Bizimle iletişime geçin

Kadın

Adet Döneminde Sivilce Neden Çıkar? Hormonal Sivilceler İçin Çözüm Önerileri

Adet Döneminde Sivilce Neden Çıkar? Hormonal Sivilceler İçin Çözüm Önerileri

Yakın tarihli bir araştırmaya göre, adet dönemlerinde kadınların yaklaşık %40’ının sivilce sorunu yaşadığını biliyor muydunuz? Bu konuda yalnız olmadığınızı bilmeniz içinize su serpmiş olsa da sivilcelere neden olan perde arkasındaki etkenleri ve bu nahoş çıkıntılarla nasıl savaşmanız gerektiğini öğrenmek isteyebilirsiniz…

Regl dönemi her kadın için farklı bir dünya! Kimileri karın krampları ve bacak ağrılarından yakınırken, kimileri kaşıntı, ateş basması, şişkinlik ve bulantı gibi rahatsız edici semptomlardan şikayetçi. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de sivilceler var. Aslında, adet dönemi sivilceleri oldukça yaygın ve çoğu kadın bu soruna neyin sebep olduğundan ve kurtulmak için ne yapması gerektiğinden bihaber. Eğer sizinde durumunuz buysa, bir gecede çıkan bu sinir bozucu çıkıntıların nedenleriyle birlikte çözüm noktasında neler yapabileceğimize her birlikte göz atalım.

Adet Dönemimde Neden Sivilce Çıkıyor?

Kısa ve net cevap, hormonlar yüzünden! Yani evet, regl döneminizde çıkan sivilcelerinizin sebebi olarak dalgalanan hormon seviyelerinizi suçlayabilirsiniz. Peki ama bu süreç nasıl işliyor?

Adet döneminiz yaklaştıkça östrojen ve progesteron hormonlarınızın seviyesi düşerken, testosteron (testosteron erkeklik hormonu olarak bilinse de daha düşük seviyelerde kadınlarda da bulunur) seviyeniz tüm adet döngüsü boyunca sabit bir seviyede kalır. Bu durum, adet öncesi ve esnasında testosteron seviyelerinin östrojen veya progesterondan daha yüksek olabileceği anlamına gelir. Yaşanan bu dalgalanma, cildinizdeki yağ bezlerini fazladan cilt yağı (sebum) üretmeye teşvik eder. Ekstra yağlanan ciltteki gözenekler tıkanır ve sabah uyanıp aynaya baktığınızda nur topu gibi yepyeni bir sivilceniz olduğunu görürsünüz.

Adet Sivilcesi Nerede Çıkar?

Adet sivilcelerinin belki de en sinir bozucu yanı ”en olmadık” yerde çıkıyor olmalarıdır. Genellikle çenede ve çene hizasında çıkar ve dokunulduğunda ağrılıdır. Bununla birlikte, dekolte bölgesinde, kalçada, sırtta, bacaklarda ve bikini bölgesinde de ortaya çıkabilirler. Söz konusu hormonal sivilceler bazı kadınlarda adet öncesinde ortaya çıkabilirken, bazılarında adet sırasında veya hemen sonrasında görülebilir.

Sivilceleri patlatmak konusuna gelince, evet bu karşı konulması zor bir dürtü ama ellerinize hakim olmanızda fayda var. Nitekim, sivilcelerinizi sıkmaya çalıştığınızda ciddi anlamda canınız yanacak ve sonrasında giderilmesi zor izler kalabilecek. Bakınız: Sivilceler sıkılmalı mı? Bu nedenle, sivilceler üzerinde kaba kuvvet uygulamak asla iyi bir fikir değil.

Adet Dönemindeki Hormonal Sivilcelerden Kurtulmak İçin Ne Yapabilirim?

Hormonlarımızın işleyişi konusunda çok az kontrole sahip olsak da cilt üzerindeki istenmeyen etkileri için tamamen çaresiz sayılmayız. Aşağıda, adet sivilcelerinden kısa sürede kurtulmak ve önlem almak için deneyebileceğiniz çeşitli ürünleri ve çözüm önerilerini bulacaksınız…

Azelaik asit: Sivilcelerle başı dertte olan biriyseniz azelaik asit içeren ürünleri kullanmayı düşünebilirsiniz. Azelaik asit, buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda doğal olarak bulunan bir asit türüdür. Bakterileri öldürerek iltihabı azaltır. Krem, jel, serum veya köpük formundaki bazı ürünlerin (örneğin, azelderm krem ve finacea jel gibi) içeriğinde %10 ila 15 veya daha fazla oranda bulunur.

