Bizimle iletişime geçin

Bilim

Karanfil Yağının Saça Faydaları Nelerdir? Karanfil Yağı Saça Nasıl Uygulanır?

Karanfil yağı, karanfil ağacının (Syzygium aromaticum) yapraklarından, dallarından ve tomurcuklarından damıtma yöntemiyle elde edilen bir esansiyel yağdır. Antioksidan bakımından zengin olan bu yağ, kalsiyum, demir, sodyum, fosfor, potasyum gibi minerallerle birlikte A ve C vitamini ihtiva eder. Bu zengin içeriği, karanfil yağını harika bir doğal saç bakım ekipmanı yapar.

Karanfil Yağının Saça Faydaları Nelerdir? Karanfil Yağı Saça Nasıl Uygulanır?

Karanfil yağı, karanfil ağacının (Syzygium aromaticum) yapraklarından, dallarından ve tomurcuklarından damıtma yöntemiyle elde edilen bir esansiyel yağdır. Antioksidan bakımından zengin olan bu yağ, kalsiyum, demir, sodyum, fosfor, potasyum gibi minerallerle birlikte A ve C vitamini ihtiva eder. Bu zengin içeriği, karanfil yağını harika bir doğal saç bakım ekipmanı yapar.

Tarihçiler, ilk ticareti yapılan baharatlardan birinin karanfil olduğuna inanıyor. Antik Roma’da ve eski Çin’de karanfil yağıyla, başta diş sorunları olmak üzere yaraların dezenfekte edilmesi ve ilkel cerrahi operasyonlar sonrası rahatsızlıkları gidermek gibi pek çok amaç doğrultusunda uygulandı. Modern tıbbın kullanıldığı günümüzde ise üzerinde sayısız araştırma yapılan karanfil yağının zengin içeriğiyle onlarca farkı soruna iyi gelebileceği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Bunlardan biri de hiç şüphesiz saça olan faydaları…

Karanfil yağı, birçok vitamin ve minerale sahip olmasının yanı sıra tıbbi gücünü içeriğinde bulunan öjenol isimli bileşikten alır. Öjenol (eugenol) mikroplar ve bakterilerle savaşan, iltihabı azaltan ve ağrı kesici özelliklere sahip doğal bir maddedir. Ağrıyan dişin üzerine neden karanfil konulmasının tavsiye edildiğini artık biliyorsunuz!

Karanfil yağı, saç derisinde bulunan mantarlarla savaşma kabiliyeti olan nadir yağlardan biridir. Ayrıca kafa derisindeki kan dolaşımını hızlandırarak saç köklerini güçlendirir. Dahası, saçın hızlı uzamasını teşvik ederek kökten uca bakım sağlar. Bugün, karanfil yağının saç üzerindeki etkilerini tartışacak ve faydaları hakkında bilgilendirme yapmaya çalışacağız. Ek olarak, karanfil yağı saçlarda nasıl kullanılır? Sorusunun cevaplarını içeren birkaç alternatif kullanım seçeneği sunacağız.

Karanfil Yağının Saça Faydaları

Saç dökülmesinin ve saç tellerinin incelmesinin birçok nedeni olsa da kafa derisi enfeksiyonları, saç köklerinde zayıf kan dolaşımı ve vitamin eksiklikleri birincil suçlulardır. Karanfil yağı kelliğin kesin bir çözümü değildir ancak saç sağlığı için doğal bir alternatif tedavidir. İşte saçlarda karanfil yağı kullanmanın kazanımları…

Daha sağlıklı saç derisi: Karanfil yağı, saçlı kafa derisi sorunlarını tedavi etmek, saç dökülmesini yavaşlatmak veya önlemek için nesiller boyunca kullanılmıştır. Seboreik dermatit, saç dökülmesi ve kafa derisi kaşıntısı gibi çeşitli sorunları iyileştiren ve önleyen güçlü antimikrobiyal, antifungal ve antiseptik özelliklere sahiptir. Karanfil yağı uygulaması, kafa derinizdeki toz, kir ve yabancı maddelerden kurtulmak için saç derinizi detoksifiye ederek saçlarınıza ferahlatıcı bir aroma ekler.

Saçlı deride kan dolaşımını iyileştirir: Karanfil yağının saç derisine bir diğer önemli katkısı da kan dolaşımını uyarmasıdır. Kafa derinizdeki kan dolaşımınız daha iyi hale geldiğinde, doğal olarak saçlarınız da daha güçlü bir hale gelir. Dökülmeler azalır, saç telleriniz kalınlaşır ve saçlarınız daha hızlı uzar.

