Bizimle iletişime geçin

Pratik Bilgiler

Çuha Çiçeği: Bakımı, Sulama ve Gübreleme

Çuha Çiçeği: Bakımı, Sulama ve Gübreleme

Baharın renkli müjdecilerinden olan çuha çiçeği, en popüler ve en çok tercih edilen dekoratif bitkilerdendir. Botanik adı primula olan çuha çiçeği ailesi, 400’den farklı türe ev sahipliği yapar. Uzun ömürlü, dayanıklı ve bakımı kolaydır. Şubat ayından Mayıs ayına kadar, birbirine yakın duran ve türüne bağlı olarak şemsiye, salkım veya üzümlere benzeyen küçük çiçek salkımlarından oluşur. 

Sarı, pembe, beyaz, kırmızı ve mor gibi çeşitli renkleriyle göz dolduran çuha çiçeği, uygun koşullar sağlanırsa 25 santimetre yüksekliğe kadar büyüyebilir. Şubat ayından itibaren çiçek açmaya başlayan bu bitki türü, iç ve dış mekanlarda kolaylıkla yetiştirilebilir. Balkon gibi açık alanlar için en uygun zaman Mart ayıdır. Çok az özenle haftalarca dekoratif ve renkli kalabilir.

Makaleye Genel Bakış

  • Çuha Çiçeği Satın Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?
  • Çuha Çiçeğinin Özellikleri
  • Dikim ve Bakım İpuçları
  • Çuha Çiçeği Nasıl Sulanır?
  • Çuha Çiçeği Gübreye İhtiyaç Duyar mı?
  • Çuha Çiçeği Budanır mı?
  • Çuha Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?
  • Hastalıklar ve Zararlılar

Çuha Çiçeği Satın Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Birçok yerden küçük saksı bitkisi olarak temin edilebilen çuha çiçeği, satın alındığında sekiz ila ondan fazla açmış çiçek içermemelidir. Bol miktarda hala açmamış tomurcuk olması gerekir. Ayrıca saksıdan çıkarıldığı zaman beyaz köklere sahip olmalıdır. Ek olarak, bitkinin çok fazla sarı yaprağı olmamalıdır. Çünkü bu, zaten bol miktarda çiçek açtığının ve sadece birkaç yaprak kaldığının bir işaretidir.

Not: Çoğu çuha çiçeği türü, cilt tahrişine ve alerjik reaksiyonlara neden olabilen kontakt alerjen primin içerir. Bu nedenle dikim sırasında eldiven giyilmesi, çocukların veya evcil hayvanların erişemeyeceği bir yere yerleştirilmesi  tavsiye edilebilir.

Çuha Çiçeğinin Özellikleri

Şubat ayından yaz sonuna kadar çiçek açabilen çuha çiçeği türleri, aydınlık, çok sıcak olmayan ve doğrudan güneş ışığı almayan yerlerde en iyi şekilde büyüyüp gelişirler. İyi bir çiçeklenme için ideal sıcaklık 10 ila 15 derece arasındadır. 20 derecenin üzerindeki oda sıcaklıklarında en geç 1 veya 2 hafta sonra solabilir ve zayıf bir hal alabilir. Kullanılan toprak gevşek olmalı ve kireçsiz su ile nemli tutulmalıdır. Dikkat edilmesi gereken diğer bir önemli nokta, aşırı sulamadan ve su basmasından kaçınmaktır.

Dikim ve Bakım İpuçları

Bahçede dikim için ideal zaman, toprağın artık donmadığı Mart ortasıdır. Çuha çiçeği nemli, besin açısından zengin ve iyi drene edilmiş toprağı sever. Bunun için ekim sırasında bir miktar kompost kullanılmalıdır. Konum kısmen gölgeli olmalıdır.

  • Çuha çiçeği her iki yılda bir yeni saksıya aktarılabilir. Bu, ilkbahar başlarında veya yaz sonunda olabilir.
  • Sarı yapraklar, çok sulamanın, çok soğuğun veya gübre eksikliğinin bir işaretidir.
  • İdeal sıcaklık 10 ila 15 ° C arasıdır.
  • Oda sıcaklığında tohumlar zayıf filizlenir veya hiç filizlenmez.
  • Kışlama için 7 ila 12 ° C  sıcaklıklar uygundur.

