Bizimle iletişime geçin

Pratik Bilgiler

Limon Nasıl Saklanır? Limonların Bozulmasını Geciktirmek İçin Muhafaza Yolları

Yaz sıcaklarında biraz ferahlamak için hemen herkesin favorisi bir bardak soğuk limonatadır. Limon ayrıca, salata, balık, çorba, turşu ve tatlı gibi pek çok lezzetin ana bileşenlerinden biridir. Öte yandan, uygun şekilde muhafaza edilmediklerinde, kabukta sertleşme, yumuşama, lekelenme veya küflenme gibi bozulduğunu işaret eden belirtilerin ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Limon Nasıl Saklanır? Limonların Bozulmasını Geciktirmek İçin Muhafaza Yolları

Yaz sıcaklarında biraz ferahlamak için hemen herkesin favorisi bir bardak soğuk limonatadır. Limon ayrıca, salata, balık, çorba, turşu ve tatlı gibi pek çok lezzetin ana bileşenlerinden biridir. Öte yandan, uygun şekilde muhafaza edilmediklerinde, kabukta sertleşme, yumuşama, lekelenme veya küflenme gibi bozulduğunu işaret eden belirtilerin ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Yakın tarihli bir araştırmaya göre Türkiye’de kişi başına yıllık limon tüketim miktarı 90 adet. Ancak, satın alımı bundan çok daha fazla. Bu, satın aldığımız limonların önemli bir kısmının yanlış saklama koşulları nedeniyle çöpe atıldığı anlamına geliyor. Öyleyse, bu harika turunçgilin daha uzun süre bozulmadan dayanabilmesi için nasıl saklamamız gerektiğini hep birlikte inceleyelim. İşte, limonların ömrünü uzatabilecek birkaç püf noktası…

Limon Nasıl Muhafaza Edilir?

Limonlar asidik bir narenciye olmalarına rağmen diğer meyve ve sebzeler gibi kısa sürede bozulabiliyor. Bunun en büyük sebebini nasıl saklanacağı konusundaki bilgi eksikliği oluşturuyor. İlk bakışta önemsiz bir detaymış gibi görünen bu konu, yıllık 2,5 milyon tona yakın meyve ve sebzenin çöpe atılmasına neden oluyor. O halde, mutfaklardaki bu israfı azaltmak için (en azından limon israfını) neler yapabileceğimize göz atalım.

Limonları oda sıcaklığında saklamak: Limonların ve diğer meyvelerin mutfak masalarındaki meyve tabaklarında hoş bir dekor unsuru oluşturduğunu biliyoruz. Ancak gerçek şu ki, limonları muhafaza etmenin en kötü yolu tezgah üstünde bekletmektir. Oda sıcaklığında açıkta bekleyen limonlar 5 ila 7 gün sonra bozulmaya başlar. Hemen tüketecekseniz elbette sorun yok ama satın aldığınız limonlarınızı bir hafta sonra kullanmayı düşünüyorsanız alttaki diğer seçenekleri okumak isteyebilirsiniz.

Limonları buzdolabında saklamak: Aslında limonları saklamak için en ideal seçenek buzdolabında bekletmektir. Nitekim, limonlar için en iyi sıcaklık 4 ila 10 derece arasındadır. Çoğu buzdolabının orta bölmesi veya kapağındaki raflar bu sıcaklık aralığındadır. Açık olarak buzdolabında saklanan limonlar, 7 ila 15 gün arasında tazeliğini koruyabilir.

Ek olarak, limonların uzun süre bozulmaması için uygun sıcaklık önemli olsa da bir diğer etken hava ile irtibatını kesmektir. Limonları ağzı kapalı buzdolabı poşetlerine koyarak buzdolabında saklamanız, 4 haftaya varan tazelik sunar. Kesilmiş limonlarınızı streç naylona sararak, tüm limonları ise çıtçıtlı buzdolabı poşetlerine koyarak buzdolabında bekletmek en iyi saklama yöntemidir.

Limonları buzlukta veya derin dondurucuda saklamak: Pazardan veya marketten satın aldığınız limonları daha uzun vadede tüketme niyetiniz varsa o halde yapacağınız en iyi şey onları dondurmaktır. Tüm limonları dondurabileceğiniz gibi ikiye bölünmüş ya da dilimlenmiş limonları da dondurabilirsiniz. Ağzı kapalı buzdolabı poşetlerine limonlarınızı koyun ancak kapatmadan önce poşet içindeki havayı tam olarak aldığınızdan emin olun. Bu şekilde dondurulmuş limonlar 3 ila 4 ay boyunca bozulmadan tazeliğini muhafaza edebilir.

