Bizimle iletişime geçin

Kadın

Koltuk Altı Kılları Nasıl Alınır?

Koltuk Altı Kılları Nasıl Alınır?

Sıcak yaz ayları için kolsuz elbiseler veya havadar üst giysisiler biçilmiş kaftan olabilir ancak uzayan koltuk altı kıllarınız aklınıza geldiğinde farklı bir gardırop seçimi yapmak zorunda kalabilirsiniz. Dahası, koltuk altındaki kıllar fazladan ter dökmenize ve rahatsız edici bir kokuya neden olabilir. Güzel haber, tüm bu olumsuz senaryolardan kurtulmanızı sağlayabilecek birkaç kolay ev çözümü var.

Vücut kılları söz konusu olduğunda dünya genelindeki çoğu toplumun ortak noktalarından biri, hem erkek hem de kadınlardaki uzayan koltuk altı kıllarının itici bulunmasıdır. Bununla birlikte, her birey kendisi için uygun olan tüy alma yöntemini uygular. Ancak, koltuk altı kıllarını almanın alışkın olduğunuzdan daha iyi bir yolu olabilir. Yönteminizi değiştirmeniz, potansiyel olarak zamandan ve enerjiden tasarruf etmenizi sağlarken, batık kıllar, jilet tahrişi, kaşıntı ve kızarıklık gibi sorunlarınızı ortadan kaldırabilir.

Öte yandan, istenmeyen tüyleri almak konusunda her yöntemin kendine özgü avantajı ve dezavantajı olduğunu bilmelisiniz. Yani, ne yazık ki handikapı olmayan hiçbir tüy alma yöntemi yok. Ancak yine de size en uygun olan seçeneği bulmak için farklı alternatiflere ve tüyleri azaltmak için deneyebileceğiniz ev çözümlerine göz atmak isteyebilirsiniz. İşte, koltuk altı tüylerinin alınması ve azaltılması konusunda detaylı bir rehber…

Makaleye Genel Bakış

  • Koltuk Altı Kıllarını Alma Yöntemleri
    • Jiletle tıraş etmek
    • Ağdayla almak
    • Tüy dökücü krem kullanmak
    • Epilatör aleti kullanmak
    • Lazer epilasyon
  • Koltuk Altı Kıllarımı Azaltmak İçin Ne Yapabilirim?
    • Bal ve Limon
    • Bal ve Toz Şeker
    • Zerdeçal ve Süt
    • Mısır Nişastası, Şeker ve Yumurta Akı
  • İlaç Kullanarak Koltuk Altı Kıllarımdan Kurtulabilir miyim?

Koltuk Altı Kıllarını Alma Yöntemleri

Koltuk altı, cildin diğer bölgelerine göre daha hassas olduğu için kılların temizliği esnasında veya sonrasında geçici de olsa bazı sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu nedenle, size uygun yöntemi tercih etmeniz ve birkaç püf noktasına dikkat etmeniz önemlidir.

Jiletle tıraş etmek

Öncelikle hem erkek hem de kadınların en sık kullandığı geleneksel yöntemle başlayalım; tıraş bıçağı! Kılların çabuk uzaması sizin için sorun değilse ve acısız, pratik bir yöntem arıyorsanız en ideal seçenek koltuk altı tüylerini jiletle tıraş etmektir.

  • Duş esnasında koltuk altı bölgenizi köpürtmek için bir vücut yıkama ürünü kullanın.
  • Tıraş bıçağınızın kör olmadığından emin olun.
  • Kolunuzu kaldırarak koltuk altı bölgesini tüylerin çıktığı yönde tıraş edin. Çok hassas bir cildiniz yoksa, pürüzsüz bir tıraş için jileti tüylerin çıkış yönünün tersine doğru sürebilirsiniz.
  • Tahrişe neden olabileceğinden, tıraş bıçağını aynı noktaya defalarca sürmeyin.
  • Su ile durulayın, kurulayın ve cildi yatıştırmak için nemlendirici uygulayın.

Artı ve eksileri: Tamamiyle acısızdır ve tüyleri almanın hızlı bir yoludur. En çok birkaç gün içinde kıllar yeniden uzar, kaşıntıya, batık kıllara ve koltuk altı derisinin kararmasına neden olabilir.

