Bizimle iletişime geçin

Yaşam

Distansiyon Nedir? Abdominal Distansiyon Nedenleri ve Tedavisi

Distansiyon Nedir? Abdominal Distansiyon Nedenleri ve Tedavisi

Distansiyon, hava veya gaz birikmesi nedeniyle iç organlarda şişkinlik oluşması durumudur. Bu rahatsızlık daha çok karın bölgesindeki iç organlarda meydana gelir. Dokunulduğu zaman bir gerginlik ve ağrı hissedilmesine neden olabilir. Tıp dilinde abdominal distansiyon olarak adlandırılan karın şişkinliğinin sıvı tutulumu, bağırsak sorunları ve enfeksiyon gibi olası nedenleri bulunmaktadır.

Abdominal distansiyon, çoğu durumunda mide ve bağırsaklarda fazla gaz birikmesi veya hazımsızlık gibi basit nedenler sonucu oluşabilir. Fakat karın şişkinliğinin uzun süre devam etmesi ve şiddetli ağrı görülmesi, diğer bazı önemli sağlık sorunlarının işaretlerinden biri olabilir.

Abdominal Distansiyon Neden Olur?

Karın şişkinliği genellikle yanlış beslenmeyle alakalı olağan bir durumdur. Birçok insan, yeme ve içmeyle ilişkili bu durumla zaman zaman karşılaşabilir. Bu rahatsızlığın başlıca nedenleri şunlardır:

1 – Gaz

Karın şişkinliğinin (abdominal distansiyon) en yaygın nedenlerinden biri, mide ve bağırsaklarda gaz birikmesidir. Gaz sonucu vücutta görülen belirtiler ise şunlardır:

  • Aşırı şişkinlik
  • Geğirme
  • Yoğun bağırsak hareketleri
  • Midede bulantı hissetmek

Gaz sebebiyle oluşan şişkinlik bazen herhangi bir ağrıya neden olmazken, bazen de ağrı eşliğinde görülebilmektedir. Hatta bazı insanlarda mideye bir şey sıkışmış gibi hissedilmesine yol açmaktadır. Bu rahatsızlık genellikle birkaç saat içinde kendi kendine düzelmektedir.

Gaz birikmesi şunlardan kaynaklanıyor olabilir:

  • Turp, brokoli ve lahana gibi yiyeceklerin tüketilmesi
  • Mide enfeksiyonu
  • Hazımsızlık
  • Bazı kronik hastalıklar

2 – Hazımsızlık ve Kabızlık

Hazımsızlık ve kabızlık gibi sindirim problemleri, abdominal distansiyona yol açabilmektedir. Yemeklerin aşırı miktarda tüketilmesi hazımsızlığa, ekseriyetle lif içermeyen gıdalarla beslenen ve yeterince sıvı tüketmeyenlerde ise kabızlık problemlerine rastlanır. 

Hazımsızlığın sık karşılaşılan nedenleri:

  • Çok fazla yemek
  • Aşırı alkol tüketimi
  • Mide enfeksiyonları
  • Mideyi tahriş eden bazı ilaçlar

3 – Mide Enfeksiyonu

Karın şişliğine neden olan mide enfeksiyonları, bazı bakteriler ve viral enfeksiyonlardan kaynaklanmaktadır. Bölgede aşırı gaz birikmesine neden olan enfeksiyona aşağıdaki belirtiler eşlik edebilir.

  • İshal
  • Kusma
  • Karın ağrısı
  • Mide bulantısı

Mide enfeksiyonları genellikle birkaç gün içerisinde kendiliğinden iyileşir. Ancak bağışıklığı zayıf düşmüş kişilerde durum kötüleşebilir. Mide enfeksiyonuyla birlikte ateş, kanlı dışkı, şiddetli ve sık kusma gibi durumlarla karşılaşılırsa, bu kişiler doktora görünmeyi ihmal etmemelidir.

4 – Sıvı Birikmesi

Hormon seviyelerindeki değişimler, gıda alerjileri ve aşırı tuzlu yiyeceklerin tüketilmesi, kişinin vücudunda her zamankinden fazla miktarda sıvı tutulmasına yol açabilir. Ayrıca bazı kadınlarda hamileliğin ilk döneminde veya adet dönemlerinden hemen önce şişkinlik hissedilmeye başlar. Bunun nedeni hormon seviyelerinde yaşanan ani değişiklikler nedeniyle biriken sıvı olabilir.

