Bizimle iletişime geçin

Kadın

Cilde Süt Sürmek Ne İşe Yarar? Sütün Cilde Faydaları

Eski manken Cindy Crawford’ın güzelliğini süte borçlu olduğunu açıklaması ve Bülent Ersoy’un küvette süt banyosu yaptığı Maazallah klibini yayımlamasıyla ortaya çıkan 90’lı yıllardaki güzellik trendini hatırlıyor musunuz? Evet, sütten bahsediyoruz! Sütün cilde olan faydalarından son 30 yıldır haberdar olsak da aslında ilk kullanımı Mısır’ın son helenistik kraliçesi olan Kleopatra’ya kadar uzanıyor…

Cilde Süt Sürmek Ne İşe Yarar? Sütün Cilde Faydaları

Eski manken Cindy Crawford’ın güzelliğini süte borçlu olduğunu açıklaması ve Bülent Ersoy’un küvette süt banyosu yaptığı Maazallah klibini yayımlamasıyla ortaya çıkan 90’lı yıllardaki güzellik trendini hatırlıyor musunuz? Evet, sütten bahsediyoruz! Sütün cilde olan faydalarından son 30 yıldır haberdar olsak da aslında ilk kullanımı Mısır’ın son helenistik kraliçesi olan Kleopatra’ya kadar uzanıyor…

Geçtiğimiz birkaç on yıldan beri pek çok ünlünün güzellik sırrının sütte saklı olduğunu açıkladığına şahit olduk. Ayrıca, bazılarının küvetteki süt banyosu kliplerini bile izledik. Dahası, ana bileşeni süt olan güzellik maskesi tarifleriyle daha önce onlarca kez karşılaştık ve Kleopatra’nın güzellik için uzun saatlerini süt banyosunda geçirdiğini okuduk. Peki ama sütün cilt bakımında bu kadar popüler olmasının perde arkasındaki şey ne? Kısa cevap, sütün A ve D vitaminlerinin yanı sıra laktik asit yönünden zengin olması. Ek olarak, protein, kalsiyum, biyotin, magnezyum, selenyum ve potasyum gibi önemli besinleri içermesi. Aslında, günümüzde ticari olarak satılan birçok güzellik ürünü sütte bulunan bileşenleri ihtiva ediyor. Öyleyse, sütün cilde faydalarını mercek altına alalım ve bir parça pamukla az miktarda sütü cildimize sürerek elde edebileceğimiz kazanımlara göz atalım.

Cilde Süt Sürmenin Faydaları Nelerdir?

B vitaminlerden alfa hidroksi asitlere ve kalsiyuma kadar pek çok önemli besinle dolu olan süt, kırışıklıkları önlemek, cildi nemlendirmek, güneş yanıklarını rahatlatmak ve cildi temizlemek gibi geniş yelpazede birçok fayda sunabilir. Bu kadar çok cilt bakım sorununun çözümünün buzdolabında gizli olduğunu kim bilebilirdi?

Sütün cilde olan faydalarından istifade etmek için evinizin küvetini sütle doldurmanız gerekmez. Az miktarda süt, küçük bir pamuk parçası ve her evde bulunması muhtemel birkaç doğal malzemeyle cildinizi şımartabilirsiniz. İşte, sütün cilt üzerindeki potansiyel faydalarını, çeşitli maske tariflerini ve nasıl uygulanması gerektiğini içeren detaylı bir kılavuz…

Kuru cildi nemlendirir: Kuru bir cildiniz varsa ve bebek gibi yumuşacık bir cildin peşindeyseniz, buzdolabınızdan başka bir yere bakmanıza gerek olmayabilir. Sabah kahvenize döktüğünüz sütün teninize nasıl fayda sağlayabileceğini merak ediyor musunuz? Tüm bunlar, laktik asit, Vitamin B6 ve biotin sayesinde. Laktik asit cildi nemlendirip beslerken, biotin çatlayan kuru cilde iyi gelir. B6 vitamini ise cildi nemli ve sağlıklı tutar, yeni cilt hücresi oluşumuna yardımcı olur. Cildini yumuşak tutmak için Kleopatra’nın süt banyosu yapmasına şaşmamalı.

