Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Dispepsi Nedir? Nedenleri ve Belirtileri

Dispepsi Nedir? Nedenleri ve Belirtileri

Dispepsi (hazımsızlık), reflü hastalığından sonra en sık görülen gastrointestinal hastalıktır. Midenin üst kısmından, karın çevresinden ve göbeğin üstündeki bölgeden gelen rahatsızlıkların ortak adıdır. Sorunlar genellikle altta yatan herhangi bir hastalığa bağlı değildir ve buna fonksiyonel dispepsi denir. Hastalığın gelişmesi durumunda ortaya çıkan semptomlar, midedeki ve bağırsağın üst kısmındaki sinirlerde artan hassasiyetten kaynaklanır…

Dispepsi, mide bulantısı, yanma, ağrı ve basınç gibi belirtilerle üst karın bölgesinden aralıklı veya sürekli rahatsızlık olarak tanımlanabilir. Ancak aynı belirtiler, iltihaplı mukoza zarı, mide ülseri ya da glüten intoleransıyla da bağlantılı olabilir. Hastalığın bir nedeni varsa, buna organik dispepsi denir. Dispepsi ayrıca anti-inflamatuar veya antikoagülan ilaçların bir yan etkisi olarak da ortaya çıkabilir.

Makaleye Genel Bakış

  • Dispepsi Neden Olur?
  • Dispepsi Belirtileri
  • Dispepsi Hastalığının Teşhisi ve Tedavisi

Dispepsi Neden Olur?

Mide basıncı, dolgunluk hissi veya halsizlik gibi üst karın bölgesindeki sindirim bozukluklarının olağan semptomları, ya organik ya da fonksiyonel bir bozukluğa dayanır. Organik nedenler tıbbi tedavi gerektirirken, fonksiyonel nedenler genellikle kişinin kendisi tarafından kontrol edilebilir. Çünkü özellikle yanlış beslenmenin veya yaşam tarzının bir sonucudur.

Çok fazla yağ içeren yiyecekler, çok büyük porsiyonlar veya yemekleri hızlı tüketmek sindirim sürecini zorlayabilir. Bununla birlikte, stres ve egzersiz eksikliği de dispepsi üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Sindirim sisteminin en iyi şekilde çalışması için dinlenmeye ihtiyacı vardır. Bu nedenle, besinleri iyice çiğnemek ve öğünler arasında mola vermek önemlidir.

Sindirim sorunları ilerleyen yaşla birlikte daha yaygın hale gelebilir. Çünkü sindirim sıvılarının üretimi azalır, bağırsak elastikiyetini kaybeder ve çalışma hızı yavaşlar. Ayrıca birçok hastada, bitter çikolata, kahve ve narenciye gibi yiyeceklerin veya içeceklerin tüketilmesiyle tetiklenebilir. Peptik ülser hastalığı veya gastriti olan hastalarda dispeptik bozukluklar düzenli olarak görülür. Fakat çoğunlukla sindirim sisteminde herhangi bir sorun bulunmadan ortaya çıkar.

Nedeni her zaman belirlenemeyen dispepsi hastalığı, çoğu zaman şunlarla ilgilidir:

  • Ülser
  • Reflü
  • Artrit ilaçlarının kullanımı
  • Safra taşları
  • Kabızlık

Dispepsi Belirtileri

Dispepsi belirtileri kişiden kişiye göre değişebilir. Belirtiler bazı şekilde şiddetli olabilir ve farklı sürelerde devam edebilir. Sıklıkla ortaya çıkan belirtiler, göbek üzerinde ağrı, yanma hissi, çabuk doyma hissi, gerginlik veya mide bulantısıdır. Aynı anda mide ekşimesi ve asit reflüsü oluşması da yaygındır. Fonksiyonel dispepsi, stres veya kaygı ile şiddetlenebilir.

Sindirim bozukluğu, rahatsız edici bir dolgunluk hissine yol açar. Buna da midedeki şişkinlik eşlik edebilir. Bununla birlikte, küçük porsiyonlardan sonra bile tokluk hissi ortaya çıkabilir. Üst karın ağrısı, mide basıncı ve hatta mide ağrısı da şikayet yelpazesinin bir parçasıdır. Mide bulantısı ve kusma gibi şiddetli semptomlar, vücudun mümkün olduğunca çabuk kurtulmak istediği bir şeye karşı kendini şiddetle savunmasıdır. Bu aynı zamanda çok yağlı yiyeceklerden de kaynaklanabilir.