Kullanmaya karar verdiğinizde, donmuş limon dilimlerini soğuk içeceklere öylece ekleyebilir veya tüm limonları musluk suyunda 15 – 20 dakika bekleterek buzunun çözülmesini sağlayabilirsiniz.

Limon suyunun buzdolabında saklanması: Limonata, sos, turşu veya salata gibi farklı tarifler için limonlarınızın suyunu sıkmış olabilirsiniz. Kullanacağınızdan daha fazlası elinizde kaldıysa, uzun vadede tüketmek için saklamanız mümkün. Bunun için yine soğuk bir ortam ve kapalı bir kap şart. Çünkü, limon suları asitli olmasına rağmen oda sıcaklığında 1 – 2 gün içinde bozularak bakteri tutabilir.

Işık geçirmeyen (şeffaf olmayan) ağzı kapaklı bir kaba limon suyunu doldurun ve buzdolabında saklayın. Bu şekilde limon suyunuz 7 güne kadar dayanabilir. Marketlerde satılan limon sularının uzun süreli raf ömrü olmasının nedeninin içeriğindeki koruyucular olduğunu unutmayın.

Limon suyunun buzlukta dondurulması: Sıcak yaz günlerinde soğuk bir içecek yaparak kullanmak için limon suyunu dondurmanız mümkün. Normal zamanlarda buz küpleri oluşturduğunuz, gözlü buzluk kaplarına limon suyunu doldurun ve buzluğa atın. Limon suyunuz donduktan sonra küpleri çıkarıp ağzı kapaklı bir buzdolabı poşetine  veya saklama kutusuna yerleştirin. Bu şekilde dondurulmuş limon suyu 3 ila 4 ay boyunca bozulmadan kalabilir. Kullanacağınız zaman buz küplerini eritmeden soğuk içeceklerinize ekleyin.

Limonların Bozulmasını Önlemek İçin Başka Neler Yapabilirim?

Aslında herhangi bir meyvenin veya sebzenin bozulmasını engellemek için en iyi seçenek kısa sürede tüketilecek kadarını satın almaktır. Yanlış saklama koşullarının yanı sıra gereğinden fazla alışveriş yapmak israfın bir başka nedenidir.

Son olarak, limonların etilen gazına duyarlı olduğunu söyleyelim. Muz, elma, domates ve kayısı gibi ürünler bol miktarda etilen gazı üretir. Bakınız: Muz nasıl saklanır? Bu, meyvelerin renginin sarıdan kahverengiye dönüşmesine neden olan şeydir. Enzimatik esmerleşme olarak bilinen bu durumdan limonlarınızın etkilenmemesi için elma, kayısı ve muz gibi meyvelerle yan yana saklamayın.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pratik Bilgiler

Eve Sinen Sigara Kokusu Nasıl Çıkar? Odadaki Sigara Kokusunu Giderme Yolları

Evinizde düzenlediğiniz bir parti, nezaketten uzak bir misafir veya sigara içen bir aile bireyi, tahammülü zor sigara kokusunun odalarınıza sinmesine neden olabilir. Bu kötü kokuyu ortadan kaldırma süreci, kirlenmenin şiddetine bağlı olsa da birkaç pratik çözüm hızlı ve etkili sonuç almanızı sağlayabilir.

Eve Sinen Sigara Kokusu Nasıl Çıkar? Odadaki Sigara Kokusunu Giderme Yolları

Evinizde düzenlediğiniz bir parti, nezaketten uzak bir misafir veya sigara içen bir aile bireyi, tahammülü zor sigara kokusunun odalarınıza sinmesine neden olabilir. Bu kötü kokuyu ortadan kaldırma süreci, kirlenmenin şiddetine bağlı olsa da birkaç pratik çözüm hızlı ve etkili sonuç almanızı sağlayabilir.

