Bizimle iletişime geçin

Bilim

Karbonhidrat bağımlılığı veya karbonhidrat aşermek nedir?

Karbonhidrat bağımlılığı nedir?

Karbonhidrat bağımlılığı veya karbonhidrat aşermek nedir?

Karbonhidrat bağımlılığı nedir? Pilav, patates, ekmek, makarna gibi bazı yemeklerden vazgeçemiyoruz. Bilim insanlarına göre özellikle işlenmiş formdaki karbonhidratların, bağımlılık yapıcı etkisi var ve bu ‘karbonhidrat aşermek’ olarak karşımıza çıkıyor.

Karbonhidrat bağımlılığı veya karbonhidrat aşermek nedir?

Karbonhidrat bağımlılığı yaratan gıdaların başında ise çikolata, cips, dondurma, pizza, sütlü tatlılar, patates kızartması ve kurabiye gibi karbonhidrat değeri yüksek besinler gösteriliyor.

Günümüzün önemli sorunlarından biri haline gelen karbonhidrat bağımlılığıyla ilgili mutlaka bilinmesi gereken önemli noktalar…

Karbonhidrat bağımlılığı nedir?

Karbonhidrat bağımlılığı, karbonhidrat bakımından zengin yiyecekler tüketildiğinde, insülin hormonunun aşırı salgılanması sonucu ortaya çıkan dengesizlikten kaynaklanmaktadır, insülin hormonu, vücudun şeker, nişasta ve diğer yiyecekleri enerjiye çevirmesi için kullanılan hormondur, insülin (açlık hormonu olarak da adlandırılır), diğer birçok görevinin yanı sıra, vücuda yemek yemesi gerektiğinin, yedikten sonra ise yiyeceklerin yağ olarak depolanması gerektiğinin sinyalini verir.

Karbonhidrat tüketildiğinde, önce insülin yükselip, sonrasında kan şekeri düşer. Bu da genellikle daha fazla yemek yeme, bazı kişilerde ise ağırlıklı olarak karbonhidrat tüketme isteği doğurur. Aşırı miktarda salgılanan insülin, fazla ve çok sık yeme güdüsüne ve alınan besinin yağ olarak depolanması için bünyenin hazır olmasına neden olur!

Bu durum “yemek sonrası reaktif hiperinsülinemi”dir. Anlamı ise yemekten sonra aşırı miktarda insülin salgılanmasıdır. Zaman içinde, hiperinsülinemik kişiler, insüline karşı dirençli hale gelirler. Bu da kaslarında, sinir sistemlerindeki ve organlarındaki hücrelerin, kanlarındaki yüksek insülin düzeyine karşı kapalı olmaya başlamasıdır.

İnsülin, enerjinin (kan şekeri ve glükozun) bu hücrelerin içine girmesini sağlayamaz hale gelir. Bu noktada kişi rahatsızlık hissi, titreme, şiddetli yeme isteği, baş ağrısı gibi kan şekerinin düşmesine (hipoglisemi) benzer semptomlar yaşayabilir. Kan şekeri kaslara, sinir sistemine veya organlara kolay giremediği için, yiyeceklerden gelen enerjinin çoğu, yağ hücrelerine yönelir ve bunun sonucunda da kolaylıkla kilo alımı görülür.

Zaman içinde her ne kadar yüksek insülin düzeyi devam etsede, yağ hücreleri bile kendini dışarıya kapatabilir. Bu durumda, glükoz kan içine hapsolur, bunun sonucunda da “Yetişkin Yaşta Başlayan Şeker Hastalığı (Tip 2 Diyabet)” diye bilinen durum gerçekleşir.

Uzmanlar karbonhidrata aşermenin beyinden çok bedenle ilintili olduğunu söylüyor

Bazı uzmanlar karbonhidrat aşermenin ve bağımlılığının beyinden çok, bedenle ilgili bir konu olduğunu düşünmektedir. Yani, biyolojik etmenlerin, karbonhidrat aşermede ana tetikleyici olduğunu ileri sürmekteler. Ancak yine de yemek yeme, sadece biyolojik bir ihtiyaç değildir, aynı zamanda duygusal bir yanı da vardır.

