Bizimle iletişime geçin

Yaşam

Dünyanın Başına Gelenler: 2020’nin İlk 6 Ayında Yaşanan Felaketler

Güzel heyecanlarla ve umutlarla girdiğimiz 2020, global düzeyde kimseye umduklarını vermedi. Yangınlar, depremler, salgın ve protestolar gibi belki de girerken hiç tahmin edemediğimiz bir sürü olay yaşadık. Dünya’nın ve ülkemizin gündeminin hızlıca değişmesine alışığız ama 2020’nin ilk 6 ayında yaşadıklarımız sayesinde çoğumuza bu süre daha uzun gelmiş olabilir. Bu 6 ayda yaşanan olaylara ve gelişmelere gelin tekrar bir göz atalım.

1) Avustralya’daki Yangın Felaketi

2019’un sonlarında başlayan ve neredeyse 6 ay boyunca kontrol edilemeyen Avustralya yangınında insanlar ve hayvanlar üst düzeyde zarar gördü. Çoğu kasabalı evini ve yaşadığı yeri tamamen bırakmak zorunda kaldı. Milyonlarca hayvan hayatını kaybetti. Yangın uzun süre kontrol altına alınamadı ve gördüğümüz manzaralar karşısında hepimiz çok üzüldük. Kurtarılan koalaların ve kanguruların hayata dönmesi hepimiz için umut kaynağı olmuştu. Düzenlenen bağış kampanyalarıyla işlerini, evlerini kaybeden insanlara ve hayvanların sağlık bakımlarına yardım etmek için global bir dayanışma izlemiştik.


2) ABD-İran Olayları

ABD’nin insansız hava araçları Trump’ın emriyle İran Devrim Muhafızları Kudüs komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi örgütünün başkan yardımcısı Ebu Mehdi El Mühendis’in konvoyuna saldırı düzenledi. Saldırıda Mühendis ve Süleymani dahil 10 kişi hayatını kaybetti. Süleymani’nin cenazesinde yaşanan izdihamda 50 kişi hayatını kaybetti. Daha sonrasında İran misilleme olarak ABD’nin Irak’taki 2 üssüne füze saldırısında bulundu. İran yargısı Süleymani’nin ölümünden Trump’ı sorumlu tutarak yakalanma kararı çıkarttı. İranlı yetkililer, Interpol’e Trump hakkında kırmızı bülten çıkarılmasını da talep ettiklerini belirttiler.


3) İran Uçak Kazası

Tahran’da bulunan İmam Humeyni Havaalanı’ndan Kiev varışlı Ukrayna Havayolları’na ait yolcu uçağı düştü. Teknik sebeplerden dolayı kalkışından kısa bir süre sonra düştüğü belirtilen uçakta 176 kişi bulunuyordu ve maalesef kimse kurtulamadı.


4) Elazığ Depremi

24 Ocak’ta Elazığ’da meydana gelen 6,8 lik depremle bütün ülke olarak derin bir üzüntü yaşamıştık. Ekranların başında kenetlenip arama kurtarma çalışmalarını umut içinde izlediğimiz o günlerde maalesef 41 kişi hayatını kaybetti ve 1466 kişi yaralandı. Birçok insanın evini kaybettiği ve genç yaşlı sokakta kaldığı günlerde şehirlerdeki belediyelerden, gönüllü kuruluşlardan, kampüslerden ve daha birçok bireysel yardım bağışları Elazığ’a ulaştı.


5) Koronavirüs Salgını

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Covid-19, tüm dünyada hızla yayılmaya başladı. Artık maskesiz ve dezenfektansız bir hayat yaşamak neredeyse imkansız haline geldi. Sosyal mesafeli ve evde kalmalı günler yaşamak 2020’nin kuralı haline geldi. Tüm dünyayı birçok yönden etkileyen virüsün henüz aşısı ve ilacı bulunamamış durumda ve ben bu içeriği yazarken resmi olarak açıklanmış vaka sayısı 11 milyonu geçerken koronavirüsten vefat eden hasta sayısı ise 500 bini geçmiş durumda.


6) Kobe Bryant ve Kızının Geçirdiği Helikopter Kazası

Bir nesle basketbolu sevdiren NBA’in efsane isimlerinden Kobe Bryant ve kızı Gianna geçirdiği helikopter kazasında hayatını kaybetti.


7) Mülteci Krizi

27 Şubat’ta Suriye’nin İdlib kentindeki saldırıda 33 şehit veren Türkiye, mülteci politikasını değiştirdiğini duyurdu. Türkiye, mültecilerin Avrupa ülkelerine geçişini serbest bıraktığını belirtti. Başta Yunanistan olmak üzere Avrupa ülkelerine geçmek isteyen mülteciler sınır kapılarında sert müdahalelerle karşılaştı.


