Bizimle iletişime geçin

Kadın

Bebeklerin Saçını Ne Uzatır? Bebeklerde Hızlı Saç Uzatma ve Gürleştirme Yöntemleri

Bebeklerin Saçını Ne Uzatır? Bebeklerde Hızlı Saç Uzatma ve Gürleştirme Yöntemleri

Gür saçları olsun ya da olmasın bebekler her zaman sevimlidir! Ebeveynler olarak hepimiz çocuklarımızı koşulsuz seviyoruz. Sırma saçlı veya kel olmaları gerçekten önemli değil. Bununla birlikte, çoğu anne ve baba bebeklerinin saçlarının nasıl daha hızlı uzayacağını ve gürleşeceğini düşünmekten kendilerini alıkoyamıyor. Sevindirici haber, bebeklerin saçlarının çok seyrek olması, endişe verici herhangi bir sağlık sorununu işaret etmez ve en geç 1 yaşından itibaren saçları daha sık çıkmaya başlar.

Hamilelik sürecinde, bebeğin göz rengi, saç rengi ve kime benzeyeceği gibi konular çiftler arasında en çok sohbeti yapılan konuşmalardır. Elbetteki en önemlisi sağlıklı olması ancak dürüst olmak gerekirse çoğu ebeveyn, minik yavruları dünyaya gelmeden önce aklında gür saçlı bir bebek figürü oluşturuyor. Doğum sonrası bebeğin saçlarının seyrek olması ise endişe kaynağı olabiliyor. Eğer sizinde durumunuz buysa, panik yapmanıza gerek yok! Yenidoğanların kel olması veya seyrek saçlı olması herhangi bir sağlık sorunu değildir ve en geç 1 yaşından itibaren saçları daha sık çıkmaya başlar. Buna rağmen, bebeğinizin saçlarının daha gür olması ve hızlı uzaması konusunda aceleci davranıyorsanız okumaya devam edin…

Bazı bebekler sık saçlarla dünyaya gelirken bazı bebekler saçsız olarak doğabiliyor. Her iki durumda normaldir ancak aradaki farklılığın nedeni genetik faktörler oluşturur. Sizin ve eşinizin DNA’sı bebeğinizin saç sıklığından göz rengine kadar birçok özelliğini belirler. Bunun dışında, hormonlar da önemli rol oynar. Tüm bunlarla birlikte, yenidoğan bebeğinizin saçlarının seyrek olması, onun her zaman böyle kalacağı anlamına gelmez. Yine de süreci hızlandırmak için yapabileceğiniz birkaç şey var. İşte, evinizde deneyebileceğiniz faydalı ipuçları…

Bebeğimin Saçlarının Daha Hızlı Uzaması İçin Neler Yapabilirim?

Bebeklerin saçlarını uzatmak için kullanılan yöntemler, doğal yağları uygulamak, uygun beslenmesini sağlamak (6 aydan büyükse), doğru ürünleri kullanmak ve saç kopmalarına neden olabilecek etkenlere önlem almak olarak sıralanabilir. Şimdi bu yöntemleri daha detaylı inceleyelim ve bebeklerin saçını ne uzatır? Sorusunu yanıtlamaya çalışalım.

Doğal yağlar ile masaj: Doğal yağlar ile nazikçe bebeğinize yapacağınız masaj, minik yavrunuzun cildi ve saç derisi için harikadır. Kan dolaşımını iyileştirir, cildini nemlendirir ve saç uzamasını teşvik eder. Zeytinyağı, Hindistan cevizi yağı ve badem yağı gönül rahatlığıyla kullanabileceğiniz seçenekler arasındadır. Bu yağlardan az miktarda avcunuza dökün ve hem cildini hem de kafa derisini dairesel hareketlerle nazikçe ovarak masaj yapın.

Düzenli olarak yıkayın: Kir birikimini azaltmak ve saç derisini temiz tutmak, hızlı saç uzatmak konusunda önemlidir. Saç derisindeki kir, toz ve yağ birikimleri saçın normal uzama döngüsünü olumsuz etkiler. İki veya üç günde bir kere bebeğinizi banyo yaptırın ve mutlaka bebek şampuanı kullanın. Yetişkinlerin kullandığı şampuanların ve saç kremlerinin bebekler için uygun olmadığını unutmayın. Ek olarak, suyun çok sıcak veya çok soğuk olmamasına dikkat edin.

