Bizimle iletişime geçin

Kadın

Kükürt Sabunun Faydaları ve Zararları

Kükürt Sabunun Faydaları ve Zararları

Sivilce, kepek ve yağlı cilt üçlüsünün en az birinden şikayetçiyseniz muhtemelen daha önce birçok pahalı ürünü test etmişsinizdir. Sonuç ise genellikle hayal kırıklığı. Peki tüm bu sorunlara çözüm olabilecek bileşenin yalnızca bir kalıp sabun içinde gizli olabileceğini söylesek? Evet, kükürtten bahsediyoruz! Kükürtlü sabunlar, sivilceden kepeğe kadar birçok cilt ve saç sorununa iyi geliyor. Ancak yine de bu konuda bilmeniz gereken birkaç detay daha var.

Antibakteriyel ve antifungal özellikleriyle bilinen kükürt sabunları, birçok cilt faydasıyla ilişkilendirilen vücut yıkama ürünleridir. Bu faydalar, çeşitli cilt rahatsızlıklarını iyileştirmekten bazı saç sorunlarını gidermeye kadar değişebilir. Bununla birlikte, kullanmadan önce ne işe yaradığını tam olarak bilmeniz, sizin için en iyi seçenek olup olmadığına karar verebilmeniz açısından önemlidir. Öyleyse, öncelikle kükürt sabununun ne olduğuna göz atalım ve ardından faydalarıyla birlikte olası risklerini mercek altına alalım.

Makaleye Genel Bakış

  • Kükürt Nedir?
  • Kükürtlü Sabun Ne İşe Yarar?
  • Kükürt Sabununun Faydaları Nelerdir?
    • Sivilce ve aknelere iyi gelir
    • Seboreik dermatite karşı etkilidir
    • Gül hastalığı (Rozasea) için kullanılabilir
    • Yağlı saçlardaki kepekle savaşır
    • Uyuz tedavisinde etkili sonuç verir
    • Sedef ve egzama gibi cilt rahatsızlıklarını önler
    • Yaşlanma karşıtı bir sabundur
  • Kükürt Sabunu Nasıl Kullanılır?
  • Kükürtlü Sabunların Zararı Var mı?
  • Kükürt Sabunu Fiyatı Ne Kadar?
    • Sonuç

Kükürt Nedir?

En basit ifadeyle kükürt, insanlar, hayvanlar ve bitkiler için gerekli olan doğal bir elementtir. Kayalarda, kaplıcalarda ve minerallerde yaygın olan bu element, bitkilerin büyümesi için gereklidir. Ayrıca, amino asitlerde, vitaminlerde, cildimizde ve saçımızda bulunur. Sarı rengi ve güçlü kokusuyla bilinir. Kükürt sabunlarının neden kötü koktuğunu artık biliyorsunuz!

Tarım, tekstil, kibrit, lastik imalatı, kozmetik sanayi, sünger üretimi ve tekstil gibi onlarca farklı kullanım alanına sahiptir. Cilt bakımı söz konusu olduğunda ise onu maskelerde, sabunlarda ve krem formundaki bazı ürünlerin içeriğinde görebilirsiniz.

Kükürtlü Sabun Ne İşe Yarar?

Kükürt içeren sabunlar, bakterileri öldüren, ölü deriyi soyarak döken, vücut tarafından üretilen fazla yağı (sebum) azaltan temizlik maddeleridir. Hafif ve orta dereceli akne, sivilce, seboreik dermatit, kepek, sedef hastalığı, egzama ve rozasea (gül hastalığı) olan kişiler kullanabilir. Fiyatı oldukça uygundur ve kullanımı diğer sabunlardan farklı değildir. Kükürtlü sabunların tek handikapı kötü kokuyor olmasıdır. Çürük yumurtaya benzeyen nahoş kokusu rahatsız edici olsa da cilt ve saç üzerindeki kokusu uzun süre kalıcı değildir, kendiliğinden geçer.

