Bizimle iletişime geçin

Kadın

Badem Sütünün Faydaları ve Evde Yapılışı

Badem Sütünün Faydaları ve Evde Yapılışı

Badem sütü, süt ürünlerine alerjisi olanlar ve veganlar için bitkisel bazlı harika bir alternatiftir. Protein oranı düşük olmasına rağmen bol miktarda E vitamini içerir ve kalori bakımından düşüktür. Yumurta, balık ve tavuk gibi gıdalarla birlikte tüketilirse, sağlıklı beslenmeye mükemmel bir katkı sağlayabilir.

Diyete başlayan birçok kişi, inek sütüne iyi bir alternatif arayışı içerisindedir. Badem sütü, zengin besin kaynağı ve eşsiz aroması nedeniyle bu alanda en fazla rağbet gören bitkisel bazlı sütlerden biridir. Ancak işlenmiş bir içecek olması, ne kadar faydalı ve besleyici olabileceğini dair akıllarda bazı soru işaretleri bırakabilmektedir.

Makaleye Genel Bakış

  • Badem Sütü Nedir?
  • Badem Sütünün Faydaları
    • 1 – Vitamin ve Mineral Deposudur
    • 2 – Düşük Kalorilidir
    • 3 – Kan Şekerini Yükseltmez
    • 4 – Kalsiyumla Zenginleştirilen Badem Sütü Kemikleri Güçlendirebilir
    • 5 – Kalp Hastalığı Riskini Azaltabilir
  • Badem Sütünün Zararları ve Dezavantajları
    • Badem Sütü Protein Bakımından Yetersizdir
    • Katkı Maddeleri İçeriyor Olabilir
    • Badem Sütü Bebekler İçin Uygun Değildir
  • Evde Badem Sütü Nasıl Yapılır?

Badem Sütü Nedir?

Öğütülmüş taze badem ve sudan oluşan badem sütü, türüne bağlı olarak bazı farklı bileşenler de içerebilmektedir. Birçoğumuz hazır ürünleri satın alarak tüketmeyi tercih eder. Ancak evde badem sütü yapmak oldukça kolay ve zahmetsizdir.

Ticari amaçla üretilen badem sütlerinin birçoğunda, kıvam artırıcı, koruyu ve tatlandırıcı gibi katkı maddeleri kullanılır. Bu maddelerin kullanılmasının nedenleri, ürünlerin raf ömrünü uzatmak, lezzet ve doku kazandırmaktır. Badem sütü, bitkisel içeriğiyle vegan beslenenler, laktoz intoleransı ve süt alerjisi olanlar için uygundur. Kuruyemişlere alerjisi olanlarda bazı reaksiyonlara neden olabileceği unutulmamalıdır.

Badem Sütünün Faydaları

Evde üretilen badem sütlerinin şeker içeriği doğal olarak düşüktür. İçeriğinde yüksek miktarda bulunan E vitamini, vücudun hastalıklarla başa çıkmasında güçlü bir antioksidan görevi üstlenir. Gıdalarda süt yerine ilave edilerek veya kahveye eklenerek tüketilebilir.

1 – Vitamin ve Mineral Deposudur

Badem sütü inek sütü kadar besleyici bir içecek değildir. Ancak D vitamini, kalsiyum ve proteinlerle zenginleştirilerek, besin içeriği bakımından süte benzer bir hale getirilebilir.

İnsan vücudu, badem sütünde bulunan proteinleri inek sütünde olduğu gibi emmez. İçeriğinde bulunan fitik asit, demir, magnezyum ve çinko emilimini azaltır. Badem sütü vitamin ve mineral bakımından zengindir. Ancak bebeklerde normal süt yerine kullanılması uygun değildir.

2 – Düşük Kalorilidir

Kuruyemiş olarak tüketilen bademde yüksek miktarda yağ ve kalori olmasına rağmen, badem sütünde kalori miktarı oldukça düşüktür. Bu nedenle, her gün tüketilse bile kilo alımına neden olmaz. Aynı zamanda bazı besinler bakımında da zengindir.