Aloe vera kullanmayı deneyin: Aloe vera bitkisinden çıkan jelin cilt üzerinde harika etkileri olduğunu herkes biliyor ancak saç uzatma konusunda da etkili olduğundan çok az kişi haberdar. Aloe vera bitkisinin suyunu direkt olarak bebeğinizin kafa derisine sürüp nazikçe masaj yapabileceğiniz gibi şampuanına ekleyip kullanabilirsiniz.

Dolaşık saçları açmak için nazikçe tarayın: Dolaşık ve bakımsız saçlar daha yavaş uzar. Ayrıca, bebeğinizin saçlarını taramak, saç derisindeki kan dolaşımını iyileştirebilir. Geniş dişli bir tarak kullanın ve saçları çekiştirmeden nazikçe dolaşıkları açtığınızdan emin olun.

Mümkün olan en yumuşak havluyu kullanın: Yetişkinlere göre bebeklerin saç kökleri çok daha hassastır. Sizin için sorun teşkil etmeyen küçük şeyler bebeğiniz için sakıncalı olabilir. Sert havlularla bebeğinizin kafasını kurulamak veya ovmak saç köklerine zarar verebilir. Bu nedenle, mümkün olan en yumuşak havluyu kullanarak nazikçe bebeğinizin kafasını kurulayın.

Saç kayıplarına neden olabilecek faktörlerin farkında olun: Bebeğinizin saçları zaten seyrekse, az sayıdaki mevcut saçlarını da kaybetmesini istemezsiniz. Soğuk hava ve güneşin UV ışınları bebeğinizin saçlarını kurutarak cansızlaştırabileceği için bu tür havalarda dışarı çıkartırken bebeğinize şapka takın. Ayrıca, bazı bebekler saçlarını çekerek yolma eğilimindedir. Bebeklerin saçını çekmesini engellemek için en pratik çözüm yolu bebek eldivenleridir. Ek olarak, sıkı takılan tokalar bebeklerin saçlarına zarar verir ve dökülmeye yol açar. Kız bebeğinizin saçlarını gevşek bağlayın ve sert tokalardan kaçının.

Beslenmesine dikkat edin (6 aydan büyük): İlk 6 ay boyunca bebekler için en ideal besin hiç şüphesiz anne sütüdür. 6 aydan sonra bebeğinizin farklı lezzetlerin tadına bakmasını sağlayabilirsiniz. Bakınız: Bebeklere kilo aldıran yiyecekler Bunun dışında, bebeğinizin saçlarının seyrek olduğundan ve yavaş uzadığından muzdaripseniz, harika bir protein ve amino asit kaynağı olan badem vermeyi düşünebilirsiniz ancak bebeğinizin 6 aydan büyük olması ve bademi ezerek toz haline getirip mamaya katmanız gerektiğini unutmayın. Günde 2 – 3 badem yeterli olacaktır.

Ek olarak, saç tellerinin kalınlaşmasını ve daha hızlı uzamasını sağlayan bir diğer önemli besin demirdir. Çocuğunuzun diyetine yeşil yapraklı sebzeler, bal kabağı ve fasulye gibi demir yönünden zengin yiyecekler ekleyebilirsiniz.

Bebeklerde Saç Dökülmesi Normal mi?

Bebeğinizin beşiğinde dökülen saç telleriyle karşılaştıysanız panik yapmanıza gerek yok. Çoğu bebek 2. aydan 6. aya kadar saç dökülmesi yaşar. Özellikle yastıkla temas eden başlarının arka kısmında bu dökülmeler daha yoğun olabilir ve farklı genişliklerde saçsız bölgeler oluşabilir. İyi haber şu ki, bu normal bir durumdur ve dökülen saçların yerine yenileri çıkar. Genellikle bebekler 1. doğum gününe kadar daha sık ve gür saçlara kavuşur ancak bazı bebeklerin sık saçlarının oluşması 1,5 hatta 2 yaşını bulabilir.