Piyasada satılan birçok kükürt sabunu yaklaşık %10 oranında kükürt içerir. Diğer içeriği ise sıradan sabunlarda da bulunan kostik, bitkisel veya hayvansal yağlar, esans ve renklendirici gibi sabun bazlı bileşenlerdir.

Kükürt sabunları, etkili birer antiseptik olan benzoil peroksit ve salisilik asit gibi çalışır. Ek olarak, sivilce ve aşırı cilt yağıyla savaşan diğer bileşenlerin aksine, cilde daha nazik davranır. Diğer yandan, fiyatı ucuzdur ve kullanımı  herhangi bir sabunu vücuda uygulamaktan daha zor değildir.

Kükürt Sabununun Faydaları Nelerdir?

Kükürtün cildi kurutma kabiliyeti nedeniyle, antibakteriyel ve antiseptik faydalarının yanı sıra yaygın görülen bazı cilt sorunlarının giderilmesinde etkilidir. İşte, kükürt sabunu kullanarak elde edebileceğiniz kazanımlardan bazıları…

Sivilce ve aknelere iyi gelir

Sivilce ve akneler çoğu zaman yağlı bir cilt ile el ele yürür. Kükürt sabunlarının en önemli özelliği, cildi fazla yağdan arındırarak bir miktar kurutmasıdır. Ciltteki fazla yağı temizleyen kükürtlü sabunlar, gözenekleri açar, siyah noktaları giderir, sivilce ve aknelere iyi gelir. Bakterileri öldürme özelliği olan bu sabunlar aynı zamanda cilt için etkili bir temizlik ürünüdür.

Seboreik dermatite karşı etkilidir

Yaygın bir cilt sorunu olan seboreik dermatit, maya tipi organizmaların (mantarların) neden olduğu bir cilt rahatsızlığıdır. Saçlı kafa derisinde, göğüslerde, koltuk altında ve hatta kaşlarda ortaya çıkabilir. Antifungal özellikteki kükürtlü sabunlar, seboreik dermatite neden olan bakterileri öldürerek, kaşıntılı ve kepekli bu cilt sorunundan kurtulmanızı sağlayabilir.

Gül hastalığı (Rozasea) için kullanılabilir

Halk arasında gülleme ismiyle de bilinen rosacea, yanaklar, kulaklar, alın, çene ve burunda kızarıklıkla kendini belli eden kronik bir cilt rahatsızlığıdır. Uzun süre tedavi edilmezse, örümcek damarlar olarak adlandırılan kan damarları belirgin hale gelebilir. Kükürt sabunu, kızarıklığı azaltır ve ciltteki diğer gül hastalığı belirtilerini en aza indirir.

Yağlı saçlardaki kepekle savaşır

Kükürt sabunları hem ciltte hem de saçlı kafa derisinde kullanılabilir. Saç ve kaş kepeklenmesinin etkili bir tedavisidir ancak yalnızca yağlı saçlarda kullanılması tavsiye edilir. Eğer fazla kuru saçlarınız varsa ve kuruluk nedeniyle pul pul dökülme yaşıyorsanız, kükürt sabunları zaten kurutucu etkiye sahip olduğundan kepeğin şiddetini artırabilir. Bununla birlikte, saç kepeklenmesinin yaygın nedeni, yağlı saçlarda bulunan seboreik dermatit mantarlarıdır ve kükürtlü sabun ile olumlu sonuç alınabilir.

Uyuz tedavisinde etkili sonuç verir

Hasta olan biriyle yakın temasa geçen kişilere kolaylıkla bulaşan uyuz hastalığının tedavisi için kükürt sabunu kullanılabilir. Nitekim bu sabunlar, kaşıntıya ve kızarıklığa neden olan mikroskobik akarları öldürme kabiliyetine sahiptir. Bu da kükürt sabununu uyuzdan kurtulmanın etkili bir yolu yapar. Ek olarak, fazla terlemeye iyi gelir ve vücutta tam bir hijyen sağlar.