Belki yakın zaman önce sigarayı bıraktınız ve bu kötü kokudan sonsuza dek kurtulmak için çözüm yolu arıyorsunuz. Belki de nezaketsiz bir misafir evinizde sigara içti ve evinizin mis kokusunu geri getirmeye çalışıyorsunuz. Hangi sebeple olursa olsun, kapalı mekanlarda içilen sigara tahammülü zor, kalıcı kokulara neden olabilir. Bunun nedeni, sigara dumanının duvarlara, eşyalara ve hatta saçlarınıza (aslında her şeye) nüfuz eden yapışkan reçine ve katran bırakmasıdır. Neyse ki, çözüm yolu basittir ve her evde bulunan birkaç malzemeyle bu iğrenç kokunun üstesinden gelmek mümkündür. İşte, eve sinmiş sigara kokusundan kurtulmak için deneyebileceğiniz birkaç çözüm önerisi…

Evdeki Sigara Kokusunu Gidermek İçin Ne Yapmalı?

Odaya sinen sigara kokusunu yok etme süreci kirlenmenin şiddetine bağlıdır. Bir başka ifadeyle, uzun yıllar boyunca sigara içilen bir evdeki kokunun giderilmesiyle, yalnızca birkaç kez sigara içilmiş evdeki kokunun giderilme süreci aynı olmayacaktır. Ancak yine de aşağıdaki çözüm önerileri her koşulda işinize yarayabilir.

Kül tablalarını boşaltıp evi havalandırmakla başlayın: Evdeki sigara kokusundan kurtulmanın ilk adımı, izmarit ve küllük gibi kötü koku kaynaklarından kurtulmaktır. Kül tablalarını bir poşete dökün ve poşeti evinizin dışındaki çöpe atarak kurtulun. Daha sonra kül tablalarını bulaşık deterjanıyla yıkayıp artık koku yaymadıklarından emin olun.

İkinci adımda evinizdeki pencereleri açarak hava cereyanı sağlayın. Hava cereyanının etkili bir şekilde oluşması için birden fazla pencereyi açmanız gerektiğini unutmayın. Pencereleri açmanıza rağmen ev içinde hiçbir esinti hissetmiyorsanız ve imkanınız varsa pencere önlerine vantilatör koyarak hava sirkülasyonuna yardımcı olun.

Taşınabilir küçük eşyaları güneşe çıkarın: Sigara dumanı kokusunun evinize sinmiş olması, aslında eşyalarınıza da sindiği anlamına gelir. Yapılacak en iyi şey eşyaları güneşe çıkararak havalanmalarını sağlamak ve ardından silerek temizlemektir. Güneşin UV ışınları kötü kokuları nötralize etmeye yardımcı olur. Kitapları, taşınabilir küçük mobilyaları ve kıyafetleri bahçeye ya da balkona çıkararak güneşlendirin. Yalnızca, güneşe uzun süre maruz kalan hassas ve boyalı kumaşlarda renk solması olabileceğini unutmayın.

Sirkeli suyla temizliğe başlayın: Beyaz sirke, sigara kokusu gibi rahatsız edici kokuları yok eden doğal bir bileşendir. 1 ölçüye 1 ölçü olacak şekilde sirkeli su karışımı hazırlayın. Güneşlendirdiğiniz küçük eşyaları, duvarları, zemin parkelerini, kapıları, düğmeleri, armatürleri ve odanızdaki büyük eşyaları sirkeli suyla silin. Bu aşamada sirkenin keskin kokusu sizi rahatsız edebilir ancak bu koku geçicidir ve kısa süre sonra kendiliğinden kaybolur.

Ek olarak, odadaki veya araçtaki sigara kokusunu gidermek için bir kaseye sirke doldurup ağzı açık şekilde akşamdan sabaha bekletmek işinize yarayabilir. Alternatif olarak, bir tencerede sirkeyi kısık ateşte kaynatarak çıkan buhar sayesinde kokulardan kurtulmayı deneyebilirsiniz.

Yüzeylere karbonat serpiştirin: Sodyum bikarbonat (NaHCO₃) veya halk arasındaki yaygın ismiyle karbonat, güçlü bir koku gidericidir. Karbonatın bu konudaki en güzel yanı, kokuları maskelemek yerine direkt olarak emerek ortadan kaldırmasıdır. Araçtaki sigara kokusundan kurtulmak için bir kase karbonatı 24 saat boyunca arabanızda bekletin. Evdeki sigara kokusu için halılarınıza, kitaplığınıza, kanepe ve sandalyelerinize karbonat serpiştirin. Bir gece bekletip elektrik süpürgesiyle süpürün.