Benzoil peroksit: Sivilcelerle savaşmak konusunda etkili bir diğer ”gizli silah” benzoil peroksittir. Sivilce ve sivilce izleri için kullanılabilen benzoil peroksit, krem, duş jeli, köpük veya sabun formlarında satılır. Yeni başlayan biriyseniz, kızarıklık ve tahriş gibi olası yan etki risklerini en aza indirmek için düşük konsantrasyona sahip (örneğin %2,5) bir benzoil peroksit içeren ürün kullanabilirsiniz.

Retinol: Retinoidler, A Vitamininin bir türevidir ve hafif ila orta dereceli sivilceleri tedavi etmek için yaygın olarak kullanılır. Krem, losyon, serum, jel ve nemlendirici gibi retinol içeren pek çok ürün bulunur. Cildin temiz tutulmasına yardımcı olan anti-inflamatuar özellikleri vardır. Dahası, kolajen üretimini artırır ve cildin dokusunu iyileştirebilen peeling etkisine sahiptir.

Salisilik asit: Aspirinle aynı kimyasal yapıya sahip olan salisilik asit bir tür beta hidroksi asittir. Sivilce tedavisinin yanı sıra siğil ve nasırlar için de kullanılır. Anti-inflamatuar özelliklere sahip olan salisilik asit cildinizin üst tabakasına peeling yaparak sivilcesemptomlarının azalmasına yardımcı olur.

Doğum kontrol hapları: Doğum kontrol hapı kullanan kızlarda ve kadınlarda inflamatuar ve inflamatuar olmayan sivilceler iyileşebilir. Sivilcelere karşı yardımcı olan söz konusu hapların içinde kadın cinsiyet hormonları olan östrojen ve progestin bulunur. Ancak çoğu doğum kontrol hapı sivilce tedavisi için özel olarak onaylanmamıştır. Ek olarak, doğum kontrol haplarının baş ağrısı, meme hassasiyeti ve mide bulantısı gibi yan etkileri olabilir. (Kaynak) Bu nedenle, doğum kontrol hapları dahil herhangi ağızdan alınan bir ilacı kullanmadan önce doktora danışmak en iyisidir.

Diğer ev çözümleri: Sivilce tedavisi için herhangi bir ürün kullanmak istemiyorsanız o halde ev ortamında deneyebileceğiniz uygulanması kolay birkaç alternatifiniz daha var. Bunlar:

  • Çay ağacı yağı
  • Süzme bal
  • Sıcak veya soğuk kompres uygulamak
  • Sıcak yeşil çay poşeti uygulamak

Son olarak, bazı yiyecek ve içecek türlerinden uzak durmanız, sivilce geliştirme olasılığınızı büyük ölçüde azaltabilir. Sivilce yapma potansiyeline sahip, süt, rafine tahıllar, şeker, şekerli içecekler, asitli içecekler, fast food yiyecekler, aşırı baharatlı gıdalar ve mayonez tüketimini sınırlandırmanız iyi bir fikirdir.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Saç Pudrası Nedir, Ne İşe Yarar? Saç Pudrası Kullanmanın Püf Noktaları

Saç Pudrası Nedir, Ne İşe Yarar? Saç Pudrası Kullanmanın Püf Noktaları

90’lı yıllardan günümüze kadar saç bakımı ve şekillendirme için ne kadar çok ürünün çıktığını fark ettiniz mi? Jöle, briyantin, köpük, deniz tuzu spreyi, wax ve şimdi de saç pudraları. Elbette bunların çoğu hakkında bilgi sahiyiz ancak saç pudraları gibi yeni nesil ürünlerin artı ve eksilerini öğrenmek için birkaç dakika ayırmaya değebilir.

