Bizimle iletişime geçin

Kadın

Kısa Tırnaklara Hangi Renk Oje Sürülür? Kısa Tırnaklara Yakışan Oje Renkleri

Uzun tırnakların çekici bir tarzı olduğu sır değil. Kim Kardashian, Kylie Jenner ve Billie Elish gibi ünlülerden, sosyal medya fenomenlerine kadar uzun tırnaklar herkes için yaygın bir trend. Peki ama uzun tırnaklar şık göründüğü kadar kullanışlı mı? Elbette hayır! Öyleyse, trendleri bir kenara bırakarak, uygun oje seçimiyle kısa tırnaklarda harikalar yaratmanın yollarına göz atalım…

Kısa Tırnaklara Hangi Renk Oje Sürülür? Kısa Tırnaklara Yakışan Oje Renkleri

Uzun tırnakların çekici bir tarzı olduğu sır değil. Kim Kardashian, Kylie Jenner ve Billie Elish gibi ünlülerden, sosyal medya fenomenlerine kadar uzun tırnaklar herkes için yaygın bir trend. Peki ama uzun tırnaklar şık göründüğü kadar kullanışlı mı? Elbette hayır! Öyleyse, trendleri bir kenara bırakarak, uygun oje seçimiyle kısa tırnaklarda harikalar yaratmanın yollarına göz atalım…

Uzun tırnaklarla kendinizi özdeşleştirmiş bir kadınsanız, kısa tırnak fikri cazip görünmeyebilir. Nitekim, günümüzün trendi olan uzun tırnakların oldukça çekici bir havası var ve ayrıca kısa parmakların daha uzun görünmesine sağlayan bir illüzyon etkisi yaratabiliyor. Dahası, uzun tırnaklar için hem manikür hem de pedikür uygulamalarında sınırsız renk ve nail art seçeneği bulunuyor. Öte yandan, uzun tırnakların görsellik dışındaki avantajının yanı sıra dezavantajları da var. Örneğin, klavyede yazmak ve kola kutusunun halkasını açmak gibi basit işler bile zorlu bir göreve dönüşebiliyor. Üstelik, uzun tırnaklar oldukça kırılgan ve sayısız bakteriye ev sahipliği yaparak çeşitli hastalıkların riskini artırabiliyor.

Burada asıl soru şu: Kısa tırnakların avantajlarından faydalanırken aynı anda onların nasıl daha hoş görmesini sağlayabilirim? Kısa tırnaklar için en iyi oje renkleri nelerdir? Daha uzun görünmelerini sağlayan modeller veya tasarımlar var mı? Evet, birkaç renk illüzyonuyla tüm bunlara çözüm bulabilirsiniz ancak yine de kısa tırnaklarınız için istediğiniz herhangi bir oje rengini sürmekte her zaman özgür olduğunuzu unutmayın. Bu konuda kırmızı çizgilerle belirlenmiş kesin bir kural yok. Fakat, bazı renkler kısa tırnaklara daha çok yakışır ve hatta uzun görünmelerini sağlayabilir.

Kısa Tırnaklara Hangi Renk Oje Yakışır?

Tırnaklarınızın kısa olması şık olmayacağınız anlamına gelmez. İşin püf noktası, uygun renkleri ve modelleri denemektir. İşte, kısa tırnaklar için birkaç oje rengi önerisi…

Fotoğraf®: raelondonnails/Instagram

Kısa tırnaklar için koyu renklerin uygun olmadığını düşünüyor olabilirsiniz ancak karar vermeden önce birkaç farklı alternatifi deneyerek sonucu gözlemlemek iyi bir fikirdir. Nitekim, bir kıyafeti giymeden size yakışıp yakışmayacağından emin olamayacağınız gibi ojeyi sürmeden sizin için uygun olup olmadığını tam olarak kestiremezsiniz. Örneğin, koyu zümrüt yeşili oje kısa tırnaklarda harika görünür. Dikkat etmeniz gereken tek detay son kat olarak parlatıcı cila sürümektir.

Fotoğraf®: polished_yogi/Instagram

Koyu renklerin kısa tırnaklarınıza yakışmadığını düşünüyorsanız o halde mavi renk ojelere şans vermek isteyebilirsiniz. Zahmetsiz şekilde düz mavi sürebileceğiniz gibi üzerinde beyaz puantiyeler olan desenler oluşturabilirsiniz. Düz renkler üzerine küçük dokunuşlar yapmak, tırnak tasarımınızı daha eğlenceli hale getirebilir.

Fotoğraf®: raelondonnails/Instagram

Beyaz french manikürün en çok uzun ve küt kesilmiş tırnaklara yakıştığını hepimiz biliyoruz ancak yine de kısa tırnaklar için uygun seçenekleriniz var. Pembe french, kısa tırnaklar için biçilmiş kaftan. Yalnızca pembe şeritleri çekerken düz bir çizgi halinde ilerlediğinizden emin olun.