Çuha Çiçeği Nasıl Sulanır?

Çuha çiçeği, özellikle çiçeklenme döneminde düzenli olarak sulanmalıdır. Bunun ihmal edilmesi, çiçeklerin erken solması ile sonuçlanabilir. Hafif nemli toprakta kendilerini rahat hissederler. Saksı toprağının üst kısmı parmakla kontrol edilmeli ve çok kuruysa mutlaka sulanmalıdır. Su basmasından kaçınmak için saksı tabağındaki fazla su her zaman boşaltılmalıdır.

Bununla birlikte, sonbaharda sulamaya daha çok dikkat edilmelidir. Çuha çiçeği, Eylül ayından itibaren tomurcuklanmanın teşvik edilmesi için düzenli olarak sulanır. Diğer mevsimlerde de toprak asla tamamen kurumamalıdır.

Çiçeklenme döneminde, çuha çiçeğine haftada birkaç defa su püskürtülebilir. Ancak bunu yaparken dikkatli olmak önemlidir. Su çiçeklere değil, sadece yapraklarda püskürtülmelidir.

Çuha Çiçeği Gübreye İhtiyaç Duyar mı?

Genel olarak, çuha çiçeği düşük ila orta düzeyde beslenme gereksinimine sahiptir. Çiçek tomurcuklarını görür görmez, 2 haftada bir gübre eklenmesi tavsiye edilir. Saksıdaki çuha çiçeğine, sulama suyuna eklenen sıvı gübre verilebilir. Çiçeklenme dönemi dışında ise sadece bir kez gübrelemek yeterlidir.

Not: Saksıyla satılan çuha çiçeklerinin içindeki besin içeriği bitki için yeterlidir. Bu nedenle gübreleme gerekli değildir.

Çuha Çiçeği Budanır mı?

Sadece ölü çiçeklerin ve zarar görmüş bitki parçalarının düzenli olarak temizlenmesi tavsiye edilir. Bu, yeni çiçeklerin yeniden büyümesini kolaylaştırır. Çuha çiçeğini ekerek çoğaltmayı planlıyorsanız, tohumlar oluşana kadar solmuş çiçekleri kesmeyin. Tohumlar, olgunlaştıklarında en iyi şekilde filizlenebilirler.

Çuha Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?

Çuha çiçeğinin yayılmasının üç yolu vardır. Bir yandan, ayrı ayrı veya kök kesimler kullanılarak çoğaltılabilirler. Öte yandan, tohumları sayesinde kolayca yayılabilirler. Bitki çiçek açtıktan sonra basitçe bölünebilir ve bahçede en az 20 santimetre daha uzağa ekilir. Çoğaltma işlemi için en uygun zaman, ilkbaharda çiçek açtıktan sonradır.

Hastalıklar ve Zararlılar

Çuha çiçeği bitkileri hastalıklara karşı son derece dayanıklıdır. Bitki çok ıslaksa, gri küf (botrytis), kök ve gövde çürümesi meydana gelebilir. Çürüme, soluk yeşil renk değişikliği veya yaprakların solması ile kendini gösterir. Bazen asma böceklerinin istilasına uğrayabilir. Seralarda ise yaprak bitleri ve örümcek akarları ile sıklıkla karşılaşılır.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pratik Bilgiler

Ağda Kalıntıları Nasıl Geçer? Ciltteki Sir Ağda Kalıntılarını Temizleme Yolları

Ağda Kalıntıları Nasıl Geçer? Ciltteki Sir Ağda Kalıntılarını Temizleme Yolları

Kabul edelim, ağda yapmak eğlenceli bir iş değil. Ancak, geride bıraktığı pürüzsüz ten ve kılların daha geç uzayacak olması nedeniyle çoğumuzun tercih ettiği bir yöntem. Fazlaca can yakıyor olması ve geride bıraktığı yapış yapış kalıntılar ise en büyük handikapları. Her ne kadar ağdanın can yakmasını tam olarak engellemenin bir yolu olmasa da geride bıraktığı sir ağda kalıntılarını çıkarmanın birkaç kolay yolu var.

