Bizimle iletişime geçin

Bilim

Emziren Anneler İçin Süt Yapan Yiyecekler

Emziren Anneler İçin Süt Yapan Yiyecekler

Anne adayları ve emziren anneler, bebeklerinin en sağlıklı şekilde büyüyüp gelişebilmesi için bu aylarda tükettikleri yiyecekler konusunda daha temkinli olmalıdır. Bu süreçte vücudunuzun düzgün beslenmesi, bebek için sağlıklı ve yeterli bir süt kaynağı sunmanın en iyi yoludur.

Dünya genelinde farklı kültürlerdeki çoğu kadın, doğumdan hemen sonra ve emzirme döneminde, süt üreten bazı yiyecekler tüketmeye başlarlar. Bu yiyeceklerin bir kısmı vitamin ve minerallerle doluyken, diğer bir kısmı ise anne sütü üretimine yardımcı olabilecek özellikler içermektedir.

Süt Yapan Yiyecekler Nelerdir?

Anne sütü üretimini doğal yollarla artırmak için birçok farklı yiyecek bulunmaktadır. Bu gıdaların içerisindeki bileşenler, daha fazla süt üretilmesini sağlayarak emzirmeyi destekler. Anne adayları, doğum öncesi süreçte de gıda tüketimi konusunda dikkatli olmalıdır. Bu döneme yedikleriniz, doğum sonrası iyileşmeyi ve üretilen süt miktarını doğrudan etkileyecektir.

Su Tüketimi ve Sık Emzirme

Süt arzını artırmanın en iyi yolu, yeterli miktarda su tüketmek ve bebeği sık emzirmektir. Bebeğinizin göğsünüzü daha sık emmesi, vücudunuzun daha fazla süt üretmesine katkı sağlayan en etkili doğal süreçtir. Göğüslerdeki süt ne kadar boşalırsa, süt o kadar hızlı üretilir. Göğüslerdeki süt miktarı ne kadar fazlaysa, süt o kadar yavaş üretilir.

Emziren annelerin sık yaptığı diğer bir hata ise günlük emzirme arasında uzun süre beklemektir. Bu yanlış bir yaklaşımdır ve vücudun daha az süt üretmesine yol açacaktır. Bu nedenle bebeğinizi sık sık emzirmeye özen gösterin. Buna rağmen anne sütünüzün yine yetersiz olduğunu düşünüyorsanız, diyet listenize anne sütü üretimini teşvik eden aşağıdaki gıdaları ekleyebilirsiniz.

Kepekli Tahıllar

Emziren anneler için oldukça besleyici olan kepekli tahıllar, anne sütü üretmekle görevli hormonları destekleyen özelliklere sahiptir. Bu nedenle, kepekli tahılların tüketilmesi anne sütü miktarını artırabilir. Süt yapmak için en yaygın kullanılan tahıl, kısık ateşte pişmiş yulaf ezmesidir. Ayrıca yulaf ezmeli kurabiye, arpa ve esmer pirinç gibi tam tahıllı gıdalarla yapılan diğer yiyecekleri de deneyebilirsiniz.

Koyu Yeşil Yapraklı Sebzeler

Marul, karalahana, ıspanak, yonca ve brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, kalsiyum miktarı ve folik asit bakımından son derece zengindir. Bu sebzeler, aynı zamanda anne sütü üretimi üzerinde olumlu etkileri bulunan fitoöstrojenler içermektedir. Sebzelerin çiğ tüketilmesinin, yeni doğan bebeklerde gaz ve ishale neden olabileceği unutulmamalıdır.

Sarımsak

Besleyici ve sağlıklı bir bitki türü olan sarımsak, emziren anneler için daha fazla süt üretilmesine katkı sağlamaktadır. Ağır kokusu anne sütüne geçse de, birçok bebeğin bu tadı sevdiği bilinmektedir. Sarımsak, aynı zamanda bebeklerin daha süre emzirilmesine yardımcı olmaktadır.

Nohut

Ülkemizde yaygın olarak tüketilen bir baklagil çeşidi olan nohut, eski zamanlardan bu yana anne sütü yapmak için emziren kadınlar tarafından tercih edilmektedir. Protein bakımından zengin ve besleyicidir. Aynı zamanda süt miktarını çoğalmaya yardımcı olan bitki östrojenleri de içermektedir. Nohut, humus olarak ya da makarna ve salatalara eklenerek de tüketilebilir.