Fotoğraf®: betina_goldstein/Instagram

Modası geçmeyen kıyafetler listesinde leopar desenliler uzun yıllardır yerini koruyor. Aynı şey kısa tırnaklar için de geçerli. Altın oje rengiyle oluşturulmuş bir desen, tırnaklarınız üzerinde kusursuz bir görünüm oluşturabilir. Yalnızca biraz el becerisi ve yaratıcı düşünmeye ihtiyacınız olacak.

Fotoğraf®: oliveandjune/Instagram

Kısa tırnaklarınızın daha uzun görünmesini istiyorsanız en iyi seçenek pastel tonlarındaki oje renkleridir. Ayrıca, tek bir renge bağlı kalmak zorunda değilsiniz. Favori pastel ojelerinizi bir arada kullanabilirsiniz. Pastel renklerden oluşan gökkuşağının parmaklarınızda oluşturduğu naif görüntüye inanamayacaksınız.

Fotoğraf®: betina_goldstein/Instagram

Tırnak üzerine şekil yapmak ve zıt renkleri bir arada kullanmak size göre değilse, ana rengin farklı tonlarını aynı anda kullanabilirsiniz. Kısa tırnaklar için uygun bir seçenek olan pembeyi deneyin. Tarzınıza biraz canlılık katmak için her tırnağınıza farklı bir pembe tonu sürün.

Fotoğraf®: belletag.com

Lacivert, koyu mavi veya gece mavisi! Mavinin koyu olan tüm tonları kısa tırnaklar üzerinde estetik durur. Dilerseniz, üzerinde küçük oynamalar yaparak yıldız desenlerine veya ince çizgilere yer verebilirsiniz ancak desenlerin altın, gümüş veya beyaz gibi parlayan açık tonlarda olması gerektiğini unutmayın.

Fotoğraf®: fleuryrosenails – betina_goldstein /Instagram

Kısa tırnaklar üzerinde oynamak, uzun tırnaklardan daha kolaydır çünkü uzun tırnakların kadınsı havası baskındır. Örneğin, bir Mickey Mouse desenini uzun tırnaklar üzerine uyguladığınızda zıtlık oluşturarak göze batar ancak kısa tırnaklara sevimli ve eğlenceli bir hava katar. Benzer şekilde, diğer Disney karakterleri, gülen yüz ifadeleri ve hayal gücünüzü zorlayan istediğiniz tüm figürleri kısa tırnaklara uygulayabilirsiniz.

Fotoğraf®: betina_goldstein/Instagram

Tırnaklarınız kısa veya uzun olsun, herkesin seçmesi gereken renk tonları farklıdır. Örneğin, kısa tırnakları olan bir arkadaşınıza siyah oje yakışırken, sizin parmaklarınızda hoş durmayabilir. Ancak yine de öncelik vererek denemeniz gereken birincil oje renkleri, pastel tonları, lacivert, mavi, bordo ve pembedir. Bu renkleri denemenize rağmen yakışmadığını düşünüyorsanız herhangi bir kurala bağlı kalmak zorunda hissetmeyin ve istediğiniz rengi kullanın.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Alın Kırışıklığı Neden Olur? Alındaki Kırışıklara Ne İyi Gelir?

Alın kırışıklıkları, genellikle 30’lu, 40’lı veya 50’li yaşlara girerken ortaya çıkan yaşlanmanın can sıkıcı bir yan etkisidir. Bununla birlikte, alın kırışıklığı konusunda tek suçlunun yaşlılık olmadığını bilmek önemlidir. Nitekim, güneşin UV ışınları, sigara bağımlılığı, stresli bir yaşam sürdürmek ve genetik faktörler gibi bir dizi etken alnınızdaki istenmeyen çizgilere zemin hazırlayabilir.

Alın Kırışıklığı Neden Olur? Alındaki Kırışıklara Ne İyi Gelir?

Alın kırışıklıkları, genellikle 30’lu, 40’lı veya 50’li yaşlara girerken ortaya çıkan yaşlanmanın can sıkıcı bir yan etkisidir. Bununla birlikte, alın kırışıklığı konusunda tek suçlunun yaşlılık olmadığını bilmek önemlidir. Nitekim, güneşin UV ışınları, sigara bağımlılığı, stresli bir yaşam sürdürmek ve genetik faktörler gibi bir dizi etken alnınızdaki istenmeyen çizgilere zemin hazırlayabilir.

Cildinizdeki kırışıklıklar için her geçen gün daha fazla endişelenmeye başladıysanız bir dermatologdan randevu almanız en iyisidir. Ancak ilk iş olarak, alındaki kırışıklara neden olan etkenleri, onlardan gerçekten kurutulup kurtulamayacağınızı, iyi gelen ev çözümlerini, daha az görünmesini sağlama yollarını ve tedavi yöntemlerini bilmek isteyebilirsiniz. İşte, alın kırışıklığı konusunda aklınızdaki soru işaretlerini giderebilecek kapsamlı bir rehber…

