Bizimle iletişime geçin

Bilim

Buğday Yağı Nasıl Kullanılır? Buğday Yağının Saça ve Cilde Faydaları

Yoğun ve yorucu geçen yaşantımızda, birden fazla sorunla başa çıkmamıza yardımcı olabilecek kapsamlı çözümler arıyoruz. Sizinde amacınız yan etkisi olmayan doğal bir içerik ile birçok farklı kazanım elde etmekse, aradığınız çözüm buğday tanelerinde saklı olabilir. Yapılan yakın tarihli çalışmalar, buğday yağının 23 farklı besin içerdiğini, saç, cilt ve genel sağlık yararları gibi geniş yelpazede birçok fayda sağladığını ortaya koyuyor.

Buğday Yağı Nasıl Kullanılır? Buğday Yağının Saça ve Cilde Faydaları

Yoğun ve yorucu geçen yaşantımızda, birden fazla sorunla başa çıkmamıza yardımcı olabilecek kapsamlı çözümler arıyoruz. Sizinde amacınız yan etkisi olmayan doğal bir içerik ile birçok farklı kazanım elde etmekse, aradığınız çözüm buğday tanelerinde saklı olabilir. Yapılan yakın tarihli çalışmalar, buğday yağının 23 farklı besin içerdiğini, saç, cilt ve genel sağlık yararları gibi geniş yelpazede birçok fayda sağladığını ortaya koyuyor.

Buğday yağı oldukça zengin bir içeriğe sahiptir. B vitaminleri, E vitamini, omega-3 yağ asitleri, demir, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor dahil olmak üzere tam 23 farklı önemli besin ihtiva eder. Böylesi zengin içeriğe sahip doğal bir yağı günlük saç ve cilt bakım rutininize eklemeniz, hiç şüphesiz akıllıca bir seçim olacaktır. Peki ama buğday yağının faydalarından istifade etmek için nasıl kullanmalıyız?

Buğday tohumu yağının saç ve cilde olan faydalarını içeren geniş kapsamlı bir rehber hazırladık. Yazının devamında, buğday yağı saça nasıl uygulanır? Buğday yağının herhangi bir zararı veya yan etkisi var mı? Gibi merak edilen soruların yanıtlarını bulacaksınız…

Buğday Yağının Saça Faydaları

Kuru, kırılgan, cansız ve kıvırcık saçlara sahip biriyseniz saçlarınızın köklü bir onarıma ihtiyacı var demektir. Buğday yağı saçlarınızın kaybolan nem dengesini düzenler, saç köklerini güçlendirerek dökülmeyi engeller, cansız ve uzamayan minik saçları besleyerek uzamasını sağlar. Dahası, kafa derisindeki kan dolaşımını hızlandırarak saç çıkmasını teşvik eder.

Saçları yumuşatma özelliği: Kuru saçlar kolayca kabarır, elektriklenir, kırılır ve cansız görünür. Saç deriniz saçlarınızı nemlendirmek için yağ salgılar ancak bu yağ çoğu kişide kafa derisinde birikme eğilimindedir. Uzun saçlarınız varsa, kökler yağlı olabilir fakat saçınızın geri kalanı kuru ve kırılgan olabilir. Saçlarınıza yumuşaklık ve nem kazandırmak için yumuşatıcı özellikler veren, uzun zincirli yağ asitlerinden oluşan buğday tohumu yağı kullanabilirsiniz. Özellikle ısı içeren, fön, maşa ve düzleştirici gibi ürünleri sık sık kullanıyorsanız, saçlarınızı yumuşatmak ve onarmak için buğday yağını tercih edebilirsiniz.

E vitamini içeriği: Buğday tohumu yağı, E vitamini de dahil olmak üzere bir dizi vitamin içerir. E vitamini veya bir başka ismiyle tokoferol, cilt yararları ile bilinir ve hem cilt hem de saçlarda kolayca emilir. E vitamini potansiyel olarak cilt hücresi oluşumunu desteklemeye yardımcı olur. Bununla birlikte, harika bir nemlendiricidir. Bu da onu şampuanların ve saç kremlerinin en iyi bileşenlerinden biri yapar. Ek olarak, E vitamini yağın kokmasını engeller. Böylece kozmetik ve saç bakım ürünlerinin raf ömrünü uzatır.

