Bizimle iletişime geçin

Kadın

Doğum Sonrası Saç Dökülmesi Neden Olur?

Yakın zaman önce bebeğinizi kucağına alan yeni bir anneyseniz, dökülen saçlarınız ebeveynlik sevincinize gölge düşürüyor olabilir. Neyse ki, doğum sonrası saç dökülmeleri normaldir ve aslında kel kalmanıza neden olabilecek gerçek bir saç dökülmesi değildir.

Doğum Sonrası Saç Dökülmesi Neden Olur?

Yakın zaman önce bebeğinizi kucağına alan yeni bir anneyseniz, dökülen saçlarınız ebeveynlik sevincinize gölge düşürüyor olabilir. Neyse ki, doğum sonrası saç dökülmeleri normaldir ve aslında kel kalmanıza neden olabilecek gerçek bir saç dökülmesi değildir.

Hemen hepimiz bir gün içinde ortalama olarak 100 adet saç telini kaybederiz fakat bu dökülme toplu olarak gerçekleşmediğinden çoğumuz bunun farkına bile varmayız. Hamilelik döneminde ise durum normalinden daha farklıdır çünkü bu dönemde yükselen hormon seviyeleri, normal süreçte yaşanması gereken saç dökülmelerini geçici olarak durdurur. Bir başka ifadeyle, herkesin günde 100 tel saçı dökülse de hamileler bu durumdan muaftır ancak yalnızca doğuma kadar! Nitekim, doğum sonrası hormon seviyelerinizi normalleştiğinde, 9 ay boyunca dökülmesi gereken ancak dökülmeyen saçlarınızı kısa süre içinde kaybedebilirsiniz. Güzel haber, doğum sonrası saç dökülmesi kel kalmanıza neden olabilecek gerçek bir dökülme değildir ve çoğunlukla kaybedilenlerin yerine yenisi çıkar.

Doğum Sonrası Saç Dökülmesi Ne Kadar Sürer?

Hamileliğiniz boyunca saç tellerinizin daha kalın ve daha parlak olduğunu fark ettiniz mi? Gebelik dönemi boyunca saçlarınızda meydana gelen bu pozitif değişimin nedeni, hamilelik nedeniyle vücudunuzdaki bazı hormonların seviyelerinde artış olmasıdır. Östrojen, progesteron, oksitosin ve prolaktin dahil olmak üzere diğer birçok hormonun seviyesi hamilelikle birlikte yükselişe geçer. Bunun güzel bir etkisi olarak, saçlardaki rutin dökülme durur, saç telleri kalınlaşır ve parlaklık kazanır ancak yalnızca geçici bir süre!

Doğum sonrasındaki süreçte, hamilelik döneminde dökülmesi gereken ancak yüksek hormon seviyeleri nedeniyle dökülmeyen saçlar dökülmeye başlar. Bu, 9 ay boyunca zaten kaybetmeniz gereken saçlardan daha fazlası değildir. Bunun gerçek bir dökülme olmadığını ve kayıp tellerin yerine yenisinin çıkacağını bilmek önemlidir. Doğum sonrası saç dökülmesi genellikle en fazla 6 ay kadar sürer ve çoğu kadın, bebeğinin ilk doğum gününde dolgun saçlı eski görünümüne yeniden kavuşur.

Doğumdan Sonra Ne Kadar Saç Dökülmesi Normaldir?

Yastığınızda veya duş giderinizde dökülen saç tellerinizi görüyorsanız bu durum hayli canınızı sıkıyor olabilir. Ancak, hemen herkes için günde ortalama 80 ila 100 saç telinin ve yeni annelerde günlük yaklaşık 400 saç telinin dökülmesinin normal olduğunu bilmelisiniz. Doğum sonrası altıncı aya kadar, saç dökülmesi hamilelik öncesi miktarlara geriler.

Doğum sonrası 6. ayın sonuna geldiyseniz ve saçlarınızdaki dökülmenin şiddeti hız kesmeden devam ediyorsa, oyunda başka sağlık sorunlarının olma ihtimali yüksektir. Hamilelik, ferritin düzeyinizi (vücudunuzun demiri depolamasına yardımcı olan bir kan hücresi proteini) değiştirebilir ve tiroidinizi bozabilir. Bunların dışında da pek çok etken saç kayıplarınızın ana kaynağı olabilir. Bu durumda yapılacak en iyi şey bir doktora görünerek, gerekli kan testlerini yaptırmak ve doğru tedaviyi almaktır.