Kitaplarınız, dekoratif süs eşyalarınız ve yıkanmayan kumaşlarınızdaki sigara kokusunu gidermek için bir çöp torbasına 1 fincan karbonat döküp eşyalarınızı içine atın. Poşetin ağzını bağlayıp 6 ila 8 saat bekletin. Süre sonunda eşyalarınızı poşetten çıkararak üzerindeki karbonatı silkeleyin.

Perde, nevresim ve giysileri yıkayın: Evinizi baştan aşağı temizlemiş olsanız da daha önceden üzerine koku sinmiş bir kumaşı atladıysanız istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Perdeleri, çarşafları, yastık kılıflarını, kanepe örtülerini ve kıyafetlerinizi yıkamanız gerekecek. Çamaşır makinesindeki normal bir yıkama döngüsü çoğu zaman etkili sonuç vererek sigara kokusundan kurtulmanızı sağlayacaktır. Ancak yine de içiniz rahat etmiyorsa, 1 fincan karbonat etlenmiş çamaşır deterjanı kullanabilir veya çamaşır makinenize 1 bardak sirke eklemeyi deneyebilirsiniz.

Oda Spreyleri Sigara Kokusunu Gidermekte Etkili mi?

Oda spreyleri veya araç içi kokular kokusundaki en büyük yanılgı, sigara dumanı dahil diğer kötü kokuları yok ettiğinin düşünülmesidir. Ticari olarak satılan pek çok oda spreyleri ve diğer parfümler, kötü kokuları yalnızca maskeler. Bu, aslında rahatsız edici kokunun halen var olduğu ancak burnunuzla algılayamadığınız anlamına gelir. Diğer yandan, sirke ve karbonat gibi doğal bileşenler kokuyu emerek içine hapseder. Öte yandan, kokulu mumlar, hoş kokulu uçucu esansiyel yağlar, tütsüler ve narenciye kabukları evinize güzel koku yaymaya yardımcı olabilir. 

Yukarıdaki basit temizleme adımları, odanıza sinmiş sigara dumanı kokusundan kurtulmanıza yardımcı olacaktır ancak uzun yıllardır sigara içilen bir evde oturuyorsanız, oda kapılarınız dahil tüm evinizi boyatmak, halıları yıkatmak ve bazı eşyaları yenisiyle değiştirmek gibi köklü çözümlere ihtiyaç duyabilirsiniz. Gelecekte, bu tür rahatsız edici kokuların odanıza sinmemesi için evinizde sigara içmeyin (aslında hiç içmeyin) ve içilmesine izin vermeyin. İç mekanlarınızı günlük olarak havalandırın ve düzenli temizliği ihmal etmeyin.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Kayısı Nasıl Kurutulur? Evde Kayısı Kurutmanın 3 Farklı Yöntemi

Sıcak yaz aylarının en güzel yanlarından biri, tatlı ve sulu meyve sezonunun açılıyor olmasıdır. Öte yandan, güneşli günlere özel bu vitamin depoları lezzetli oldukları kadar kısa süreli raf ömürleriyle meşhurdurlar. Güzel haber,  kayısı gibi ‘etli’ ve sulu pek çok meyve zahmetsizce kurutularak uzun süre saklanabilir. Dahası, meyvelerin kurutulmuş olması, lezzetlerinden ve besin değerlerinden ödün vereceği anlamına gelmez.

Kayısı Nasıl Kurutulur? Evde Kayısı Kurutmanın 3 Farklı Yöntemi

Sıcak yaz aylarının en güzel yanlarından biri, tatlı ve sulu meyve sezonunun açılıyor olmasıdır. Öte yandan, güneşli günlere özel bu vitamin depoları lezzetli oldukları kadar kısa süreli raf ömürleriyle meşhurdurlar. Güzel haber,  kayısı gibi ‘etli’ ve sulu pek çok meyve zahmetsizce kurutularak uzun süre saklanabilir. Dahası, meyvelerin kurutulmuş olması, lezzetlerinden ve besin değerlerinden ödün vereceği anlamına gelmez.