Sedef ve egzama gibi cilt rahatsızlıklarını önler

Tüm cilt hastalıklarının birincil çözümü modern tıbbın önerdiği ilaç tedavileri olsa da kükürt sabunları gibi bazı seçenekler ek olarak kullanılabilir. Kükürt, iltihaplanma ve kaşıntı gibi cilt rahatsızlıklarının semptomlarını hafifletmeye yardımcıdır. Bu nedenle, sedef ve egzama gibi cilt rahatsızlıklarında kükürt sabunu kullamak iyi bir fikirdir.

Yaşlanma karşıtı bir sabundur

Kükürt, doğal kolajen üretiminin önemli bir parçasıdır. Ancak yaşlandıkça, kükürt seviyesi azalır. Böylelikle, cilt serbest radikal hasarına karşı savunmasız hale gelir ve kollajenin daha fazla parçalanmasına neden olur. Bu da kırışıklıklara ve sarkmaya yol açar. Ayrıca, zararlı bakteriler cilde zarar verebilir ve yaşlanma sürecini hızlandırabilir. Zararlı bakteriler yok edilerek cildin temiz tutulması, hasar oluşmadan önce önlenmesine yardımcı olur. ”Saati geri döndürmek” için kükürt maskelerini veya kükürt sabunlarını denemeniz işe yarayabilir.

Kükürt Sabunu Nasıl Kullanılır?

Kükürtlü sabunlar hem cilde hem de saçlara güvenle uygulanabilir. Eğer cilt sorunları için kullanacaksanız, sorunlu bölgeyi sabah uyandığınızda ve akşam yatmadan önce köpürterek yıkayıp su ile durulamanız yeterlidir.

Saçlarda kullanımına gelince, haftada 2 kez saçlarınızda kullanmanız yeterli olmalıdır. Eğer gerçekten gerekli olduğunu düşünüyorsanız elbette sayıyı artırabilirsiniz ancak kükürt sabunlarının kurutucu etkisi olduğunu ve aşırı kullanımda saçlardaki yağı tamamiyle sıyırarak kuru ve cansız saçlara neden olabileceğini unutmayın. Uygulama esnasında saçlarınızı kükürt sabunuyla köpürtün ve parmak uçlarınızla saç derinize masaj yapın. Son olarak, her zamanki gibi ılık suyla durulayın.

Kükürtlü Sabunların Zararı Var mı?

Kükürtlü sabunlar çoğu zaman güvenli kabul edilir ve herhangi bir zararı veya yan etkisi yoktur. Bununla birlikte, ciltte kurumaya neden olabileceğinden, kuru cilt tipi olanların kullanması tavsiye edilmez. Kuru ve hassas ciltte kullanımı veya aşırı kullanımı ciltte pul pul dökülmeye ve tahrişe neden olabilir. Bu nedenle, kuru cilt tipi olan biriyseniz başka sabun seçeneklerini değerlendirmek isteyebilirsiniz. Bakınız: Kuru ciltler için sabun önerileri

Kükürt sabunlarının ciltte alerjik reaksiyon göstermesi nadir görülen bir durumdur. Ancak yine de kullanmadan önce cildin küçük bir noktasına uygulayarak yama testi yapmak iyi bir fikirdir. Kızarıklık, kaşıntı, şişme, yanma ve döküntü alerjik reaksiyon belirtileridir. Bu belirtilerden biriyle ya da birkaçıyla karşılaşırsanız ürünü kullanmayı bırakın.

Sivilceler için benzoil peroksit veya salisilik asit gibi tıbbi antiseptik ürünleri kullanıyorsanız, aynı anda kükürtlü sabun kullanmayın. Bu antiseptikler zaten cildi kurutma eğiliminde olduğundan, kurutucu etkiye sahip bir başka ürünün de listeye eklenmesi cildinizde aşırı kurumaya ve tahrişe neden olabilir.

Kükürt Sabunu Fiyatı Ne Kadar?

Kükürt sabunlarını reçetesiz olarak eczanelerden, güzellik ürünleri satan mağazalardan, bazı marketlerden veya online alışveriş sitelerinden satın alabilirsiniz. Çoğu marka, 1 kalıp sabunu kutu içinde tek olarak satıyor. Fiyatı ise ortalama 10 ila 15 lira civarında. En popüler olanı ise kırmızı kutu içinde satılan Koza marka kükürtlü sabun. Diğer muadillerine göre çok rahatsız edici bir kokusu yok ancak yine de güzel koktuğunu söyleyemeyeceğim.