Doğum Sonrası Saç Dökülmesine Ne İyi Gelir?

Hamileliğin ardından saç tellerinizin incelmesi ve dökülmelerin başlaması normal bir süreçtir. Bu geçici saç kayıpları sizin için sorun değilse herhangi bir şey yapmanıza gerek yoktur. Öte yandan, dökülmeyi durdurmak istiyorsanız ne yazık ki bunu sağlayabilecek herhangi bir yöntem veya çözüm yolu yok. Bir başka ifadeyle, doğum sonrası saç dökülmelerini durdurmak imkansızdır ancak saçlarınızın daha dolgun görünmesini sağlayabileceğiniz çeşitli yöntemler vardır. İşte, süreci en iyi şekilde yönetmenize yardımcı olabilecek birkaç çözüm önerisi…

  • Geniş dişli tarak kullanın ve saçlarınızı sert şekilde taramaktan kaçının.
  • Fön makineleri, düzleştiriciler ve maşalar gibi ısı kullanan cihazları bir süreliğine saçınıza uygulamayın.
  • Meyveler, sebzeler ve proteinler dahil olmak üzere vücudunuzun ihtiyacı olan tüm besinlerden tüketin.
  • Doktorunuzun önerdiği vitamin takviyeleri varsa kullanmaya devam edin.
  • Hacim veren saç kremleri ve şampuanlar bu dönemde sizin için ”can simidi” olabilir.
  • Saç boyaları dahil diğer kimyasal uygulamalardan bir süre uzak durun.

Sonuç:

Doğum sonrası saç dökülmesi kötü hissettirse de her kadın için normal bir süreçtir. Dökülmenin şiddeti 4. ayda zirve yapar ancak 6. ayın sonlarında normale döner. Dökülmeye neden olan şey gebelik döneminde yükselen hormon seviyelerinin doğum sonrasında normal seviyelere düşmüş olmasıdır. Dökülen saçların yerine yenisi çıkar ve kelliğe neden olmaz. Çoğu kadın, doğumdan 1 yıl sonra eski dolgun saçlı görünümüne kavuşacaktır. Doğumun ardından 6 – 7 ay geçmesine rağmen saç dökülmesinin şiddeti azalmadıysa, uzman bir dermatoloğa muayene olmak ve gerekli tedaviyi almak en iyi seçenektir.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Saçı Parlaklaştırmak İçin Ne Yapılmalı? Saçları Parlak Gösteren Maske, Yağ ve Yöntemler

Şampuan reklamlarındaki parlak saçlar her ne kadar ütopik görseller olsa da mat saç tellerine mahkum olmak kader değil. Ev yapımı doğal saç maskeleri veya bazı yağlar, kabaran ve cansız görünen parlaklığını kaybetmiş saçları daha ışıltılı hale getirebilir. Öyleyse, saçlarımızı daha parlak bir görünüme kavuşturmak için ev ortamında neler yapabileceğimizi hep birlikte inceleyelim.

Saçı Parlaklaştırmak İçin Ne Yapılmalı? Saçları Parlak Gösteren Maske, Yağ ve Yöntemler

Şampuan reklamlarındaki parlak saçlar her ne kadar ütopik görseller olsa da mat saç tellerine mahkum olmak kader değil. Ev yapımı doğal saç maskeleri veya bazı yağlar, kabaran ve cansız görünen parlaklığını kaybetmiş saçları daha ışıltılı hale getirebilir. Öyleyse, saçlarımızı daha parlak bir görünüme kavuşturmak için ev ortamında neler yapabileceğimizi hep birlikte inceleyelim.

Parlak saçlar söz konusu olduğunda genetik olarak bazı kadınların şanslı olduğunu biliyoruz ancak gerçek şu ki saçlarımız üzerinde, düşündüğümüzden daha fazla kontrol gücüne sahibiz. Yani evet, cansız görünen, yıpranmış ve parlaklığını yitirmiş kabarık saçlara ışıltı kazandırmak bizim elimizde. Bunun için saç bakım rutininize birkaç yeni numara eklememiz ve ev yapımı kolay saç maskelerinden yardım almamız yeterli olacaktır. İşte, saçı parlak gösteren maske tarifleri, doğal yağlar ve deneyebileceğiniz birkaç öneri…

Saç Nasıl Parlak Görünür?

