Bizimle iletişime geçin

Kadın

Çabuk Yağlanan Saçlar İçin Çözüm Önerileri ve Bakım Tavsiyeleri

Çabuk Yağlanan Saçlar İçin Çözüm Önerileri ve Bakım Tavsiyeleri

Saç diplerinize dokunduktan sonra parmak uçlarınızın yağ nedeniyle parladığını görüyorsanız bu konuda yalnız değilsiniz. Yağlı saçlar çoğu insanın mücadele ettiği döngüsel bir sorundur: Temiz tutmak için sıklıkla yıkarsınız ancak siz yıkadıkça saçlarınız daha yağlı bir hale gelir. Güzel haber, bu döngü her ne kadar sinir bozucu olsa da bazı saç bakım ipuçlarıyla kontrol altına alınabilir.

Aşırı yağlı saçlardan şikayetçiyseniz geleceğe umutla bakabilirsiniz. Çünkü, yaşınız ilerledikçe cilt yağı (sebum) üretimini artıran androjen hormonunu vücudunuz daha az salgılayacak. Elbette bu, yağlı saçlardan kurtulmak için yaşlanmayı beklemeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Yaşınız kaç olursa olsun, yağlı bukleleri kontrol altına almanızı sağlayabilecek bazı çözüm yolları var. Ancak, bunun öncesinde saçlarınızın neden fritözde uyumuş gibi yağlı bir hal aldığını bilmek isteyebilirsiniz. İşte, saçların çabuk yağlanmasının olası nedenleri ve bakım konusunda evde deneyebileceğiniz kolay çözüm önerileri…

Saçlarımın Fazla Yağlı Olmasının Sebebi Nedir?

Çabuk yağlanan saçların bakımı konusuna geçmeden önce, buna neyin sebep olduğunu anlamak önemlidir. Kafa derimizdeki fazla yağlanma, cildimizde doğal olarak üretilen aşırı sebumdan kaynaklanır. Cilt yağı ismiyle de bilinen sebumun aslında önemli bir görevi var: Cildi nemli ve sağlıklı tutarak kurumayı engellemek.

Vücudumuz ne kadar yağ üretmesi gerektiğini hesaplayabilse de bazen fazladan üretime geçilir ve bu da cildimizi ve saçımızı yağlı hissettiren aşırı üretime neden olur. Bunun nedeni bazen hormonal dengesizlik gibi iç faktörlerken, bazen de günlük güzellik rutininizin doğrudan bir sonucudur. Saçınızı yıkama sıklığınız, kullandığınız ürün türleri ve hatta saçınızı nasıl şekillendirdiğiniz gibi pek çok etken aşırı yağlanmaya neden olabilir.

Çabuk Yağlanan Saçlar İçin Ne Yapılmalı?

Kafa derisindeki aşırı yağlanma, kaşıntı, kepek ve seboreik dermatit gibi sorunlara neden olabilir. Ayrıca, yağ nedeniyle ışıldayan bukleler hoş bir görünüm oluşturmaz. Öyleyse, bu konuda neler yapabileceğimize hep birlikte göz atalım. İşte, çabuk yağlanan saçlara iyi gelebilecek 8 çözüm önerisi…

Saçlarınızı aşırı yıkama alışkanlığından vazgeçin: Kulağa çılgınca gelse de saçlarınızı gereğinden fazla yıkamanız, buklelerinizi daha yağlı bir hale getirebilir. Saçlarınızı her yıkadığınızda kafa derinizden sebumu tamamiyle sıyırmış olursunuz. Bu olduğunda, vücudunuz eksikliği gidermek için harekete geçerek yağ bezlerinizden daha fazla sebum üretmesini ister. Yani anlayacağınız, saçları sık yıkamak aşırı yağlanmaya neden olan kısır bir döngüyle sonuçlanır. Bu nedenle, haftada 3 kezden daha fazla saçlarınızı yıkamayın. Yalnızca gerçekten ihtiyacınız olduğu zamanlarda bu sayıyı artırın.