Rezene Tohumu

Akdeniz’e özgü maydanozgiller familyasından olan rezene, yemeklere farklı bir lezzet katan bitki çeşididir. Rezene tohumları, sindirime yardımcı olur ve anne sütü miktarını artırır. Sebze yemeklerine diğer baharatlarla birlikte eklenebilir. Yemeklerden sonra birkaç tohumu sütle birlikte kaynatarak içebilirsiniz.

Susam

Susam, yüksek kalsiyum ve östrojen deposudur. Bu iki özelliği, emziren annelerde süt miktarını artırmak için etkilidir. Kuru meyveler, fındık ve badem kullanarak hazırlayabileceğiniz karşımın içine, bir miktar susam ekleyerek tüketebilirsiniz. Miktarında aşırıya kaçmamaya dikkat edin.

Badem

Badem, Omega-3 ve E vitamini bakımından zengindir. E vitamini, hamilelik sonrası çatlaklar nedeniyle ortaya çıkan kaşıntının iyileşmesine katkıda bulunur. Omega-3, laktasyonu artırmakla görevli hormonlara destek olarak daha fazla anne sütü üretilmesini sağlar. Çiğ bademler, daha fazla etki için ezilerek sütle içilebilir veya yulaf ezmesiyle birlikte yenilebilir.

Dikkat Notu: Anne sütü yapan ve emzirmeyi destekleyen bu gıdaların taze olarak tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Her besinde olduğu gibi, bu gıdaların tüketiminde de aşırıya kaçmayın.

Kaçınılması Gereken Gıdalar

Emziren anneler, patates, kuru fasulye, çiğ mango ve muz gibi gıdaların tüketiminden kaçınmalıdır. Bunun nedeni, bu gıdaların bebekte gaz problemine yol açabilmesidir.

Kekik, nane ve maydanoz gibi bitkilerin ise anne sütü üretimini olumsuz yönde etkilediği söylenmektedir.

Vegan beslenen biriyseniz, sizin ve bebeğinizin gerekli vitamin ve minerallerden mahrum kalmaması için doktor kontrolünde besin takviyeleri alın.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Futbolda kripto koleksiyonculuğu (NFT)

Temelleri 2017’de Ethereum ile atılan NFT’ler 2021’de kripto para dünyasının en popüler konularından biri haline gelmiştir. Bugün NFT’ler yaygın olarak dijital sanat eserleri için kullanılırken, interaktif oyun öğeleri ve spor koleksiyon kartları gibi farklı kullanım alanları da bulunmaktadır.

futbol kripto nft

Temelleri 2017’de Ethereum ile atılan NFT’ler 2021’de kripto para dünyasının en popüler konularından biri haline gelmiştir. Bugün NFT’ler yaygın olarak dijital sanat eserleri için kullanılırken, interaktif oyun öğeleri ve spor koleksiyon kartları gibi farklı kullanım alanları da bulunmaktadır.

Değiştirilemez veya değiştirilebilir olmayan tokenler (Non-Fungible Token-NFT), bölünemeyen ve aynısından bir daha üretilmesi mümkün olmayan jeton anlamına gelmektedir. NFT içerisinde resim, ses dosyası, video veya fiziksel bir varlığın dijital karşılığının kanıtını bulunduran benzersiz dijital varlık olarak tanımlanmaktadır.

Değiştirilebilir (Fungible) olan Bitcoin ve Ether gibi kripto paraların aksine, NFT’ler benzersiz değiştirilemez dijital varlıklardır. NFT’ler Ethereum geliştiricileri tarafından hazırlanmış çeşitli token standartlarına göre üretilmektedirler. Kullanıcıların blockchain’in teknik dünyasında boğulmaması için işlemin kolayca gerçekleştirilmesini mümkün kılan platformlar bulunmaktadır. NFT üretebilmek için ihtiyacınız olan tek şey dijital kripto para cüzdanıdır (1).

Sporda ivme kazanan “kripto” yan ürünü NFT’ler, koleksiyon spor kartlarından sanal gayrimenkullere ve hatta dijital spor ayakkabılara kadar dijital cüzdanlarda depolanan çok çeşitli benzersiz somut ve soyut öğeleri temsil etmektedir. Ticari kartlar ve koleksiyon ürünleri pazarı,  multi-milyon dolarlık bir endüstridir;  hayranların spor anlarını resimlerde ve diğer çeşitli ortamlarda ölümsüzleştirmesini sağlamaktadırlar (2).

Günümüzde, değiştirilemez tokenler,  Nike, NBA, Formula 1, Louis Vuitton ve daha fazlası gibi büyük markalara sahip kripto dünyasındaki en son trend olarak, yüzbinlerce dolar değer ile yeni projeler ile rekor satışlara ulaşmaktadırlar.