En yaygın belirtiler şunlardır:

  • Üst karın bölgesinde ağrı ve rahatsızlık
  • Şişkinlik
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Erken tokluk hissi

Semptomlar genellikle yemekten sonra kötüleşirken, bazı hastalar yemek yediklerinde ağrılarında azalma hissederler. Birçok hasta aynı zamanda kabızlık, ishal ve gaz ile irritabl bağırsak sendromundan muzdariptir. Ayrıca kişide önemli derece asit reflü ve mide ekşimesi varsa, muhtemelen gastroözofageal reflü hastalığı var demektir.

Dispepsi belirtileri çok yaygındır ancak ağrının derecesi değişir. Sorunlar farklı kişilerde farklı şekillerde ve aynı kişide zaman zaman farklı şekillerde kendini gösterebilir. Birçok hasta bu semptomlar için tıbbi yardım istemez.

Dispepsi Hastalığının Teşhisi ve Tedavisi

Hastanın tıbbi öyküsü tanı için oldukça önem taşır. Muayene sırasında doktorlar, karnın üst kısımlarına basarken ortaya çıkan hassasiyet dışında, neredeyse yanlış bir şey bulamazlar. Bundan dolayı, semptomlara neden olabilecek diğer hastalıkları dışlamak için genellikle kan örnekleri alınır.

Uzun süreli, tekrarlayan veya şiddetli karın ağrısı durumunda ise hasta gastroskopiye sevk edilebilir. Gastroskopi sırasında, yemek borusu, mide ve duodenumdaki mukoza zarını değerlendirmek için kameralı hareketli bir tüp mideye indirilir.

Fonksiyonel dispepsi mide ülserine yol açmaz. Bununla birlikte, semptomlar aynı olabileceğinden, doktorun fonksiyonel dispepsi ile mide ülserlerini kesin olarak ayırt etmesi zor olabilir. Bu nedenle, 50 yaşın üzerindeki hastalarda yeni başlayan dispepsinin gastroskopi ile araştırılması gerekir.

Tedavinin temel amacı, hastalık hakkında bilgi birikimini artırarak rahatsızlığı gidermektir. Hastalığın tetikleyicilerini ve belirtilerin stres veya kaygı durumunda ortaya çıkıp çıkmadığını bilmek önemlidir. Dispepsinin nasıl tedavi edileceği kişiden kişiye çok farklıdır. Her şeyden önce, dispepsinin organik bir nedeninin olup olmadığını öğrenmek gerekir.

En önemli tedavi, günlük yaşamdaki stres ve kaygıyı azaltmaya çalışmak olabilir. Düzenli yemekler ve uyku alışkanlıkları da aynı şekilde tedaviye katkı sağlayabilir. Ayrıca hastanın midesinin tepki gösterdiği yiyecekleri tüketmekten de kaçınması gerekir.

Fonksiyonel dispepsi için çeşitli ilaçlar bulunmaktadır. Doktor tarafından reçete edilecek antasitler, fonksiyonel dispepside biraz rahatlama sağlayabilir. Tüketilen yağlı yiyeceklerin yanı sıra, kahve, alkol ve nikotin de dispepsiyi şiddetlendirebilir. Hastanın ne yediğine, ne içtiğine ve yaşam durumunun nasıl göründüğüne dair bir günlük tutması iyi bir fikir olabilir. Böylece hastalığı neyin tetiklediğini ve hangi durumların daha kötü hissettirdiğini bulmak daha kolay olacaktır.

Tüm bunlara ek olarak, aşağıdaki durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

  • Açıklanamayan hızlı kilo kaybı
  • Yutma güçlüğü
  • Siyah renk dışkı
  • Kahve telvesi gibi görünen veya kanlı kusmuk
  • Üst karın bölgesinde ani ve şiddetli ağrı

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sağlık

Felden Jel Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Felden Jel Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Felden Jel, cilt üzerine topikal olarak uygulanan ağrı kesici bir ilaçtır. Steroid olmayan antienflamatuar ilaçlar (NSAID) grubunun bir üyesi olan bu jel, sürüldüğü bölgedeki eklem ve kasların ağrısını azaltmanın yanı sıra mevcut şişliğin giderilmesine yardımcı olur.

Makaleye Genel Bakış

  • Felden Jel Nedir, Ne İçin Kullanılır?
  • Felden Jelin Nasıl Çalıştığını Anlamak
  • Felden Jel Nasıl Kullanılır?
  • Felden Jel Yan Etkileri
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Felden Jel

Felden Jel Nedir, Ne İçin Kullanılır?