Donuk saçların yeniden parlak görünmesini sağlamak için bakım rutininizdeki ufak değişiklikler bile büyük etkiye sahip olabilir. Ayrıca, parlaklığı artırmak için saç maskeleri uygulayabilir veya bazı doğal yağları saçlarınıza sürmeyi düşünebilirsiniz. Saçlarınızı parlak göstermek için deneyebileceğiniz yöntemlerden bazıları:

Saçlarınızı aşırı yıkamaktan vazgeçin: Saç tellerinizin kurumaması ve daha canlı görünmesi için bir miktar yağa ihtiyacı vardır. Kafa derisinde üretilen doğal vücut yağının az olması, saçların kurumasına, kabarmasına ve elektriklenmesine neden olur. Sık aralıklarla saçları yıkamak, saç telleri için gerekli olan yağı sıyırır. Sonuç olarak, hemen kabaran ve elektriklenen parlaklığını kaybetmiş saç telleriyle karşı karşıya kalırsınız. Bu nedenle, haftada 2 veya 3 defadan fazla saçlarınızı yıkamayın.

Saçlarınıza yumurta sürmeyi deneyin: Kulağa ilginç gelse de tavuk yumurtaları, saçları besleyen ve parlak görünmesini sağlayan besinler açısından zengindir. Bu nedenle, yumurtalar saç parlaklığını artıran bir maske olarak kullanılabilir. Yumurtalar ayrıca, saçlarınızın güçlenmesini sağlayan protein ihtiva ederler. 1 adet yumurtayı kasede çırpın ve saçlarınıza sürün. Eşit dağılım için geniş dişli bir tarakla saçlarınızı tarayın. 15 ila 20 dakika bekletip soğuk suyla saçlarınızı yıkayın. Saçlarınıza çiğ yumurta sürmek sizin için uygun bir yöntem değilse, aşağıdaki diğer seçeneğe göz atın.

Elma sirkesiyle saçlarınızı durulayın: Elma sirkesi saçın pH seviyesini dengeler, kepek oluşumunu azaltır, düğümlenen saçları açmaya yardımcı olur. Dahası, harika bir saç parlatıcı ajan olarak çalışır. Bakınız: Elma sirkesinin saça faydaları Uygulama için 1 ölçüye 1 ölçü olacak şekilde sirke ve su karışımı yapın. (Suyla seyreltmeden herhangi bir sirkeyi saçlarınıza sürmeyin) Bu suyla saçlarınızı durulayıp tarayın. 5 dakika beklettikten sonra soğuk suyla yıkayın.

Avokado püresini saçlarınıza sürün: Kuruyan cansız saçlara bakım yapmak söz konusu olduğunda en iyi çalışan doğal içeriklerden biri avokadodur. Saçın ihtiyacı olan nemi hapsederek canlılığını korur. Saçları parlak göstermek ve yumuşatmak için avokado maskesi yapmak kolaydır. İhtiyacınız olan tek şey, tam olgunlaşmış 1 avokadonun püresi. Meyveyi ezin veya blender kullanarak püre haline getirin. Suyla nemlendirdiğiniz saçlarınıza sürüp geniş dişli bir tarakla tarayın. 10 ila 15 dakika beklettikten sonra soğuk suyla yıkayın.

Süzme bal ile donuk saçlarınızı parlatın: Nemlendirici özelliklere sahip bir diğer doğal ürün baldır. Az miktarda süzme bal, saçları parlatan ticari serum veya spreylerden daha iyi çalışabilir. 1 yemek kaşığı süzme balı yarım bardak ılık su ile karıştırıp saçlarınıza sürüp tarayın. Dilerseniz, balın içine zeytinyağı, hindistan cevizi yağı veya badem yağı ekleyin. En az 15 dakika saçlarınızda bekletip her zaman yıkadığınız gibi saçlarınızı yıkayın. Yalnızca durulama suyunun soğuk olmasına dikkat edin.

Saçlarınızı yıkarken soğuk su tercih edin: Saçlarınızın ışıltılı bir görünüm alması için sıcak su yerine soğuk suyu tercih edin veya duştan çıkmadan önce son olarak soğuk suyla saçlarınızı durulayın.  Soğuk su saç tellerinizi parlatmakla kalmaz, kafa derisindeki kan dolaşımını uyararak, foliküllerinize daha fazla besin gitmesini sağlar. Daha fazla besin alan saç telleri, güçlenir, daha az dökülür ve daha hızlı uzar.