Sıvı tutulması, bütün bu nedenleri yanı sıra böbrek yetmezliği veya diyabet gibi ciddi durumlardan da kaynaklanıyor olabilir. Şişkinlik uzun süre devam ederse tıbbi destek almak gereklidir.

5 – İnce Bağırsakta Biriken Zararlı Bakteriler

Bağırsaklar ve mide, vücudun yiyecekleri sindirmesine katkıda bulunan bazı bakterilere ev sahipliği yaparlar. Bu bakterilerin dengesinin bozulması, ince bağırsaktaki zararlı bakteri miktarının artışına sebep olabilir. Bunun sonucunda kişide sık sık ishal meydana gelir. Vücut yiyecekleri sindirmede ve besinleri emmede zorluk yaşamaya başlayarak karın bölgesinde şişkinlik oluşur. İnce bağırsaktaki bakterilerin çoğalması, bazı kişilerde aşırı kilo kaybına ve osteoporoza yol açabilir.

6 – Gastroparezi

Midenin normal boşalmasını etkileyen bir hastalık olan gastroparezi, mide kaslarında hasara neden olarak işleyişi bozar. Bu, tüketilen yiyeceklerin mide ve bağırsaklardan daha yavaş geçmesine neden olarak beraberinde abdominal distansiyonu getirmektedir. Ayrıca diyabet ve hipotiroidi hastalarında karşılaşılan bir durumdur.

Belirtileri şunlardır:

  • Kabızlık
  • Şişkinlik
  • Yemek yerken midenin çabuk dolması
  • İştah kaybı
  • Göğüste ağrı ve yanma hissi
  • Bulantı ve kusma

Tedavisi ve Evde Uygulanabilecek Yöntemler

Abdominal distansiyon tedavisinde şişkinliğin altında yatan nedenin belirlenmesi önemlidir. Karındaki şişkinlik enfeksiyon nedeniyle oluşmuşsa, doktorunuz antibiyotik içerikli ilaçlar reçete edebilir. Nedeni bağırsak tıkanıklığı ise, size özel bir diyetle bağırsakların dinlendirilmesi sağlanabilir. Doktorunuz, bağırsak hareketlerinin düzene girmesi için bazı ilaç tedavileri önerebilir. Bağırsak tıkanıklığı ve düğümlenmesi gibi ağır vakalarda ise cerrahi müdahale gerekebilir.

Karın Şişkinliğinin Oluşması Nasıl Önlenir?

Sorun kabızlık veya hazımsızlık gibi nedenlerden kaynaklanıyorsa, evde uygulayabileceğiniz tedavi yöntemleri sizi rahatlatabilir. Size yardımcı olabilecek ipuçları ve dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  • Bol su ve doğal maden suyu tüketin.
  • Ağrının neden kaynaklandığından emin olmadan hiçbir ilaç kullanmayın.
  • Aşırı yağlı veya baharatlı yiyecekleri tüketmekten kaçının.
  • Karnınızda ağrı ve şişkinlik varsa, katı yiyecekler yerine lif bakımından zengin pirinç veya elma püresi gibi yumuşak şeylerle beslenin.
  • Midenize ısı yastığı uygulayın
  • Nane tüketin

Abdominal Distansiyon Hakkında Diğer Bilinmesi Gerekenler

Karın şişkinliği, çoğu durumda evde tedavi edilebilen ve birkaç saat içinde iyileşen bir durumdur. Ancak dikkat etmeniz gereken birkaç şey vardır. Belirtiler kötüleşiyor ve karnınızdaki şişlik büyüyor, buna ateş ya da bulantı gibi başka semptomlar da eşlik ediyorsa mutlaka doktora görünün.

Vücudun karın veya herhangi bir yerinde hızlı şişlik, dışkıda kan ve şiddetli ağrı varsa tıbbi yardım almanız gerekmektedir. Ayrıca bir şeyler yedikten hemen sonra kusuyor ve bu 24 saatten uzun sürüyorsa, fark ettiğiniz bunun gibi durumları doktorunuza söylemeyi ihmal etmeyin.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

İmamoğlu: Kanuni Sultan Süleyman portresi eser alıcısı tarafından İBB’ye bağışlandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, İngiltere’deki müzayadede 350 bin sterline satılan Kanuni Sultan Süleyman’ın portresinin eser alıcısı tarafından İBB’ye bağışlandığını açıkladı. 

kanuni portresi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, İngiltere’deki müzayadede 350 bin sterline satılan Kanuni Sultan Süleyman’ın portresinin eser alıcısı tarafından İBB’ye bağışlandığını açıkladı. 

