Bizimle iletişime geçin

Kadın

Hyalüronik Asidin Cilde Faydaları

Hyalüronik Asidin Cilde Faydaları

Hyalüronik asit, vücutta sürekli olarak oluşan doğal kökenli bir maddedir. Sahip olduğu en önemli kimyasal özellik, suyu çekme ve bağlama yeteneğidir. Cilde uygulanan hyalüronik asit, nemlendirici, koruyucu ve besleyici bir etkiye sahiptir. Bu sayede cilt yaşlanmasının belirtileri dengelenebilir, tahriş giderilebilir ve nem kaybı azaltılabilir…

Hyalüronik asit vücutta jel benzeri bir madde oluşturur. Böylece eklemlerde bir nevi kayganlaştırıcı görevi görür, gözleri nemlendirir, cilde dolgun, elastik ve pürüzsüz bir görünüm kazandırır. Ayrıca vücudun kendi şeker bileşiği olduğundan, alerji, tahriş veya hassasiyet riski son derece düşüktür.

Makaleye Genel Bakış

  • Hyalüronik Asit Ne İşe Yarar?
  • Hyalüronik Asidin Cilde Faydaları Nelerdir?
  • Hyalüronik Asit Genç Ciltler İçin Zararlı mı?
  • Hyalüronik Asit Eksikliğinin Sonuçları

Hyalüronik Asit Ne İşe Yarar?

Vücudumuzun hemen her yerinde doğal olarak bulunan hyalüronik asit, teknik terimlerle polisakkarit olarak bilinen çoklu şekerdir. Deride, kemiklerde, intervertebral disklerde, eklem sıvısında ve gözümüzün vitreus sıvısında yüksek miktarlarda hyalüronik asit bulunabilir.

Şeker, suyu bağlama özelliğine sahip olduğundan, hyalüronik asit taze, genç ve dolgun bir cilt görünümüne katkıda bulunur. Bir gram hyalüronik asit altı litreye kadar su bağlayabilir. Su ve hyalüronik asit kombinasyonu, sinovyal sıvımızın ana bileşeni olarak eklemlerimiz için gerekli yağlamayı sağlayan jel benzeri bir madde oluşturur. 

Hyaluronik asit, su depolama ve yağlama işlevinin yanı sıra sorunsuz bir metabolizma sağlar. Hücreler arasında dengeli bir haberci madde alışverişinin yolunu açar. Tüm bu özelliklerine ek olarak, eklem aşınmasını azaltır ve eklemler arasındaki yastıklamayı da iyileştirir.

Hyalüronik Asidin Cilde Faydaları Nelerdir?

Hyalüronik asit, ciltteki nem oranını önemli ölçüde artırır ve böylece doğal yaşlanma sürecine bağlı olarak erken kırışık oluşumunu engeller. İçeriğindeki aktif bileşen cildin derinliklerine nüfuz eder ve sadece cildin elastikiyetini arttırmakla kalmayarak, aynı zamanda yara iyileşmesini de destekler.

Hyalüronik asit kozmetik olarak kullanılırsa, çeşitli cilt hastalıklarında ciltteki gerginlik hissini azaltabilir. Hyalüronik asit doğal olarak oluşan bir madde olmasına rağmen, kozmetik hyalüronik asit üretimi bazı mikroorganizmaların yardımıyla biyoteknolojik olarak gerçekleştirilmektedir. Kozmetik ürünlerde yaygın şekilde kullanılan bu özel bileşen, cilt üzerinde şu gibi olumlu etkilere sahiptir:

  • Yüksek su bağlama kapasitesi ve dolayısıyla nemlendirme
  • Cildin nem ve elastikiyetini geliştirme
  • Cilt sıkılaştırma ve yumuşatma etkisi
  • Antienflamatuar ve antioksidan özellikler
  • Yara iyileşmesinin ve hücre büyümesinin teşviki

Yaşla birlikte ciltte doğal olarak oluşan hyalüronik asit miktarı azalır. Kırışıklıkların daha belirgin hale gelmesinin ve cildin elastikiyetini kaybetmesinin bir nedeni de budur. Düşüş 25 yaşında başlar ve sürekli ilerler. 60 yaşına kadar, vücudumuzda orijinal hyalüronik asit miktarının sadece yüzde onu kadarı kalır.