Tabii istediğiniz markayı satın alıp deneyebilirsiniz fakat sizde işe yaradığını görmeden fazla miktarda satın almayın. Çünkü her zaman kullanılabilecek sıradan bir sabun değil. Öncelikle 1 kalıp satın alın ve sonuçları gözlemleyin. İşinize yaradığını görürseniz birçok yerden kolaylıkla temin edebilirsiniz.

Sonuç

Kükürt sabunları, antibakteriyel ve antifungal özelliklere sahip sabunlardır. Sivilce, kepek, aşırı cilt yağlanması ve çeşitli cilt rahatsızlıkları için kullanılabilir. Hoş olmayan kokusunun nedeni içeriğinde yaklaşık %10 civarında bulunan kükürttür. Cilt veya saçta bıraktığı koku geçicidir. Kuru veya aşırı hassas cildi olanlar için uygun değildir. Ayrıca, salisilik asit ve benzoil peroksit içeren ürünler ile birlikte kullanımı tavsiye edilmez.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kadın

Adet Döneminde Kolonoskopi Yapılır mı?

Adet Döneminde Kolonoskopi Yapılır mı?

Kolonoskopi için haftalar öncesinden randevu aldınız ve şimdi adet tarihinizle çakıştığını fark ettiniz. Kolonoskopi yaptırmak zaten başlı başına çekince oluşturuyorken bunun üstüne adetli olmanız da eklenince tedirginliğiniz artmış olabilir. Güzel haber, adetli olmanız kolonoskopi yapılmasına mani değildir ve bunun için endişelenmeniz gerekmez.

Adet tarihinin tatil, düğün, jinekolojik muayene veya kolonoskopi randevusu gibi tarihlerle çakışması can sıkıcı olabilir ancak bunun için yoğun strese girmeniz gerekmez. Aslında, kadınlar adetli oldukları süre boyunca, normal günlerde yaptıkları hemen her şeyi yapabilirler. Kadınlar arasındaki arasındaki şehir efsanelerinin aksine, regl döneminde yüzmenizde, saçlarınızı boyatmanızda veya ağda yapmanızda herhangi bir sakınca yoktur. Peki ya kolonoskopi?

Makaleye Genel Bakış

  • Adetliyken Kolonoskopi Yapılır mı?
  • Kolonoskopi Yaptırmak Adet Kanamasını Etkiler mi?
  • Kolonoskopi Esnasında Neler Beklemeliyim?

Adetliyken Kolonoskopi Yapılır mı?

Bildiğiniz gibi kolonoskopi prosedürü fiberoptik kamera ile makattan girilerek inceleme işleminin yapılmasıdır. Dürüst olalım, hiç kimse kolonoskopi yaptırmaya güle oynaya gitmiyor ve aslında az da olsa tedirginlik yapabiliyor. Tüm bunlara adet tarihinizin çakışması da eklenince stres seviyeniz katmerlenmiş olabilir.

Ancak iyi haberler de var! Kolonoskopi makat bölgesinden yapılan bir işlem olduğundan adetli olmanız prosedürü olumsuz etkilemez. Yani evet, adetliyken kolonoskopi yapılır ve bunun için randevunuzu ertelemeniz gerekmez.

Bununla birlikte, içiniz gerçekten rahat değilse ve huzursuz hissediyorsanız randevunuzu bir hafta sonrasına erteleyin. Ancak, randevu tarihinin ertelenmesi gibi bir durumun çoğu zaman mümkün olmadığını da biliyoruz. Durum buysa, kolonoskopi için sağlık kuruluşuna giderken ped yerine tampon kullanın. İşlem öncesinde iç çamaşırınızı çıkarmanız isteneceğinden ve pedler çamaşıra sabitlendiğinden en iyi seçenek tamponlardır. Ayrıca, kolonoskopi esnasında size refakat etmesi için yanınızda bir hemşire bulunacak. Hemşireye adetli olduğunuzu ve tampon kullandığınızı söylemekten çekinmeyin.