Neyse ki sütün nemlendirici faydalarından yararlanmak için Antik Mısır Kraliçesi gibi tüm küvetinizi doldurmanız gerekmiyor. Cildinize ihtiyaç duyduğu nemi vermek için besleyici bir yüz maskesini evde kolayca hazırlayabilirsiniz. İhtiyacınız olan malzemeler, süt, bal ve gül suyundan daha fazlası değil.

  • 1 yemek kaşığı süzme bal, 2 yemek kaşığı çiğ süt ve 1 yemek kaşığı gül suyunu küçük bir kapta karıştırın.
  • Maskenizi yüzünüze veya cildinizin herhangi bir bölgesine sürün ve durulamadan önce kuruyana dek bekleyin.

Doğal bir cilt temizleyicidir: Süt cildinizi nemlendirmenin yanı sıra aynı zamanda harika bir temizleyici olarak çalışır. Sütte bulunan eksfoliye edici laktik asit, gözeneklerinizi temizler ve gün boyunca cildinizin yüzeyinde birikerek sivilceye neden olan bakterileri yok eder.

  • Küçük bir pamuk parçasını çiğ sütle ıslatın ve misel su uyguladığınız gibi yüzünüze sürün. Pamuğun üzerinde ne kadar kir biriktiğine şaşıracaksınız!
  • Son olarak, yüzünüzdeki süt kalıntılarını ılık veya soğuk su ile durulayın.

Yaşlanma belirtileriyle savaşır: İnce çizgileri ve diğer yaşlanma belirtilerini azaltmak söz konusu olduğunda süt doğal bir gizli silahtır. Sütteki D vitamini cildin elastikiyetini ve kolajen üretimini artırırken, cildinizi kirliliğin neden olduğu serbest radikallerden korur.

Kırışıklıkları önlemenin anahtarının nemlendirmeyle başladığı sır değil. Süt cildinizi nemli tutabileceğinden, onu yaşlanma karşıtı rutininize dahil etmek akıllıca bir fikirdir. Kırışıklıkların görünümünü azaltırken daha taze görünmenizi sağlayacak yoğurttan yapılmış nemlendirici bir maske oluşturun.

  • Tam yağlı sütle yapılan yoğurdu, muhtemel kırışıklıkların oluşabileceği yüzünüze, boynunuza ve dekolte bölgenize uygulayın. Yaklaşık 20 dakika bekletip ılık suyla durulayın.

Güneş yanıklarına iyi gelir: Kızgın kumlardan serin sulara atlamayı ve şezlongda güneşlenmeyi kim sevmez ki? Ancak, bu harika yaz etkinliğinin güneş yanığı gibi can yakıcı bir handikapı var. Güzel haber, güneş nedeniyle yanan bölgelere süt uygulamak, cildinizin katmanlarından ısıyı çekerek rahatlamanıza yardımcı olabilir. Ayrıca, koyu renkli güneş lekelerinin görünümünü azaltabilir. Bununla birlikte, en iyi seçeneğiniz her zaman yüksek faktörlü güneş kremi kullanarak cildinizi güneşten korumak olduğunu unutmayın.

  • Güneş yanıklarını yatıştırmak ve rahatlatmak için buzdolabından çıkardığınız soğuk süte batırılmış yumuşak bir bez kullanın. Süt, cildi koruyan ve yanma hissini soğutan ince bir protein filmi oluşturur.
  • Soğuk süt ile ıslattığınız bezi, güneşten etkilenen cildinize serin ve rahatlama görene dek bekletin.

