Bizimle iletişime geçin

Yaşam

Duygusal Zekası Yüksek Biri Olmanın Dezavantajları

Türk Dil Kurumunun tanımına göre zeka; insanın düşünme, akıl yürütme, nesnel gerçekleri algılama, kavrama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tümüdür. Peki zeka her zaman iyi bir şey midir? Harvard Business Review yazarları Tomas Chamorro-Premuzic ve Adam Yearsley, duygusal zekanın her zaman avantaj sağlayan bir özellik olmadığı ile ilgili bir yazı kaleme almışlar. Yüksek duygusal zekaya sahip olan bir çalışan olan Gemma üzerinden süreci anlatan yazarlar, duygusal açıdan zeki olmanın dezavantajlarını şu şekilde sıralamış:
Gemma son derece şefkatli ve hassastır. Başkalarının duygularına büyük önem verir, nazik ve düşüncelidir. Gemma aynı zamanda oldukça iyimserdir de. Kötü haberler karşısında bile olumlu kalır. Meslektaşları onunla çalışmayı sever çünkü onu bir sakinlik göstergesi olarak görürler. İş yerinde ne kadar stres ve baskı olursa olsun, Gemma heveslidir ve soğukkanlılığını asla kaybetmez.
Gemma’nın patronu onun çok nadir bir şeylerden şikayet ettiğini ve son derece güvenilir bir çalışan olduğunu söyler. Dahası Gemma’nın patronu onu yönetmekte çok iyi bir iş çıkarmadığında bile, Gemma kendisi zaten halletmesi gereken işleri halletmek için çalışıyor durumdadır. Böylesine çalışkan bir kişiyi kim işe almak istemez? Birçok yönden yönetimde kariyer için mükemmel bir potansiyele sahip ideal bir çalışan gibi görünüyor. Çoğu kişi Gemma’nın kişiliğini sadece iş bağlamında değil, büyük bir varlık olarak görür. Bunun temel nedeni Gemma’nın yukarıda açıklanan tüm nitelikleri açıklayan yüksek duygusal zekasıdır(EQ).
Tanımlar değişiklik gösterse de duygusal zeka her zaman kişisel ve kişilerarası becerileri, yüksek uyum, sosyallik, duyarlılık ve sağduyu içerir.
Binlerce bilimsel çalışma duygusal zekanın, yaşamın çeşitli alanlarında önemini test etmiş ve iş, sağlık ve ilişkiler açısından daha yüksek duygusal zekanın yararları için ikna edici kanıtlar elde etmiştir. Örneğin duygusal zeka; liderlik, iş performansı, iş tatmini, mutluluk ve refah (hem fiziksel hem de duygusal) ile pozitif olarak ilişkilidir. Dahası duygusal zeka, üretken olmayan çalışma davranışları, psikopati ve stres eğilimi ile negatif yönde ilişkilidir.
Ancak yüksek duygusal zeka her zaman yararlı mıdır? Yüksek bir duygusal zekanın dezavantajları büyük ölçüde keşfedilmemiştir. Fakat duygusal zekanın da fazlası negatif etkiler yaratabilir. Her şey olması gerektiği kadar olmalıdır ve her insan özelliğinin bir dezavantajı vardır. Tekrar Gemma’ya odaklanalım ve yüksek EQ’nun daha az elverişli bazı sonuçlarını inceleyelim.


Daha düşük yaratıcılık ve yenilik potansiyeli seviyeleri vardır.

Duygusal zeka ile bireyleri yaratıcılığa ve yeniliğe yatkın kılan özelliklerin çoğu arasında negatif bir korelasyon vardır. Yaratıcılık uzun zamandır düşük EQ’nun özelliği olan niteliklerle ilişkilendirilmiştir: sanatsal huysuzluk, uyumsuzluk, düşmanca dürtüsellik ve heyecanlı (“iniş çıkışlı”) kişilik. Yaratıcı insanların duygusal olarak zeki olması elbette mümkün olsa da, Gemma gibi insanlar için daha yaygın olan model, süreçleri takip etmede, ilişkiler kurmada ve başkalarıyla birlikte çalışmakta harika olmak, ancak gerekli seviyelerde uygunsuzluk ve itici güçten yoksun olmaktır.


Negatif geri bildirim vermek ve almak zordur.