Kripto para birimi dünyası, dijital koleksiyonlardan, sanattan spor hatıralarına kadar her şeyi temsil edebilen benzersiz sanal belirteçlerden oluşmaktadır. İnsanlar bu NFT’ler veya değiştirilemez (fungible) tokenler için yüz binlerce dolar ödemektedirler.  NFT veri takipçisi CryptoSlam’e göre, Dapper Labs tarafından basketbol ligiyle ortaklaşa oluşturulan bir platform olan NBA Top Shot, son yedi günde 147,8 milyon dolarlık satış yapmıştır. Proje, kullanıcıların en iyi basketbolculardan maçın önemli anlarını gösteren kısa klipler satın almalarına ve satmalarına olanak tanımaktadır (3).

NBA, CryptoKitties oyununun yapımcıları olan Kanada merkezli Dapper Labs ile tahsil edilebilir bir dijital varlığın kendi versiyonunu oluşturmak için ortaklık kurmuşlardır. NBA Top Shot, tüketicilerin değiştirilebilir olmayan bir token (NFT) olarak satın alabileceği bir kripto koleksiyonudur (4).

Futbol dünyasında ise,  FC Bayern Munich, Ethereum blockchain tabanlı fantezi futbol oyunu Sorare ile ortaklık kurduğunu bildirmişti. Sorare, 2019’da Belçika Birinci Ligiyle ortaklık kurduğunda daha önce Sport Shorts kapsamındaydı. Platform, oyuncuların dijital sınırlı sayıda futbol kartları alıp satmalarına olanak tanımakta ve koleksiyoncular oyuncu kartları takas edebilmekte, takımlar oluşturarak, gerçek performanslara göre ödüller kazanmaktadırlar (2).

Futbol dijital koleksiyon platformu Sorare, risk sermayesi şirketi Benchmark liderliğindeki Seri A turunda 50 milyon dolar topladığı, VC firması Accel, Fransız futbol yıldızı Antoine Griezmann, girişimci Gary Vaynerchuk ve Reddit kurucu ortağı Alexis Ohanian’ın yatırımlarının yanı sıra sisteme katıldıkları bilinmektedir.

Paris merkezli Sorare, MLS Players Association, Japonya’nın J Ligi, Kore K Ligi ve Bayern Münih, Paris Saint-Germain ve Juventus gibi en iyi Avrupa kulüpleri için dijital ticaret kartları oluşturmak için anlaşmalar imzaladı. Bir Cristiano Ronaldo kartı yakın zamanda 102.000 dolara satılacağı ifade edilmektedir.  Kullanıcılar, satın aldıkları kartlardaki oyuncularla Sorare’de fantezi futbol oyunlarında rekabet etmek için diziliş yapabilmektedirler. Şirket, yeni fonunu bir mobil uygulama başlatmak ve en iyi 20 küresel futbol ligini kendi platformuna dahil etmek için kullanmayı planlamaktadır (5).

NFT koleksiyoncularının başka bir pazar yeri olan NiftyGateway, sadece sanat eserlerini değil farklı ürünleri de tabanında bulundurmaktadır. NiftyGateway’de ki isimlerden biri de Mesut Özi’dir. Mesut Özil, Genies Wearable ile yaptığı iş birliği sonucunda Mesut Özil Next Chapter Boots ve The Kit ürününü çıkarmıştır. Bu dijital ürünler, NiftyGateway’de düzenlenen bir açık artırma ile satılmıştır. Ayakkabılar, bin 886 dolara alıcı bulurken, The Kit 2 bin 525 dolara alıcı bulmuştur (6).

Dijital para birimine olan ilginin patlamasına rağmen, spor kulüpleri bu yeni teknolojinin getirdiği risklerin bilincinde kalmalıdır. Kripto varlıkların değeri dalgalı olmaya devam etmektedir ve olağanüstü büyümeye rağmen, bu alanda yasal ve düzenleyici kurumlar belirsizdir. Bu alandaki istikrar eksikliği, spor işletmelerinin, değerlemelerde dalgalanma olması durumunda paradan tasarruf etmek için bir beklenmedik durumu önleyen düzenlemeler benimsemesini gerektireceği ifade edilmektedir.

Bununla birlikte, kripto varlıkların yükselişi spor dünyasına fırsat ve heyecan vermeye devam etmektedir (2).

Kaynaklar:

  1. https://indigodergisi.com/2021/04/nft-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/
  2. https://www.natlawreview.com/article/future-sports-cryptocurrencies-and-blockchain-technology
  3. https://www.cnbc.com/amp/2021/02/25/nfts-why-digital-art-and-sports-collectibles-are-suddenly-so-popular.html
  4. https://www.cnbc.com/2021/02/28/230-million-dollars-spent-on-nba-top-shot.html
  5. https://www.sporttechie.com/soccer-nft-platform-sorare-scores-50-million-investment
  6. https://webrazzi.com/2021/03/03/nft-nedir/

Okumaya devam et

Bilim

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili?