Ölü cilt hücrelerinden arındırır: Ölü cilt hücrelerinden kurtulmak ve daha parlak bir cilt mi istiyorsunuz? Tek ihtiyacınız olan şey süt. Sütün doğal asit seviyeleri ve laktik asit içeriği onu popüler bir peeling maddesi yapar. Bu doğal eksfoliyatör, aşırı kurumadan egzama ve sivilcenin neden olduğu kızarıklık ve iltihabı azalttığı için en hassas ciltlerde bile harikalar yaratır. Sonuç? Her zamankinden daha parlak, temiz, berrak bir cilt. 

  • Makyaj temizleme pamuğu veya küçük bir pamuk parçasını süte batırıp dairesel hareketlerle cildinize sürün.
  • Soğuk suyla durulayıp kalıntılardan kurtulun.

Sivilce karşıtıdır: D vitamini eksikliği sivilce ve aknelerle bağlantılıdır. Süt, D vitamini ve diğer vitaminlerle doludur. Bu nedenle, sivilceye meyilli ciltlere çiğ süt uygulamak harika bir ev çözümü olabilir. Süt ayrıca, sivilce oluşumuna zemin hazırlayan, gözenekleri tıkayan fazla yağ ve kiri arındırır. Dahası, sivilcelere neden olan mikroplarla savaşan laktik asit içerir.

  • Sivilce izi bırakmadan, bu nahoş çıkıntıları yavaş yavaş yok etmek için temiz yüzünüze ve özellikle sivilceli bölgelerinize sürün.

Çatlayan topukları yumuşatır: Özellikle terlik giyilen yaz sezonunda çatlayan ve kuruyan ayaklar çoğu kişinin ortak sorunu. Aşağıdaki ev yapımı ayak banyosu, sadece çatlamış topukları yumuşatmakla kalmaz, aynı zamanda ayaklarınızı rahatlatır.

  • Leğenin içine 2 su bardağı süt ve 4 su bardağı su koyup karıştırın.
  • 20 ila 30 dakika ayaklarınızı beklettikten sonra ponza taşı ile ovalayın.
  • Ayaklarınızı soğuk veya ılık suyla durulayıp, havluyla kurulayın.

Süt dünyasına hızlı bir gezi, daha yumuşak, daha pürüzsüz ve daha parlak bir cildin sırrı olabilir. Uygulaması kolaydır ve bilinen herhangi bir zararı yoktur. Yalnızca, kullanmadan önce süte alerjiniz veya hassasiyetiniz olmadığından emin olun.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Doğumdan Sonra Adet Görememe Nedenleri

Hamileliğin en büyük ödülü ailenize minik bir bireyin daha katılacak olmasıdır. Ayrıca, yaklaşık 9 ay boyunca adetten muaf olmanız da gebeliğin bir başka güzel yanı olarak sayılabilir. Peki ama bu uzun ”regl tatili” ne zaman son bulacak? Aslında, doğumdan sonra adet görememenin veya gecikmesinin nedeni bebeğinizi emziriyor olmanızdır.

Doğumdan Sonra Adet Görememe Nedenleri

Hamileliğin en büyük ödülü ailenize minik bir bireyin daha katılacak olmasıdır. Ayrıca, yaklaşık 9 ay boyunca adetten muaf olmanız da gebeliğin bir başka güzel yanı olarak sayılabilir. Peki ama bu uzun ”regl tatili” ne zaman son bulacak? Aslında, doğumdan sonra adet görememenin veya gecikmesinin nedeni bebeğinizi emziriyor olmanızdır.

Hamileliğinizin sürdüğü yaklaşık 9 ay boyunca pedlerle veya tamponlarla vedalaştınız. Şimdi doğum yaptığınıza göre menstrüasyon döneminizin ne zaman yeniden başlayacağını merak ediyor olabilirsiniz. Güzel haber, bebeğini emziren bir anneyseniz adet kanaması olmadan geçen ayların bir süre daha keyfini çıkarabilirsiniz. Bunun nedeni, vücudunuzun anne sütü yapmasını sağlayan hormonun, adetlerinizi kontrol eden hormonları baskılamasıdır.

