Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Makatta Kaşıntı Neden Olur?

Makatta Kaşıntı Neden Olur?

Tıp dilinde Pruritus Ani ismiyle bilinen makat kaşıntısı, anüs bölgesinde meydana gelen kaşınma dürtüsüdür. Kaşınma hissi bazen o kadar yoğunlaşır ki rahatsız ediciliğin ötesinde utanç verici bir hal alabilir. Onlarca farklı durumun ortak semptomu olabilen anal kaşıntı çoğu zaman kişisel bakım ve uygun tedavi ile giderilebilir.

Makat kaşıntısı veya anal kaşıntı olarak adlandırılan pruritus ani, toplumun %3 ila 5’inde görülen ancak genellikle acil sağlık riski oluşturmayan bir durumdur. Genellikle erkeklerde ve orta yaş üzeri kişilerde yaygındır. Bazı kişilerdeki makat kaşıntısı hafif derecede seyrederken, bazılarında yoğun ve dayanılmaz bir kaşınma dürtüsü ortaya çıkabilir. Kaşıntı onlarca farklı nedenden kaynaklanabilir ve hatta çoğu durumda nedeni tam olarak anlaşılamaz. Bununla birlikte, iyi haber şu ki uygun kişisel bakım veya tedaviyle çoğu insan makat kaşıntısından kurtulabilir.

Aşağıda, makat kaşıntısına neden olabilecek olası etkenleri ve bu duruma iyi gelebilecek çeşitli ev çözümleriyle birlikte dikkat edilmesi gereken bazı yaşam koşullarını tartışıyoruz…

Makaleye Genel Bakış

  • Makat Kaşıntısının Olası Nedenleri
    • Tahriş edici nedenler
    • Enfeksiyonlar
    • Cilt koşulları
    • Diğer tıbbi durumlar
    • Yeme-içme
  • Makat Kaşıntısıyla Birlikte Yaşanabilecek Diğer Semptomlar
  • Makat Kaşıntısı Nasıl Geçer?
  • Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Makat Kaşıntısının Olası Nedenleri

Anüs bölgesindeki kaşıntı söz konusu olduğunda bunu birkaç maddeyle sınırlandırmak imkansızdır. Zira, makat kaşıntısı onlarca farklı durumun ortak semptomlarından biridir. Ancak yine de genel olarak cilt veya dahili tıbbi bir sorunla ilgili olduğunu söylemek mümkündür. Ek olarak, tuvalet ihtiyacı sonrası bölgeyi tahriş edebilecek şekilde silmek veya sert temizlik ürünlerini kullanmak gibi daha basit nedenlerden kaynaklanıyor olabilir.

Tahriş edici nedenler

Dışkı tutamama sorunu, uzun süreli kronik ishal veya kabızlık nedeniyle ıkınmak anüs bölgesini tahriş eder. Ayrıca, sert kimyasal bileşenler içeren sabunlar, ıslak mendiller veya duş jelleri gibi temizlik maddeleri tahriş edicidir. Ek olarak, tuvalet ihtiyacı sonrası agresif bir şekilde bölgeyi silmek veya temizlik esnasında uzun tırnakların teması nedeniyle çizikler makatta tahrişe ve dolayısıyla kaşıntıya neden olabilir.

Enfeksiyonlar

Cinsel birleşme ile bulaşabilen hastalıklar, mantar enfeksiyonları ve bağırsakta yaşamını sürdüren kıl kurdu, bağırsak solucanları veya tenyalar makat kaşıntısına neden olabilir.

Cilt koşulları

Makat kaşıntısının nedeni bazen belirli bir cilt rahatsızlığıyla ilgili olabilir. Sedef hastalığı, atopik dermatit (egzama) veya kontakt dermatit (temas egzaması) gibi durumlar makat dahil vücudun diğer pek çok bölgesinde kaşıntıya neden olabilir. Ancak, belirli bir cilt rahatsızlığı nedeniyle anüste kaşıntı yaşıyorsanız, muhtemelen cildinizin başka bölgelerinde de bu hastalığın etkilerini gözlemlemeniz gerekir. Daha açık bir ifadeyle, sedef ve egzama gibi cilt hastalıklarının yalnızca tek bir noktada görülmesi beklenen bir durum değildir.

Diğer tıbbi durumlar

Diyabet, hemoroid (basur), tiroid hastalıkları, anal tümörler, anüs bölgesinde meydana gelen çatlaklar, karaciğer ve böbrek hastalıkları makat kaşıntısının perde arkasındaki birincil suçlu olabilir.