Dünyanın en lezzetli meyvelerinden biri olan Malatya kayısılarına erişebilen biriyseniz şanslısınız demektir. Nitekim, her yıl 100 bin tona yakın kuru kayısı Malatya’dan yola çıkarak dünyanın farklı ülkelerine ihraç ediliyor. Ayrıca, ülkemizde kayısı yetiştiriciliği yalnızca Malatya’da değil, Doğu Anadolu’dan Marmara’ya kadar pek çok lokasyonda yapılıyor. Bu, Türkiye’nin kayısı konusunda şanslı ülkelerden biri olduğunu gösteriyor. Diğer yandan, bu harika meyvenin hoşafını yapmak, tatlılara eklemek, atıştırmalık olarak tüketmek ve daha uzun süre bozulmadan saklayabilmek için kurutmak gerekiyor. Peki ama kayısı en kolay şekilde nasıl kurutulur? İşte, kayısı kurusu yapmanın birkaç farklı yöntemi ve saklama koşulları hakkında bilmeniz gereken detaylar…

Evde Kayısı Nasıl Kurutulur?

Kayısıları kurutmak kolaydır ve fazla maharet gerektirmez. Özellikle sıcak iklime sahip bir bölgede yaşıyorsanız, kayısılarınızı kurutmanız için güneşten başka ekipmana ihtiyacınız olmayacaktır. Alternatif olarak, fırın ve mikrodalga gibi mutfak aletleri de bu konuda işinize yarayabilir.

Güneş ışığında kayısı kurutma: Herhangi bir meyveyi, sebzeyi veya bitkiyi kurutmanın en zahmetsiz ve ucuz yolu güneşe sermektir. Öncelikle tam olgunlaşmış kayısıları seçin. Yıkadığınız meyveleri ikiye bölüp çekirdeklerini çıkarın. İyi güneş alan bir bölgeye sofra bezini serin ve kayısıların içi yukarı bakacak şekilde kurumaya bırakın. Bulunduğunuz bölgenin hava sıcaklığı ve nem durumuna göre kuruma işlemi 3 ila 7 gün arasında sürebilir.

Fırında kayısı kurutma: Bulunduğunuz bölgede nem seviyesi yüksekse veya çoğunlukla bulutlu bir hava hakimse, pişirme aracı olarak kullandığınız fırınınızı bir kurutucuya çevirebilirsiniz. Bunun için fırın tepsilerini veya fırın ızgara tellerini kullanmanız mümkün.

Tepsinin üzerine yanmaz kağıdı serin ve ilk yöntemde olduğu gibi kayısıları yıkayıp çekirdeklerini çıkararak ikiye bölün. Kayısıların iç kısmı yukarı bakacak şekilde tepsiye dizip fırına sürün. Fırını 70 ila 80 dereceye ayarlayın. Fırın içindeki nemin çıkabilmesi için kapağını hafif aralıklı bırakın. Kuruma işlemi 6 ila 8 saat arasında sürecektir. Süreyi kısaltmak için fırının sıcaklığını yükseltmeyin. İşlem sonunda kayısılarınız esnek olmalı ancak meyve suyu sızdırmamalıdır.

Mikrodalgada kayısı kurutma: Kayısıları kurutmak için uzun süre beklemek istemiyorsanız o halde en kısa yöntem olan mikrodalgayı deneyebilirsiniz. Yalnızca, bu yöntemle tek seferde daha az kayısı kurutabileceğinizi unutmayın. İşleme başlamadan önce kayısıları yıkayıp çekirdeklerini çıkarın ve ince dilimler halinde kesin. Kayısı dilimlerini tabağa koyun ve cihazı buz çözme programına getirip 30 dakikaya ayarlayın. Meyvelerin durumunu arada bir kontrol edin. Belirtilen sürenin sonunda halen istediğiniz gibi kurumamışsa 5 ila 10 dakika daha ayarlayın. Kayısılar etli meyvelerdir. Bu nedenle, mikrodalgada kurumaları 45 dakikayı bulabilir.

Kuru Kayısı Nasıl Saklanır?

Kayısılar kuruduktan sonra akşamdan sabaha kadar oda sıcaklığında soğutulmalıdır. Daha sonra bunları neme dayanıklı polietilen poşetlere koyabilir veya kapaklı cam kavanozlarda muhafaza edebilirsiniz. Kuru kayısılar için en iyi seçenek buzdolabında saklamaktır. Yüksek sıcaklığa maruz bırakmak meyveyi sertleştirir ve rengini koyulaştırır. Meyve ayrıca besin değerini kaybedebilir. Kayısılar buzdolabında iyi saklanırsa yaklaşık 6 ay dayanabilir. Oda sıcaklığında tutmak, ömürlerini sadece birkaç kadar aya indirir.