Duygusal durumumuzdaki herhangi bir değişiklik, özellikle negatif ise, hemen yemek yeme ve rahatlama isteği uyandırabilir. Bu sebeple aşırı yemek yeme ve tatlı aşermeyi kötü yönde etkileyen bir etmen olarak da stres gösterilebilir.

Gergin olduğumuzda böbreküstü bezler daha çok kortizol hormonu üretir. Bu vücutta sonradan üretilen yağın depolanmasına da yardımcı olur. Diğer bir deyişle, gerginlik sadece karbonhidrat aşermeyi tetiklemekle kalmaz, aynı zamanda alınan kilonun verilmesini de zorlaştırır. Kortizol da, düşük şekere ve yağ depolamaya neden olan insulinin üretimini tetikler. Bu döngü kendi kendini beslediği için oldukça tehlikeli bir döngüdür.

Başka araştırmalar ise, “Beyin-Ruhsal Durum-Yiyecek” ilişkisini beyindeki serotonin kimyasalının azalması olarak da açıklamaktadır. Serotonin, insanın acı, anksiyete ve stresi daha az hissetmesine yardımcı olur, böylece de kişiyi rahatlatarak ruhsal durumunu iyileştirir. Kimi uzmanlar karbonhidrat aşeren kişilerin serotonin düzeylerinin düşük olduğunu ileri sürerken, kimileri ise bu aşermelerin sonradan öğrenilmiş bir tepki olduğuna dikkat çekmektedir. Kısacası, yüksek şeker, nişasta gibi bağımlılığa rahatlatıcı etki eden yiyecekler, aynı zamanda bağımlılığı beslemektedir. Bu da kan şekeri ve insülin düzeyinin yükselmesine, dolayısıyla da daha çok aşermeye neden olur.

Karbonhidrat içeren yiyeceklerin tüketilmemesi nelere neden olur?

Amerikan Kalp Derneği, doymuş yağ, trans yağ ve kolesterol oranı düşük yiyeceklerin, çok çeşitli olarak tüketilmesini önerir. Bireyler, aşırı kilo ve obeziteyi önlemek için kalori alımlarına dikkat ederken, bir yandan da sebze, meyve ve tam tahıllı/yüksek lifli yiyecekleri gün içinde bol miktarda tüketmeye özen göstermelidirler. Günde 2-3 porsiyon yağsız veya yarım yağlı süt ürünü ile birleştirildiğinde en “sağlıklı” kabul edilen diyetlerin kalorilerinin en az yüzde 45-65’inin karbonhidratlardan alınması gerektiği savunulmaktadır.

Karbonhidrat tüketimi sınırlandırılmış olan diyetlerde ise, genelde vücut için gerekli olan diğer bileşenlerin miktarı da düşüktür. Örneğin, tahıl içeriği az olan diyetler genelde, B vitamini ve mineraller açısından da fakirdir. Tam tahıllar, potasyum ve lif açısından zengin kaynaklardır. Yağsız veya yarım yağlı süt ve yoğurt, kalsiyum, protein ve B2 Vitamini açısından mükemmel kaynaklardır. Meyve ve sebzeler, vitamin, mineral ve lif açısından zengin kaynaklardır. Bu nedenle diyetlerin yeterli miktarda meyve ve sebze de içermesi çok önemlidir.

Açlık nasıl kontrol edilebilir?

Uzmanlar kahvaltı ve buna ek olarak en az iki öğün yemenin, açlığı kontrol etmedeki önemini vurgulamakladır, (küçük öğünler ve günde 2-3 ara öğün ile alınan kalori tüm güne yayılabilir). Bu, aynı zamanda açlık hissinin azalmasına da yardıma olur. Kimi bireyler, karbonhidrat alımı azaltıldığında, vücudun verdiği insülin tepkisinin ve aşermenin azaldığını savunurken, kimileri de, düşük glisemik indeksi, karbonhidrat içeren besinlerin tüketiminin de insülin tepkisini ve iştahı aynı şekilde azalttığını ileri sürmektedir. Bu ikisinden hangisinin doğru olduğunu söyleyebilmemiz için yapılan araştırmalar yetersizdir. Bunun yanı sıra, bireysel tepkiler oldukça değişiklik gösterebilir.