Yeme-içme

Makat kaşıntısı bazen ne yenilip içildiğiyle ilgilidir. Baharatlı yiyecekler, çay, kahve, kola gibi kafeinli içecekler, fazla çikolata tüketimi, domates ve turunçgiller (narenciye) anal kaşıntıya neden olabilme potansiyeline sahiptir.

Makat Kaşıntısıyla Birlikte Yaşanabilecek Diğer Semptomlar

Makat kaşıntısı bazen hiçbir ek semptom olmaksızın tek başına ortaya çıkabilirken bazı durumlarda kaşıntıya diğer rahatsız edici durumlar da eşlik edebilir. Bunlar:

  • Anüs bölgesinde yanma hissi veya ağrı
  • Kızarıklık
  • Şişlik
  • Fekal inkontinans (dışkı sızması)
  • Çamaşırda lekelenme şeklinde çok hafif kanama (genellikle çatlaklar nedeniyle)

Makat Kaşıntısı Nasıl Geçer?

Anüs kaşıntısı her ne kadar sinir bozucu bir durum olsa da uygun tedaviyle geçebilecek bir durumdur. Ayrıca, çeşitli ev çözümleri ve yaşam koşulları makat kaşıntınıza iyi gelerek şiddetini azaltabilir veya tamamiyle geçmesini sağlayabilir.

  • Taharet sonrası bölgeyi nemli bırakmamak için mutlaka tuvalet kağıdı kullanın ancak agresif veya sert bir şekilde değil nazikçe silin. Tuvalet kağıdının parfümsüz, boyasız ve yumuşak olanlarını tercih edin. Islak mendil kullanmayın.
  • Kaşınan bölgeye parmağınızın ucuyla az miktarda vazelin sürün.
  • Banyo, havuz veya tuvalet ihtiyacı sonrası bölgeyi iyice kuruladığınızdan emin olun.
  • Cildinizi tahriş edebilecek veya alerjiye neden olabilecek parfümlü ya da sert temizlik ürünlerini kullanmayın.
  • Kalça arasına girebilen ipli çamaşırları kullanmayın. Sıkmayan ve pamuklu çamaşırları tercih edin.
  • Ilık suda oturma banyosu kaşıntınızın şiddetini azaltabilir. Bir leğene ılık su doldurup 20 dakika kadar içinde oturun. Süre sonunda nazikçe ve iyice kurulamayı unutmayın.
  • Kahve, kola, alkol, narenciye, çikolata, baharatlı yiyecekler, domates ve ishale neden olabilecek diğer yiyecekleri bir hafta süreyle kesin ve sonuçları gözlemleyin.
  • Diyabet, basur veya tiroid hastalığınız varsa öncelikle bunların tedavisini olun.
  • Çinko oksit kremler ve hidrokortizon kremler makat kaşıntısına iyi gelir ancak herhangi bir krem veya ilacı kullanmadan önce doktorunuza ya da eczacınıza danışın.
  • Her ne kadar kaşınma dürtüsü yoğun olsa da kaşımamaya çalışın. Kaşımak durumu iyileştirmez, aksine daha fazla kötü bir hale getirir.

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Makat kaşıntısı için genellikle doktora gidilmesi gerekmez. Zira, makat kaşıntısı nadiren ciddi bir durumdur. Bununla birlikte, rektumdan kan gelmesi ve kaşıntıya neden olabilecek diğer hastalıklar mevcutsa tedavi için mutlaka doktora muayene olunmalıdır. Ek olarak, makat kaşıntınız yaşam kalitenizi düşürecek kadar yoğunsa bu durum sağlık kuruluşlarından yardım almanız için başlı başına yeterli bir sebeptir.

Anal kaşıntı için öncelikle dermatoloji (cildiye) bölümünden randevu alınız. Rahatsızlığınızın nedenine bağlı olarak doktorunuz sizi proktoloji bölümüne sevk edebilir veya tedavi aşamalarını kendisi uygulayabilir.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Tretin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Tretin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Tretin krem sivilce tedavisinde kullanılan topikal bir ilaçtır. Akne ve sivilcelerin hem sayısını hem de şiddetini azaltırken hızlı bir şekilde yok olmalarını sağlar. Kremin içeriğindeki etken madde olan tretinoin, retinoid ismi verilen ilaç sınıfına dahildir ve cilt hücrelerinin yaşam döngüsünü hızlandırarak çalışır.