Felden Jel, steroid olmayan (kortizon içermeyen) antienflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) sınıfının bir üyesidir. Bu, etkilenen bölge üzerinde cilde sürüldüğünde lokal olarak ağrıyı hafifletmekle birlikte, eklemleri ve kasları etkileyen şişmenin azaltılmasına yardımcı olacağı anlamına gelir. En basit anlatımıyla, ağrı kesici bir krem olduğu söylenebilir.

Sarımsı bir rengi olan bu ağrı kesici jel, burkulma, gerilme, incinme, periartrit (donmuş omuz), epikondilit (tenisçi dirseği), tendinit (kasları kemiğe bağlayan tendonların zarar görmesi), tenosinovit (tendon kılıfının iltihaplanması) ve osteoartrit (eklem kireçlenmesi) gibi kas-iskelet sistemini ilgilendiren ağrıların giderilmesi için kullanılır. Bununla birlikte, ağrı ve iltihaplanma semptomlarını (yanma hissi, zonklama, şişme, kızarıklık) azaltabilse de alttaki doku hasarını iyileştirmediğini ve morlukları gidermediğini bilmek önemlidir.

Felden Jel etkin madde olarak Piroksikam (her gramında 5 mg/%0.5) içerir. Bunun dışında içeriğinde bulunan diğer yardımcı maddeler, diisopropanol amine, carbopol 940, propilen glikol, etil ve benzil alkol, hidroksietil selüloz ve saf sudur.

Felden Jelin Nasıl Çalıştığını Anlamak

Felden jel, ağrı kesici özelliğini içeriğinde bulunan etkin maddesi olan piroksikama borçludur. Steroid olmayan antienflamatuar ilaçlardan (NSAID) biri olan piroksikam ağrı ve iltihabı hafifletmekte etkilidir. Dünya çapında 80’den fazla ülkede artrit ve diğer inflamatuar hastalıkların tedavisi için kullanılabilen piroksikam, kimyasal olarak benzersiz, uzun etkili, güçlü bir antiinflamatuar/analjezik ajandır. (Kaynak)

Piroksikam, vücutta siklooksijenaz (COX) ismindeki maddenin etkisini bloke ederek çalışır. Siklooksijenaz, vücutta bazıları prostaglandinler olarak bilinen çeşitli kimyasalların üretiminde yer alan en temel enzimdir. Prostaglandinler, vücut tarafından yaralanmaya, belirli hastalıklara veya koşullara yanıt olarak üretilir. Piroksikam, ağrıya, şişmeye veya iltihaplanmaya neden olan prostaglandinlerin üretimini bloke ederek iltihabı azaltır ve ağrıyı giderir.

Felden Jel cilde sürüldüğünde piroksikam deri yoluyla alttaki dokulara emilir ve bölgedeki ağrı ve iltihabı azaltır.

Felden Jel Nasıl Kullanılır?

Diğer tüm ilaçlarda olduğu gibi Felden Jel kullanımında da doktorunuzun veya eczacınızın yönergelerini esas alın. Ancak, uzman biri kullanımına yönelik herhangi bir talimatta bulunmadıysa aşağıdaki adımları izleyin.

  • İlacınızı yeni satın aldıysanız kapağı ters çevirip tüpün ağız kısmını delin.
  • Sorunlu bölgedeki 3 cm genişliğindeki alana nazikçe ovalayarak sürün.
  • Jeli sürerken ciltte emilene kadar iyice ovalayın. Jel kalıntısı ciltte veya giysilerde hafif (ama geçici) lekelenmeye neden olabilir.
  • Günde 3 veya 4 kez kullanın.
  • Tedavi edilen bölge elleriniz değilse, her uygulama sonrası ellerinizi yıkayın.
  • Uzman biri önermedikçe kremin sürdükten sonra üzerini bandajla kapatmayın.
  • Açık yaralara, gözlere, gözlere çok yakın olan bölgelere, ağız içine, makata, cinsel bölgelere, ağız içine ve burun deliklerinin içine sürmeyin. Kazara bulaşırsa bol suyla yıkayın.
  • Uzman biri söylemedikçe 4 haftadan (1 ay) daha fazla kullanmayın.
  • 12 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmaz. Ergen gençler ve yaşlılar için ise özel bir dozaj programı yoktur. Günde 3 veya 4 kez kullanabilirler.

