Bizimle iletişime geçin

Kadın

Koltuk Altı Kılları Nasıl Alınır? Koltuk Altı Tüylerini Alma ve Azaltma Yolları

Sıcak yaz ayları için kolsuz elbiseler veya havadar üst giysisiler biçilmiş kaftan olabilir ancak uzayan koltuk altı kıllarınız aklınıza geldiğinde farklı bir gardırop seçimi yapmak zorunda kalabilirsiniz. Dahası, koltuk altındaki kıllar fazladan ter dökmenize ve rahatsız edici bir kokuya neden olabilir. Güzel haber, tüm bu olumsuz senaryolardan kurtulmanızı sağlayabilecek birkaç kolay ev çözümü var.

Koltuk Altı Kılları Nasıl Alınır? Koltuk Altı Tüylerini Alma ve Azaltma Yolları

Sıcak yaz ayları için kolsuz elbiseler veya havadar üst giysisiler biçilmiş kaftan olabilir ancak uzayan koltuk altı kıllarınız aklınıza geldiğinde farklı bir gardırop seçimi yapmak zorunda kalabilirsiniz. Dahası, koltuk altındaki kıllar fazladan ter dökmenize ve rahatsız edici bir kokuya neden olabilir. Güzel haber, tüm bu olumsuz senaryolardan kurtulmanızı sağlayabilecek birkaç kolay ev çözümü var.

Vücut kılları söz konusu olduğunda dünya genelindeki çoğu toplumun ortak noktalarından biri, hem erkek hem de kadınlardaki uzayan koltuk altı kıllarının itici bulunmasıdır. Bununla birlikte, her birey kendisi için uygun olan tüy alma yöntemini uygular. Ancak, koltuk altı kıllarını almanın alışkın olduğunuzdan daha iyi bir yolu olabilir. Yönteminizi değiştirmeniz, potansiyel olarak zamandan ve enerjiden tasarruf etmenizi sağlarken, batık kıllar, jilet tahrişi, kaşıntı ve kızarıklık gibi sorunlarınızı ortadan kaldırabilir.

Öte yandan, istenmeyen tüyleri almak konusunda her yöntemin kendine özgü avantajı ve dezavantajı olduğunu bilmelisiniz. Yani, ne yazık ki handikapı olmayan hiçbir tüy alma yöntemi yok. Ancak yine de size en uygun olan seçeneği bulmak için farklı alternatiflere ve tüyleri azaltmak için deneyebileceğiniz ev çözümlerine göz atmak isteyebilirsiniz. İşte, koltuk altı tüylerinin alınması ve azaltılması konusunda detaylı bir rehber…

Koltuk Altı Kıllarını Alma Yöntemleri

Koltuk altı, cildin diğer bölgelerine göre daha hassas olduğu için kılların temizliği esnasında veya sonrasında geçici de olsa bazı sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu nedenle, size uygun yöntemi tercih etmeniz ve birkaç püf noktasına dikkat etmeniz önemlidir.

Jiletle tıraş etmek: Öncelikle hem erkek hem de kadınların en sık kullandığı geleneksel yöntemle başlayalım; tıraş bıçağı! Kılların çabuk uzaması sizin için sorun değilse ve acısız, pratik bir yöntem arıyorsanız en ideal seçenek koltuk altı tüylerini jiletle tıraş etmektir.

  • Duş esnasında koltuk altı bölgenizi köpürtmek için bir vücut yıkama ürünü kullanın.
  • Tıraş bıçağınızın kör olmadığından emin olun.
  • Kolunuzu kaldırarak koltuk altı bölgesini tüylerin çıktığı yönde tıraş edin. Çok hassas bir cildiniz yoksa, pürüzsüz bir tıraş için jileti tüylerin çıkış yönünün tersine doğru sürebilirsiniz.
  • Tahrişe neden olabileceğinden, tıraş bıçağını aynı noktaya defalarca sürmeyin.
  • Su ile durulayın, kurulayın ve cildi yatıştırmak için nemlendirici uygulayın.

Artı ve eksileri: Tamamiyle acısızdır ve tüyleri almanın hızlı bir yoludur. En çok birkaç gün içinde kıllar yeniden uzar, kaşıntıya, batık kıllara ve koltuk altı derisinin kararmasına neden olabilir.

Ağdayla almak: Koltuk altı kıllarından kurtulmak için yaygın kullanılan bir diğer yöntem ağdadır. Hem güzellik salonlarında hem de ev ortamının mahremiyetinde kolayca yapılabilir. Tercihe göre geleneksel çam sakızı ağdaları veya yeni nesil ağda bantlarını kullanmak mümkündür.

