Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Kaburga Zedelenmesi Nedir ve Ne Kadar Sürede İyileşir?

Kaburga Zedelenmesi Nedir ve Ne Kadar Sürede İyileşir?

Kaburga zedelenmesi, iç organları koruyan kaburgalar üzerindeki dış etkinin neden olduğu bir yaralanmadır. Bu özellikle nefes alırken hissedilen şiddetli bir ağrıya neden olur. Aynı zamanda kaburgalarda sıklıkla gözle görülür şişlik ve morluklar da oluşur…

Kaburga zedelenmesi en yaygın göğüs yaralanmasıdır. Kaburga bölgesindeki doku, darbe ya da düşme gibi bir kuvvetle sıkışır ve ağrıya duyarlı periost (kemik zarı) üzerine baskı meydana gelir. Bunun sonucunda gelişen ağrı, öksürürken, nefes alırken, hapşırırken, gülerken veya belirli hareketleri yaparken artma eğilimindedir.

Makaleye Genel Bakış

  • Kaburga Zedelenmesinin Tanımı
  • Zedelenme, Burkulma ve Kırık Arasındaki Fark
  • Kaburga Zedelenmesi Belirtileri
  • Kaburga Zedelenmesinin Nedenleri
  • Kaburga Zedelenmesinin İyileşme Süresi ve Seyri
  • Kaburga Zedelenmesinin Riskleri

Kaburga Zedelenmesinin Tanımı

Kaburga kemikleri, toplamda 24 tane olmak üzere organları koruyan kemerli bir kafes oluşturur. Bu yapı sadece kalbi ve akciğerleri korumakla kalmayarak, aynı zamanda yemek borusu ve soluk borusunu da korumakla görevlidir. Elastik özelliklere sahip oldukları için göğüs bölgesindeki hafif bir darbeyi hafifletebilirler. Ancak dış kuvvet şiddetliyse, o zaman kaburgalarda zedelenme ya da kırılma meydana gelebilir.

Kaburgalardaki bir zedelenme durumunda, yumuşak doku kaburga kemiklerine baskı uygular ve sıkışır. Böylece, lenfatik damarlardaki kan ve sıvı çevreleyen dokuya salınır. Bu da şişme, morarma ve iltihaplanmayla neden olabilir. Sonuç olarak, sıradan günlük aktiviteler sırasında bile kaburga bölgesinde rahatsızlığa neden olabilen şiddetli ağrı gelişir.

Zedelenme, Burkulma ve Kırık Arasındaki Fark

Burkulmalar, zedelenmeler ve kırık kemikler, çok farklı olmalarına rağmen genellikle benzer belirtilere ve nedenlere sahiptir.

Kemik kırığı: Tıpta kapalı kırıklar ve açık kırıklar arasında bir ayrım yapılır. Kapalı kırıkta kemik bütünlüğü bozulmuştur fakat kırılma noktasındaki cilt zarar görmez. Öte yandan, kırılma noktasında yaralar veya görünür kanama varsa, doktorlar açık bir kırıktan bahseder.

Burkulma: Burkulmada bir eklemin aşırı hareketini içeren zorlanma durumu söz konusudur. Merdivenden inerken ayağın bükülmesi buna örnek olarak gösterilebilir. Burkulma ağrı ve şişliğin yanı sıra, aynı zamanda etkilenen bölgedeki bağlara da zarar verebilir.

Zedelenme: Dışardan gelen mekanik bir etken nedeniyle, bir doku ya da organın biçiminin veya yapısının bozulması sonucu gelişen lokal yaradır. Örneğin bir darbe veya düşmeyle ilk olarak ilgili kasta kan toplanır ve sonrasında kas dokusu önemli ölçüde şişer ve ağrır.

Kaburga Zedelenmesi Belirtileri

Kaburga zedelenmesiyle genellikle ciltte morluklar şeklinde iz görülebilir. Çoğu durumda, kaburga zedelenmesi olduğunu gösteren lokalize bir ağrı vardır. Oluşan ağrı, örneğin nefes alırken veya öksürürken önemli ölçüde artabilir. Bunun nedeni, bu süreçte hava yollarının genişlemesidir.

Bununla birlikte, ağrı birkaç kaburga kemerine yayılabilir. Nefes alırken artan ağrı nedeniyle, etkilenenler genellikle nefes darlığından şikayet ederler. Derin nefeslerle ortaya çıkan ağrı, etkilenen kişinin ağrıyı önlemek için rahatlatıcı bir duruş benimsemesine neden olur.