Felden Jel Yan Etkileri

Felden jelin olası yan etkileri uygulama bölgesinde kızarıklık, tahriş ve kaşıntıdır. Ayrıca güneşe karşı cildiniz hassaslaşabilir veya düşük bir ihtimalle temas alerjisi ortaya çıkabilir. Nadir görülen diğer yan etkileri ise solunum güçlüğü, bulantı, karın ağrısı ve hazımsızlıktır. Bu etkilerden herhangi birini gözlemlerseniz doktorunuzla konuşun.

Felden jelin önemli sağlık riski oluşturan ciddi bir yan etki göstermesi genellikle beklenmez. Ancak yine de solunumu etkileyecek şekilde ağız, dil ve boğazda şişmeyle karakterize bir reaksiyon meydana gelirse kullanımını durdurup acil servise başvurun.

Felden Jel kullanan çoğu kişi herhangi bir yan etkiyle karşılaşmaz. Bu ilacın faydalarının yan etki riskinden daha fazla olduğu için doktorunuzun reçetelendirdiğini unutmayın.

Sorumluluk reddi: Mortilki.com olarak amacımız işinize yarayacak en doğru bilgileri sunmaktır. Ancak, söz konusu tıbbi tedaviler olduğunda ilaçlar herkesi farklı etkileyebileceğinden, burada yazılanların eksiksiz (olası yan etkiler dahil) olduğunu garanti edemeyiz. Bu nedenle, herhangi bir ilacın kullanımında doktorunuzun veya eczacınızın talimatlarını esas alın. Beklenmedik bir etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza başvurun.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Felden Jel

Felden Jel gebelik kategorisi C’dir. Gebe kadınlarda topikal piroksikam (Felden Jel) kullanımına ilişkin herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Hayvan denekler üzerinde yapılan çalışmalar, sistemik formülasyonlarla üreme toksisitesi göstermiştir ancak bunların hamile kadınlarda topikal formülasyonların kullanımıyla ilgisi bilinmemektedir. Güvenli tarafta kalmak için hamile kadınların topikal piroksikam kullanmaması önerilir.

Bu ilacın anne sütüne geçip geçmediğini gösteren klinik kanıtlar yoktur. Bu nedenle, emziren annelerin Felden Jel kullanımından kaçınması gerekir.

Felden 50 gr jel 28.15 liradır (2022), eczanelerde satılır. Direkt güneş görmeyen 30 derecenin altındaki bir yerde saklayın, dondurmayın. Her kullanım sonrasında kreminizin kapağını kapatın ve çocukların erişemeyeceği bir noktada muhafaza edin. İlacınızın çok güçlü olduğunu, işe yaramadığını veya beklenmedik bir etkiye neden olduğunu düşünüyorsanız doktorunuzla ya da eczacınızla görüşün.

Okumaya devam et

Sağlık

Mikostatin Oral Süspansiyon (Damla – Gargara) Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Mikostatin Oral Süspansiyon (Damla – Gargara) Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Mikostatin oral süspansiyon, ağızdaki mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan antifungal bir ilaçtır. Genellikle, candida mantarının yol açtığı oral pamukçuk için reçetelenir. Yenidoğanlar dahil olmak üzere, bebeklerde, çocuklarda ve yetişkinlerde kullanılabilir.

Makaleye Genel Bakış

  • Mikostatin Nedir, Ne İçin Kullanılır?
  • Mikostatin Nasıl Kullanılır?
  • Mikostatin Oral Süspansiyon Yan Etkileri
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Mikostatin Oral Süspansiyon

Mikostatin Nedir, Ne İçin Kullanılır?

Mikostatin, ağızdaki mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanan bir antifungal ilaçtır. Kremin içeriğinde bulunan etkin maddesi nistatin, mantar veya mayaların büyümesini durdurarak çalışan etkili bir ajandır.

48 dozluk cam şişelerde, damlalıklı kapakla birlikte kullanıma sunulan bu ilaç, kiraz-nane karışımı bir tadı olan krem sarısı renginde bir süspansiyondur. İçeriğinde bulunan yardımcı maddeler, sinnamaldehit, kiraz esansı, gliserin, metilparaben, nane yağı, propilparaben, sukroz, karboksimetil selüloz sodyum, purified su, etanol %96, susuz sodyum fosfat dibazikdir.

Doktorunuz yakın zaman önce Mikostatin Oral Süspansiyon reçetelediyse, siz veya çocuğunuz muhtemelen candida mantarın neden olduğu oral pamukçuk ismindeki ağız içi enfeksiyonundan muzdaripsiniz demektir. Oral kandidiyazis veya pamukçuk, Candida albicans mantarının neden olduğu ağız boşluğunun enfeksiyonudur ve genellikle dil ve/veya yanak mukozasında beyaz lezyonlarla karakterizedir.