Ağdayla istenmeyen tüyleri almak acı vericidir ve diğer yöntemlere göre daha zahmetli olabilir. Dahası, batık, kızarıklık ve tahriş gibi sonuçları yaygındır. Tüm bu eksilerine rağmen kılların 4 haftaya varan geç çıkma süresi ve geride bıraktığı ipeksi pürüzsüz ten nedeniyle sık tercih ediliyor. Ağda salonlarında, güzellik merkezlerinde veya ev ortamında yapılabilen bu çok yönlü tüy alma yönteminin geride bıraktığı en sinir bozucu şey ise yapışkan kıvamlı kalıntılar. Neyse ki, sir ağda sonrası ciltteki kalıntıları çıkarmak kolaydır ve bunun için her evde bulunması muhtemel birkaç malzeme kullanılabilir. Ağda kalıntıları nasıl temizlenir? İşte, deneyebileceğiniz 5 kolay ev çözümü…

Makaleye Genel Bakış

  • Sir Ağda Kalıntıları Ciltten Nasıl Çıkar?
  • Sıcak Su Yöntemi
  • Yemeklik Sıvı Yağlar
  • Vazelin
  • Alkol
  • Buz Küpleri

Sir Ağda Kalıntıları Ciltten Nasıl Çıkar?

Ağdayı ciltten çıkarmanın en kolay yolu, ağda temizleme yağıdır. Peki ama evde ağda temizleme yağı kalmadıysa ne yapacaksınız? Bu durumda, aşağıdaki çözüm yolları imdadınıza yetişebilir.

Sıcak Su Yöntemi

Öncelikle en kolay yöntemden bahsedelim. Kalıntı çok fazla değilse sıcak su işe yarayabilir. Sıcak suda ıslakttığınız bir bezi ağda kalıntısı olan bölgede 1 ila 2 dakika bekletip başka bir bezle silin. Bu yöntemin işe yarayıp yaramayacağı konusunda şüpheleriniz varsa veya olumlu sonuç alamadıysanız aşağıdaki diğer seçeneğe geçin.

Yemeklik Sıvı Yağlar

Sir ağda kalıntılarını temizlemek söz konusu olduğunda, mutfağınızda bulunan yemeklik sıvı yağlar, ağda temizleme yağları kadar etkili çalışabilir. Zeytinyağı, ayçiçek yağı, kanola yağı, fındık yağı hatta bebe yağı veya başka bir şey, hiç fark etmez.

Bir bez veya pamuk parçasını yağa batırarak iyice ıslatın. Cildinizdeki ağda kalıntılarının üzerine sürün ve 1 ila 2 dakika kadar bekletin. Son aşamada, yağlı bölgeyi başka bir bezle silerek kalıntılardan kurtulun.

Vazelin

Cildi nemlendirmek için kullandığımız vazelin ağda kalıntılarını gidermek konusunda da işe yarayabilir. Yağ yöntemiyle aynı çalışma prensibine sahip olan vazelini, ”elinizi korkak alıştırmadan” bol miktarda sir ağda kalıntısı üzerine sürün. Sonrasında, vazelinin işini yapması için 4 – 5 dakika beklemeniz gerekecek. Yumuşak bir bezle silerek final yapın.

Alkol

Kaç kişinin evinde alkol şişesi vardır bilmiyorum ama eğer sizde mevcutsa bu iş için gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Yumuşak bir bezi veya pamuk parçasını alkolle ıslatıp dairesel hareketlerle ağda kalıntılarına sürün. İstediğiniz sonuca ulaştıktan sonra, alkolün cildinizi tahriş edebileceği ihtimaline karşı nemlendirici krem veya losyon uygulayın.

