkların bir diğer nedeni yer çekimidir. Özellikle iri göğüslere sahip bir kadınsanız ve her gece yan yatıyorsanız, göğüsleriniz bir yöne doğru sarkarak kırışıklık oluşmasına neden olabilir. Aslında bu uyku pozisyonu, yalnızca göğüslerinizdeki değil yüzünüzdeki kırışıklıkların da suçlusu olabilir. Yastığınız ve yüzünüz arasındaki sürtünme yıllar içinde kırışıklığa zemin hazırlar.

Önlem olarak, sırtüstü yatmayı tercih edebilir veya yüz kırışıklıkları için kırışıklık önleyici yastık kullanmayı deneyebilirsiniz. Ancak yine de bunların bir tedavi yöntemi olmadığını unutmayın.

Göğüs ve çevresindeki kırışıklıklar konusunda birincil suçlu olmasa da kayda değer bir diğer etken sütyenlerdir. Küçük beden sütyen kullanmanız, pres etkisiyle göğüslerinizi sıkar ve kırışıklık oluşturur. Benzer şekilde, ölçünüzden daha büyük bir sütyen kullanmanız ise göğüslerinizde sarkmaya ve sonrasında kırışıklığa yol açabilir.

Bazı kremlerin yan etkileri: Egzama veya sedef gibi bir cilt hastalığınız varsa, doktorunuz steroid kremleri veya diğer topikal ilaçları reçetelemiş olabilir. Bu ilaçların cilt üzerindeki yan etkilerinden biri kırışıklığa zemin hazırlayabilmeleridir.

Herhangi bir kremi doktorunuz reçetelediyse ve bu krem nedeniyle kırışıklığın arttığını düşünüyorsanız, doktorunuzun onayını almadan ilacınızı kesmeyin veya dozajını azaltmayın. Bunun yerine, doktorunuzla konuşarak aynı etkiye sahip başka bir ilacı reçetelemesini isteyebilirsiniz.

Genetik faktörler: Pek çok hastalığın genetik olarak geçebileceğini biliyoruz. Cilt kırışıklığı hayatı tehdit eden önemli bir sağlık sorunu olmasa da nesilden nesile aktarılabilir. Belirli bir yaşa geldiğinizde, cildinizde aniden kırışmalar ortaya çıkabilir veya genç yaşta olmanıza rağmen vücudunuzun bazı bölgelerinde kırışıklıklar olabilir.

Göğüs Kırışıklıkları Nasıl Geçer?

Kırışıklık sizin için rahatsız edici bir problemse ve bu yüzden dekolteli üst giysiler veya bikini giymekten kaçınıyorsanız, sorunu gidermek için aşağıdaki birkaç tedavi yöntemine ve çözüm önerisine göz atmak isteyebilirsiniz.

Lazerler: Kırışıklıkları tedavi etmek için CO2 lazerleri, cildi yüzeysel olarak buharlaştıran karbondioksit lazerleri ve diğer ablatif olmayan lazer tekniklerini duymuş olabilirsiniz. Bu tedaviler özellikle yüz kırışıklıklarının yönetimi için popülerdir ancak aynı zamanda güneş hasarından kaynaklanan göğüs kırışıklıklarını ve cilt rengini tedavi etmek için de kullanılabilir.

Doktorunuz hangi lazer tedavisini önerirse önersin, istediğiniz sonuçları elde etmek için büyük ihtimalle iki ila altı seans gitmeniz gerekecektir. Lazer tedavileri tek başına tipik olarak sarkma veya fazla cildi ele almazken, genellikle yüzeydeki kırışıklıkların giderilmesinde etkili olarak kabul edilir.

Kimyasal peeling: Kimyasal peelingler genellikle göğüs kırışıklıklarını tedavi etmenin en iyi yollarından biri olarak lanse edilir. Bu formüller, cildin en dıştaki katmanını çıkarmak ve daha genç, daha taze bir dermal katman ortaya çıkarmak için asidik kimyasal bileşenlerin (glikolik asit, laktik asit, salisilik asit, trikloroasetik asit gibi) kullanımını içerir. Bu tedaviler özellikle fotokimyasallara ve UV ışınlarına çok fazla maruz kaldıktan sonra cildinizi tehlikeye atabilecek aktinik güneş hasarını tedavi etme konusunda etkilidir.