Badem sütünün yağ miktarı, suyla seyreltilmesi nedeniyle neredeyse minimum seviyeye düşer. Bir fincan badem sütündeki kalori miktarı sadece 39’dur. Bu, aynı miktardaki süte göre yarı yarıya bir orandır. Bu oran hazır satılan badem sütlerinde farklılık gösterebilir. Sütte fincan başına kaç adet badem kullanıldığı, kalori miktarını doğrudan etkilemektedir. Uzman diyetisyenler, badem sütünün bu faydalarının görülebilmesi için şeker ilavesiz tüketilmesini önermektedir.

3 – Kan Şekerini Yükseltmez

Bir bardak şekersiz badem sütünde %2’den daha az karbonhidrat bulunur. Bu rakam az yağlı inek sütünde %5’tir. Badem sütü, aynı zamanda faydalı yağlar içerir. Kan şekeri seviyelerinde bir artışa yol açmaz. Karbonhidrat diyeti uygulayanlar ve şeker hastaları için uygun bir içecektir.

Piyasadaki hazır badem sütlerini kullanmayı tercih edenler, ürünlerin ambalajlarında belirtilen içerik listelerini mutlaka okumalı ve mümkün olabildiğince katkısız ürünleri seçmelidir.

4 – Kalsiyumla Zenginleştirilen Badem Sütü Kemikleri Güçlendirebilir

Doğadaki en zengin kalsiyum kaynağı hayvansal süt ürünleridir. Badem yağı, bunların aksine kalsiyum bakımından zayıf bir kaynaktadır. Bazı üreticiler, badem sütünün inek sütüyle benzer olabilmesi için kalsiyumla zenginleştirmektedir. Bu amaçla kullanıma sunulan bir fincan badem sütü, günlük kalsiyum ihtiyacının %37’sini karşılayabilir. Bu miktar, normal inek sütlerinde yaklaşık %23’tür.

Kalsiyumla zenginleştirilmiş badem sütleri, veganlar, süte alerjisi olanlar ve süt ürünlerini tüketemeyenler için harika bir kalsiyum kaynağı alternatifi olabilir. Kalsiyum, kemikleri korumak ve kemik gelişimi için önemli bir gereksinimdir. Yetersiz kalsiyum alımı, kemiklerin zayıf düşmesine ve kolay hasar görmesine yol açabilir.

5 – Kalp Hastalığı Riskini Azaltabilir

Badem sütünde bulunan sağlıklı yağlar, düzenli ve ölçülü bir tüketimle kalp hastalığı riskini önemli oranda düşürebilir. Badem sütünün %1’i yağdır ve bunun yaklaşık %90’ı doymamış faydalı yağlardan oluşur. Ana yağ asidi olan oleik asit, yapılan araştırmalara göre kan lipidlerinde olumlu değişikliklere neden olarak kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.

Beslenme uzmanlarına göre badem sütünde bulunan E vitamini ve sağlıklı yağlar, düzenli olarak tüketildiği zaman kalp için faydalı olan antioksidan ve antienflamatuar özelliklerle kalp sağlığınızı koruyabilir.

Badem Sütünün Zararları ve Dezavantajları

Piyasada çok sayıda farklı badem sütü mevcuttur. Bu ürünlerin bazıları işlenmiş şeker, tuz ve tatlandırıcı gibi birçok katkı maddesi içermektedir. Badem sütü kullananlar veya kullanacak olanlar, bu nedenle bazı dezavantajları göz önünde bulundurmalıdır.

Badem Sütü Protein Bakımından Yetersizdir

Bir fincan inek sütünde yaklaşık 8 gram protein bulunurken, bu miktar badem sütünde sadece 1 gramdır. Protein, vücudun birçok temel işlevi için bir gereksinimdir. Yumurta, balık, tavuk ve sığır eti gibi besinler, en önemli protein kaynaklarındandır. Bitki bazlı önemli protein kaynakları ise fasulye, mercimek ve kabuklu yemişlerdir.

Katkı Maddeleri İçeriyor Olabilir

İşlenmiş bazı badem sütleri, karragenan ya da lesitin gibi emülgatör türleri ve çok sayıda katkı maddesi içeriyor olabilir. Emülgatörlerin kullanım amacı sütün doku kazanmasıdır. Çok yüksek miktarda alındığı taktirde bağırsak sağlığını bozabilir.