Sonuç olarak, birçok uzmanın uzlaştığı nokta şudur ki, yeterli miktarlarda sağlıklı besinler içeren öğünler tüketerek ve ara öğünlerde de sağlıklı atıştırmalar yaparak, insanların tatlı aşermelerini minimize etmesi mümkündür.

Karbonhidrat bağımlılığı konusunda aşermeyi frenlemek için öneriler:

• Az ama sık yiyin. Kan şekeri düzeyini sabit tutmak İçin, her birkaç saatte bir biraz protein içeren küçük öğünler veya atıştırmalıklar yiyin. Öğün atlama kan şekerinin düşmesine neden olur. Bu da daha sonrasında size işlenmiş karbonhidrat ve tatlı isteği olarak geri döner.

• Yediğiniz karbonhidratlar konusunda seçici olun. Etiketlerindeki içeriklerinde beyaz un, beyaz pirinç, işlenmiş şeker, yüksek miktarda tatlandırıcı içerdiği yazan besinleri ölçülü tüketin.

• Midenizde daha fazla karbonhidrata yer açmak için proteinden kesmeyin. Protein, vücuda daha uzun süreli enerji sağlar, kan şekerini dengeler ve aşermeleri belirli bir düzeyde tutmaya yardıma olur.

• Alkol, meyve suyu ve kafeinli içecek tüketiminizi sınırlandırın. Bunlar kan şekerinde ani yükselmeye, sonrasında da kan şekerinin fazla düşmesine, dolayısıyla da şiddetli enerji gereksinimine neden olur.

• Eğer tatlı tüketecekseniz, protein içeren öğün veya atıştırmalıklardan sonra olmasına ve porsiyonun küçük olmasına özen gösterin. Eğer boş mide ile tatlı yerseniz, düşük kan şekerine, dolayısıyla da daha çok tatlı isteğinin tetiklenmesine neden olursunuz.

• Alışveriş veya yolculuk esnasında aç olmamaya dikkat edin. Yanınızda fındık, fıstık, ceviz, kuru kayısı veya besin çeşitleri açısından dengelenmiş enerji barları gibi protein içerikli atıştırmalıklar taşıyın. Enerji düzeyiniz düştüğünde, bu tip enerji yükseltici yiyecekler çok uygundur.

• Yeterli miktarda uyuyun. Bedeniniz ve beyniniz iyi dinlendiğinde, genellikle karbonhidrat aşermeleri de azalır.

Karbonhidratların vücuda ve günlük hayata etkileri

Karbonhidrat tükettikten kısa süre sonra yorgun ve uykulu hissediliyorsa, sık sık tatlı yeme isteği varsa, acıkma durumu sinirlenmeye neden oluyorsa, kolayca kilo alınıyorsa, gün içinde enerji dalgalanmaları yaşanıyorsa, endişeli, yorgun veya stresli hissedildiğinde karbonhidratlı ve şekerli gıdalar tüketiliyorsa, metabolizmanın üstesinden gelebileceğinden daha fazla karbonhidrat tüketimi söz konusudur.

Gıdaların karbonhidrat değerlerine dikkat edin!

Pek çok kişi karbonhidrat içeren besinleri günlük hayatta fazlasıyla tüketmekte ve bu durum ister istemez karbonhidrat bağımlılığına neden olmaktadır. Bu durumun önüne geçmek için, gün içinde tüketilen gıdaların besin değerleri hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Düzenli tüketilen ürünlerin içinde ne gibi maddeler olduğundan ve karbonhidrat oranlarından haberdar olmak, hem sağlık açısından hem de kilo kontrolü açısından fayda sağlar.