Ne yazık ki, kimyasal peelingler herkese uygulanamaz. Genellikle koyu tenli kişiler için tavsiye edilmez ve çoğu zaman sarkmış cilt ve şiddetli kırışıklıkların tedavisinde tam sonuç vermeyebilir.

Enjeksiyon uygulamaları: Botoks ve Restylane gibi dermal dolgu maddeleri ve gevşetici maddeler genellikle yüzdeki derin kırışıklıkları gidermek için kullanılır. Ancak dekolte bölgesinde de kusursuz, kırışıksız bir cilt elde etmek için kullanabileceğiniz çok sayıda enjeksiyon vardır. Sizin için uygun olanı hakkında dermatologunuz bilgilendirme yapacaktır.

Göğüs kırışıklık dolgusunun en büyük dezavantajı, tıpkı yüz dolguları gibi kalıcı olmamasıdır. Uygulanan dolguya bağlı olarak, sonuçları altı aydan iki yıla kadar sürebilir. Sonuçları anında gözlemlenebilir ancak uzun vadeli kökten bir çözüm yolu değildir.

Losyon ve kremler: İnce çizgileri ve göğüs kırışıklıklarını düzeltmeye yardımcı olmak için kullanılabilecek yüzlerce yaşlanma karşıtı krem ​​satılıyor. Retinoidler, A vitamini, alfa hidroksil asitler (AHA), kinetin ve bakır peptidler  en iyi sonuç verme potansiyeli olan seçeneklerdir.

Birçok doktor, genellikle tretinoin içeren kırışıklık önleyici kremleri reçeteler. Bu tıbbi bileşen retinole benzer ve her ikisi de A vitamini ailesindendir. Yüz, göğüs ve boyundaki kırışıklıklar veya ince çizgilerin giderilmesi için etkilidir.

Kırışıklık için silikon göğüs pedi: Bu pedler % 100 tıbbi sınıf silikondan imal edilir. Kırışıklıklar, güneş lekeleri, yaşlanma belirtileri ve güneş hasarının neden olduğu diğer sorunlarla mücadele etmek için tasarlanmıştır. Kırışıklık giderici silikon pedlerin kullanımı kolaydır ve endişe duymanızı gerektirecek herhangi bir uygulamadan bağımsızdır.

Öte yandan, bu pedlerin işe yararlılığını kanıtlayan bilimsel bir çalışma olmadığını ve sonuçlarının belirsiz olduğunu bilmek önemlidir.

Kırışıklıkları Önlemek İçin Ne Yapabilirim?

Kırışıklıkları evde tedavi etmek zordur ve hatta çoğu insan bu kırışıklıklarla yaşamını sürdürmek zorunda kalır. Yapılacak en iyi şey, kırışıklıklar henüz oluşmadan veya mevcut çizgilerin şiddeti artmadan önlem almaktır. Bu doğrultuda, aşağıdaki birkaç öneri işinize yarayabilir.

  • Sağlıksız bir şekilde ani kilo vermekten kaçının.
  • Güneşin UV ışınlarından korunmak için yüksek faktörlü güneş kremi kullanın.
  • Su içmek için susamayı beklemeyin. Bol su içmeyi alışkanlık haline getirin.
  • Cildinizi nemli tutun, kurumasına izin vermeyin.
  • Başta sigara olmak üzere diğer tüm çevresel toksinlerden uzak durun.
  • C vitamini, E vitamini ve antioksidanlarla dolu yiyeceklere öncelik verin.
  • Düzenli spor yapın ve antrenmanlarınızda göğüs dikleştirme egzersizlerine yer verin.
  • Kan akışını uyarmak için nemlendirici kremlerle göğüslerinize nazikçe masaj yapın.
  • Sıcak su yerine ılık suyla duş alın.
  • Uygun beden sütyen kullanın.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com