Bizimle iletişime geçin

Yaşam

Asosyal Olduğu Sanılan İçe Dönük İnsanların 10 Avantajlı Özelliği

Herkes parti insanı değildir. Zamanında daha sosyal ve dışarıya açık olmak istediyseniz, tekrar düşünün.
Çoğu insan içe dönük olmayı asosyallik, eksiklik ve dezavantaj olarak değerlendirir. Aslında bunlar farklı kavramlardır. İçe dönük insanların hayatta şanssız ya da başarısız olacağı düşünülür fakat aslında kendi çevrelerine ve hayata karşı benzersiz özelliklere sahiptirler.

“Sanılanın aksine içe dönük insanların sosyal becerileri gelişmemiş değildir. Onlar da sosyalleşmekten zevk alabilir fakat sonrasında pijamalarını giyip evlerinde huzuru yakalamak isterler. Zamanlarını harcamakta çok titiz davranırlar ve sosyal enerjilerini genellikle yakın arkadaşlarına, meslektaşlarına ve ailelerine adarlar. Konuşmaktan çok dinlerler, konuşmadan önce düşünürler ve çoğu zaman kendilerini yazarak ifade etmekten hoşlanırlar. Yüzeysel sohbetler yerine derin sohbetleri her zaman tercih ederler.” ― Susan Cain


1) İçe Dönükler Kendi Enerjilerini Doldurabilir

İçe dönük bir insan enerjisini nasıl yenileyebilir? Kendi başına biraz vakit geçirmek çoğu zaman yeterli olacaktır. Diğer insanlar dışarıda birçok kişiyle zaman geçirme ihtiyacı hissederken, onlar için bir kitap okumak, film izlemek, oyun oynamak kendilerini yenilemek için yeterlidir.


2) Gözlem Yetenekleri Gelişmiştir

Olaylara biraz dışarıdan bakmak onlara farklı bir bakış açısı ve gözlem yapmak için bir fırsat sağlar. Bu durum, genellikle yaratıcılık ve problem çözebilme yeteneği gerektiren görevlerde başarıya ulaşmalarını sağlar. Bilim adamlarının, müzisyenlerin, mucitlerin ve yazarların çoğu içe dönüktür.


3) Sağlam Arkadaşlıklar Kurarlar

İçe dönük insanların diğer insanlara göre daha az arkadaşı olduğu bir gerçektir, ama arkadaşlıkları genellikle daha sağlam ve anlamlı olur. Rahat ve özgür olmanın yanında, birkaç iyi arkadaşa sahip olmak onlar için yeterlidir.


4) Konuştukları Konu Hakkında Yüzeysel Konuşmazlar

Grup konuşmalarında insanların konuşurken söyledikleri şeyler kimi zaman derin, kimi zaman yüzeysel olabilir. İçe dönükler genellikle bilmediği ve emin olmadığı konuda yüzeysel bir konuşma yapmaktan kaçınır. Konuştukları konularda söyledikleri ise; genellikle düşünülmüş ve konuya derinlik katan ifadelerdir.


5) Bir Konuda Uzmanlaşana Kadar Bilgi Toplarlar

İlgi alanları ve işlerinde; kendilerini sürekli geliştirmeye ve yeni bilgiler edinmeye adarlar. Bu onların kendilerini güncel tutmalarını ve konular hakkında daha derin bilgi birikimine sahip olmalarını sağlar.

“Çoğu içe dönük insan, bir konuda her şeyi bilene kadar yeterince şey bilmediğini düşünür.” ― Marti Olsen Laney


6) İyi Bir Dinleyici Olurlar

Genelde insanlar, içe dönük insanlarla düşüncelerini ve hislerini daha rahat paylaşır ve dinleyeceğini bilirler.


7) Riskleri Görebilmekte Başarılılardır

Temkinli yapısından dolayı bir içe dönük, hayatta ve iş dünyasında oluşabilecek krizleri ve riskleri daha rahat saptayabilir.


8) Arka Planda İşlerini Halledebilirler

Gözler önünde olmak onlar için şart olmadığı için; Sessizce ve fark ettirmeden işlerini tamamlayıp insanları etkileyebilirler. Çoğu dışa dönük insanın içe dönük bir insana ihtiyacı vardır.


9) Özgür Hissetmek İsterler

Genellikle bireyselliğe önem verdikleri gibi yardım ve izleyiciye de ihtiyaç duymazlar. Bireysel çalışma konusunda çok başarılı olsalar da çoğu zaman takım çalışmasının onları yavaşlatacağını düşünürler.