Alın Kırışıklığı Hakkında Birkaç Hızlı Temel Bilgi

  • Alnınızda veya vücudunuzun herhangi bir yerinde olan kırışıklıklar normalde cildinizdeki yaşlanmanın bir sonucudur. Bununla birlikte, çevresel ve davranışsal faktörler de kırışıklıkların gelişimini hızlandırabilir.
  • Alın kırışıklıklarına neden olabilecek alışkanlıklardan en yaygını sigara içmek ve yeterli güneş koruması olmadan güneşte çok fazla zaman geçirmektir.
  • Tretinoin gibi topikal kremler, dermal dolgu maddeleri ve botoks gibi kozmetik çareler de dahil olmak üzere çeşitli tedaviler kırışıklıkları gidermeye yardımcı olabilir.
  • Henüz alın kırışıklığınız yoksa veya belirsiz bir şekilde hafif kırışıklığınız varsa, yaşam tarzınızda ve alışkanlıklarınızda birkaç değişiklik yapmak cildinizin gelecekte erken yaşlanmasını önleyebilir.

Alındaki Kırışıklıklar Neden Olur?

Alın, yüz, eller veya boyunda (aslında tüm ciltte) oluşan kırışıklıkların ilk sebebi ilerleyen yaştır. Bunun nedeni, yaş ilerledikçe doğal olarak kolajen ve elastin üretiminin azalıyor olmasıdır. Yaşlanma faktörüne ek olarak, diğer birkaç etken sürecin hızlı gelişmesine katkıda bulunabilir.

Yaşlanma: Öncelikle alın kırışıklığına neden olan en yaygın ana etkenden başlayalım; yaşlılık! Ne yazık ki, yaşlanma hayatın bir parçası ve bu önleyebilecek bir çözüm yok. Yaş ilerledikçe alın dahil tüm ciltte, gözle görülür çizgiler ortaya çıkar. Aslında bunun bilimsel bir açıklaması var. İlerleyen yaşla birlikte, önemli birer yapısal protein olan kolajen ve elastin üretimi azalır. Bu olduğunda, cilt daha az elastik hale gelir, kırışıklar veya ince çizgiler ortaya çıkar. Uzmanlar, her geçen yıl vücuttaki kolajen miktarının yaklaşık % 1 azaldığını söylüyor.

Güneşin UV ışınları: Güneşe çıkarak D vitamini almak (Yalnızca 10 ila 15 dakika güneşte kalmak D vitamini için yeterlidir) her ne kadar gerekli olsa da uzun süreli ve özellikle korumasız şekilde bu eylemi gerçekleştirmek cilt kırışıklıklarına neden olabilir. Dahası, cilt kanseri gibi ciddi hastalıkları geliştirme riskinizi artırır. Bu nedenle, özellikle güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde dışarıda fazla zaman geçirmemek ve yüksek faktörlü güneş kremlerini kullanmak önemlidir.

Sigara içmek: Eğer sigara tiryakisi biriyseniz, hemen bırakmanız için işte bir neden daha! Sigara, nargile ve diğer tütün ürünlerinin tamamı, bilinen onlarca ölümcül zararlarınaa ek olarak, cilt kırışıklığına yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. (Kaynak) Sigara dumanındaki kimyasallar kolajen üretimini önemli ölçüde azaltarak erken yaşlanma ve cilt kırışıklığına neden olur.

Genetik faktörler: Görünüşünüzün diğer yönleri gibi alın kırışıklığı konusunda da genetik faktörler etkilidir. Aile geçmişinizde genç yaşta alın kırışıklığı olan birileri varsa erken yaşlarda alın çizgileri geliştirme riskiniz daha yüksektir.

Alın kırışıklıklarına neden olabilecek diğer etkenler, alkol kullanmak, sağlıklı beslenmemek, stresli bir yaşam sürdürmek ve kötü bir uyku düzenidir.

Alın Kırışıklığı Nasıl Giderilir?

Yaygın bilinenin aksine, alın kırışıklıkları belirli bir yaşta ortaya çıkmaz. Aslında, alnınızdaki kırşıklıklar ince çizgi şeklinde çoktan oluşmaya başladı ancak siz bunları çok belirgin olana kadar fark etmediniz bile! Yine de geç kalmış sayılmazsınız. Alındaki kırışıkları giderebilecek tıbbi tedaviler ve görünümünü azaltabilecek çeşitli yaşam tarzı değişiklikleri var.

Botulinum toksini tip A (Botox): Botox, Clostridium botulinum bakterisinden üretilen bir ilaçtır. Sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engellemek suretiyle beyinden kaslara sinir sinyallerini bloke ederek çalışır. Enjekte edildiği kasları geçici olarak felç eder ve böylelikle kasılamazlar. Başka bir ifadeyle, kaşlarınızı çattığınızda alnınız artık kırışmayacaktır.

Botoks enjeksiyonları 20 yılı aşkın bir süredir yüzdeki kırışıklıkları ve diğer yaşlanma belirtilerini tedavi etmek için kullanılıyor. Fiyatları farklılık gösterebiliyor ve ortalama olarak 6 ay civarında etkinlik süresi olduğu biliniyor.