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili? BioNTech ve Moderna ile ilgili çalışmalar, aşıların ikinci dozdan sonra altı ay kadar etkili olabileceklerini bildirmektedir. Hatta bir aşının bir yıla kadar izlerinin kalabileceği düşünülmekte. Koruyuculuğunun sürmesi için gelecekte ek doz aşıların önerilmesi olasıdır.

mrna aşıları

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili? BioNTech ve Moderna ile ilgili çalışmalar, aşıların ikinci dozdan sonra altı ay kadar etkili olabileceklerini bildirmektedir. Hatta bir aşının bir yıla kadar izlerinin kalabileceği düşünülmekte. Koruyuculuğunun sürmesi için gelecekte ek doz aşıların önerilmesi olasıdır.

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili?

Benzeri deneyim influenza aşıları ile yaşanmaktadır. Her yıl yeni ortaya çıkan ya da sık görülen varyantlara karşı yeni bir aşı dozu uygulanmakta ve özellikle bağışıklığı zayıf bireyler korunmaktadır. Böylece bireyler, kökleri 1920’lere kadar dayanan ölümcül İspanyol gribine karşı korundular. Suçiçeğine karşı yapılan aşıların ise insanları 60 yıla kadar korudukları gösterildi.

Covid-19’a karşı geliştirilen aşıların koruyuculukları daha kısa süreli olsa da, yine de yapılan ek aşılama dozlarıyla insanların B lenfositlerinin daha uzun süreli koruyucu olacakları umut edilmektedir.

BioNTech aşısının ikinci dozdan sonra % 91.3 oranında etkili olduğu bildirilmiştir. Ardından yapılan ölçümlerde  (ikinci aşıdan sonraki yedi gün ile altıncı ay arasında) antikorlar tespit edildi. Ciddi hastalık seyrine karşı ise % 95.3-100 etkin oldukları saptandı (FDA ve CDC kriterlerine göre). Ayrıca Güney Afrika varyantına karşı da yüksek derecede koruyuculuk tespit edildi.

Wendy K. Jo ve çalışma arkadaşlarının Charité Universitätsmedizin, Berlin’de yürüttükleri bir çalışmada* pandemi sürdükçe ilk iki doz aşıdan sonra yıllık Covid-19 aşısının yapılması gerektiği bildirildi. Pandemi bittikten birkaç yıl sonra ise yıllık aşılamaya gerek kalmayacağı bildirildi. Bu görüşlerini virolojik çalışmalara dayandırdılar.

Covid-19 bir korona virüstür, grip ise Influenza virüsüne bağlı gelişir. Influenzanın mutasyon geliştirme özelliği incelendiğinde, hızlı mutasyona uğradığını söylemek mümkündür. Bu nedenle her yıl aşıyı gerekli kılmaktadır. Covid -19 ise bir korona virüs ve influenzadan daha farklı özelliklere sahiptir.

Bu bağlamda yeni gelişen mutasyonlar nedeniyle birkaç yıl daha yıllık ek aşılamalara gereksinim olacağı tahmin edildi. Bu çalışmada iki korona virüs tipinin S genleri (229E ve OC43) incelendi. İki tip de kırk yıldan eski korona virüsleriydi ve bir influenza tipi ile karşılaştırıldılar. Yapılan incelemede yıllık mutasyon geçirme hızlarının influenzaya göre dört katı daha az olduğu saptandı.

Covid-19’un ise influenzaya göre iki buçuk kat daha az mutasyona uğradığı tahmin ediliyor. Böylece bir süreliğine yapılacak olan yıllık Covid-19 aşılamalarının bu mutasyonların üstesinden gelebileceği düşünülmektedir.

Kaynak: Wendy K Jo, Christian Drosten, Jan Felix Drexler. The evolutionary dynamics of endemic human coronaviruses. Virus Evolution, Volume 7, Issue 1, January 2021, veab020, https://doi.org/10.1093/ve/veab020 Published: 20 March 2021 https://academic.oup.com/ve/article/7/1/veab020/6157737

Okumaya devam et

Bilim

Google Earth Timelapse ile 37 yılda dünyanın değişimi

Google Earth yeni özelliğiyle iklim değişikliğinin 37 yılda yarattığı tahribatı gözler önüne serdi. Onlarca yılda meydana gelen küresel değişimleri göstermek için 20 petabayt uydu görüntüsü kullanıldı.