Aşırı karbonhidrat içeren besinlere mesafe koyun

Ekmek, patates kızartması, pirinç, makarna, çikolata, cips, dondurma, pizza, kurabiye, sütlü tatlılar, muhallebiler, meyve suları, pasta, puding, baklava, reçel gibi gıdalar karbonhidrat değeri yüksek olan besinlerdir. Bu besinlerin düzenli ve aşırı tüketimi karbonhidrat bağımlılığı olgusunun üst seviyeye çıkmasını tetikler. Bu durumun önüne geçmek için bu gibi gıdalarla araya mesafe konulmalıdır.

Yüksek kaliteli karbonhidratlar tüketmeye özen gösterin

Yüksek kaliteli karbonhidratlar tüketilirken gerekli olan mineraller ve vitaminler alınarak, dinç hissedebilir. Kepek ekmeği, tam tahıllı ekmek, kepekli makarna, haşlanmış patates, bulgur, yeşil sebzeler ve kepekli gevrekler yüksek kaliteli karbonhidratlara örnektir.

Ancak düşük kaliteli karbonhidrat tüketiminde kan şekeri aniden yükselir ve bu yükseliş çok kısa sürede vücut tarafından dengelenir. Beyaz ekmek, makarna, çikolatalar, cips, dondurma, şekerli tatlılar, asitli içecekler, beyaz şeker ve meyve suları düşük kaliteli karbonhidratlara örnektir.

Çok çeşitli beslenmek gerekiyor

Dengeli bir beslenme tarzında yüksek kaliteli karbonhidrat kaynaklarının yanı sıra sebze, meyve, tahıllar ve baklagillere yer vermek, diğer bir ifadeyle çok çeşitli beslenmek önemlidir. Sadece karbonhidrat ağırlıklı beslenmek hem sağlık açısından hem de yaşam kalitesi açısından birçok dezavantajı beraberinde getirmektedir.

Kaynaklar: 

  • Tanya Zilberter. Food addiction and obesity: do macronutrients matter? Front. Neuroenergetics, 30 May 2012 | https://doi.org/10.3389/fnene.2012.00007
  • Spring, B., Schneider, K., Smith, M. et al. Abuse potential of carbohydrates for overweight carbohydrate cravers. Psychopharmacology 197, 637–647 (2008). https://doi.org/10.1007/s00213-008-1085-z
  • Peter J Rogers, Hendrik J Smit, Food Craving and Food “Addiction”: A Critical Review of the Evidence From a Biopsychosocial Perspective, Pharmacology Biochemistry and Behavior, Volume 66, Issue 1, 2000, Pages 3-14, ISSN 0091-3057, https://doi.org/10.1016/S0091-3057(00)00197-0.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

En iyi fiyat performans monitör modelleri ve fiyatları

Fiyat performans konusunda en iyi monitör modellerini değerlendirmek isteyenler, farklı kriterleri göz önünde bulundurulmalı.

monitör modelleri fiyatları

Fiyat performans konusunda en iyi ni değerlendirmek isteyenler, farklı kriterleri göz önünde bulundurulmalı.

Çoğu zaman yeni bir ürün satın alımında öncelik fiyat olsa da ekran boyutu, tepki süresi ve yenileme hızı gibi pek çok farklı kriter, monitör satın alınması sırasında dikkat edilmesi gerekenler arasında. Performansı ile sizi yani ınızı yarı yolda bırakmayacak bir arıyorsanız, fiyat aralığınızı biraz daha geniş tutabilir ve en iyi fiyat performans monitörlerine göz atabilirsiniz.

