Bizimle iletişime geçin

Pratik Bilgiler

Kulaklık Nasıl Temizlenir?

Kulaklık Nasıl Temizlenir?

Bir dönemin popüler kasetçalarları olan wolkman’in icadından bu yana kulaklıklar kullanılıyor ve her geçen yıl daha fazla teknolojik özellik eklenerek geliştiriliyor. Değişmeyen tek şey ise kulaklıkların halen kirleniyor olması! Aslında, kulaklıkların temiz olması yalnızca ses kalitesi için değil kulak sağlığı için de son derece önemli.

Gerekli temizliği yapılmadığında en iğrenç olabilen teknolojik ekipmanların liste başında kulaklıklar vardır. Bunun nedeni, halk arasında kulak kiri olarak bilinen ve dış kulak kanalında doğal olarak üretilen buşon ismindeki sarı renkli kaygan maddedir. Buşon her ne kadar kulaklarımız için gerekli bir madde olsa da kulaklıklarda ses bozukluğu gibi sorunlara neden olabilir. Ayrıca, kulak kiriyle dolmuş bir kulaklık dış dünyadaki kir, toz ve bakterileri daha çabuk toplayarak yapış yapış hale gelebilir. Evet, bu gerçekten iğrenç!

Makaleye Genel Bakış

  • Kulaklıkların Neden Temizlenmesi Gerekir?
  • Kulaklıklar Ne Sıklıkla Temizlenmeli?
  • Kulak Üstü Kulaklıklar Nasıl Temizlenir?
  • Kulak İçi Kulaklıklar Nasıl Temizlenir?

Kulaklıkların Neden Temizlenmesi Gerekir?

Kulaklıkları çoğu zaman çantalarımıza, ceplerimize, diğer toz ve pisliklerin olabileceği her yere atıyoruz. Daha sonra ihtiyaç duyduğumuzda onları alıyor ve bir an bile tereddüt etmeden tekrar kulaklarımıza tıkıyoruz. Bu durum, kulak enfeksiyonu, tıkanması ve cihazın bozulması gibi istenmeyen durumların riskini artırmanın kesin bir yoludur.

Tek ve kir kalıntıları kulakçıkların kötü kokmasına neden olabilir ve ayrıca hışırtılı-cızırtılı veya kısık ses gelmesine yol açabilir. Dahası, kulaklarınızda sorun yaratabilecek bakteri ve diğer mikroplar gibi göremediğiniz tonla zararlı şeye ev sahipliği yapar. Yapılan araştırmalar, kulaklıkların kulak içinde bakteri üremesini artırdığını ve başka biriyle ortak kullanım sonrasında bir kişiden diğerine geçebileceğini göstermiştir. Sizinkini paylaşmasanız bile, kulaklığınızın nelerle temas ettiğini ve onu gerçekten kulağınıza sokmak isteyip istemediğinizi düşünün.

Kulaklıklar Ne Sıklıkla Temizlenmeli?

Bunun için belirli bir zaman aralığı veya kesin bir kural yoktur. Kulaklığınızı ne sıklıkla temizleyeceğiniz, takarken ne yaptığınıza veya nasıl bir iklimde yaşadığınıza göre değişkenlik gösterebilir.

Örneğin, her gün kullandığınız ve masanızın üzerinde duran kulaklığı haftada bir kez silmeniz yeterli olmalıdır. Öte yandan, spor salonun da antrenman esnasında veya sabah koşusunda kulaklığınızı kullanıyorsanız terleme faktörü nedeniyle her kullanımdan sonra silmeniz gerekir.

Bu konudaki en iyi tavsiye, kullandığınız eşyalara göz kulak olmaktır. Kulaklığınızın üzerinde, kir, ter kalıntıları, parmak izleri veya yapışkan bir oluşum fark ettiğinizde hemen temizleyin.

Kulak Üstü Kulaklıklar Nasıl Temizlenir?

Kulak üstü kulaklıklarınızı nasıl temizleyeceğiniz marka veya modeline göre değişiklik gösterecektir. Apple, Beats ve Bose gibi ünlü markalar temizleme talimatının bulunduğu bir kılavuzla birlikte gelir. Temizliğe başlamadan önce bu talimatları okuyun.