Bebeklerin Saçı Ne Zaman Kazıtılır?

Bebeklerin saçı kazıtılmaz! Daha doğrusu böyle bir şeye gerek yoktur. Nitekim, jiletle saç tıraşı saç gürleşmesi konusunda ek bir katkı sağlamaz. Jiletle bebeğin saçlarını kazıtmak, Hindistan gibi bazı ülkelerde yaygın olarak uygulansa da bunun bilimsel bir dayanağı yoktur. Saçın kalitesi genetik, beslenme ve diğer faktörler tarafından belirlenir. Saçın dokusu ve kalitesi jiletle kazıyarak değişmez. Yalnızca doğru besinler alınarak ve uygun bakım adımları izlenerek saç sağlığını iyileştirmek mümkündür.

Sonuç:

Bebeğin seyrek saçlı veya kel olarak doğmuş olması herhangi bir sorunun belirtisi değildir ve saç dökülmesi 6. aya kadar normal olarak kabul edilir. Saç gürleştirmek ve saçların daha hızlı uzamasını teşvik etmek için doğal yağlar ile masaj yapmak, doğal aloe vera jeli kullanmak, saç derisi temizliğine dikkat etmek ve bakımını yapmak gibi basit ev çözümleri uygulanabilir.

Bebeğinizin saçları 6. aydan sonra halen dökülmeye devam ederse, beslenme yetersizlikleri, otoimmün hastalıklar veya kafa derisi mantar enfeksiyonları gibi olası nedenler için doktorunuza danışabilirsiniz.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kadın

Adet Döneminde Kolonoskopi Yapılır mı?

Adet Döneminde Kolonoskopi Yapılır mı?

Kolonoskopi için haftalar öncesinden randevu aldınız ve şimdi adet tarihinizle çakıştığını fark ettiniz. Kolonoskopi yaptırmak zaten başlı başına çekince oluşturuyorken bunun üstüne adetli olmanız da eklenince tedirginliğiniz artmış olabilir. Güzel haber, adetli olmanız kolonoskopi yapılmasına mani değildir ve bunun için endişelenmeniz gerekmez.

Adet tarihinin tatil, düğün, jinekolojik muayene veya kolonoskopi randevusu gibi tarihlerle çakışması can sıkıcı olabilir ancak bunun için yoğun strese girmeniz gerekmez. Aslında, kadınlar adetli oldukları süre boyunca, normal günlerde yaptıkları hemen her şeyi yapabilirler. Kadınlar arasındaki arasındaki şehir efsanelerinin aksine, regl döneminde yüzmenizde, saçlarınızı boyatmanızda veya ağda yapmanızda herhangi bir sakınca yoktur. Peki ya kolonoskopi?

Makaleye Genel Bakış

  • Adetliyken Kolonoskopi Yapılır mı?
  • Kolonoskopi Yaptırmak Adet Kanamasını Etkiler mi?
  • Kolonoskopi Esnasında Neler Beklemeliyim?

Adetliyken Kolonoskopi Yapılır mı?

Bildiğiniz gibi kolonoskopi prosedürü fiberoptik kamera ile makattan girilerek inceleme işleminin yapılmasıdır. Dürüst olalım, hiç kimse kolonoskopi yaptırmaya güle oynaya gitmiyor ve aslında az da olsa tedirginlik yapabiliyor. Tüm bunlara adet tarihinizin çakışması da eklenince stres seviyeniz katmerlenmiş olabilir.

Ancak iyi haberler de var! Kolonoskopi makat bölgesinden yapılan bir işlem olduğundan adetli olmanız prosedürü olumsuz etkilemez. Yani evet, adetliyken kolonoskopi yapılır ve bunun için randevunuzu ertelemeniz gerekmez.