Birçok kişi yukarıda bahsedilen eksiklikleri telafi etmek ister. Böyle bir durumda, hyalüronik asit içeren bakım ürünleri kırışıklıkları görsel olarak düzelterek, cildi nemlendirerek ve elastikiyetini artırarak destekleyici bir etki sağlayabilir. Bununla birlikte, hyalüronik asit cilt bariyerini tamamen aşamadığından ve gerçek eksikliğin bulunduğu cilt katmanlarına nüfuz etmediğinden, bu her zaman sadece bir destek olarak görülmelidir.

Ayrıca yaşlanma karşıtı bileşenlerle bağlantılı olarak, kolajen genellikle hyalüronik aside ek olarak ortaya çıkar. Kolajenin aksine, hyalüronik asit öncelikle cildi dolgun ve elastik yapan bir su deposudur. Kolajen esneklik alanında değil, cildin sıkılaştırılmasında etkisi olan endojen bir yapısal bileşendir.

Bununla birlikte, hyalüronik asit ve kolajenin kozmetikte beraber kullanımı, ciltte koruyucu bir tabaka oluşumu, nemlendirme veya daha küçük kırışıklıkların optik olarak gizlenmesi gibi benzer etkiler sağlar.

Hyalüronik Asit Genç Ciltler İçin Zararlı mı?

Uzman görüşlerine göre, bu aktif bileşen cilde çok fazla nem sağladığı için hyalüronik asit 20’li yaşlardan sonra kullanılabilir. Vücut hala maddeyi büyük ölçüde kendisi ürettiği için yirmili yaşlardan önce kullanılması gerekli değildir. Hyalüronik asit içeren kozmetik ürünler genç ciltler için gerekli değildir ancak kullanılırsa da herhangi bir zarar vermez.

Hyalüronik Asit Eksikliğinin Sonuçları

Hyalüronik asit eksikliğinin vücutta farklı sonuçları olabilir. Deri ve bağ dokusu, yaşın ilerlemesiyle elastikiyetlerinin bir kısmını kaybeder. Vücutta hyalüronik seviyesinin az olması, eklemlerin yetersiz nemlenmesi nedeniyle gecikmiş yara iyileşmesine ve kısıtlı hareketliliğe de yol açabilir.

Fiziksel sınırlamalara ek olarak, hyalüronik asit eksikliği yüzde gözle görülür izler bırakır. Gevşek bağ dokusu, yüz yapısının çökmesine ve kırışıklıkların ortaya çıkmasına izin verir. Ayrıca gözler daha kuru hissedilir ve sonuç olarak daha kolay tahriş olur. Bu aynı zamanda görme yeteneğini de etkileyebilir.

Hyalüronik asit seviyesinin zamanla azalması durdurulamaz ancak yavaşlatılabilir. Hyalüronik asit dengesinde genlerin yanı sıra, nikotin ve UV radyasyonu gibi çeşitli çevresel faktörler de önemli rol oynar. Bu, sigara içmenin aktif bileşenin daha hızlı bozulmasına yol açtığı ve UV radyasyonunun cildin yaşlanması üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu anlamına gelir.