Saç şekillendirici ürünlerin avantajları ve dezavantajları hem erkek berberlerinin hem de bayan kuaförlerinin en yaygın sohbet konusudur. Bu sohbetlerden birinde saç pudrasına denk geldiyseniz artık olaya ”Fransız kalmamak” için bilgi sahibi olmak isteyebilirsiniz. Bir başka senaryo, saç pudrası satın aldıysanız ilk deneyiminizi başarıyla tamamlamak için nasıl kullanmanız gerektiğini araştırıyor olabilirsiniz. Burada olma sebebiniz ne olursa olsun, saç pudraları hakkında kafanızdaki soru işaretlerini giderebilecek kolay anlaşılır cevaplarımız var…

Makaleye Genel Bakış

  • Saç Pudrası Nedir?
  • Saç Pudrasını Kimler Kullanabilir?
  • Saç Pudrası Nasıl Kullanılır?
  • Saç Pudrası Kullanmanın Avantajları
  • Saç Pudrası Kullanmanın Dezavantajları

Saç Pudrası Nedir?

Saç pudraları, saç tellerine hacim kazandırarak dolgun görünmesini sağlayan, kokusuz ve kafada ağırlık hissi oluşturmayan toz formunda şekillendirici ürünlerdir. Bebek pudraları ve diğer geleneksel pudralarla benzer görünümlü olmalarına rağmen kullanım amaçları tamamiyle farklıdır. İsminden de anlaşılacağı üzere yalnızca saçlara uygulanır.

Çoğu marka ana bileşen olarak saç pudralarında silika kullanır. Şekillendirici pudralarının formülünde bulunan silika, saç tellerinin dikey olarak birbirleri üzerine yığılmasını sağlayacak şekilde bağlar. Esasen, böyle bir sürtünme, saç tellerinin birbirini dikey olarak “desteklemesine” izin verir. Bu da saçların birbirinden kaymasını ve düz durmasını önleyerek saçlara hacim kazandırır.

Saç Pudrasını Kimler Kullanabilir?

Saç pudrası hem erkek hem de kadınların kullanımı için uygundur. Her saç tipine uygulanabilmesiyle birlikte seyrek ve ince telli saçları olanlar için daha iyi bir seçimdir.  İnce saç tellerini birbirine dikey olarak ”bağlayarak” hacimli ve dolgun bir görünüm oluşturur.

Saç pudralarının güzel yanlarından biri, jöle, wax veya spreyler gibi saçlarda ağırlık yapmıyor olmasıdır. Oldukça hafif formludur, kokusuzdur ve saçlarınızdaki varlığı rahatsız etmez.

Saç Pudrası Nasıl Kullanılır?

Saç pudralarını uygulamak gayet pratiktir ve kuaför edasında beceri sahibi olmanız gerekmez. Markasına göre, tuzluk şeklinde dökerek kullanabileceğiniz veya sprey şeklinde püskürtebileceğiniz kutularda satılır. Kutuları farklı olabilse de kullanım amacı, şekli ve içeriği aynıdır. Bu bağlamda, tüm saç pudralarının kullanımında aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz…

  • Pudrayı saçınızın üzerine serpiştirin.
  • Seyrek ve ince telli olan bölgelere biraz daha fazla uygulayın.
  • Parmak uçlarınızı kullanarak saç telleriniz arasında iyi bir dağılım olmasını sağlayın.
  • Son adımda saçlarınızı istediğiniz gibi şekillendirin.
  • Hafif nemli saçlara uygulayabilirsiniz ancak ıslak saçlara şekillendirici pudra sürmeyin/dökmeyin!

Saç dipleriniz çok fazla yağlıysa, saç pudrası geçici bir çözüm olabilir. Fazla yağdan şikayetçiyseniz saç diplerinizle birlikte tellere uygulayın. Ancak, saç derisinde uzun süreli kalması çeşitli kafa derisi sorunlarına yol açabileceğinden (bu konuya aşağıda değineceğiz) gün bitiminde saçlarınızı yıkayın.

Saç Pudrası Kullanmanın Avantajları

Saç pudralarının ne işe yaradığını, içeriğini ve nasıl kullanılması gerektiğini öğrendiğinize göre faydalarını ve olası zararlarını (veya dezavantajlarını) bilmek isteyebilirsiniz. Öncelikle avantajlarıyla başlayalım…

  • Saçı anında kaldırarak, doku, hacim ve kabarıklık ekler
  • İnce saç tellerinine kalın bir görünüm kazandırır
  • Saçların kolayca şekil almasını sağlar
  • Fazla yağı emerek, yağ nedeniyle oluşan parlamayı giderir
  • Diğer rakipleri gibi kafada ağırlık yapmaz, kokmaz ve varlığı hissedilmez
  • Kolayca yeniden şekillendirilebilir. Saçlara sabahtan akşama kadar birden fazla kez, farklı şekiller verilebilir
  • Kullanımı kolaydır, uygulanması fazla zaman gerektirmez.