Dermal dolgu maddeleri: Alın veya diğer bölgelerdeki kırışıklıklar için düşünebileceğiniz başka bir yöntem dolgu tedavisidir. Genellikle hyaluronik asit, polimetil metakrilat ve diğer maddeleri kullanan dermal dolgu tedavisi, çizgiler ve kırışıklıklar dahil yüzdeki yaşlanma belirtilerini gidermeye yardımcı olabilir.

Kırışıklık için dolgu tedavisinin önemli dezavantajlarından biri botoks gibi etkisinin geçici olmasıdır. Uygulanan dolgu maddesine bağlı olarak, genellikle birkaç ay ila birkaç yıl süren sonuçlar almanız muhtemeldir. İlerleyen süreçte, elde ettiğiniz görünümü korumak için daha fazla dolgu enjekte ettirmeniz gerekebilir.

Kimyasal peeling: Prosedür, cildin kontrollü bir şekilde soyulması ve uyarılması işlemidir. Kırışıklık ve diğer yaşlanma belirtilerinin yanı sıra su çiçeği izi gibi çukur izlerinin giderilmesinde de uygulanmaktadır. İşlem esnasında yüksek potens asit cilde yayılır, dış tabakayı giderir ve cildin görünümünü iyileştirir.

Dermabrazyon ve fotodinamik: Özel bir cihaz kullanılarak cildin üst tabakasını soyma işlemi olan dermabrazyon ve cildi gençleştirmek için lazer veya ışık kaynaklarının kullanıldığı fotodinamik (PDT), alın kırışıklığı için dermatologunuzla konuşabileceğiniz iki farklı çözüm yoludur. Öte yandan, alın kırışıklığınız derin çizgiler şeklindeyse veya şiddeti çok fazlaysa bu yöntemler istediğiniz tam sonucu vermeyebilir.

Alın germe ameliyatı: Alın germe estetiği, kırışıklıkları, sarkmaları veya cilt yaşlanmasının diğer belirtilerini ortadan kaldırmak için yapılan cerrahi bir işlemdir. Genellikle plastik cerrah tarafından yapılır. Etkili bir çözüm yolu olmasına rağmen uzun bir iyileşme süreci olabileceği unutulmamalıdır. Eğer bu yöntemle ilgileniyorsanız, operasyon ve sonrası hakkında kafanıza takılan tüm detayları doktorunuza sormaktan çekinmeyin.

Alnımdaki Kırışıklıkların Görünümünü Azaltmak İçin Neler Yapabilirim?

Alın kırışıklığını tamamiyle gidermek için bazı tıbbi yöntemler olsa da bunlar ciddi maliyeti olan işlemlerdir. Yukarıda sayılan bu seçenekler sizin için cazip bir fikir değilse, bazı yaşam tarzı değişiklikleri veya kremlerle alın çizgilerinizin görünümünü azaltabilirsiniz. İşte, kırışıklığı önlemek ve azaltmak için birkaç öneri.

Retinol içeren kremleri kullanmayı deneyin: Tretinoin (Tretin) gibi retinol içeren kremler kırışıklıkları daha az görünür hale getirmek için harika çalışır. Dahası, mevcut kırışıklıkların daha belirgin hale gelmesini önlemede de etkili olabilirler. A vitaminin hafif bir yan formülü olan retinol, kolajen üretimini destekleyerek cilt görünümünü iyileştirir.

Yeterince ve kaliteli uyuyun: Az ve kalitesiz uyumak yüzdeki yaşlanma belirtileriyle el ele gider. Araştırmalar, uykudan mahrum kalan kişilerin, normal uyuyanlara göre kırışıklıklar, ince çizgiler ve diğer yaşlanma belirtilerine sahip olma olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ayrıca, mümkün olduğunca stresten uzak durun. Ek olarak, C vitamini ve linolenik asit (bir omega-3 yağ asidi) alımının cilt için hayli önemli olduğunu unutmayın.

Yüz kaslarınızı aşırı kullanmamaya çalışın: Alnınızdaki kaslar gibi belirli yüz kaslarını aşırı kullanmanız, mevcut kırışıklıkları derinleştirebilir ve zamanla yeni, kalıcı kırışıklıkların oluşmasına neden olabilir. Özellikle, frontalis ismiyle bilinen alın kaslarınızı kullanarak kaşlarınızı kaldırmayı içeren ifadelerden kaçının. Güneşli günlerde, gözlerinizi kısmamak için güneş gözlüğü taktığınızdan emin olun.

Yukarıda sayılanlara ek olarak, nemlendirici kremlerle cildinizi nemli tutmayı, bol su içmeyi, sağlıklı beslenmeyi ve alkol-sigara gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmayı ihmal etmeyin. Alın çizgilerinizi geçici olarak gizlemek istiyorsanız fondöten gibi kapatıcı makyaj malzemelerini kullanmayı deneyin.

Okumaya devam et

Kadın

Adet Döneminde Siyah Kan Gelmesi Neden Olur?

Regl dönemindeki kanın koyu kahverengi veya siyah olması çoğu zaman endişe sebebi değildir ancak nadiren de olsa birkaç tıbbi durum nedeniyle menstrüasyon kanının rengi siyaha dönebilir. Adet döneminizde siyah renkte kan geldiğini fark ettiyseniz, kafanızdaki soru işaretlerini gidermek için okumaya devam edin…

Adet Döneminde Siyah Kan Gelmesi Neden Olur?