Ayrıca alkol tüketimi sınırlandırılmalı, yeterli miktarda vitamin alındığından emin olunmalı ve genel olarak sağlıklı beslenilmelidir. Az uyumak ve çok fazla stresin yanı sıra ilaçlar da hyalüronik asit dengesini olumsuz etkiler. Ek olarak, hormon seviyesi de burada önemli bir rol oynar. Araştırmalar, östrojen tedavilerinin hyalüronik asit üretimi üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir. Çünkü östrojen, çinko ve magnezyum kullanımını artırmaktadır.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Adet Gribi Nedir? Adet Döneminde Soğuk Algınlığı ve Grip

Adet Gribi Nedir? Adet Döneminde Soğuk Algınlığı ve Grip

Adet döneminizde baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve halsizlik gibi soğuk algınlığı belirtilerini yaşıyorsanız, bunun nedeni virüsler değil, hormonlarınız olabilir. Adet gribi veya diğer ismiyle periyodik grip, aslında gerçek bir grip olmamakla birlikte ortak semptomları nedeniyle kolaylıkla birbirine karıştırılabilir.

Makaleye Genel Bakış

  • Adet Gribinin Ne Olduğunu Anlamak
  • Adet Gribi Neden Olur?
  • Dönemsel Grip Nasıl Geçer?
  • Periyodik Grip Kaç Gün Sürer?
  • Hangi Belirtileri Görebilirim?

Adet Gribinin Ne Olduğunu Anlamak

Adet döneminiz başlamadan yakın zaman önce ortaya çıkan ve regl döneminizin ilk günlerine kadar devam eden soğuk algınlığı belirtileriniz var mı? Cevabınız evetse, adet gribi veya periyodik grip olarak bilinen durumu yaşıyor olabilirsiniz.

Adet gribi genellikle regl döneminin başlamasından birkaç gün önce ortaya çıkar ve çoğu zaman adetin ikinci gününde kendiliğinden geçer. Bulaşıcı değildir. Gerçek bir grip veya nezle (soğuk algınlığı) olmamasına rağmen burun akıntısı, boğaz, baş, kas ağrıları ve halsizlik gibi belirtiler nedeniyle çoğu kadın hasta olduğunu düşünür.

Adet dönemindeki soğuk algınlığı belirtileri, adet gribi, periyodik grip veya dönem gribi gibi farklı şekilde adlandırılabiliyor. Ancak bunların hiçbiri tıbbi bir terim değildir ve aslında bu konu üzerinde geniş kapsamlı bir araştırma yapılmamıştır. Gerçek şu ki, bilim insanları bu durumun neden yaşandığından kesin olarak emin değil ancak kabul gören birkaç yaygın senaryo var.

Adet Gribi Neden Olur?

Adet gribini mercek altına alan kapsamlı çalışmalar henüz yapılmadığından bu durumun arkasındaki nedenler kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte, bazı uzmanlar periyodik gribi, adet döneminden hemen önce zirveye ulaşan ve rahim astarını dışarı atmasına yardımcı olan krampları tetikleyen prostaglandinler ismindeki hormonlara bağlıyor. Bir diğer iddiaya göre ise döneme yaklaşan 1 hafta içinde bağışıklık sistemi zayıflıyor ve bu tür semptomların yaşanması daha olası hale geliyor.

Adet gribinin perde arkasındaki gerçek tam olarak bilinmese de kesin olarak emin olunan şey bu durumu deneyimleyen kadınlarda grip virüsünün olmadığı ancak vücutlarının benzer semptomları taklit etmesi. Yani evet, gerçekten hasta değilsiniz ve bu durum için endişelenmeniz gerekmiyor.

Dönemsel Grip Nasıl Geçer?

Gerçekçi olmak gerekirse bu durumu önlemek için yapabileceğiniz çok fazla şey yoktur. En iyi tavsiye, sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek için elinizden geleni yapmanızdır. Protein, bol meyve, sebze yemeye çalışın ve abur cuburdan uzak durun. Ayrıca bol su içtin ve uykunuzu tam alın. Uyku eksikliği bu tür belirtilerin daha şiddetli seyretmesine neden olur. Günlük 8 saat ve kaliteli bir uyku hedefleyin. Alkol, kafein ve tütünden kaçının.

Periyodik Grip Kaç Gün Sürer?