  • Cildinizi yumuşatmak için koltuk altı bölgesini ılık su ve yumuşak sabunla yıkayın.
  • Nemi silin ve pudra uygulayın.
  • Ağdanızı ısıtarak hazır hale getirin.
  • Kolunuzu kaldırıp cildinizi gerin.
  • Tahta spatula ile ağdayı tüylerin çıkış yönüne doğru yayın.
  • Ağda bezini üzerine sıkıca bastırın.
  • Tek bir hızlı hamleyle ağda bezini tüylerin çıkış yönünün tersine doğru çekin.
  • Ağda temizleme yağı ile cildinizdeki yapışkanlığı silin.
  • Hazır ağda bantları için paket üzerindeki talimatları uygulayın.

Artı ve eksileri: Kılları kökünden aldığı için daha geç çıkar, cilde pürüzsüz bir doku verir ve uzun vadede tüylerin miktarını azaltabilir. Oldukça acı vericidir, kızarıklığa ve batığa neden olabilir.

Tüy dökücü krem kullanmak: Koltuk altı kılları dahil istenmeyen tüylerden kurtulmanın yollarından biri de tüy dökücü krem veya spreylerdir. Kılların keratin olarak bilinen lifli proteinlerini parçalayan tiyoglikolik asit ve potasyum hidroksit gibi aktif kimyasallar içeren bu ürünler hızlı olduğu kadar etkili sonuç vermesiyle bilinir.

  • Su ve sabun ile koltuk altı bölgenizi yıkayıp kurulayın.
  • Kremi uygulayın ve paket üzerinde belirtilen süre boyunca bekletin.
  • Nemli bir bez veya spatula kullanarak kremi temizleyin.
  • Yıkayıp kuruladıktan sonra cildinizi nemlendirmek için losyon uygulayın.

Artı ve eksileri: Acısızdır ve birkaç dakika içinde sonuç verir. Kıllar çabuk çıkar, cildi koyulaştırabilir ve bazı kişilerde alerjik reaksiyona yol açabilir.

Epilatör aleti kullanmak: Eğer bir epilatör aletiniz varsa koltuk altı tüylerinizden kurtulmak iyi bir ekipmana sahipsiniz demektir. Epilatör kullanmak biraz can yaksa da tatmin edici pürüzsüz sonuçları için uygulamaya değer bir yöntemdir.

  • Cildinizi yumuşatmak için ılık su ile banyo yapın. Bu, kılların alınmasını daha az ağrılı ve daha kolay hale getirir.
  • Cihazın ayarlarını en düşük seviyeye ayarlayın.
  • Kolunuzu kaldırıp cildinizi gerdirin ve epilatörü 45 derecelik (bacak için 90) bir açıyla tutun.
  • İşlem esnasında epilatörü kılların çıkış yönünün tersine doğru hareket ettirin.
  • Nemlendirici krem sürerek cildinizi yumuşatın.

Artı ve eksileri: Ağda yönteminde olduğu gibi kıllar daha geç uzar, verimli ve hızlıdır. Can yakıcı olmasının yanı sıra batık kıllara neden olabilir.

Lazer epilasyon: Yukarıda sayılan yöntemler her ne kadar düşük maliyetli ve pratik olsa da koltuk altı kıllarından tamamiyle kurtulmak için kesin çözüm değildir. Koltuk altı kıllarınıza sonsuza kadar elveda demek için lazer epilasyon yöntemini düşünebilirsiniz. Bu yöntem aslında yüksek ısılı lazerlerle foliküllere zarar verme işlemidir. Koyu kıllara ve açık tene sahip olan kişilerde en iyi sonucu verir.

Lazer epilasyona alternatif bir diğer kalıcı çözüm elektrolizdir (iğneli epilasyon). Prosedürün tamamlanması için en az birkaç seans gidilmesi gerekir ve göreceli olarak acılı ve pahalı bir işlemdir.

Artı ve eksileri: Lazer epilasyonun tamamlanmasının ardından istenmeyen tüylerinizden en az % 85 oranında kurtulmuş olursunuz ve nispeten ağrısızdır. Öte yandan, lazer epilasyon pahalı bir seçenektir. Ayrıca, kıl kalınlığı ve yoğunluğuna bağlı olarak 4 ila 8 seans gitmeniz gerekebilir.

Koltuk Altı Kıllarımı Azaltmak İçin Ne Yapabilirim?