Regl dönemindeki kanın koyu kahverengi veya siyah olması çoğu zaman endişe sebebi değildir ancak nadiren de olsa birkaç tıbbi durum nedeniyle menstrüasyon kanının rengi siyaha dönebilir. Adet döneminizde siyah renkte kan geldiğini fark ettiyseniz, kafanızdaki soru işaretlerini gidermek için okumaya devam edin…

Adet olmak, hamilelik yokluğunda vücudunuzun uterus astarını temizleme yöntemidir. Genellikle 3 ila 7 gün arasında sürer ve zaman aralığı 3 ila 6 hafta arasında değişebilir. Ek olarak, dönem boyunca kanın renginin her zaman parlak kırmızı olması beklenmez. Örneğin, regl döneminin başlangıcında ve özellikle sonunda siyah kan gelmesi yaygın bir durumdur. Bunun nedeni, adet kanının uterustan atılma süresinin gecikmesiyle birlikte, oksitlenmesi ve doğal olarak renginin koyu kahverengi veya siyaha dönmesidir.

Yani, pedinize baktığınızda koyu kahverengi veya siyah kan gördüyseniz, bu sadece kanın daha eski olduğunun ve vücutta biraz daha uzun süredir beklediğinin bir işaretidir. Adet döneminin ilk ve son günlerinde siyah kan gelmesi herhangi bir sorun olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle panik yapmanıza gerek yoktur.

Menstrüasyon kanının bazen koyu kahverengi veya siyahımsı olması çoğunlukla normal kabul edilir ancak bu konuda bilmeniz gereken birkaç detay daha var. Nitekim, birkaç tıbbi durum adet döneminde siyah kan gelmesine neden olabilir…

Adet Döneminde Siyah Kan Gelmesinin Nedenleri

Bekleyen eski kan: Döneminizin ilk gününde ve özellikle son günlerinde adet kanamasının akış hızı yavaştır. Bu, adet kanının dışarı atılması için içeride daha uzun süre beklediği anlamına gelir. Adet kanama hızınız ne kadar yavaşsa ve dolayısıyla kan ne kadar eskiyse rengi o kadar koyulaşacaktır. Bunun nedeni, regl kanının oksitlenerek koyu renge bürünmesidir. Parlak kırmızıdan koyu kahverengiye dönüşen kan, son aşamada siyahımsı bir hale gelebilir. Güzel haber, periyodun ilk ve son günlerinde gelen siyah kan veya siyah pıhtı herhangi bir sorunun işaretçisi değildir, tedavisine gerek yoktur ve bu bağlamda endişe etmeniz gerekmez.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar: Bel soğukluğu veya klamidya gibi bakterilerin neden olduğu cinsel yolla bulaşan hastalıklar, adet kanının daha hızlı bozulmasına ve renginin koyulaşmasına neden olur. Ancak, böyle bir hastalığınız varsa, siyah adet kanı dışında bir dizi başka belirtiyi gözlemlemeniz muhtemeldir. Bunlardan bazıları, dönemler arasında lekelenme, vajinal kaşıntı, cinsel birliktelikte ağrı veya kanama, ağrılı idrar yapma, kötü kokulu akıntı ve yüksek ateştir. Cinsel yolla bulaşan bir hastalıktan muzdaripseniz uzman bir doktora başvurmanız gerektiğini unutmayın.

Lohusalık kanaması: Doğum sonrasında küçülmeye ve normal boyutlarına ulaşmaya çalışan rahminizin kanaması normaldir. İlk kanamanız küçük pıhtılar eşliğinde kırmızı ya da pembe renkli olabilir. Birkaç günün ardından kanın rengi giderek koyulaşmaya başlayabilir ve hatta siyahımsı renge bürünebilir. Bu durumdaki çoğu kadının kafasını karıştıran siyah kan aslında beklenen bir durumdur.

İmplantasyon (yerleşme) kanaması: Halk arasında ”üstüne görme” olarak da adlandırılan implantasyon, hamilelikte embriyonun rahim içerisine yerleşmesi esnasında meydana gelen hafif kanamadır. Genellikle kanın rengi pembemsi, kahverengimsi veya koyu kırmızımsıdır ancak kanın vajinadan çıkması biraz uzun sürerse rengi siyaha dönüşebilir.

Ancak bu kanama, hamileliğin ileri bir döneminde ortaya çıkarsa veya karın ağrısı, baş dönmesi veya aşırı yorgunluk gibi diğer semptomlar eşlik ederse, dış gebelik veya düşüğe işaret edebilir. Bu durumda zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gitmek önemlidir.

Duygu durum değişiklikleri: Son günlerde duygusal durumunuzda aşırı stres veya depresyon gibi bazı değişiklikler olduysa uterus astarınızdaki hücrelerin soyulmasını gecikmiş ve bu bağlamda kan oksidasyonunu kolaylaştırarak adet kanınızı daha koyu hale getirmiş olabilir.