Diğer markalar işinize yarayabilecek bir kılavuz sunmasa da ürünlerini temizliği kolayca yapılabilecek şekilde tasarlanmıştır ve genellikle her iki tarafında çıkarılabilir kulak kapakları veya pedler bulunur.

Kolayca çıkarılabilen kulak pedlerini sökün. Sabun ve ılık suyla nemlendirilmiş bir bezle kulak pedlerini silip kurulayın. İzopropil alkol (sürtünme) veya el dezenfektanı kullanarak pedlerin yerleştiği plastik iç aksamı silin. Pedleri yerine takmadan önce tamamiyle kuru olduklarından emin olun.

Kulak İçi Kulaklıklar Nasıl Temizlenir?

Kulak içi kulaklıklar kulak deliğine sokulduğu için genellikle kulak üstü kulaklıklardan daha çok kirlidir. Bazı kulaklıklar kulak kanalına oldukça derin oturur ve silikon uçlar sayesinde tam bir sızdırmazlık oluşturur. Ses kalitesi rakipsiz olsa da kulak enfeksiyonuna yakalanma riski daha fazladır.

İç kulaklıkların en çok temizlik gerektiren noktası silikon uçlardır ve bunların en iyi tarafı kolayca çıkarılabiliyor olmalarıdır. Silikon uçları söktükten sonra 5 dakika kadar sabunlu ılık suda bekletip durulayın ve kurulayın. Diğer sökülemeyen aksamları ve tel ağı izopropil alkol veya el dezenfektanı kullanarak silin. Bezin girmediği küçük alanlardaki pislikleri temizlemek için kürdan, pamuklu kulak çöpü veya yumuşak bir fırça kullanın.

Son olarak, kulaklıklarınız iPhone, Samsung, Sony, Philips, JBL gibi kaliteli bir marka olsa bile temizlemek için asla suya sokmayın ve kolayca sök-tak tapılabilen dış aksamları haricinde temizlik amacıyla kulaklığınızı parçalara ayırmayın. En iyi müzik dinleme deneyimi için kulaklığınızı temiz tutmanın yanı sıra kulaklarınızı da temiz tutmanız gerektiğini unutmayın.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pratik Bilgiler

Süt Ağacı Bakımı, Budama ve Çoğaltma

Süt Ağacı Bakımı, Budama ve Çoğaltma

Süt ağacı (Euphorbia trigona), heykelsi bir karaktere sahip bakımı kolay bir ev bitkisidir. Hızla 2 metre yüksekliğe kadar erişebilen, ağaç veya çalı benzeri büyüyen bir sukulenttir. Bitkinin anavatanı Afrika’dır ve bundan dolayı sıcaklığa ve kuraklığa alışkındır. Kırmızı veya yeşil yapraklı ve tarak şeklinde büyüyen formda bulunurlar…

Botanik adı Euphorbia trigona olan süt ağacı, binden fazla türüyle bilinen Euphorbia temsilcilerinden biridir. Süt ağacı sulu bir bitkidir ve Afrika’nın özellikle Namibya bölgesinden gelir. Açık havada beyaz veya sarımsı küçük çiçekler geliştirir ancak bunun iç mekanlarda gerçekleşmesi olası değildir.

Makaleye Genel Bakış

  • Süt Ağacının Özellikleri
  • Süt Ağacının Bakımı
  • Konum ve Sıcaklık
  • Toprak Seçimi
  • Sulama
  • Gübreleme
  • Budama
  • Çoğaltma
  • Saksı Değişimi

Süt Ağacının Özellikleri

Süt ağacı, birkaç yan sürgünü olan sert ve dik bir bitki olarak büyür. Koyu yeşil, üçgen şeklinde ve açıkça çentikli kaburgalar oluşturur. Sürgünün üst kısmında, küçük, uzun oval yaprakları bulunur. Süt ağacı doğada iki metre yüksekliğe kadar büyüyebilirken, iç mekanlarda yetiştirilirse genellikle en fazla 100 cm yüksekliğe ulaşabilir.

Bitkinin sürgünleri, zehirli olan ve onları doğal konumlarında yırtıcılardan koruyan beyaz sütlü bir özsu içerir. Bu nedenle, süt ağacının bakımı sırasında mutlaka eldiven kullanılmalıdır. Bununla birlikte, evcil hayvanlar ve çocuklar kesinlikle bitki ile temas etmemelidir.