10) Çok Fazla Sorgular, Çok Fazla Düşünürler

İçe dönük bir insan, içinde bulunduğu ortamı ve kendisini sürekli sorgulamaya müsait bir yapıya sahiptir. Onun için gerçek yol dışarıyı değil; kendisini keşfetmektir. Bu yüzden bireysel ve toplumsal konularda çok düşünür.


Daha dışa dönük olmayı dilemek yerine, bu özellikleri benimseyerek de hayatı yaşayabilir ve başarılı olabilirsiniz.

Kaynaklar:



Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

Dönüşmemiz Gereken İnsan Türü: Homo Bene

İnsan, sınıflandırma bilimindeki adıyla “Homo sapiens (farkında olan insan)”, anatomik olarak 200.000 yıl önce Afrika’da ortaya çıksa da modern davranışlarına kavuşması epey uzun(150.000 yıl kadar) sürdü. Bu modern davranışlarla(düşünebilme ve konuşabilme) birlikte günümüz insanı, Homo sapiens’in alt türlerinden birisi olan “Homo sapiens sapiens (farkındalığın farkında olan insan)” olarak anılmaya başlandı. Homo sapiens sapiens halini aldıktan sonra insanın gelişimi oldukça hızlı olurken doğayla ve çevresiyle olan ilişkisi olumsuz anlamda değişmeye başladı.

 Bildiğiniz gibi ilkel ilk insanlar avcılık yaparak hayatta kalıyorlardı. Her geçen yıl daha iyi bir avcıya dönüşen bu insanlar, sahip oldukları yetenekleri sayesinde kullanışlı araç-gereçler yaparak avcılık konusunda epey ustalaştılar. Bu ustalaşmayla birlikte güçlü, sağlıklı ve üreme potansiyeli olan hayvanlar insanlar tarafından kolayca avlanabildi ve büyük av hayvanlarının soyları tükenmeye başladı.
Avın azalması ve yavaş yavaş nüfusun artmasıyla tarımsal faaliyetlere geçiş kaçınılmaz hale geldi. Bu durum, nüfusun kısa sürede patlamasına sebep olurken insanın doğal kaynaklara saldırmasını hızlandırdı. Ağaçların kesilmesi, yanlış tarım uygulamaları, otlakların bir bir yok edilmesi sonucunda dünyadaki yeşil alanlar hızla azalmaya başladı. Kısaca, Homo sapiens sapiens sayısı hızla artarken eskiden ormanlarla kaplı birçok alan yok oldu. Çok değil 1700’lü yıllara kadar Anadolu karaçam ormanlarıyla kaplı bir bölgeydi.
Ardından gelen Sanayi Devrimi, ne yazık ki insanın doğaya verdiği zararları azaltmak bir yana arttırmaya devam etti. 1830 yılında, insan nüfusu 1 milyarken sadece 170 yıl sonra 2000 yılında 6 milyarı geçmişti. Bu da tüketimin hızla artması, doğal kaynakların hızla sömürülmesi anlamına geliyordu.
Doğaya sürekli artacak şekilde verdiğimiz tahribat, günümüzde devasa boyutlara ulaşmış durumda. Öyle ki insan faaliyetleriyle oldukça hızlanan küresel ısınma, birçok bilim insanı tarafından dünyanın önündeki en büyük sorunlardan biri olarak gösteriliyor.
Yukarıda bahsettiğim gibi çok açık görülüyor ki doğaya ve çevreye en çok zarar veren tür biziz. Bunun sonsuza kadar bu şekilde devam edemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Daha da geç olmadan kendimizi ve değerlerimizi sağlam bir şekilde sorgulayıp türümüzü yeniden tanımlamalıyız. Yani, artık sadece kendi çıkarlarını düşünen Homo sapiens sapiens’i aşarak Homo bene’ye (iyi, yararlı insan) dönüşmeliyiz.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Okumaya devam et

Yaşam

Michelangelo’nun “Adem’in Yaratılışı” Eserindeki Gizemli Detay Aslında Ne Anlatmaya Çalışıyor?

İtalyan rönesans döneminin en ünlü sanatçılarından Michelangelo’nun 1500’lü yıllarda yaptığı “Adem’in Yaratılışı” eserinde en çok dikkat çeken kısım ellerin kavuştuğu bölüm olsa da resmin başka yerlerinde çok daha büyük detaylar olduğu ortaya çıktı.

1511 yılında Michelangelo tarafından yapılan Adem’in Yaratılışı, Sistine Şapeli’nin tavanında bulunuyor.