Ağdayla almak

Koltuk altı kıllarından kurtulmak için yaygın kullanılan bir diğer yöntem ağdadır. Hem güzellik salonlarında hem de ev ortamının mahremiyetinde kolayca yapılabilir. Tercihe göre geleneksel çam sakızı ağdaları veya yeni nesil ağda bantlarını kullanmak mümkündür.

  • Cildinizi yumuşatmak için koltuk altı bölgesini ılık su ve yumuşak sabunla yıkayın.
  • Nemi silin ve pudra uygulayın.
  • Ağdanızı ısıtarak hazır hale getirin.
  • Kolunuzu kaldırıp cildinizi gerin.
  • Tahta spatula ile ağdayı tüylerin çıkış yönüne doğru yayın.
  • Ağda bezini üzerine sıkıca bastırın.
  • Tek bir hızlı hamleyle ağda bezini tüylerin çıkış yönünün tersine doğru çekin.
  • Ağda temizleme yağı ile cildinizdeki yapışkanlığı silin.
  • Hazır ağda bantları için paket üzerindeki talimatları uygulayın.

Artı ve eksileri: Kılları kökünden aldığı için daha geç çıkar, cilde pürüzsüz bir doku verir ve uzun vadede tüylerin miktarını azaltabilir. Oldukça acı vericidir, kızarıklığa ve batığa neden olabilir.

Tüy dökücü krem kullanmak

Koltuk altı kılları dahil istenmeyen tüylerden kurtulmanın yollarından biri de tüy dökücü krem veya spreylerdir. Kılların keratin olarak bilinen lifli proteinlerini parçalayan tiyoglikolik asit ve potasyum hidroksit gibi aktif kimyasallar içeren bu ürünler hızlı olduğu kadar etkili sonuç vermesiyle bilinir.

  • Su ve sabun ile koltuk altı bölgenizi yıkayıp kurulayın.
  • Kremi uygulayın ve paket üzerinde belirtilen süre boyunca bekletin.
  • Nemli bir bez veya spatula kullanarak kremi temizleyin.
  • Yıkayıp kuruladıktan sonra cildinizi nemlendirmek için losyon uygulayın.

Artı ve eksileri: Acısızdır ve birkaç dakika içinde sonuç verir. Kıllar çabuk çıkar, cildi koyulaştırabilir ve bazı kişilerde alerjik reaksiyona yol açabilir.

Epilatör aleti kullanmak

Eğer bir epilatör aletiniz varsa koltuk altı tüylerinizden kurtulmak iyi bir ekipmana sahipsiniz demektir. Epilatör kullanmak biraz can yaksa da tatmin edici pürüzsüz sonuçları için uygulamaya değer bir yöntemdir.

  • Cildinizi yumuşatmak için ılık su ile banyo yapın. Bu, kılların alınmasını daha az ağrılı ve daha kolay hale getirir.
  • Cihazın ayarlarını en düşük seviyeye ayarlayın.
  • Kolunuzu kaldırıp cildinizi gerdirin ve epilatörü 45 derecelik (bacak için 90) bir açıyla tutun.
  • İşlem esnasında epilatörü kılların çıkış yönünün tersine doğru hareket ettirin.
  • Nemlendirici krem sürerek cildinizi yumuşatın.

Artı ve eksileri: Ağda yönteminde olduğu gibi kıllar daha geç uzar, verimli ve hızlıdır. Can yakıcı olmasının yanı sıra batık kıllara neden olabilir.

Lazer epilasyon

Yukarıda sayılan yöntemler her ne kadar düşük maliyetli ve pratik olsa da koltuk altı kıllarından tamamiyle kurtulmak için kesin çözüm değildir. Koltuk altı kıllarınıza sonsuza kadar elveda demek için lazer epilasyon yöntemini düşünebilirsiniz. Bu yöntem aslında yüksek ısılı lazerlerle foliküllere zarar verme işlemidir. Koyu kıllara ve açık tene sahip olan kişilerde en iyi sonucu verir.

Lazer epilasyona alternatif bir diğer kalıcı çözüm elektrolizdir (iğneli epilasyon). Prosedürün tamamlanması için en az birkaç seans gidilmesi gerekir ve göreceli olarak acılı ve pahalı bir işlemdir.