Tarihte ilk kez 1838’de çocuk doktoru Francois Veilleux tarafından tanımlanan bu hastalık, bağışıklığı yeterli veya bağışıklığı baskılanmış hastalarda ortaya çıkabilse de bağışıklığı baskılanmış konakçılarda daha yaygındır. Erkekleri ve kadınları eşit oranda etkilemekle birlikte genellikle yenidoğanlarda ve bebeklerde görülür. Bebeklerin yaşamının ilk haftasında olması nadirdir. En sık yaşamın dördüncü haftasında ortaya çıkar ve 6 aydan büyük bebeklerde daha az yaygındır.

Mikostatin Oral Süspansiyon pamukçuk tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir ilaçtır. Zira, bu ilacın etkin maddesi olan nistatin, birçok maya ve candida albicans türüne karşı aktiviteye sahip, pamukçuk (oral kandidiyazis) tedavisinde etkili antifungal bir ajandır. (Kaynak) Prematüre yenidoğanlarda, bebeklerde ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda (örneğin AIDS hastaları, kanser hastaları ve organ nakli alıcıları) ve yetişkinlilerde oral kandidiyazisin tedavisinde veya önlenmesi için kullanılabilir. Bununla birlikte, kandaki mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılamayacağını bilmek önemlidir.

Mikostatin Nasıl Kullanılır?

Mikostatin oral süspansiyon, damlalıklı plastik kapağa sahiptir ve bu ekipman sayesinde ağız içine damlatılarak kullanılır. Bu nedenle, halk arasında Mikostatin damla veya gargara ismiyle de bilinir. Ancak, tipik gargaraların kullanımında olduğu gibi ağız içi çalkalandıktan sonra tükürülmesine gerek yoktur. Mikostatin oral süspansiyon ağıza damlatıldıktan sonra birkaç dakika bekletilip yutulabilir.

Bununla birlikte, çocukların damlayı ağızlarında tutması zor olabilir fakat eğer mümkünse çocuğunuzun bunu yapmasını teşvik edin. Yapamayacak kadar küçükse (örneğin bebekler) endişelenmeyin. Hızlı bir şekilde yutsa bile ilaç yine de yardımcı olacaktır.

  • Kullanmadan önce şişeyi çalkalayın.
  • Dozu ölçmek ve damlatmak için kapakla birlikte gelen damlalığı kullanın. Çay kaşığı kullanmayın.
  • Yenidoğanlar dahil bebekler için tavsiye edilen doz, günde 4 kez 1 ya da 2 ml’dir.
  • Yenidoğanlara ve küçük bebeklere, önerilen doz yarı yarıya olacak şekilde ağzın her iki yanına damlatılarak verilir.
  • Çocuklarda ve yetişkinlerde tavsiye edilen doz, günde 4 kez 2 ila 6 ml’dir.
  • Yetişkin ve çocuklarda en az 30 saniye (mümkünse birkaç dakika) damla ağızda tutulup yutmadan önce gargara gibi kullanılır.
  • Bebekler doğal olarak damlayı ağızlarında bekletemezler ancak bunun için endişelenmenize gerek yoktur. Hemen yutsalar bile ilaç etki edecektir.
  • İlacın ağızdan erken ayrılmasına neden olabileceğinden uygulama sonrası 30 dakika bir şey yenilip içilmemesi tavsiye edilir.
  • Bu ilacın kullanımını şikayetleriniz kaybolduktan 48 saat sonrasına kadar devam ettirin. İlacın erken kesilmesi enfeksiyonun geri dönmesine neden olabilir.

Mikostatin Oral Süspansiyon Yan Etkileri

Diğer tüm ilaçlar gibi, mikostatin de yan etkilere neden olabilir ancak kullanan çoğu insanın ya hiç yan etkisi yoktur ya da sadece hafif yan etkileri vardır. Aslında, zayıf doğmuş premature bebeklerde bile iyi tolere edilebilir güvenli bir tedavidir. Kullanım sonrası oluşabilecek olası yan etkiler, ishal, bulantı ve kusmadır. Ancak yine de mikostatin oral süspansiyon kullanan çoğu kişi muhtemelen bu etkilerin hiçbirini yaşamayacaktır.