Makaleye Genel Bakış – © MorTilki.com

  • Doğumdan Sonra Neden Adet Görülmez?
  • Doğumdan Sonra Adet Görmeden Hamile Kalınır mı?
  • Doğumdan Sonra Adet Ne Zaman Olur?
  • Adet Olmak Anne Sütünü Etkiler mi?
  • Doğumdan Sonra Adet Düzensizliği Olur mu?

Doğumdan Sonra Neden Adet Görülmez?

Doğumun sonrasındaki süreçte adet olunmamasının nedeni, anne sütü üretiyor veya bir başka anlatımla bebeğinizi emziriyor olmanızdır. Peki ama bu nasıl mümkün olabiliyor?

Vücutta anne sütü üretmek için sorumlu olan hormon prolaktindir. Bebeğinizi emzirmeye devam ettiğiniz ve dolayısıyla anne sütü üretiminin gerçekleştiği süre boyunca prolaktin hormonu, üreme hormonlarını baskılar. Bu nedenle yumurtlamaz veya bir başka ifadeyle yumurta bırakmazsınız ve sonuç olarak adet görmezsiniz.

Aslında, tıp dilinde bu süreci tanımlayan bir terim var: laktasyonel amenore. Emzirme döneminde adet olamamayı ifade eden laktasyonel amenorenin ne kadar süreceği, bebeğinizi ne sıklıkla emzirdiğinize ve ne zaman memeden keseceğinizle yakından ilişkilidir.

Doğumdan Sonra Adet Görmeden Hamile Kalınır mı?

Laktasyonel amenore süresince adet olunmadığından, çoğu kadın bu dönemde hamile kalınmayacağını düşünerek korunmasız birleşme yaşıyor veya emzirmeyi doğal bir korunma yöntemi olarak görüyor. Bu doğru bir yaklaşım olabilir ancak bir noktaya kadar…

Öncelikle bu konudaki en önemli şeyin emzirme olduğu unutulmamalıdır. Bebeğe anne sütü dışında mama gibi besinler veya diğer yiyecekler verilmez. Hatta su bile! Bebek sıklıkla emzirilmeli ve süreç içinde asla memeden kesilmemelidir. Doğumdan sonraki ilk 6 ay boyunca işe yarayan bu yöntemin, 6 aydan sonra etkinliği giderek azalır.

Öte yandan, doğurganlık döneminizin tekrar ne zaman başlayacağını belirleyemezsiniz. Bu önemli çünkü, yumurtlama adet kanamasından önce gerçekleşir. Yani, henüz adet olmamış olsanız bile, eğer yumurtladıysanız hamile kalabilirsiniz. Ek olarak, bebeğinizi emzirdiğiniz süreçte adet kanamanız başladıysa, gebeliğe karşı artık korunmasız olduğunuzu unutmayın.

Doğumdan Sonra Adet Ne Zaman Olur?

Her kadın farklı olduğundan, bu konuda herkes için kesin bir zaman diliminden bahsetmek mümkün değil. Ancak genel olarak konuşursak, eğer emzirmiyorsanız doğumdan 4 ila 8 hafta sonra adetinizin yeniden başlayacağını söyleyebiliriz.

Emziren annelerde ise bu süre çok daha uzun olmakla birlikte zamanlaması değişebilir. Aslında, emziren annelerin ilk 6 ay veya daha uzun süre adet görmemeleri normaldir ve birçok annenin bebeğini memeden kesene kadar adet kanaması olmayabilir.

Adet Olmak Anne Sütünü Etkiler mi?