Excalibur 24.5″ E24FHD – 1.699 TL

“Excalibur Oyuncu Monitör” sloganı ile tanıtımı yapılan Excalibur monitör, 24.5 inç genişliğinde. Oyundaki tüm alanlar üzerinde hakimiyet kurmayı sağlayan monitör, 1ms tepkime hızı ve 165hz yenilenme hızıyla oyuncuların vazgeçemediği modeller arasında yer alıyor. Tüm ekran kartları ve yeni oyunlar ile uyumlu olan model üstün yenileme hızı ile birlikte FPS konusunda da ideal bir durumda. 1920 x 1080 çözüldüğünün desteklendiği monitör, daha fazla ayrıntı ve görüntü kalitesi sunmayı başarıyor. Üstelik görüş açısıyla da rakiplerine göre fark yaratan model 170/160 dereceye kadar görüş açısı desteği sunuyor. Ekranın dikkat çeken bir diğer özelliği ise yükseklik ayarının yapılabilmesi. Yatay ve dik kullanımı da destekleyen Excalibur, uygun fiyatıyla uzun yıllar boyunca kullanılabilecek kalitede.

Samsung LC24F396FHMXUF 23,5″ – 1.349 TL

Kavisli ekrana sahip olan Samsung monitör, daha geniş bir görüş alanı elde edilmesini sağlıyor. Oyunlar için derinlik elde edilmesini de kolaylaştıran monitör, böylece fiyat performans konusunda da tüm bu özellikleriyle ön plana çıkmayı başarıyor. Kullanıcıların mevcut pozisyonları göz önünde bulundurularak özel bir şekilde üretilen monitörde 1800R ekran eğrisi bulunuyor. Standart düz ekranlara göre gözleri daha az yoran bu teknoloji, üstelik arka planındaki özel teknolojisi ile daha canlı ve gerçekçi renkler sunabiliyor. 3000:1 kontrast oranı, oyun modu gibi farklı özellikler, monitörün dikkat çeken diğer özellikleri arasında bulunuyor.

ACER 23.8″ Ka242ybi – 1.024 TL

Full HD çözünürlüğe sahip olan monitörde, renkler daha gerçekçi ve parlak. Özellikle metin üzerindeki tüm detaylara hakim olmanızı sağlayacak netliğe sahip monitör 23.8 inçlik genişliğinde. 75hz yenileme hızı ile rakiplerinin biraz gerisinde olsa da bu konuda özel bir teknoloji kullanan Acer, aradaki farkı kapatmayı başarıyor. Göz yorgunluğunun önlenebilmesi adına özel koruma panellerine sahip olan üründe, uzun süreli kullanımlarda da avantajlı. Tasarım gibi farklı işlerde kullanılacak olması halinde 6 eksende ayarlanabilir ton ve renk uygunluğuna sahip olan monitör, böylece çok amaçlı kullanımlarda da ideal durumda.

ASUS VP249QGR 23.8″ 1.348 TL

Asus’u değerlendirmek isteyenler için ön plana çıkan VP249QGR, 24 inç. 144hz görüntü yenileme hızına sahip olan monitörde geniş izleme açısı bulunuyor. Oyun ya da diğer multimedya içeriklerinde etkileyici bir performansa sahi olan monitörde özel bir aydınlatma sistemi bulunuyor. Böylece karanlık bölgelerde daha net görüntüler elde edilmesine imkan sağlanırken kullanıcılar için özellikle karanlık görüntülerde işi daha kolay bir hale getiriyor.

MSI Optix G241 – 2.049 TL

Listenin son sırasında ise MSI tarafından geliştirilen Optix g241vc bulunuyor. Özel panele sahip olan ekranda, 1920 x 1080 çözünürlük destekleniyor. Oyun oynama, film izleme gibi pek çok farklı etkinlikte en iyi performansı ve verimi sunacak olan monitör, çok daha yüksek etiket fiyatlarına sahip monitörlerden çok daha yüksek özellikleri barındırıyor. 178° geniş görüntüleme açısı, göz yormayı önleyen özel blue LED teknolojileri ve çerçevesiz tasarımı ile dikkat çeken VP249QGR’de akıllı siyah renk ayarı da bulunuyor. Yüksek yenileme hızı sayesinde takılmaları, kırılmaları ortadan kaldıran monitör değerlendirilebilecek en iyi fiyat performans monitör modelleri arasında yer alıyor.