Aromalı ve tatlandırılmış badem sütleri ise yüksek miktarda şeker içermektedir. Aşırı şeker tüketimi kilo alımı, kronik rahatsızlıklar ve diş çürümesine yol açabilir. Bazı büyük üreticiler, bu olası zararları göz önünde bulundurmakta ve badem sütlerinde bu tür katkı maddelerini kullanmaktan kaçınmaktadır. Tüketiciler, bunun gibi riskleri önlemek için aromasız ve şekersiz badem sütlerini seçmelidir.

Badem Sütü Bebekler İçin Uygun Değildir

Soya sütü dışındaki bitki bazlı içecekler, protein, demir, yağ, kalsiyum ve birçok vitamin bakımından yeterli değildir. Sıraladığımız besin kaynakları, çocukların büyümesi ve gelişebilmesi için gereklidir. Bebekler 4 veya 6 aylık olana kadar sadece anne sütü ve bebek mamalarıyla beslenmelidir. İnek sütü, bebeklerin beslenme diyetine 1 yaşından sonra dahil edilmelidir.

Evde Badem Sütü Nasıl Yapılır?

Son dönemlerde kullanımı yaygınlaşan sağlıklı içeceklerden badem sütü, evde kolaylıkla yapılabilir. İhtiyacınız olan malzemeler; bir blender, iki bardak badem ve biraz su.

  1. İki su bardağı bademi suyun içine koyun ve yumuşaması için 12 saat bekletin.
  2. Suda beklettiğiniz bademleri 4 bardak suyla birlikte blendıra yerleştirin ve pürüzsüz bir kıvama gelinceye kadar karıştırın.
  3. Karışımı bir tülbent veya ince süzgeçten geçirerek ayrı bir kaba aktarın.
  4. Bütün bu işlemlerin sonunda, yaklaşık 1 litre badem sütü elde etmiş olmanız gerekmektedir.
  5. Ev yapımı doğal badem suyunuzu buzdolabında bir süre beklettikten sonra tüketebilirsiniz.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kadın

Adet Döneminde Kolonoskopi Yapılır mı?

Adet Döneminde Kolonoskopi Yapılır mı?

Kolonoskopi için haftalar öncesinden randevu aldınız ve şimdi adet tarihinizle çakıştığını fark ettiniz. Kolonoskopi yaptırmak zaten başlı başına çekince oluşturuyorken bunun üstüne adetli olmanız da eklenince tedirginliğiniz artmış olabilir. Güzel haber, adetli olmanız kolonoskopi yapılmasına mani değildir ve bunun için endişelenmeniz gerekmez.

Adet tarihinin tatil, düğün, jinekolojik muayene veya kolonoskopi randevusu gibi tarihlerle çakışması can sıkıcı olabilir ancak bunun için yoğun strese girmeniz gerekmez. Aslında, kadınlar adetli oldukları süre boyunca, normal günlerde yaptıkları hemen her şeyi yapabilirler. Kadınlar arasındaki arasındaki şehir efsanelerinin aksine, regl döneminde yüzmenizde, saçlarınızı boyatmanızda veya ağda yapmanızda herhangi bir sakınca yoktur. Peki ya kolonoskopi?

Makaleye Genel Bakış

  • Adetliyken Kolonoskopi Yapılır mı?
  • Kolonoskopi Yaptırmak Adet Kanamasını Etkiler mi?
  • Kolonoskopi Esnasında Neler Beklemeliyim?

Adetliyken Kolonoskopi Yapılır mı?

Bildiğiniz gibi kolonoskopi prosedürü fiberoptik kamera ile makattan girilerek inceleme işleminin yapılmasıdır. Dürüst olalım, hiç kimse kolonoskopi yaptırmaya güle oynaya gitmiyor ve aslında az da olsa tedirginlik yapabiliyor. Tüm bunlara adet tarihinizin çakışması da eklenince stres seviyeniz katmerlenmiş olabilir.

Ancak iyi haberler de var! Kolonoskopi makat bölgesinden yapılan bir işlem olduğundan adetli olmanız prosedürü olumsuz etkilemez. Yani evet, adetliyken kolonoskopi yapılır ve bunun için randevunuzu ertelemeniz gerekmez.