Kepek oluşumunu engeller: Saç derisindeki sürekli kaşıntının yanı sıra kıyafetlerin omuz kısmında beyaz pullarının ortaya çıkması oldukça can sıkıcı bir durumdur. Prozinc şampuan gibi birkaç medikal ürün dışında ne yazık ki market reyonlarında gördüğünüz çoğu kepek önleyici şampuan işe yaramaz. Karanfil yağı kurumuş saç derisini nemlendirir, pul pul dökülmeyi engeller ve kepeğe neden olabilecek olası maya (mantar) enfeksiyonlarına iyi gelir.

Saç uzamasını teşvik eder: Karanfil yağı, saçların daha hızlı ve sağlıklı uzamasını sağlayan bir dizi vitamin ve mineral içerir. Ayrıca daha önce de belirttiğimiz gibi kan dolaşımını uyarır. Tüm bunların toplamında, saçlarınıza daha fazla besin ve oksijen gider. Bu da saçlarınızın daha hızlı uzamasını ve yeni saç tellerinin çıkmasını teşvik ettiği anlamına gelir.

Saç beyazlamasını önler: Otuzlu yaşların ortalarında birkaç tel saçın beyazlaması sorun yapacak bir şey olmasa da artık biliyoruz ki çoğu 20’li yaşlardaki genç, kırlaşan saçlardan şikayetçi. Karanfil yağında bulunan eşsiz bileşikler, saç ve sakalın rengini almasından sorumlu pigment üretimini teşvik eder. Bu sayede saç beyazlamasını önler.

Saçları parlatır ve hacim kazandırır: Cansız ve kırılgan saçlar söz konusu olduğunda en büyük etken saçların nemden yoksun olmasıdır. Karanfil yağı kuru ve kabaran cansız saçların ihtiyacı olan nemi kazandırır. Daha kolay taranmasını sağlar. Ek olarak, hacim, yumuşaklık ve parlaklık kazandırır.

Karanfil Yağı Saç Çıkarır mı?

Karanfil yağı, diş ağrısından çeşitli cilt sorunlarına kadar geniş yelpazede birçok kullanım alanına sahiptir. Bunlarla birlikte, saçlarda da kullanarak olumlu sonuçlar almak mümkündür ancak ne yazık ki karanfil yağı kelliğin bir çözümü değildir. Saçların uzamasını, kalınlaşmasını teşvik edici ve dökülmeyi azaltabilecek özelliklere sahip olsa da kesin olarak saç çıkarır diyemeyiz! Saç kaybından şikayetçi olan biriyseniz, nedenini öğrenmek için bir doktora gidip gerekli testleri yaptırmanız ve uygun tedaviyi almanız gerekir.

Karanfil Yağının Saça Uygulanışı

Karanfil yağını saçlarınızda kullanmak istiyorsanız birkaç farklı alternatifiniz var. Öncelikle saçlarınıza direkt olarak nasıl uygulayabileceğinizden bahsedelim. İlk olarak, zeytinyağı, hindistan cevizi yağı veya jojoba yağı gibi taşıyıcı yağlarla karıştırarak karanfil yağını seyreltmeniz gerekir. Örneğin, bir tatlı kaşığı taşıyıcı yağa, birkaç damla karanfil yağı.

Bu karışımla kafa derinize ve saçlarınıza masaj yapın. Kafanıza bir bone takarak gece boyunca saçlarınızda kalmasına izin verin. Ertesi sabah, şampuan ve ılık su ile yıkayın. Yağın faydalarından istifade etmek için bu saç bakım maskesini haftada 2 kez uygulayın.

Karanfil yağını direkt olarak saçlarınıza sürmek istemiyorsanız o halde bir çorba kaşığı şampuana üç damla karanfil yağı ekleyip saçlarınızı yıkayabilirsiniz. Ek olarak, kullanmakta olduğunuz bir saç maskeniz varsa içeriğine birkaç damla karanfil yağı dahil ederek saçlarınıza uygulayabilirsiniz.

Karanfil Yağının Zararı Var mı?

Karanfil yağı çoğu kişide güvenli olsa da nadiren kızarıklık, şişme, ciltte tahriş ve kızarıklık gibi alerjik yan etkileri olabilir. Kullanmadan önce kolunuzun küçük bir noktasına sürerek test yapmanız emin olmanız açısından önemlidir. Yama testinin ardından geçen birkaç saat boyunca herhangi bir alerjik belirti görmüyorsanız sizin için kullanımı güvenli demektir.