Adet dönemindeki soğuk algınlığı belirtileri regl başlama tarihinden 1 hafta önce ortaya çıkabilir ve genellikle kanamanın başlamasından 1 ila 2 gün sonra kendiliğinden geçer. En kötü senaryoda adet bitimine kadar sürebilir. Ancak, regl döneminiz sonlandığında soğuk algınlığı belirtileriniz de tamamiyle geçmiş olmalıdır.

Hangi Belirtileri Görebilirim?

Adet gribinin yaygın belirtileri baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısıdır. Ayrıca, kas ağrıları, yorgunluk, halsizlik, burun tıkanıklığı, kaşıntısı, bulantı ve karın krampları gibi rahatsız edici durumları da deneyimleyebilirsiniz.

Periyodik gribin en önemli özelliklerinden biri döngüsel olmalarıdır. Adet görmeden hemen önce veya sırasında, her ay aynı zaman aralığında ortaya çıkma eğilimindedir. Adetten kesilen menopoz dönemindeki kadınlarda görülmez. Bunun dışında, 39 – 40 derece gibi doktora gitmenizi gerektirecek yüksek ateş durumlarını adet gribine bağlamamalısınız. Dönemsel gripte hafif şiddetli ateş olabilse de yüksek ateş beklenen bir durum değildir. Yüksek ateşiniz varsa bunu adet döneminin bir semptomu olduğunu varsaymak yerine, doktora gitmeniz gerekir.

Regl döneminize bağlı soğuk algınlığı belirtileriniz yaşam kalitenizi düşürecek kadar fazlaysa ve yüksek ateş şikayetiniz varsa bunlar doktora gitmeniz için yeterli bir sebeptir. Adet dönemi şikayetleriniz ve diğer tüm sağlık sorunlarınızda size en iyi ve yalnızca doktorunuzun yardımcı olabileceğini unutmayın.

Okumaya devam et

Kadın

Adet Döneminde Baygınlık Hissi ve Baş Dönmesi

Adet Döneminde Baygınlık Hissi ve Baş Dönmesi

Regl döneminiz boyunca vücudunuzda birçok değişiklik meydana gelir. Bu değişiklikler bazen vücuttaki belirli tepkileri öyle artırır ki başınız dönebilir ve hatta bayılacak gibi hissedebilirsiniz. Peki ama tam olarak neler oluyor?

Adet döneminde, karın kramplarından şişkinliğe, ateş basmasından bacak ağrılarına kadar farklı rahatsız edici durumları deneyebilirsiniz. Elbette bunların şiddeti çok fazla olmadığı sürece tolere edilebilir ve normal kabul edilir. Bununla birlikte, baş dönmesi ve bayılacak gibi hissetmek, sıradan adet dönemi semptomlarından daha fazlası olabilir. Adet dönemindeki baygınlık hissi ve baş dönmesi genel olarak üç nedenden kaynaklanır. Bunlar:

  • Şiddetli kanama nedeniyle ortaya çıkan anemi
  • Prostaglandinler ismi verilen hormonların etkisi
  • Şiddetli adet kramplarının oluşturduğu ağrıların bir sonucu

Bunların dışında, uzun süre aç veya susuz kalmak, premenstrüel disforik bozukluk (PMDD), düşük kan şekeri seviyeleri veya adetinizle hiç alakası olmayan başka bir şey nedeniyle baygınlık hissi ya da baş dönmesi yaşıyor olabilirsiniz. Yazının devamında, bu etkenleri ve neler yapabileceğinizi tartışıyoruz…

Makaleye Genel Bakış

  • Yoğun Adet Kanaması
  • Demir Eksikliği Anemisi
  • Hormonlar
  • Kramplarla Geçen Ağrılı Dönemler
  • Premenstrüel Disforik Bozukluk (PMDD)
  • Aç veya Susuz Kalmak
  • Adetle Alakalı Olmayan Diğer Durumlar
  • Ne İyi Gelir?
  • Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Yoğun Adet Kanaması

Adetliyken başınız dönüyorsa ve yoğun kanamanız oluyorsa menorajiniz olabilir. Doktorların ağır ve uzun süren adet kanamasını ifade etmek için kullandıkları tıbbi terim budur.