Bununla birlikte, içiniz gerçekten rahat değilse ve huzursuz hissediyorsanız randevunuzu bir hafta sonrasına erteleyin. Ancak, randevu tarihinin ertelenmesi gibi bir durumun çoğu zaman mümkün olmadığını da biliyoruz. Durum buysa, kolonoskopi için sağlık kuruluşuna giderken ped yerine tampon kullanın. İşlem öncesinde iç çamaşırınızı çıkarmanız isteneceğinden ve pedler çamaşıra sabitlendiğinden en iyi seçenek tamponlardır. Ayrıca, kolonoskopi esnasında size refakat etmesi için yanınızda bir hemşire bulunacak. Hemşireye adetli olduğunuzu ve tampon kullandığınızı söylemekten çekinmeyin.

Kolonoskopi Yaptırmak Adet Kanamasını Etkiler mi?

Kolonoskopi ve adet olmak birbirinden çok farklı iki şeydir ve birbirini etkilemez. Kanamanızın şiddeti artmaz, azalmaz, döneminizin süresi uzamaz veya kısalmaz. Aynı şey, adetliyken jinekolojik muayene ve endoskopi için de geçerlidir. Yani, jinekolojik muayene, endoskopi veya kolonoskopi yapılmasının tıbbi olarak periyodun üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.

Kolonoskopi Esnasında Neler Beklemeliyim?

Randevunuzdan birkaç gün önce başlamak şartıyla sulu-yumuşak besinleri tüketmeniz gerektiği ve randevuya gelirken karnınızın aç olması gerektiği konusunda uyarılacaksınız. Ayrıca, prosedürün öncesinde doktorunuzun söylediği, kolonu (kalın bağırsak) temizleyen müshil etkili ilaçlar almanız gerekecek.

İşleminiz sırasında dizleriniz bükülü olarak sol tarafınıza yatacaksınız. Anestezi uzmanı uykuya dalmanızı sağlayacak anestezi verecektir. Prosedür başladıktan sonra, kolonoskop ismi verilen cihaz makattan içeri doğru itilir. Doktorunuz daha iyi görebilmek için kolonu hava ile hafifçe şişirebilir. Tüm bunlar anestezi altında yapıldığından herhangi bir ağrı veya rahatsızlık hissetmeyeceksiniz. İşlem boyunca yanınızda bir hemşire olacak ve prosedürün toplam süresi yaklaşık 20 dakika civarında sürecek.

İşlemin sonrasında, gözlem ve bakım ünitesi olan derlenme odasına alınacaksınız. Anestezinin etkisinin geçene kadar (uyanana kadar) burada istirahat halinde kalacaksınız. Kendinize geldiğinizde kıyafetlerinizi giyebilirsiniz. Doktorunuz muayenenin nasıl geçtiğini açıklayacak ve size poliplerin alınıp alınmadığını veya biyopsi alınıp alınmadığını söyleyecektir. Ardından evinize gidebilirsiniz. İşlem sırasında kolona verilen hava nedeniyle biraz kramp veya şişkinlik yaşayabilirsiniz. Gaz çıkardığınızda bu hızla kaybolmalıdır.

Ek olarak, kolonoskopi sonrasında size yardımcı olması için ve araç kullanmamanız gerektiğinden yanınızda refakatçiyle gelmeniz en iyisidir. Verilen ilaçlar geçici olarak sersemlik yapabileceğinden giyinme-ulaşım vb. konularda bir yakınınıza ihtiyaç duyabilirsiniz.

Sonuç

Adetli olmak, kolonoskopi yapılmasına tıbbi olarak engel teşkil etmez. Ancak yine de kendinizi huzursuz hissediyorsanız ve imkanınız varsa kolonoskopi randevunuzu ileri bir tarihe erteleyin. Randevu tarihinde değişiklik yapamıyorsanız işlemin yapılacağı gün ped yerine tampon kullanın. Zira, pedler iç çamaşırına tutturulduğundan ve çamaşırınızı çıkarmanız gerekeceğinden tampon kullanımı gereklidir.

Regl olduğunuz için doktorunuzun veya hemşirenizin sizi yargılamayacağını, sizden tiksinmeyeceğini veya kanamanızın muayenenin seyrini olumsuz etkilemeyeceğini unutmayın.