Karanfil yağı öjenol içerir. Fareler üzerinde yapılan bazı çalışmalarda yüksek dozlarda öjenolün, karaciğere ve böbreklere zarar verdiği görülmüştür. Bu nedenle karanfil yağı yutulmamalıdır (içilmemelidir) ve bebeklerde dikkatli kullanılmalıdır.

Sonuç:

Karanfil yağı yüzyıllardır geleneksel tıpta kullanılan doğal bir yağdır. Birçok mineral ve vitamine ek olarak öjenol isimli bir bileşen içerir. Saçları uzatır, dökülmeyi azaltır, kepeğe iyi gelir, saç derisi rahatsızlıklarıyla savaşır ve saçları daha hacimli yaparak kolayca şekil almasını sağlar.

Son yıllarda karanfil yağı üzerinde çalışmalarını sürdüren bilim insanları, diyabet, cinsel işlev bozuklukları ve hatta cilt kanserini önleyebileceği ve tedavi edebileceğine dair araştırmalar yapmaktadır.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Google Earth Timelapse ile 37 yılda dünyanın değişimi

Google Earth yeni özelliğiyle iklim değişikliğinin 37 yılda yarattığı tahribatı gözler önüne serdi. Onlarca yılda meydana gelen küresel değişimleri göstermek için 20 petabayt uydu görüntüsü kullanıldı.

Google Earth Timelapse

Google Earth yeni özelliğiyle iklim değişikliğinin 37 yılda yarattığı tahribatı gözler önüne serdi. Onlarca yılda meydana gelen küresel değişimleri göstermek için 20 petabayt uydu görüntüsü kullanıldı.

Google, Google Earth için yıllardır yaptığı en büyük güncellemeyi duyurdu: “Timelapse” adlı yeni özellik sayesinde gezegenimizin son 37 yılını görüntüleme olanağı.

4 boyutlu bir deneyim halinde derlenen 24 milyon uydu fotoğrafının mümkün kıldığı özellik, herkesin dünyanın nasıl değiştiğini görebileceği ve şu an karşı karşıya olduğumuz çevre sorunlarını daha iyi kavrayabileceği anlamına geliyor.

Arama devinin duyurusunda bir Google temsilcisi “Son yarım yüzyılda gezegenimiz insanlık tarihinin başka bir anında görülenden çok daha hızlı bir çevresel değişime tanıklık etti. Birçoğumuz kendi topluluklarımızda bu değişimleri deneyimledik. Ben de geçen yıl eyaletteki orman yangınları sırasında evlerinden tahliye edilen binlerce Kaliforniyalıdan biriyim. Başkaları için iklim değişikliğinin etkileri, mesela eriyen buz tabakaları ve kaybolan buzullar soyut ve çok uzak görünüyor” dedi.

Google Earth’teki Timelapse özelliğiyle değişen gezegenimizin çok daha net bir resmi parmak uçlarımızda: Bu sadece sorunları değil, aynı zamanda çözümleri ve onlarca yıl içinde ortaya çıkan büyüleyici güzellikteki doğa olaylarını gösteren bir resim.

‘i geliştirmek için Google, Carneige Mellon Üniversitesi’nin CREATE Laboratuvarı’ndaki uzmanlarla birlikte çalışarak “orman değişimi”, “kentsel büyüme”, “ısınan hava sıcaklıkları”, “enerji kaynakları” ve gezegenin “kırılgan güzelliği” olmak üzere 5 çevresel konuda rehberlik aldı.

Thwaites Buzulu (Antarktika) 1984

Thwaites Buzulu (Antarktika) 2020

Buzulbilimciler, Antarktika kıtasındaki Thwaites Buzulu’nu dünyadaki “en önemli” ve “en riskli” buzul olarak tanımlıyor. Hatta bazıları bu buzulu “kıyamet günü” olarak adlandırıyor.

Devasa boyutlardaki bu buzulun yüzölçümü aşağı yukarı Britanya adası kadar. Dünyada deniz suyu seviyesindeki yükselişin yüzde dördü bu buzuldan geliyor. Tek bir buzul için bu çok ciddi bir oran. Uydu verileri, erime hızının da giderek arttığını gösteriyor. Bu buzulun tamamen erimesi halinde, deniz seviyesinin de yarım metreden fazla yükseleceği tahmin ediliyor.