Skualen kaynağı: Buğday tohumu yağı ayrıca skualen isminde çoklu doymamış bir yağ içerir. Ocak 2009 tarihli bir araştırmaya göre, köpek balığı karaciğerinin yağı bilinen en zengin skualen kaynağıdır ancak buğday tohumu gibi bitki yağlarının da içerdiği bulunmuştur. Skualen, cilt yüzeyindeki lipit bariyerinin ana bileşenidir ve insan vücudunun ürettiği gerçek yağa yakındır. Skualen, cilt hücreleri ve saç tarafından kolayca emilir. Bu nedenle, halihazırda kozmetik ürünlerde kullanılmaktadır.

B vitamini zengini: Buğday yağı ayrıca bir dizi B vitamini içerir; B1, B2, B3 ve B6. Topikal olarak uyguladığınızda veya saç maskelerinize eklediğinizde, B vitaminleri kolayca emilir. Saç derinizde dolaşımı arttırmaya yardımcı olur. Birçok güzellik ve saç ürünününde saçların kalınlaşmasına yardımcı olmak için B vitamini kompleksi kullanılır. B vitaminleri vücut tarafından hücre ve doku oluşumu, özellikle de kan ve sinir hücreleri için gereklidir. B6 vitamini ayrıca L-sistinin saç hücrelerine dahil edilmesinde rol oynar.

Buğday Yağı Saça Nasıl Uygulanır?

Buğday yağını saçınıza uygulamak için birçok farklı alternatifiniz var. Şampuanınızın ve saç kreminizin içine 8 ila 10 damla ekleyip karıştırarak kullanabilir veya sürekli uyguladığınız bir saç maskeniz varsa tarifinize buğday yağı ekleyebilirsiniz. Ayrıca, 1 kaşık bal, 1 yumurta sarısı ve 1 kaşık buğday yağınız karıştırarak saç maskenizi yapabilirsiniz.

Buğday Yağının Cilde Faydaları

Buğday yağının birçok besin kaynağı yönünden zengin olduğundan bahsettik. bu içerikleri sayesinde cildinizi nemlendirir, yaşlanma belirtilerini azaltır, yumuşatır, küçük yara izlerinin ve yüzdeki çizgilerin giderilmesinde etkilidir. Sağlıklı, parlayan bir cilde kavuşmanın doğal yollarını arıyorsanız, buğday tohumu yağı kullanmayı düşünebilirsiniz.

Cilt sorunlarına iyi gelir: Buğday yağı, sedef hastalığı, egzama ve kuru cilt gibi birçok cilt problemine iyi gelerek bu rahatsızlıkları önler ve size sağlıklı bir cilt sağlamaya yardımcı olur. İçerdiği E vitamini sayesinde cildinizi yatıştırır ve onarır.

Yaşlanma karşıtıdır: Birçok sağlık yararına ek olarak ince çizgiler ve kırışıklıklar gibi yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca erken yaşlanma belirtilerini azaltır. Antioksidan özelliği olan buğday yağı, göz altı morluklarına, güneş lekelerine, doğum çatlaklarına ve selülite iyi gelir.

Etkili bir cilt nemlendiricisidir: Buğday tohumu yağı cildiniz tarafından kolayca emilir, bu da onu etkili bir nemlendirici ve uygun bir topikal tedavi yapar. A vitamini, D vitamini, B vitaminleri, antioksidanlar ve yağ asitleri ile cildiniz için gerekli olan birçok içeriği karşılar. Ek olarak, serbest radikallerle savaşır ve sağlıklı kollajen oluşumunu destekler.

Buğday Yağı Cilde Nasıl Uygulanır?

Buğday tohumu yağını masaj eşliğinde direkt olarak cildinize sürebilir ve yüz dahil tüm cildinizde olumlu etkilerini görebilirsiniz. Ancak yüzünüze uyguluyorsanız gözlerinizle temas etmemesine özen gösterin. Cilt için buğday yağı uygulamasının bir başka yolu, bir karışımın parçası olarak kullanmaktır. Herhangi bir cilt maskesinin içine % 10 ila 15 oranında buğday tohumu yağı ekleyin. Ayrıca, jojoba, sandal ağacı, sardunya, sedir ağacı, rezene ve lavanta gibi cildi destekleyen sağlıklı uçucu yağlarla birlikte bir karışım hazırlayabilirsiniz.