  • Nefes alırken, öksürürken, hapşırırken, gülerken artan ağrı
  • Ayağa kalkarken veya diğer üst vücut hareketlerini yaparken ağrı
  • Sığ nefes alma
  • Göğsün etkilenen bölgesinde gerginlik
  • Sırt ağrısı

Kaburga Zedelenmesinin Nedenleri

Kaburgalara gelen sert bir darbe veya göğüs üzerine düşme, kaburga zedelenmesinin en yaygın nedenleridir. Kaburga kemikleri üzerindeki yağ dokusu pek koruyucu değildir ve ağrıya duyarlı bir kemik zarı ile kaplıdır. Kuvvet uygulandığında doku ile kemikler arasında baskı oluşur. Bu da damarlara zarar vererek, kan ve lenf sıvısını çevreleyen dokuya yayabilir.

Dövüş, futbol veya hentbol gibi temas sporlarındaki oyuncular, kaburga zedelenmesinden en sık etkilenenlerdir. Ayrıca dağ bisikletçileri ve kayakçılar, bu sporlarda düşme riskinin artması nedeniyle özellikle risk altındadır. Tıpta kaburga kontüzyonu olarak adlandırılan bu durum, trafik kazalarında da sık görülen bir yaralanmadır.

Kaburga Zedelenmesinin İyileşme Süresi ve Seyri

Temel olarak, kaburgaların zedelenmesi şiddetli ağrıya neden olur. Yaralanmanın ciddiyeti hastalığın seyrinde önemli bir rol oynamasına rağmen, geçmesi haftalar alabilir. Kaburgalardaki hafif bir zedelenme genellikle iki ila üç haftada iyileşir. Kaburgalarda daha şiddetli zedelenme olması durumunda ise semptomlar sekiz haftaya kadar devam edebilir.

Zedelenmiş bir kaburga, özellikle öksürürken veya nefes alırken aşırı derecede ağrılı hale gelebilir. Sonuç olarak, birçok hasta sadece yüzeysel nefes alır ve öksürüğü bastırır. Ancak bu, yaşlı insanlarda zatürreye neden olabilir. Ağır vakalarda iç organlar da zedelenmeden etkilenebilir. Bu bağlamda kalp veya akciğer kontüzyonları da mümkündür.

Kaburga Zedelenmesinin Riskleri

Hafif bir zedelenme temelde zararsızdır ve birkaç hafta içinde kendi kendine geçer. Bu süre zarfında kısıtlı hareket kabiliyetine ve şiddetli ağrıya neden olabilir. Bu nedenle, kişinin iyileşme sürecince kendine yeterince dikkat etmesi önemlidir. Çünkü etkilenen bölgeye baskının devam etmesi halinde kaburga kırılması da gelişebilir. 

Eğilirken ve nefes alırken göğüs bölgesinde ağrı hissedilirse veya hareket kabiliyetinin kısıtlı olduğu fark edilirse, bu kaburga zedelenmesine işaret edebilir. Düşme veya kazadan sonra kırık bir kemikten şüphelenilmesi ya da nefes darlığı hissedilmesi durumunda, vakit kaybetmeden bir doktora görünmek önemlidir.

Kaburga kontüzyonu sırasında iç yaralanmalar meydana gelirse, yaşamı tehdit eden ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir. Kaburgalardaki şiddetli zedelenmeler sonucunda nefes alma yeteneği bozulduğu için zatürre de meydana gelebilir. Bu özellikle yaşlılar ve çocuklar için ölümcül olabilir. Ek olarak, sıralanan risklerin yanı sıra kardiyopulmoner yetmezliğe de yol açabilir.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Tretin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Tretin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Tretin krem sivilce tedavisinde kullanılan topikal bir ilaçtır. Akne ve sivilcelerin hem sayısını hem de şiddetini azaltırken hızlı bir şekilde yok olmalarını sağlar. Kremin içeriğindeki etken madde olan tretinoin, retinoid ismi verilen ilaç sınıfına dahildir ve cilt hücrelerinin yaşam döngüsünü hızlandırarak çalışır.