Saç Pudrası Kullanmanın Dezavantajları

Saç pudralarının faydalarından söz ederken birkaç olası handikapına değinmek yerinde olacaktır. Bunlar özellikle saçlarınız zaten kuru ve sertse önemlidir.

  • Saçlarınızın yumuşaklığını alarak sertleştirebilir
  • Parlaklığını azaltarak daha mat bir görünüm oluşturabilir
  • Yıkanmadan çok uzun süre kafa derisinde kalırsa, kaşıntıya ve pul pul döküntülere neden olabilir.

Saç pudralarının veya diğer herhangi bir kozmetik ürünün saç köklerine direkt olarak uygulanması aslında önerilen bir yöntem değildir. Zira, saç kökleri tıkandığında, kepek, kaşıntı, saçların yavaş uzaması ve hatta dökülmesi gibi sorunlar yaşanabilir. Ancak yine de kısa süre boyunca saç derinizle teması muhtemelen herhangi bir soruna yol açmamalıdır. Yalnızca, saç derinize uygularsanız gün sonunda saçlarınızı yıkamayı ihmal etmeyin.

Saç şekillendirme tozunun veya diğer ismiyle saç pudrasının avantajları potansiyel sorunlardan daha ağır bastığı açıktır. Ürünü belirtilen şekilde kullanır ve saçlarınızı düzgün bir şekilde yıkarsanız, muhtemelen herhangi bir yan etki veya zararla karşılaşmayacaksınız.

Fiyatına gelince, saç pudraları markasına ve boyutuna göre değişen 15 ila 150 lira aralığında satılıyor. İlk kez kullanacaksanız, küçük boyutta olanlardan satın alarak sonuçları gözlemleyin. Aradığınız çözüm olduğunu düşünüyorsanız daha büyük boyutlu olanlara yatırım yapabilirsiniz.

Okumaya devam et

Kadın

E Vitamininin Saça Faydaları Nelerdir? Saç İçin E Vitamini Kullanımı

E Vitamininin Saça Faydaları Nelerdir? Saç İçin E Vitamini Kullanımı

Şampuan reklamlarındaki göz alıcı saçlara kavuşmak çoğu kadın için ütopik bir hayal olsa da biraz fazladan ilgi her şeyi değiştirebilir. E vitamini, saç derisi sağlığını desteklemekten kırık uçları azaltmaya, ipeksi bir saç dokusu oluşturmaktan erken beyazlamayı önlemeye kadar çeşitli önemli avantajlara sahiptir.

80.000 ila 130.000 arasında saç telimiz olduğunu biliyor muydunuz? Evet, bu oldukça yüksek bir rakam ve bu kadar fazla saç telinin bakımına yetişmek zor olabilir. Güzel haber, E vitamini gibi bazı ana bileşenler, birden fazla iyileştirici etkisiyle saç bakımında toplu faydalar sağlayabilir. Aslında, herhangi bir cilt ve saç bakım ürününün ambalajındaki küçük yazıları dikkatlice okursanız, çoğunun E Vitaminini ana bileşen olarak listelediğini görürsünüz.

Makaleye Genel Bakış

  • E Vitaminini Özel Kılan Şey Nedir?
  • E Vitamininin Saça Faydaları
  • E Vitaminini Saç İçin Kimler Kullanabilir?
  • E Vitamini Saçlara Nasıl Uygulanır?

E Vitaminini Özel Kılan Şey Nedir?

E vitamini için kimyasal terim ‘Alfa-Tokoferol‘dür (E307). Güçlü bir antioksidan olarak çalışan, hücre zarlarını çevredeki serbest radikallerin verdiği zararlardan koruyan yağda çözünen bir vitamindir.

Bir antioksidan olarak E Vitamini en basit anlatımıyla, güçlerini kötü cadıyı (serbest radikalleri) yok etmek veya kovmak için kullanan çocuk masallarındaki iyi perilerden biridir! Peki ama bunu nasıl yapabiliyor?