Google Earth Timelapse projesinde 20 petabaytlık uydu görüntüsü kullanıldı

Böylesine teknolojik bir başarı kolay elde edilmedi. 20 petabaytlık uydu görüntüsünü katrilyonlarca pikselden oluşan 4,4 terapiksel boyutlu tek bir video mozaiğinde derlemek Google Cloud’da iki milyon saatten fazla işlem zamanı aldı. Google Earth, önümüzdeki 10 yıl içinde Timelapse için yeni görüntülerle yıllık olarak güncellenecek.

Google Earth’ün tarihi tuhaf bir tarih. Teknoloji başlangıçta Irak Savaşı esnasında, CIA’den yatırım alırken savaş alanlarını görselleştirmek için kullanıldı.

İstanbul 1985

İstanbul 2020

Google 2004’te o dönemki adıyla “Earthviewer” programını geliştiren Keyhole şirketini tek seferde tamamıyla satın aldı. O zamanlar Google Earth’teki görüntülerin çoğu piyasada ABD askeri uydularından temin edilebilen verilerdi. Ne var ki şirket nihayetinde hassas alanları mozaiklemek zorunda kalmamak için bunu kendi geliştirdiği ve telif hakkına sahip olduğu Sokak Görüntüsü içeriğiyle değiştirdi.

Google Earth’te görülebilen tek gezegen kendi gezegenimiz değil. 2017’de Google, yazılıma gezegenlere, cüce gezegenlere, aylara ve Uluslararası Uzay İstasyonu’na bakabilme özelliğini ekledi.

Okumaya devam et

Bilim

İnternet şikayetleri yüzde 117 arttı: Bari filmi duraksamadan izleyebileyim!

İnternet hizmetine olan talebin artması beraberinde şikayetleri de getirdi. Tüketicilerin sorun yaşadığı konuları derleyen Şikayetvar verilerine göre, internet servis sağlayıcıları sektöründe 2019’da 90 bin 397 olan şikayet sayısı 2020’de yüzde 117 artarak 196 bin 92’ye yükseldi. Şikayetler arasında, “Bari filmi duraksamadan izleyebileyim,  taşındıktan 15 gün sonra internet bağlanabildi” gibi ifadeler yer aldı. 

internet şikayetleri

İnternet hizmetine olan talebin artması beraberinde şikayetleri de getirdi. Tüketicilerin sorun yaşadığı konuları derleyen Şikayetvar verilerine göre, internet servis sağlayıcıları sektöründe 2019’da 90 bin 397 olan şikayet sayısı 2020’de yüzde 117 artarak 196 bin 92’ye yükseldi. Şikayetler arasında, “Bari filmi duraksamadan izleyebileyim,  taşındıktan 15 gün sonra internet bağlanabildi” gibi ifadeler yer aldı. 

İnternet şikayetleri yüzde 117 arttı: Bari filmi duraksamadan izleyebileyim!

Salgın döneminde uzaktan çalışmaya geçilmesi ve online eğitimler internet hizmetine olan talebin de artmasına sebep oldu. Talep artışı beraberinde şikayet artışlarını da getirdi. Tüketicilerin bir referans kaynağı olarak başvurduğu ve satın alma kararıyla ilgili araştırma yaptığı Şikayetvar, internet servis sağlayıcılarla ilgili en çok şikayet edilen konuları inceledi.

Şikayetvar verilerine göre, kullanıcılar en çok vaat edilen kadar hızlı olmayan internetten şikayetçi oldu. Arızaların giderilmemesi, internetin sürekli kopması öne çıkan diğer şikayet konuları olurken verilere göre bir önceki yılla kıyaslandığında şikayetler 2020’de yüzde 117 arttı. 2021’in ilk ayındaysa internet servis sağlayıcılarla ilgili toplam 16 bin 786 şikayet geldi.

Pandemiyle birlikte şikayetler yüzde 282 arttı

Şikayetvar verilerine göre, internet servis sağlayıcıları sektöründe 2019’da 90 bin 397 olan şikayet sayısı 2020’de yüzde 117 artarak 196 bin 92’ye yükseldi. 2019 mart, nisan, mayıs ve haziran aylarıyla 2020’nin aynı dönemi karşılaştırıldığında pandeminin etkisinin şikayet sayısına yansıdığı görüldü. Bu sektörde 2019’un ilgili döneminde 24 bin 430 olan şikayet sayısı yüzde 282 artışla 2020’nin mart, nisan, mayıs ve haziran aylarında 69 bin 134’e çıktı.