Artı ve eksileri: Lazer epilasyonun tamamlanmasının ardından istenmeyen tüylerinizden en az % 85 oranında kurtulmuş olursunuz ve nispeten ağrısızdır. Öte yandan, lazer epilasyon pahalı bir seçenektir. Ayrıca, kıl kalınlığı ve yoğunluğuna bağlı olarak 4 ila 8 seans gitmeniz gerekebilir.

Koltuk Altı Kıllarımı Azaltmak İçin Ne Yapabilirim?

Koltuk altı tüylerinizin yoğunluğundan şikayetçiyseniz, kılları inceltmek ve yoğunluğunu azaltmak için aşağıdaki doğal ev çözümlerini denemek isteyebilirsiniz. Ancak, belirtilen tariflerin bir epilasyon yöntemi olmadığını ve hemen sonuç vermeyebileceğini unutmayın.

Bal ve Limon

1 tatlı kaşığı tazı sıkılmış limon suyunu 2 yemek kaşığı süzme bal ile karıştırın. Koltuk altı bölgenize sürüp 15 ila 20 dakika bekletin. Haftada 2 – 3 kez uygulayabileceğiniz bu tarif, düzenli kullanım ile tüylerin incelmesini ve yoğunluğunu azaltabilir.

Bal ve Toz Şeker

Benzer bir tarif de bal yerine toz şeker kullanmaktır. Yarım limonun suyunu 1 bardak şeker ile karıştırın. Limon suyu şekeri eritecek miktarda değilse biraz su ilave edin. Son aşamada şeker eriyene kadar kısık ateşte karıştırın. Soğuduğunda koltuk altınıza sürün ve ağda yapar gibi tüyleri çekerek alın.

Zerdeçal ve Süt

Koltuk altı kıllarından doğal yollarla kurtulmak için 4 yemek kaşığı toz zerdeçalı 3 – 4 yemek kaşığı gül suyu veya süt ile karıştırıp koltuk altınıza sürün. Yarım saat bekletip yıkayın. Tercihinize göre haftada birkaç kez bu macunu uygulayabilirsiniz. En iyi sonuç için karışımı gece yatmadan önce uygulayıp sabaha kadar bekletin.

Mısır Nişastası, Şeker ve Yumurta Akı

Sarısını ayırdığınız bir yumurtanın beyazını, yarım yemek kaşığı mısır nişastası ve  1 yemek kaşığı toz şeker ile karıştırın. Kılların uzama yönüne doğru sürün. Macun kuruduktan sonra tüylerin çıkış yönünün tersine doğru soyun. Haftada 1 veya 2 kez tarifi uygulayın.

İlaç Kullanarak Koltuk Altı Kıllarımdan Kurtulabilir miyim?

Kılların uzamasını uyaran enzimlerin üretimini engelleyerek çalışan ve reçeteyle satılan eflornitin (Vaniqa) gibi kremler var. Ancak, bu kremler sıradan koltuk altı kılları gibi olağan durumlarda değil, daha çok hirsutizm olarak bilinen aşırı kıllanma rahatsızlığında kullanılıyor. Ayrıca, yanma ve kızarıklık gibi yan etkileri olduğu biliniyor. Bu nedenle, doktor tavsiyesi olmadan koltuk altı dahil istenmeyen tüylerinizden kurtulmak için reçeteli bir ilacı kullanmayın.

Diğer yandan, reçetesiz olarak satılan tüy azaltıcı krem, serum veya yağları kullanmayı düşünebilirsiniz. Bu ürünlerin işe yararlılığı her ne kadar tartışmaya açık olsa da istenmeyen tüyleriniz sizin için büyük bir sorunsa, sonuçları görmek için kullanımına bir şans vermek iyi bir fikir olabilir.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kadın

Son Kullanma Tarihi Geçmiş Saç Boyası Kullanılır mı?

Son Kullanma Tarihi Geçmiş Saç Boyası Kullanılır mı?