Teknik olarak, bir serbest radikal, kendisini stabilize etmek için bir elektron arayan atmosferde yüzen eşleşmemiş bir atomdur. Bunu, oksidasyon adı verilen bir süreçle moleküllerden elektronları emerek yapar. Serbest radikal ‘kötü cadı’dır çünkü dokunduğu her hücre anında ölür. Yalnızca antioksidanlar radikallerin yok etme sürecini durdurabilir. İşte bu yüzden E Vitamini ‘iyi peri’dir!

Serbest radikallere güneş, kirlilik, sigara dumanı, gıdalardaki pestisitler ve kimyasallar, sağlıksız gıda yağları, fiziksel ve zihinsel stres gibi birçok kaynak neden olur. Bunlardan bazıları bizim kontrolümüzde olsa da bazıları için yapabileceğimiz çok az şey var ve önleyici tedaviyi gerekli hale geliyor.

E Vitamininin Saça Faydaları

E vitamininin çalışma prensibini ve önemini anladıktan sonra asıl konumuz olan saça faydalarına göz atalım. Aşağıda, e vitamini kullanımıyla elde edebileceğiniz bazı avantajları bulacaksınız…

Sağlıklı saç dersini destekler: Öncelikle meseleye ”kökten” başlayalım. E vitamini sağlıklı bir cilt için hayati öneme sahiptir. Evet, buna saç deriniz de dahil! Herkesin anlayabileceği basit dille konuşursak, saç deriniz sağlıksız olduğunda, ne yaparsanız yapın saç telleriniz istediğiniz gibi canlı olmayacaktır. Bir ağacın kökü çürümüşse veya toprağı verimsizse, dallarının yeşil ve gür olması beklenebilir mi?

E vitamini saç derisini sağlıklı kalmasına yardımcı olur, oksidatif stresi azaltır ve koruyucu lipid tabakasını güçlendirerek saç telleriniz için gerekli zemini oluşturur. Bu aynı zamanda, saçlarınızın kökten koparak dökülmesini engeller.

Saçların hızlı uzamasına yardımcı olur: Antioksidanların önemli bir özelliği, vücuttaki ve kafa derisindeki kan dolaşımını iyileştirmesidir. Artan kan dolaşımı saç tellerinin kökten uca besleneceği anlamına gelir. E vitamini ayrıca, kuru ve hasarlı kökleri onararak sağlıklı saç ve sakal büyümesini destekler. Yapılması gereken tek şey, E vitamini ampul ve bir miktar ılık zeytinyağı veya hindistancevizi yağını karıştırıp,  saç derisiyle birlikte saç tellerine masaj yaparak sürmek ve bir saat dinlenmeye bırakmaktır.

Saçların erken beyazlamasını önleyebilir: Saç beyazlaması yaşlılıkla ilişkilendirilen bir durum olsa da genç yaşlarda bile kır saçlar görülebilir. E vitaminindeki güçlü antioksidanlar, doku parçalanmasını önleyerek erken beyazlama olasılığını azaltır. Saçınızı düzenli olarak yağlamak gibi basit bir iş bile saç dokularını güçlü tutmak konusunda harikalar yaratabilir.

Saçın parlaklığını artırır: E vitamini ampul ve yağının saça sağladığı ilk faydalardan biri, kısa sürede görebileceğiniz parlaklık artışıdır. E vitamininin saç derisine ve saça kazandırdığı nem, kuaför sonrasında görmeye alışık olduğunuz o harika parlaklığı getirebilir. Ayrıca, saçlarınızı yumuşatır, elektriklenmeyi önler ve kolayca şekil almasını sağlar.

Saç kırıklarına iyi gelir: Fönle şekillendirilen saçları hangi kadın sevmez ki? Madalyonun diğer yüzünde ise bu uygulamanın bölünmüş saç uçları gibi olumsuz bir tarafı var. E vitamini yağı ve ampulleri saç uçlarınızdaki kırıkları onarabilir ve gelecekteki bölünmelere karşı önlem alabilir.

E vitamini yağı, zeytinyağı ve hindistancevizi yağını eşit ölçülerde karıştırın ve saçlarınızı beslemek için masaj yaparak kökten uca sürün. Kırıkları onarmak ve mukavemet sağlamak için saç uçlarına fazlaca yoğunlaşın.