İlk bakışta Gemma gibi yüksek EQ puanına sahip kişiler geri bildirim verme ve alma konusunda iyi iş çıkarıyor gibi görünebilir. Çünkü her ikisi de sosyal etkileşim içerir. Ancak yüzeyin altını kaşıdığınızda Gemma’nın yüksek kişilerarası duyarlılığı ve empatik kaygısının başkalarına eleştirel veya olumsuz geri bildirim vermesini zorlaştırabileceğini göreceksiniz. Buna ek olarak, Gemma gibi yüksek duygusal zekaya sahip kişiler aldıkları herhangi bir olumsuz geri bildirime kayıtsız kalabilecekleri kadar yüksek düzeyde uyumlu ve soğukkanlı olabilirler.


Liderlik rolü için yeterince iyi değillerdir.

Gemma’nın kişiliğinin çekiciliğinin ana nedenlerinden biri, insanlarda aradığımız birçok niteliğin somut örneğidir. Gemma gibi insanlar, giriş seviyesi veya orta seviye yönetim işleri için psikolojik anlamda iyi donanımlı olsalar da sık sık popüler olmayan seçimler yapma, değişiklik getirme ve sonuçlara odaklanma becerisini gerektirdiği için başarısız olabilirler. Ayrıca üst düzey liderler ve yöneticiler inovatif olmalıdırlar. Bu, popüler olmayan sıra dışı kararlar almayı gerektirir ve Gemma gibi ilerlemekten çok anlaşmaya odaklanan insanların bunları yapma olasılığı daha düşüktür.


Başkalarını manipüle etmek için iyi gelişmiş bir yetenektir.

Gemma’nın yüksek duygusal zekası empati kurmasına ve izleyiciye doğru gelen bir mesaj iletmesine yardımcı olabilir ve bu genellikle iyi bir şeydir. Ancak çok ileri giderse bu olay başkalarını etkilemekten manipülasyon taktiklerine girmeye kayabilir. Kişinin sosyal becerilerini aşırı kullanma riski, iletişimin mantıksal argümanları ve daha işlemsel yönlerini ihmal edip iletişimin duygusal yönlerine yoğun bir şekilde odaklanmaktır. Bu anlamda duygusal zekanın karanlık tarafı, kötü niyetli insanların aşırı derecede ikna edici olmalarına ve yollarını bulmalarına yardımcı oluyor. Karizmada olduğu gibi, duygusal zekayı olumlu bir özellik olarak görme eğilimindeyiz. Ancak bu, etik olanların yanı sıra etik olmayan hedeflere ulaşmak için de kullanılabilir.


Riskten kaçınırlar.

Çoğu yenilikçi girişim, risk alma ve riskten kaçınma arasında bir denge gerektirir. Gemma gibi insanlar daha güvenli davranırlar ve cesur seçimlerden kaçınırlar. Bunun nedeni, yüksek duygusal zekanın daha yüksek vicdanlılıkla ilişkili olmasıdır. Başka bir deyişle EQ’nuz ne kadar yüksekse, dürtülerinize direnme ve ölçülü kararlar verme olasılığınız o kadar yüksektir. EQ, daha fazla öz denetimle ilişkilidir ancak aşırı öz denetim, ters etki mükemmeliyetçiliğine ve riskten kaçınmaya dönüşecektir.

Açık olmak gerekirse, Gemma şüphesiz son derece arzu edilen bir çalışan. Ancak aşırı yüksek EQ’su onu kendi duygularını düzenleyen ve başkalarının duygusal ihtiyaçlarını hissedip bunlara uyum sağlayabilmenin çok önemli olduğu rollere daha uygun hale getiriyor. Satış görevlileri, emlakçılar, müşteri destek temsilcileri, danışmanlar ve psikologlar Gemma’nınki gibi EQ’dan yararlanır. Buna karşın Gemma’nın profili, yaratıcılığa, yeniliğe, değişime öncülük etmeye veya risk almaya odaklanan işlerde avantajlı olmayabilir ve hatta bir handikap olabilir. Bu, Gemma gibi birinin kıdemli bir liderlik rolünü hedefleyemeyeceği anlamına gelmez. Yapabilir ancak bu makul miktarda kendi kendine koçluk gerektirecektir. Örneğin, olumsuz geri bildirim aramaya başlaması ve bunu ciddiye alması, çatışmalardan kaçınma konusunda endişelenmeyi bırakması ve statükoya meydan okuması gerekir.
Duygusal zekanın arzu edilen ve oldukça uyarlanabilir bir özellik olduğu konusunda hiçbir şüphe yoktur ve genellikle duygusal zekanın düşük yerine yüksek olmasını tercih etmemiz anlaşılabilir bir durumdur. Onlar bir yığın muhteşem özelliğe sahiptirler. Bu, onların harika çalışanlar ve iyi yöneticiler olmalarını sağlayacaktır. Ancak onlardan vizyon sahibi liderler veya değişim öncüleri olmalarını beklemeyin.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