Okumaya devam et

Kadın

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Neden Olur?

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Neden Olur?

Sabah bulantıları, kilo alımı, kokulara karşı hassasiyet ve şişmiş ayak bilekleri gibi hamileliğin getirilerine kendinizi hazırlamış olmalısınız. Peki ya bu listeye karın kaşıntısının da dahil olduğunu biliyor muydunuz? Gebelik döneminde karın kaşıntısı yaygın olmakla birlikte anne veya bebeğe zarar verebilecek ciddi bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmez.

Hamilelik döneminde ortaya çıkan karın bölgesi kaşıntısı rahatsız edici olabilse de herhangi bir sağlık riski oluşturmadığından endişelenmenize gerek yoktur. Ancak yine de buna neyin sebep olduğunu ve kaşıntıyı gidermek için neler yapabileceğinizi bilmek isteyebilirsiniz. Aşağıda, hamilelikte karın kaşıntısının nedenine değiniyor ve iyi gelen birkaç geleneksel çözüm önerisinden bahsediyoruz…

Makaleye Genel Bakış

  • Gebelikte Karın Kaşıntısı Normal mi?
  • Hamilelikte Karın Kaşıntısı Bebeğe Zarar Verir mi?
  • Hamilelikte Karın Kaşıntısına Ne İyi Gelir?
  • Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Gebelikte Karın Kaşıntısı Normal mi?

Evet, normal. Gelişmekte olan fetüsünüze bedeninizin uyum sağlaması için karnınızın büyümesi gerekiyor ve kaşıntılı karnınızın nedeni de tam olarak budur. Bebeğinizle birlikte büyüyen karnın bölgenizde doğal olarak deri gerilmesi veya genişlemesi meydana gelir. Bu olduğunda, karnınızda ve hatta göbek deliğinizde kaşınma dürtüsü yaşayabilirsiniz. Ayrıca, gerilen cilt kaşıntıya ek olarak, karnınızda, göğüslerinizde, bacaklarınızda ve kalçalarınızda kırmızı veya pembemsi çizgilere (çatlak) neden olabilir.

Öte yandan, hamilelik dönemindeki yüksek hormon seviyeleri karın bölgesi de dahil olmak üzere vücudun genelinde cilt kuruluğuna neden olabilir. Bu durum kaşıntıyla birlikte pullanma şeklinde hafif deri döküntülerini ortaya çıkmasının yaygın bir sebebidir.

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Bebeğe Zarar Verir mi?

Hamilelik dönemindeki karın kaşıntısının birincil nedeni derinin gerilmesi ve hormonlar nedeniyle oluşan cilt kuruluğudur. Bu etkenlerin anneye veya bebeğe zarar vermesi olası değildir. Bu nedenle, kaşıntılı göbeğiniz için endişelenmeniz gerekmez. Bununla birlikte, kaşıntı vücudun neresinde olursa olsun rahatsız edicidir ve bu konuda birkaç ev çözümünü denemeniz iyi bir fikir olabilir…

Hamilelikte Karın Kaşıntısına Ne İyi Gelir?

Kaşıntılı karın rahatsız edici olduğu kadar özellikle de toplum içindeyseniz utanç verici olabilir. Neyse ki, kaşınma dürtüsünü azaltıp rahatlamanızı sağlayabilecek çeşitli yollar vardır.

  • Kaşıma dürtüsüne direnmek her ne kadar zor olsa da bölgeyi tırmalamak bölgenin tahriş olmasına neden olabileceğinden kaşımayın.
  • Hafif, nazik ve kokusuz bir nemlendirici çoğu zaman işe yarar. Karın bölgenize nemlendirici krem veya losyon sürün.
  • Ilık suyla yumuşak bir yulaf ezmesi banyosu kuru ciltler için harikalar yaratabilir. Ayrıca E vitamini yağıyla masajı deneyebilirsiniz.
  • Banyo suyunuzun sıcak değil, ılık olmasına dikkat edin. Sıcak su cildinizdeki doğal yağları sıyırarak kurutur ve kaşıntının şiddetlenmesine zemin hazırlayabilir.
  • Karın bölgenizde egzama varsa ve kaşıntınızın nedeni buysa soğuk kompres yapmak rahatlama sağlayabilir.
  • Bol giysiler giymeniz, giysilerinizin cildinize sürtünme ve tahrişe olasılığını azalttığından kaşıntıyı önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca, sentetik kıyafetler yerine pamuklu olanları tercih etmeniz iyi bir fikirdir.
  • Kaşıntıyı hafifletmek için herhangi bir ilaçlı krem ​​kullanmadan veya ağızdan ilaç almadan önce mutlaka ebeniz veya doktorunuzla konuşun.