Buğday Yağının Diğer Sağlık Faydaları

Saç ve cilt dışında, buğday yağının genel sağlığa birçok faydası vardır. Ancak bu faydalardan istifade etmek için topikal olarak uygulamak (cilde sürmek) yerine içmeniz veya salata gibi besinlere eklemeniz gerekir. Besin olarak buğday yağı tüketecekseniz günde en fazla 1 çorba kaşığından fazla kullanmayın. Ayrıca, buğday yağının ısıtılmasının veya pişirilmesinin besinsel değerlerinin kaybolmasına neden olacağını unutmayın. Bu nedenle salata ve soslarda kullanmak iyi bir fikirdir. Buğday tohumu yağının sağlığa olan faydalarından birkaçı:

Sinir sistemini düzenler: Buğday tohumu yağı, sinir sisteminin sistematik olarak düzenlenmesine yardımcı olan omega-3 yağ asitlerini içerir ve ruh halini iyileştirir. Sizi enerjik yapar ve ayrıca B vitamini kompleksi içerdiği için stresi büyük ölçüde azaltır.

Doğum kusurlarını önler: İktidarsızlık ve düşük gibi birçok doğum kusurunu önler. Buğday tohumu yağı, hamile kadınlara faydalı olduğu ve doğum kusurlarını önlediği için tavsiye edilir. Ayrıca sağlıklı kırmızı kan hücrelerini destekler.

Fazla vücut yağlarıyla mücadele eder: Buğday tohumu yağı doğal bir yağ olsa da düzenli olarak kullanıldığında vücuttaki istenmeyen ekstra yağın azaltılmasına yardımcı olur. Bu özelliği sayesinde kilo verme programının bir parçası olabilir. Ek olarak, sindirim sisteminin dostudur.

Kan şekeri seviyelerini düzenler: Buğday tohumu yağı magnezyum açısından zengindir. Bu nedenle, düzenli olarak kullanıldığında, diyabet hastalarında kan şekeri seviyelerini düzenler. Böylece diyabeti büyük ölçüde kontrol eder.

Kötü kolesterolü azaltır: Kötü kolesterol seviyelerini büyük ölçüde düşürür ve kan dolaşımını iyileştirir. Bu da kalbinizin sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Buğday özü yağı kalp dostudur, kardiyovasküler hastalık riskini azaltır.

Daha sağlıklı bir yaşam sunar: Buğday tohumu yağı düzenli tüketimi size sağlıklı, uzun ve hastalıksız bir yaşam sağlar. Birçok hastalığı önler, stresinizi azaltır ve sizi daha enerjik yapar. Sağlıklı bir yaşam sürmek istiyorsanız, günlük diyetinize bu yağı eklemeniz akıllıca bir fikir olacaktır.

Buğday Yağının Zararı veya Yan Etkileri Var mı?

Buğday yağının herhangi bir zararı veya yan etkisi yoktur. Besin olarak tüketimi ideal olarak günlük 1 çorba kaşığı kadardır. Cilt ve saçlarda kullanırken ise herhangi bir sınırlandırma söz konusu değildir ancak yine de çok aşırıya kaçmamak gerekir. Diğer yandan, buğday veya gluten alerjisi olan biriyseniz buğday yağını kullanmayınız.