Koltuk altı tüylerinizin yoğunluğundan şikayetçiyseniz, kılları inceltmek ve yoğunluğunu azaltmak için aşağıdaki doğal ev çözümlerini denemek isteyebilirsiniz. Ancak, belirtilen tariflerin bir epilasyon yöntemi olmadığını ve hemen sonuç vermeyebileceğini unutmayın.

Bal ve Limon: 1 tatlı kaşığı tazı sıkılmış limon suyunu 2 yemek kaşığı süzme bal ile karıştırın. Koltuk altı bölgenize sürüp 15 ila 20 dakika bekletin. Haftada 2 – 3 kez uygulayabileceğiniz bu tarif, düzenli kullanım ile tüylerin incelmesini ve yoğunluğunu azaltabilir.

Bal ve Toz Şeker: Benzer bir tarif de bal yerine toz şeker kullanmaktır. Yarım limonun suyunu 1 bardak şeker ile karıştırın. Limon suyu şekeri eritecek miktarda değilse biraz su ilave edin. Son aşamada şeker eriyene kadar kısık ateşte karıştırın. Soğuduğunda koltuk altınıza sürün ve ağda yapar gibi tüyleri çekerek alın.

Zerdeçal ve Süt: Koltuk altı kıllarından doğal yollarla kurtulmak için 4 yemek kaşığı toz zerdeçalı 3 – 4 yemek kaşığı gül suyu veya süt ile karıştırıp koltuk altınıza sürün. Yarım saat bekletip yıkayın. Tercihinize göre haftada birkaç kez bu macunu uygulayabilirsiniz. En iyi sonuç için karışımı gece yatmadan önce uygulayıp sabaha kadar bekletin.

Mısır Nişastası, Şeker ve Yumurta Akı: Sarısını ayırdığınız bir yumurtanın beyazını, yarım yemek kaşığı mısır nişastası ve  1 yemek kaşığı toz şeker ile karıştırın. Kılların uzama yönüne doğru sürün. Macun kuruduktan sonra tüylerin çıkış yönünün tersine doğru soyun. Haftada 1 veya 2 kez tarifi uygulayın.

İlaç Kullanarak Koltuk Altı Kıllarımdan Kurtulabilir miyim?

Kılların uzamasını uyaran enzimlerin üretimini engelleyerek çalışan ve reçeteyle satılan eflornitin (Vaniqa) gibi kremler var. Ancak, bu kremler sıradan koltuk altı kılları gibi olağan durumlarda değil, daha çok hirsutizm olarak bilinen aşırı kıllanma rahatsızlığında kullanılıyor. Ayrıca, yanma ve kızarıklık gibi yan etkileri olduğu biliniyor. Bu nedenle, doktor tavsiyesi olmadan koltuk altı dahil istenmeyen tüylerinizden kurtulmak için reçeteli bir ilacı kullanmayın.

Diğer yandan, reçetesiz olarak satılan tüy azaltıcı krem, serum veya yağları kullanmayı düşünebilirsiniz. Bu ürünlerin işe yararlılığı her ne kadar tartışmaya açık olsa da istenmeyen tüyleriniz sizin için büyük bir sorunsa, sonuçları görmek için kullanımına bir şans vermek iyi bir fikir olabilir.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Kaş Rengi Nasıl Açılır? Kaş Rengini Açmak İçin Doğal Yöntemler

Koyu renk saçlarınızla bir süreliğine vedalaşarak daha açık bir renge geçtiyseniz, kaşlarınız ile saçlarınız arasındaki renk zıtlığı dikkatinizi çekmiş olmalı. Bu durumda, evde deneyebileceğiniz bazı doğal yöntemlerle kaşlarınızın rengini birkaç ton açarak, saçlarınızla ve yüzünüzle daha uyumlu bir hale getirebilirsiniz.

Kaş Rengi Nasıl Açılır? Kaş Rengini Açmak İçin Doğal Yöntemler

Koyu renk saçlarınızla bir süreliğine vedalaşarak daha açık bir renge geçtiyseniz, kaşlarınız ile saçlarınız arasındaki renk zıtlığı dikkatinizi çekmiş olmalı. Bu durumda, evde deneyebileceğiniz bazı doğal yöntemlerle kaşlarınızın rengini birkaç ton açarak, saçlarınızla ve yüzünüzle daha uyumlu bir hale getirebilirsiniz.