E Vitaminini Saç İçin Kimler Kullanabilir?

E vitamini ampul veya yağı doğal ve boyalı saçlar da dahil olmak üzere tüm saç tipleri için uygundur. Saça parlaklık ve ipeksi bir doku kazandırdığı için her saç tipinde kullanılabilir. Bununla birlikte, özellikle kaba, şekil almakta zorlanan, elektriklenen veya kuru saçlara sahip olanlar için harika bir seçenektir.

Öte yandan, tiroid sorunları olanlar ve kemoterapi hastaları için e vitamini ampul veya kapsül kullanımı önerilmez. Zira, bu tür takviyelerin bazı ilaçları etkileyebileceği bilinmektedir. Ek olarak, hassas kafa derisi olanların e vitamini yağını diğer yağlarla seyrelterek uygulaması önemlidir.

E Vitamini Saçlara Nasıl Uygulanır?

E vitamini ampul veya yağını saçlarınıza kolayca uygulamanız mümkün. Bunun için farklı alternatifleriniz var. İşte, ev ortamında e vitamini saç maskesi yapmanın birkaç kolay yolu…

Şampuan veya saç kremine eklenmesi: E vitamini yağını şampuanınıza veya saç kreminize ekleyerek kullanabilirsiniz. Bunun için 1 yemek kaşığı şampuana yalnızca birkaç damla e vitamini yağı eklemeniz yeterli olmalıdır. Ayrıca, E vitamini içeren şampuan markalarını tercih etmeyi düşünebilirsiniz.

Direkt olarak saçlara uygulanması: E vitamini yağı her ne kadar direkt olarak saçlara uygulanabilse de kafa derisinde tahrişe neden olabileceğinden diğer taşıyıcı yağlarla seyreltmek önemlidir.  8 ila 10 damla zeytinyağı, badem yağı veya hindistancevizi yağı ile 4 – 5 damla e vitamini yağını karıştırıp saçlarınıza kökten uca masaj yaparak sürebilirsiniz.

E vitamini ampulün saçlarda kullanımı: 2 ila 3 yemek kaşığı zeytinyağını ocakta ısıtın ancak çok kaynar (kızgın) olmamasına dikkat edin. Yalnızca el değebilecek şekilde hafif ılımalı. Üzerine 1 adet e vitamini ampul kırıp karıştırın. Saçlarınıza kökten uca sürüp 30 dakika bekletin. Son olarak, ılık suyla saçlarınızı yıkayın.

E vitamini açısından zengin besinlerin tüketilmesi: E vitamini tablet, ampul veya diğer takviyeler her ne kadar bir seçenek olsa da asıl olan besin yoluyla doğal olarak tüketmektir. Yeşil yapraklı sebzeler, kabuklu yemişler, meyveler ve deniz ürünleri E vitamini açısından zengin besinlerdir.

E vitamininin saça iyi gelip gelmediğini araştırdıktan sonra, sizin için doğru seçim olup olmadığı konusunda daha iyi bir fikre sahip olmalısınız. Daha fazla güzellik tavsiyesi ister misiniz? Merak ettiğiniz tüm konularda bilgi sahibi olmak için sitemizdeki diğer makalelere göz atmaktan çekinmeyin.

Okumaya devam et

Kadın

Bebekler Ne Zaman Oturur? Bebeklerin Oturma, Dönme ve Emekleme Aşamaları

Bebekler Ne Zaman Oturur? Bebeklerin Oturma, Dönme ve Emekleme Aşamaları

Sabırsızlık ve heyecanla geçen 9 ayın sonrasında minik yavrunuzu kucağınıza aldınız ve şimdi onun ne zaman kendi başına hareket edebileceğini merak ediyorsunuz. Bunun için kırmızı çizgilerle belirlenmiş net bir zaman çizelgesi olmasa da bebeğinizin döndüğünü, oturduğunu, emeklediğini ve hatta yürüdüğünü görmeniz düşündüğünüz kadar uzun sürmeyecek.