Sonuç:

Buğday yağı, içeriğinde bulunan 23 farklı vitamin ve mineralle saç, cilt ve genel sağlık konularında fayda sağlar. Saç ve ciltte topikal olarak kullanılmalı (sürülmeli veya maskelere dahil edilmeli), sağlık yararları için ise günde 1 çorba kaşığı tüketilmelidir. Herhangi bir zararı veya yan etkisi olmamasına rağmen aşırı dozda kullanılması ya da tüketilmesi tavsiye edilmez. Gluten alerjisi olanların buğday tohumu yağı kullanması önerilmez.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Futbolda kripto koleksiyonculuğu (NFT)

Temelleri 2017’de Ethereum ile atılan NFT’ler 2021’de kripto para dünyasının en popüler konularından biri haline gelmiştir. Bugün NFT’ler yaygın olarak dijital sanat eserleri için kullanılırken, interaktif oyun öğeleri ve spor koleksiyon kartları gibi farklı kullanım alanları da bulunmaktadır.

futbol kripto nft

Temelleri 2017’de Ethereum ile atılan NFT’ler 2021’de kripto para dünyasının en popüler konularından biri haline gelmiştir. Bugün NFT’ler yaygın olarak dijital sanat eserleri için kullanılırken, interaktif oyun öğeleri ve spor koleksiyon kartları gibi farklı kullanım alanları da bulunmaktadır.

Değiştirilemez veya değiştirilebilir olmayan tokenler (Non-Fungible Token-NFT), bölünemeyen ve aynısından bir daha üretilmesi mümkün olmayan jeton anlamına gelmektedir. NFT içerisinde resim, ses dosyası, video veya fiziksel bir varlığın dijital karşılığının kanıtını bulunduran benzersiz dijital varlık olarak tanımlanmaktadır.

Değiştirilebilir (Fungible) olan Bitcoin ve Ether gibi kripto paraların aksine, NFT’ler benzersiz değiştirilemez dijital varlıklardır. NFT’ler Ethereum geliştiricileri tarafından hazırlanmış çeşitli token standartlarına göre üretilmektedirler. Kullanıcıların blockchain’in teknik dünyasında boğulmaması için işlemin kolayca gerçekleştirilmesini mümkün kılan platformlar bulunmaktadır. NFT üretebilmek için ihtiyacınız olan tek şey dijital kripto para cüzdanıdır (1).

Sporda ivme kazanan “kripto” yan ürünü NFT’ler, koleksiyon spor kartlarından sanal gayrimenkullere ve hatta dijital spor ayakkabılara kadar dijital cüzdanlarda depolanan çok çeşitli benzersiz somut ve soyut öğeleri temsil etmektedir. Ticari kartlar ve koleksiyon ürünleri pazarı,  multi-milyon dolarlık bir endüstridir;  hayranların spor anlarını resimlerde ve diğer çeşitli ortamlarda ölümsüzleştirmesini sağlamaktadırlar (2).

Günümüzde, değiştirilemez tokenler,  Nike, NBA, Formula 1, Louis Vuitton ve daha fazlası gibi büyük markalara sahip kripto dünyasındaki en son trend olarak, yüzbinlerce dolar değer ile yeni projeler ile rekor satışlara ulaşmaktadırlar.

Kripto para birimi dünyası, dijital koleksiyonlardan, sanattan spor hatıralarına kadar her şeyi temsil edebilen benzersiz sanal belirteçlerden oluşmaktadır. İnsanlar bu NFT’ler veya değiştirilemez (fungible) tokenler için yüz binlerce dolar ödemektedirler.  NFT veri takipçisi CryptoSlam’e göre, Dapper Labs tarafından basketbol ligiyle ortaklaşa oluşturulan bir platform olan NBA Top Shot, son yedi günde 147,8 milyon dolarlık satış yapmıştır. Proje, kullanıcıların en iyi basketbolculardan maçın önemli anlarını gösteren kısa klipler satın almalarına ve satmalarına olanak tanımaktadır (3).

NBA, CryptoKitties oyununun yapımcıları olan Kanada merkezli Dapper Labs ile tahsil edilebilir bir dijital varlığın kendi versiyonunu oluşturmak için ortaklık kurmuşlardır. NBA Top Shot, tüketicilerin değiştirilebilir olmayan bir token (NFT) olarak satın alabileceği bir kripto koleksiyonudur (4).

Futbol dünyasında ise,  FC Bayern Munich, Ethereum blockchain tabanlı fantezi futbol oyunu Sorare ile ortaklık kurduğunu bildirmişti. Sorare, 2019’da Belçika Birinci Ligiyle ortaklık kurduğunda daha önce Sport Shorts kapsamındaydı. Platform, oyuncuların dijital sınırlı sayıda futbol kartları alıp satmalarına olanak tanımakta ve koleksiyoncular oyuncu kartları takas edebilmekte, takımlar oluşturarak, gerçek performanslara göre ödüller kazanmaktadırlar (2).