Bununla birlikte, içiniz gerçekten rahat değilse ve huzursuz hissediyorsanız randevunuzu bir hafta sonrasına erteleyin. Ancak, randevu tarihinin ertelenmesi gibi bir durumun çoğu zaman mümkün olmadığını da biliyoruz. Durum buysa, kolonoskopi için sağlık kuruluşuna giderken ped yerine tampon kullanın. İşlem öncesinde iç çamaşırınızı çıkarmanız isteneceğinden ve pedler çamaşıra sabitlendiğinden en iyi seçenek tamponlardır. Ayrıca, kolonoskopi esnasında size refakat etmesi için yanınızda bir hemşire bulunacak. Hemşireye adetli olduğunuzu ve tampon kullandığınızı söylemekten çekinmeyin.

Kolonoskopi Yaptırmak Adet Kanamasını Etkiler mi?

Kolonoskopi ve adet olmak birbirinden çok farklı iki şeydir ve birbirini etkilemez. Kanamanızın şiddeti artmaz, azalmaz, döneminizin süresi uzamaz veya kısalmaz. Aynı şey, adetliyken jinekolojik muayene ve endoskopi için de geçerlidir. Yani, jinekolojik muayene, endoskopi veya kolonoskopi yapılmasının tıbbi olarak periyodun üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.

Kolonoskopi Esnasında Neler Beklemeliyim?

Randevunuzdan birkaç gün önce başlamak şartıyla sulu-yumuşak besinleri tüketmeniz gerektiği ve randevuya gelirken karnınızın aç olması gerektiği konusunda uyarılacaksınız. Ayrıca, prosedürün öncesinde doktorunuzun söylediği, kolonu (kalın bağırsak) temizleyen müshil etkili ilaçlar almanız gerekecek.

İşleminiz sırasında dizleriniz bükülü olarak sol tarafınıza yatacaksınız. Anestezi uzmanı uykuya dalmanızı sağlayacak anestezi verecektir. Prosedür başladıktan sonra, kolonoskop ismi verilen cihaz makattan içeri doğru itilir. Doktorunuz daha iyi görebilmek için kolonu hava ile hafifçe şişirebilir. Tüm bunlar anestezi altında yapıldığından herhangi bir ağrı veya rahatsızlık hissetmeyeceksiniz. İşlem boyunca yanınızda bir hemşire olacak ve prosedürün toplam süresi yaklaşık 20 dakika civarında sürecek.

İşlemin sonrasında, gözlem ve bakım ünitesi olan derlenme odasına alınacaksınız. Anestezinin etkisinin geçene kadar (uyanana kadar) burada istirahat halinde kalacaksınız. Kendinize geldiğinizde kıyafetlerinizi giyebilirsiniz. Doktorunuz muayenenin nasıl geçtiğini açıklayacak ve size poliplerin alınıp alınmadığını veya biyopsi alınıp alınmadığını söyleyecektir. Ardından evinize gidebilirsiniz. İşlem sırasında kolona verilen hava nedeniyle biraz kramp veya şişkinlik yaşayabilirsiniz. Gaz çıkardığınızda bu hızla kaybolmalıdır.

Ek olarak, kolonoskopi sonrasında size yardımcı olması için ve araç kullanmamanız gerektiğinden yanınızda refakatçiyle gelmeniz en iyisidir. Verilen ilaçlar geçici olarak sersemlik yapabileceğinden giyinme-ulaşım vb. konularda bir yakınınıza ihtiyaç duyabilirsiniz.

Sonuç

Adetli olmak, kolonoskopi yapılmasına tıbbi olarak engel teşkil etmez. Ancak yine de kendinizi huzursuz hissediyorsanız ve imkanınız varsa kolonoskopi randevunuzu ileri bir tarihe erteleyin. Randevu tarihinde değişiklik yapamıyorsanız işlemin yapılacağı gün ped yerine tampon kullanın. Zira, pedler iç çamaşırına tutturulduğundan ve çamaşırınızı çıkarmanız gerekeceğinden tampon kullanımı gereklidir.

Regl olduğunuz için doktorunuzun veya hemşirenizin sizi yargılamayacağını, sizden tiksinmeyeceğini veya kanamanızın muayenenin seyrini olumsuz etkilemeyeceğini unutmayın.

Okumaya devam et

Kadın

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Neden Olur?

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Neden Olur?