Kolonoskopi Yaptırmak Adet Kanamasını Etkiler mi?

Kolonoskopi ve adet olmak birbirinden çok farklı iki şeydir ve birbirini etkilemez. Kanamanızın şiddeti artmaz, azalmaz, döneminizin süresi uzamaz veya kısalmaz. Aynı şey, adetliyken jinekolojik muayene ve endoskopi için de geçerlidir. Yani, jinekolojik muayene, endoskopi veya kolonoskopi yapılmasının tıbbi olarak periyodun üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.

Kolonoskopi Esnasında Neler Beklemeliyim?

Randevunuzdan birkaç gün önce başlamak şartıyla sulu-yumuşak besinleri tüketmeniz gerektiği ve randevuya gelirken karnınızın aç olması gerektiği konusunda uyarılacaksınız. Ayrıca, prosedürün öncesinde doktorunuzun söylediği, kolonu (kalın bağırsak) temizleyen müshil etkili ilaçlar almanız gerekecek.

İşleminiz sırasında dizleriniz bükülü olarak sol tarafınıza yatacaksınız. Anestezi uzmanı uykuya dalmanızı sağlayacak anestezi verecektir. Prosedür başladıktan sonra, kolonoskop ismi verilen cihaz makattan içeri doğru itilir. Doktorunuz daha iyi görebilmek için kolonu hava ile hafifçe şişirebilir. Tüm bunlar anestezi altında yapıldığından herhangi bir ağrı veya rahatsızlık hissetmeyeceksiniz. İşlem boyunca yanınızda bir hemşire olacak ve prosedürün toplam süresi yaklaşık 20 dakika civarında sürecek.

İşlemin sonrasında, gözlem ve bakım ünitesi olan derlenme odasına alınacaksınız. Anestezinin etkisinin geçene kadar (uyanana kadar) burada istirahat halinde kalacaksınız. Kendinize geldiğinizde kıyafetlerinizi giyebilirsiniz. Doktorunuz muayenenin nasıl geçtiğini açıklayacak ve size poliplerin alınıp alınmadığını veya biyopsi alınıp alınmadığını söyleyecektir. Ardından evinize gidebilirsiniz. İşlem sırasında kolona verilen hava nedeniyle biraz kramp veya şişkinlik yaşayabilirsiniz. Gaz çıkardığınızda bu hızla kaybolmalıdır.

Ek olarak, kolonoskopi sonrasında size yardımcı olması için ve araç kullanmamanız gerektiğinden yanınızda refakatçiyle gelmeniz en iyisidir. Verilen ilaçlar geçici olarak sersemlik yapabileceğinden giyinme-ulaşım vb. konularda bir yakınınıza ihtiyaç duyabilirsiniz.

Sonuç

Adetli olmak, kolonoskopi yapılmasına tıbbi olarak engel teşkil etmez. Ancak yine de kendinizi huzursuz hissediyorsanız ve imkanınız varsa kolonoskopi randevunuzu ileri bir tarihe erteleyin. Randevu tarihinde değişiklik yapamıyorsanız işlemin yapılacağı gün ped yerine tampon kullanın. Zira, pedler iç çamaşırına tutturulduğundan ve çamaşırınızı çıkarmanız gerekeceğinden tampon kullanımı gereklidir.

Regl olduğunuz için doktorunuzun veya hemşirenizin sizi yargılamayacağını, sizden tiksinmeyeceğini veya kanamanızın muayenenin seyrini olumsuz etkilemeyeceğini unutmayın.

Okumaya devam et

Kadın

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Neden Olur?

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Neden Olur?

Sabah bulantıları, kilo alımı, kokulara karşı hassasiyet ve şişmiş ayak bilekleri gibi hamileliğin getirilerine kendinizi hazırlamış olmalısınız. Peki ya bu listeye karın kaşıntısının da dahil olduğunu biliyor muydunuz? Gebelik döneminde karın kaşıntısı yaygın olmakla birlikte anne veya bebeğe zarar verebilecek ciddi bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmez.