Kanamayı nispeten engelleyebilecek tıkanıklık: Vajinanıza herhangi bir cisim sıkıştıysa siyah adet kanı geldiğini görebilirsiniz. Nadiren görülen bu durum, unutarak ikinci bir tampon yerleştirilmesi, prezervatifin kaçması veya doğum kontrol ekipmanlarının tıkaması gibi az rastlanabilecek senaryolar nedeniyle olabilir.

Hormonal değişiklikler ve perimenopoz: Menopozun bir önceki evresi olan perimenopoz ve hatta tiroid sorunları nedeniyle oluşan hormonal değişiklikler adet renginin koyulaşmasına ve az miktarlarda gelmesine neden olabilir. Perimenopoz genellikle 40’lı yaşlarda başlar ve 10 yıl kadar sürebilir. Bu dönemde, bazı kadınlar yoğun adet kanaması deneyimlerken, daha yaygın olarak kanamanın şiddeti azalır ve buna bağlı olarak kanın rengi koyulaşabilir.

Adet kanının tutulması (hematokolpos): Adet döneminde siyah kan gelmesinin nadir nedenlerinden biri, kızlık zarı veya vajinal septum nedeniyle adet kanının tutulmasıyla oluşan hematokolpos ismindeki patolojik durumdur. Tıkanma nedeniyle adet kanı tam olarak dışarı atılamaz ve sonuç olarak, bekleyen kanın rengi siyaha dönebilir. Ayrıca, nadiren de olsa siyah adet kanının rahim ağzı kanserinin belirtilerinden biri olabileceğini bilmek önemlidir.

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Adet kanamasındaki değişiklikler çoğu zaman normaldir ve herhangi bir soruna işaret etmez. Ancak, aşağıdakiler gibi başka belirtiler ortaya çıkarsa bir jinekologdan randevu almayı ihmal etmeyin.

  • Adet dönemim 7 günden fazla sürüyor
  • 3 aydan fazla süredir adet olmuyorum
  • Dönemler arasında kanamam oluyor
  • Vajinal bölgemde ağrı var
  • 38,5ºC’nin üzerinde ateşim var
  • Baş dönmesi yaşıyorum
  • Cildimde soluk veya solgun bir görünüm oluştu

Ek olarak, özellikle hamileliğin ileri dönemlerinde pıhtılarla birlikte veya yoğun miktarlarda koyu renkli kanamanız oluyorsa doktora gitmeniz gerektiğini unutmayın.

Siyah gelen adet kanı bir kadının periyodun ilk ve son günlerinde normaldir. Nadir durumlarda daha büyük bir sorunun belirtisi olabilir. Yukarıda belirtilen koşullardan herhangi birine sahip olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, bir sağlık kuruluşundan randevu alın. Herhangi bir tıbbi durum nedeniyle gelen siyah adet kanının tedavisi öncelikle buna neyin sebep olduğuna bağlıdır.

Okumaya devam et

Kadın

Koltuk Altı Kılları Nasıl Alınır? Koltuk Altı Tüylerini Alma ve Azaltma Yolları

Sıcak yaz ayları için kolsuz elbiseler veya havadar üst giysisiler biçilmiş kaftan olabilir ancak uzayan koltuk altı kıllarınız aklınıza geldiğinde farklı bir gardırop seçimi yapmak zorunda kalabilirsiniz. Dahası, koltuk altındaki kıllar fazladan ter dökmenize ve rahatsız edici bir kokuya neden olabilir. Güzel haber, tüm bu olumsuz senaryolardan kurtulmanızı sağlayabilecek birkaç kolay ev çözümü var.

Koltuk Altı Kılları Nasıl Alınır? Koltuk Altı Tüylerini Alma ve Azaltma Yolları

Sıcak yaz ayları için kolsuz elbiseler veya havadar üst giysisiler biçilmiş kaftan olabilir ancak uzayan koltuk altı kıllarınız aklınıza geldiğinde farklı bir gardırop seçimi yapmak zorunda kalabilirsiniz. Dahası, koltuk altındaki kıllar fazladan ter dökmenize ve rahatsız edici bir kokuya neden olabilir. Güzel haber, tüm bu olumsuz senaryolardan kurtulmanızı sağlayabilecek birkaç kolay ev çözümü var.

Vücut kılları söz konusu olduğunda dünya genelindeki çoğu toplumun ortak noktalarından biri, hem erkek hem de kadınlardaki uzayan koltuk altı kıllarının itici bulunmasıdır. Bununla birlikte, her birey kendisi için uygun olan tüy alma yöntemini uygular. Ancak, koltuk altı kıllarını almanın alışkın olduğunuzdan daha iyi bir yolu olabilir. Yönteminizi değiştirmeniz, potansiyel olarak zamandan ve enerjiden tasarruf etmenizi sağlarken, batık kıllar, jilet tahrişi, kaşıntı ve kızarıklık gibi sorunlarınızı ortadan kaldırabilir.