Çeşitli doğal çare ve maskeler sivilce konusunda nispeten işe yarayabilse de en etkili formül için eczanenin yolunu tutmak gerekebilir. Tretin krem, inatçı sivilceleri hızlı bir şekilde kurutabilen etkili bir tedavidir. Bu maharetini içeriğinde bulunan tretinoine borçludur. Tretinoin, sivilce tedavisi dışında, güneşin zararlı ışınlarının neden olduğu yüzdeki ince kırışıklıkları, koyu lekeleri veya pürüzlü cildi tedavi etmek için kullanılan birçok kremin etkin maddesidir.

Makaleye Genel Bakış

  • Tretin Kremin Nasıl Çalıştığını Anlamak
  • Tretin Krem Sivilceli Cilde Nasıl Uygulanır?
  • Tretin Krem Etkisini Ne Zaman Gösterir?
  • Tretin Krem Yan Etkileri Nelerdir?
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Tretin Krem Kullanımı

Tretin Kremin Nasıl Çalıştığını Anlamak

Daha önce Tretin kremin cildi beslediğini ve bu sayede sivilceleri yok ettiğini okumuş olabilirsiniz ancak bu tamamiyle yanlış bir bilgidir. Kulağa şaşırtıcı gelse de Tretin kremin içeriğinde bulunan tretinoin, aslında cildi tahriş ederek çalışır. Cilt hücrelerinin yaşam döngüsünü hızlandırarak daha hızlı bölünmelerini ve daha hızlı ölmelerini sağlar. Böylelikle, daha yeni ve daha sağlıklı hücreler eskilerinin yerini alabilir.

Tretinoin, A vitamininin sentetik bir formudur ve Tretin gibi sivilce kremlerinin yanı sıra ince kırışıklıkları, yaşlılık belirtilerini, hafif çukurları ve lekeleri giderebilen ürünlerin içeriğinde bulunur. Bununla birlikte, yaşlanmanın doğal bir sonucu olan derin kırışıklıklarda işe yaramaz.

Tretin Krem Sivilceli Cilde Nasıl Uygulanır?

Tretin kremi uygulamadan önce cildinizde makyaj varsa tamamiyle temizlediğinizden emin olun (sivilceler yüzünüzdeyse). Ellerinizi ve sivilceli cildinizi yıkayıp kurulayın. Ardından aşağıdaki adımları uygulayın.

  • Küçük bir miktar kremi (yaklaşık bir bezelye büyüklüğünde) ince bir tabaka halinde sivilceli bölgeye sürün.
  • Krem cildiniz tarafından hızla emilmelidir. Eğer fazlalık görüyorsanız ertesi gün daha az miktarda kullanın.
  • Günde bir kez kullanmanız yeterlidir ve akşam yatmadan önce kremi sürmeniz tavsiye edilir.
  • Tretin krem yalnızca cilt üzerine uygulanan topikal bir ilaçtır. Herhangi bir şekilde yenmez, içilmez!
  • Gözlerinize, burun deliklerinize, ağız veya dudak içine sürmeyin. Yanlışlıkla gözünüzle temas ederse bol suyla yıkayın.

Tretin krem kullanımı sonrasında direkt güneşe çıkılması önerilmez. Bu nedenle akşam yatmadan önce kullanmak en iyisidir. Ayrıca, bu kremi sürdükten sonra tahriş edici olabileceğinden aşırı rüzgarlı veya çok soğuk havalardan kaçının. Cildinizde güneş yanığı varsa ilacı kullanmadan önce tamamen iyileşmesini bekleyin. Kremi sürdüğünüz bölgeye ağda gibi tahriş edici tüy alma yöntemlerini uygulamaktan kaçının. Egzamanız varsa kullanmadan önce bu durum hakkında doktorunuzu bilgilendirin.

Tretin Krem Etkisini Ne Zaman Gösterir?

Tretin kremin etken maddesi olan tretinoin sivilce ve akne tedavisinde oldukça etkilidir. (Kaynak) Düzenli bir şekilde kullanırsanız 2 ila 3 hafta içinde büyük ihtimalle olumlu etkisini göreceksiniz. Ancak, bazı kişilerde tam sonuç alınması 6 haftayı bulabilir. 3 ay kullanmanıza rağmen herhangi bir iyileşme görmezseniz bu durumu doktorunuzla konuşmanızda fayda var.