Diğer tüm kozmetik ürünler gibi saç boyalarının da belirli bir raf ömrü vardır. Üreticilerin genel tavsiyesi, açılmamış saç boyalarının üretim tarihinden itibaren 3 yıl içinde kullanılması gerektiği yönündedir. Bununla birlikte, çoğu saç boyası hiç açılmamış olması şartıyla son kullanma tarihi geçmiş olsa bile kullanılabilir ancak yine de bu konuda bilinmesi gereken birkaç detay daha var…

Makaleye Genel Bakış

  • Saç Boyasının Son Kullanma Tarihi Var mı?
  • Tarihi Geçen Saç Boyasını Kullanmak Zararlı mı?
  • Saç Boyasının Bozulduğu Nasıl Anlaşılır?

Saç Boyasının Son Kullanma Tarihi Var mı?

Yıldırım hızında bozulmaya müsait maskaraların aksine 2 yıla kadar dayanabilen ojeler gibi saç boyalarının da raf ömrü oldukça uzundur. Aslında, bazı üretici firmalara göre (örneğin: Palette, Loreal ve Garnier) saç boyalarının son kullanma tarihi geçmez ve bu nedenle paket üzerine SKT yazmazlar. Bazıları ise imal edildiği tarihten itibaren saç boyalarının 3 yıl (36 ay) içinde kullanılmasını tavsiye eder. Sonuç olarak, paket hiç açılmamış olması şartıyla üretim tarihinden sonraki yıllar boyunca saç boyaları bozulmadan kalabilir.

Öte yandan, önerilen kullanım tarihi geçmiş saç boyası kullanmanın, renk bozukluğu ve nadiren de olsa ciltte alerjik reaksiyon gibi istenmeyen sonuçları olabilir. Aşağıda, son kullanma tarihi geçmiş saç boyalarını kullanmanın güvenli olup olmadığına değiniyor ve olası etkilerinden bahsediyoruz…

Tarihi Geçen Saç Boyasını Kullanmak Zararlı mı?

Tarihi geçmiş saç boyası kullanmanın zararlı olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Tarihi geçmiş olsa bile ne saç köklerinize ne de saç tellerinize zarar vermez veya dökülmesine neden olmaz. Yani, son kullanma tarihi geçmiş boyayı saçlarınıza uyguladığınızda muhtemelen herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmayacaksınız. Ancak yine de birkaç potansiyel riski barındırdığını bilmeniz gerekiyor.

Tavsiye edilen kullanım tarihi geçmiş saç boyalarının en büyük handikapı beklenilen renk tonunda olmayabileceğidir. Saçlarınız beklediğinizden daha koyu bir tonda olabilir veya yeşilimsi bir renk alabilir. Bu durum özellikle açık sarı, gri veya beyazımsı saçlarınız varsa olasıdır ve nedeni boyada bulunan bakır gibi sert metallerin oksidasyonudur. Ayrıca, güçlü şekilde yoğun veya pigmentli olmayabileceğinden, ilk başta istediğiniz rengi elde etseniz bile kısa zaman sonra renk solabilir veya boya akabilir.

Tarihi geçmiş boyaları saça uygulamanın bir diğer riski alerjik reaksiyondur. Ancak gerçekçi olmak gerekirse, boya ister yeni isterse tarihi geçmiş olsun, bazı insanlar alerjik reaksiyonu her zaman deneyimler. Çoğu durumda bunun boyanın tarihiyle alakası yoktur. Bununla birlikte, bozulmuş saç boyalarının kızarıklık, kaşıntı ve hafif yanma hissi gibi sorunlara neden olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu bilmek önemlidir.

Saç Boyasının Bozulduğu Nasıl Anlaşılır?

Paketi açtığınızda normal boya kokusundan bile daha kötü bir koku varsa bozulduğundan şüphelenebilirsiniz ama yine de emin olamazsınız. Bu durumda renk kontrolü yapın. Beklenmedik bir renk ve hasarlı veya solmuş ambalaj boyanın bozulduğu hakkında ipucu verebilir.

Dikkat etmeniz gereken diğer detay boyanın saklanma koşullarıdır. Boya donmuş olabileceği bir yerde saklandı mı? Dondurucu sıcaklıklar, saç boyasındaki bileşenlerin çözüldükten sonra ayrılmalarına neden olarak, kullanmını potansiyel olarak güvensiz hale gelebilir.