Okumaya devam et

Bilim

“Google, okurların yüzde 90,6’sını iktidar medyasına yönlendiriyor”

Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) yeni raporuna göre Google, Türkiye’de haber arayan okurların yüzde 90,6’sını iktidar medyasına yönlendiriyor.

google iktidar medyası

Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) yeni raporuna göre Google, Türkiye’de haber arayan okurların yüzde 90,6’sını iktidar medyasına yönlendiriyor.

IPI Türkiye Ulusal Komitesi Başkan Yardımcısı Emre Kızılkaya ve gazeteci Burak Ütücü’nün hazırladığı “Yeni Ana Akım Yükseliyor (Ve Desteğe İhtiyacı Var)” başlıklı raporda, Türkiye’de bağımsız yayıncıların ve iktidara yakın kuruluşların dijital medyadaki etkisi ayrıntılı olarak incelendi.

68 sayfalık rapor, Türkiye’den 16 bin 104 internet kullanıcısının yer aldığı bir panele, haber konulu aramalardan toplanan 84 bin 430 satırlık Google verisine, sosyal medya platformlarında kaydedilen milyonlarca etkileşime ve 28 medya kuruluşunda görevli gazetecilerle yapılan görüşmelere dayanıyor.

“Youtube’un algoritması da adil ve çoğulcu değil”

Türkiye’de bağımsız medyanın kapasitesine ve ihtiyaçlarına dair bugüne dek yapılmış en kapsamlı araştırmayı sunan raporun sonuçları özetle şöyle:

• “Google’ın algoritması, her gün milyonlarca okurun yaptığı en kritik aramalarda, sonuç sayfasının en üstünde çıkan ‘Başlıca Haberler’ adlı bölümde yüzde 90,6 oranında sadece üç yayıncıya yer veriyor. Bunlar; Hürriyet, Sabah ve Milliyet.

• Google’a ait YouTube’un öneri algoritması da, bağımsız medyanın haber videolarını izleyenleri iktidar medyasının kanallarına yönlendiriyor. Buna karşın iktidar medyasının izleyicileri YouTube tarafından bir ‘yankı odasında’ tutuluyor, onlara bağımsız medyanın videoları önerilmiyor.

• Google’ın öne çıkardığı, iktidar medyası tarafından üretilen haber görünümlü bazı içeriklerde dezenformasyon ve propagandanın sürdüğü saptandı.

• Google ayrıca aldatıcı içerikleri ve tık avcılığını da cezasız bırakmayı sürdürüyor. Bir medya yöneticisinin ifadesiyle Google, bu ihlalleri yapan büyük bir internet sitesi olduğunda bunu görmezden geliyor. Küçük yayıncılar ise daha önemsiz ihlallerde bile derhal cezalandırılıyor ve Google ile iletişim kuramıyorlar.”

“Bağımsız medya, yeni ana akım olma yolunda”

Rapora göre; okurların bağımsız medyaya çok daha fazla ilgi göstermesine rağmen Google algoritmaları bağımsız medyayı baskılayıp iktidar medyasına orantısız bir görünürlük ve dijital gelir avantajı sağlıyor. Raporda, Facebook’un ise “‘hilekârları ve trolleri’ öne çıkaran algoritmasıyla nitelikli gazeteciliği baskıladığı” belirtildi.

Dijital platformların Türkiye medyasında çoğulcu olmayan, olumsuz etkilerine karşın bağımsız gazeteciliğin de hızla büyüdüğü kaydedildi. Rapordaki bulgular şöyle:

• Parçalı yapısı nedeniyle bu kolayca görülemese bile bağımsız medyanın dijital erişimi, son dönemde iktidar medyasını yakaladı ve hatta yer yer geçmeye başladı.

• Bağımsız medya geçen yıl iktidar medyasına kıyasla sosyal medya platformlarında yüzde 16 daha fazla etkileşim aldı.

• Twitter’da bağımsız medya, iktidar medyasından daha geniş ve çeşitli kitlelere erişebildiği için şimdiden ‘ana akım’ kimliğine daha yakın bir manzara sergiliyor.