En iyi etkiyi görmek için düzenli olarak kullanın. Hatırlamanıza yardımcı olması için her gün aynı saatte uygulayın (tercihen akşamları yatmadan önce). Daha fazla miktarda veya önerilenden daha sık kullanmayın. İlacı fazla sürmeniz veya sık kullanmanız sivilcelerinizin daha hızlı geçeceği anlamına gelmez. Aksine, cildi tahriş ederek çalışan bir krem olduğundan kızarıklık, soyulma ve ağrı gelişme riskiniz artar.

Tretin Krem Yan Etkileri Nelerdir?

Tretinoin içeren herhangi bir kremi kullanmak, özellikle tedavinin ilk haftalarında kızarıklık, kuruma, hafif kaşıntı ve soyulma gibi etkilere neden olur. Bunun için endişelenmeniz gerekmez ve cilt kreme uyum sağladıkça zamanla bu etkiler kendiliğinden geçer.

Öte yandan, birkaç hafta kullanmanıza rağmen söz konusu etkiler devam ediyorsa veya ciltte kabarma, kabuklanma, şişme, şiddetli yanma ve gözlerde sulanma gibi durumları gözlemliyorsanız ilacı kullanmayı bırakıp doktorunuzla konuşun.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Tretin Krem Kullanımı

Hamilelik ve emzirme döneminde Tretin kremin kullanılması önerilmez. Doktor tarafından fayda-zarar olasılıkları değerlendirildikten sonra gerçekten ihtiyaç duyuluyorsa gebe veya emziren annelere reçetelenmelidir.

12 yaş altındaki küçük çocuklarda oluşabilecek etkileri hakkında yeterli veri yoktur. Çocuklarda kullanmadan önce mutlaka doktorunuzun onayını alın. Ergen gençlerde ise yetişkinlerdeki gibi normal şekilde kullanılabilir.

Diğer yandan, saç için perma solüsyonları, alkol ve mentol içeren ürünler, kurutma etkisi olan sabunlar, bazı kozmetikler ve temizleyiciler, kükürt, Alfa hidroksi asit ve salisilik asit içeren ürünler ve güneş ışığına duyarlılığınızı artırabilecek ilaçlar Tretin krem ile etkileşime girebilir, cildinizin tahriş olmasına yol açabilir.

Ek olarak, bu kremle birlikte kullanıldığında Benzoil peroksit içeren ürünler çok tahriş edici olabilir ve Tretin’de bulunan tretinoinin etkinliğini azalabilir.

Kreminizi direkt güneş ışığından ve nemden uzak bir yerde oda sıcaklığında saklayın. Kremi dondurmayın ve çocukların erişemeyeceği bir noktada muhafaza edin.

Okumaya devam et

Sağlık

Parmak Uçlarında Karıncalanma Neden Olur?

Parmak Uçlarında Karıncalanma Neden Olur?

El veya ayak parmak uçlarının karıncalanması her yaştan insanda ve birçok nedenle oluşabilen yaygın bir durumdur. Kol üstüne yatmak veya bacak bacak üstüne atmak gibi basit durumların sonucu olabileceği gibi sinir hasarı, diyabet ve vitamin eksiklikleri gibi birçok nedenden kaynaklanıyor olabilir.

Kolunuzu yastık olarak kullandığınızda, dizlerinizi bükerek oturduğunuzda veya uzun süre bacak bacak üstüne attığınızda uyuşma ve karıncalanma olması normaldir. Bu geçici karıncalanma hissi genellikle dolaşım eksikliğiyle ilişkilendirilir ancak asıl neden sinir sıkışmasıdır. Mevcut pozisyonunuzu değiştirip hareket ettiğinizde veya bir başka ifadeyle sinir üzerindeki baskıyı kaldırdığınızda karıncalanma ve uyuşma hissi kendiliğinden geçer.

Öte yandan, parmaklardaki karıncalanma hissi her zaman hayatın normal akışında olabilen basit nedenlerden kaynaklanmaz. Diyabetik nöropati, B grubu vitaminlerinin eksikliği, sinir sıkışması, enfeksiyonlar ve sistemik hastalıklar gibi geniş yelpazede birçok nedenden ötürü parmak uçlarında karıncalanma hissi ortaya çıkabilir.

Aşağıda, el ve ayak parmaklarında karıncalanmaya neden olma potansiyeline sahip çeşitli tıbbi durumların listesini bulacaksınız. Parmak ucu karıncalanma sorununuzun nedeni bunlardan herhangi biri olabileceği gibi listede yer almayan başka bir durumun sonucu olabilir. Bu nedenle, kesin teşhis ve tedavi için doktorunuza muayene olmanız gerektiğini unutmayın.