Öte yandan, istenmeyen tüyleri almak konusunda her yöntemin kendine özgü avantajı ve dezavantajı olduğunu bilmelisiniz. Yani, ne yazık ki handikapı olmayan hiçbir tüy alma yöntemi yok. Ancak yine de size en uygun olan seçeneği bulmak için farklı alternatiflere ve tüyleri azaltmak için deneyebileceğiniz ev çözümlerine göz atmak isteyebilirsiniz. İşte, koltuk altı tüylerinin alınması ve azaltılması konusunda detaylı bir rehber…

Koltuk Altı Kıllarını Alma Yöntemleri

Koltuk altı, cildin diğer bölgelerine göre daha hassas olduğu için kılların temizliği esnasında veya sonrasında geçici de olsa bazı sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu nedenle, size uygun yöntemi tercih etmeniz ve birkaç püf noktasına dikkat etmeniz önemlidir.

Jiletle tıraş etmek: Öncelikle hem erkek hem de kadınların en sık kullandığı geleneksel yöntemle başlayalım; tıraş bıçağı! Kılların çabuk uzaması sizin için sorun değilse ve acısız, pratik bir yöntem arıyorsanız en ideal seçenek koltuk altı tüylerini jiletle tıraş etmektir.

  • Duş esnasında koltuk altı bölgenizi köpürtmek için bir vücut yıkama ürünü kullanın.
  • Tıraş bıçağınızın kör olmadığından emin olun.
  • Kolunuzu kaldırarak koltuk altı bölgesini tüylerin çıktığı yönde tıraş edin. Çok hassas bir cildiniz yoksa, pürüzsüz bir tıraş için jileti tüylerin çıkış yönünün tersine doğru sürebilirsiniz.
  • Tahrişe neden olabileceğinden, tıraş bıçağını aynı noktaya defalarca sürmeyin.
  • Su ile durulayın, kurulayın ve cildi yatıştırmak için nemlendirici uygulayın.

Artı ve eksileri: Tamamiyle acısızdır ve tüyleri almanın hızlı bir yoludur. En çok birkaç gün içinde kıllar yeniden uzar, kaşıntıya, batık kıllara ve koltuk altı derisinin kararmasına neden olabilir.

Ağdayla almak: Koltuk altı kıllarından kurtulmak için yaygın kullanılan bir diğer yöntem ağdadır. Hem güzellik salonlarında hem de ev ortamının mahremiyetinde kolayca yapılabilir. Tercihe göre geleneksel çam sakızı ağdaları veya yeni nesil ağda bantlarını kullanmak mümkündür.

  • Cildinizi yumuşatmak için koltuk altı bölgesini ılık su ve yumuşak sabunla yıkayın.
  • Nemi silin ve pudra uygulayın.
  • Ağdanızı ısıtarak hazır hale getirin.
  • Kolunuzu kaldırıp cildinizi gerin.
  • Tahta spatula ile ağdayı tüylerin çıkış yönüne doğru yayın.
  • Ağda bezini üzerine sıkıca bastırın.
  • Tek bir hızlı hamleyle ağda bezini tüylerin çıkış yönünün tersine doğru çekin.
  • Ağda temizleme yağı ile cildinizdeki yapışkanlığı silin.
  • Hazır ağda bantları için paket üzerindeki talimatları uygulayın.

Artı ve eksileri: Kılları kökünden aldığı için daha geç çıkar, cilde pürüzsüz bir doku verir ve uzun vadede tüylerin miktarını azaltabilir. Oldukça acı vericidir, kızarıklığa ve batığa neden olabilir.

Tüy dökücü krem kullanmak: Koltuk altı kılları dahil istenmeyen tüylerden kurtulmanın yollarından biri de tüy dökücü krem veya spreylerdir. Kılların keratin olarak bilinen lifli proteinlerini parçalayan tiyoglikolik asit ve potasyum hidroksit gibi aktif kimyasallar içeren bu ürünler hızlı olduğu kadar etkili sonuç vermesiyle bilinir.

  • Su ve sabun ile koltuk altı bölgenizi yıkayıp kurulayın.
  • Kremi uygulayın ve paket üzerinde belirtilen süre boyunca bekletin.
  • Nemli bir bez veya spatula kullanarak kremi temizleyin.
  • Yıkayıp kuruladıktan sonra cildinizi nemlendirmek için losyon uygulayın.

Artı ve eksileri: Acısızdır ve birkaç dakika içinde sonuç verir. Kıllar çabuk çıkar, cildi koyulaştırabilir ve bazı kişilerde alerjik reaksiyona yol açabilir.

Epilatör aleti kullanmak: Eğer bir epilatör aletiniz varsa koltuk altı tüylerinizden kurtulmak iyi bir ekipmana sahipsiniz demektir. Epilatör kullanmak biraz can yaksa da tatmin edici pürüzsüz sonuçları için uygulamaya değer bir yöntemdir.