Sabah bulantıları, kilo alımı, kokulara karşı hassasiyet ve şişmiş ayak bilekleri gibi hamileliğin getirilerine kendinizi hazırlamış olmalısınız. Peki ya bu listeye karın kaşıntısının da dahil olduğunu biliyor muydunuz? Gebelik döneminde karın kaşıntısı yaygın olmakla birlikte anne veya bebeğe zarar verebilecek ciddi bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmez.

Hamilelik döneminde ortaya çıkan karın bölgesi kaşıntısı rahatsız edici olabilse de herhangi bir sağlık riski oluşturmadığından endişelenmenize gerek yoktur. Ancak yine de buna neyin sebep olduğunu ve kaşıntıyı gidermek için neler yapabileceğinizi bilmek isteyebilirsiniz. Aşağıda, hamilelikte karın kaşıntısının nedenine değiniyor ve iyi gelen birkaç geleneksel çözüm önerisinden bahsediyoruz…

Makaleye Genel Bakış

  • Gebelikte Karın Kaşıntısı Normal mi?
  • Hamilelikte Karın Kaşıntısı Bebeğe Zarar Verir mi?
  • Hamilelikte Karın Kaşıntısına Ne İyi Gelir?
  • Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Gebelikte Karın Kaşıntısı Normal mi?

Evet, normal. Gelişmekte olan fetüsünüze bedeninizin uyum sağlaması için karnınızın büyümesi gerekiyor ve kaşıntılı karnınızın nedeni de tam olarak budur. Bebeğinizle birlikte büyüyen karnın bölgenizde doğal olarak deri gerilmesi veya genişlemesi meydana gelir. Bu olduğunda, karnınızda ve hatta göbek deliğinizde kaşınma dürtüsü yaşayabilirsiniz. Ayrıca, gerilen cilt kaşıntıya ek olarak, karnınızda, göğüslerinizde, bacaklarınızda ve kalçalarınızda kırmızı veya pembemsi çizgilere (çatlak) neden olabilir.

Öte yandan, hamilelik dönemindeki yüksek hormon seviyeleri karın bölgesi de dahil olmak üzere vücudun genelinde cilt kuruluğuna neden olabilir. Bu durum kaşıntıyla birlikte pullanma şeklinde hafif deri döküntülerini ortaya çıkmasının yaygın bir sebebidir.

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Bebeğe Zarar Verir mi?

Hamilelik dönemindeki karın kaşıntısının birincil nedeni derinin gerilmesi ve hormonlar nedeniyle oluşan cilt kuruluğudur. Bu etkenlerin anneye veya bebeğe zarar vermesi olası değildir. Bu nedenle, kaşıntılı göbeğiniz için endişelenmeniz gerekmez. Bununla birlikte, kaşıntı vücudun neresinde olursa olsun rahatsız edicidir ve bu konuda birkaç ev çözümünü denemeniz iyi bir fikir olabilir…

Hamilelikte Karın Kaşıntısına Ne İyi Gelir?

Kaşıntılı karın rahatsız edici olduğu kadar özellikle de toplum içindeyseniz utanç verici olabilir. Neyse ki, kaşınma dürtüsünü azaltıp rahatlamanızı sağlayabilecek çeşitli yollar vardır.

  • Kaşıma dürtüsüne direnmek her ne kadar zor olsa da bölgeyi tırmalamak bölgenin tahriş olmasına neden olabileceğinden kaşımayın.
  • Hafif, nazik ve kokusuz bir nemlendirici çoğu zaman işe yarar. Karın bölgenize nemlendirici krem veya losyon sürün.
  • Ilık suyla yumuşak bir yulaf ezmesi banyosu kuru ciltler için harikalar yaratabilir. Ayrıca E vitamini yağıyla masajı deneyebilirsiniz.
  • Banyo suyunuzun sıcak değil, ılık olmasına dikkat edin. Sıcak su cildinizdeki doğal yağları sıyırarak kurutur ve kaşıntının şiddetlenmesine zemin hazırlayabilir.
  • Karın bölgenizde egzama varsa ve kaşıntınızın nedeni buysa soğuk kompres yapmak rahatlama sağlayabilir.
  • Bol giysiler giymeniz, giysilerinizin cildinize sürtünme ve tahrişe olasılığını azalttığından kaşıntıyı önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca, sentetik kıyafetler yerine pamuklu olanları tercih etmeniz iyi bir fikirdir.
  • Kaşıntıyı hafifletmek için herhangi bir ilaçlı krem ​​kullanmadan veya ağızdan ilaç almadan önce mutlaka ebeniz veya doktorunuzla konuşun.