Yağlı saçlara uygun şampuan ve saç kremi kullanın: Saçı yumuşatmak, hacim kazandırmak ve parlak görünmesini sağlamak amacıyla, çoğu şampuanın saç kreminin ve şekillendirici ürünlerin içeriğinde silikon bulunur. Silikonlu ürünler, yağ gibi görünebilen fazladan parlaklığın yanı sıra fazladan yağlanmaya neden olabilir. Bu nedenle, kullandığınız şampuan veya saç kreminin içeriğinde, dimethicone, cyclomethicone veya amodimethicone gibi silikon polimerlerin olmamasına dikkat edin.

Ayrıca, yağlı saçlar için formüle edilmiş şampuanları ve saç kremlerini tercih edin. Şampuanlama esnasında parmak uçlarınızla kafa derinize masaj yapın ancak saç kremini saç köklerinize uygulamaktan kaçının. Son aşamada saçlarınızı iyice durulayın. Bazen yağ sandığınız şeyin aslında tamamen durulanmamış şampuan veya saç kremi olduğunu unutmayın.

Saç düzleştiricileri kullanmayın: Dalgalı saçlardan hoşlanmayan ve sürekli düzleştirici kullanan biriyseniz, üzgünüm ama sizin için kötü bir haberimiz var. Maşa gibi düzleştiricileri kullanarak veya fön çekerek saçları düzleştirmek tellerinizi daha da yağlı bir hale getirebilir.

Kıvırcık saçlı olanların genellikle kuruluktan şikayet ettiğini hiç fark ettiniz mi? Saçlar düzleştirildiğinde, yağın ilerlemesi için kökten uca kadar doğrudan bir yol oluşturulur. Ek olarak, düzleştirildikten sonra saçlar kafa derisine biraz daha yakın durur ve saç derinizdeki ve yüzünüzdeki yağlarla temas etme olasılığını artırır. Bunun yerine, çok çabuk yağlanmaması için saçınıza hacim kazandıracak kıvırcık veya dalgalı bir stil seçmeyi deneyin.

Saçlarınızı elma sirkesiyle durulayın: Organik elma sirkesinin, saçınızın pH dengesini geri kazandıracak ve saç derisindeki birikintileri giderecek kadar asidik, ancak zarar vermeyecek kadar hafif olduğunu biliyor musunuz? Aslında, suyla seyreltilmiş elma sirkesi boyalı saçlarda kullanılabilecek kadar yumuşaktır.

Elma sirkesi saçlardaki fazla yağı gidermekle kalmaz, aynı zamanda saç tellerinizi harika bir şekilde yumuşak ve parlak hale getirir. Bunun için 2 ila 3 yemek kaşığı elma sirkesini bir şişe suya karıştırıp saçlarınızı durulayın. Ek olarak, saçlarınızı yıkarken veya durularken her zaman sıcak su yerine ılık su kullanın.

Sağlıklı beslenin: Vücudunuzun tüm organları gibi saçlarınızın ve kafa derinizin de sağlıklı kalabilmesi için kaliteli besinlere ihtiyacı vardır. Elbette bunun yegane yolu sağlıklı beslenmekten geçer. Öğünlerinizde B Vitamini açısından zengin yiyecekleri bolca yer verin. Düşük glisemik, düşük şekerli bir diyet uygulayın. Yağlara dikkat edin ama Omega-3 gibi iyi yağları tamamen yok etmeyin. Ayrıca süt ürünlerinin tüketimini sınırlayın.

Saçlarınızla oynama alışkanlığını bırakın: Biliyoruz, bu önemli bir şey gibi görünmüyor. Fakat, gün boyunca yaptığınız tüm o saçları kıvırma ve kaşıma, saçınızın görünümünü etkileyebilir. Çünkü saçlarınız gibi parmak uçlarınız ve yüzünüz saçınıza kolayca aktarılabilen ve yağ probleminizi daha da kötüleştiren yağ üretir. Ayrıca, saç derinizdeki yağı parmak uçlarınızla saç tellerinize taşımış olursunuz. Yani, başka bir deyişle, artık eller serbest!