Yeni bir saç rengine geçmek çoğu zaman eğlencelidir ancak yeni stilin kaşlarla uyumsuzluğu can sıkıcıdır. Bu durumda orijinal koyu kaşların rengini iki ila üç ton açmak, saç-kaş dengesini sağlayabilir ve hatta cilt tonunuzu daha yumuşak bir hale getirebilir. Peki ama boya kullanmadan bu işlemi nasıl yapacaksınız? Güzel haber, her evde bulunması muhtemel birkaç malzemeyle kaşlarınızın rengini birkaç ton daha açmanız mümkün. İşte, doğal yöntemlerle kaş rengi açma konusunda işinize yarayabilecek kapsamlı bir rehber…

Doğal Yöntemlerle Evde Kaş Rengi Nasıl Açılır?

Saç veya kaş rengi üzerinde değişiklik yapmanın en güvenli yolu, bir uzmandan yardım almaktır ancak kuaföre gitmek için zamanınız veya paranız yoksa aşağıdaki birkaç seçenek aradığınız çözüm yolu olabilir.

Kaş jelleri: Kaş jellerini kullanmak elbette doğal bir yöntem değil ancak makyaj çantanızda bulunan malzemelerden biriyse kaşlarınızın rengini açmak için kullanabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey ürünle birlikte gelen aplikatörü kullanarak kaşlarınıza sürmektir. Ayrıca, açık renkteki kaş kalemleri de bu konuda size yardımcı olabilir. Eğer açık renkli bir kaş jeline veya kalemine sahip değilseniz, deneyebileceğiniz diğer alternatifler için okumaya devam edin.

Papatya çayı: Onlarca sağlık faydası olan papatya çayına mutfakta yer vermek için bir neden daha! Bahçeden topladığınız veya hazır poşetlerde satın aldığınız papatya çaylarını kaşlarınızın rengini açmak için kullanabilirsiniz. 8 ila 10 adet papatya çay poşetini açıp üzerine az miktarda kaynar su dökün. Kaşlarınızın üzerini örtecek şekilde posasıyla birlikte sürün ve birkaç saat boyunca bu şekilde bekletin. Papatya yöntemini daha etkili bir formül haline getirmek istiyorsanız içine biraz zencefil ve süzme bal ekleyin.

Taze sıkılmış limon suyu: Limon suyunun ağartıcı etkisini daha önce duymuş olmalısınız. Aynı şey kaşlarınızın rengini açmak için de geçerlidir. 1 ölçüye 1 ölçü olacak şekilde limon suyu ve su karışımı yapın. Küçük bir pamuk parçasıyla doğal solüsyonu kaşlarınıza sürüin. Yalnızca, bu yöntemin güneşte işe yaradığını unutmayın. Güneşte ne kadar süre beklerseniz kaşlarınızın rengi o kadar açılacaktır. İstediğiniz renge ulaştığınızda kaşlarınızı durulayın.

Bal veya sirke: Balın cilt dostu olduğunu hepimiz biliyoruz ancak kaşlarınızın rengini açmak konusunda da işinize yarayabileceğini daha önce duydunuz mu? Bir miktar süzme balı kaşlarınıza sürün ve güneşe çıkın. Limon yönteminde olduğu gibi işin püf noktasının güneş olduğunu unutmayın. İstediğiniz sonucu alamazsanız aynı işlemi tekrarlamaktan çekinmeyin.

Evinizde bal yoksa o halde bir diğer seçenek olan beyaz sirkeyi denemek isteyebilirsiniz. 1 ölçü beyaz sirke ile 1 ölçü su karışımı yapın. Sirkeli suyu kaşlarınıza sürüp yaklaşık 15 dakika bekletin. Sirkenin asidik özellikte olduğunu ve uzun süre beklettiğinizde cildinize zarar verebileceğini hatırlatalım. Ek bir bilgi olarak, kaş ve saçlarınızı sarı tonlarda açmak için beyaz sirke, kumral tonlarda açmak için ise elma sirkesi kullanmanız gerektiğini bilmek isteyebilirsiniz.

Hidrojen peroksit (oksijenli su): 90’lı yıllarda erkeklerin saç kahküllerini oksijenli su ile sararttığı günleri hatırlıyor musunuz? O günlerdeki trend artık tarihe karışmış olsa da hidrojen peroksitin ağartıcı etkisinden halen yararlanılıyor. Bu yöntemle ilgileniyorsanız, eczaneden veya online alışveriş sitelerinden %3’lük hidrojen peroksit satın alın. Pamuk parçasını oksijenli su ile ıslatıp kaşlarınıza sürün. Gözlerinize sıçramamasına veya akmamasına azami dikkat edin. Kaş rengi açmak uğruna gözlerinize zarar vermek istemezsiniz.