Süt Ağacının Bakımı

Bitki için en önemli şey aydınlık bir konumdur. Bir ev bitkisi olarak, pencere kenarını sever ancak boyutu nedeniyle bunu yapmak genellikle zordur. Bu nedenle, profesyonel bahçıvanlar genellikle kış bahçelerini tercih ederler. Burada uygun koşullar sağlanırsa, süt ağacı üç metreden fazla olan tam boyutuna kadar açılabilir.

Arada bir sulamayı unutursanız bitki zarar görmez. Çünkü kökenleri nedeniyle kuraklıkla çok iyi baş edebilir. Süt ağacına en hızlı zarar veren şey aşırı nemdir. Bu nedenle, bitki yağmurda asla durmamalıdır. Yukarıda gelen su bitki için zararlıdır ve bir daha kendini toparlayamaz.

Konum ve Sıcaklık

Süt ağacı aydınlık bir yere ihtiyaç duyar ve orta derecede güneş arzu edilir. Yapılması gereken tek şey, güneye bakan bir pencereye yakın bir yere bırakmak ve öğlen saatinde gölge sağlamaktır. 18 ile 25 santigrat derece arasındaki oda sıcaklıkları idealdir ve düşük nem sorun teşkil etmez.

Euphorbia trigona, Ekim ve Şubat ayları arasında dinlenme evresine girer. Bu süreçte sulamanın büyük ölçüde azaltılması ve sıcaklığın 12 ila 15 santigrat derecede tutulması tavsiye edilir. Dinlenme evresinde hiçbir şekilde gübrelenmesine gerek yoktur fakat özel bitki lambaları ile ek ışık sağlanması gerekebilir.

Yaz mevsiminin başlangıcında yapraklarda oluşan kahverengi lekeler, dışa adaptasyonun çok hızlı gerçekleştiğinin bir işaretidir. Bu nedenle, daha fazla güneş alan bir yere taşınmadan önce (yarı) gölgeli bir yerde mutlaka bir ila iki hafta bekletilmelidir. Ayrıca bitkinin yağmur suyu almadığından da emin olunmalıdır.

Toprak Seçimi

Toprak ne kadar besin açısından zenginse, süt ağacı o kadar hızlı büyür. Geçirgen, tınlı-humuslu bir toprak idealdir. Bitkiyi küçük tutmak istiyorsanız, pomza çakılı, lav çakılı ve kil granülü gibi bir alt tabaka kullanabilirsiniz. Bununla birlikte, kaktüsler ve diğer sulu meyveler, kap bitkileri veya ev bitkileri için ticari olarak temin edilebilen karışımlar uygundur.

Sulama

Süt ağacı kendi doğal yaşam alanında kuraklığa dayanabilir ancak özellikle büyüme mevsiminde yeterli su ister. Buradaki kural, Nisan’dan Eylül’e kadar olan dönemde iyi sulanmasıdır. Sulama konusunda dikkat edilmesi gereken diğer bir önemli şey, su basmasına karşı dikkatli olunmasıdır.

Sulamadan yaklaşık yarım saat sonra fazla sudan arındırılmalıdır. Sulama işlemleri arasında toprak her zaman kuruyabilmelidir. Böylece kök çürümesi engellenmiş olur. Bitkinin gövdesinin ve yapraklarının çürümemesi için su yukarıdan su almamalı, doğrudan toprağın üstündeki köklere su dökülmelidir. 

Gübreleme

Süt ağacının büyüme evresi sırasında, her her on haftada bir sulama suyuna kaktüs gübresi eklenmesi yeterlidir. Gübreyi az tutmak bir avantajdır. Böylece kompakt bir şekilde büyümesi sağlanmış olur. Ek olarak, satın alma veya saksı değiştirmeden sonraki ilk yıl gübrelemeye yapılmasına gerek yoktur.

Budama

Euphorbia trigona, sağlıklı büyüme için düzenli budamanın kesinlikle gerekli olmadığı bir bitki türüdür. Bununla birlikte, süt ağacının boy büyümesini etkili bir şekilde sınırlamak için belirli kısımlarını kesmek faydalı olabilir. Ancak her kesim, bitki üzerinde yakın gelecekte görünür kalacak yaralar oluşturur. Bu nedenle, kesimler her zaman göze çarpmayacak şekilde yapılmalıdır. Ek olarak, kesilen bitki parçaları çoğaltma için kullanılabilir.