Çeşitli doğal çare ve maskeler sivilce konusunda nispeten işe yarayabilse de en etkili formül için eczanenin yolunu tutmak gerekebilir. Tretin krem, inatçı sivilceleri hızlı bir şekilde kurutabilen etkili bir tedavidir. Bu maharetini içeriğinde bulunan tretinoine borçludur. Tretinoin, sivilce tedavisi dışında, güneşin zararlı ışınlarının neden olduğu yüzdeki ince kırışıklıkları, koyu lekeleri veya pürüzlü cildi tedavi etmek için kullanılan birçok kremin etkin maddesidir.

Makaleye Genel Bakış

  • Tretin Kremin Nasıl Çalıştığını Anlamak
  • Tretin Krem Sivilceli Cilde Nasıl Uygulanır?
  • Tretin Krem Etkisini Ne Zaman Gösterir?
  • Tretin Krem Yan Etkileri Nelerdir?
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Tretin Krem Kullanımı

Tretin Kremin Nasıl Çalıştığını Anlamak

Daha önce Tretin kremin cildi beslediğini ve bu sayede sivilceleri yok ettiğini okumuş olabilirsiniz ancak bu tamamiyle yanlış bir bilgidir. Kulağa şaşırtıcı gelse de Tretin kremin içeriğinde bulunan tretinoin, aslında cildi tahriş ederek çalışır. Cilt hücrelerinin yaşam döngüsünü hızlandırarak daha hızlı bölünmelerini ve daha hızlı ölmelerini sağlar. Böylelikle, daha yeni ve daha sağlıklı hücreler eskilerinin yerini alabilir.

Tretinoin, A vitamininin sentetik bir formudur ve Tretin gibi sivilce kremlerinin yanı sıra ince kırışıklıkları, yaşlılık belirtilerini, hafif çukurları ve lekeleri giderebilen ürünlerin içeriğinde bulunur. Bununla birlikte, yaşlanmanın doğal bir sonucu olan derin kırışıklıklarda işe yaramaz.

Tretin Krem Sivilceli Cilde Nasıl Uygulanır?

Tretin kremi uygulamadan önce cildinizde makyaj varsa tamamiyle temizlediğinizden emin olun (sivilceler yüzünüzdeyse). Ellerinizi ve sivilceli cildinizi yıkayıp kurulayın. Ardından aşağıdaki adımları uygulayın.

  • Küçük bir miktar kremi (yaklaşık bir bezelye büyüklüğünde) ince bir tabaka halinde sivilceli bölgeye sürün.
  • Krem cildiniz tarafından hızla emilmelidir. Eğer fazlalık görüyorsanız ertesi gün daha az miktarda kullanın.
  • Günde bir kez kullanmanız yeterlidir ve akşam yatmadan önce kremi sürmeniz tavsiye edilir.
  • Tretin krem yalnızca cilt üzerine uygulanan topikal bir ilaçtır. Herhangi bir şekilde yenmez, içilmez!
  • Gözlerinize, burun deliklerinize, ağız veya dudak içine sürmeyin. Yanlışlıkla gözünüzle temas ederse bol suyla yıkayın.

Tretin krem kullanımı sonrasında direkt güneşe çıkılması önerilmez. Bu nedenle akşam yatmadan önce kullanmak en iyisidir. Ayrıca, bu kremi sürdükten sonra tahriş edici olabileceğinden aşırı rüzgarlı veya çok soğuk havalardan kaçının. Cildinizde güneş yanığı varsa ilacı kullanmadan önce tamamen iyileşmesini bekleyin. Kremi sürdüğünüz bölgeye ağda gibi tahriş edici tüy alma yöntemlerini uygulamaktan kaçının. Egzamanız varsa kullanmadan önce bu durum hakkında doktorunuzu bilgilendirin.

Tretin Krem Etkisini Ne Zaman Gösterir?

Tretin kremin etken maddesi olan tretinoin sivilce ve akne tedavisinde oldukça etkilidir. (Kaynak) Düzenli bir şekilde kullanırsanız 2 ila 3 hafta içinde büyük ihtimalle olumlu etkisini göreceksiniz. Ancak, bazı kişilerde tam sonuç alınması 6 haftayı bulabilir. 3 ay kullanmanıza rağmen herhangi bir iyileşme görmezseniz bu durumu doktorunuzla konuşmanızda fayda var.