Kaş boyaları: Doğal yöntemlerin işe yarayacağı konusunda şüpheleriniz varsa kesin bir çözüm olan kaş boyalarını denemeyi düşünebilirsiniz. Evde kaş boyamak aslında kolay bir işlemdir ancak saçlarınızla uygun tonu yakalamak zor olabilir. Renk tonu konusunda hata yaptığınızda sonuçları değiştirmek kolay değildir. Bu nedenle, bir güzellik merkezinden randevu alarak istediğiniz renge kaşlarınızı boyatmanız iyi bir fikirdir.

Okumaya devam et

Kadın

Misel Su Nedir, Ne İşe Yarar? Makyaj ve Cilt Temizliği İçin Misel Su Kullanımı

Misel su, hem makyajı hem de ciltteki fazla yağı (sebum) ve kiri kolayca temizlemeye yarayan çok amaçlı bir tonerdir. Hassas, kuru ve sivilceye yatkın yağlı ciltler dahil, tüm cilt tipleri için uygundur. Dahası, kullanımı oldukça kolaydır ve son aşamada durulama gerektirmez.

Misel Su Nedir, Ne İşe Yarar? Makyaj ve Cilt Temizliği İçin Misel Su Kullanımı

Misel su, hem makyajı hem de ciltteki fazla yağı (sebum) ve kiri kolayca temizlemeye yarayan çok amaçlı bir tonerdir. Hassas, kuru ve sivilceye yatkın yağlı ciltler dahil, tüm cilt tipleri için uygundur. Dahası, kullanımı oldukça kolaydır ve son aşamada durulama gerektirmez.

İlk olarak Fransa’da tanıtılan misel su, cilt bakım uzmanlarının Paris’in sert şehir suyunun ciltte olumsuz etkileri olabileceğini açıklamasının ardından üretildi. Kozmetik endüstrisinin bu yeni trendi kısa sürede o kadar çok tutuldu ki, yalnızca birkaç yılda tüm dünya güzellik pazarında yerini alan popüler bir ürün haline geldi. Peki ama tam olarak nedir bu misel su? İşte, çok amaçlı bir toner olan misel suyun içeriği ve kullanımı hakkında işinize yarayabilecek detaylı bir kılavuz…

Misal su, hem makyajı hem de makyajsız ciltteki yağı veya kiri temizleyen çok amaçlı bir cilt toniğidir. Makyajın çıkarılmasına yardımcı olmaktan, yüz temizliğine, tıkalı gözenekleri açmaktan cildi nemlendirmeye kadar birçok işlevi vardır. Aslında, misel su o kadar kapsamlıdır ki, suya dayanıklı maskara gibi uzun süre kalıcı makyaj ürünlerinin çıkarılmasına bile yardımcı olabilir.

Misel suyun ne işe yaradığını öğrendiğinize göre nasıl çalıştığını ve içindekileri merak ediyor olabilirsiniz. Misel veya micellar su, artılmış ya da saflaştırılmış suya ek olarak, gliserin gibi çeşitli nemlendiriciler ve temizlik için kullanılan bileşikler olan hafif yüzey aktif maddeler içerir. Berrak bir su görünümünde olan formül, bir mıknatıs gibi çalışarak cildin yüzeyindeki kiri, yağı ve makyajı sert bir şekilde ovalamaya gerek kalmadan çıkarır. Cildi kurutmadığı gibi nemli, temiz ve tazelenmiş bırakır.

Misel Su Nasıl Kullanılır?

Misel suyu farklı amaçlar doğrultusunda kullanmanız mümkün. Uygulanması kolaydır ve fazla zaman gerektirmez. Ayrıca, kullanım sonrasında yüzünüzü durulamanıza gerek yoktur.

Makyaj temizleyici olarak kullanımı: Makyajınızı yüzünüzden temizlemek için makyaj temizleme pedini misel suyla ıslatın ve yüzünüzü nazikçe silin. Göz makyajı için, öncelikle makyajı gevşetmeye yardımcı olması için pamuğu göz bölgesine birkaç saniye bastırın. Ancak, misel suyun gözünüzle temasından kaçınızda fayda var.

Temizleyici olarak kullanımı: Misel suyu cilt temizle amacıyla kullanmak için, bir pamuğa döküp toner gibi yüzünüze sürmeniz yeterlidir. Ardından, cilt bakımı rutininize normal şekilde devam edin. Son aşamada durulamaya gerek yoktur.