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Hamilelik süresi boyunca ve özellikle karnınızın bariz şekilde büyümeye başladığı beşinci aydan itibaren göbek kaşıntısı normaldir. Bununla birlikte, doktorunuzdan randevu almanızın gereken bazı durumlar vardır.

  • Vücudumun genelinde şiddetli kaşıntı var
  • Vücudumun genelinde veya bazı bölgelerinde şiddetli deri döküntüleri var
  • Kaşıntılar yaşam kalitemi düşürecek kadar yoğun
  • Avuçlarımda ve ayak tabanlarımda döküntüsüz şiddetli kaşıntı var

Son olarak, kaşıntıya neden olabilen gebeliğin intrahepatik kolestazı (ICP) adı verilen tehlikeli bir karaciğer durumu olduğunu da bilmek önemlidir. En sık olarak avuç içlerinde ve ayak tabanlarında olmak üzere döküntü olmaksızın şiddetli kaşıntı ana semptomdur (kaşıntı gövdeye de yayılabilir). ICP erken doğum ve diğer problemlerin riskini artırabileceğinden, avuçlarda ve tabanlarda kızarıklık olmadan kaşıntı yaşarsanız doktorunuza söyleyin.

Okumaya devam et

Kadın

Adetliyken Yorgunluk ve Uyuma İsteği Neden Olur?

Adetliyken Yorgunluk ve Uyuma İsteği Neden Olur?

Çoğu kadın için adet dönemleri, kanamanın verdiği rahatsızlık hissi ve enerji düşüklüğüne ek olarak günü berbat edebilecek ağrılı semptomlarla birlikte gelir. Tüm bunların toplamı yorgun hissetmeyle ve sürekli uyuma isteğiyle sonuçlanabilir. Peki ama tam olarak neler oluyor?

Aşırı fiziksel aktivite, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları veya bazı ilaç türlerinin yan etkisinin sonucu gibi çeşitli nedenler hem yorgun hem de uykulu hissetmenize neden olabilir. Ancak, yorgunluk, aşırı halsizlik veya sürekli uyuma isteği bilinen herhangi bir sebep yokken yalnızca adetli olduğunuz günlerde ortaya çıkıyorsa, perde arkasındaki ”suçluları” bulmak için başka etkenlere göz atmanız gerekebilir…

Makaleye Genel Bakış

  • Regl Döneminde Yorgunluk ve Uyku Hali
    • Hormonlar
    • Geceleri az uyumak
    • Demir eksikliği anemisi
  • Adet Yorgunluğu Nasıl Geçer?

Regl Döneminde Yorgunluk ve Uyku Hali

Senaryo gereği spor yapan enerjik aktrislerin rol aldığı kadın pedi reklamlarının aksine, adet günlerinizde sürekli bitkin hissediyorsanız bu konuda yalnız değilsiniz. Adet döneminden önce ve özellikle ilk günlerinde enerji düşüklüğü kadınlar arasında yaygındır ve aslında bu durum birkaç bilimsel gerçekle açıklanabilir.

Hormonlar

Adetinizin ilk gününde östrojen ve progesteron seviyeleriniz en düşük seviyededir. Bu da kendinizi yorgun, bitkin, halsiz ve uykulu hissetmenize neden olur. Döneminiz boyunca hormon seviyeleriniz tekrar yükselmeye başlayacağından, enerji seviyeleriniz genellikle birkaç gün içinde normale döner.

Geceleri az uyumak

Adetli olun veya olmayın gece uykusunu tam almadığınızda günü verimsiz geçirirsiniz. Bununla birlikte, ağrılar, kramplar, ateş basması ve duygu durum bozuklukları gibi regl semptomlarının özel günlerinizde uykunuza müdahale etmesi daha olasıdır.