Dönüşmemiz Gereken İnsan Türü: Homo Bene

İnsan, sınıflandırma bilimindeki adıyla “Homo sapiens (farkında olan insan)”, anatomik olarak 200.000 yıl önce Afrika’da ortaya çıksa da modern davranışlarına kavuşması epey uzun(150.000 yıl kadar) sürdü. Bu modern davranışlarla(düşünebilme ve konuşabilme) birlikte günümüz insanı, Homo sapiens’in alt türlerinden birisi olan “Homo sapiens sapiens (farkındalığın farkında olan insan)” olarak anılmaya başlandı. Homo sapiens sapiens halini aldıktan sonra insanın gelişimi oldukça hızlı olurken doğayla ve çevresiyle olan ilişkisi olumsuz anlamda değişmeye başladı.

 Bildiğiniz gibi ilkel ilk insanlar avcılık yaparak hayatta kalıyorlardı. Her geçen yıl daha iyi bir avcıya dönüşen bu insanlar, sahip oldukları yetenekleri sayesinde kullanışlı araç-gereçler yaparak avcılık konusunda epey ustalaştılar. Bu ustalaşmayla birlikte güçlü, sağlıklı ve üreme potansiyeli olan hayvanlar insanlar tarafından kolayca avlanabildi ve büyük av hayvanlarının soyları tükenmeye başladı.
Avın azalması ve yavaş yavaş nüfusun artmasıyla tarımsal faaliyetlere geçiş kaçınılmaz hale geldi. Bu durum, nüfusun kısa sürede patlamasına sebep olurken insanın doğal kaynaklara saldırmasını hızlandırdı. Ağaçların kesilmesi, yanlış tarım uygulamaları, otlakların bir bir yok edilmesi sonucunda dünyadaki yeşil alanlar hızla azalmaya başladı. Kısaca, Homo sapiens sapiens sayısı hızla artarken eskiden ormanlarla kaplı birçok alan yok oldu. Çok değil 1700’lü yıllara kadar Anadolu karaçam ormanlarıyla kaplı bir bölgeydi.
Ardından gelen Sanayi Devrimi, ne yazık ki insanın doğaya verdiği zararları azaltmak bir yana arttırmaya devam etti. 1830 yılında, insan nüfusu 1 milyarken sadece 170 yıl sonra 2000 yılında 6 milyarı geçmişti. Bu da tüketimin hızla artması, doğal kaynakların hızla sömürülmesi anlamına geliyordu.
Doğaya sürekli artacak şekilde verdiğimiz tahribat, günümüzde devasa boyutlara ulaşmış durumda. Öyle ki insan faaliyetleriyle oldukça hızlanan küresel ısınma, birçok bilim insanı tarafından dünyanın önündeki en büyük sorunlardan biri olarak gösteriliyor.
Yukarıda bahsettiğim gibi çok açık görülüyor ki doğaya ve çevreye en çok zarar veren tür biziz. Bunun sonsuza kadar bu şekilde devam edemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Daha da geç olmadan kendimizi ve değerlerimizi sağlam bir şekilde sorgulayıp türümüzü yeniden tanımlamalıyız. Yani, artık sadece kendi çıkarlarını düşünen Homo sapiens sapiens’i aşarak Homo bene’ye (iyi, yararlı insan) dönüşmeliyiz.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Okumaya devam et

Yaşam

Michelangelo’nun “Adem’in Yaratılışı” Eserindeki Gizemli Detay Aslında Ne Anlatmaya Çalışıyor?

İtalyan rönesans döneminin en ünlü sanatçılarından Michelangelo’nun 1500’lü yıllarda yaptığı “Adem’in Yaratılışı” eserinde en çok dikkat çeken kısım ellerin kavuştuğu bölüm olsa da resmin başka yerlerinde çok daha büyük detaylar olduğu ortaya çıktı.

1511 yılında Michelangelo tarafından yapılan Adem’in Yaratılışı, Sistine Şapeli’nin tavanında bulunuyor.

Ünlü eserde, Michelangelo’nun Tanrı’nın yüzü olarak kendi yüzünü resmettiği iddia ediliyor.