Ağır regl dönemleri olan kadınlar, her ay çok fazla kan kaybetmeleri nedeniyle özellikle düşük demir seviyeleri riski altındadır. Dahası, ağır kanamalar daha düşük kan hacmine sahip olma riskine ve bu da kan basıncının düşük olabileceği ve dolaşımın zayıf olabileceği anlamına gelir. Dolaşım beyne bol miktarda glikoz ve oksijen sağlayacak kadar güçlü olmadığı için baş dönmesi ve bayılma riski artar. Peki ama menoraji olup olmadığınızı nasıl anlarsınız?

  • Adet kanamam 7 günden fazla sürüyor
  • Kanama esnasında büyük kan pıhtıları geliyor
  • Yoğun kanama nedeniyle her iki saatte bir ped değiştiriyorum
  • Ped değiştirmek için geceleri uyanmak zorunda kalıyorum
  • Yorgunluk, halsizlik ve bitkinlik gibi anemi belirtilerim var (Sonraki maddede detaylı değinildi)

Demir Eksikliği Anemisi

Normal bir adet dönemi anemiye neden olmaz ancak yukarıda belirttiğimiz menoraji gibi yoğun geçen bir döneminiz varsa demir eksikliği anemisi ortaya çıkabilir. Aneminiz olduğunda vücudunuza oksijen taşımak için gerekli kırmızı kan hücrelerinin (alyuvar) eksikliğini yaşarsınız. Bu durum, başınızın dönmesine, sersemlemiş hissetmenize, baygınlık hissine ve hatta bayılmaya neden olabilir. Demir eksikliği anemisinin yaygın belirtileri:

  • Yorgunluk, halsizlik, bitkinlik ve tükenmiş hissetmek
  • Nefes darlığı
  • Baş Ağrısı
  • Cilt renginin soluklaşması

Kendinizi tükenmiş hissediyorsanız ve adetliyken normalden çok daha fazla kan kaybınız varsa bir sağlık kuruluşuna başvurarak tıbbi yardım almanız gerekebilir. Muayene ve gerekli testlerin ardından doktorunuz demir takviyelerini reçeteleyebilir ve ayrıca bazı besinlere öncelik vermeniz gerektiğini söyleyebilir.

Hormonlar

Adet döneminde ortaya çıkan rahatsız edici pek çok durumun perde arkasındaki suçlunun dalgalanan hormon seviyeleri olduğunu duymuş olmalısınız. Prostaglandinler adet periyodunuz da dahil olmak üzere vücudunuzdaki süreçleri düzenleyen hormonlardır.

Adet döneminde bazen prostaglandinler fazlaca salgılanır ve aslında bu durum bazı nahoş etkilerle kendini gösterir. Rahimdeki kasları kasabileceğinden, dönemsel krampların normalden daha şiddetli olmasının yanı sıra vücuttaki kan damarlarını daraltarak baş ağrısı, baş dönmesi ve baygınlık hissi gibi istenmeyen durumlara yol açabilir.

Kramplarla Geçen Ağrılı Dönemler

Kramplar regl döneminde genellikle normal kabul edilir ve şiddeti çoğu kadın tarafından tolere edilebilir seviyededir. Ancak, bazı kadınlar dismenore adı verilen ve günlük işlerin yapılmasını engelleyebilecek seviyede şiddetli sancıları deneyimleyebilir. Adet sancılarınız gerçekten çok şiddetliyse baygınlık hissi gibi durumları yaşayabilirsiniz. Şiddetli adet krampları baygınlık hissine ek olarak şunlara neden olabilir:

  • Baş ağrıları
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • İshal
  • Tükenmişlik hissi

Premenstrüel Disforik Bozukluk (PMDD)