Saçlarınızı parlatma potansiyeline sahip yağları uygulayın: Özellikle kıvırcık saçlara sahip biriyseniz, elektriklenme, kuruma, şekil almakta zorlanma ve mat görünümden şikayet ediyor olabilirsiniz. Bunun nedeni, saçtaki bukleler nedeniyle, vücudun ürettiği doğal yağın kökten uca ilerlemekte zorlanıyor olmasıdır. Bu aşamada yapılacak en iyi şey, dışarıdan yağ desteği sağlamaktır. Zeytinyağı, argan yağı, badem yağı, hindistan cevizi yağı ve jojoba yağı saçlarınızı parlatmak için kullanabileceğiniz doğal yağlardan bazılarıdır.

Dış etkenlere karşı saçlarınızı koruyun: Özellikle yaz aylarında güneş ışınları saçlarınıza zarar verebilir. Korumasız şekilde uzun süre güneşin UV ışınlarına maruz kalan saç telleri, nemini ve parlak görünümünü kaybeder. Bu nedenle, güneşli havalarda şapka takmak akıllıca bir fikirdir. Öte yandan, saçlara zarar veren yalnızca güneş ışınları değil. Klorlu havuzlar, kireçli su ve ısı kullanan şekillendiriciler (maşa ve düzleştiriciler gibi) saçları yıpratarak parlaklığını giderir. Bu nedenle, havuza girmeden önce bone takın, mümkünse damıtılmış su ile saçlarınızı yıkayın ve ısı kullanan şekillendirici araçların kullanımını mümkün olduğunca azaltın.

Parlak saçlar için tüketilen besinler son derece önemlidir. Keratin açısından zengin yiyeceklerle dolu dengeli öğünlerinizin olduğundan emin olun. Saç büyümesi ve sağlıklı saçlar için kritik bir protein olan keratin, hamsi, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuruyemişlerde bulunur.

Yukarıdaki ipuçlarını uygulayarak ve iyi bir rutini takip ederek, çok fazla iş yapmanıza gerek kalmadan saçınızın zamanla doğal olarak daha parlak göründüğünü göreceksiniz. Sağlıklı saçların doğal olarak daha parlak görüneceğini unutmayın.

Okumaya devam et

Kadın

Yağlı Ciltler İçin Yapımı Kolay 8 Sivilce Maskesi Tarifi

Yağlı cilt tiplerinin bakımının zor olduğu herkes tarafından bilinir. Bunun nedeni, aşırı sebum üretimi, geniş gözenekler, yağlanma ve sivilce oluşumu gibi tüm cilt sorunlarının aynı anda yönetilmeye çalışılmasıdır. Bu sorunlardan bir gecede kurtulmak mümkün olmasa da bazı doğal malzemelerle hazırlayabileceğiniz yüz maskeleriyle tüm bunları yönetebilirsiniz.

Yağlı Ciltler İçin Yapımı Kolay 8 Sivilce Maskesi Tarifi

Yağlı cilt tiplerinin bakımının zor olduğu herkes tarafından bilinir. Bunun nedeni, aşırı sebum üretimi, geniş gözenekler, yağlanma ve sivilce oluşumu gibi tüm cilt sorunlarının aynı anda yönetilmeye çalışılmasıdır. Bu sorunlardan bir gecede kurtulmak mümkün olmasa da bazı doğal malzemelerle hazırlayabileceğiniz yüz maskeleriyle tüm bunları yönetebilirsiniz.

Yüz maskeleri, cilt bakımı dünyasının olmazsa olmazlarındadır. Çeşitli doğal bileşenlerin harmanlanmasıyla elde edilen bu maskelerin en önemli özelliği, cilt yapısının ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri hızlı bir şekilde sunmasıdır. Ancak tüm maskelerin özellikleri birbirinden farklıdır. Yağlı bir cildiniz varsa, en iyi sonuçlara ulaşmak için cilt tipinize uygun olanı seçmeniz önemlidir.

Yağlı ve Sivilceye Eğilimli Ciltler İçin En İyi Yüz Maskeleri

Yüz maskeleri, cildin yüzeyindeki yağları emerek ve temizleyerek yağlı cildi tedavi etmeye önemli bir katkı sağlayabilir. Temel kural, cildin aşırı sebum üretim ihtiyacı hissetmemesi için nem oranını iyileştirmektir. Bununla birlikte, maskelerde kullanılan maddelerin cildi çatlamış veya kuru hissettirmemesi için birkaç önemli bileşene sahip olmalıdır.

Bal ve Limon Suyu

Bu maskede ana bileşen olarak kullanılan bal, sivilce problemini en aza indirmeye yardımcı olan antimikrobiyal özelliklere sahiptir. İkinci malzeme olan limonun da cildi sıkılaştırıcı etkisi bulunur.