Ek olarak, saç boyaları kuru, karanlık ve orta derecede serin yerlerde saklandıklarında en iyi sonucu verme eğilimindedir. Birkaç yıl buharlı bir banyoda saklandıysa, ambalajın içine su sızmış veya nemlenmiş olabilir. Nemlenen veya içine su sızan saç boyalarını kullanırken dikkatli olun.

Saç boyaları genellikle karıştırılması gereken iki farklı ambalajla birlikte paketlenir. Bunları birbirine karıştırmamış olsanız bile paketleri açtıysanız 6 hafta içinde kullanmalısınız. 6 haftadan uzun süren ağzı açık boyaların kullanılması önerilmez. Uygulamaya hazır şekilde yapılan karışımlar ise yaklaşık 1 saat içinde kullanılmalıdır.

Sonuç

Bazı saç boyası markalarında son kullanma tarihi bulunmasa da çoğu üretici imal tarihinden itibaren boyanın 3 yıl içinde kullanılması gerektiğini tavsiye eder. Ancak yine de 3 yılı dolduran boyalar (paket açılmamış olması ve uygun şekilde saklanmış olması şartıyla) kullanılabilir ve çoğu durumda herhangi bir olumsuz etkiye neden olmaz. Bununla birlikte, tarihi geçmiş ve bozulmuş boyaların istenilen renk tonunu vermeyebileceği, düzensiz renge veya yeşilimsi bir görünüme neden olabileceği unutulmamalıdır.

Okumaya devam et

Kadın

Son Kullanma Tarihi Geçmiş Oje Kullanılır mı?

Son Kullanma Tarihi Geçmiş Oje Kullanılır mı?

Oje koleksiyonunuzdaki favoriniz olmayan renkleri en son kullandığınızı hatırlıyor musunuz? Ojeler uzun raf ömrüne sahip olsa da sonsuza kadar iyi kalmazlar. Bozulma belirtileri olmayan ojeler ise son kullanma tarihi geçmiş olsa bile gönül rahatlığıyla kullanılabilir.

Ojeler, uzun raf ömrüne sahip en temel güzellik ürünlerinden biridir. Hiç açılmamış ojeler en az 2 yıl, açılmış ojeler ise yaklaşık 1,5 yıl en iyi kalitede kalabilir. Bununla birlikte, bu süreleri aşan veya son kullanma tarihi geçen ojeleri bile çoğu durumda çöpe atmak gerekmez. Aslında, eski ojelerinizi kullanıp kullanmamak konusunda kararsız kalmışsanız, tarihine bakmak yerine küçük bir testten geçirmek isteyebilirsiniz.

Yazının devamında, ojelerin tavsiye edilen kullanım tarihlerine değinirken, süresi dolan ojelerin kullanılıp kullanılmayacağından bahsediyor ve olası bozulma belirtilerini listeliyoruz…

Makaleye Genel Bakış

  • Ojenin Tarihi Geçer mi?
  • Tarihi Geçen Oje Kullanılır mı?
  • Ojelerdeki Bozulma Belirtileri
  • Oje Nasıl Saklanır?

Ojenin Tarihi Geçer mi?

Ojelerdeki son kullanma tarihi genellikle, kapak açıldıktan sonra ne kadar süre daha iyi kalabileceğiyle ilgilidir. Çoğu oje markası şişe veya etiket üzerine ”açıldıktan sonraki önerilen kullanım süresi”ni belirten bir ibare eklerler. Bazıları ise üretim ve son kullanma tarihini net olarak yazmayı tercih ederler.

Oje, şampuan ve diğer kozmetik ürünlerin son kullanma tarihi genellikle ürünün ilk açılma tarihine göre değişir ve önerilen kullanım tarihi İngilizce’de ”Ay” anlamına gelen ”Month” kelimesinin ilk harfi olan M ile gösterilir. Örneğin, ojenizin üzerinde ”12 M” ibaresi varsa (aşağıdaki görseldeki gibi), satın alma tarihinden bağımsız olarak, ilk kullanım için şişe kapağını açtığınız tarihten sonra 1 yıl (12 ay) daha bozulmadan kalabileceği anlamına gelir.