Yumurtlama ve adet görme, vücudunuzda hormonal değişikliklerin meydana geldiğinin göstergesidir. Bunlar hem sütünüzün tadını hem de tedarikini etkileyebilir. Yani, sütünüzün miktarında azalabilir ve tadında hafif bir değişiklik olabilir. Ancak, tüm bunlar önemsiz miktardadır, bebeğinizi emzirmenizi etkilemez. Emzirme döneminde regl olmanız, bebeğinizi artık emzirmeyeceğiniz veya memeden kesmeniz gerektiği anlamına gelmez!

Doğumdan Sonra Adet Düzensizliği Olur mu?

Özellikle emziren bir anneyseniz, hormonlarınızın normal seyrine dönmesi zaman alacaktır. Adet döngünüz 24 gün, sonrakinde 28 veya bir diğerinde 35 gün olabilir. Ayrıca, kanama yoğunluğunda dalgalanmalar olduğunu görebilirsiniz. Bunun için endişelenmeniz gerekmez. Genel olarak, adet düzensizliği birkaç ay içinde veya emzirmeyi tamamen kestikten sonra kendiliğinden geçer.

Adet düzensizliğine ek olarak, doğumun ardından gördüğünüz ilk adetinizde aşağıdakileri de deneyimleyebilirsiniz.

  • Adet kramplarım eskiye göre biraz daha arttı veya azaldı
  • Kanamanın şiddeti yavaş
  • Adetim bitmiş gibi kesiliyor ancak sonra yeniden başlıyor (dur-kalk-dur)
  • Kanamada küçük kan pıhtıları görüyorum

Hamilelikten sonraki ilk adetin normalinden biraz daha sancılı geçmesi normaldir. Bunun nedeni, ilk dönem esnasında dökülmesi gereken uterus astarının fazlalığıdır. Diğer aylarda süreç normale binerek adet kremplarınızın şiddeti muhtemelen azalacaktır. Bununla birlikte, pedinizi her saat başı veya daha kısa sürede bir değiştirmeniz gerekiyorsa ya da sizi rahatsız eden olağan dışı bir şey varsa doktorunuzdan randevu alarak muayene olmayı ihmal etmeyin.

Okumaya devam et

Kadın

Limonla Gebelik Testi Nasıl Yapılır, Sonuçları Ne Kadar Doğru?

Kişisel bloglara ve hatta ünlü haber sitelerine her girdiğinizde yeni bir trendle karşılaşma ihtimaliniz yüksektir. Bunların çoğunluğu, bilimsel temellere dayanmayan ve evdeki malzemelerle yapılabilen sözde doğal çözümlerden oluşur. Her biri diğerinden daha garip olan bu yöntemlerin son trendi ise limonla gebelik testi!

Limonla Gebelik Testi Nasıl Yapılır, Sonuçları Ne Kadar Doğru?

Kişisel bloglara ve hatta ünlü haber sitelerine her girdiğinizde yeni bir trendle karşılaşma ihtimaliniz yüksektir. Bunların çoğunluğu, bilimsel temellere dayanmayan ve evdeki malzemelerle yapılabilen sözde doğal çözümlerden oluşur. Her biri diğerinden daha garip olan bu yöntemlerin son trendi ise limonla gebelik testi!

”Eskiden hamilelik testi mi vardı?” ”İdrar ve kan testi olmayan dönemlerde insanlar hamile olduğunu nasıl öğreniyordu?” Tarzında cümlelerle yazılarına başlayarak limon, karbonat ve hatta çamaşır suyu gibi yöntemlerle yapılan sözde gebelik testlerine övgüler yağdıran internet siteleriyle karşılaşmış olmalısınız. İddiaya göre, bardağın içindeki idrarınıza sıktığınız yarım limon suyu sayesinde hamile olup olmadığınızı anlayabiliyorsunuz! Peki ama bu sözde ev yapımı gebelik testleri gerçekten doğru sonuç veriyor mu? Her şeyden önce, merak edenler için bu yöntemlerin nasıl yapıldığından bahsedelim ve ardından sonuçlarının ne kadar doğru olduğunu tartışalım…

Makaleye Genel Bakış – © MorTilki.com

  • Limonla Hamilelik Testi Nasıl Yapılır?
  • Limonla Gebelik Testi Doğru mu?
  • En Güvenilir Sonuçları Nasıl Alırım?