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Hamilelik süresi boyunca ve özellikle karnınızın bariz şekilde büyümeye başladığı beşinci aydan itibaren göbek kaşıntısı normaldir. Bununla birlikte, doktorunuzdan randevu almanızın gereken bazı durumlar vardır.

  • Vücudumun genelinde şiddetli kaşıntı var
  • Vücudumun genelinde veya bazı bölgelerinde şiddetli deri döküntüleri var
  • Kaşıntılar yaşam kalitemi düşürecek kadar yoğun
  • Avuçlarımda ve ayak tabanlarımda döküntüsüz şiddetli kaşıntı var

Son olarak, kaşıntıya neden olabilen gebeliğin intrahepatik kolestazı (ICP) adı verilen tehlikeli bir karaciğer durumu olduğunu da bilmek önemlidir. En sık olarak avuç içlerinde ve ayak tabanlarında olmak üzere döküntü olmaksızın şiddetli kaşıntı ana semptomdur (kaşıntı gövdeye de yayılabilir). ICP erken doğum ve diğer problemlerin riskini artırabileceğinden, avuçlarda ve tabanlarda kızarıklık olmadan kaşıntı yaşarsanız doktorunuza söyleyin.

Okumaya devam et

Kadın

Adetliyken Yorgunluk ve Uyuma İsteği Neden Olur?

Adetliyken Yorgunluk ve Uyuma İsteği Neden Olur?

Çoğu kadın için adet dönemleri, kanamanın verdiği rahatsızlık hissi ve enerji düşüklüğüne ek olarak günü berbat edebilecek ağrılı semptomlarla birlikte gelir. Tüm bunların toplamı yorgun hissetmeyle ve sürekli uyuma isteğiyle sonuçlanabilir. Peki ama tam olarak neler oluyor?

Aşırı fiziksel aktivite, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları veya bazı ilaç türlerinin yan etkisinin sonucu gibi çeşitli nedenler hem yorgun hem de uykulu hissetmenize neden olabilir. Ancak, yorgunluk, aşırı halsizlik veya sürekli uyuma isteği bilinen herhangi bir sebep yokken yalnızca adetli olduğunuz günlerde ortaya çıkıyorsa, perde arkasındaki ”suçluları” bulmak için başka etkenlere göz atmanız gerekebilir…

Makaleye Genel Bakış

  • Regl Döneminde Yorgunluk ve Uyku Hali
    • Hormonlar
    • Geceleri az uyumak
    • Demir eksikliği anemisi
  • Adet Yorgunluğu Nasıl Geçer?

Regl Döneminde Yorgunluk ve Uyku Hali

Senaryo gereği spor yapan enerjik aktrislerin rol aldığı kadın pedi reklamlarının aksine, adet günlerinizde sürekli bitkin hissediyorsanız bu konuda yalnız değilsiniz. Adet döneminden önce ve özellikle ilk günlerinde enerji düşüklüğü kadınlar arasında yaygındır ve aslında bu durum birkaç bilimsel gerçekle açıklanabilir.

Hormonlar

Adetinizin ilk gününde östrojen ve progesteron seviyeleriniz en düşük seviyededir. Bu da kendinizi yorgun, bitkin, halsiz ve uykulu hissetmenize neden olur. Döneminiz boyunca hormon seviyeleriniz tekrar yükselmeye başlayacağından, enerji seviyeleriniz genellikle birkaç gün içinde normale döner.

Geceleri az uyumak

Adetli olun veya olmayın gece uykusunu tam almadığınızda günü verimsiz geçirirsiniz. Bununla birlikte, ağrılar, kramplar, ateş basması ve duygu durum bozuklukları gibi regl semptomlarının özel günlerinizde uykunuza müdahale etmesi daha olasıdır.