Sorumluluk reddi: Mortilki.com olarak amacımız işinize yarayacak en doğru bilgileri sunmaktır. Ancak, söz konusu tıbbi tedaviler olduğunda ilaçlar herkesi farklı etkileyebileceğinden, burada yazılanların eksiksiz (olası yan etkiler dahil) olduğunu garanti edemeyiz. Bu nedenle, herhangi bir ilacın kullanımında doktorunuzun veya eczacınızın talimatlarını esas alın. Beklenmedik bir etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza başvurun.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Mikostatin Oral Süspansiyon

Mikostatin oral süspansiyonun gebelerdeki olası etkilerini ve anne sütüne geçip geçmediğini gösteren yeterli klinik veriler yoktur. Hamilelikte C kategorisindedir. Doktorunuz ilacın faydasının, doğmamış bebeğe yönelik olası riskten daha ağır bastığına kanaat getirirse bu ilacı kullanmanızı söyleyebilir. Hamilelerin ve emziren annelerin doktor onayı olmadan kullanmaları önerilmez.

Mikostatin Oral Süspansiyon 48 ml fiyatı 31.78 liradır (2022), eczanelerde satılır. 15 ila 30 derece arasındaki oda sıcaklığında, çocukların erişemeyeceği bir yerde saklanmalıdır.

Okumaya devam et

Sağlık

Aldara Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Aldara Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Aldara Krem, genital bölgede çıkan siğilleri, uzun süre boyunca güneşe maruz kalmanın neden olduğu aktinik keratozu ve yüzeyel bazal hücreli karsinom ismi verilen küçük bir cilt kanseri formunu tedavi etmek için kullanılan bir ilaçtır. Kremin etkin maddesi olan imikimod, sorunlu hücrelerin öldürülmesine yardımcı olmak için vücudun bağışıklık sistemini kullanır.

Makaleye Genel Bakış

  • Aldara Krem Nedir, Ne İçin Kullanılır?
    • Genital siğil
    • Aktinik keratoz
    • Yüzeyel bazal hücreli karsinom
  • Aldara Kremin Nasıl Çalıştığını Anlamak
  • Aldara Krem Nasıl Kullanılır?
  • Aldara Krem Kullanımına Yönelik Uyarı ve Önlemler
  • Aldara Krem Yan Etkileri
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Aldara Krem Kullanımı

Aldara Krem Nedir, Ne İçin Kullanılır?

Aldara Krem, kutu içerisinde her biri 250 mg’lık 12 adet saşe (saşe: tek kullanımlık ambalaj) bulunan topikal bir ilaçtır ve ciltte meydana gelen birkaç farklı anormal büyümeyi tedavi etmek için kullanılır. Bunlar, genital/anal bölge siğilleri, aktinik keratoz (solar veya güneş keratozu) ve yüzeyel bazal hücreli karsinomdur.

Aşağıda, Aldara kremin endike olduğu (işe yaradığı) söz konusu cilt sorunlarının ne olduğuna kısaca değiniyor ve kremin kullanımıyla ilgili detaylara yer veriyoruz…

Genital siğil

Genital siğillere neden olan şey kısaca HPV olarak adlandırılan insan papilloma virüsüdür ve genellikle cinsel yolla bulaşır. Hem erkek hem de kadınları etkileyen bu virüsün neden olduğu siğiller, vajinada, erkek cinsel organında veya anüste çıkabilir. Klinik testlerde, %5 imikimod içeren Aldara kremin insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonunun neden olduğu dış genital ve perianal siğillerin tedavisinde iyi etkinlik ve güvenlik gösterdiği gözlemlenmiştir. (Kaynak)

Aktinik keratoz

Solar keratoz, güneş keratozu veya aktinik keratoz isimleriyle bilinen bu cilt sorunu, uzun süreli ve korunmasız bir şekilde güneşin UV ışınlarına maruz kalmanın sonucunda ortaya çıkar. Tipik olarak, ciltte pürüzlü, kırmızı, pullu veya kabuklu lekelerle karakterizedir. Kanser öncesi lezyon olarak tanımlanan aktinik keratozlar (AK) genellikle zararsız olmakla birlikte az da olsa cilt kanserine dönüşme ihtimali vardır. Yapılan klinik çalışmalarda, aktinik keratozdan muzdarip hastaların 6 – 8 hafta boyunca %5 imikimod krem (Aldara) ​​ile tedaviden sonra tüm AK lezyonlarının başarıyla temizlendiği rapor edilmiştir. (Kaynak)