Gerekli malzemeler:

  • 1 yemek kaşığı bal
  • ½ çay kaşığı seyreltilmiş limon suyu

Yapılışı:

  1. Her iki malzemeyi de küçük bir kapta karıştırın.
  2. Karışımı cildin sorunlu bölgelerine odaklanarak yüzün her yerine yayın.
  3. 15 dakika bekletin
  4. Yıkayın ve cildinizi kurulayın.
  5. Haftada 2-3 kez tekrarlayın.

Not: Limon suyu cildi güneş ışığına karşı aşırı duyarlı hale getirdiğinden, daima yarı yarıya suyla seyreltilmiş limon suyu kullanılmalıdır. Ek olarak, bu maskeyi cildinize uyguladıktan sonra güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin.

Aloe Vera ve Zerdeçal Yüz Maskesi

Aloe vera adlı bitkinin cilt üzerindeki olumlu etkileri, günümüzde birçok kadın tarafından bilinmektedir. Bu maskenin içeriğinde kullanılan aloe vera ve zerdeçal ikilisi, antienflamatuar özelliklere sahiptir. Her ikisinin de sivilceyi azaltmaya ve cildi sağlıklı tutmaya yardımcı olduğu, çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Gerekli malzemeler:

  • 1 yemek kaşığı taze aloe vera posası
  • ½ çay kaşığı zerdeçal

Yapılışı:

  1. Aloe vera posasını bir blender yardımıyla karıştırın.
  2. Bir kaseye dökün ve zerdeçalı ilave ederek tekrar karıştırın.
  3. Yüzünüze uygulayın ve 15-20 dakika bekletin.
  4. Yıkayın ve cildinizi kurulayın.
  5. Haftada 2-3 kez tekrarlayın.

Zerdeçal ve Bal ile Yüz Maskesi

Bu bileşenler, yağlı cilt tiplerindeki iyileştirici etkilerinden dolayı yüz maskelerinde yaygın olarak kullanılır. Hem zerdeçal hem de bal, antimikrobiyal ve antienflamatuar etkileriyle bilinmektedir. Daha anlaşılır bir dille anlatmak gerekirse, gözeneklerde mikropların ve iltihapların oluşmasının önüne geçebilir.

Gerekli malzemeler:

  • 1 yemek kaşığı organik bal
  • ½ çay kaşığı zerdeçal tozu

Yapılışı:

  1. Bal ve zerdeçalı macun kıvamına gelene kadar bir kapta karıştırın.
  2. Macunu yüzünüzün her yerine veya sadece sorunlu bölgelere uygulayın.
  3. 15-20 dakika bekletin ve sonra yıkayın.
  4. Bunu haftada 3 kez tekrarlayın.

Yulaf Ezmesi ve Ballı Yüz Maskesi

İltihap önleyici etkilere sahip ve antioksidanlar açısından zengin olan yulaf ezmesi, birçok dermatolojik rahatsızlığın giderilmesine yardımcı olur. Bu, geçtiğimiz yıllarda yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır (kaynak). Antimikrobiyal bileşenler barındıran bal, sivilceyi önlemenin yanı sıra cildin sağlıklı ve nemli kalmasını sağlar.

Gerekli malzemeler:

  • 1 yemek kaşığı yulaf (toz şeklinde)
  • 2 yemek kaşığı organik bal
  • 1 yemek kaşığı su, gül suyu veya süt (malzemeleri karıştırmak için)

Yapılışı:

  1. Tüm malzemeleri bir kasede karıştırın.
  2. Yüzünüze ve boynunuza uygulayın.
  3. 15-20 dakika bekletin.
  4. Ilık suyla yıkayın.
  5. Haftada 2-3 kez tekrarlayın.

Tarçın ve Ballı Yüz Maskesi

Tarçın (hem yağ hem de diğer formlarda), cilde bakterilerin nüfuz etmesini engelleyen bir bariyer oluşturmaya ve sivilceye yol açan bakteri olan Staphylococcus aureus üzerinde önemli etkilere sahiptir (kaynak). Bal ile birlikte cildin temiz kalmasına ve iltihaplanmanın azalmasına yardımcı olur.