Kısaca PMDD olarak adlandırılan adet öncesi disforik bozukluk veya diğer ismiyle premenstrüel disforik bozukluk, regl öncesi gerginlik sendromu olan premenstrüel sendromun daha ağır seyreden halidir. PMDD, depresyon ve anksiyete dahil olmak üzere sıcak basmaları, uykuya dalmakta güçlük, memelerde aşırı hassasiyet, bulantı, kusma, şişkinlik, baş dönmesi, baygınlık hissi, cilt tahrişi ve ağrı gibi semptomlara neden olabilir. Genellikle, adet tarihinden 1 hafta önce başlar ve ilk kanamadan birkaç gün sonra kendiliğinden geçer.

Aç veya Susuz Kalmak

Adetliyken karın krampları yaşayan çoğu kadın, durumu daha fazla kötüleştireceğinden korkarak bu dönemde yemek yemekten veya bir şeyler içmekten kaçınıyor. Vücudunuzun ihtiyacı olan besinleri almadığınızda ve gerektiği kadar su içmediğinizde başınızın dönmesi veya sersemlemiş hissetmeniz olasıdır.

Öte yandan, genellikle kadınların kan şekeri seviyeleri, adet dönemlerinden hemen önce ve adet sırasında yükselir. Ancak bazı kadınlarda değişken hormon seviyeleri insüline karşı daha duyarlı hale getiren hipoglisemiye neden olabilir. Düşük kan şekeriniz olduğunda bayılacak gibi hissedebilirsiniz veya başınız dönebilir. Bu durum zaten diyabet sorunu olanlarda daha olasıdır ancak her kadın bu durumu deneyimleyebilir.

Adetle Alakalı Olmayan Diğer Durumlar

Adetliyken başınızın dönmesi veya baygınlık hissi yaşamanız, bu döneme tesadüfi olarak denk gelmiş başka bir durumun sonucu olabilir. Bunlardan bazıları, migren krizleri, denge bozuklukları, kalp sorunları, tansiyon düşüklüğü ve beyin tümörleri veya lezyonlarıdır.

Baş dönmesi ve baygınlık hissinin adetinizle alakalı olup olmadığını anlamanızın en kolay yolu süreci takip etmektir. Şikayetleriniz yalnızca regl döneminde oluyorsa ve her adet döneminizde tekrarlıyorsa bunun menstrüasyonla ilgili olduğunu düşünebilirsiniz.

Ne İyi Gelir?

Baş dönmesi ve baygınlık hissi geldiğinde yapabileceğiniz en iyi ev çözümü bir yere uzanarak istirahat etmektir. Ayrıca yeterince ve kaliteli gece uykusu, alkol ve kafeinden uzak durmak, bol su içmek, krampları azaltmak için reçetesiz ağrı kesicilerden kullanmak, demir ve C vitamini açısından zengin gıdalarla beslenmek işinize yarayabilir.

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Arada bir baş dönmesi veya baygınlık hissi yaşıyorsanız ve bu durum birkaç saniyeden fazla sürmüyorsa muhtemelen endişe etmeniz gerekmez. Ancak, aşağıdaki durumları kendinizde gözlemliyorsanız doktora başvurarak gerekli tedaviyi almanız gerekir.

  • Adet kanamam 7 günden daha fazla sürüyor
  • Her saat başı ped değiştirmek zorunda kalıyorum
  • Zihin karmaşası, bilinç kaybı veya bulanık görme şikayetim var
  • Bayılıyorum
  • Adet dönemi semptomlarım günlük yaşantıma müdahale ediyor
  • Beklenmedik anormal herhangi bir durum gözlemliyorum.

Okumaya devam et

Kadın

Adet Döneminde Büyük Kan Pıhtısı Gelmesi Neden Olur?

Adet Döneminde Büyük Kan Pıhtısı Gelmesi Neden Olur?