Yüzeyel bazal hücreli karsinom

Bazal hücreli karsinom tüm cilt kanseri vakalarının yaklaşık %80’inden sorumlu olmakla birlikte, diğer az rastlanan deri kanseri türlerine nazaran çok daha iyi huyludur. Bazal hücreli karsinomun bir alt türü olan yüzeyel bazal hücreli karsinom, güneşe fazla maruz kalma sonucunda meydana gelir. Çoğunlukla orta yaş üzeri kişilerde ve beyaz tenlilerde görülür. Yapılan klinik çalışmalarda, imikimod %5 kremin (Aldara), yüzeyel bazal hücreli karsinomda uygun bir tedavi seçeneği olduğu görülmüştür. (Kaynak)

Aldara Kremin Nasıl Çalıştığını Anlamak

Aldara kremin etkin maddesi, içeriğinde %5 oranında bulunan imikimoddur. İmikimod, virüslerle savaşmak ve kanser hücrelerini yok etmek konusunda önemli olan sitokinler ismi verilen bir dizi kimyasalı serbest bırakmak için bağışıklık sistemini uyararak çalışır.

Bu özelliği nedeniyle, bağışıklık sistemini baskılayan herhangi bir ilacı kullananların veya bağışıklık sistemi sorunları olan kişilerin bu kremi kullanmadan önce doktoruyla konuşması önemlidir.

Aldara Krem Nasıl Kullanılır?

Bu kremin uygulama sıklığı ve ne kadar süre boyunca kullanılması gerektiği (tedavinin toplam süresi) muzdarip olunan hastalığa göre değişkenlik gösterir. Bu nedenle, Aldara kremi doktorunuzun veya eczacınızın önerdiği şekilde kullanın. Ancak, uzman biri kullanımına yönelik herhangi bir talimatta bulunmadıysa aşağıdaki adımları izleyin.

Bu kremi hangi amaçla kullanıyor olursanız olun, uygulamadan önce ve sonra ellerinizi yıkayın. Her kullanımda 1 adet saşe açın. Saşeden artan krem kalırsa atın, sonra kullanmak üzere saklamayın! Kreminizi günde 1 kez gece yatmadan önce sürün. Uzman biri aksini söylemedikçe, kremi sürdükten sonra üzerini bandajla kapatmayın ancak genital bölgenizde kullanıyorsanız pamuklu iç çamaşırı giymenizde sakınca yoktur.

  • Genital siğilde kullanımı: Bu kremi siğiller için haftada 3 gün (günde 1 kez) kullanın ve her uygulama gününden sonra 1 gün ara verin (örneğin: pazartesi, çarşamba ve cuma kullanın). Uygulama esnasında siğillerin üzerine kremi yedirerek sürün. Krem cildinizde 6 ila 10 saat boyunca kalmalıdır. Süre boyunca banyo yapmaktan veya duş almaktan kaçının. Süre sonunda sabun ve suyla krem uyguladığınız bölgeyi yıkayın. Siğiller tamamiyle yok olana dek kremi kullanmaya devam edin. Lezyonların tamamiyle kaybolması 4 ila 12 hafta arasında sürebilir. Siğil için 16 haftadan daha uzun süre kullanmayın.
  • Bazal hücreli karsinomda kullanımı: Bu kremi bazal hücreli karsinom için 6 hafta boyunca birbirini takip eden günlerde haftada 5 gün (günde 1 kez) kullanın (örneğin: pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma kullanın). Uygulama esnasında, sorunlu cilt bölgesine ve bir santimlik çevresine kremi yedirerek sürün. Krem cildinizde 8 saat boyunca kalmalıdır. Süre boyunca banyo yapmaktan veya duş almaktan kaçının. Süre sonunda sabun ve suyla krem uyguladığınız bölgeyi yıkayın.
  • Aktinik keratozda kullanımı: Bu kremi aktinik keratoz için haftada 3 gün (günde 1 kez) kullanın ve her uygulama gününden sonra 1 gün ara verin (örneğin: pazartesi, çarşamba ve cuma kullanın). Uygulama esnasında, sorunlu cilt bölgesine kremi yedirerek sürün. Krem cildinizde 8 saat boyunca kalmalıdır. Süre boyunca banyo yapmaktan veya duş almaktan kaçının. Süre sonunda sabun ve suyla krem uyguladığınız bölgeyi yıkayın. 4 hafta (1 ay) boyunca kremi kullanın. Doktorunuz durumu değerlendirdikten sonra, gerekli görürse ek olarak 4 hafta daha kullanmanızı isteyebilir.