8) Çernobil Yangını

Ukrayna’da Çernobil nükleer faciasının olduğu bölgede çıkan orman yangınının söndürülememesi sonucu Çernobil’de radyasyon seviyesi normal seviyenin 14 kat üzerine çıktığı açıklandı. 10 gün süren yangın kontrol altına alındı ve radyasyon seviyesinin normale döndüğü yetkililer tarafından belirtildi.


9) George Floyd’un Ölümü ve Black Lives Matter Hareketi

ABD’nin Minneapolis kentinde Derek Chauvin adlı polis memurunun sahte banknot ihbarı üzerine gelmesi sonucunda, kelepçeli bir şekilde yüz üstü yatırdığı George Floyd’un boğazına 8 dakika 46 saniye boyunca diziyle bastırmış ve ölümüne sebep olmuştur. Floyd’un herhangi bir direnç göstermemesine ve “Nefes alamıyorum.” demesine rağmen polis memuru, Floyd’un ölümüne sebep olmuştur. Sosyal medyada yayılan görüntüler sonrası ABD’de büyük çaplı eylemler başladı ve eylemciler polis tarafından şiddetli bir şekilde bastırılmaya çalışıldı. Olayla ilgisi bulunan polis memurlarının işine son verilirken Chauvin tutuklandı.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

İmamoğlu: Kanuni Sultan Süleyman portresi eser alıcısı tarafından İBB’ye bağışlandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, İngiltere’deki müzayadede 350 bin sterline satılan Kanuni Sultan Süleyman’ın portresinin eser alıcısı tarafından İBB’ye bağışlandığını açıkladı. 

kanuni portresi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, İngiltere’deki müzayadede 350 bin sterline satılan Kanuni Sultan Süleyman’ın portresinin eser alıcısı tarafından İBB’ye bağışlandığını açıkladı. 

İmamoğlu paylaşımında, “Evine Dönüyor! Mart ayında İngiltere’deki müzayedede rekor fiyata satılan Kanuni Sultan Süleyman portresi eser alıcısı tarafından İBB’ye bağışlanmıştır. Böylesi kıymetli bir eserin İstanbul’a bağışlanması ve İBB’ye duyulan güven gurur verici. İstanbul’a hayırlı olsun.” ifadesini kullandı.

Kanuni Sultan Süleyman’ın portrede 43 yaşında olduğu düşünülüyor

İngiltere’de müzayede evi Sotheby’s’in yaptığı açık artırmada Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın portresi 350 bin sterline (4 milyon TL) satıldı.

Sotheby’s’den yapılan açıklamada portrenin 19’uncu yüzyıldan bu yana Fransız bir aileye ait olduğu belirtildi.

Portrenin 16’ncı yüzyılda, İtalyan ressam Cristofano Dell’ Altissimo tarafından yapıldığı belirtilirken, portrenin diğer benzer portrelerden farklı olarak bakır levha üzerine çizildiği açıklandı. Tarihsel olarak portrenin Sultan Süleyman’ın Irak ile İran’ı fethettiği, Preveze Deniz Savaşı’nda Papa ve müttefiklerine karşı zafer kazandığı zaman dilimine denk geldi aktarıldı.

Kanuni portresi İBB’ye bağışlandı.

Portrede Sultan Süleyman’ın 43 yaşında olduğunun düşünüldüğü aktarılıyor.

İBB, geçen yıl Fatih Sultan Mehmet’in portresini almıştı

Geçen yıl Londra’da yapılan açık artırmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Sultan Mehmet’in portresini 935 bin sterlin (o dönem yaklaşık 8 milyon lira) ödeyerek satın almıştı.

Okumaya devam et

Yaşam

Duyduğunuzda İşin İçinden Çıkamayıp Anlaşmaya Varamayacağınız 6 Paradoks

Paradoks, görünüş olarak doğru bir ifadenin çelişki yaratmasıdır. Tanımı sıkıcı görünse de aslında eğlenceli ve soyut düşünceyi besleyen düşüncelerdir. Türkçede karşılığı yanıltmaç ve çatışkı olarak verilir. Paradokslar kendiliğinden oluşabildiği gibi matematikçi ve ünlü düşünürlerin yarattığı paradokslarda vardır. Bu tip paradokslar, matematik ve bilimde yeni buluşlara yol açarken düşünce biçimini de değiştirebilir.