Kayısıyı hem taze hem de kurutulmuş olarak tüketebilirsiniz. Her ikisi de lif, potasyum ve diğer antioksidan kaynağıdır. Cilt için iyidir, kas fonksiyonuna, kalp atışını düzenlemeye ve sağlıklı kan şekeri seviyelerini korumaya yardımcı olurlar. Kuru kayısılar daha uzun süre saklanabilmesiyle birlikte, tazesine nazaran daha yüksek kalorili olması gibi bir dezavantaja sahiptir. 100 gram yaş (taze) kayısı 50 kaloriyken, aynı miktardaki kayısı kurusu 240 kaloridir. Bu nedenle, aşırı kalori alımından kaçınmak için kuru kayısı tüketiminizi sınırlandırmayı düşünün.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Çuha Çiçeği: Bakımı, Sulama ve Gübreleme

Baharın renkli müjdecilerinden olan çuha çiçeği, en popüler ve en çok tercih edilen dekoratif bitkilerdendir. Botanik adı primula olan çuha çiçeği ailesi, 400’den farklı türe ev sahipliği yapar. Uzun ömürlü, dayanıklı ve bakımı kolaydır. Şubat ayından Mayıs ayına kadar, birbirine yakın duran ve türüne bağlı olarak şemsiye, salkım veya üzümlere benzeyen küçük çiçek salkımlarından oluşur. 

Çuha Çiçeği: Bakımı, Sulama ve Gübreleme

Baharın renkli müjdecilerinden olan çuha çiçeği, en popüler ve en çok tercih edilen dekoratif bitkilerdendir. Botanik adı primula olan çuha çiçeği ailesi, 400’den farklı türe ev sahipliği yapar. Uzun ömürlü, dayanıklı ve bakımı kolaydır. Şubat ayından Mayıs ayına kadar, birbirine yakın duran ve türüne bağlı olarak şemsiye, salkım veya üzümlere benzeyen küçük çiçek salkımlarından oluşur. 

Sarı, pembe, beyaz, kırmızı ve mor gibi çeşitli renkleriyle göz dolduran çuha çiçeği, uygun koşullar sağlanırsa 25 santimetre yüksekliğe kadar büyüyebilir. Şubat ayından itibaren çiçek açmaya başlayan bu bitki türü, iç ve dış mekanlarda kolaylıkla yetiştirilebilir. Balkon gibi açık alanlar için en uygun zaman Mart ayıdır. Çok az özenle haftalarca dekoratif ve renkli kalabilir.

Çuha Çiçeği Satın Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Birçok yerden küçük saksı bitkisi olarak temin edilebilen çuha çiçeği, satın alındığında sekiz ila ondan fazla açmış çiçek içermemelidir. Bol miktarda hala açmamış tomurcuk olması gerekir. Ayrıca saksıdan çıkarıldığı zaman beyaz köklere sahip olmalıdır. Ek olarak, bitkinin çok fazla sarı yaprağı olmamalıdır. Çünkü bu, zaten bol miktarda çiçek açtığının ve sadece birkaç yaprak kaldığının bir işaretidir.

Not: Çoğu çuha çiçeği türü, cilt tahrişine ve alerjik reaksiyonlara neden olabilen kontakt alerjen primin içerir. Bu nedenle dikim sırasında eldiven giyilmesi, çocukların veya evcil hayvanların erişemeyeceği bir yere yerleştirilmesi  tavsiye edilebilir.

Çuha Çiçeğinin Özellikleri

Şubat ayından yaz sonuna kadar çiçek açabilen çuha çiçeği türleri, aydınlık, çok sıcak olmayan ve doğrudan güneş ışığı almayan yerlerde en iyi şekilde büyüyüp gelişirler. İyi bir çiçeklenme için ideal sıcaklık 10 ila 15 derece arasındadır. 20 derecenin üzerindeki oda sıcaklıklarında en geç 1 veya 2 hafta sonra solabilir ve zayıf bir hal alabilir. Kullanılan toprak gevşek olmalı ve kireçsiz su ile nemli tutulmalıdır. Dikkat edilmesi gereken diğer bir önemli nokta, aşırı sulamadan ve su basmasından kaçınmaktır.