Gerekli malzemeler:

  • 1 tatlı kaşığı bal
  • Bir tutam tarçın tozu veya 1 damla tarçın yağı

Yapılışı:

  1. Her iki malzemeyi de karıştırın.
  2. Sivilce veya sivilceler için leke tedavisi olarak uygulayın.
  3. 5-10 dakika kalmasına izin verin.
  4. Yıkayın.
  5. Sivilceler gidene kadar günde bir kez tekrarlayın.

Not: Tarçının hassas cilt tiplerinde kızarıklık ve tahrişe neden olabileceği unutulmamalıdır. Hassas bir cilt yapısına sahipseniz ya da rahatsızlık hissederseniz, kullanmaktan kaçının.

Çay Ağacı Yağı ve Kil ile Yüz Maskesi

Çay ağacı yağı, antimikrobiyal ve iltihap önleyici etkileri nedeniyle sivilce tedavisi başta olmak üzere birçok cilt sorununun tedavisinde kullanılır. Kil ile birlikte sebum üretimini dengelemeye ve sivilceleri azaltmaya katkı sağlar.

Gerekli malzemeler:

  • 1-2 yemek kaşığı kil (Multani mitti, Bentonite kili veya başka herhangi bir kil)
  • 2-3 damla çay ağacı yağı
  • 2-3 yemek kaşığı su veya gül suyu (karıştırma amaçlı)

Yapılışı:

  1. Kili ve suyu veya gül suyunu bir kasede karıştırın. Tutarlılığı kullanılacak alana göre ayarlayın.
  2. Çay ağacı yağını macuna ekleyin ve iyice karıştırın.
  3. Karışımı yüzünüze veya sadece sorunlu bölgelere uygulayın ve kuruması için bekleyin.
  4. Yıkayın.
  5. Haftada 2-3 kez tekrarlayın.

Yumurta Akı, Limon ve Çay Ağacı Yağı ile Yüz Maskesi

İyi bir doğal antibakteriyel olan çay ağacı yağı, sivilcelerin azalmasında yardımcı olur. Yumurta akı ise cildi sıkılaştırıcı bir etkiye sahiptir. Bu yüz maskesini deneyen birçok kadın, düzenli kullanımla ciltlerindeki fazla yağ sorunundan kısa sürede kurtulduğunu iddia ediyor.

Gerekli malzemeler:

  • 1 yumurta akı
  • ½ çay kaşığı seyreltilmiş limon suyu
  • 2 damla çay ağacı yağı

Yapılışı:

  1. Tüm malzemeleri iyice karıştırın.
  2. Bir fırça kullanarak yüzünüze ince bir tabaka şeklinde uygulayın.
  3. Kuruyana kadar bekleyin.
  4. Ilık suyla yıkayın.
  5. Bunu haftada 2 kez tekrarlayın.

Bentonit Kil ve Elma Sirkesi ile Yüz Maskesi

Cildi hasardan koruyan ve detoks etkisi bulunan bentonit kili, geleneksel cilt bakım ürünlerinde yaygın olan kullanılan bir malzemedir. Bu iki bileşenden oluşan maske, cilt üzerinde sıkılaştırıcı bir etkiye sahip olmasının yanı sıra, sivilcelere neden olan bakteriyi öldürmeye de yardımcı olmaktadır. Ayrıca bakınız: Kil maskesinin cilde faydaları

Gerekli malzemeler:

  • 1-2 yemek kaşığı Bentonit kili
  • 1-2 yemek kaşığı elma sirkesi
  • 1 yemek kaşığı su (isteğe bağlı)

Yapılışı:

  1. Kili elma sirkesi ile karıştırın ve pürüzsüz bir macun kıvamına getirin.
  2. Kıvam pürüzsüz değilse suyu karıştırın.
  3. Karışımı yüzünüze eşit olarak yayın.
  4. Kurumasını bekleyin ve sonra yıkayın.
  5. Haftada 2-3 kez tekrarlayın.

Yukarıda sıralanan yüz maskelerinin sonuç vermesi zaman alabilir. Ancak tümü doğaldır ve zararlı kimyasallar içermez. Cilt bakımı için bu tür doğal ve etkili yöntemleri tercih ediyorsanız, kullanım sonrası elde ettiğiniz deneyimleri aşağıdaki yorumlar kısmından paylaşabilirsiniz.