1) Epimenides Paradoksu

Epimenides Paradoksu, mantıktaki bir paradokstur. Giritli bir filozof olan Epimenides, “Giritliler, her zaman yalancıdır.” demiştir. Bu ifade, Epimenides Paradoksu olarak adlandırılır. Sebebi ise:
1. Eğer tüm Giritliler yalancı ise, Epimenides de Giritli olduğu için onun da yalancı olması gerekir. Eğer Epimenides yalancıysa, tüm dedikleri gibi, “Tüm Giritliler yalancıdır” ifadesi de yalan olur. Doğru söylediğine inanırsak yalan söylediğini anlamış oluyoruz. Yani bu ifade hem doğru hem yanlıştır.
2. Eğer tüm Giritlilerin yalancı olduğu önermesini yanlış kabul edersek, kendisi de Giritli olan Epimenides’in doğru söylemiş olması gerekir. O zaman, “Tüm Giritliler yalancıdır” ifadesi doğru olmalıdır. Kafamız karıştı, değil mi?
3. Ve son olarak bir önermenin hem doğru hem yanlış olması mümkün değildir.


2) Theseus’un Gemisi

Felsefi bir paradoks olan Theseus’un Gemisi, Yunan efsanesine göre Girit’ten zafer ile dönen gemi Atina’da hatıra olarak uzun süre muhafaza edilir. Zamanla geminin tahtaları çürümeye başlar ve yenileriyle değiştirilir. Bir süre sonra, gemide değiştirilmeyen parça kalmamıştır. Bu durumda, gemi halen Theseus’un Gemisi midir, yoksa başka bir gemi mi olmuştur?


3) Dede Paradoksu

Zaman yolculuğu yapan birinin geçmişine dönüp dedesini, babaannesiyle tanışmadan öldürdüğünü düşünelim. Bu durumda, onun varlığı mümkün olmayacaktır. Ama o zaman geriye dönüp dedesini de öldürmüş olamaz. Bu durumun paralel evrenlerle açıklanabileceğini söyleyen teoriler vardır. Bu teoriye göre, dedesini öldüren kişi gelecekte yaşamasa da dedesini öldürdüğü zaman diliminde yaşamını sürdürebilir, dedesi öldükten sonra evren dallanır ve başka bir evrende yaşamaya devam eder.


4) Euplides (Kum Yığını) Paradoksu

Euplides, kum tanelerinden yığın oluşturulamayacağını iddia etmiştir çünkü hiçbir kum tanesi bir “yığın” değildir. Yani yığın olmayan bir şeyin üzerine kum tanesi ekleyerek yığın oluşturmamız mümkün değildir. Daha açık bir anlatışla, “yığın” olması için sınır nedir? Yani 1 milyon kum tanesi yığın oluşturuyor diyelim, bir kum tanesini aldığımızda yığın olmayacak mı?


5) Yamyam Paradoksu

Bir mantıkçı, adada yamyamların eline düşer. Yamyamlar, ellerine düşen her yabancıyı yediklerini, nasıl yiyeceklerine de bir soruyla karar verdiklerini, eğer, soruya doğru cevap verirse haşlanarak, yanlış cevap verirse kızartılarak yiyeceklerini söylerler. Mantıkçıya “Seni haşlayarak mı yiyeceğiz, kızartarak mı yiyeceğiz?” diye sorarlar. Mantıkçı bir süre düşünür ve cevap verir: Kızartarak! Yamyamlar burada ikileme düşerler, paradoks da burada başlıyor. Eğer kızartarak yerlerse mantıkçı doğru cevap vermiş olur, doğru cevap verdiği için haşlanması gerekir. Eğer haşlayarak yerlerse mantıkçı yanlış cevap vermiş olur, bu defa kızartarak yemeleri gerekir. Böylece mantıkçı, yamyamların elinden kurtulur.


6) Kral Paradoksu

Kral, ülkesinde bir yarışma açar. “İşte bu yalan!” diyebileceği bir yalanla karşılaştığında sahibine bir küp altın vereceğini söyler. Yalancılar akın akın saraya geldiler ve yalanları bir bir sıraladılar. Ancak kralı tatmin eden bir yalan çıkmadı ortaya.
Derken bir adam geldi elinde boş bir küple ve dedi ki:
-Dedeniz zamanında savaşa çıkarken hazinede yeterli altın olmadığından benim dedemden borç aldı ve borcu torunum torununuza ödeyecek diye bir söz verdi. Artık borcunuzu ödemenin zamanı geldi.
Kral, “bu gerçekten yalan” diye tepki verince adam ödülünü istedi. Ancak ödülü vermek istemeyen kral, “belki de olabilir” deyince adam, “O halde borcunuzu ödeyin.” dedi.

Okumaya devam et

Yaşam

Önceden Nefret Ettiğimiz Şeyleri Neden Sevmeye Başlarız?