Yağlı saçlar için olan doğal maske tariflerine şans verin: Saçlarınızın çabucak yağlandığından şikayetçiyseniz akıllıca malzemelerle seçilmiş bir saç maskesi bu konuda size yardımcı olabilir. Örneğin, soğuk yeşil çay sebumu azaltırken, bal antibakteriyel ve antifungal özellikleri sayesinde saç derinizi yatıştırmaya ve kepeği önlemeye yardımcı olur. Aloe vera, fazla yağı temizler, saç derisini yatıştırır ve saç tellerini korur. Kaşıntı konusunda ise cadı fındığı yağı harika çalışır. Öte yandan, kepek, kaşıntı ve yağlılık konusunda en etkili doğal yağlardan biri çay ağacı yağıdır.

Saçlarınıza nazik davranın: Saçlarınızı yıkıyor, kuruluyor, tarıyor ve şekillendiriyorsunuz. Bu da yetmezmiş gibi sert tırnak darbeleriyle kaşıyorsunuz. Saçlarınıza ne yaparsanız yapın ama öncelikli olarak nazik davranın. Saç derisini tahriş etmek cildin aşırı uyarılmasına ve yağ bezlerinizin daha fazla sebum üretmesine neden olabilir.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Bebekler Ne Zaman Oturur? Bebeklerin Oturma, Dönme ve Emekleme Aşamaları

Bebekler Ne Zaman Oturur? Bebeklerin Oturma, Dönme ve Emekleme Aşamaları

Sabırsızlık ve heyecanla geçen 9 ayın sonrasında minik yavrunuzu kucağınıza aldınız ve şimdi onun ne zaman kendi başına hareket edebileceğini merak ediyorsunuz. Bunun için kırmızı çizgilerle belirlenmiş net bir zaman çizelgesi olmasa da bebeğinizin döndüğünü, oturduğunu, emeklediğini ve hatta yürüdüğünü görmeniz düşündüğünüz kadar uzun sürmeyecek.

Bebek bakımı ve gelişimi hakkında acemi bir anneyseniz, ufaklığın hareket kabiliyeti konusundaki kilometre taşlarını merak etmeniz gayet normal. Aslında, bebekler tahmin ettiğinizden daha hızlı büyür ve siz farkında olmasanız bile her hafta yeni gelişmeler kaydeder. Bununla birlikte, hareket kabiliyetlerindeki değişiklikler her bebekte aynı aylarda olmayabilir. Yine de ortalama bir zaman diliminden bahsetmek yanıltıcı olmayacaktır.

Makaleye Genel Bakış

  • Bebekler Ne Zaman Oturmaya Başlar?
  • Bebekler Kaçıncı Ayda Emekler?
  • Bebekler Ne Zaman Yürümeye Başlar?

Bebekler Ne Zaman Oturmaya Başlar?

Bebeğin oturabiliyor olması basit bir eylem olarak görünse de emekleme, ayakta durma ve yürüme gibi diğer önemli kilometre taşlarına giden yol arasında bir köprüdür. Bu sayede, hem çevresini daha fazla keşfetmeye başlayarak öğrenme süreci hızlanacak, hem de daha eğlenceli zaman geçirecektir.

Bebeklerin kendi başlarına oturabilmeleri için öncelikle başlarını dik tutabilmeleri ve yeterli üst vücut gücüne sahip olmaları gerekir. Her ne kadar  2. ay civarında başlarını nispeten dik tutabilseler de genellikle desteğe ihtiyaç duyarlar. Desteksiz olarak başlarını dik tutabilmeleri ve yatakta dönmeleri yaklaşık 4. ayda başlar. Bu, oturabilme sürecine yaklaştığının ilk işaretidir. Yüz üstü yatarlarken ileri doğru kendilerini itmeleri ve dönmeleri de bir başka belirtidir.

Çoğu bebek 4 ila 6. aylar arasında dönme veya yuvarlanma konusunda ustalaşır ve oturma becerisini kazanır ancak yine de bu süre zarfında dengeli oturmak için desteğe ihtiyaç duyabilirler. 9. ay ve sonrasında bebeklerin büyük bir kısmı desteğe ihtiyaç duymadan oturma kabiliyetini geliştirmiş olur.