Hamilelik döneminde ortaya çıkan karın bölgesi kaşıntısı rahatsız edici olabilse de herhangi bir sağlık riski oluşturmadığından endişelenmenize gerek yoktur. Ancak yine de buna neyin sebep olduğunu ve kaşıntıyı gidermek için neler yapabileceğinizi bilmek isteyebilirsiniz. Aşağıda, hamilelikte karın kaşıntısının nedenine değiniyor ve iyi gelen birkaç geleneksel çözüm önerisinden bahsediyoruz…

Makaleye Genel Bakış

  • Gebelikte Karın Kaşıntısı Normal mi?
  • Hamilelikte Karın Kaşıntısı Bebeğe Zarar Verir mi?
  • Hamilelikte Karın Kaşıntısına Ne İyi Gelir?
  • Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Gebelikte Karın Kaşıntısı Normal mi?

Evet, normal. Gelişmekte olan fetüsünüze bedeninizin uyum sağlaması için karnınızın büyümesi gerekiyor ve kaşıntılı karnınızın nedeni de tam olarak budur. Bebeğinizle birlikte büyüyen karnın bölgenizde doğal olarak deri gerilmesi veya genişlemesi meydana gelir. Bu olduğunda, karnınızda ve hatta göbek deliğinizde kaşınma dürtüsü yaşayabilirsiniz. Ayrıca, gerilen cilt kaşıntıya ek olarak, karnınızda, göğüslerinizde, bacaklarınızda ve kalçalarınızda kırmızı veya pembemsi çizgilere (çatlak) neden olabilir.

Öte yandan, hamilelik dönemindeki yüksek hormon seviyeleri karın bölgesi de dahil olmak üzere vücudun genelinde cilt kuruluğuna neden olabilir. Bu durum kaşıntıyla birlikte pullanma şeklinde hafif deri döküntülerini ortaya çıkmasının yaygın bir sebebidir.

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Bebeğe Zarar Verir mi?

Hamilelik dönemindeki karın kaşıntısının birincil nedeni derinin gerilmesi ve hormonlar nedeniyle oluşan cilt kuruluğudur. Bu etkenlerin anneye veya bebeğe zarar vermesi olası değildir. Bu nedenle, kaşıntılı göbeğiniz için endişelenmeniz gerekmez. Bununla birlikte, kaşıntı vücudun neresinde olursa olsun rahatsız edicidir ve bu konuda birkaç ev çözümünü denemeniz iyi bir fikir olabilir…

Hamilelikte Karın Kaşıntısına Ne İyi Gelir?

Kaşıntılı karın rahatsız edici olduğu kadar özellikle de toplum içindeyseniz utanç verici olabilir. Neyse ki, kaşınma dürtüsünü azaltıp rahatlamanızı sağlayabilecek çeşitli yollar vardır.

  • Kaşıma dürtüsüne direnmek her ne kadar zor olsa da bölgeyi tırmalamak bölgenin tahriş olmasına neden olabileceğinden kaşımayın.
  • Hafif, nazik ve kokusuz bir nemlendirici çoğu zaman işe yarar. Karın bölgenize nemlendirici krem veya losyon sürün.
  • Ilık suyla yumuşak bir yulaf ezmesi banyosu kuru ciltler için harikalar yaratabilir. Ayrıca E vitamini yağıyla masajı deneyebilirsiniz.
  • Banyo suyunuzun sıcak değil, ılık olmasına dikkat edin. Sıcak su cildinizdeki doğal yağları sıyırarak kurutur ve kaşıntının şiddetlenmesine zemin hazırlayabilir.
  • Karın bölgenizde egzama varsa ve kaşıntınızın nedeni buysa soğuk kompres yapmak rahatlama sağlayabilir.
  • Bol giysiler giymeniz, giysilerinizin cildinize sürtünme ve tahrişe olasılığını azalttığından kaşıntıyı önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca, sentetik kıyafetler yerine pamuklu olanları tercih etmeniz iyi bir fikirdir.
  • Kaşıntıyı hafifletmek için herhangi bir ilaçlı krem ​​kullanmadan veya ağızdan ilaç almadan önce mutlaka ebeniz veya doktorunuzla konuşun.