Limonla Hamilelik Testi Nasıl Yapılır?

Yöntemin savunucularına göre, limon suyu idrarınızla birleştiğinde hamile olup olmadığınızı gösteren sonuçlar çıkarabilir. Sözde testin yapılış adımları ise şöyle:

  • Bardağın içine idrarınızı yapın
  • Yarım limonun suyunu idrar dolu bardağa sıkın
  • Limon suyunun küçük granülleri veya tortuları dibe çökerse hamilesiniz, yüzeyde kalırsa hamile değilsiniz.
  • Bir başka blogun iddiasına göre, limon sonrası idrarın rengi yeşile dönerse sonucunuz pozitif, rengi değişmezse negatif.

Ev yapımı gebelik test tarifleri yalnızca limonla da sınırlı değil. Örneğin, bir bardak idrara, bir çay kaşığı karbonat ekleniyor ve idrar köpürürse kişinin hamile olduğu anlamına geliyor. Bitmedi! Bir diğer yöntem için karbonat yerine çamaşır suyu kullanılarak idrarın köpürüp köpürmeyeceği gözlemleniyor. Köpürürse sonuç pozitif olarak yorumlanıyor.

Limonla Gebelik Testi Doğru mu?

Eczanelerde satılan idrar test kitlerin nasıl çalıştığını daha önce hiç merak ettiniz mi? Bu kitlerin çalışma prensibi, halk arasında hamilelik hormonu ismiyle de bilinen Beta hCG (Human Chorionic Gonadotropin) isimli hormona dayalıdır. İdrarınızda belirli seviyede hCG varsa test kitiniz iki çizgi (pozitif), aksi halde tek çizgi (negatif) sonuç gösterir. Günümüz teknolojisinde üretilen hamilelik testlerinin yanılma payı sıfıra yakındır.

Peki ama limon suyu, karbonat veya çamaşır suları idrarınızdaki hCG hormonunu tespit edebilir mi? Elbette hayır! İdrarınıza limon sıkmanız, şekerli su eklemeniz, tuz karıştırmanız, karbonat dökmeniz veya çamaşır suyu ilave etmeniz hamile olup olmadığınızı göstermez. Hakkında hiçbir bilimsel bir araştırma yapılmayan bu sözde yöntemler doğru sonuç vermez. Aslında, hamile olsanız da olmasanız da bu yöntemlerden alacağınız sonuç tesadüfi %50’dir. Daha anlaşılır bir ifadeyle, ev yapımı gebelik testlerinin sonuçları, hamile olup olmadığınızı tahmin etmek için yazı-tura atmaktan daha fazlası değildir.

En Güvenilir Sonuçları Nasıl Alırım?

Hamile kalma arzusunda olan veya test sonucunun negatif çıkmasını umut eden bir kadın olabilirsiniz. Gün sonunda herkesin hayattan farklı beklentileri var ancak en doğru sonuca ulaşabilmek için güvenmemiz gereken şey ortak; bilim! Hamile olup olmadığınızı öğrenmek için eczaneden test kiti satın alabilir veya bir sağlık kuruluşuna giderek kan tahlili yaptırabilirsiniz. Her iki yöntemin de yanılma payı yok denecek kadar azdır.