Makaleye Genel Bakış

  • Periferik Nöropati
  • Sinir Sıkışması Sendromları
  • Vitamin Eksikliği
  • Sistemik Hastalıklar
  • Toksinlere Maruz Kalma ve İlaç Yan Etkileri
  • Enfeksiyonlar
  • Yaralanmalar ve Alkolizm
  • Hamilelik
  • Parmaklardaki Karıncalanma Nasıl Geçer?

Periferik Nöropati

Birçok türü olan nöropati, sinirlerdeki hasarın bir sonucudur. Ancak, parmak uçları dahil el ve ayaklardaki karıncalanmalar söz konusu olduğunda birincil suçlu olarak periferik nöropatiden şüphelenmek yanlış olmaz.

Bir kişide diyabetik periferik nöropati olduğunda yüksek kan şekeri nedeniyle sinir hasarı meydana gelir. Kademeli bir uyuşma veya karıncalanma hissi olabilir ve bu durum ayaklardaysa bacaklara, ellerdeyse kollara kadar tırmanabilir. Aslında, çoğu zaman parmak uçlarında karıncalanma gibi şikayetler diyabetin (şeker hastalığı) ilk belirtilerinden biridir. Ek olarak, diyabetli kişilerin yaklaşık üçte ikisinde hafif ila şiddetli sinir hasarı formları olduğunu bilmek önemlidir.

Sinir Sıkışması Sendromları

Bazı sinirlerin sıkışmasıyla ortaya çıkabilen çeşitli sendromlar vardır. Bunlardan birinden muzdarip olduğunuzda, karıncalanma hissi, uyuşma veya iğne batıyormuş (iğnelenme) gibi bir his deneyimleyebilirsiniz. Karpal tünel sendromu, ulnar sinir felci, peroneal sinir felci ve radial sinir felci bu gruba dahildir.

Vitamin Eksikliği

Öğünlerinizde bazı vitaminler yeterince bulunmuyorsa veya vücudunuzda söz konusu vitaminlerin emilimi düzgün bir şekilde gerçekleşmiyorsa eksikliği olabilir. Sinirlerin sağlıklı çalışması için özellikle B grubu ve E vitaminine ihtiyaç duyulur. Bunların eksikliği, parmak uçlarında karıncalanma ve uyuşma gibi rahatsız edici durumlarla kendini gösterebilir.

B1, B6, B12 ve E vitamini eksikliği sorunuzun asıl kaynağı olabilir. Öte yandan aşırı miktarda B6 vitamininin de ellerde ve ayaklarda karıncalanma hissine neden olabileceği unutulmamalıdır.

Herhangi bir vitamin veya mineral eksikliğinizin olup olmadığını basit bir kan testi ile öğrenebilirsiniz. Sonuçlara göre doktorunuz bazı vitaminlerin takviyesini reçeteleyebilir veya bazı gıdaların tüketimine öncelik vermeniz konusunda önerilerde bulunabilir.

Sistemik Hastalıklar

Bazı organların düzgün çalışmaması parmak uçları dahil olmak üzere el ve ayakların genelinde karıncalanma hissine neden olabilir. Örneğin böbreklerin işleyişinde sorun olduğunda, vücuttaki sıvı ve atık ürünler birikerek sinir hasarına yol açar. Bu durum karıncalanma, uyuşma veya her ikisinin birlikte olduğu rahatsız edici semptomları ortaya çıkarabilir.

Karıncalanma hissiyle ilişkilendirilebilecek sistemik hastalıklardan bazıları, böbrek bozuklukları, karaciğer hastalıkları, damar hasarı, kan hastalıkları, amiloidoz, bağ dokusu bozuklukları, kronik inflamasyon, hormonal dengesizlikler (hipotiroidizm dahil), kanserler ve sinirleri etkileyen iyi huylu tümörlerdir.

Toksinlere Maruz Kalma ve İlaç Yan Etkileri

Şu an kullanmakta olduğunuz ilaçlar sinir hasarına veya yan etki olarak parmak uçlarınızda karıncalanmaya neden olabilir. Aslında, kanser hastalarına uygulanan kemoterapi ilaçları parmak uçlarındaki uyuşma, karıncalanma ve elektrik çarpıyormuş gibi bir hissin yaygın bir sonucudur. Ek olarak AIDS tedavisinde kullanılan ilaçlar da benzer yan etkiye sahiptir.