Çoğaltma

Süt ağacı bitkisi baş kesimler yoluyla çoğaltılabilir. Kesimler ilkbaharda keskin bir bıçak yardımıyla yapılır. Uygun bir alt tabakaya yerleştirmeden önce, bir ila iki gün dikey olarak kurumaya bırakılır. Aksi taktirde bükülme eğilimi gösterirler. Kesimler, doğrudan hazırlanmış yeni bir toprakla saksıya ekilir. Kökler her zaman doğrudan toprakta oluşur. Orta derecede sulama yeterlidir. Toprağı çok nemli tutmaktansa, kuru tutmak daha iyidir. Kesim çok fazla sulanırsa, kökler oluşmadan çürümeye başlar. Yeni ekilen bitki aydınlık ve sıcak bir yere, örneğin bir pencere pervazına yerleştirilebilir.

Saksı Değişimi

Kaktüs benzeri süt ağacı genellikle yavaş büyür ve bu nedenle çok sık saksı değişimine gerek yoktur. Bu işlem yalnızca her üç ila dört yılda bir yapılırsa yeterlidir. Yenileme sırasında daha büyük bir saksı seçilmeli, uzun boylu bitkilerin devrilmemesi için toprak yüzeyine bir taş yerleştirilmelidir. Ayrıca bitkinin hassas köklerine zarar vermemeye ve bitkinin zehirli özsuyu ile temas etmemeye özen gösterilmelidir.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Areka Palmiyesi Bakımı Nasıl Yapılır?

Areka Palmiyesi Bakımı Nasıl Yapılır?

Palmiyeler her zaman güneşi, denizi ve kumsalı hatırlatır. Bu da sizi iyi bir ruh haline sokar. Yaprak dökmeyen bir bitki türü olan areka palmiyesi, tüm yıl boyunca oturma odanıza harika bir tatil havası sağlar. Düzenli sulama ve gübreleme, areka palmiyesinin iç mekanlarda rahat hissetmesi için temel bir gereksinimdir…

Bitkinin ana vatanı, Afrika’nın güneydoğu kıyısında tropik bir ada ülkesi olan Madagaskar’dır. Areka palmiyesi hızla büyüyen ve yetiştirmesi kolay bir bitki türüdür. Öte yandan, yaşlı yapraklar hızla solduğu için bakımı sırasında çok fazla özen gerektirir.

Makaleye Genel Bakış

  • Areka Palmiyesi Bakımı
  • Konum ve Sıcaklık
  • Sulama
  • Gübreleme
  • Saksı Değişimi
  • Budama
  • Kış Mevsimi
  • Çoğaltma

Areka Palmiyesi Bakımı

Areka palmiyesi (Dypsis lutescens), 70 cm uzunluğunda, sarımsı veya turuncu renkli kıvrımlı gövdeler üzerinde gür ve hafif kavisli yapraklar taşıyan çok sayıda tüp benzeri gövde oluşturur. 1,6 m yüksekliğindeki areka palmiyesinin yeşil yaprakları 90 ila 130 cm uzunluğa ulaşabilir.

Eğer biraz zaman ayırmaya istekliyseniz, areka palmiyesi harika bir ev bitkisidir. Diğer bitkilere göre sık sulama ve gübreleme gerektirir. Ayrıca aydınlık ve sıcak bir yere ihtiyacı var.

Konum ve Sıcaklık

Tüm palmiye ağaçları gibi, areka palmiyesi de çok fazla güneşi ve sıcaklığı sever. Bu nedenle, büyük bir pencerenin yanında aydınlık ve sıcak bir yere ihtiyaç duyar. Özellikle kış bahçelerinde iyi yetişir. Ancak yaprak hasarını önlemek için güneşin doğrudan yaprakların üzerine düşmemesi gerekir. Aksi takdirde renk solması ve kahverengi lekeler oluşabilir. Bu nedenle, bitki için dolaylı güneş ışığı idealdir.