Google Earth Timelapse

Google Earth yeni özelliğiyle iklim değişikliğinin 37 yılda yarattığı tahribatı gözler önüne serdi. Onlarca yılda meydana gelen küresel değişimleri göstermek için 20 petabayt uydu görüntüsü kullanıldı.

Google, Google Earth için yıllardır yaptığı en büyük güncellemeyi duyurdu: “Timelapse” adlı yeni özellik sayesinde gezegenimizin son 37 yılını görüntüleme olanağı.

4 boyutlu bir deneyim halinde derlenen 24 milyon uydu fotoğrafının mümkün kıldığı özellik, herkesin dünyanın nasıl değiştiğini görebileceği ve şu an karşı karşıya olduğumuz çevre sorunlarını daha iyi kavrayabileceği anlamına geliyor.

Arama devinin duyurusunda bir Google temsilcisi “Son yarım yüzyılda gezegenimiz insanlık tarihinin başka bir anında görülenden çok daha hızlı bir çevresel değişime tanıklık etti. Birçoğumuz kendi topluluklarımızda bu değişimleri deneyimledik. Ben de geçen yıl eyaletteki orman yangınları sırasında evlerinden tahliye edilen binlerce Kaliforniyalıdan biriyim. Başkaları için iklim değişikliğinin etkileri, mesela eriyen buz tabakaları ve kaybolan buzullar soyut ve çok uzak görünüyor” dedi.

Google Earth’teki Timelapse özelliğiyle değişen gezegenimizin çok daha net bir resmi parmak uçlarımızda: Bu sadece sorunları değil, aynı zamanda çözümleri ve onlarca yıl içinde ortaya çıkan büyüleyici güzellikteki doğa olaylarını gösteren bir resim.

‘i geliştirmek için Google, Carneige Mellon Üniversitesi’nin CREATE Laboratuvarı’ndaki uzmanlarla birlikte çalışarak “orman değişimi”, “kentsel büyüme”, “ısınan hava sıcaklıkları”, “enerji kaynakları” ve gezegenin “kırılgan güzelliği” olmak üzere 5 çevresel konuda rehberlik aldı.

Thwaites Buzulu (Antarktika) 1984

Thwaites Buzulu (Antarktika) 2020

Buzulbilimciler, Antarktika kıtasındaki Thwaites Buzulu’nu dünyadaki “en önemli” ve “en riskli” buzul olarak tanımlıyor. Hatta bazıları bu buzulu “kıyamet günü” olarak adlandırıyor.

Devasa boyutlardaki bu buzulun yüzölçümü aşağı yukarı Britanya adası kadar. Dünyada deniz suyu seviyesindeki yükselişin yüzde dördü bu buzuldan geliyor. Tek bir buzul için bu çok ciddi bir oran. Uydu verileri, erime hızının da giderek arttığını gösteriyor. Bu buzulun tamamen erimesi halinde, deniz seviyesinin de yarım metreden fazla yükseleceği tahmin ediliyor.

Google Earth Timelapse projesinde 20 petabaytlık uydu görüntüsü kullanıldı

Böylesine teknolojik bir başarı kolay elde edilmedi. 20 petabaytlık uydu görüntüsünü katrilyonlarca pikselden oluşan 4,4 terapiksel boyutlu tek bir video mozaiğinde derlemek Google Cloud’da iki milyon saatten fazla işlem zamanı aldı. Google Earth, önümüzdeki 10 yıl içinde Timelapse için yeni görüntülerle yıllık olarak güncellenecek.

Google Earth’ün tarihi tuhaf bir tarih. Teknoloji başlangıçta Irak Savaşı esnasında, CIA’den yatırım alırken savaş alanlarını görselleştirmek için kullanıldı.

İstanbul 1985

İstanbul 2020

Google 2004’te o dönemki adıyla “Earthviewer” programını geliştiren Keyhole şirketini tek seferde tamamıyla satın aldı. O zamanlar Google Earth’teki görüntülerin çoğu piyasada ABD askeri uydularından temin edilebilen verilerdi. Ne var ki şirket nihayetinde hassas alanları mozaiklemek zorunda kalmamak için bunu kendi geliştirdiği ve telif hakkına sahip olduğu Sokak Görüntüsü içeriğiyle değiştirdi.

Google Earth’te görülebilen tek gezegen kendi gezegenimiz değil. 2017’de Google, yazılıma gezegenlere, cüce gezegenlere, aylara ve Uluslararası Uzay İstasyonu’na bakabilme özelliğini ekledi.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com