Aldara Krem Kullanımına Yönelik Uyarı ve Önlemler

  • 12 yaş altı çocuklarda kullanılmaz. Yaşlılar için ise özel bir dozaj programı gerekmez.
  • Bu kremin sürüldüğü bölgeler güneşe karşı hassaslaşabileceğinden uygulama sonrasında direkt güneşe çıkılması önerilmez. Şapkalar, uzun kollu üst giysiler ve bacakları kapatan pantolonlar gibi güneşten koruyan giysiler tercih edilmelidir.
  • Bu krem cinsel yollarla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlamaz. Ek olarak, prezervatifin zarar görmesine neden olabileceğinden, cinsel münasebetten önce krem temizlenmelidir.
  • Açık yaralara, güneş yanığı olan tahriş olmuş cilde, gözlere, burun deliklerinin içine, ağız içine, anüs ve vajina içine sürülmez. Kazara bulaşırsa bol suyla yıkanmalıdır.
  • Bağışıklık sistemiyle ilgili herhangi bir sağlık sorunu olanlar veya bağışıklığı baskılayan ilaç kullananlar Aldara krem kullanmadan önce doktorunun onayını almalıdır.
  • Sürmeyi unutursanız aklınıza geldiği anda uygulayın. Ancak, sonraki kullanım zamanı yaklaşmışsa bekleyip normal programa devam edin. Kaçırılan dozu telafi etmek için üst üste iki kat sürmeyin. Günde 1 defadan fazla kullanmayın.

Aldara Krem Yan Etkileri

Bu kremin en yaygın görülen yan etkileri, sürülen bölgede kaşıntı, uyuşma ve karıncalanma hissidir. Ayrıca, ağrı, yanma, kızarıklık, şişlik ve deri döküntüsüyle karşılaşabilirsiniz.

Baş ağrısı, sırt ağrısı, hasta veya yorgun, hissetmek, kremin sürüldüğü bölgede kıl dökülmeleri, ağız yaraları, ağrılı idrar yapma, ağrılı cinsel birliktelik, burun tıkanıklığı da dahil olmak üzere soğuk algınlığı belirtileri, ishal, ateş, baş dönmesi ve iştah kaybı bu kremin daha az rastlanan yan etkileridir. Bunlardan herhangi biriyle karşılaşırsanız doktorunuzla veya eczacınızla konuşun.

Solunumunuzu etkileyebilecek ağız bölgesinde şişme gibi ciddi bir alerjik reaksiyon yaşarsanız yakındaki bir acil servise başvurun. Bununla birlikte, Aldara kullanan çoğu kişide acil sağlık riski oluşturacak herhangi bir yan etki ortaya çıkmaz. Bu kremin faydalarının, olası yan etki riskinden daha fazla olduğu için doktorunuzun reçetelendirdiğini unutmayın.

Sorumluluk reddi: Mortilki.com olarak amacımız işinize yarayacak en doğru bilgileri sunmaktır. Ancak, söz konusu tıbbi tedaviler olduğunda ilaçlar herkesi farklı etkileyebileceğinden, burada yazılanların eksiksiz (olası yan etkiler dahil) olduğunu garanti edemeyiz. Bu nedenle, herhangi bir ilacın kullanımında doktorunuzun veya eczacınızın talimatlarını esas alın. Beklenmedik bir etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza başvurun.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Aldara Krem Kullanımı

Bu kremin hamileler üzerindeki olası etkilerini gösteren yeterli klinik veri yoktur. Bu nedenle, güvenli tarafta kalmak için hamilelikte kullanımı önerilmez. Ancak, başka tedavi seçeneği kalmadığında veya açıkça kullanılması mecburi olan durumlarda, uzman hekim tarafında fayda-risk mukayesesi yapılarak gebe bir kadına reçetelenebilir. Hamileyseniz, doktorunuzun onayı olmadan Aldara krem kullanmayın.

Aldara Kremin etkin maddesi olan imikimodun anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bununla birlikte, teorik olarak anne sütüne geçişi mümkün olduğundan emziren annelerin bu kremi kullanmaları önerilmez.

Aldara %5 Krem fiyatı 364.45 liradır (2022). Reçeteli bir ilaçtır ve yalnızca eczanelerde satılır. Direkt güneş görmeyen 25 derecenin altındaki serin yerde muhafaza edilmeli ve çocukların erişemeyeceği bir yerde saklanmalıdır.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com