Bebek bakımı ve gelişimi hakkında acemi bir anneyseniz, ufaklığın hareket kabiliyeti konusundaki kilometre taşlarını merak etmeniz gayet normal. Aslında, bebekler tahmin ettiğinizden daha hızlı büyür ve siz farkında olmasanız bile her hafta yeni gelişmeler kaydeder. Bununla birlikte, hareket kabiliyetlerindeki değişiklikler her bebekte aynı aylarda olmayabilir. Yine de ortalama bir zaman diliminden bahsetmek yanıltıcı olmayacaktır.

Makaleye Genel Bakış

  • Bebekler Ne Zaman Oturmaya Başlar?
  • Bebekler Kaçıncı Ayda Emekler?
  • Bebekler Ne Zaman Yürümeye Başlar?

Bebekler Ne Zaman Oturmaya Başlar?

Bebeğin oturabiliyor olması basit bir eylem olarak görünse de emekleme, ayakta durma ve yürüme gibi diğer önemli kilometre taşlarına giden yol arasında bir köprüdür. Bu sayede, hem çevresini daha fazla keşfetmeye başlayarak öğrenme süreci hızlanacak, hem de daha eğlenceli zaman geçirecektir.

Bebeklerin kendi başlarına oturabilmeleri için öncelikle başlarını dik tutabilmeleri ve yeterli üst vücut gücüne sahip olmaları gerekir. Her ne kadar  2. ay civarında başlarını nispeten dik tutabilseler de genellikle desteğe ihtiyaç duyarlar. Desteksiz olarak başlarını dik tutabilmeleri ve yatakta dönmeleri yaklaşık 4. ayda başlar. Bu, oturabilme sürecine yaklaştığının ilk işaretidir. Yüz üstü yatarlarken ileri doğru kendilerini itmeleri ve dönmeleri de bir başka belirtidir.

Çoğu bebek 4 ila 6. aylar arasında dönme veya yuvarlanma konusunda ustalaşır ve oturma becerisini kazanır ancak yine de bu süre zarfında dengeli oturmak için desteğe ihtiyaç duyabilirler. 9. ay ve sonrasında bebeklerin büyük bir kısmı desteğe ihtiyaç duymadan oturma kabiliyetini geliştirmiş olur.

Bebekler Kaçıncı Ayda Emekler?

Bebeğiniz oturma becerisini geliştirdikten sonra diğer aşama emeklemektir. Tipik olarak çoğu bebek 9. ay civarında emeklemeye başlar ancak bazıları 6 ila 7. ay gibi daha erken dönemde bile emekleyebilir. Bununla birlikte, bazı bebekler emekleme evresini atlayarak direkt olarak oturma, ayakta durma ve yürüme evresine geçebilir. Bebeğinizin ortopedik veya nörolojik bir sorunu yoksa endişe etmeniz gerekmez.

Emekleyen bebeklerin hareket etme özgürlüğü olduğundan ebeveynlerin bu süreçten itibaren dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Zemin hijyenine azami dikkat edilmesi, yutulmaya müsait küçük nesnelerin ortada bırakılmaması, bebeğin ulaşabileceği yerlerden kırılabilir veya kesici eşyaların ya da kimyasal temizlik ürünlerinin kaldırılması ve prizlerin kapatılması bunlardan bazılarıdır.

Bebekler Ne Zaman Yürümeye Başlar?

Bebeğin yürümeye başlamanın ilk evresi, sınırlı süre de olsa ayakta durmasının ardından kanepe veya koltuktan tutunarak ilerlemesiyle başlar. Bu genellikle 9 ila 12 ay arasında olur. Sonraki aşama desteğe ihtiyaç duymadan gezinmektir. Bazıları 1 yaşında önce yürümeye başlasalar da genellikle 14. ayda çocuklar yürümeye başlar. Bazı bebeklerin yürümesi 18. ayı bulabilir. Çocuğunuz 1,5 yaşına gelmesine rağmen halen yürüyemiyorsa bir çocuk doktoruna götürmeniz gerekebilir.

Yüzüstü veya yan dönmek, oturmak, emeklemek ve yürümek bebeklerin önemli dönüm noktaları, motor veya fiziksel gelişimlerinin bir parçasıdır. Zaman çabuk geçiyor ve bu önemli anlar gözden kaçabiliyor. Bebeğinizin kilometre taşlarına şahit olurken onunla konuşmayı ve sevginiz göstermeyi ihmal etmeyin. Son olarak, her bebeğin farklı aylarda bu deneyimleri yaşayabileceğini unutmayın.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com