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Hamilelik süresi boyunca ve özellikle karnınızın bariz şekilde büyümeye başladığı beşinci aydan itibaren göbek kaşıntısı normaldir. Bununla birlikte, doktorunuzdan randevu almanızın gereken bazı durumlar vardır.

  • Vücudumun genelinde şiddetli kaşıntı var
  • Vücudumun genelinde veya bazı bölgelerinde şiddetli deri döküntüleri var
  • Kaşıntılar yaşam kalitemi düşürecek kadar yoğun
  • Avuçlarımda ve ayak tabanlarımda döküntüsüz şiddetli kaşıntı var

Son olarak, kaşıntıya neden olabilen gebeliğin intrahepatik kolestazı (ICP) adı verilen tehlikeli bir karaciğer durumu olduğunu da bilmek önemlidir. En sık olarak avuç içlerinde ve ayak tabanlarında olmak üzere döküntü olmaksızın şiddetli kaşıntı ana semptomdur (kaşıntı gövdeye de yayılabilir). ICP erken doğum ve diğer problemlerin riskini artırabileceğinden, avuçlarda ve tabanlarda kızarıklık olmadan kaşıntı yaşarsanız doktorunuza söyleyin.

Okumaya devam et

Kadın

Adetliyken Yorgunluk ve Uyuma İsteği Neden Olur?

Adetliyken Yorgunluk ve Uyuma İsteği Neden Olur?

Çoğu kadın için adet dönemleri, kanamanın verdiği rahatsızlık hissi ve enerji düşüklüğüne ek olarak günü berbat edebilecek ağrılı semptomlarla birlikte gelir. Tüm bunların toplamı yorgun hissetmeyle ve sürekli uyuma isteğiyle sonuçlanabilir. Peki ama tam olarak neler oluyor?

Aşırı fiziksel aktivite, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları veya bazı ilaç türlerinin yan etkisinin sonucu gibi çeşitli nedenler hem yorgun hem de uykulu hissetmenize neden olabilir. Ancak, yorgunluk, aşırı halsizlik veya sürekli uyuma isteği bilinen herhangi bir sebep yokken yalnızca adetli olduğunuz günlerde ortaya çıkıyorsa, perde arkasındaki ”suçluları” bulmak için başka etkenlere göz atmanız gerekebilir…

Makaleye Genel Bakış

  • Regl Döneminde Yorgunluk ve Uyku Hali
    • Hormonlar
    • Geceleri az uyumak
    • Demir eksikliği anemisi
  • Adet Yorgunluğu Nasıl Geçer?

Regl Döneminde Yorgunluk ve Uyku Hali

Senaryo gereği spor yapan enerjik aktrislerin rol aldığı kadın pedi reklamlarının aksine, adet günlerinizde sürekli bitkin hissediyorsanız bu konuda yalnız değilsiniz. Adet döneminden önce ve özellikle ilk günlerinde enerji düşüklüğü kadınlar arasında yaygındır ve aslında bu durum birkaç bilimsel gerçekle açıklanabilir.

Hormonlar

Adetinizin ilk gününde östrojen ve progesteron seviyeleriniz en düşük seviyededir. Bu da kendinizi yorgun, bitkin, halsiz ve uykulu hissetmenize neden olur. Döneminiz boyunca hormon seviyeleriniz tekrar yükselmeye başlayacağından, enerji seviyeleriniz genellikle birkaç gün içinde normale döner.

Geceleri az uyumak

Adetli olun veya olmayın gece uykusunu tam almadığınızda günü verimsiz geçirirsiniz. Bununla birlikte, ağrılar, kramplar, ateş basması ve duygu durum bozuklukları gibi regl semptomlarının özel günlerinizde uykunuza müdahale etmesi daha olasıdır.