Buz Küpleri

Kumaşa yapışan sakızı çıkarmak için buz uygulandığını hatırlıyor musunuz? Buz, aynı etkiyi cildinize yapışan sır ağda kalıntılarını gidermek için de gösterebilir. Buzdolabınızın buzluğundan buz küplerini alın ve yapışkan kalıntıların üzerinde gezdirin. Yaklaşık 1 dakika sonra kalıntılardan kurtulduğunuzu görmelisiniz.

Sir ağda kalıntılarının cilde yapışarak inatçı davranmasının ve leke bırakmasının en önemli nedeni cildinizin kuru olmasıdır. Bu sebeple, ağdadan 1 gün önce cildi nemlendirmek iyi bir fikirdir. Ayrıca, ağdadan önce pudra uygulamak ve çok uzun kılları makasla kırpmak işinize yarayabilir.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Yaş Pasta Nasıl Saklanır? Yaş Pastaların Saklama Koşulları ve Bozulma Süresi

Yaş Pasta Nasıl Saklanır? Yaş Pastaların Saklama Koşulları ve Bozulma Süresi

Özel günlerin vazgeçilmezi olan yaş pastalar lezzetli olduğu kadar yüksek kalorilidir. Bu nedenle, çoğu zaman satın alınan pastanın tamamı tüketilmez. Bu durumda yaş pastanın geri kalanını bozulmadan muhafaza etmek için uygun saklama koşullarına dikkat etmek önemlidir.

Özel bir etkinlik için yaş pasta kesip mumlara üflediyseniz öncelikle tebrik ederiz. Görünen o ki, pastanın hepsini bitiremediniz ve kalan kısmının nasıl saklanması gerektiği kafanızda soru işaretleri oluşturuyor (aksi halde bu yazıyı okuyor olmazdınız). Başka bir senaryo ise pastanızı kendiniz yaptınız (veya satın aldınız) ancak misafirlere ikram etmek için önünüzde hayli zaman var ve bu süre boyunca pastanın dayanıp dayanmayacağını bilmek istiyorsunuz. Hangi durumda olursanız olun, yaş pastanızın saklama koşulları ve bozulma süresi hakkında merak ettiklerinizi yanıtlayabilecek basit cevaplarımız var…

Yaş Pasta Ne Kadar Sürede Bozulur?

Bildiğiniz gibi yaş pastalar çabucak bozulmaya müsait malzemelerden yapılır. Nitekim, içeriğinde bulunan süt, yumurta ve krema gibi malzemelerin bozulma süresi kısadır. Bu nedenle, yaş pastaların fazla bekletilmeden tüketilmesi en iyisidir. Peki ama bu süre ne kadar olmalı?

Yaş pastanızı ileri bir tarih için saklamayı düşünmüyorsanız ve kısa sürede tüketecekseniz mutfak tezgahınızda bekletebilirsiniz. Dışarıda bekleme süresi 1 ila 2 gündür. Ancak, sıcak yaz mevsimindeyseniz bu sürenin kısalabileceğini unutmayın.

Orta süreli saklama için buzdolabı biçilmiş kaftandır. Buzdolabına koyduğunuz yaş pasta ortalama 5 ila 7 güne kadar tüketilebilir durumda kalabilir. Elbette pastayı açık olarak değil, hava almayacak şekilde kapalı kaplarda bekletmeniz koşuluyla. Bu konuya aşağıda daha detaylı değineceğiz.

Son seçenek ise tahmin edeceğiniz üzere buzlukta saklamak. Yaş pastalar dondurulduğu takdirde 4 ila 5 ay kadar bozulmadan bekleyebilir. Ancak, yaş pastayı dondurarak bu kadar uzun süre saklamak lezzet kaybına yol açabilir.

Satın aldığınız yaş pastanın en iyi ihtimalle 1 gündür tezgahta beklediğini hesaba katmanız gerekiyor. Yani, pasta yapılır yapılmaz satın almıyorsunuz! Bu yüzden, normal saklama süresinden daha önce tüketmeniz en mantıklısı olacaktır. Ayrıca, kesilmiş veya dilimlenmiş pastaların, kesilmemiş olanlara göre daha çabuk bozulacağını unutmayın.