Bebekler Kaçıncı Ayda Emekler?

Bebeğiniz oturma becerisini geliştirdikten sonra diğer aşama emeklemektir. Tipik olarak çoğu bebek 9. ay civarında emeklemeye başlar ancak bazıları 6 ila 7. ay gibi daha erken dönemde bile emekleyebilir. Bununla birlikte, bazı bebekler emekleme evresini atlayarak direkt olarak oturma, ayakta durma ve yürüme evresine geçebilir. Bebeğinizin ortopedik veya nörolojik bir sorunu yoksa endişe etmeniz gerekmez.

Emekleyen bebeklerin hareket etme özgürlüğü olduğundan ebeveynlerin bu süreçten itibaren dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Zemin hijyenine azami dikkat edilmesi, yutulmaya müsait küçük nesnelerin ortada bırakılmaması, bebeğin ulaşabileceği yerlerden kırılabilir veya kesici eşyaların ya da kimyasal temizlik ürünlerinin kaldırılması ve prizlerin kapatılması bunlardan bazılarıdır.

Bebekler Ne Zaman Yürümeye Başlar?

Bebeğin yürümeye başlamanın ilk evresi, sınırlı süre de olsa ayakta durmasının ardından kanepe veya koltuktan tutunarak ilerlemesiyle başlar. Bu genellikle 9 ila 12 ay arasında olur. Sonraki aşama desteğe ihtiyaç duymadan gezinmektir. Bazıları 1 yaşında önce yürümeye başlasalar da genellikle 14. ayda çocuklar yürümeye başlar. Bazı bebeklerin yürümesi 18. ayı bulabilir. Çocuğunuz 1,5 yaşına gelmesine rağmen halen yürüyemiyorsa bir çocuk doktoruna götürmeniz gerekebilir.

Yüzüstü veya yan dönmek, oturmak, emeklemek ve yürümek bebeklerin önemli dönüm noktaları, motor veya fiziksel gelişimlerinin bir parçasıdır. Zaman çabuk geçiyor ve bu önemli anlar gözden kaçabiliyor. Bebeğinizin kilometre taşlarına şahit olurken onunla konuşmayı ve sevginiz göstermeyi ihmal etmeyin. Son olarak, her bebeğin farklı aylarda bu deneyimleri yaşayabileceğini unutmayın.

Okumaya devam et

Kadın

Hamilelikte Arı Sokması Tehlikeli mi?

Hamilelikte Arı Sokması Tehlikeli mi?

Arı sokması herkesin kaçındığı bir durum olsa da yakın zamanda bebek bekleyen anne adayları için daha fazla endişe verici olabilir. Ancak, soğukkanlılığınızı kaybetmeniz için hiçbir neden yok. Arı sokmasına karşı bilinen bir alerjiniz yoksa, hem siz hem de bebeğiniz güvende demektir.

Özellikle yaz aylarında bal ve eşek arılarının sokması yaygındır. Çoğu durumda, biraz kızarıklık, şişlik ile kısa süreli bir acıdan daha fazlası yaşanılmaz ve ciddi bir sağlık riski oluşturmaz. Aslında, sizi sokan eğer bir bal arısıysa, sizden daha çok kendine zarar vermiş demektir. Nitekim, bal arıları iğnelerini bıraktıktan sonra yaşayamazlar. Ancak, eşek arıları ve diğer böcek türleri soktuktan sonra yaşamaya devam edebilirler. Yani, defalarca sokabilir ve zehirlerini enjekte edebilirler. Peki ama arı sokması sonrası vücuda alınan söz konusu zehir hamileler üzerinde ne kadar zararlı olabilir?

Makaleye Genel Bakış

  • Hamilelikte Arı Sokması Bebeğe Zarar Verir mi?
  • Arı Sokmasına Karşı Nasıl Önlem Alırım?
  • Arı Sokarsa Ne Yapmalıyım?
  • Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Hamilelikte Arı Sokması Bebeğe Zarar Verir mi?