Öte yandan, bazı oje markaları ise son kullanma tarihlerini üretim tarihinden başlatarak belirler. Bu genellikle 2 yıldır ve tavsiye edilen kullanım tarihi oje üzerine tarihsel olarak yazılır. Örneğin: SKT ”11.06.2023” gibi.

Tarihi Geçen Oje Kullanılır mı?

Ojelerin üzerinde belirtilen son kullanma tarihleri (diğer pek çok üründe olduğu gibi) çoğu durumda gerçekten son kullanılabilecek zamanı işaret etmez. Söz konusu tarih, ürünün ne kadar süre boyunca en iyi şekilde kalabileceğine dair üretici firmanın en iyi tahminidir. Bu nedenle, son kullanma tarihi geçen ojeleri çöpe atmadan önce bozulup bozulmadığını kontrol etmek en iyisidir. Ojede herhangi bir bozulma belirtisi yoksa, tarihi geçmiş olsa bile kullanılabilir ve yenileri kadar iyi sonuç verebilir. Peki ama ojenin bozulduğu nasıl anlaşılır?

Ojelerdeki Bozulma Belirtileri

Ojeler son kullanma tarihinden bağımsız olarak uzun yıllar boyunca kullanılabilir. Ancak, herhangi bir bozulma belirtisiyle karşılaşırsanız tırnağınıza sürmek yerine şişeyi çöpe fırlatmanız en iyisidir.

  • Ojelerin bozulduğunun ilk belirtisi, koyu kıvamlı maddelerin dibe çökmesi ve kuvvetli bir sallamayla bile karışmıyor olmasıdır. Şişe dibine çöken ve karışmayan ojeler tırnaklarda düzensiz bir renk oluşturacağından kullanılmamalıdır.
  • Ojenin içinde kristalleşme şeklinde küçük parçacıklar varsa oje bozulmuş demektir. Bu, genellikle ojeyi kullandıktan sonra kapağını kapatmamaktan kaynaklanan bir durumdur ve eski haline döndürülemez. Ojelerinizi mümkün olan en uzun süre boyunca saklamak için kullanım sonrasında ağzını açık bırakmayın.
  • Tarihi geçen duvar boyası gibi ojeler de bozulmaya başladığında kıvamı koyulaşarak jelimsi bir hal alır. Asetonlar ojelerin formülünü parçalayan ve kalitesini bozan etkiye sahip olduğundan inceltme konusunda iyi çalışmaz. Bu durumda, oje inceltici kullanabilirsiniz fakat bu ürünlerin de bir maliyeti olduğundan, ojeyi çöpe atmak daha iyi bir fikir olabilir.
  • Ojelerin bozulduğunu gösteren diğer işaretler ise renginin değişmesi, parlaklığını yitirmesi, sakız kıvamı alarak sünmesi, tırnak üzerine eşit şekilde sürüldüğünde bile renk tonunda farklılıkların olması, akıcı olmaması ve topaklanmaların oluşmasıdır. Tüm bunlar, ojenizle vedalaşmanız gerektiğinin açık göstergeleridir.

Oje Nasıl Saklanır?

Ojeler uzun raf ömrüne sahip olmasına rağmen özellikle yanlış şekilde muhafaza edildiğinde çabuk bozulma eğilimindedir. Bu nedenle saklama konusunda birkaç geleneksel kurala dikkat etmek isteyebilirsiniz.

Tırnak cilalarınız için en ideal ortam oda sıcaklığıdır. Doğrudan güneş ışığından uzakta, serin ve mümkünse çekmece gibi karanlık bir ortamda saklanmalıdır. Ayrıca, şişeler yan yatırılmamalı ve şişe boynu her kullanım sonrası asetonlu pamukla silinerek temizlenmelidir. Bu, açılmayan oje kapağı sorununu da ortadan kaldırabilecek basit bir önlemdir.

Son olarak, tırnaklarınız sararmaya başlamışsa, çatlaklar oluşmuşsa, tırnak etleriniz kuruyorsa veya tırnaklarınız daha hassas hale geldiyse oje sürmeye birkaç haftalığına ara vermeniz gerektiğini unutmayın.

Okumaya devam et

Kadın

Güvenilir Villa Kiralama Firması Neden Önemli?

Güvenilir Villa Kiralama Firması Neden Önemli?