Yaş Pasta Nasıl Muhafaza Edilir?

Yaş pastaları saklarken önemli nokta hava almayacak şekilde saklama kaplarında tutmaktır. Birkaç saat veya 1 gün boyunca açık vaziyette bekletmenizde elbette sakınca yok ancak daha uzun süreler için pastanın dışarıyla irtibatını kesmeniz gerekiyor. Bunun ilk nedeni, pastaların buzdolabı gibi ortamlardaki kötü kokuyu çekebilmeleri. İkinci nedeni ise açık olarak bekletilen pastaların daha hızlı bayatlayıp bozuluyor olması.

Yuvarlak veya dikdörtgen plastik pasta-kek saklama kapları harika olsa da buzdolabına veya buzluğa sığmayabiliyor. Bu durumda pastanızı dilimleyerek daha küçük kaplara koyabilir veya bir diğer seçenek olan streç filmle sarmayı deneyebilirsiniz. Ancak, yaş pastalar şekil olarak bozulmaya müsait olduklarından streç naylon kullanmayı son çare olarak düşünmek isteyebilirsiniz. Öte yandan, kısa süre tezgah üstünde bekletmek için ise temiz boş bir leğeni ya da derin bir kabı pastanızın üzerine ters çevirerek kapatabilirsiniz.

Yaş pastanızın kremasında veya genel görünümünde bekleme nedeniyle bozulmalar olmuşsa (çatlama gibi), kötü kokmaya başlamışsa veya ekşimsi kötü bir tadı varsa güvenli tarafta kalmak için çöpe fırlatın gitsin. Ne de olsa sağlık riske atılmaz ve bir pasta için hastane yollarına düşmeye değmez!

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Tester Parfüm Nedir, Satın Alınır mı?

Tester Parfüm Nedir, Satın Alınır mı?

Parfüm satın almak için gittiğiniz mağazada veya online alışveriş sitelerinde ”tester” yazısıyla karşılaştıysanız, bunların test için üretilen deneme numuneleri olduğunu isminden (test-er) tahmin etmiş olmalısınız. Tester parfümler, satıştaki bir parfüm şişesinin içinde nasıl bir koku olduğunu öğrenmenizi sağlayan numunelerdir.

Makaleye Genel Bakış

  • Tester Parfüm Ne Demek?
  • Tester Parfüm ile Orijinal Parfüm Arasındaki Fark Nedir?
  • Tester Parfüm Alınır mı?

Tester Parfüm Ne Demek?

Herhangi bir parfümeriye gittiğinizde, farklı markalara ait yüzlerce parfümle karşılaşırsınız. Aradığınız parfüm daha önce kullandığınız ve bildiğiniz bir kokuysa elbette test etmenize gerek olmayabilir. Ancak, satın almayı düşündüğünüz parfümün nasıl koktuğuna dair hiçbir fikriniz yoksa ne yapacaksınız? Zira, parfümlerin paketlerinin açılmasına ve deneme amaçlı sıkılmasına müsaade edilmez.

İşte tam bu noktada tester parfümlere ihtiyaç duyuluyor. Tester parfüm, satıştaki parfüm şişesinde nasıl bir kokunun sizi beklediğini gösteren tanıtım numuneleridir. Tester parfümden az miktarda sıkarak koku hakkında fikir edinebilir ve sonrasında gerçek ürünü satın alır veya almazsınız.

Tester Parfüm ile Orijinal Parfüm Arasındaki Fark Nedir?

Anlatımda, orijinal veya tester olarak iki sınıfa ayrılsa da esasen her ikisi de orijinal üründür. Yani, bir tester şişesinin içindeki sıvı neyse, satın alacağınız şişedeki sıvı da aynıdır. Aralarındaki tek fark ambalajdır. Tester parfümlerin üretim amacı satış olmadığından, üreticiler görselliğe fazla önem vermezler. Genellikle, fazla albenisi olmayan sade beyaz bir şişede bulunurlar. Ek olarak, şişelerin boyutu küçüktür ve büyük çoğunluğu kapaksız gelir.