Resmin en ünlü yorumlanma şekli isminden de anlaşılabileceği gibi yaratıcının Adem’e hayat verişinin anlatıldığıdır. Bir diğer yorum ise resmin, insanların Tanrı’ya yabancılaşmasını anlattığı.

Burada en önemli kısım olarak Tanrı ve Adem’in ellerinin kavuştuğu bölümü gösterebiliriz.


Yıllardır bu şekilde yorumlanan resim hakkında atılan yeni tezler ise hiç mantıksız değil.

Yeni yorumlamalar, resimde, Tanrı’nın beyne benzeyen bir kalıbın içerisine çizilmiş olduğu yönünde.


Resme tekrar baktığımızda Tanrı’nın bulunduğu kısmın gerçekten de beyin olduğunu ve Michelangelo’nun Tanrı’yı beynin tam ortasına yerleştirdiğini görebiliriz.

Yani, Michelangelo insanlığa “Tanrı aslında sizsiniz, o sizin içinizde” mesajını iletmiş olabilir. Unutmayın ki, sanat eserleri, ona bakan kişilerin yorumlarıyla anlam kazanır.


Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Okumaya devam et

Yaşam

2021 Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) kazananları

2021 Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) kazananları açıklandı. En çok dalda aday gösterilen Mank yer almadı. Nomadland en iyi film seçilirken, The Crown dizisi 4 dalda ödül kazandı.

2021 Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) kazananları

2021 Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) kazananları açıklandı. En çok dalda aday gösterilen Mank yer almadı. Nomadland en iyi film seçilirken, The Crown dizisi 4 dalda ödül kazandı.

1944 yılından itibaren Hollywood Yabancı Basın Birliği (Hollywood Foreign Press Association) imzasıyla düzenlenen Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) adayları geçen şubat ayında duyurulmuştu. Kazananlar bu sabaha karşı 04.00’te başlayan tören ile birlikte belli oldu.

Koronavirüs pandemisi nedeniyle normalden daha geç bir tarihte düzenlenen ödüller Amy Poehler ve Tina Fey ikilisi tarafından sunuldu. Poehler ödülleri Los Angelas’tan, Fey ise New York’tan sundu. Böylece ödüller iki farklı yerde eşzamanlı şekilde gerçekleştirilmiş oldu. Covid-19 salgını nedeniyle yaşanan seyahat kısıtlamasını işte bu yöntem ile aşmaya çalıştılar.

Bu yıl En İyi Yönetmen ve En İyi Film (Drama) kategorilerinde Nomadland – Chloé Zhao kazanan isim oldu. En İyi Film (Komedi ya da Müzikal) dalında ise Jason Woliner‘ın yönettiği Borat Subsequent Moviefilm ödülü kucakladı.

Drama türünde En İyi Erkek Oyuncu performansı ödülü Chadwick Boseman‘a (Ma Rainey’s Black Bottom), kadın oyuncu performansı ödülü ise Andra Day‘e (The United States vs Billie Holiday) gitti. Bu yılın en çok konuşulan animasyon filmi Soul ise En İyi Müzik ve Animasyon dallarında ödüller kazandı. En İyi Senaryo ödülü ise Aaron Sorkin‘in The Trial of the Chicago 7 yapımına gitti.

Televizyon ödüllerinde ise En İyi Drama The Crown olurken En İyi Komedi/Müzikal Schitt’s Creek seçildi. Geçen yılın en çok konuşulan mini dizisi The Queen’s Gambit, Altın Küre’den de ödülle döndü.

En İyi Film (Drama)

The Father
Mank
Nomadland
Promising Young Woman
The Trial of the Chicago 7

En İyi Film (Komedi ya da Müzikal)

Borat Subsequent Moviefilm
Hamilton
Music
Palm Springs
The Prom

En İyi Erkek Oyuncu (Drama)

Riz Ahmed – Sound of Metal
Chadwick Boseman – Ma Rainey’s Black Bottom
Anthony Hopkins – The Father
Gary Oldman – Mank
Tahar Rahim – The Mauritanian

Chadwick Boseman – Ma Rainey’s Black Bottom

En İyi Kadın Oyuncu (Drama)

Viola Davis – Ma Rainey’s Black Bottom
Andra Day – The United States vs Billie Holiday
Frances McDormand – Nomadland
Carey Mulligan – Promising Young Woman
Vanessa Kirby – Pieces of a Woman

Andra Day – The United States vs Billie Holiday

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Sacha Baron Cohen – Borat Subsequent Moviefilm
James Corden – The Prom
Lin-Manuel Miranda – Hamilton
Dev Patel – The Personal History of David Copperfield
Andy Samberg – Palm Springs

En İyi Kadın Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Maria Bakalova – Borat Subsequent Moviefilm
Kate Hudson – Music
Michelle Pfeiffer – French Exit
Rosamund Pike – I Care A Lot
Anya Taylor-Joy – Emma.