Tropikal bir bitki olarak aynı zamanda yüksek nemden ve 20 santigrat derecenin üzerindeki sıcaklıklardan hoşlanır. Kış aylarında ise 18 dereceden düşük sıcaklıklar onun için tehlikelidir. Bununla birlikte, güçlü sıcaklık dalgalanmaları da bitki için iyi değildir. Areka palmiyesi kendini rahatsız hissediyorsa, nispeten hızlı bir şekilde sarı yapraklar geliştirecek ve bu yapraklar daha sonra düşecektir.

Sulama

Çoğumuzun bildiği gibi, tropik bölgelerde aşırı yağmur yağar. Bu nedenle, areka palmiyesi çok fazla suya ihtiyaç duyar. Elbette burada doğru dengeyi ayarlamak gerekir. Örneğin, kışın haftada bir ve yazın haftada iki kez. Toprak elle kontrol edilir ve kurumuşsa sulama zamanı, nemliyse değildir.

Sulama özellikle genç bitkilerin büyümeleri için çok önemlidir. Küçük miktarlarda düzenli olarak sulamak, büyük miktarlarda seyrek olarak sulamaktan daha iyidir. Bu şekilde bitkinin kuruma riski en aza indirilir. Yağmur suyu, sulama için mükemmeldir. Kalsiyum içeriği düşük musluk suyu da iyidir ancak çok soğuk olmamalıdır.

Gübreleme

Gübre çubukları veya sıvı çiçek gübresi areka palmiyesi için uygundur. Gübre çubukları, bitkiye uzun vadeli besin sağladıkları için iyi bir seçimdir. Bununla birlikte, sıvı çiçek gübreleri ile ilkbahar ve yaz aylarında iki haftada bir bitkiyi besleyebilirsiniz. Gübreleme sadece Nisan’dan Eylül’e kadar olan büyüme evresinde yapılır. Kışın palmiye ağaçlarını gübrelenmesine gerek yoktur.

Saksı Değişimi

İlkbahar ve yaz aylarında bitkiyi yeni bir saksıya aktarabilirsiniz. Genç bitkiler için yılda bir kez, daha yaşlı bitkiler için iki veya üç yılda bir saksı değiştirmek yeterlidir. Kural olarak, areka palmiyesi çok yavaş büyür. Daha büyük bir kap, toprak nemi emdiği için bitkiye daha fazla su sağlar. Ayrıca hassas köklerin zarar görmemesi için bu işlemi yaparken dikkatli olmalısınız.

Budama

Budama yapılmasa bile areka palmiyesi tam boyutuna ulaşacaktır. Ancak çok fazla doğrudan güneş ışığı bitkiyi sarartabilir. Böyle bir durumlar karşılaşırsanız, bitkiyi pencereden bir metre uzağa koymanız tavsiye edilir. Kahverengimsi noktalar genellikle önlenemez ve doğal alanda yetişen türlerde bile oluşur.

En sık alt kısımdaki yaşlı yapraklar etkilenir. Keskin bir makasla, tabandaki sarı yaprakları ve göze hoş gelmeyen renk bozulmalarını dikkatlice kesebilirsiniz. Bununla birlikte, yaprak kendi kendine düşene kadar beklemek daha iyidir.

Kış Mevsimi

Areka palmiyesi soğuğa ve dona dayanmaz. Bir iç mekan bitkisi olarak, kışın dışarıya konmamalıdır. Kışın yapılacak en iyi şey, onu her zamanki yerinde bırakmak ve odadaki havanın en az 16 santigrat derecede tutulmasına dikkat etmektir. Kışın iç mekan havası kuru olduğundan, düzenli olarak su ile püskürtürseniz areka palmiyesi bunu çok sevecektir.

Çoğaltma

Areka palmiyesi, ilkbaharda ekilen tohumlardan en az 18 santigrat derece sıcaklıklarda çoğaltılabilir. Ancak bu yöntem için çok sabırlı olmanız gerekecek. Palmiye ağacının tohumları odada kolayca filizlenir ancak güzel bir palmiye ağacının büyümesi birkaç yıl alır.