En iyi etkiyi görmek için düzenli olarak kullanın. Hatırlamanıza yardımcı olması için her gün aynı saatte uygulayın (tercihen akşamları yatmadan önce). Daha fazla miktarda veya önerilenden daha sık kullanmayın. İlacı fazla sürmeniz veya sık kullanmanız sivilcelerinizin daha hızlı geçeceği anlamına gelmez. Aksine, cildi tahriş ederek çalışan bir krem olduğundan kızarıklık, soyulma ve ağrı gelişme riskiniz artar.

Tretin Krem Yan Etkileri Nelerdir?

Tretinoin içeren herhangi bir kremi kullanmak, özellikle tedavinin ilk haftalarında kızarıklık, kuruma, hafif kaşıntı ve soyulma gibi etkilere neden olur. Bunun için endişelenmeniz gerekmez ve cilt kreme uyum sağladıkça zamanla bu etkiler kendiliğinden geçer.

Öte yandan, birkaç hafta kullanmanıza rağmen söz konusu etkiler devam ediyorsa veya ciltte kabarma, kabuklanma, şişme, şiddetli yanma ve gözlerde sulanma gibi durumları gözlemliyorsanız ilacı kullanmayı bırakıp doktorunuzla konuşun.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Tretin Krem Kullanımı

Hamilelik ve emzirme döneminde Tretin kremin kullanılması önerilmez. Doktor tarafından fayda-zarar olasılıkları değerlendirildikten sonra gerçekten ihtiyaç duyuluyorsa gebe veya emziren annelere reçetelenmelidir.

12 yaş altındaki küçük çocuklarda oluşabilecek etkileri hakkında yeterli veri yoktur. Çocuklarda kullanmadan önce mutlaka doktorunuzun onayını alın. Ergen gençlerde ise yetişkinlerdeki gibi normal şekilde kullanılabilir.

Diğer yandan, saç için perma solüsyonları, alkol ve mentol içeren ürünler, kurutma etkisi olan sabunlar, bazı kozmetikler ve temizleyiciler, kükürt, Alfa hidroksi asit ve salisilik asit içeren ürünler ve güneş ışığına duyarlılığınızı artırabilecek ilaçlar Tretin krem ile etkileşime girebilir, cildinizin tahriş olmasına yol açabilir.

Ek olarak, bu kremle birlikte kullanıldığında Benzoil peroksit içeren ürünler çok tahriş edici olabilir ve Tretin’de bulunan tretinoinin etkinliğini azalabilir.

Kreminizi direkt güneş ışığından ve nemden uzak bir yerde oda sıcaklığında saklayın. Kremi dondurmayın ve çocukların erişemeyeceği bir noktada muhafaza edin.

Okumaya devam et

Sağlık

Parmak Uçlarında Karıncalanma Neden Olur?

Parmak Uçlarında Karıncalanma Neden Olur?

El veya ayak parmak uçlarının karıncalanması her yaştan insanda ve birçok nedenle oluşabilen yaygın bir durumdur. Kol üstüne yatmak veya bacak bacak üstüne atmak gibi basit durumların sonucu olabileceği gibi sinir hasarı, diyabet ve vitamin eksiklikleri gibi birçok nedenden kaynaklanıyor olabilir.

Kolunuzu yastık olarak kullandığınızda, dizlerinizi bükerek oturduğunuzda veya uzun süre bacak bacak üstüne attığınızda uyuşma ve karıncalanma olması normaldir. Bu geçici karıncalanma hissi genellikle dolaşım eksikliğiyle ilişkilendirilir ancak asıl neden sinir sıkışmasıdır. Mevcut pozisyonunuzu değiştirip hareket ettiğinizde veya bir başka ifadeyle sinir üzerindeki baskıyı kaldırdığınızda karıncalanma ve uyuşma hissi kendiliğinden geçer.

Öte yandan, parmaklardaki karıncalanma hissi her zaman hayatın normal akışında olabilen basit nedenlerden kaynaklanmaz. Diyabetik nöropati, B grubu vitaminlerinin eksikliği, sinir sıkışması, enfeksiyonlar ve sistemik hastalıklar gibi geniş yelpazede birçok nedenden ötürü parmak uçlarında karıncalanma hissi ortaya çıkabilir.