Regl döneminde kanamayla birlikte ortaya çıkan pıhtılar endişe verici gibi görünse de çoğu zaman normal kabul edilir. Aslında, çoğu kadın hayatının bir döneminde bu durumu deneyimler ve kafaya takmaya gerek yoktur. Bununla birlikte, büyük kan pıhtılarının gelmesi bazen bir şeylerin yanlış gittiğine dair bir işaret olabilir.

Makaleye Genel Bakış

  • Adet Dönemindeki Pıhtıların Ne Olduğunu Anlamak
  • Adetliyken Büyük Parça Şeklinde Kan Pıhtısı Gelmesinin Olası Nedenleri
    • Rahim tıkanıklıkları
    • Hormon dengesizlikleri
    • Doğum kontrol yöntemleri
    • Düşük yapmak
    • Büyük kan pıhtısının diğer nedenleri
  • Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Adet Dönemindeki Pıhtıların Ne Olduğunu Anlamak

Adet döneminde pıhtı gelmesi özellikle yoğun kanaması olan kadınlar arasında yaygındır. Ancak, çoğu kadın bu durumu damarlarındaki kanın pıhtılaşması gibi düşünerek panik yapıyor. Gerçek şu ki, adet pıhtıları tehlikeli değildir ve bunun için endişelenmeniz gerekmez. Peki ama bu pıhtılar tam olarak nedir?

Menopoza girmeyen her doğurgan kadın 28 ila 35 günde bir endometrium denilen rahim astarını döker. Astar döküldüğünde kan, mukus ve doku parçacıklarıyla karışarak rahim ağzından dışarı atılır. Bu esnada vücut çok fazla kan kaybını önlemek için plazma (kanın sıvı kısmı) ve trombositlerin (pıhtı oluşturmak üzere birbirine bağlanan küçük kan hücreleri) bir kombinasyonunu kullanarak kan pıhtılarını meydana getirir.

Adet kanına rahim astarının doku parçalarının karışması, pıhtı görünümlü hücre yığınlarını ortaya çıkarır. Ancak bunlar hem endometriyal hücrelerin hem de kan pıhtılarının bir karışımı da olabilir.

Adet kanamasındaki normal kabul edilen pıhtılar genellikle bozuk paradan daha küçüktür, parlak veya koyu kırmızı renktedir, ara sıra ve adetinizin yoğun olarak sürdüğü ilk günlerde ortaya çıkar.

Adetliyken Büyük Parça Şeklinde Kan Pıhtısı Gelmesinin Olası Nedenleri

Normal pıhtıların aksine, sık sık gelen ve büyük parça şeklindeki pıhtılar bazen bir şeylerin yolunda gitmediğinin göstergesi olabilir. Menoraji, normalden daha ağır seyreden adet kanaması olarak tanımlanır. Pedi iki saatte bir veya daha erken değiştirecek kadar yoğun kanama olması, adetin 7 günden uzun sürmesi, büyük kan pıhtıları, demir eksikliği anemisi, şiddetli adet ağrıları ve tükenmişlik hissi gibi durumlar menoraji belirtileridir.

Adet kanamanız yoğun olduğunda, kan pıhtıları daha büyük olma eğilimindedir çünkü uterusta daha fazla miktarda kan bulunur. Ek olarak, kan pıhtılarının geçebilmesi için serviksin genişlemesi gerekir. Bu durum, şiddetli adetiniz olduğunda ve büyük pıhtı geldiğinde neden karın krampları yaşadığınızı nispeten açıklar.

Adetliyken gelen büyük parça şeklindeki kan pıhtısının ve yoğun kanamanın birden fazla nedeni olabilir ve çoğu durumda kolayca tedavi edilebilir. İşte, adet döneminde büyük kan pıhtısı gelmesine neden olabilecek olası etkenler…

Rahim tıkanıklıkları

Polipler ve miyomlar gibi büyümeler rahme ve onun astarına yerleşebilir, tıkanıklığa neden olabilir. Bu olduğunda, adetiniz normalden daha geçebilir ve büyük pıhtılar görebilirsiniz. Rahim tıkanıklığına neden olan etkenler, polipler, miyomlar, tümörler, adenomiyoz ve endometriozisdir.