  • Cildinizi yumuşatmak için ılık su ile banyo yapın. Bu, kılların alınmasını daha az ağrılı ve daha kolay hale getirir.
  • Cihazın ayarlarını en düşük seviyeye ayarlayın.
  • Kolunuzu kaldırıp cildinizi gerdirin ve epilatörü 45 derecelik (bacak için 90) bir açıyla tutun.
  • İşlem esnasında epilatörü kılların çıkış yönünün tersine doğru hareket ettirin.
  • Nemlendirici krem sürerek cildinizi yumuşatın.

Artı ve eksileri: Ağda yönteminde olduğu gibi kıllar daha geç uzar, verimli ve hızlıdır. Can yakıcı olmasının yanı sıra batık kıllara neden olabilir.

Lazer epilasyon: Yukarıda sayılan yöntemler her ne kadar düşük maliyetli ve pratik olsa da koltuk altı kıllarından tamamiyle kurtulmak için kesin çözüm değildir. Koltuk altı kıllarınıza sonsuza kadar elveda demek için lazer epilasyon yöntemini düşünebilirsiniz. Bu yöntem aslında yüksek ısılı lazerlerle foliküllere zarar verme işlemidir. Koyu kıllara ve açık tene sahip olan kişilerde en iyi sonucu verir.

Lazer epilasyona alternatif bir diğer kalıcı çözüm elektrolizdir (iğneli epilasyon). Prosedürün tamamlanması için en az birkaç seans gidilmesi gerekir ve göreceli olarak acılı ve pahalı bir işlemdir.

Artı ve eksileri: Lazer epilasyonun tamamlanmasının ardından istenmeyen tüylerinizden en az % 85 oranında kurtulmuş olursunuz ve nispeten ağrısızdır. Öte yandan, lazer epilasyon pahalı bir seçenektir. Ayrıca, kıl kalınlığı ve yoğunluğuna bağlı olarak 4 ila 8 seans gitmeniz gerekebilir.

Koltuk Altı Kıllarımı Azaltmak İçin Ne Yapabilirim?

Koltuk altı tüylerinizin yoğunluğundan şikayetçiyseniz, kılları inceltmek ve yoğunluğunu azaltmak için aşağıdaki doğal ev çözümlerini denemek isteyebilirsiniz. Ancak, belirtilen tariflerin bir epilasyon yöntemi olmadığını ve hemen sonuç vermeyebileceğini unutmayın.

Bal ve Limon: 1 tatlı kaşığı tazı sıkılmış limon suyunu 2 yemek kaşığı süzme bal ile karıştırın. Koltuk altı bölgenize sürüp 15 ila 20 dakika bekletin. Haftada 2 – 3 kez uygulayabileceğiniz bu tarif, düzenli kullanım ile tüylerin incelmesini ve yoğunluğunu azaltabilir.

Bal ve Toz Şeker: Benzer bir tarif de bal yerine toz şeker kullanmaktır. Yarım limonun suyunu 1 bardak şeker ile karıştırın. Limon suyu şekeri eritecek miktarda değilse biraz su ilave edin. Son aşamada şeker eriyene kadar kısık ateşte karıştırın. Soğuduğunda koltuk altınıza sürün ve ağda yapar gibi tüyleri çekerek alın.

Zerdeçal ve Süt: Koltuk altı kıllarından doğal yollarla kurtulmak için 4 yemek kaşığı toz zerdeçalı 3 – 4 yemek kaşığı gül suyu veya süt ile karıştırıp koltuk altınıza sürün. Yarım saat bekletip yıkayın. Tercihinize göre haftada birkaç kez bu macunu uygulayabilirsiniz. En iyi sonuç için karışımı gece yatmadan önce uygulayıp sabaha kadar bekletin.

Mısır Nişastası, Şeker ve Yumurta Akı: Sarısını ayırdığınız bir yumurtanın beyazını, yarım yemek kaşığı mısır nişastası ve  1 yemek kaşığı toz şeker ile karıştırın. Kılların uzama yönüne doğru sürün. Macun kuruduktan sonra tüylerin çıkış yönünün tersine doğru soyun. Haftada 1 veya 2 kez tarifi uygulayın.

İlaç Kullanarak Koltuk Altı Kıllarımdan Kurtulabilir miyim?

Kılların uzamasını uyaran enzimlerin üretimini engelleyerek çalışan ve reçeteyle satılan eflornitin (Vaniqa) gibi kremler var. Ancak, bu kremler sıradan koltuk altı kılları gibi olağan durumlarda değil, daha çok hirsutizm olarak bilinen aşırı kıllanma rahatsızlığında kullanılıyor. Ayrıca, yanma ve kızarıklık gibi yan etkileri olduğu biliniyor. Bu nedenle, doktor tavsiyesi olmadan koltuk altı dahil istenmeyen tüylerinizden kurtulmak için reçeteli bir ilacı kullanmayın.

Diğer yandan, reçetesiz olarak satılan tüy azaltıcı krem, serum veya yağları kullanmayı düşünebilirsiniz. Bu ürünlerin işe yararlılığı her ne kadar tartışmaya açık olsa da istenmeyen tüyleriniz sizin için büyük bir sorunsa, sonuçları görmek için kullanımına bir şans vermek iyi bir fikir olabilir.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com