Aşağıda, el ve ayak parmaklarında karıncalanmaya neden olma potansiyeline sahip çeşitli tıbbi durumların listesini bulacaksınız. Parmak ucu karıncalanma sorununuzun nedeni bunlardan herhangi biri olabileceği gibi listede yer almayan başka bir durumun sonucu olabilir. Bu nedenle, kesin teşhis ve tedavi için doktorunuza muayene olmanız gerektiğini unutmayın.

Makaleye Genel Bakış

  • Periferik Nöropati
  • Sinir Sıkışması Sendromları
  • Vitamin Eksikliği
  • Sistemik Hastalıklar
  • Toksinlere Maruz Kalma ve İlaç Yan Etkileri
  • Enfeksiyonlar
  • Yaralanmalar ve Alkolizm
  • Hamilelik
  • Parmaklardaki Karıncalanma Nasıl Geçer?

Periferik Nöropati

Birçok türü olan nöropati, sinirlerdeki hasarın bir sonucudur. Ancak, parmak uçları dahil el ve ayaklardaki karıncalanmalar söz konusu olduğunda birincil suçlu olarak periferik nöropatiden şüphelenmek yanlış olmaz.

Bir kişide diyabetik periferik nöropati olduğunda yüksek kan şekeri nedeniyle sinir hasarı meydana gelir. Kademeli bir uyuşma veya karıncalanma hissi olabilir ve bu durum ayaklardaysa bacaklara, ellerdeyse kollara kadar tırmanabilir. Aslında, çoğu zaman parmak uçlarında karıncalanma gibi şikayetler diyabetin (şeker hastalığı) ilk belirtilerinden biridir. Ek olarak, diyabetli kişilerin yaklaşık üçte ikisinde hafif ila şiddetli sinir hasarı formları olduğunu bilmek önemlidir.

Sinir Sıkışması Sendromları

Bazı sinirlerin sıkışmasıyla ortaya çıkabilen çeşitli sendromlar vardır. Bunlardan birinden muzdarip olduğunuzda, karıncalanma hissi, uyuşma veya iğne batıyormuş (iğnelenme) gibi bir his deneyimleyebilirsiniz. Karpal tünel sendromu, ulnar sinir felci, peroneal sinir felci ve radial sinir felci bu gruba dahildir.

Vitamin Eksikliği

Öğünlerinizde bazı vitaminler yeterince bulunmuyorsa veya vücudunuzda söz konusu vitaminlerin emilimi düzgün bir şekilde gerçekleşmiyorsa eksikliği olabilir. Sinirlerin sağlıklı çalışması için özellikle B grubu ve E vitaminine ihtiyaç duyulur. Bunların eksikliği, parmak uçlarında karıncalanma ve uyuşma gibi rahatsız edici durumlarla kendini gösterebilir.

B1, B6, B12 ve E vitamini eksikliği sorunuzun asıl kaynağı olabilir. Öte yandan aşırı miktarda B6 vitamininin de ellerde ve ayaklarda karıncalanma hissine neden olabileceği unutulmamalıdır.

Herhangi bir vitamin veya mineral eksikliğinizin olup olmadığını basit bir kan testi ile öğrenebilirsiniz. Sonuçlara göre doktorunuz bazı vitaminlerin takviyesini reçeteleyebilir veya bazı gıdaların tüketimine öncelik vermeniz konusunda önerilerde bulunabilir.

Sistemik Hastalıklar

Bazı organların düzgün çalışmaması parmak uçları dahil olmak üzere el ve ayakların genelinde karıncalanma hissine neden olabilir. Örneğin böbreklerin işleyişinde sorun olduğunda, vücuttaki sıvı ve atık ürünler birikerek sinir hasarına yol açar. Bu durum karıncalanma, uyuşma veya her ikisinin birlikte olduğu rahatsız edici semptomları ortaya çıkarabilir.

Karıncalanma hissiyle ilişkilendirilebilecek sistemik hastalıklardan bazıları, böbrek bozuklukları, karaciğer hastalıkları, damar hasarı, kan hastalıkları, amiloidoz, bağ dokusu bozuklukları, kronik inflamasyon, hormonal dengesizlikler (hipotiroidizm dahil), kanserler ve sinirleri etkileyen iyi huylu tümörlerdir.