2020’nin Nisan ayında 24 bin 283 şikayet geldi

Pandemi döneminde evlere kapanan tüketicilerin başta iş ve eğitim amacıyla kullandıkları internet; alışverişten oyuna, dizi-film izlemeden sevdikleriyle iletişim kurmaya kadar birçok alanda vazgeçilemez bir araç oldu. Bu durum Şikayetvar verilerine de yansıdı.

2019’un Nisan ayında internet servis sağlayıcılarla ilgili gelen şikayet sayısı 5 bin 993 iken 2020’nin aynı döneminde bu sayı 24 bin 283’e kadar yükseldi. Aynı yılın aralık ayında 23 binin üzerinde şikayet kaydedildi. İnternet servis sağlayıcılarla ilgili 2021’in Ocak ayında 16 bin 786, Şubat ayındaysa 13 bin 452 şikayet ulaştı.

İnternet servis sağlayıcılar ile ilgili en çok şikayet edilen konu başlıkları:

• Vaat edilen internet hızının sağlanamaması

• Arızaların giderilmemesi

• İnternetin sürekli kopması

• İnternette ping düşüklüğü yaşama

• Boş port olmaması

• Nakil yapamama ya da nakil ücretinin fazla olması

• Müşteri temsilcisine bağlanamama

• Hizmet alamama

• Aboneliğin iptal edilmesinde zorluk yaşama

• Abonelik cayma bedelinde fahiş ücret çıkması

• Taahhüt süresinin haber vermeden yenilenmesi

“Öğrenciyim derslerime giremiyorum”

Son zamanlarda sürekli internetimde kopmalar oluyor. Altyapıyla ilgili bir sorunum yok. Fakat sürekli bu durum devam ediyor. Birçok kez arayıp sorunu bildiriyorum arıza kaydı oluşturuluyor ve sorunumu çözüyorlar ama bir süre sonra sorun yine devam ediyor. Öğrenci olduğum için derslerime giremiyorum.

“Taahhüt bitmiş haber vermiyorlar”

Taahhüdüm bitmiş ve sadece beni 1 mesajla bilgilendiriyorlar. Normalde 79 lira ödediğim internete bir ayda 253 lira fatura geldi. Bütün yasal haklarımı kullanacağım. Her gün 5 defa arayanlar taahhüdünüz bitti demek yerine nasıl daha fazla fatura ödetirim diye düşünüyor herhalde.

“Günde 20 kez internet kopar mı?”

Home office çalıştığımız şu günlerde bizi internetten mahrum bırakıyorlar. Her ay 350-400 lira parayı ben sizlere neden ödüyorum? 2 tane sabit internetim var, bir hat kopmasıdır aldı başını gidiyor. Günde 20 defa internet kopar mı?

“İnternet hızı gerçeği”

İnternetim var güya. Hızımın 24mb olması lazım. Aylık 110 TL ödüyorum ama gel gelelim yaptığım testte 4mb download 0.22 upload çıkıyor. Kurumsal hizmet vermemekte bir numarasınız.

“Taşındıktan 15 gün sonra internet bağlanabildi”

Taşınma sürecinde kesilen internetim yeni evime taşındıktan 15 gün sonra bağlanabildi. Bu süreçte telefonumun internetini kullanmak zorunda kaldığım için 300 lira telefon faturası ödedim. Sonrasında 3 aydır ayda 1-2 kez bağlantı sorunları yüzünden arıza kaydı bırakıyorum. 2-3 gün internetimi kullanamıyorum. Taahhüt yüzünden üyeliğimi iptal edip başka alternatiflere yönelemiyorum.

“2021 yılındayız internet yok”

İnternet başvurusu yaptım kaç ay oldu hala altyapı çalışması devam ediyormuş karşı komşumda internet var. Bu altyapı saçmalığı nedir? Buna bir çözüm bulsunlar artık 2021 yılındayız internet yok. Altyapısız internet zaten telefonumda var.

“Bari filmi duraksamadan izleyebileyim”

Eve internet bağladım. 24 Mbps 480p’de bile film izleyemiyorum. Sürekli donuyor. Önceden kullandığım modeme fiber modem olduğu için kullanamazsınız deyip yeni modem adı altında evde boşta duran modemin aynısını getirip bağlamaları kabul edilir değil. Her şeyi kabul ettim, bari filmi duraksamadan izleyebileyim.