Futbol dijital koleksiyon platformu Sorare, risk sermayesi şirketi Benchmark liderliğindeki Seri A turunda 50 milyon dolar topladığı, VC firması Accel, Fransız futbol yıldızı Antoine Griezmann, girişimci Gary Vaynerchuk ve Reddit kurucu ortağı Alexis Ohanian’ın yatırımlarının yanı sıra sisteme katıldıkları bilinmektedir.

Paris merkezli Sorare, MLS Players Association, Japonya’nın J Ligi, Kore K Ligi ve Bayern Münih, Paris Saint-Germain ve Juventus gibi en iyi Avrupa kulüpleri için dijital ticaret kartları oluşturmak için anlaşmalar imzaladı. Bir Cristiano Ronaldo kartı yakın zamanda 102.000 dolara satılacağı ifade edilmektedir.  Kullanıcılar, satın aldıkları kartlardaki oyuncularla Sorare’de fantezi futbol oyunlarında rekabet etmek için diziliş yapabilmektedirler. Şirket, yeni fonunu bir mobil uygulama başlatmak ve en iyi 20 küresel futbol ligini kendi platformuna dahil etmek için kullanmayı planlamaktadır (5).

NFT koleksiyoncularının başka bir pazar yeri olan NiftyGateway, sadece sanat eserlerini değil farklı ürünleri de tabanında bulundurmaktadır. NiftyGateway’de ki isimlerden biri de Mesut Özi’dir. Mesut Özil, Genies Wearable ile yaptığı iş birliği sonucunda Mesut Özil Next Chapter Boots ve The Kit ürününü çıkarmıştır. Bu dijital ürünler, NiftyGateway’de düzenlenen bir açık artırma ile satılmıştır. Ayakkabılar, bin 886 dolara alıcı bulurken, The Kit 2 bin 525 dolara alıcı bulmuştur (6).

Dijital para birimine olan ilginin patlamasına rağmen, spor kulüpleri bu yeni teknolojinin getirdiği risklerin bilincinde kalmalıdır. Kripto varlıkların değeri dalgalı olmaya devam etmektedir ve olağanüstü büyümeye rağmen, bu alanda yasal ve düzenleyici kurumlar belirsizdir. Bu alandaki istikrar eksikliği, spor işletmelerinin, değerlemelerde dalgalanma olması durumunda paradan tasarruf etmek için bir beklenmedik durumu önleyen düzenlemeler benimsemesini gerektireceği ifade edilmektedir.

Bununla birlikte, kripto varlıkların yükselişi spor dünyasına fırsat ve heyecan vermeye devam etmektedir (2).

Kaynaklar:

  1. https://indigodergisi.com/2021/04/nft-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/
  2. https://www.natlawreview.com/article/future-sports-cryptocurrencies-and-blockchain-technology
  3. https://www.cnbc.com/amp/2021/02/25/nfts-why-digital-art-and-sports-collectibles-are-suddenly-so-popular.html
  4. https://www.cnbc.com/2021/02/28/230-million-dollars-spent-on-nba-top-shot.html
  5. https://www.sporttechie.com/soccer-nft-platform-sorare-scores-50-million-investment
  6. https://webrazzi.com/2021/03/03/nft-nedir/

Okumaya devam et

Bilim

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili?

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili? BioNTech ve Moderna ile ilgili çalışmalar, aşıların ikinci dozdan sonra altı ay kadar etkili olabileceklerini bildirmektedir. Hatta bir aşının bir yıla kadar izlerinin kalabileceği düşünülmekte. Koruyuculuğunun sürmesi için gelecekte ek doz aşıların önerilmesi olasıdır.

mrna aşıları

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili? BioNTech ve Moderna ile ilgili çalışmalar, aşıların ikinci dozdan sonra altı ay kadar etkili olabileceklerini bildirmektedir. Hatta bir aşının bir yıla kadar izlerinin kalabileceği düşünülmekte. Koruyuculuğunun sürmesi için gelecekte ek doz aşıların önerilmesi olasıdır.