Hürriyet bir yılda 85 bin takipçi kaybetti

Raporda, “bağımsız medya kuruluşlarının Facebook sayfalarının geçen yıl yüzde 9,6 oranında büyüdüğü” kaydedilirken, “iktidar medyasının yüzde 0,6 küçüldüğü” belirtildi. Örneğin Hürriyet’in Facebook sayfası 1 yıldan kısa bir sürede 85 bin’i aşkın takipçi kaybetti.

Bağımsız haber markalarına erişmek için Google’da arama yapan okur sayısının da iktidar medyasının 3 katına kadar çıktığı aktarılan raporda bağımsız medya kuruluşlarının zayıf yönlerine de dikkat çekilerek nitelikli gazeteciliğin gelişimi için önerilerde bulunuldu. Buna göre bağımsız medya, gençlere ve kadınlara erişimde iktidar medyasının gerisinde.

Özellikle yenilikçi gazetecilik ürün ve teknolojilerinin geliştirilmesi için yeterli kaynaklardan yoksun olan bağımsız medyanın, dayanışma ve işbirliği içinde hareket etmesi gerektiği raporda vurgulandı. Böyle bir yaklaşımın, dijital platformlarla ve hükümetle ilişkilerinde bağımsız medyanın elini güçlendireceği ifade edildi.

Raporun tam metni ve tanıtım toplantısı

Rapor bugün TSİ 15.00’te, IPI Direktör Yardımcısı Scott Griffen’ın moderatörlüğündeki bir çevrimiçi basın toplantısında, Kızılkaya ile Ütücü tarafından Türkiye ve dünya kamuoyuna sunulacak.

Raporun tam metni için şu bağlantılar paylaşıldı:
https://freeturkeyjournalists.ipi.media/tr/ipi-turkiye-dijital-medya-raporu/

Google, Türkiye’den sadece Demirören Medya’yı fonlamaya karar vermişti

Google, dijital medya sektöründeki projeleri fonlamak ve arama motoru optimizasyonlarını iyileştirmek amacıyla başlattığı kampanyada Demirören Medya Grubu’na Şubat 2020’de fon verme kararı almıştı.

Google Haber Girişimi (Google News Initiative/GNI), ilk defa yapılan Innovation Challenges programı kapsamında medya kuruluşlarının ‘haber sektörüne yenilik getirebilecek’ projelerini fonlamak amacıyla 2018 yılının kasım ayında bir kampanya başlattı.

Kampanyanın Ortadoğu-Türkiye-Afrika ayağı için başvurular ise haziran ayında başlamıştı. 35 ülkeden 527 proje başvurusu yapıldı. Elemeler sonucunda 13 ülkeden 21 projeye toplamda 1.93 milyon dolar fon desteği verilmesi kararlaştırıldı.

Bu kapsamda Türkiye’den Demirören Medya Grubu’nun proje başvurusuna 150 bin dolarlık fon verildi.

Projede geliştirilen sistem satılabilecek

Proje kapsamında Türkçe yazılan haberlerde belirli ifade ve kavramların etiketlenmesine ilişkin sorunların çözülmesi amaçlanıyor. Bununla birlikte okurun sitede ilgilendiği ve okuduğu haberlerden yola çıkıp haberde yer alan kişi ya da kurumla ilgili okura gerçek zamanlı geri bildirim yaparak ilgisini çekebilecek diğer haberleri önerecek bir sistem geliştirilecek.

Haber metinleri kategorize edilerek bir endeksleme sistemi oluşturulacak, bu sistem de hem sitenin okurlarına yapılan geri bildirimlerde hem de arama motoru optimizasyonu için kullanılacak. Amaç ise okuyucuyu sitede daha uzun süre tutarak reklam gelirlerini yükseltmek. Ayrıca bu hizmetin, elindeki verileri düzenlemek ve bir endeksleme sistemi kurmak isteyen diğer kuruluşlara da satılabileceği belirtildi.

Açıklamada, “Bu fonlar ortaklarımızın sürdürülebilir iş modelleri geliştirerek gelir kaynaklarını çeşitlendirmesine ve/veya hedef kitle etkileşimini artırmasına olanak sağlayacak” ifadesi kullanıldı.