Carolina Herrera, Coco Channel, Paco Rabane, Calvin Klein, Jean Paul Gaultier veya Christian Dior gibi en prestijli markalar ve dünyanın en pahalı parfümleri de dahil olmak üzere tüm üreticiler, müşterilerine ürünlerinin tanıtımını yapmak ve pazarlayabilmek için tester parfümlerini imal etmek zorundadır.

Tester Parfüm Alınır mı?

Elbette yukarıda sayılan bu parfümlerin bazıları servet değerinde ve çoğumuzun bütçesini aşabiliyor. Hal böyle olunca aynı markaya ait tester parfümün ucuza satıldığını duymak kulağa sevindirici gelebiliyor. Peki ama orijinal olduğu iddia edilen tester parfümleri gönül rahatlığıyla satın alabilir misiniz?

Öncelikle tester parfümlerin müşteriye satılmak için üretilmediğini bilmeniz gerekiyor. Zaten bu yüzden ambalajları sıradan, şişeleri oldukça sade ve küçük boyutta! Tester parfümlerin tek amacı, asıl şişedeki koku hakkında tüketiciye bilgi vermektir. Öyleyse, piyasada satışta bulunan ”kamyon dolusu” tester parfüm nereden geliyor? Sahte olabilirler mi? Evet, doğru bildiniz. Yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada ”ucuz tester parfüm” adıyla satılan parfümlerin neredeyse tamamı sahte. Nadiren orijinalleri çıkabilir ancak bunları da Starbucks kahvesi fiyatına alamayacağınızın garantisini verebilirim!

Bunlara rağmen satışta olan tester parfümlerin, orijinal olduğunu düşünüyorsanız bu konuya biraz daha detaylı değinelim. Tester parfümler sınırlı şişe sayısıyla üretilerek parfümerilere gönderilirler. Çoğu parfüm üreticisi herhangi bir kokuya ait orijinal 12 şişeye karşılık yalnızca 1 küçük şişe tester gönderir. Çok pahalı markalara doğru ilerlediğinizde tester sayısı, 6 şişede 1’e kadar düşer. Yani, bir parfüm ne kadar pahalıysa, o parfüme ait tester o kadar az üretilir. Şimdi düşünün, belirli sayıda üretilen bu tester parfümleri mağazalarda kimse kullanmıyor, satıcının elinde birikiyor ve ucuza size satıyor. Sizce bu senaryonun gerçekleşebilme ihtimali ne kadar yüksek?

Öte yandan, satışta olan tüm tester parfümlerin sahte olduğunu söylemek haksızlık olur. Nadirende olsa orijinal içeriğe sahip testerler satılabiliyor. Ancak, bu parfümlerin çok ucuza satılmadığını ve bu satışların nadiren gerçekleştirildiğini bilmeniz gerekiyor. Ayrıca, yalnızca yetkili bayiler veya kişiler tarafından satışları yapılabiliyor.

Bir tester parfümün gerçekten orijinal olduğundan eminseniz, o halde satın almak mantıklı bir iştir. Muhtemelen, paketlenmiş versiyonundan daha ucuza satın alacaksınız. Dahası, aynı kalitede ve kalıcılıkta olacaktır.

Sonuç:

Testerlar, satıştaki parfümlerin nasıl koktuğu konusunda size yardımcı olmak için üretilen küçük numunelerdir. Bu şişeler, EDT (Eau de Toilette) veya EDP (Eau De Parfum) gibi farklı formatlarda sunulabilen %100 orijinal parfüm içerirler. Orijinal ürünlerden tek farkı yalnızca sunumlarıdır. Şişeleri küçük, sade, beyaz ve çoğu zaman kapaksızdır.

Sınırlı sayıda üretilen tester parfümlerin amacı satış değil, müşteriyi koku hakkında bilgilendirmektir. Her ne kadar orijinal testerların satışları yetkili kişi veya bayilerce yasal olarak yapılabilse de piyasada pazarlananların çoğu sahtedir. Bu nedenle, tester parfüm satın almadan önce iki kez düşünmek ve sorgulama yapmak önemlidir.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com