ABD Ulusal Uyku Vakfı tarafından yapılan araştırmaya göre, kadınların %3’ü adet dönemlerinde uyku bozukluğu yaşıyor. %23’ü ise dönemleri boyunca geceleri yeterince uyuyamadığını söylüyor. (Kaynak) PMS’li kadınların uykusuzluk yaşama olasılığı iki kat daha fazlayken, adet öncesi disforik bozukluğu olan kadınların %70’i uykusuzluk benzeri sorunlar yaşadıklarını dile getiriyor ve %80’i kendilerini yorgun olarak tanımlıyor. 

Demir eksikliği anemisi

Yoğun geçen adet kanamanız varsa ve yataktan çıkmak istemeyecek kadar halsiz hissediyorsanız bunun nedeni menoraji olabilir. Demir eksikliği anemisinin kadınlar arasındaki en yaygın nedeni, tıp dilinde menoraji olarak ifade edilen uzun ve yoğun geçen adet dönemidir. Demir eksikliği anemisinin tipik belirtileri yorgunluk, soluk cilt, nefes darlığı ve kalp çarpıntısıdır. Peki ama menoraji olup olmadığınızı nasıl anlayabilirsiniz?

  • Adet kanamam 7 günden fazla sürüyor
  • Kanama esnasında büyük kan pıhtıları geliyor
  • Yoğun kanama nedeniyle her iki saatte bir (veya daha az sürede) ped değiştiriyorum
  • Ped değiştirmek için geceleri uyanmak zorunda kalıyorum
  • Aşırı yorgun, halsiz, ve bitkin hissediyorum

Sorununuzun kaynağının demir eksikliği anemisi olduğundan şüpheleniliyorsa, kırmızı kan hücrelerinin sayısının normal aralıkta olup olmadığını belirlemek için kan testi yapılacaktır. Sonuçlara göre doktorunuz, demir zengini besinlere öncelik vermeniz gerektiğini önerebilir ve demir takviyesi kullanmanız gerektiğini söyleyebilir.

Ek olarak, sürekli yorgun hissetmenin bir başka nedeni tiroid sorunları olabilir. Tiroid, boyunda bulunan ve görevi vücudun metabolizmasını doğal olarak düzenleyen hormonlar üretmek olan kelebek şeklinde küçük bir bezdir. Tiroid bezi yeterince hormon üretmezse (hipotiroidizm) yorgunluk dahil olmak üzere kilo alımı ve depresyon gibi çeşitli sonuçlar ortaya çıkarabilir.

Adet Yorgunluğu Nasıl Geçer?

Öncelikle, her ayın bir haftasında bitkin hissetmenin alışılmadık bir durum olmadığını hatırlamakta fayda var çünkü vücudunuzda hormonal anlamda değişiklikler oluyor. Ancak yine de bu, aşırı kanamanın neden olduğu demir eksikliği gibi tıbbi durumları gözardı edebileceğiniz anlamına gelmiyor. Genel sağlığınızı ve yaşam kalitenizi düşüren herhangi bir sorun doktorunuzdan randevu almak için yeterli bir sebeptir.

Öte yandan, yorgun hissetmeniz ve gündüz saatlerinde bastıran uyku isteğiniz, adet döneminizde hormonlarınızın size sunduğu can sıkıcı bir armağandan ibaretse üzgünüz ama bunun için yapabileceğiniz çok fazla şey yok. Bununla birlikte, bol su içmek, sigara-alkol tüketiminden kaçınmak, geceleri en az sekiz saat uyumak ve sağlıklı beslenmek gibi genel tavsiyeler işe yarayabilir. Ayrıca, her ne kadar yataktan çıkıp başlamak zor olsa da adetliyken yürüyüş yapmak gibi hafif egzersizler yorgunluk ve uyku hissini yenmenin iyi bir yoludur.

Tüm bunlara rağmen yine de bitkin hissediyorsanız, yatakta istirahatle veya ara sıra şekerleme yaparak geçen bir gün, lezzetli bir atıştırmalık ya da Netflix gibi dijital bir platform başlı başına mükemmel bir ilaç olabilir.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com