Ünlü eserde, Michelangelo’nun Tanrı’nın yüzü olarak kendi yüzünü resmettiği iddia ediliyor.


Resmin en ünlü yorumlanma şekli isminden de anlaşılabileceği gibi yaratıcının Adem’e hayat verişinin anlatıldığıdır. Bir diğer yorum ise resmin, insanların Tanrı’ya yabancılaşmasını anlattığı.

Burada en önemli kısım olarak Tanrı ve Adem’in ellerinin kavuştuğu bölümü gösterebiliriz.


Yıllardır bu şekilde yorumlanan resim hakkında atılan yeni tezler ise hiç mantıksız değil.

Yeni yorumlamalar, resimde, Tanrı’nın beyne benzeyen bir kalıbın içerisine çizilmiş olduğu yönünde.


Resme tekrar baktığımızda Tanrı’nın bulunduğu kısmın gerçekten de beyin olduğunu ve Michelangelo’nun Tanrı’yı beynin tam ortasına yerleştirdiğini görebiliriz.

Yani, Michelangelo insanlığa “Tanrı aslında sizsiniz, o sizin içinizde” mesajını iletmiş olabilir. Unutmayın ki, sanat eserleri, ona bakan kişilerin yorumlarıyla anlam kazanır.


Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Okumaya devam et

Yaşam

2021 Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) kazananları

2021 Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) kazananları açıklandı. En çok dalda aday gösterilen Mank yer almadı. Nomadland en iyi film seçilirken, The Crown dizisi 4 dalda ödül kazandı.

2021 Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) kazananları

2021 Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) kazananları açıklandı. En çok dalda aday gösterilen Mank yer almadı. Nomadland en iyi film seçilirken, The Crown dizisi 4 dalda ödül kazandı.

1944 yılından itibaren Hollywood Yabancı Basın Birliği (Hollywood Foreign Press Association) imzasıyla düzenlenen Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) adayları geçen şubat ayında duyurulmuştu. Kazananlar bu sabaha karşı 04.00’te başlayan tören ile birlikte belli oldu.

Koronavirüs pandemisi nedeniyle normalden daha geç bir tarihte düzenlenen ödüller Amy Poehler ve Tina Fey ikilisi tarafından sunuldu. Poehler ödülleri Los Angelas’tan, Fey ise New York’tan sundu. Böylece ödüller iki farklı yerde eşzamanlı şekilde gerçekleştirilmiş oldu. Covid-19 salgını nedeniyle yaşanan seyahat kısıtlamasını işte bu yöntem ile aşmaya çalıştılar.

Bu yıl En İyi Yönetmen ve En İyi Film (Drama) kategorilerinde Nomadland – Chloé Zhao kazanan isim oldu. En İyi Film (Komedi ya da Müzikal) dalında ise Jason Woliner‘ın yönettiği Borat Subsequent Moviefilm ödülü kucakladı.

Drama türünde En İyi Erkek Oyuncu performansı ödülü Chadwick Boseman‘a (Ma Rainey’s Black Bottom), kadın oyuncu performansı ödülü ise Andra Day‘e (The United States vs Billie Holiday) gitti. Bu yılın en çok konuşulan animasyon filmi Soul ise En İyi Müzik ve Animasyon dallarında ödüller kazandı. En İyi Senaryo ödülü ise Aaron Sorkin‘in The Trial of the Chicago 7 yapımına gitti.

Televizyon ödüllerinde ise En İyi Drama The Crown olurken En İyi Komedi/Müzikal Schitt’s Creek seçildi. Geçen yılın en çok konuşulan mini dizisi The Queen’s Gambit, Altın Küre’den de ödülle döndü.

En İyi Film (Drama)

The Father
Mank
Nomadland
Promising Young Woman
The Trial of the Chicago 7

En İyi Film (Komedi ya da Müzikal)

Borat Subsequent Moviefilm
Hamilton
Music
Palm Springs
The Prom

En İyi Erkek Oyuncu (Drama)

Riz Ahmed – Sound of Metal
Chadwick Boseman – Ma Rainey’s Black Bottom
Anthony Hopkins – The Father
Gary Oldman – Mank
Tahar Rahim – The Mauritanian

Chadwick Boseman – Ma Rainey’s Black Bottom

En İyi Kadın Oyuncu (Drama)

Viola Davis – Ma Rainey’s Black Bottom
Andra Day – The United States vs Billie Holiday
Frances McDormand – Nomadland
Carey Mulligan – Promising Young Woman
Vanessa Kirby – Pieces of a Woman

Andra Day – The United States vs Billie Holiday

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Sacha Baron Cohen – Borat Subsequent Moviefilm
James Corden – The Prom
Lin-Manuel Miranda – Hamilton
Dev Patel – The Personal History of David Copperfield
Andy Samberg – Palm Springs

En İyi Kadın Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Maria Bakalova – Borat Subsequent Moviefilm
Kate Hudson – Music
Michelle Pfeiffer – French Exit
Rosamund Pike – I Care A Lot
Anya Taylor-Joy – Emma.