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili?

Benzeri deneyim influenza aşıları ile yaşanmaktadır. Her yıl yeni ortaya çıkan ya da sık görülen varyantlara karşı yeni bir aşı dozu uygulanmakta ve özellikle bağışıklığı zayıf bireyler korunmaktadır. Böylece bireyler, kökleri 1920’lere kadar dayanan ölümcül İspanyol gribine karşı korundular. Suçiçeğine karşı yapılan aşıların ise insanları 60 yıla kadar korudukları gösterildi.

Covid-19’a karşı geliştirilen aşıların koruyuculukları daha kısa süreli olsa da, yine de yapılan ek aşılama dozlarıyla insanların B lenfositlerinin daha uzun süreli koruyucu olacakları umut edilmektedir.

BioNTech aşısının ikinci dozdan sonra % 91.3 oranında etkili olduğu bildirilmiştir. Ardından yapılan ölçümlerde  (ikinci aşıdan sonraki yedi gün ile altıncı ay arasında) antikorlar tespit edildi. Ciddi hastalık seyrine karşı ise % 95.3-100 etkin oldukları saptandı (FDA ve CDC kriterlerine göre). Ayrıca Güney Afrika varyantına karşı da yüksek derecede koruyuculuk tespit edildi.

Wendy K. Jo ve çalışma arkadaşlarının Charité Universitätsmedizin, Berlin’de yürüttükleri bir çalışmada* pandemi sürdükçe ilk iki doz aşıdan sonra yıllık Covid-19 aşısının yapılması gerektiği bildirildi. Pandemi bittikten birkaç yıl sonra ise yıllık aşılamaya gerek kalmayacağı bildirildi. Bu görüşlerini virolojik çalışmalara dayandırdılar.

Covid-19 bir korona virüstür, grip ise Influenza virüsüne bağlı gelişir. Influenzanın mutasyon geliştirme özelliği incelendiğinde, hızlı mutasyona uğradığını söylemek mümkündür. Bu nedenle her yıl aşıyı gerekli kılmaktadır. Covid -19 ise bir korona virüs ve influenzadan daha farklı özelliklere sahiptir.

Bu bağlamda yeni gelişen mutasyonlar nedeniyle birkaç yıl daha yıllık ek aşılamalara gereksinim olacağı tahmin edildi. Bu çalışmada iki korona virüs tipinin S genleri (229E ve OC43) incelendi. İki tip de kırk yıldan eski korona virüsleriydi ve bir influenza tipi ile karşılaştırıldılar. Yapılan incelemede yıllık mutasyon geçirme hızlarının influenzaya göre dört katı daha az olduğu saptandı.

Covid-19’un ise influenzaya göre iki buçuk kat daha az mutasyona uğradığı tahmin ediliyor. Böylece bir süreliğine yapılacak olan yıllık Covid-19 aşılamalarının bu mutasyonların üstesinden gelebileceği düşünülmektedir.

Kaynak: Wendy K Jo, Christian Drosten, Jan Felix Drexler. The evolutionary dynamics of endemic human coronaviruses. Virus Evolution, Volume 7, Issue 1, January 2021, veab020, https://doi.org/10.1093/ve/veab020 Published: 20 March 2021 https://academic.oup.com/ve/article/7/1/veab020/6157737

Okumaya devam et

Bilim

Google Earth Timelapse ile 37 yılda dünyanın değişimi

Google Earth yeni özelliğiyle iklim değişikliğinin 37 yılda yarattığı tahribatı gözler önüne serdi. Onlarca yılda meydana gelen küresel değişimleri göstermek için 20 petabayt uydu görüntüsü kullanıldı.

Google Earth Timelapse

Google Earth yeni özelliğiyle iklim değişikliğinin 37 yılda yarattığı tahribatı gözler önüne serdi. Onlarca yılda meydana gelen küresel değişimleri göstermek için 20 petabayt uydu görüntüsü kullanıldı.