Hormon dengesizlikleri

Sağlıklı bir adet döngüsü için östrojen ve progesteron dengesinin olması şarttır. Bu hormonların dengesizliği adet kanamanızın şiddetini etkileyebilir ve dolayısıyla büyük kan pıhtılarına neden olabilir. Hormon dengesizliğine neden olabilecek yaygın faktörler, menopoz öncesi dönem olan perimenopoz döneminde olmak, stresli bir yaşam sürdürmek, ani kilo kaybetmek ve aşırı egzersiz yapmaktır.

Doğum kontrol yöntemleri

Yakın zaman önce yeni bir doğum kontrol yöntemine başladıysanız ve adet dönemlerinde büyük kan pıhtıları geçiriyorsanız, kullandığınız yöntem bu sürece katkıda bulunan bir faktör olabilir. Halk arasında spiral olarak bilinen rahim içi araçlar (RİA) adet kanama miktarını %75’e varan oranla azaltmasıyla bilinir. Ancak, bu durum her kadında aynı seyretmez. Bazı kadınlar rahip içi araç sonrasında normalden daha ağır adet dönemi geçirmeye başlayabilir ve büyük pıhtılarla karşılaşabilir.

Ayrıca, antikoagülanlar (kan incelticiler) gibi bazı ilaçlar anormal adet kanamasına katkıda bulunabilir. Adetliyken büyük kan pıhtıları görüyorsanız, aldığınız ilaçların prospektüsünü okuyarak yan etkileri hakkında bilgi edinin. Adet kanamasıyla ilgili bir yan etkisi varsa bu durumu doktorunuzla konuşarak başka bir ilaç reçetelemesini isteyin.

Düşük yapmak

Kulağa şaşırtıcı gelse de dünya genelindeki tüm gebeliklerin yarıya yakını düşükle sonuçlanıyor ve aslında bu vakaların büyük çoğunluğu kadınlar hamile olduklarının farkında olmadan gerçekleşiyor. Bunun nedeni, gebeliğin ilk aşamalarında, düşük veya dış gebelik olduğunda çoğu zaman büyük bir adet pıhtısı ile karıştırılabilmesidir. Düşük yapmak, şiddetli kramplar ve normalden daha büyük kan pıhtılara da yol açabilir.

Büyük kan pıhtısının diğer nedenleri

Adetliyken gelen büyük kan pıhtısının daha az yaygın olan diğer nedenleri, tiroit sorunları, Von Willebrand hastalığı, polikistik over sendromu, pelvik inflamatuar hastalık ve rahim ağzındaki kanserlerdir.

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Adet döneminizin özellikle ilk günlerindeki yoğun kanama olduğu zamanlarda küçük kan pıhtıları görüyorsanız bunun için endişelenmeniz gerekmez. Ancak, kan pıhtıları bozuk paradan daha büyükse, bunu sık sık görüyorsanız ve uzun süren ağır adet döneminiz varsa doktora görünmeniz en iyisidir. Büyük pıhtıların nedeni altta yatan bir sağlık sorunundan kaynaklanıyorsa, doktorunuz ilaç tedavisini veya cerrahi müdahale önerebilir.

Son olarak, adet döneminde büyük kan pıhtıları genellikle yoğun adet kanamasıyla karakterize olduğunu bilmek önemlidir. Yoğun adet kanamasının en büyük risklerinden biri ise demir eksikliği anemisidir. Menoraji olan kadınların %60’ından fazlasının demir eksikliği olduğu bilinmektedir. Demir eksikliğiniz olduğunda, yorgun, halsiz, bitkin hissedebilir, cilt renginiz soluklaşabilir, nefes darlığı ve baş ağrısı gibi şikayetleriniz olabilir. Doktorunuz kan testi sonrası gerekli görürse demir takviyeleri reçeteleyebilir veya bazı besinlere öncelik vermenizi tavsiye edebilir.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com