Okumaya devam et

Bilim

Araştırma: Sinovac aşısının iki doz etkinliği BioNTech’in tek dozundan bile düşük!

Şili’de yapılan çalışmada Sinovac aşısında ilk dozunun virüse karşı sadece yüzde 3 düzeyinde etkinliği olduğu ortaya çıktı. “Sinovac fakir ülkelere bağışlanmalı” diyen Hong Kong Üniversitesi moleküler virologu Prof. Jin Dong-yan, Sinovac aşısının iki doz etkinliğinin BioNTech’in tek dozundan bile düşük olduğunu belirtti. 

sinovac etkinliği

Şili’de yapılan çalışmada Sinovac aşısında ilk dozunun virüse karşı sadece yüzde 3 düzeyinde etkinliği olduğu ortaya çıktı. “Sinovac fakir ülkelere bağışlanmalı” diyen Hong Kong Üniversitesi moleküler virologu Prof. Jin Dong-yan, Sinovac aşısının iki doz etkinliğinin BioNTech’in tek dozundan bile düşük olduğunu belirtti. 

Gerçek zamanlı bir araştırmanın sonucuna göre Çinli Sinovac aşısının ürettiği Covid-19 aşısında, ikinci doz uygulandıktan iki hafta sonra etkinlik yüzde 56 düzeyinde.

Şili Üniversitesi’nce yürütülen araştırmanın sonuçları, Brezilya’daki Sinovac aşısı üçüncü faz çalışmalarında çıkan yüzde 50 etkinlik oranıyla uyumlu.

Dünya Sağlık Örgütü, Covid-19 aşılarında etkinlik oranı için alt sınır olarak yüzde 50’yi belirlemişti.

İlk dozun etkinliği yüzde 3

Şili’deki çalışmada dikkat çeken bir diğer sonuçsa, Sinovac aşısında ilk dozun enfeksiyona karşı sadece yüzde 3 düzeyinde etkinliğinin çıkması.

Bu sonuç Sinovac aşısını tercih edenler için ikinci dozu vurulmanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. İkinci dozdan sonra etkinlik önce yüzde 27.7’ye, uygulamadan iki hafta sonraysa yüzde 56’ya çıkıyor.

Yüzde 93’ü Sinovac ile aşılandı

19 milyonluk Şili’de 7,2 milyon kişiye aşı uygulanırken, bunlardan 4,3 milyonu ikinci dozu da vuruldu. İkinci dozu yaptıranların yüzde 93’üne Sinovac aşısı yapıldı.

Sinovac dışında BioNTech ve AstraZeneca aşılarının da onaylandığı ülkede son olarak Çinli CanSino firmasının ürettiği tek dozluk aşı da acil durum listesine eklendi.

Şili’de dün 8 bin 195 yeni ‘corona’ vakası açıklanırken, bu salgın başından bu yana en yüksek günlük vaka oranı olarak kayda geçti. Son 24 saatte 183 kişi Covid-19’dan hayatını kaybederken, toplam can kaybı sayısı 23 bin 979’a yükseldi.

Sinovac aşısının ilk dozunun dört haftalık periyotta anlamlı bir koruma sağlamadığına dikkat çeken Şili Üniversitesi Rektörü Ennio Vivaldi, ikinci dozun önemini vurguladı.

“Sinovac fakir ülkelere bağışlanmalı”

Şili’deki çalışmayı değerlendiren Hong Kong Üniversitesi’nden moleküler virolog Prof. Jin Dong-yan, sonuçların beklendiği gibi çıktığını, bunun Sinovac’ı diğer aşılar yanında daha az talep görecek bir konuma ittiğini belirtti.

Profesör, Hong Kong’daki uygulamayı örnek göstererek, “Bir kişi Sinovac’ın iki dozunu vurulsa dahi elde edilen koruma BioNTech’in tek dozundan bile düşük” dedi.

Jin, Sinovac aşılarını değerlendirmenin en iyi yolunun kaynakları kısıtlı ülkelere bağışlamak olduğunu söyledi.

İsrail’deki bir çalışmada BioNTech aşısında tek dozun yüzde 85 koruma sağladığı görülse de Pfizer firması aşının tamamen etkinliğini göstermesi için iki dozun da vurulması gerektiğini belirtiyor. Firmanın klinik testlerine göre ilk doz yüzde 52.4 koruma sağlarken, ikinci dozdan sonra yüzde 95 koruma elde ediliyor.

Kaynak: –

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com