ABD Ulusal Uyku Vakfı tarafından yapılan araştırmaya göre, kadınların %3’ü adet dönemlerinde uyku bozukluğu yaşıyor. %23’ü ise dönemleri boyunca geceleri yeterince uyuyamadığını söylüyor. (Kaynak) PMS’li kadınların uykusuzluk yaşama olasılığı iki kat daha fazlayken, adet öncesi disforik bozukluğu olan kadınların %70’i uykusuzluk benzeri sorunlar yaşadıklarını dile getiriyor ve %80’i kendilerini yorgun olarak tanımlıyor. 

Demir eksikliği anemisi

Yoğun geçen adet kanamanız varsa ve yataktan çıkmak istemeyecek kadar halsiz hissediyorsanız bunun nedeni menoraji olabilir. Demir eksikliği anemisinin kadınlar arasındaki en yaygın nedeni, tıp dilinde menoraji olarak ifade edilen uzun ve yoğun geçen adet dönemidir. Demir eksikliği anemisinin tipik belirtileri yorgunluk, soluk cilt, nefes darlığı ve kalp çarpıntısıdır. Peki ama menoraji olup olmadığınızı nasıl anlayabilirsiniz?

  • Adet kanamam 7 günden fazla sürüyor
  • Kanama esnasında büyük kan pıhtıları geliyor
  • Yoğun kanama nedeniyle her iki saatte bir (veya daha az sürede) ped değiştiriyorum
  • Ped değiştirmek için geceleri uyanmak zorunda kalıyorum
  • Aşırı yorgun, halsiz, ve bitkin hissediyorum

Sorununuzun kaynağının demir eksikliği anemisi olduğundan şüpheleniliyorsa, kırmızı kan hücrelerinin sayısının normal aralıkta olup olmadığını belirlemek için kan testi yapılacaktır. Sonuçlara göre doktorunuz, demir zengini besinlere öncelik vermeniz gerektiğini önerebilir ve demir takviyesi kullanmanız gerektiğini söyleyebilir.

Ek olarak, sürekli yorgun hissetmenin bir başka nedeni tiroid sorunları olabilir. Tiroid, boyunda bulunan ve görevi vücudun metabolizmasını doğal olarak düzenleyen hormonlar üretmek olan kelebek şeklinde küçük bir bezdir. Tiroid bezi yeterince hormon üretmezse (hipotiroidizm) yorgunluk dahil olmak üzere kilo alımı ve depresyon gibi çeşitli sonuçlar ortaya çıkarabilir.

Adet Yorgunluğu Nasıl Geçer?

Öncelikle, her ayın bir haftasında bitkin hissetmenin alışılmadık bir durum olmadığını hatırlamakta fayda var çünkü vücudunuzda hormonal anlamda değişiklikler oluyor. Ancak yine de bu, aşırı kanamanın neden olduğu demir eksikliği gibi tıbbi durumları gözardı edebileceğiniz anlamına gelmiyor. Genel sağlığınızı ve yaşam kalitenizi düşüren herhangi bir sorun doktorunuzdan randevu almak için yeterli bir sebeptir.

Öte yandan, yorgun hissetmeniz ve gündüz saatlerinde bastıran uyku isteğiniz, adet döneminizde hormonlarınızın size sunduğu can sıkıcı bir armağandan ibaretse üzgünüz ama bunun için yapabileceğiniz çok fazla şey yok. Bununla birlikte, bol su içmek, sigara-alkol tüketiminden kaçınmak, geceleri en az sekiz saat uyumak ve sağlıklı beslenmek gibi genel tavsiyeler işe yarayabilir. Ayrıca, her ne kadar yataktan çıkıp başlamak zor olsa da adetliyken yürüyüş yapmak gibi hafif egzersizler yorgunluk ve uyku hissini yenmenin iyi bir yoludur.

Tüm bunlara rağmen yine de bitkin hissediyorsanız, yatakta istirahatle veya ara sıra şekerleme yaparak geçen bir gün, lezzetli bir atıştırmalık ya da Netflix gibi dijital bir platform başlı başına mükemmel bir ilaç olabilir.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com