En İyi Yönetmen

Emerald Fennell – Promising Young Woman
David Fincher – Mank
Regina King – One Night in Miami
Aaron Sorkin – The Trial of the Chicago 7
Chloé Zhao – Nomadland

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Sacha Baron Cohen – The Trial of the Chicago 7
Daniel Kaluuya – Judas and the Black Messiah
Jared Leto – The Little Things
Bill Murray – On the Rocks
Leslie Odom Jr. – One Night in Miami

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Glenn Close – Hillbilly Elegy
Olivia Colman – The Father
Jodie Foster – The Mauritanian
Amanda Seyfried – Mank
Helena Zengel – News of the World

Yabancı Dilde En İyi Film

Another Round (Danimarka);
La Llorona (Guatemala)
The Life Ahead (İtalya)
Minari (ABD)
Two of Us (Fransa)

En İyi Senaryo

Promising Young Woman
Mank
The Trial of the Chicago 7
The Father
Nomadland

En İyi Animasyon Film

The Croods: A New Age
Onward
Over the Moon
Soul
Wolfwalkers

En İyi Orijinal Şarkı

“Fight for You” – Judas and the Black Messiah
“Hear My Voice” – The Trial of the Chicago 7
“Io Si” – The Life Ahead
“Speak Now” – One Night in Miami
“Tigress & Tweed” – The United States vs. Billie Holliday

En İyi Müzik

The Midnight Sky
Tenet
News of the World
Mank
Soul

En İyi Dizi (Drama) 

The Crown
The Mandalorian
Ozark
Lovecraft Country
Ratched

En İyi Dizi (Komedi ya da Müzikal)

Emily in Paris
Ted Lasso
The Flight Attendant
Schitt’s Creek
The Great

En İyi Mini Dizi/Film

Normal People
The Queen’s Gambit
The Undoing
Small Axe
Unorthodox

En İyi Erkek Oyuncu (Drama) 

Jason Bateman – Ozark
Josh O’Connor – The Crown
Bob Odenkirk – Better Call Saul
Matthew Rhys – Perry Mason
Al Pacino – Hunters

Josh O’Connor, The Crown dizisi 4. sezonda Prens Charles’ı canlandırdı.

En İyi Kadın Oyuncu (Drama)

Olivia Colman – The Crown
Jodie Comer – Killing Eve
Emma Corrin – The Crown
Laura Linney – Ozark
Sarah Paulson – Ratched

Emma Corrin, The Crown dizisi 4. sezonda Prenses Diana’yı canlandırdı.

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Don Cheadle – Black Monday
Nicholas Hoult – The Great
Eugene Levy – Schitt’s Creek
Jason Sudeikis – Ted Lasso
Ramy Youssef – Ramy

En İyi Kadın Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Lily Collins – Emily in Paris
Kaley Cuoco – The Flight Attendant
Elle Fanning – The Great
Catherine O’Hara – Schitt’s Creek
Jane Levy – Zoey’s Extraordinary Playlist

En İyi Erkek Oyuncu (Mini Dizi/TV Filmi)

Bryan Cranston – Your Honor
Jeff Daniels – The Comey Rule
Ethan Hawke – The Good Lord Bird
Hugh Grant – The Undoing
Mark Ruffalo – I Know This Much Is True

En İyi Kadın Oyuncu (Mini Dizi/TV Filmi)

Anya Taylor-Joy – The Queen’s Gambit
Shira Haas – Unorthodox
Nicole Kidman – The Undoing
Cate Blanchett – Mrs. America
Daisy Edgar-Jones – Normal People

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Dizi, Mini Dizi, TV Filmi)

John Boyega – Small Axe
Brendan Gleeson – The Comey Rule
Dan Levy – Schitt’s Creek
Jim Parsons – Hollywood
Donald Sutherland – The Undoing

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Dizi, Mini Dizi, TV Filmi)

Gillian Anderson – The Crown
Helena Bonham Carter – The Crown
Julia Garner – Ozark
Annie Murphy – Schitt’s Creek
Cynthia Nixon – Ratched

Kaynak: Golden Globes – Kayıp Rıhtım

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com