Toner olarak kullanımı: Toner olarak misel suyu uygulamak için önce yüzünüzde nazik bir temizleyici kullanarak başlayın. Ardından elinize biraz misel suyu dökün ve formülü cildinize yedirin.

Misel Su Kullanmanın Avantajları Neler?

Misel suyun çok yönlü olması ve kullanım kolaylığı cazip olsa da bu ürünü diğerlerinden ayıran başka özellikleri de var. İşte, misel suyu cazip kılan birkaç avantajı.

  • Köpük temizleyicilerin veya temizleme losyonlarının aksine, tıpkı suya benzer bir şekilde çalıştığı için durulama gerektirmez.
  • Doğrudan yüze uygulamak yerine, pamuklu pede dökmeniz ve nazikçe yüzünüzü silmeniz yeterlidir.
  • Diğer pek çok temizleyici cildinizin nemini alarak kurutabilir. Ancak, misel suyun formülü temizliğin yanı sıra nemlendirmek amacıyla hazırlanmıştır.
  • Alternatifi olabilecek diğer temizleyicilerin aksine alkol içermez.
  • Tüm cilt tipleri için uygundur. Özellikle hassas, kuru veya sivilceye yatkın ciltler de harika işler başarabilir.
  • Cildi soymaz veya herhangi bir şekilde tahriş etmez.
  • Cildin pH değerini bozmaz.

Misel suyu eczanelerden veya online alışveriş sitelerinden temin edebilirsiniz. Markasına veya boyutuna göre micellar su solüsyonları 30 ile 150 lira arasında satılıyor. Makyaj ve cilt temizleme konusunda yan etkisi olmayan kullanışlı bir ürüne ihtiyacınız varsa, misel suya bir şans vermek isteyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Kadın

Alın Kırışıklığı Neden Olur? Alındaki Kırışıklara Ne İyi Gelir?

Alın kırışıklıkları, genellikle 30’lu, 40’lı veya 50’li yaşlara girerken ortaya çıkan yaşlanmanın can sıkıcı bir yan etkisidir. Bununla birlikte, alın kırışıklığı konusunda tek suçlunun yaşlılık olmadığını bilmek önemlidir. Nitekim, güneşin UV ışınları, sigara bağımlılığı, stresli bir yaşam sürdürmek ve genetik faktörler gibi bir dizi etken alnınızdaki istenmeyen çizgilere zemin hazırlayabilir.

Alın Kırışıklığı Neden Olur? Alındaki Kırışıklara Ne İyi Gelir?

Alın kırışıklıkları, genellikle 30’lu, 40’lı veya 50’li yaşlara girerken ortaya çıkan yaşlanmanın can sıkıcı bir yan etkisidir. Bununla birlikte, alın kırışıklığı konusunda tek suçlunun yaşlılık olmadığını bilmek önemlidir. Nitekim, güneşin UV ışınları, sigara bağımlılığı, stresli bir yaşam sürdürmek ve genetik faktörler gibi bir dizi etken alnınızdaki istenmeyen çizgilere zemin hazırlayabilir.

Cildinizdeki kırışıklıklar için her geçen gün daha fazla endişelenmeye başladıysanız bir dermatologdan randevu almanız en iyisidir. Ancak ilk iş olarak, alındaki kırışıklara neden olan etkenleri, onlardan gerçekten kurutulup kurtulamayacağınızı, iyi gelen ev çözümlerini, daha az görünmesini sağlama yollarını ve tedavi yöntemlerini bilmek isteyebilirsiniz. İşte, alın kırışıklığı konusunda aklınızdaki soru işaretlerini giderebilecek kapsamlı bir rehber…

Alın Kırışıklığı Hakkında Birkaç Hızlı Temel Bilgi

  • Alnınızda veya vücudunuzun herhangi bir yerinde olan kırışıklıklar normalde cildinizdeki yaşlanmanın bir sonucudur. Bununla birlikte, çevresel ve davranışsal faktörler de kırışıklıkların gelişimini hızlandırabilir.
  • Alın kırışıklıklarına neden olabilecek alışkanlıklardan en yaygını sigara içmek ve yeterli güneş koruması olmadan güneşte çok fazla zaman geçirmektir.
  • Tretinoin gibi topikal kremler, dermal dolgu maddeleri ve botoks gibi kozmetik çareler de dahil olmak üzere çeşitli tedaviler kırışıklıkları gidermeye yardımcı olabilir.
  • Henüz alın kırışıklığınız yoksa veya belirsiz bir şekilde hafif kırışıklığınız varsa, yaşam tarzınızda ve alışkanlıklarınızda birkaç değişiklik yapmak cildinizin gelecekte erken yaşlanmasını önleyebilir.