ABD Ulusal Uyku Vakfı tarafından yapılan araştırmaya göre, kadınların %3’ü adet dönemlerinde uyku bozukluğu yaşıyor. %23’ü ise dönemleri boyunca geceleri yeterince uyuyamadığını söylüyor. (Kaynak) PMS’li kadınların uykusuzluk yaşama olasılığı iki kat daha fazlayken, adet öncesi disforik bozukluğu olan kadınların %70’i uykusuzluk benzeri sorunlar yaşadıklarını dile getiriyor ve %80’i kendilerini yorgun olarak tanımlıyor. 

Demir eksikliği anemisi

Yoğun geçen adet kanamanız varsa ve yataktan çıkmak istemeyecek kadar halsiz hissediyorsanız bunun nedeni menoraji olabilir. Demir eksikliği anemisinin kadınlar arasındaki en yaygın nedeni, tıp dilinde menoraji olarak ifade edilen uzun ve yoğun geçen adet dönemidir. Demir eksikliği anemisinin tipik belirtileri yorgunluk, soluk cilt, nefes darlığı ve kalp çarpıntısıdır. Peki ama menoraji olup olmadığınızı nasıl anlayabilirsiniz?

  • Adet kanamam 7 günden fazla sürüyor
  • Kanama esnasında büyük kan pıhtıları geliyor
  • Yoğun kanama nedeniyle her iki saatte bir (veya daha az sürede) ped değiştiriyorum
  • Ped değiştirmek için geceleri uyanmak zorunda kalıyorum
  • Aşırı yorgun, halsiz, ve bitkin hissediyorum

Sorununuzun kaynağının demir eksikliği anemisi olduğundan şüpheleniliyorsa, kırmızı kan hücrelerinin sayısının normal aralıkta olup olmadığını belirlemek için kan testi yapılacaktır. Sonuçlara göre doktorunuz, demir zengini besinlere öncelik vermeniz gerektiğini önerebilir ve demir takviyesi kullanmanız gerektiğini söyleyebilir.

Ek olarak, sürekli yorgun hissetmenin bir başka nedeni tiroid sorunları olabilir. Tiroid, boyunda bulunan ve görevi vücudun metabolizmasını doğal olarak düzenleyen hormonlar üretmek olan kelebek şeklinde küçük bir bezdir. Tiroid bezi yeterince hormon üretmezse (hipotiroidizm) yorgunluk dahil olmak üzere kilo alımı ve depresyon gibi çeşitli sonuçlar ortaya çıkarabilir.

Adet Yorgunluğu Nasıl Geçer?

Öncelikle, her ayın bir haftasında bitkin hissetmenin alışılmadık bir durum olmadığını hatırlamakta fayda var çünkü vücudunuzda hormonal anlamda değişiklikler oluyor. Ancak yine de bu, aşırı kanamanın neden olduğu demir eksikliği gibi tıbbi durumları gözardı edebileceğiniz anlamına gelmiyor. Genel sağlığınızı ve yaşam kalitenizi düşüren herhangi bir sorun doktorunuzdan randevu almak için yeterli bir sebeptir.

Öte yandan, yorgun hissetmeniz ve gündüz saatlerinde bastıran uyku isteğiniz, adet döneminizde hormonlarınızın size sunduğu can sıkıcı bir armağandan ibaretse üzgünüz ama bunun için yapabileceğiniz çok fazla şey yok. Bununla birlikte, bol su içmek, sigara-alkol tüketiminden kaçınmak, geceleri en az sekiz saat uyumak ve sağlıklı beslenmek gibi genel tavsiyeler işe yarayabilir. Ayrıca, her ne kadar yataktan çıkıp başlamak zor olsa da adetliyken yürüyüş yapmak gibi hafif egzersizler yorgunluk ve uyku hissini yenmenin iyi bir yoludur.

Tüm bunlara rağmen yine de bitkin hissediyorsanız, yatakta istirahatle veya ara sıra şekerleme yaparak geçen bir gün, lezzetli bir atıştırmalık ya da Netflix gibi dijital bir platform başlı başına mükemmel bir ilaç olabilir.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com