İmamoğlu paylaşımında, “Evine Dönüyor! Mart ayında İngiltere’deki müzayedede rekor fiyata satılan Kanuni Sultan Süleyman portresi eser alıcısı tarafından İBB’ye bağışlanmıştır. Böylesi kıymetli bir eserin İstanbul’a bağışlanması ve İBB’ye duyulan güven gurur verici. İstanbul’a hayırlı olsun.” ifadesini kullandı.

Kanuni Sultan Süleyman’ın portrede 43 yaşında olduğu düşünülüyor

İngiltere’de müzayede evi Sotheby’s’in yaptığı açık artırmada Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın portresi 350 bin sterline (4 milyon TL) satıldı.

Sotheby’s’den yapılan açıklamada portrenin 19’uncu yüzyıldan bu yana Fransız bir aileye ait olduğu belirtildi.

Portrenin 16’ncı yüzyılda, İtalyan ressam Cristofano Dell’ Altissimo tarafından yapıldığı belirtilirken, portrenin diğer benzer portrelerden farklı olarak bakır levha üzerine çizildiği açıklandı. Tarihsel olarak portrenin Sultan Süleyman’ın Irak ile İran’ı fethettiği, Preveze Deniz Savaşı’nda Papa ve müttefiklerine karşı zafer kazandığı zaman dilimine denk geldi aktarıldı.

Kanuni portresi İBB’ye bağışlandı.

Portrede Sultan Süleyman’ın 43 yaşında olduğunun düşünüldüğü aktarılıyor.

İBB, geçen yıl Fatih Sultan Mehmet’in portresini almıştı

Geçen yıl Londra’da yapılan açık artırmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Sultan Mehmet’in portresini 935 bin sterlin (o dönem yaklaşık 8 milyon lira) ödeyerek satın almıştı.

Okumaya devam et

Yaşam

Duyduğunuzda İşin İçinden Çıkamayıp Anlaşmaya Varamayacağınız 6 Paradoks

Paradoks, görünüş olarak doğru bir ifadenin çelişki yaratmasıdır. Tanımı sıkıcı görünse de aslında eğlenceli ve soyut düşünceyi besleyen düşüncelerdir. Türkçede karşılığı yanıltmaç ve çatışkı olarak verilir. Paradokslar kendiliğinden oluşabildiği gibi matematikçi ve ünlü düşünürlerin yarattığı paradokslarda vardır. Bu tip paradokslar, matematik ve bilimde yeni buluşlara yol açarken düşünce biçimini de değiştirebilir.


1) Epimenides Paradoksu

Epimenides Paradoksu, mantıktaki bir paradokstur. Giritli bir filozof olan Epimenides, “Giritliler, her zaman yalancıdır.” demiştir. Bu ifade, Epimenides Paradoksu olarak adlandırılır. Sebebi ise:
1. Eğer tüm Giritliler yalancı ise, Epimenides de Giritli olduğu için onun da yalancı olması gerekir. Eğer Epimenides yalancıysa, tüm dedikleri gibi, “Tüm Giritliler yalancıdır” ifadesi de yalan olur. Doğru söylediğine inanırsak yalan söylediğini anlamış oluyoruz. Yani bu ifade hem doğru hem yanlıştır.
2. Eğer tüm Giritlilerin yalancı olduğu önermesini yanlış kabul edersek, kendisi de Giritli olan Epimenides’in doğru söylemiş olması gerekir. O zaman, “Tüm Giritliler yalancıdır” ifadesi doğru olmalıdır. Kafamız karıştı, değil mi?
3. Ve son olarak bir önermenin hem doğru hem yanlış olması mümkün değildir.


2) Theseus’un Gemisi

Felsefi bir paradoks olan Theseus’un Gemisi, Yunan efsanesine göre Girit’ten zafer ile dönen gemi Atina’da hatıra olarak uzun süre muhafaza edilir. Zamanla geminin tahtaları çürümeye başlar ve yenileriyle değiştirilir. Bir süre sonra, gemide değiştirilmeyen parça kalmamıştır. Bu durumda, gemi halen Theseus’un Gemisi midir, yoksa başka bir gemi mi olmuştur?