Areka palmiyelerinin, ilkbaharda ana bitkiden ayrılabilen toprak sürgünleri aracılığıyla çoğaltılması çok daha kolaydır. Alt sürgünler 30 cm boyunda olmalı ve kendi köklerine sahip olmalıdır. Sürgünler, iki kısım kompost ve bir kısım keskin kum karışımı ile küçük saksılara ayrı ayrı ekilir. Saksıların üzerine daha büyük, şeffaf bir plastik torba yerleştirilir ve havalandırma için birkaç küçük delik açılır.

Ardından, saksılar 4 ila 6 hafta boyunca doğrudan güneş ışığı almayan sıcak ve aydınlık bir yere yerleştirilir. Sonrasında poşetler çıkarılır ve yavru bitkiler eşit şekilde sulanır. Üst toprak tabakası, sulamalar arasında biraz kurumaya bırakılmalıdır.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Ortanca Çiçeği Bakımı, Özellikleri ve Çoğaltma

Ortanca Çiçeği Bakımı, Özellikleri ve Çoğaltma

Büyük çiçeklere sahip ortanca çiçeği, klasik bir ev bitkisi olarak oldukça popülerdir. Bitkinin çeşitli renklerde çiçek açan ve farklı büyüme formlarında birçok türü mevcuttur. Ortancaların bakımı sırasında düzenli sulama son derece önemlidir. Ayrıca bunun için az kireçli su kullanılmalıdır…

Ortancalar mor, pembe, mavi ve beyaz çiçekleri sayesinde iç mekanlara, bahçelere ve balkonlara rengarenk bir görünüm kazandıran bitkiler arasında yer alır. Birçok ortanca çeşidi yıllarca saksılarda saklanabilir. Ortancalar dayanıklıdır ancak saksılarda düşük sıcaklıklara karşı biraz daha hassastır. Kabın yeterince büyük olması ve korunaklı bir yerde bulundurulması gerekir.

Makaleye Genel Bakış

  • Ortanca Çiçeğinin Özellikleri
  • Ortanca Çiçeği Bakımı
  • Sulama
  • Gübreleme
  • Konum ve Sıcaklık
  • Budama
  • Çoğaltma İşlemi
  • Kış Mevsiminde Bakım
  • Ortancaların Mavi Çiçekleri Nasıl Korunur?

Ortanca Çiçeğinin Özellikleri

Ortancaların menşei Çin, Japonya, Güney ve Kuzey Amerika’nın ılıman bölgeleridir. Hemen hemen tüm bitkilerde olduğu gibi, ortancalar da büyük bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. ‘Hydrangea macrophylla‘ ortancaların en popüler ve en yaygın türüdür.

Ortancalar birçok farklı renkte gelir. İlgili tür, büyüme alışkanlığı ve çiçeklerin şekli ile tanınabilir. Çiçekleri doğal olarak mor, pembe veya beyazdır. Hemen hemen ortaca çiçeği türlerinin hepsi, rüzgardan korunan kısmen gölgeli yerleri tercih eder. Aynı zamanda toprak besin açısından zengin olmalı ve sıkıştırılmamış olmalıdır.

Ortanca Çiçeği Bakımı

Ortancalar genel olarak suyu seven bitkilerdir. Bu nedenle, özellikle kuru ve sıcak havalarda toprağın nemli tutulması gerekir. Sıcaklar devam ederse sabah ve akşam sulanmaları gerekir çünkü bitkiler yapraklarından çok fazla suyu buharlaştırır.

Toprak koşullarının doğru olması tüm ortanca türleri için önemlidir. Su basmalarına karşı hassastırlar ve dikim öncesi yeterli drenajın sağlanması gerekir. En iyi koşulları yaratılırsa, tüm ortanca türlerinin sağlıklı bir şekilde büyümesi desteklenmiş olur.

Sulama

Ortanca çiçeğinin bilimsel adı, su olarak tercüme edilen Yunanca hydor kelimesinden türetilmiştir. Düzgün bir şekilde sulamak, bu bitkinin bakımında her şeyden önce gelir. Toprağın sıcak ve kuru havalarda her zaman nemli tutulması gerekir. Uzmanlar sabah ve akşam su verilmesini önerir.

Ortanca çiçeği, alt tabakada su birikintisi oluşmasından hiç hoşlanmaz. Bu nedenle, saksının tabağında su birikmesini önlemek önemlidir. Ayrıca bitkinin çiçekleri ve yaprakları asla sulanmamalıdır. Aksi taktirde küflenme meydana gelir. Su kalitesi söz konusu olduğunda, çok kireçli olmamalıdır. Beklemiş yağmur suyu burada her zaman iyi bir çözümdür.