Öte yandan, çeşitli toksinler ve kimyasallar, nörotoksinler olarak kabul edilir ve bunlar sinir sisteminiz için zararlıdırlar. Kurşun, arsenik, cıva ve talyum gibi ağır metaller veya bazı endüstriyel ve çevresel kimyasallara maruz kalmak vücutta karıncalanma hissine neden olabilir.

Enfeksiyonlar

Hastalığa yol açan organizmalar vücudu istila ettiğinde bir enfeksiyon oluşur. Enfeksiyonlar viral, bakteriyel veya mantar kökenli olabilir.

Lyme hastalığı, zona (varicella zoster), sitomegalovirüs, Epstein-Barr virüsü, herpes simplex, AIDS, Hepatit B ve C‘dir. Enfeksiyonlara ek olarak, Guillain- Barre sendromu, Multipl Skleroz (MS), lupus (kelebek hastalığı) ve romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklar da vücutta karıncalanma hissine neden olabilir.

Yaralanmalar ve Alkolizm

Genellikle travma ile ilgili olarak, sinirler sıkışabilir, ezilebilir veya başka şekillerde hasar görebilir. Bu durum ağrıyla birlikte karıncalanma hissine yol açabilir.

Diğer yandan, uzun süreli alkol kullanımı, ellerde ve ayaklarda karıncalanmaya yol açabilen periferik nöropatiye sebep olabilir. Ayrıca, alkol sorunu olan kişilerde tiamin veya diğer önemli vitaminlerden yoksun olma ihtimali daha yüksektir. Durum genellikle yavaş ilerler ve ciddi sonuçlar doğurana kadar kişi bunun farkında olmayabilir.

Hamilelik

Parmak ucu karıncalanmasının nedenleri arasında hamilelik de dahil edilebilir. Zira, gebelik döneminde vücut su tutma eğilimindedir ve bu olduğunda sinirlere baskı oluşur. Hamilelik döneminde meydana gelen el ve ayaklardaki karıncalanma hissi için endişelenmeniz gerekmez. Çoğu durumda, doğumun ardından kendiliğinden geçer.

Parmaklardaki Karıncalanma Nasıl Geçer?

Parmaklardaki karıncalanma hissi çok sayıda sağlık durumuyla ilişkili olabileceğinden bunu kendi başınıza tam olarak teşhis etmeniz veya evde çözüm yollarıyla gidermeniz mümkün değildir. Öncelikle bir sağlık kuruluşuna giderek doktorunuza muayene olmanız ve gerekli testleri yaptırmanız gerekir.

Muayenenin ardından doktorunuz röntgen, MRI veya ultrason gibi görüntüleme testleri, kan tahlili, sinir iletim hızı ölçümü, elektromiyografi veya sinir biyopsisi gibi farklı testlerden birini veya birkaçını yaptırmanızı isteyebilir. Tedaviniz, testlerde çıkan sonuçlar doğrultusunda ilerleyecektir.

Parmaklarınızdaki karıncalanma hissi dahil tüm sağlık sorunlarınızda size en iyi ve yalnızca doktorunuzun yardımcı olabileceğini unutmayın. Sizi rahatsız eden herhangi bir beklenmeyen sağlık durumu sağlık merkezlerini ziyaret etmeniz için yeterli bir sebeptir.

Okumaya devam et

Sağlık

Dextrocin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Dextrocin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Dextrocin Krem, belirli cilt enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan antibiyotik ilaçtır. İçeriğindeki etkin madde olan mupirosin enfeksiyona neden olan bakterileri öldürerek veya büyümelerini durdurarak çalışır.

Makaleye Genel Bakış

  • Dextrocin Krem Nedir ve Ne İçin Kullanılır?
  • Dextrocin Krem Nasıl Kullanılır?
  • Dextrocin Krem Yan Etkileri
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Dextrocin Krem Kullanımı

Dextrocin Krem Nedir ve Ne İçin Kullanılır?