Gebelik testlerinden doğru sonuç alabilmek için en önemli şey hamilelik şüphesinin oluştuğu cinsel münasebetin veya başka bir ifadeyle hamile kalınmasının üzerinden belirli bir süre geçmesi gerektiğidir. Zira, testlerin sonuç verebilmesi için kanınızdaki veya idrarınızdaki hCG oranı belirli bir seviyeye ulaşmış olmalıdır. Bakınız: Hamilelik testi ne zaman yapılmalı? Çoğu kadının hCG seviyelerinin istenilen seviyeye ulaşması 7 ila 12 gün arasında sürer. Bu da cinsel birliktelikten sonra hamilelik testi yapmak için en az 1 hafta beklemeniz gerektiği anlamına gelir.

Sonuç

Doğal yöntemlerle evde gebelik testi tariflerini savunanların iddia ettiği gibi eskiden idrar ve kan testi yoktu. Mısırlı kadınlar, toprağa ektiği tohumlarını idrarlarıyla suladılar. Tohumlar büyürse kadının hamile olduğuna inanılırdı. Orta çağ kadınları, hamilelik testi yapmak için limon ve portakal gibi meyvelerin sularını kullanarak idrarlarının rengini test ettiler. Tüm bu şehir efsaneleri gerçeği yansıtmamasına rağmen eski çağlarda yaygın olarak kullanıldı.

Günümüz modern tıbbında artık bu varsayımlara ihtiyacımız yok. Hamilelik testi yapmak için pazardan limon satın almak yerine, eczaneden idrar testi satın alarak en güvenilir nihai sonucu öğrenmenin daha mantıklı olduğunu düşünüyoruz.

Okumaya devam et

Kadın

Adetin Bittiği Nasıl Anlaşılır?

Adet dönemi genellikle 5 gün civarında sürse de bazı kadınlar için bu süre 2 ila 8 gün arasında değişir. Regl dönemindeki bu farklılık nedeniyle herkes için geçerli bir adet bitiş tarihinden bahsetmek mümkün değil. Bununla birlikte, adet kanamasının kaç gün sürdüğüne bakılmaksızın, tamamiyle bittiğini anlamanızı sağlayabilecek dönem sonunda ortaya çıkan bazı ipuçları var.

Adetin Bittiği Nasıl Anlaşılır?

Adet dönemi genellikle 5 gün civarında sürse de bazı kadınlar için bu süre 2 ila 8 gün arasında değişir. Regl dönemindeki bu farklılık nedeniyle herkes için geçerli bir adet bitiş tarihinden bahsetmek mümkün değil. Bununla birlikte, adet kanamasının kaç gün sürdüğüne bakılmaksızın, tamamiyle bittiğini anlamanızı sağlayabilecek dönem sonunda ortaya çıkan bazı ipuçları var.

Çoğu kadın adetinin tam olarak ne zaman bittiğiyle ilgilenmez. Zira, herkes döneminin ne kadar sürdüğünü bilir ve son günlere doğru akış durma noktasına geldiğinde, önlem olarak bir veya iki ped daha kullanır. Öte yandan, yüzme veya cinsel birliktelik gibi adetin engel teşkil edebileceği aktiviteleri yapmak için tam olarak ne zaman bittiğini bilmek gerekebilir. Aşağıda, adet döneminizin bittiğini anlamanızı sağlayacak işaretleri ve bazı durumlarda kanama kesilmiş olsa bile neden yeniden başladığını tartışıyoruz.

Makaleye Genel Bakış

  • Adet Dönemine Genel Bakış
  • Adetin Bitmek Üzere Olduğunu Nasıl Anlarız?
  • Adet Kanamam Kesildikten Sonra Yeniden Başlayabilir mi?

Adet Dönemine Genel Bakış

Doğurganlık çağında olan ve gebe kalmayan her kadın için döngüsel şekilde her ay adet olmanın normal olduğunu biliyoruz. Peki ama sürecin neden ve nasıl geliştiği hakkında ne kadar bilgiye sahipsiniz?