Dikim ve Bakım İpuçları

Bahçede dikim için ideal zaman, toprağın artık donmadığı Mart ortasıdır. Çuha çiçeği nemli, besin açısından zengin ve iyi drene edilmiş toprağı sever. Bunun için ekim sırasında bir miktar kompost kullanılmalıdır. Konum kısmen gölgeli olmalıdır.

  • Çuha çiçeği her iki yılda bir yeni saksıya aktarılabilir. Bu, ilkbahar başlarında veya yaz sonunda olabilir.
  • Sarı yapraklar, çok sulamanın, çok soğuğun veya gübre eksikliğinin bir işaretidir.
  • İdeal sıcaklık 10 ila 15 ° C arasıdır.
  • Oda sıcaklığında tohumlar zayıf filizlenir veya hiç filizlenmez.
  • Kışlama için 7 ila 12 ° C  sıcaklıklar uygundur.

Çuha Çiçeği Nasıl Sulanır?

Çuha çiçeği, özellikle çiçeklenme döneminde düzenli olarak sulanmalıdır. Bunun ihmal edilmesi, çiçeklerin erken solması ile sonuçlanabilir. Hafif nemli toprakta kendilerini rahat hissederler. Saksı toprağının üst kısmı parmakla kontrol edilmeli ve çok kuruysa mutlaka sulanmalıdır. Su basmasından kaçınmak için saksı tabağındaki fazla su her zaman boşaltılmalıdır.

Bununla birlikte, sonbaharda sulamaya daha çok dikkat edilmelidir. Çuha çiçeği, Eylül ayından itibaren tomurcuklanmanın teşvik edilmesi için düzenli olarak sulanır. Diğer mevsimlerde de toprak asla tamamen kurumamalıdır.

Çiçeklenme döneminde, çuha çiçeğine haftada birkaç defa su püskürtülebilir. Ancak bunu yaparken dikkatli olmak önemlidir. Su çiçeklere değil, sadece yapraklarda püskürtülmelidir.

Çuha Çiçeği Gübreye İhtiyaç Duyar mı?

Genel olarak, çuha çiçeği düşük ila orta düzeyde beslenme gereksinimine sahiptir. Çiçek tomurcuklarını görür görmez, 2 haftada bir gübre eklenmesi tavsiye edilir. Saksıdaki çuha çiçeğine, sulama suyuna eklenen sıvı gübre verilebilir. Çiçeklenme dönemi dışında ise sadece bir kez gübrelemek yeterlidir.

Not: Saksıyla satılan çuha çiçeklerinin içindeki besin içeriği bitki için yeterlidir. Bu nedenle gübreleme gerekli değildir.

Çuha Çiçeği Budanır mı?

Sadece ölü çiçeklerin ve zarar görmüş bitki parçalarının düzenli olarak temizlenmesi tavsiye edilir. Bu, yeni çiçeklerin yeniden büyümesini kolaylaştırır. Çuha çiçeğini ekerek çoğaltmayı planlıyorsanız, tohumlar oluşana kadar solmuş çiçekleri kesmeyin. Tohumlar, olgunlaştıklarında en iyi şekilde filizlenebilirler.

Çuha Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?

Çuha çiçeğinin yayılmasının üç yolu vardır. Bir yandan, ayrı ayrı veya kök kesimler kullanılarak çoğaltılabilirler. Öte yandan, tohumları sayesinde kolayca yayılabilirler. Bitki çiçek açtıktan sonra basitçe bölünebilir ve bahçede en az 20 santimetre daha uzağa ekilir. Çoğaltma işlemi için en uygun zaman, ilkbaharda çiçek açtıktan sonradır.

Hastalıklar ve Zararlılar

Çuha çiçeği bitkileri hastalıklara karşı son derece dayanıklıdır. Bitki çok ıslaksa, gri küf (botrytis), kök ve gövde çürümesi meydana gelebilir. Çürüme, soluk yeşil renk değişikliği veya yaprakların solması ile kendini gösterir. Bazen asma böceklerinin istilasına uğrayabilir. Seralarda ise yaprak bitleri ve örümcek akarları ile sıklıkla karşılaşılır.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com