Bazı insanlar neye alerjisi olduğunu tam olarak bilirken, bazıları bu durumdan habersizdir. Hamile kadınlar, alerjik olmadıklarını biliyorlarsa, bal veya yaban arısı sokmasından endişe duymaları gerekmez. Yani evet, arı sokması hem anne hem de doğmamış bebek için bir tehdit oluşturmaz.

Öte yandan, arı zehrine (sokmasına) karşı alerjisi olduğunu bilen gebe kadınların kısa süre içinde bir sağlık kuruluşuna başvurarak tıbbi yardım almaları önemlidir. Aksi halde, anne adayının komaya girmesine ve nihayetinde hem annenin hem de bebeğin yaşanımı yitirmesine neden olabilecek anafilaktik şoka yol açabilir.

Arı Sokmasına Karşı Nasıl Önlem Alırım?

Eğer hamile bir kadınsanız ve geçmişteki deneyimlerinizden arı sokmasına karşı alerjiniz olduğunu biliyorsanız her şeyden önce bu durumu yaşamamak için karşı önlem almalısınız. Aşağıdaki birkaç öneri arılar konusunda ”korkulu rüya” görmenizi engelleyebilir.

  • Arı kovanlarından ve yuva yaptığı bölgelerden uzak durun.
  • Evinizin arka bahçesinde olsa bile yalın ayak dolaşmayın.
  • Çiçek kokulu parfüm, deodorant, saç ve cilt bakım ürünlerini kullanmayın.
  • Özellikle piknik alanlarında ve diğer açık alanlarında tabağınızın kapağını kapalı tutun.
  • Çiçek baskısı ve parlak renkleri olan kıyafetleri giymeyin. (En azından dışarıda)
  • İçi görünmeyen, kapağı açılmış kutu veya şişelerdeki içecekleri içmeyin.
  • Çöp kutu ve konteynerlerinden uzak durun.

Arı Sokarsa Ne Yapmalıyım?

Arı sokmasına karşı alerjiniz yoksa basit birkaç ilk yardım adımını uygulamanız yeterli olmalıdır. Bunlar:

  • Kaşınıyor olsa da kaşımamaya çalışın.
  • İğneyi cımbızla çıkarın ve bol sabunlu suyla bölgeyi yıkayın
  • Sokulan yerin şişmesini engellemek için buz torbası uygulayarak soğuk kompres yapın.
  • Acıyı ve kaşıntıyı azaltmak için az miktarda süzme bal sürün.
  • Arı zehrini nispeten etkisiz hale getirmek için sirke kullanabilirsiniz. Temiz bir bezi elma sirkesiyle ıslatıp sokulan bölgenin üzerinde bekletin.

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Arı sokmasına karşı alerjisi olmayan kadınlar, gebeliğin kaçıncı ayında olurlarsa olsunlar çoğu durumda tıbbi yardım almaları gerekmez. Ancak, alerjisi olanlar zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Ek olarak, aşağıdaki semptomlardan birini veya birkaçını kendinizde gözlemliyorsanız derhal 112’yi aramanız veya acil yardım için hastaneye başvurmanız gerekir.

  • Nefes alırken zorlanıyorum
  • Nabzım hızlanıyor
  • Başım dönüyor
  • Midem bulanıyor ve kusuyorum
  • Zihin karmaşası yaşıyorum
  • Dilim veya boğazım şişmeye başladı
  • Tenimin rengi soluklaştı
  • Ateşim çıktı
  • Kendimi iyi hissetmiyorum

Sonuç olarak kısaca özetlemek gerekirse, kişi hamile olsun veya olmasın eğer alerjisi yoksa arı sokması nedeniyle panik yapmasına gerek yoktur. Normal durumda, arı sokması anneye veya bebeğe zarar vermez. Alerjisi olan kişiler ise zaman kaybetmeden tıbbi yardım almalıdır.