Her ay adet olmanızın nedeni aslında kadın vücudunun doğurganlığa göre ”kodlanmış” olmasının bir sonucudur. Menstrüasyon, kadın vücudunun olası hamileliğe karşı kendini hazırlarken geçirdiği süreçtir. Döngü esnasında döllenme beklentisiyle yumurtalıklarınızdan yumurta salınır. Ancak, yumurta döllenmezse veya bir başka ifadeyle hamile kalmazsanız uterusunuzun astarı vajinadan dışarı atılır. En basit anlatımıyla, adet veya regl kanaması denilen şey tam olarak budur.

Adetin Bitmek Üzere Olduğunu Nasıl Anlarız?

Tipik olarak, 24 saat boyunca en ufak bir lekelenme görmediğiniz zaman adetinizin kesin olarak bittiğinden emin olabilirsiniz. Bununla birlikte, kanamanın şiddeti ve kanın rengi adetinizin bitmek üzere olduğu konusunda size ipucu sağlayabilir. Örneğin, 7 gün süren bir adet döneminiz olduğunu varsayalım. Birinci gün (açık pembe veya kahverengi lekelenme), iki ila beş gün arası (kırmızı kanama), altıncı gün (açık kahverengi akıntı), yedinci gün (berrak beyazımsı akıntı veya lekelenme) görmeniz muhtemeldir.

Adetliyken siyah veya kahverengi kan gelmesi kanın daha eski olduğunun ve vücutta biraz daha uzun süredir beklediğinin işaretidir. Adetin ilk gününde olabileceği gibi son günlerinde daha yaygındır. Nitekim, sonlara doğru adet akışı azaldığından içeride bekleyen regl kanı oksitlenerek koyu renge bürünür. Adetinizin ilerleyen günlerinde kahverengi kanla karşılaştığınızda, (güzel haber) gelecek aya kadar pedlerinizle vedalaşma vaktinizin yaklaştığının işaretidir.

Ancak, kahverengi adet kanı tam olarak döneminizin bittiği anlamına gelmez. Regl kanınız kahverengi veya siyah geliyor olsa da bu durumda hayız halinde sayılırsınız. Adetin tam olarak bittiğini gösteren akıntı berrak beyaz renktedir. Döneminizin sonunda gelen beyaz sıvının ardından yeniden kanama olması beklenmez ancak yine de adetinizin dur-kalk-dur yapabileceği bazı zamanlar vardır…

Adet Kanamam Kesildikten Sonra Yeniden Başlayabilir mi?

Evet, başlayabilir ve bunun birincil nedeni hormon seviyelerindeki dalgalanmalardır. Bakınız: Kesilen adet tekrar başlar mı? Peki ama bu nasıl mümkün olabiliyor?

Adet dönemin başlangıcında östrojen ve progesteron hormonlarının seviyelerinde düşüş meydana gelir. Bu, endometriyumun dökülmesi ve dolayısıyla kanamanın başlaması için bir sinyal sağlar. Dönemin sonuna yaklaşıldığında ise östrojen seviyeleri tekrar yükselişe geçer. Hormon seviyelerindeki herhangi bir değişiklik adet akışını etkileyerek dur-kalk-dur şeklinde kanamaya neden olabilir. Her ne kadar sinir bozucu olabilse de genellikle bu durum için endişelenmeniz gerekmez.

Biten, başlayan ve tekrar biten adetin yaygın nedeni hormonlar olsa da bu duruma neden olabilecek birkaç etken daha vardır. Bunlar:

  • Endometrial doku nedeniyle geçici tıkanıklık
  • Polikistik over sendromu
  • Miyomlar
  • Endometriozis

Tüm bunların dışında, kesilen adetin yeniden başlaması ve sonrasında yeniden kesilmesi aslında bazen içinde bulunduğunuz yaşam koşullarının bir sonucudur. Stresli bir yaşam sürdürmek, ani kilo almak veya vermek, aşırı egzersiz, ilaç yan etkileri, hasta olmak ve doğum kontrolü kullanmak bunlardan bazılarıdır.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com