Okumaya devam et

Kadın

Saçın Elektriklenmesini Ne Önler? Elektriklenen ve Kabaran Saçlara Çözüm Önerileri

Elektriklenerek kabaran ve şekil almakta zorlanan saçlara sahipseniz, bu duruma sebep olan suçluyu merak ediyor olabilirsiniz. Cevabını bulmak için çocukken oynadığınız mıknatısların pozitif ve negatif ucu olduğunu hatırlayın. Aynı yüklü taraflar birbirini iterken, zıt kutuplar birbirini çeker. Saç telleri ihtiyacı olan nemi kaybettiğinde, negatif yük artar ve dolayısıyla statik elektrik, birbirini iterek ”uçmaya hazır” saç tellerini ortaya çıkarır. Neyse ki, elektriklenen saçlarla mücadele etmek kolaydır ve bu konuda fazla bir şey yapmanız gerekmez.

Saçın Elektriklenmesini Ne Önler? Elektriklenen ve Kabaran Saçlara Çözüm Önerileri

Elektriklenerek kabaran ve şekil almakta zorlanan saçlara sahipseniz, bu duruma sebep olan suçluyu merak ediyor olabilirsiniz. Cevabını bulmak için çocukken oynadığınız mıknatısların pozitif ve negatif ucu olduğunu hatırlayın. Aynı yüklü taraflar birbirini iterken, zıt kutuplar birbirini çeker. Saç telleri ihtiyacı olan nemi kaybettiğinde, negatif yük artar ve dolayısıyla statik elektrik, birbirini iterek ”uçmaya hazır” saç tellerini ortaya çıkarır. Neyse ki, elektriklenen saçlarla mücadele etmek kolaydır ve bu konuda fazla bir şey yapmanız gerekmez.

Saçlarda Elektriklenme Neden Olur?

Elektriklenen saçlardan şikayetçiyseniz, muhtemelen ince telli, kırılgan ve kuru saç tellerine sahipsinizdir. Saçlardaki elektriklenmenin nedeni, saç tellerinde biriken negatif yüktür. Nem eksikliği ve sürtünme nedeniyle tek taraflı bu yükün dengesiz bir şekilde yoğunlaşması, yukarıda anlattığımız mıknatıs örneğinde olduğu gibi saç tellerinin birbirini itmesiyle sonuçlanır. Bu olduğunda, saç telleriniz ”uçup gitmeye hazır” bir hale gelir ve şekil almakta zorlanır. Güzel haber şu ki, statik elektrik nedeniyle kabaran saçların çözümü basittir. İşte, elektriklenme nedeniyle kabaran saçlara çözüm olabilecek birkaç öneri…

Saçın Elektriklenmesine Ne İyi Gelir?

Özellikle kış aylarında havadaki nem oranı düşük olması ve soğuktan korunmak için taktığımız şapkalarda elektronların birikmesi, saçlardaki elektriklenmeyi tetikleyen unsurlardır. Bununla birlikte, kuru, cansız ve ince saç tellerine sahip biriyseniz her mevsimde bu can sıkıcı saç sorununu deneyimleyebilirsiniz. Öyleyse, saçlarımızın elektriklenmemesi için neler yapabileceğimize hep birlikte göz atalım.

Hızlı bir çözüm için saçlarınıza birkaç damla yağ sürün: Saçlarınızı şekillendirmeden önce az miktarda yağ kullanmanız, saç tellerinizdeki nemi hapseder ve böylece elektriklenmeyi önler. Ayrıca, statik elektrik nedeniyle kabaran saçları yatıştırmak için acil çözüm planına ihtiyacınız olduğunda, birkaç damla yağı avuçlarınızın arasına alıp, saçlarınıza sürmeniz elektrik sorununu ortadan kaldıracaktır. Saçlarınız için kullanabileceğiniz doğal yağlardan bazıları, zeytinyağı, jojoba yağı, hindistan cevizi yağı ve badem yağıdır.

Nemlendirici şampuan kullanın: Saçları nemli tutmak, elektriklenmeyle mücadele etmenin en kolay yoludur. Kuru saç tipine sahip biriyseniz, bu doğrultuda şampuan kullanmanız gerekir. Kuru saçlar için özel olarak üretilen şampuanlar, saç tellerinizin ihtiyacı olan nem ve yağ desteğini sağlayabilir.

Şampuanlardan bahsetmişken, bu konuda dikkat etmeniz gereken bir diğer detay saç kremlerini atlamamaktır. Bunun nedeni, bazı şampuanlardaki aktif maddelerin saçınızı temizlerken kurutmaya katkıda bulunması ancak saç kremlerinin buna karşı koymak için tasarlanmasıdır.