Okumaya devam et

Kadın

Bebeklere Eldiven Giydirilmeli mi? Yenidoğanlarda Eldiven Kullanımı

Bebeklere Eldiven Giydirilmeli mi? Yenidoğanlarda Eldiven Kullanımı

Bebeğinin yumuşak ve hassas cildinin, kesilmesi zor keskin tırnaklar tarafından çizilmesini hiçbir anne istemez. Bu nedenle, henüz hamilelik dönemindeyken alınacaklar listesinin ilk sıralarına yazılır bebek eldivenleri. Peki ama bu eldivenleri minik yavrunuza gerçekten giydirmek zorunda mısınız?

Ebeveynlik sevinci yaşayan yeni bir anneyseniz, alınacaklar listeniz hayli kabarık olmalı. Bebek bezleri, zıbınlar, beşik, şapka, eldiven ve çok daha fazlası… Elbette bunların büyük çoğunluğuna mutlaka ihtiyacınız olacak ama eldiven konusunu yeniden gözden geçirmek isteyebilirsiniz. Nitekim, bazı uzmanlar yenidoğanlarda eldivenin gerekli olduğunu düşünürken, bazıları ellerinin serbest kalmasının daha iyi bir seçenek olduğunu söylüyor. Bu noktada, kafa karışıklığını gidermek için bebeklerde eldiven kullanmanın artı ve eksilerini içeren faydalı bir rehber hazırladık. İşte, yenidoğan bebeğinize eldiven takmadan önce bilmek isteyebileceğiniz bazı ana başlıklar…

Makaleye Genel Bakış

  • Bebek Eldiveni Nedir?
  • Bebek Eldiveni Kullanmanın Artıları Nelerdir?
  • Bebek Eldiveni Kullanmanın Eksileri Nelerdir?
  • Bebeğime Eldiven Takmalı mıyım?
  • Bebeklerde Eldiven Ne Zamana Kadar Kullanılmalı?

Bebek Eldiveni Nedir?

Bebek veya yenidoğan eldivenleri, henüz motor becerileri tam olarak gelişmeyen bebeklerin, istemsiz hareketler sonucu tırnaklarıyla ciltlerini çizmelerini engelleyen koruyucu eldivenlerdir. Yetişkinlerin veya büyük çocukların giydikleri eldivenlere benzeseler de onlar gibi yün veya elyaftan değil yumuşak pamuklu kumaştan imal edilirler. Eldivenin kendiliğinden çıkmasını engellemek için bileği hafifçe sarmalayan ancak sıkmayan şeritler bulunur.

Bebek eldivenlerinin düz renk olanlarının yanı sıra eğlenceli baskıları olan pek çok seçeneği vardır. Erkek ve kız çocukları için mavi, pembe veya cinsiyetten bağımsız renklerde olanları mevcuttur. Fiyatları makul düzeyde olan bu eldivenleri, alışveriş sitelerinden, bebek malzemeleri satan mağazalardan ve butik bebek giyim mağazalarından satın alabilirsiniz.

Bebek Eldiveni Kullanmanın Artıları Nelerdir?

ABD Ulusal Uyku Vakfı’na göre, yenidoğanların tırnakları keskin olabilir ve uyku sırasında yüzlerini çizebilirler. Bu nedenle, yumuşak eldivenler söz konusu tehlikeyi ortadan kaldırabilir. Yani evet, minik yavrunuzun cildini çizerek zarar vermesini engellemenin en kolay ve etkili yoludur bebek eldivenleri. Zira, yenidoğanların tırnakları ince ve keskin yapıdadır. Hassas cildine yapılacak en küçük bir darbe, çiziklere ve basit kesiklere neden olabilir.

Bebeğinizin kendi yüzüne zarar vermesini önlemek, eldiven kullanmak için yeterli bir sebep olsa da başka faydalarından da söz edilebilir. Bunlar:

  • Bebekler emerken annelerinin göğüslerini sıkma eğilimindedir. Bu durum anne için acı verici olabilir. Bebeğe eldiven takılarak sorun kolayca çözülebilir.
  • Eldiven kullanmak, bebeklerin parmaklarını emmesinden kaçınmasına yardımcı olabilir.
  • Bebekler gördükleri her yüzeye dokunma ve sonrasında ellerini ağızlarına götürme eğilimindedir. Eldivenler bebeklerin ellerini daha temiz tutmayı sağlayabilir.
  • Kış aylarında parmaklarını daha sıcak tutabilir.