En İyi Yönetmen

Emerald Fennell – Promising Young Woman
David Fincher – Mank
Regina King – One Night in Miami
Aaron Sorkin – The Trial of the Chicago 7
Chloé Zhao – Nomadland

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Sacha Baron Cohen – The Trial of the Chicago 7
Daniel Kaluuya – Judas and the Black Messiah
Jared Leto – The Little Things
Bill Murray – On the Rocks
Leslie Odom Jr. – One Night in Miami

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Glenn Close – Hillbilly Elegy
Olivia Colman – The Father
Jodie Foster – The Mauritanian
Amanda Seyfried – Mank
Helena Zengel – News of the World

Yabancı Dilde En İyi Film

Another Round (Danimarka);
La Llorona (Guatemala)
The Life Ahead (İtalya)
Minari (ABD)
Two of Us (Fransa)

En İyi Senaryo

Promising Young Woman
Mank
The Trial of the Chicago 7
The Father
Nomadland

En İyi Animasyon Film

The Croods: A New Age
Onward
Over the Moon
Soul
Wolfwalkers

En İyi Orijinal Şarkı

“Fight for You” – Judas and the Black Messiah
“Hear My Voice” – The Trial of the Chicago 7
“Io Si” – The Life Ahead
“Speak Now” – One Night in Miami
“Tigress & Tweed” – The United States vs. Billie Holliday

En İyi Müzik

The Midnight Sky
Tenet
News of the World
Mank
Soul

En İyi Dizi (Drama) 

The Crown
The Mandalorian
Ozark
Lovecraft Country
Ratched

En İyi Dizi (Komedi ya da Müzikal)

Emily in Paris
Ted Lasso
The Flight Attendant
Schitt’s Creek
The Great

En İyi Mini Dizi/Film

Normal People
The Queen’s Gambit
The Undoing
Small Axe
Unorthodox

En İyi Erkek Oyuncu (Drama) 

Jason Bateman – Ozark
Josh O’Connor – The Crown
Bob Odenkirk – Better Call Saul
Matthew Rhys – Perry Mason
Al Pacino – Hunters

Josh O’Connor, The Crown dizisi 4. sezonda Prens Charles’ı canlandırdı.

En İyi Kadın Oyuncu (Drama)

Olivia Colman – The Crown
Jodie Comer – Killing Eve
Emma Corrin – The Crown
Laura Linney – Ozark
Sarah Paulson – Ratched

Emma Corrin, The Crown dizisi 4. sezonda Prenses Diana’yı canlandırdı.

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Don Cheadle – Black Monday
Nicholas Hoult – The Great
Eugene Levy – Schitt’s Creek
Jason Sudeikis – Ted Lasso
Ramy Youssef – Ramy

En İyi Kadın Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Lily Collins – Emily in Paris
Kaley Cuoco – The Flight Attendant
Elle Fanning – The Great
Catherine O’Hara – Schitt’s Creek
Jane Levy – Zoey’s Extraordinary Playlist

En İyi Erkek Oyuncu (Mini Dizi/TV Filmi)

Bryan Cranston – Your Honor
Jeff Daniels – The Comey Rule
Ethan Hawke – The Good Lord Bird
Hugh Grant – The Undoing
Mark Ruffalo – I Know This Much Is True

En İyi Kadın Oyuncu (Mini Dizi/TV Filmi)

Anya Taylor-Joy – The Queen’s Gambit
Shira Haas – Unorthodox
Nicole Kidman – The Undoing
Cate Blanchett – Mrs. America
Daisy Edgar-Jones – Normal People

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Dizi, Mini Dizi, TV Filmi)

John Boyega – Small Axe
Brendan Gleeson – The Comey Rule
Dan Levy – Schitt’s Creek
Jim Parsons – Hollywood
Donald Sutherland – The Undoing

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Dizi, Mini Dizi, TV Filmi)

Gillian Anderson – The Crown
Helena Bonham Carter – The Crown
Julia Garner – Ozark
Annie Murphy – Schitt’s Creek
Cynthia Nixon – Ratched

Kaynak: Golden Globes – Kayıp Rıhtım

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com