Alındaki Kırışıklıklar Neden Olur?

Alın, yüz, eller veya boyunda (aslında tüm ciltte) oluşan kırışıklıkların ilk sebebi ilerleyen yaştır. Bunun nedeni, yaş ilerledikçe doğal olarak kolajen ve elastin üretiminin azalıyor olmasıdır. Yaşlanma faktörüne ek olarak, diğer birkaç etken sürecin hızlı gelişmesine katkıda bulunabilir.

Yaşlanma: Öncelikle alın kırışıklığına neden olan en yaygın ana etkenden başlayalım; yaşlılık! Ne yazık ki, yaşlanma hayatın bir parçası ve bu önleyebilecek bir çözüm yok. Yaş ilerledikçe alın dahil tüm ciltte, gözle görülür çizgiler ortaya çıkar. Aslında bunun bilimsel bir açıklaması var. İlerleyen yaşla birlikte, önemli birer yapısal protein olan kolajen ve elastin üretimi azalır. Bu olduğunda, cilt daha az elastik hale gelir, kırışıklar veya ince çizgiler ortaya çıkar. Uzmanlar, her geçen yıl vücuttaki kolajen miktarının yaklaşık % 1 azaldığını söylüyor.

Güneşin UV ışınları: Güneşe çıkarak D vitamini almak (Yalnızca 10 ila 15 dakika güneşte kalmak D vitamini için yeterlidir) her ne kadar gerekli olsa da uzun süreli ve özellikle korumasız şekilde bu eylemi gerçekleştirmek cilt kırışıklıklarına neden olabilir. Dahası, cilt kanseri gibi ciddi hastalıkları geliştirme riskinizi artırır. Bu nedenle, özellikle güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde dışarıda fazla zaman geçirmemek ve yüksek faktörlü güneş kremlerini kullanmak önemlidir.

Sigara içmek: Eğer sigara tiryakisi biriyseniz, hemen bırakmanız için işte bir neden daha! Sigara, nargile ve diğer tütün ürünlerinin tamamı, bilinen onlarca ölümcül zararlarınaa ek olarak, cilt kırışıklığına yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. (Kaynak) Sigara dumanındaki kimyasallar kolajen üretimini önemli ölçüde azaltarak erken yaşlanma ve cilt kırışıklığına neden olur.

Genetik faktörler: Görünüşünüzün diğer yönleri gibi alın kırışıklığı konusunda da genetik faktörler etkilidir. Aile geçmişinizde genç yaşta alın kırışıklığı olan birileri varsa erken yaşlarda alın çizgileri geliştirme riskiniz daha yüksektir.

Alın kırışıklıklarına neden olabilecek diğer etkenler, alkol kullanmak, sağlıklı beslenmemek, stresli bir yaşam sürdürmek ve kötü bir uyku düzenidir.

Alın Kırışıklığı Nasıl Giderilir?

Yaygın bilinenin aksine, alın kırışıklıkları belirli bir yaşta ortaya çıkmaz. Aslında, alnınızdaki kırşıklıklar ince çizgi şeklinde çoktan oluşmaya başladı ancak siz bunları çok belirgin olana kadar fark etmediniz bile! Yine de geç kalmış sayılmazsınız. Alındaki kırışıkları giderebilecek tıbbi tedaviler ve görünümünü azaltabilecek çeşitli yaşam tarzı değişiklikleri var.

Botulinum toksini tip A (Botox): Botox, Clostridium botulinum bakterisinden üretilen bir ilaçtır. Sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engellemek suretiyle beyinden kaslara sinir sinyallerini bloke ederek çalışır. Enjekte edildiği kasları geçici olarak felç eder ve böylelikle kasılamazlar. Başka bir ifadeyle, kaşlarınızı çattığınızda alnınız artık kırışmayacaktır.

Botoks enjeksiyonları 20 yılı aşkın bir süredir yüzdeki kırışıklıkları ve diğer yaşlanma belirtilerini tedavi etmek için kullanılıyor. Fiyatları farklılık gösterebiliyor ve ortalama olarak 6 ay civarında etkinlik süresi olduğu biliniyor.

Dermal dolgu maddeleri: Alın veya diğer bölgelerdeki kırışıklıklar için düşünebileceğiniz başka bir yöntem dolgu tedavisidir. Genellikle hyaluronik asit, polimetil metakrilat ve diğer maddeleri kullanan dermal dolgu tedavisi, çizgiler ve kırışıklıklar dahil yüzdeki yaşlanma belirtilerini gidermeye yardımcı olabilir.