Salt maruz kalma etkisi, farkında olmadan tercihlerimize rehberlik edebilen bir olgudur. Bir yıl içinde, şu anda nefret ettiğiniz bir şeyi beğenebilirsiniz.
Yaşınız ilerledikçe tercihlerinizin neden değiştiğini merak ettiniz mi? Mesela küçükken zeytini sevmiyorken şimdi zeytinsiz bir kahvaltı düşünemiyor olabilirsiniz. Ya da önceden nefret ettiğin biri şu an en yakın arkadaşın olmuş olabilir. Bunlar salt maruz kalma etkisinin örnekleri, yaşamımız boyunca tercihlerimizi değiştirebilecek güçlü bir psikolojik fenomen.
Kendinizi ‘Ah, bundan nefret ederdim’ derken yakalarsanız, o zaman bu etkiyi yaşıyor olabilirsiniz.


Salt Maruz Kalma Etkisi Nedir?

İnsanların sadece onlara aşina oldukları için bir şeyler tercih etmelerine neden olan psikolojik bir olgudur. Bir şeye ne kadar çok maruz kalırsanız, kendinizi onu severken bulabilirsiniz.
Bu bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde gerçekleşebilir. Aynı şeyi ne kadar çok tecrübe ederseniz o kadar tanıdık hale gelir ve beklediğinizden daha fazla ondan keyif almaya başlarsınız.
Salt maruz kalma etkisi işe yarar çünkü bir şeylere aşina olmaktan zevk alırız. Kendimizi güvende hissederiz ve elimizden geldiğince aşina olduğumuz şeyleri ararız.
Eğer bunun hala doğru olup olmadığından emin değilseniz örneklerine bakalım:


Müzik

İlk kez duyduğunuz bir şarkıdan nefret ettiğinizi düşünün ama sürekli duyuyorsunuz, her yerde çalıyor. Zamanla ona alışıyor ve çalma listenize ekliyorsunuz. Tanıdık geldi mi? Salt maruz kalma etkisinin en basit örneklerinden biri.

Bu bilinçsiz maruz kalmanın yaygın bir örneğidir çünkü şarkıyı ne kadar sık dinlediğinizin farkında bile olmayabilirsiniz. Sonra bilinçli olarak dinlediğinizde veya dinlediğinizi fark ettiğinizde, ilk dinlediğinizden daha fazla keyif aldığınızı göreceksiniz. Sonunda, kendinizi şarkıya eşlik ederken bulacaksınız.


İnsanlar

İlk izlenimin çok önemli olduğu söylenir ancak bu her zaman doğru olmayabilir. Biriyle ne kadar çok zaman geçirirseniz size o kadar tanıdık gelir. Bu, onlarla daha fazla ortak nokta bulacağınız anlamına gelir. İlk başta sizi rahatsız eden şeyler de daha tanıdık gelecek ve onlarla daha fazla zaman geçirdikçe alışacaksınız.
Birini bu şekilde tanıdıktan sonra, tuhaflıklarına aşina olduğunuzdan onları daha çok sevme eğilimine girebilirsiniz. Birçok arkadaşlık, iki kişinin birbirinden ciddi şekilde hoşlanmamaları ile başlar. Bununla birlikte, zamanla ilişki, aşinalık ortaya çıktıkça büyür.


Yemek

Yaşımız ilerledikçe lezzet tomurcuklarımızın değiştiği ve daha önceden sevmediğimiz şeylerden keyif aldığımız doğrudur. Bununla birlikte, bu aynı zamanda salt maruz kalma etkisinin bir ürünü olabilir.

Zeytinin tadını sevmiyor olabilirsiniz ancak onları pizzada veya soslarda yersiniz. Sonunda, başka şeyler yedikçe tada alışırsınız ve size tanıdık gelir. Bu yavaş bir süreçtir ve bunun olduğunu bile fark etmeyebilirsiniz. Bununla birlikte, zaman geçtikçe, kendinizi zeytini kendi iradenizle yerken bulabilirsiniz.


Salt Maruz Kalma Etkisi Ne Kadar Etkilidir?

Çalışmalar, maruz kalma süresi arttıkça bu etkinin de arttığını göstermiştir. Yani, bir şeyi ilk kez deneyimlediğinizde, bundan hoşlanmayabilirsiniz. Sonra, ikinci kez deneyimlediğinizde, belki birkaç gün sonra, biraz daha seversiniz. Bu devam ettikçe ve deneyim daha tanıdık hale geldikçe, daha fazla sevmeye başlayacaksınız.
Aşinalığın ilerlemesi için birkaç kez maruz kalma gerekir, bu nedenle etkinin oluşması zaman alır. Bu, aynı şeyi tekrar tekrar deneyimlerseniz, deneyimler arasına zaman girdiğinde zevk almaya başlamayacağınız anlamına gelir.
Çocukların yetişkinler kadar maruz kalma etkisinden muzdarip olmadığı da bulunmuştur. Bunun nedeni, çocuklar tanıdık olanlardan ziyade yeni şeylerden zevk alma eğilimindedir. Fakat yaşlandıkça, bir şeye ne kadar aşina olursanız, o kadar çok zevk alırsınız.


Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com