Bebek Eldiveni Kullanmanın Eksileri Nelerdir?

Bebek eldiveni kullanmanın faydaları her ne kadar cezbedici olsa da bu konuda görüş ayrılığı olduğunu bilmek önemlidir. Karşıt görüşte olan uzmanlara göre, eldiven bebeklere gerçek bir avantaj sağlamıyor. Bebekler yüzlerini kaşısalar bile, bu tür çizikler yara izine veya uzun süreli etkilere neden olmuyor.

Eldivenin bebeklerdeki diğer riskleri veya dezavantajları ise:

  • Bebekler anne karnında sakinleşmek için ellerini kullanırlar. Doğduklarında ve yeni dünyayı algıladıklarında, bu uzuvlarını her zamankinden daha fazla kullanmak isterler. Eldivenlerler bu durumu kısıtlayabilir ve bu da bebekte hayal kırıklığına neden olabilir.
  • Dokunma, (özellikle 3 ila 4 aydan itibaren) bebeklerin dünyayı keşfetme, nesneleri ve insanları tanıma yollarından biridir. Eldivenler bebekleri bu deneyimden mahrum bırakabilir.
  • Eldivenlerdeki boncuklar, pullar, süsler gibi aksesuarlar veya ipler boğulma tehlikesi oluşturabilir.
  • Aşırı ısınmaya neden olabilir. Ancak, yalnızca eldiven kullanımı muhtemelen vücut sıcaklığının düzenlenmesinde bir soruna neden olmayacaktır.

Bebeğime Eldiven Takmalı mıyım?

Bebek eldivenlerinin avantajlarını ve dezavantajlarını okuduktan sonra ne yapmanız gerektiği konusunda ikileme düşmüş olabilirsiniz. Gerçek şu ki, eldiven konusu nihayetinde her ebeveynin bebeği için vermesi gereken kişisel bir karardır. Bebeğinizin eldivenle uyumasına izin verip vermemekten emin değilseniz, öncelikle onu gözlemleyin. Cildine zarar verdiğini gördüyseniz veya yüzünde tırnak çizikleri varsa eldiven giydirmek isteyebilirsiniz.

Ayrıca, tırnaklarını nazik ve dikkatli bir şekilde törpülemek veya kundaklamak farklı çözüm yolları olabilir. Öte yandan, pek çok yenidoğan ve 0-3 aylık pijama takımının kıyafetle birleşik çizik eldiveni vardır. Eldivenli zıbın gibi takımları bebeğinize zaten giydiriyorsanız ayrıca eldiven takmanıza gerek yoktur.

Bebeklerde Eldiven Ne Zamana Kadar Kullanılmalı?

Bu konuda kırmızı çizgilerle belirtilen net bir zaman çizelgesi olmasa da 6. haftadan sonra bebeğinize eldiven takmamak iyi bir fikir olabilir. Nitekim, bebeklerin işlerin nasıl çalıştığını anlaması için gerçekten ellerine ihtiyacı var. Ayrıca, ileri aylarda bile eldiven kullanımı sonrasında bebekler yumruğunu sıkmaya devam edebilir.

Son olarak, bebeğinizin çevreye verdiği tepkilere dikkat etmeniz iyi bir ipucu verebilir. Reflekslerini yönetebilir duruma geldiğinde ve tırnaklarını keserek olası çizik riskini ortadan kaldırdığınızda, bebeğinizin eldivenlerini gönül rahatlığıyla çıkarabilirsiniz.

Eldiven ve şapka kullanımı dahil, bebeğinizle ilgili merak ettiğiniz tüm detayları öğrenmek için ebenize veya çocuk doktorunuza sormaktan çekinmeyin. Onlar size yardımcı olmak için oradalar ve sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duyacaklar.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com