Villa kiralama, birçok kişinin tercihi olan bir tatil konsepti. Ailece ve arkadaşlarla özel bir alanda, havuz ve bahçe gibi olanaklar sunan villalarda seçim yaparken, konum ve özellikler ilk bakılanlar. Bununla birlikte, güvenilir villa kiralama hepsinden önce önemsenmesi gereken taraf. Tatil için kiralık villa araştıranlar için, güvenilir bir tatil villa kiralama bulması çok önemli. hellovillam kurucusu Sercan Korkuç, güvenilir bir villa kiralama sürecine dair merak edilenleri aktardı.

TÜRSAB yetki belgesi olmayan şirketler tercih edilmemeli

Hellovillam kurucusu Sercan Korkuç, güvenilir villa kiralama ile ilgili olarak şunları söyledi:

 

Villa kiralama, özellikle son birkaç yıldır ciddi bir trend haline geldi. Otel ve pansiyonların sınırlayıcı tatil modeline nazaran villalar, daha özgür bir tatil alanı sunması ile öne çıktı. Ancak birçok kişinin tatilde villa tercih etmesi, güvenilir olmayan şirketlerin ve sitelerin ortaya çıkmasına, insanların mağdur olmasına da neden oldu. Bu noktada, en iyi villa kiralama sitesini arayan vatandaşlar için fiyattan, villa özelliklerinden daha önemli olan konunun güven olduğunu söylemek gerekiyor.

 

Villa seçeneklerinin yer aldığı bir internet sitesi, bir villa kiralama firması olmayabilir. Resmi bir şirket olarak bu işi yapmıyor olabilir. Dahası, bir şirket olarak yetki belgesi bulunmayadabilir. Bu konuda, villa araştıran herkes ilk olarak bir kontrol gerçekleştirmeli. Villa kiralamak için, TÜRSAB yetki belgesi önemli bir şart. İncelediğiniz bir villa kiralama sitesinin ya da şirketinin yetki belgesi varsa, gönül rahatlığı içinde villa rezervasyonu yapabilirsiniz. Tabii ki yetki belgesi dışında bakılması gereken konular da var. Günlük ve haftalık ucuz kiralık villa araştırırken, villa kiralama firmasının imajı, yorumları da önemli.

Kullanıcı yorumları incelenmeli

Tatil için villa tercih etmek hem ailece hem de arkadaş grupları ile harika bir tatil için ön plana çıkıyor. Yazlık denize sıfır villaların sunulduğu villa kiralama firmalarının tekliflerine bakarken, şirketin genel imajı da incelenmeli. Villa kiralama firması ile ilgili yorumlara Google başta olmak üzere birçok yerde ulaşılabilir. Kullanıcıların memnuniyet oranının yüksek olduğu bir firma, villa kiralama için tercih edilebilir.

 

Günümüzde kullanıcı memnuniyeti çok önemli ve insanlar rahatsız oldukları bir konuyu hızlı bir şekilde paylaşıyor. Bu geri bildirimler ise, bir firmayı daha sonra tercih etmeyi düşünenler için önemli. Bu yüzden yorumlar, puanlar dikkat edilmesi gereken konulardan.

Villayı incelemiş firmalar önemli

Villa kiralama süresinde en önemli konulardan biri, kiralama şirketinin villanın arkasında durması ve tüm özelliklerini teyit etmiş olması. Villa ilanlarına bakıldığında doğa içinde balayı villalarının yanı sıra bahçeli ve jakuzili lüks tatil villaları ön plana çıkabilir. Geniş aileler için çocuk havuzlu villalar, gözden uzakta muhafazakar villalar ya da evcil hayvan kabul eden villaların fotoğraflarına, bilgilerine ulaşılabilir.

 

Ancak güvenilir ve kaliteli bir villa kiralama şirketinin en önemli yanı, tatil villasını yerinde incelemiş olması. İlandaki bilgilerle örtüşen ve tüm beklentileri karşılayan bir süreç için bu önemli. Villayı görmemiş bir kiralama şirketi, evin oda sayısı, havuz özellikleri, konumu ve diğer konular ile ilgili garanti veremeyeceği için, insanları mağdur edebilir.

 

Gün Boyu Gazetesi

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com