Toksinlere Maruz Kalma ve İlaç Yan Etkileri

Şu an kullanmakta olduğunuz ilaçlar sinir hasarına veya yan etki olarak parmak uçlarınızda karıncalanmaya neden olabilir. Aslında, kanser hastalarına uygulanan kemoterapi ilaçları parmak uçlarındaki uyuşma, karıncalanma ve elektrik çarpıyormuş gibi bir hissin yaygın bir sonucudur. Ek olarak AIDS tedavisinde kullanılan ilaçlar da benzer yan etkiye sahiptir.

Öte yandan, çeşitli toksinler ve kimyasallar, nörotoksinler olarak kabul edilir ve bunlar sinir sisteminiz için zararlıdırlar. Kurşun, arsenik, cıva ve talyum gibi ağır metaller veya bazı endüstriyel ve çevresel kimyasallara maruz kalmak vücutta karıncalanma hissine neden olabilir.

Enfeksiyonlar

Hastalığa yol açan organizmalar vücudu istila ettiğinde bir enfeksiyon oluşur. Enfeksiyonlar viral, bakteriyel veya mantar kökenli olabilir.

Lyme hastalığı, zona (varicella zoster), sitomegalovirüs, Epstein-Barr virüsü, herpes simplex, AIDS, Hepatit B ve C‘dir. Enfeksiyonlara ek olarak, Guillain- Barre sendromu, Multipl Skleroz (MS), lupus (kelebek hastalığı) ve romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklar da vücutta karıncalanma hissine neden olabilir.

Yaralanmalar ve Alkolizm

Genellikle travma ile ilgili olarak, sinirler sıkışabilir, ezilebilir veya başka şekillerde hasar görebilir. Bu durum ağrıyla birlikte karıncalanma hissine yol açabilir.

Diğer yandan, uzun süreli alkol kullanımı, ellerde ve ayaklarda karıncalanmaya yol açabilen periferik nöropatiye sebep olabilir. Ayrıca, alkol sorunu olan kişilerde tiamin veya diğer önemli vitaminlerden yoksun olma ihtimali daha yüksektir. Durum genellikle yavaş ilerler ve ciddi sonuçlar doğurana kadar kişi bunun farkında olmayabilir.

Hamilelik

Parmak ucu karıncalanmasının nedenleri arasında hamilelik de dahil edilebilir. Zira, gebelik döneminde vücut su tutma eğilimindedir ve bu olduğunda sinirlere baskı oluşur. Hamilelik döneminde meydana gelen el ve ayaklardaki karıncalanma hissi için endişelenmeniz gerekmez. Çoğu durumda, doğumun ardından kendiliğinden geçer.

Parmaklardaki Karıncalanma Nasıl Geçer?

Parmaklardaki karıncalanma hissi çok sayıda sağlık durumuyla ilişkili olabileceğinden bunu kendi başınıza tam olarak teşhis etmeniz veya evde çözüm yollarıyla gidermeniz mümkün değildir. Öncelikle bir sağlık kuruluşuna giderek doktorunuza muayene olmanız ve gerekli testleri yaptırmanız gerekir.

Muayenenin ardından doktorunuz röntgen, MRI veya ultrason gibi görüntüleme testleri, kan tahlili, sinir iletim hızı ölçümü, elektromiyografi veya sinir biyopsisi gibi farklı testlerden birini veya birkaçını yaptırmanızı isteyebilir. Tedaviniz, testlerde çıkan sonuçlar doğrultusunda ilerleyecektir.

Parmaklarınızdaki karıncalanma hissi dahil tüm sağlık sorunlarınızda size en iyi ve yalnızca doktorunuzun yardımcı olabileceğini unutmayın. Sizi rahatsız eden herhangi bir beklenmeyen sağlık durumu sağlık merkezlerini ziyaret etmeniz için yeterli bir sebeptir.

Okumaya devam et

Sağlık

Dextrocin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Dextrocin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Dextrocin Krem, belirli cilt enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan antibiyotik ilaçtır. İçeriğindeki etkin madde olan mupirosin enfeksiyona neden olan bakterileri öldürerek veya büyümelerini durdurarak çalışır.

Makaleye Genel Bakış

  • Dextrocin Krem Nedir ve Ne İçin Kullanılır?
  • Dextrocin Krem Nasıl Kullanılır?
  • Dextrocin Krem Yan Etkileri
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Dextrocin Krem Kullanımı

Dextrocin Krem Nedir ve Ne İçin Kullanılır?