GNI programının toplam bütçesi 1,93 milyon ABD doları. Fonlanmaya değer bulunan her projeye 150 bin dolara kadar destek veriliyor.

Hürriyet ve Milliyet başta olmak üzere Demirören Medya şirketlerinin gazetecilik yapmadığı, bunun yerine Google arama sonuçlarını manipule ederek kendisine dijital trafik ve reklam geliri sağladığı yönünde eleştiriler de var.

Okumaya devam et

Bilim

Instagram’a, Clubhouse’da bulunan canlı oda (live rooms) özelliği eklendi

Sosyal medya devleri arasındaki rekabet büyürken Instagram, Clubhouse uygulamasında bulunan ‘canlı oda (live rooms)’ özelliğini eklediğini duyurdu. Instagram, bu yeni özelliği ile Clubhouse’daki ‘oda’ konseptini platformuna taşırken, canlı yayınlarda konuşmacı sayısını 4’e çıkardı.

instagram live rooms canlı oda

Sosyal medya devleri arasındaki rekabet büyürken Instagram, Clubhouse uygulamasında bulunan ‘canlı oda (live rooms)’ özelliğini eklediğini duyurdu. Instagram, bu yeni özelliği ile Clubhouse’daki ‘oda’ konseptini platformuna taşırken, canlı yayınlarda konuşmacı sayısını 4’e çıkardı.

Instagram, yeni bir güncelleme ile Clubhouse uygulamasında da olan ve 4 konuşmacının bulunduğu canlı yayına olanak tanıyan ‘canlı oda (live rooms)’ özelliğini ekledi. Bu özelliğin Instagram platformuna taşınması, Instagram’da etkileşimin çoğalacağı ve dörtlü grupların ortak canlı yayın yapabileceği anlamına geliyor.

Canlı odalar aynı zamanda içerik üreticiler için yeni bir gelir kapısı da yaratıyor. Bu özellik ile takipçiler, yayın esnasında sevdikleri hesaplara destek olmak için ‘rozet’ satın alabiliyor ya da ‘alışveriş’ ve ‘canlı bağış toplama’ özelliklerinden kolayca faydalanabiliyor.

Instagram tarafından yapılan açıklamada, canlı yayınlara daha fazla etkileşim özelliği ekleneceği de belirtildi.

Şirket, önümüzdeki aylarda moderatör kontrolleri ve ses özelliklerini de ekleyeceğini duyurdu. Bu açıklamadan hareketle, gelecek aylarda Clubhouse benzeri özelliklerin platformda yerini alacağı tahmin ediliyor.

Instagram, TikTok‘tan alınan video özelliği Reels ile çok fazla öne çıkamıyor. Halen bilmeyenler için Reels, “Instagram Kamera” içerisinde 15 saniyeye kadar kısa videolar oluşturmanıza ve düzenlemenize olanak tanıyor. Kullanıcılar Reels videolarına efektler ve müzik ekleyebiliyor veya kendi sesini kullanabiliyor. Bu özellik hakkında geçtiğimiz ay bir açıklama yapan şirketin CEO’su Adam Mosseri, özellikten henüz tam olarak memnun olmadığını ve bu temelde TikTok’un halen çok daha ileride olduğunu kabul etmişti.

Mosseri ayrıca “Reels, şu an henüz güçlü ve yenilikçi komedi unsurlarına ev sahipliği yapabilecek kapasitede değil” açıklamasında bulunmuştu.

İşte bunun üstüne firmadan bir adım geldi. Bu adım ile artık uygulama içerisinde TikTok’tan gelen Reels videoları öne çıkarılmayacak.

Bu konuda algoritmasını değiştiren şirket, Reels’lerin direkt olarak TikTok gelmesini istemiyor. Yeni dönemde artık sadece orijinal Reels’ler öne çıkacak ve firma bu sayede Reels’lerin platform içerisindeki kullanımını artırmaya çalışacak. Bunun nasıl sonuçlanacağını ise elbette zaman gösterecek.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com