Gübreleme

Ortancaların uzun süre çiçek açması için eşit miktarda besin kaynağı önemlidir. Saksı bitkileri için azot bakımından zengin, düşük fosforlu bir sıvı gübre uygundur. Gübreleme Mart-Ağustos ayları arasında her iki haftada bir yapılır. Bununla birlikte, yalnızca bitkinin kök topu nemli olduğunda gübre verilir. Kök küresi çok kuru olursa, gübreleme kök hasarına yol açabilir.

Konum ve Sıcaklık

Ortanca çiçeği için en ideal konum aydınlık ve kısmen gölgeli bir yerdir. Doğrudan güneş ışığından etkilenir ve yaprakları ile çiçeklerde hoş olmayan yanıklar meydana gelebilir. 15 ile 20°C arasındaki sıcaklıklar idealdir. Ortanca çiçeği doğrudan radyatörün üzerinde veya sobanın yanında rahat hissetmez. Mayıs ayının ortasından itibaren, rüzgardan korunmak şartıyla açık havaya da taşınabilir. Direkt güneş ışığı almaması ve kademeli olarak dış ortam koşullarına alışması önemlidir.

Budama

Çoğu ortanca çeşidinin budanmaya ihtiyacı yoktur. Aşırı budama yapılırsa çok fazla çiçek tomurcuğu çıkar. Bu da bir sonraki yaz çiçeklenme olmayacağı anlamına gelir. Sadece salkım ve kartopu ortancaları gibi bazı çeşitler için tam tersi geçerlidir. Bu iki türün yaz aylarında güzel çiçekler açabilmesi için ilkbaharda iyi bir şekilde budanmaları gerekir.

Solmuş ortanca çiçeklerini makas veya bıçakla kesmemek gerekir. Solmuş çiçekler elle koparılırsa, bitki çok daha hızlı yeni tomurcuklar oluşturacaktır. Sonbaharda oluşan solmuş şemsiyeler de olduğu gibi bırakılabilir. Çünkü bunlar çiçek tabanını soğuk mevsimde don hasarından korur.

Çoğaltma İşlemi

Ortanca çiçeğini çoğaltmanın en kolay yolu, yaz başında yeşil kesimler kullanmaktadır. Ana bitkiden yapılan bu kesimler, durgun havada güvenilir bir şekilde kök salarlar. Kesimlerde çiçek tomurcukları olmamalıdır. Sürgünün alt kısmı bir köklendirme tozuna daldırılır ve tohum kompostlu bir saksıya ekilir. Yavru bitki kök salana kadar, mini bir sera gibi üzerini küçük havalandırma delikleri olan plastik bir torba ile kapabilirsiniz.

Kış Mevsiminde Bakım

Ortanca çiçeğini kışlatmanın en iyi yolu, onu çok şiddetli soğuktan korumaktır. Yeterli alanınız varsa, bitkiyi iç mekanlarda 5 ila 8 santigrat derece arasında saklayabilirsiniz. Bahçeye ekilen ortanca türleri oldukça dayanıklıdır. Ancak bunun için son gübrelemenin en geç Ağustos ayının başından itibaren yapılması önemlidir.

Don hasarından kaynaklanan bir miktar büzülme normaldir. Bununla birlikte, sıfırın altındaki sıcaklıklar çiçeklenme üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir. Şubat ayından sonra, bitkinin tekrar filizlenmesi için daha sıcak bir yere ihtiyacı olduğu da unutulmamalıdır.

Ortancaların Mavi Çiçekleri Nasıl Korunur?

Ortancaların mavi çiçeklerini bir sonraki yıl muhafaza edebilmeleri için asitli toprağa ihtiyaçları vardır. Toprak yeterince asidikse (pH 4 ile 4,5 arasında), ortancalar topraktaki alüminyumu emecektir ve mavi çiçekler oluşacaktır. Bununla birlikte, bu işlem için ticari özel gübreler de bulunmaktadır. Toprağa kahve telvesi atmak da zarar vermez ama mavi çiçek açması için herhangi bir fayda sağlamaz.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com