3) Dede Paradoksu

Zaman yolculuğu yapan birinin geçmişine dönüp dedesini, babaannesiyle tanışmadan öldürdüğünü düşünelim. Bu durumda, onun varlığı mümkün olmayacaktır. Ama o zaman geriye dönüp dedesini de öldürmüş olamaz. Bu durumun paralel evrenlerle açıklanabileceğini söyleyen teoriler vardır. Bu teoriye göre, dedesini öldüren kişi gelecekte yaşamasa da dedesini öldürdüğü zaman diliminde yaşamını sürdürebilir, dedesi öldükten sonra evren dallanır ve başka bir evrende yaşamaya devam eder.


4) Euplides (Kum Yığını) Paradoksu

Euplides, kum tanelerinden yığın oluşturulamayacağını iddia etmiştir çünkü hiçbir kum tanesi bir “yığın” değildir. Yani yığın olmayan bir şeyin üzerine kum tanesi ekleyerek yığın oluşturmamız mümkün değildir. Daha açık bir anlatışla, “yığın” olması için sınır nedir? Yani 1 milyon kum tanesi yığın oluşturuyor diyelim, bir kum tanesini aldığımızda yığın olmayacak mı?


5) Yamyam Paradoksu

Bir mantıkçı, adada yamyamların eline düşer. Yamyamlar, ellerine düşen her yabancıyı yediklerini, nasıl yiyeceklerine de bir soruyla karar verdiklerini, eğer, soruya doğru cevap verirse haşlanarak, yanlış cevap verirse kızartılarak yiyeceklerini söylerler. Mantıkçıya “Seni haşlayarak mı yiyeceğiz, kızartarak mı yiyeceğiz?” diye sorarlar. Mantıkçı bir süre düşünür ve cevap verir: Kızartarak! Yamyamlar burada ikileme düşerler, paradoks da burada başlıyor. Eğer kızartarak yerlerse mantıkçı doğru cevap vermiş olur, doğru cevap verdiği için haşlanması gerekir. Eğer haşlayarak yerlerse mantıkçı yanlış cevap vermiş olur, bu defa kızartarak yemeleri gerekir. Böylece mantıkçı, yamyamların elinden kurtulur.


6) Kral Paradoksu

Kral, ülkesinde bir yarışma açar. “İşte bu yalan!” diyebileceği bir yalanla karşılaştığında sahibine bir küp altın vereceğini söyler. Yalancılar akın akın saraya geldiler ve yalanları bir bir sıraladılar. Ancak kralı tatmin eden bir yalan çıkmadı ortaya.
Derken bir adam geldi elinde boş bir küple ve dedi ki:
-Dedeniz zamanında savaşa çıkarken hazinede yeterli altın olmadığından benim dedemden borç aldı ve borcu torunum torununuza ödeyecek diye bir söz verdi. Artık borcunuzu ödemenin zamanı geldi.
Kral, “bu gerçekten yalan” diye tepki verince adam ödülünü istedi. Ancak ödülü vermek istemeyen kral, “belki de olabilir” deyince adam, “O halde borcunuzu ödeyin.” dedi.

Okumaya devam et

Yaşam

Önceden Nefret Ettiğimiz Şeyleri Neden Sevmeye Başlarız?

Salt maruz kalma etkisi, farkında olmadan tercihlerimize rehberlik edebilen bir olgudur. Bir yıl içinde, şu anda nefret ettiğiniz bir şeyi beğenebilirsiniz.
Yaşınız ilerledikçe tercihlerinizin neden değiştiğini merak ettiniz mi? Mesela küçükken zeytini sevmiyorken şimdi zeytinsiz bir kahvaltı düşünemiyor olabilirsiniz. Ya da önceden nefret ettiğin biri şu an en yakın arkadaşın olmuş olabilir. Bunlar salt maruz kalma etkisinin örnekleri, yaşamımız boyunca tercihlerimizi değiştirebilecek güçlü bir psikolojik fenomen.
Kendinizi ‘Ah, bundan nefret ederdim’ derken yakalarsanız, o zaman bu etkiyi yaşıyor olabilirsiniz.