Kırışıklık için dolgu tedavisinin önemli dezavantajlarından biri botoks gibi etkisinin geçici olmasıdır. Uygulanan dolgu maddesine bağlı olarak, genellikle birkaç ay ila birkaç yıl süren sonuçlar almanız muhtemeldir. İlerleyen süreçte, elde ettiğiniz görünümü korumak için daha fazla dolgu enjekte ettirmeniz gerekebilir.

Kimyasal peeling: Prosedür, cildin kontrollü bir şekilde soyulması ve uyarılması işlemidir. Kırışıklık ve diğer yaşlanma belirtilerinin yanı sıra su çiçeği izi gibi çukur izlerinin giderilmesinde de uygulanmaktadır. İşlem esnasında yüksek potens asit cilde yayılır, dış tabakayı giderir ve cildin görünümünü iyileştirir.

Dermabrazyon ve fotodinamik: Özel bir cihaz kullanılarak cildin üst tabakasını soyma işlemi olan dermabrazyon ve cildi gençleştirmek için lazer veya ışık kaynaklarının kullanıldığı fotodinamik (PDT), alın kırışıklığı için dermatologunuzla konuşabileceğiniz iki farklı çözüm yoludur. Öte yandan, alın kırışıklığınız derin çizgiler şeklindeyse veya şiddeti çok fazlaysa bu yöntemler istediğiniz tam sonucu vermeyebilir.

Alın germe ameliyatı: Alın germe estetiği, kırışıklıkları, sarkmaları veya cilt yaşlanmasının diğer belirtilerini ortadan kaldırmak için yapılan cerrahi bir işlemdir. Genellikle plastik cerrah tarafından yapılır. Etkili bir çözüm yolu olmasına rağmen uzun bir iyileşme süreci olabileceği unutulmamalıdır. Eğer bu yöntemle ilgileniyorsanız, operasyon ve sonrası hakkında kafanıza takılan tüm detayları doktorunuza sormaktan çekinmeyin.

Alnımdaki Kırışıklıkların Görünümünü Azaltmak İçin Neler Yapabilirim?

Alın kırışıklığını tamamiyle gidermek için bazı tıbbi yöntemler olsa da bunlar ciddi maliyeti olan işlemlerdir. Yukarıda sayılan bu seçenekler sizin için cazip bir fikir değilse, bazı yaşam tarzı değişiklikleri veya kremlerle alın çizgilerinizin görünümünü azaltabilirsiniz. İşte, kırışıklığı önlemek ve azaltmak için birkaç öneri.

Retinol içeren kremleri kullanmayı deneyin: Tretinoin (Tretin) gibi retinol içeren kremler kırışıklıkları daha az görünür hale getirmek için harika çalışır. Dahası, mevcut kırışıklıkların daha belirgin hale gelmesini önlemede de etkili olabilirler. A vitaminin hafif bir yan formülü olan retinol, kolajen üretimini destekleyerek cilt görünümünü iyileştirir.

Yeterince ve kaliteli uyuyun: Az ve kalitesiz uyumak yüzdeki yaşlanma belirtileriyle el ele gider. Araştırmalar, uykudan mahrum kalan kişilerin, normal uyuyanlara göre kırışıklıklar, ince çizgiler ve diğer yaşlanma belirtilerine sahip olma olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ayrıca, mümkün olduğunca stresten uzak durun. Ek olarak, C vitamini ve linolenik asit (bir omega-3 yağ asidi) alımının cilt için hayli önemli olduğunu unutmayın.

Yüz kaslarınızı aşırı kullanmamaya çalışın: Alnınızdaki kaslar gibi belirli yüz kaslarını aşırı kullanmanız, mevcut kırışıklıkları derinleştirebilir ve zamanla yeni, kalıcı kırışıklıkların oluşmasına neden olabilir. Özellikle, frontalis ismiyle bilinen alın kaslarınızı kullanarak kaşlarınızı kaldırmayı içeren ifadelerden kaçının. Güneşli günlerde, gözlerinizi kısmamak için güneş gözlüğü taktığınızdan emin olun.

Yukarıda sayılanlara ek olarak, nemlendirici kremlerle cildinizi nemli tutmayı, bol su içmeyi, sağlıklı beslenmeyi ve alkol-sigara gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmayı ihmal etmeyin. Alın çizgilerinizi geçici olarak gizlemek istiyorsanız fondöten gibi kapatıcı makyaj malzemelerini kullanmayı deneyin.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com