Gereksiz saç yıkama alışkanlığını bırakın: Saçlardaki elektriklenme söz konusu olduğunda negatif yükün artmasını sağlayan birincil nedenlerden biri saçların kuru olmasıdır. Şampuan kullanarak saçlarınızı sık aralıklarla çok fazla yıkadığınızda, vücudun doğal olarak ürettiği yağı (sebum) saçlarınızdan ve kafa derinizden sıyırmış olursunuz. Kuruyan ve yağdan yoksun kalan saçlar elektriklenir, kabarır ve cansızlaşır. Bu nedenle, hafta en çok 2 veya 3 kez saçlarınızı yıkayın.

Saçlarınıza nem kazandırmak için uygun maskeleri kullanın: Saçların parlak olması, elektriklenmemesi, kabarmaması ve kolayca şekil alması için bazı zamanlarda ekstra nem desteğine ihtiyaç duyabilirsiniz. Nemlendirici saç maskelerini yapmak kolaydır ve her evde bulunan birkaç malzeme ile yapılabilir. Örneğin, 1 yumurtayı çırpıp saçlarınıza sürmeniz veya avokado püresini saçlarınıza uygulamanız veya süzme balı saçlarınızda bekletip durulamanız bile saç tellerinize ihtiyacı olan nemi kazandırabilir.

Statik elektriklenmeye neden olan şapka ve yastık kılıflarını değiştirin: Kış aylarında taktığımız fazlaca tüylü, yünlü şapkalar saçlarda elektriklenmeye neden olan bir başka faktördür. Ayrıca, pamuklu yastık kılıfları uyku esnasında, negatif yükü saç tellerimize yükler. Saçlardaki elektriklenmeyi en aza indirmek için, ipek yastık kılıfları ve fazla tüyleri olmayan şapkaları tercih etmek akıllıca bir fikirdir.

İyonlu saç kurutma makinesi kullanın: İyonlu veya iyonik saç kurutma makineleri, üflediği havadaki statik elektriği sıfırlayan cihazlardır. Bu, kurutma esnasında saçlarınıza statik yük yüklenmeyeceği anlamına gelir. Elbette bu olmazsa olmaz bir şey değil ancak imkanınız varsa bu ürünlerden birini satın almayı düşünebilirsiniz. Diğer yandan, maşalar ve düzleştiriciler gibi ısı kullanan saç şekillendirici ürünlerin kullanımını sınırlandırın ve mümkün olan en düşük derecede saçlarınıza uygulayın. Isı kullanan şekillendirici ekipmanlar, saçlarınızı kurutur ve elektriklenmeye müsait hale getirir.

Hızlı ve etkili bir çözüm için saçlarınızı ıslatmayı deneyin: Heyecanla gittiğiniz bir buluşmada saçlarınızın elektriklenmesi can sıkıcı olabilir. Bu durumda yapacağınız en iyi şey parmaklarınızı suyla ıslatıp yüzeysel olarak saçlarınıza sürmek. Saçlarınızı suyla ıslatmanız, pozitif ve negatif yük dengesini sağlar. Ayrıca, duştan çıkmadan önce saçları soğuk suyla durulamak, nemi saça hapseder ve hem kabarmayı hem de elektriklenmeyi önler.

Topuz ve örgü saç modellerini tercih edin: Tüm çabalarınıza rağmen saçlarınızdaki elektriklenme sorununa çözüm bulamadıysanız o halde saç modelinizi değiştirerek yeni bir tarz oluşturmayı deneyebilirsiniz. Topuz ve örgü saç modelleri, saç tellerini birbirine ”sarmaladığından” statik elektriğin saç tellerinin birbirini itmesini engeller. Ayrıca, metal bir tarak kullanmak isteyebilirsiniz çünkü bu taraklar elektriği ileterek elektrik parçacıklarının saçınızdan tarağa aktarılmasına yardımcı olur. Plastik taraklar, elektriği iletmedikleri için statik elektriğinizi artırabilir.

Sonuç:

Statik elektriklenme nedeniyle şekil almayan saçlar sinir bozucu olsa da çözümü basittir. Saçları, yağlarla, maskelerle ve suyla nemlendirmek işe yarayan birincil çözüm yollarıdır. Ayrıca, saç tellerinize nem desteği sağlayabilecek, spreyler, kremler, serumlar, şampuanlar ve saç kremleri elektriklenme konusunda yardımcı olabilir. Yalnızca, saçlarınızı gereğinden fazla yıkamamaya özen gösterin ve satın aldığınız şampuanların sülfat, paraben, silikon ve boya içermediğinden emin olun.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com