Salt Maruz Kalma Etkisi Nedir?

İnsanların sadece onlara aşina oldukları için bir şeyler tercih etmelerine neden olan psikolojik bir olgudur. Bir şeye ne kadar çok maruz kalırsanız, kendinizi onu severken bulabilirsiniz.
Bu bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde gerçekleşebilir. Aynı şeyi ne kadar çok tecrübe ederseniz o kadar tanıdık hale gelir ve beklediğinizden daha fazla ondan keyif almaya başlarsınız.
Salt maruz kalma etkisi işe yarar çünkü bir şeylere aşina olmaktan zevk alırız. Kendimizi güvende hissederiz ve elimizden geldiğince aşina olduğumuz şeyleri ararız.
Eğer bunun hala doğru olup olmadığından emin değilseniz örneklerine bakalım:


Müzik

İlk kez duyduğunuz bir şarkıdan nefret ettiğinizi düşünün ama sürekli duyuyorsunuz, her yerde çalıyor. Zamanla ona alışıyor ve çalma listenize ekliyorsunuz. Tanıdık geldi mi? Salt maruz kalma etkisinin en basit örneklerinden biri.

Bu bilinçsiz maruz kalmanın yaygın bir örneğidir çünkü şarkıyı ne kadar sık dinlediğinizin farkında bile olmayabilirsiniz. Sonra bilinçli olarak dinlediğinizde veya dinlediğinizi fark ettiğinizde, ilk dinlediğinizden daha fazla keyif aldığınızı göreceksiniz. Sonunda, kendinizi şarkıya eşlik ederken bulacaksınız.


İnsanlar

İlk izlenimin çok önemli olduğu söylenir ancak bu her zaman doğru olmayabilir. Biriyle ne kadar çok zaman geçirirseniz size o kadar tanıdık gelir. Bu, onlarla daha fazla ortak nokta bulacağınız anlamına gelir. İlk başta sizi rahatsız eden şeyler de daha tanıdık gelecek ve onlarla daha fazla zaman geçirdikçe alışacaksınız.
Birini bu şekilde tanıdıktan sonra, tuhaflıklarına aşina olduğunuzdan onları daha çok sevme eğilimine girebilirsiniz. Birçok arkadaşlık, iki kişinin birbirinden ciddi şekilde hoşlanmamaları ile başlar. Bununla birlikte, zamanla ilişki, aşinalık ortaya çıktıkça büyür.


Yemek

Yaşımız ilerledikçe lezzet tomurcuklarımızın değiştiği ve daha önceden sevmediğimiz şeylerden keyif aldığımız doğrudur. Bununla birlikte, bu aynı zamanda salt maruz kalma etkisinin bir ürünü olabilir.

Zeytinin tadını sevmiyor olabilirsiniz ancak onları pizzada veya soslarda yersiniz. Sonunda, başka şeyler yedikçe tada alışırsınız ve size tanıdık gelir. Bu yavaş bir süreçtir ve bunun olduğunu bile fark etmeyebilirsiniz. Bununla birlikte, zaman geçtikçe, kendinizi zeytini kendi iradenizle yerken bulabilirsiniz.


Salt Maruz Kalma Etkisi Ne Kadar Etkilidir?

Çalışmalar, maruz kalma süresi arttıkça bu etkinin de arttığını göstermiştir. Yani, bir şeyi ilk kez deneyimlediğinizde, bundan hoşlanmayabilirsiniz. Sonra, ikinci kez deneyimlediğinizde, belki birkaç gün sonra, biraz daha seversiniz. Bu devam ettikçe ve deneyim daha tanıdık hale geldikçe, daha fazla sevmeye başlayacaksınız.
Aşinalığın ilerlemesi için birkaç kez maruz kalma gerekir, bu nedenle etkinin oluşması zaman alır. Bu, aynı şeyi tekrar tekrar deneyimlerseniz, deneyimler arasına zaman girdiğinde zevk almaya başlamayacağınız anlamına gelir.
Çocukların yetişkinler kadar maruz kalma etkisinden muzdarip olmadığı da bulunmuştur. Bunun nedeni, çocuklar tanıdık olanlardan ziyade yeni şeylerden zevk alma eğilimindedir. Fakat yaşlandıkça, bir şeye ne kadar aşina olursanız, o kadar çok zevk alırsınız.


Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com