Cilt enfeksiyonlarının tedavisi için kullanılan Dextrocin Krem topikal bir antibiyotiktir. Çoğu zaman, staphylococcus aureus veya streptococcus pyogenes bakterilerinin neden olduğu bulaşıcı bir cilt enfeksiyonu olan impetigo için reçetelenir. Ayrıca, iltihaplı sivilce, akne ve çıbanların tedavisinde, kıl kökü iltihaplarında (folikülit) ve doktorun tedavi için uygun gördüğü bakterilere bağlı diğer küçük cilt enfeksiyonları için de kullanılabilir.

Dextrocin Krem bakterilerle savaşma kabiliyetini etkin maddesi olan Mupirosin‘e borçludur. Bunun dışında kremin içeriğinde bulunan diğer maddeler, stearil alkol, benzil alkol, setil alkol, likid parafin, makrogol setostearil eter, ksantan gum (E415), fenoksietanol ve saf sudur.

Dextrocin Krem Nasıl Kullanılır?

  • Etkilenen cildi ve ellerinizi yıkayıp kurulayın
  • Bir parça pamuk veya gazlı bez ile sorunlu cilde ince bir tabaka halinde nazikçe sürün
  • Uzman biri tarafından aksi belirtilmedikçe günde 3 kez (sabah-öğlen-akşam) kullanın. Ancak bu konuda doktorunuzun veya eczacınızın talimatının esas olduğunu unutmayın.
  • Düzenli kullanım ile 5 gün içinde bariz bir iyileşme görülmelidir. 5 gün kullanmanıza rağmen herhangi bir iyileşme gözlemlemiyorsanız doktorunuzla konuşun.
  • Gözlerinizle temasından kaçının, burun deliklerine ve ağız içine sürmeyin. Yanlışlıkla gözlerinizle temas ederse bol su ile yıkayın.
  • Dextrocin Krem’in 10 günden daha uzun süre kullanılması önerilmez.
  • Yenidoğan bebeklerde ve 1 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır.
  • Dextrocin Krem yalnızca cilt üzerine uygulamak içindir. Herhangi bir şekilde yenilmez veya sıvılara karıştırılarak içilmez!

Kaçırılan doz: İlacı zamanında sürmeyi unutursanız aklınıza geldiği anda uygulayın. Ancak, bir sonraki dozun zamanı yakınsa, kaçırılan dozu atlayın ve kullanmanız gereken zaman geldiğinde normal programa devam edin. Unutulan doz için üst üste iki kat krem sürmeyin.

Dextrocin Krem Yan Etkileri

Dextrocin Krem’in yan etkileri nadir olmakla birlikte hafif yanma, batma hissi ve kızarıklık görülebilir. Bunun dışında, tüm vücutta döküntü, dil, boğaz ve ağız içi gibi solunumu engelleyecek şişme ve ciddi tahriş gibi çok nadir görülen etkilerle karşılaşırsanız ilacı kullanmayı durdurun ve en yakın sağlık merkezine başvurun.

Burada sayılanlar dışında Dextrocin’in başka yan etkileri olabilir. İlaç kullanımıyla birlikte kafanızda soru işareti oluşturan beklenmedik bir etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Bu ilacı kullanan birçok kişide ciddi yan etki görülmez. İlacın sağlayacağı faydanın, olası yan etki riskinden daha fazla olduğu için reçetelendiğini unutmayın.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Dextrocin Krem Kullanımı

Hamileyseniz, bebeğinizi emziriyorsanız veya böbrek sorunlarınız varsa bu antibiyotiği kullanmadan önce doktorunuza söylemelisiniz. Doktor tarafından kullanımı gerçekten gerekli görülmediği takdirde gebe kadınlarda kullanılması tavsiye edilmez. Anne sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden, hamilelerde olduğu gibi emziren annelerin de doktor önerisi dışında kullanması tavsiye edilmez.

Dextrocin Krem 1 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır. 1 yaşından büyük çocuklarda özel bir dozaj programı gerekmeksizin normal şekilde uygulanabilir.

Dextrocin Krem antibiyotiktir ve yalnızca doktor reçetelemesiyle satılır. Doktor reçetelemesi dışında, Dextrocin dahil herhangi bir antibiyotiği satın almak için eczacınıza ısrarcı davranmayın.

İlacınızı serin, kuru bir yerde, doğrudan ısıdan uzakta saklayın ve dondurmayın. Çocukların ve evcil hayvanların erişemeyeceği bir yerde muhafaza edin. Dextrocin Krem fiyatı (2021) 23 Liradır.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com