Google, Google Earth için yıllardır yaptığı en büyük güncellemeyi duyurdu: “Timelapse” adlı yeni özellik sayesinde gezegenimizin son 37 yılını görüntüleme olanağı.

4 boyutlu bir deneyim halinde derlenen 24 milyon uydu fotoğrafının mümkün kıldığı özellik, herkesin dünyanın nasıl değiştiğini görebileceği ve şu an karşı karşıya olduğumuz çevre sorunlarını daha iyi kavrayabileceği anlamına geliyor.

Arama devinin duyurusunda bir Google temsilcisi “Son yarım yüzyılda gezegenimiz insanlık tarihinin başka bir anında görülenden çok daha hızlı bir çevresel değişime tanıklık etti. Birçoğumuz kendi topluluklarımızda bu değişimleri deneyimledik. Ben de geçen yıl eyaletteki orman yangınları sırasında evlerinden tahliye edilen binlerce Kaliforniyalıdan biriyim. Başkaları için iklim değişikliğinin etkileri, mesela eriyen buz tabakaları ve kaybolan buzullar soyut ve çok uzak görünüyor” dedi.

Google Earth’teki Timelapse özelliğiyle değişen gezegenimizin çok daha net bir resmi parmak uçlarımızda: Bu sadece sorunları değil, aynı zamanda çözümleri ve onlarca yıl içinde ortaya çıkan büyüleyici güzellikteki doğa olaylarını gösteren bir resim.

‘i geliştirmek için Google, Carneige Mellon Üniversitesi’nin CREATE Laboratuvarı’ndaki uzmanlarla birlikte çalışarak “orman değişimi”, “kentsel büyüme”, “ısınan hava sıcaklıkları”, “enerji kaynakları” ve gezegenin “kırılgan güzelliği” olmak üzere 5 çevresel konuda rehberlik aldı.

Thwaites Buzulu (Antarktika) 1984

Thwaites Buzulu (Antarktika) 2020

Buzulbilimciler, Antarktika kıtasındaki Thwaites Buzulu’nu dünyadaki “en önemli” ve “en riskli” buzul olarak tanımlıyor. Hatta bazıları bu buzulu “kıyamet günü” olarak adlandırıyor.

Devasa boyutlardaki bu buzulun yüzölçümü aşağı yukarı Britanya adası kadar. Dünyada deniz suyu seviyesindeki yükselişin yüzde dördü bu buzuldan geliyor. Tek bir buzul için bu çok ciddi bir oran. Uydu verileri, erime hızının da giderek arttığını gösteriyor. Bu buzulun tamamen erimesi halinde, deniz seviyesinin de yarım metreden fazla yükseleceği tahmin ediliyor.

Google Earth Timelapse projesinde 20 petabaytlık uydu görüntüsü kullanıldı

Böylesine teknolojik bir başarı kolay elde edilmedi. 20 petabaytlık uydu görüntüsünü katrilyonlarca pikselden oluşan 4,4 terapiksel boyutlu tek bir video mozaiğinde derlemek Google Cloud’da iki milyon saatten fazla işlem zamanı aldı. Google Earth, önümüzdeki 10 yıl içinde Timelapse için yeni görüntülerle yıllık olarak güncellenecek.

Google Earth’ün tarihi tuhaf bir tarih. Teknoloji başlangıçta Irak Savaşı esnasında, CIA’den yatırım alırken savaş alanlarını görselleştirmek için kullanıldı.

İstanbul 1985

İstanbul 2020

Google 2004’te o dönemki adıyla “Earthviewer” programını geliştiren Keyhole şirketini tek seferde tamamıyla satın aldı. O zamanlar Google Earth’teki görüntülerin çoğu piyasada ABD askeri uydularından temin edilebilen verilerdi. Ne var ki şirket nihayetinde hassas alanları mozaiklemek zorunda kalmamak için bunu kendi geliştirdiği ve telif hakkına sahip olduğu Sokak Görüntüsü içeriğiyle değiştirdi.

Google Earth’te görülebilen tek gezegen kendi gezegenimiz değil. 2017’de Google, yazılıma gezegenlere, cüce gezegenlere, aylara ve Uluslararası Uzay İstasyonu’na bakabilme özelliğini ekledi.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com