Cilt enfeksiyonlarının tedavisi için kullanılan Dextrocin Krem topikal bir antibiyotiktir. Çoğu zaman, staphylococcus aureus veya streptococcus pyogenes bakterilerinin neden olduğu bulaşıcı bir cilt enfeksiyonu olan impetigo için reçetelenir. Ayrıca, iltihaplı sivilce, akne ve çıbanların tedavisinde, kıl kökü iltihaplarında (folikülit) ve doktorun tedavi için uygun gördüğü bakterilere bağlı diğer küçük cilt enfeksiyonları için de kullanılabilir.

Dextrocin Krem bakterilerle savaşma kabiliyetini etkin maddesi olan Mupirosin‘e borçludur. Bunun dışında kremin içeriğinde bulunan diğer maddeler, stearil alkol, benzil alkol, setil alkol, likid parafin, makrogol setostearil eter, ksantan gum (E415), fenoksietanol ve saf sudur.

Dextrocin Krem Nasıl Kullanılır?

  • Etkilenen cildi ve ellerinizi yıkayıp kurulayın
  • Bir parça pamuk veya gazlı bez ile sorunlu cilde ince bir tabaka halinde nazikçe sürün
  • Uzman biri tarafından aksi belirtilmedikçe günde 3 kez (sabah-öğlen-akşam) kullanın. Ancak bu konuda doktorunuzun veya eczacınızın talimatının esas olduğunu unutmayın.
  • Düzenli kullanım ile 5 gün içinde bariz bir iyileşme görülmelidir. 5 gün kullanmanıza rağmen herhangi bir iyileşme gözlemlemiyorsanız doktorunuzla konuşun.
  • Gözlerinizle temasından kaçının, burun deliklerine ve ağız içine sürmeyin. Yanlışlıkla gözlerinizle temas ederse bol su ile yıkayın.
  • Dextrocin Krem’in 10 günden daha uzun süre kullanılması önerilmez.
  • Yenidoğan bebeklerde ve 1 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır.
  • Dextrocin Krem yalnızca cilt üzerine uygulamak içindir. Herhangi bir şekilde yenilmez veya sıvılara karıştırılarak içilmez!

Kaçırılan doz: İlacı zamanında sürmeyi unutursanız aklınıza geldiği anda uygulayın. Ancak, bir sonraki dozun zamanı yakınsa, kaçırılan dozu atlayın ve kullanmanız gereken zaman geldiğinde normal programa devam edin. Unutulan doz için üst üste iki kat krem sürmeyin.

Dextrocin Krem Yan Etkileri

Dextrocin Krem’in yan etkileri nadir olmakla birlikte hafif yanma, batma hissi ve kızarıklık görülebilir. Bunun dışında, tüm vücutta döküntü, dil, boğaz ve ağız içi gibi solunumu engelleyecek şişme ve ciddi tahriş gibi çok nadir görülen etkilerle karşılaşırsanız ilacı kullanmayı durdurun ve en yakın sağlık merkezine başvurun.

Burada sayılanlar dışında Dextrocin’in başka yan etkileri olabilir. İlaç kullanımıyla birlikte kafanızda soru işareti oluşturan beklenmedik bir etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Bu ilacı kullanan birçok kişide ciddi yan etki görülmez. İlacın sağlayacağı faydanın, olası yan etki riskinden daha fazla olduğu için reçetelendiğini unutmayın.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Dextrocin Krem Kullanımı

Hamileyseniz, bebeğinizi emziriyorsanız veya böbrek sorunlarınız varsa bu antibiyotiği kullanmadan önce doktorunuza söylemelisiniz. Doktor tarafından kullanımı gerçekten gerekli görülmediği takdirde gebe kadınlarda kullanılması tavsiye edilmez. Anne sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden, hamilelerde olduğu gibi emziren annelerin de doktor önerisi dışında kullanması tavsiye edilmez.

Dextrocin Krem 1 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır. 1 yaşından büyük çocuklarda özel bir dozaj programı gerekmeksizin normal şekilde uygulanabilir.

Dextrocin Krem antibiyotiktir ve yalnızca doktor reçetelemesiyle satılır. Doktor reçetelemesi dışında, Dextrocin dahil herhangi bir antibiyotiği satın almak için eczacınıza ısrarcı davranmayın.

İlacınızı serin, kuru bir yerde, doğrudan ısıdan uzakta saklayın ve dondurmayın. Çocukların ve evcil hayvanların erişemeyeceği bir yerde muhafaza edin. Dextrocin Krem fiyatı (2021) 23 Liradır.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com