Bizimle iletişime geçin

Bilim

Maskede kurtçuk mu var? Maskeler nasıl üretiliyor?

Maskelerimiz kurtçuklarla mı dolu? Maskelere virüs, bakteri, mikrop mu yerleştiriyorlar? İnsan gözüyle bunlar görülebilir mi? Maskede kurtçuk mu var, yoksa komplo teorilerine çok mu yatkınız?

Maskelerimiz kurtçuklarla mı dolu? Maskelere virüs, bakteri, mikrop mu yerleştiriyorlar? İnsan gözüyle bunlar görülebilir mi? Maskede kurtçuk mu var, yoksa komplo teorilerine çok mu yatkınız?

Son dönemde gündeme gelen “maskede kurtçuk mu var?” gibi soruları Kimyager Fatih Küçükuysal’a sorduk.

Öncelikle üç tür maske vardır. İlki tekstil maskesi diyebileceğimiz cerrahi maske standartlını dikiş, katman bakımından tam karşılamayan maskeler, diğeri 1960 yıllarından beri hastane personeli için üretilen cerrahi maske veya medikal maske denilen EN 14683 kodlu maske ve diğeri de EN 149- A1 kodlu FFP (Filtering Face Piece) veya PPE (Personal Protective Equipment) veya N95-N99 diye bilinen maskelerdir.

Tüm bu maskeler PP olarak kısaltılan ve günlük yaşamda en çok kullanılan plastik çeşitlerinden biri olan petrol türevli bir malzeme olan polipropilen liflerinden imal edilir.

Özellikle cerrahi ve FFP tipi maskeler steril ortamda üretilmektedir. Son zamanlarda maske üretiminin artmasıyla plastik üreticilerin çoğu cerrahi maske üretimine geçmiştir.

Bunlar denetlense de birçoğu olması gerektiği gibi üç katman değildir ve ultrasonik dikişli olmamaktadır. Ancak onların da hammaddesi aynıdır. Buharda ısıtılan maskelerin içindeki polimer hammadde polipropilen termoplastik yani ısıyla eriyip bozunabilen bir plastik malzeme olduğundan gevşeyip uzayan polimerik iplikçikler olabilir.

Ayrıca bu PP polimerik liflerin içinde “çamaşır tozu” diye bilinen maddelerin olma olasılığı vardır. Özellikle kullanılmış maskeler içinde elbette gözle görülemeyen bakteri gibi mikroorganizmalar olabilir ancak bunlar bu şekilde gözlemlenmez.

Öncelikle maviye, yeşile, siyaha boyanmış veya baskı maskeleri önermeyiz çünkü kimyasal koku maddeleri sağlıksız bir ortam oluşturabilir.

Zaten bu tür maskeler ilk takıldığında kötü bir kokuya neden olacaktır. İyi kalite bir cerrahi maske 3 katmanlı olmalı ve ultrasonik dikişli ve TSE standardı ibareleri olmalıdır.

Maskeler tek kullanımlıktır, suyla veya kolonya ile yıkanıp tekrar hijyenik hale gelmesi mümkün değildir. Fiziksel ve kimyasal dokusu, yapısı bozulmaktadır. Ayrıca maskeler elle tutulurken, bir yere bırakılıp tekrar takılırken de hijyenik bir durum olmamaktadır.

Maskeler daha çok bizdeki bir hastalığın dışarı verilmemesi için önemlidir. Maske takmak önlem açısından gerekliliktir ancak maskeye güvenerek tamamen korunduğumuz algısına da kapılmamak gerekir. Maskelere “nano boyutlu robot konuldu”, “İnsanları hasta etmek için kıl kurdu yerleştirildi” gibi paranoya içerikli veya sosyal medyada görünür olmak isteyenlere itimat edilmemesi gerekir.

Fatih Küçükuyasal

Ege Üniversitesi 1998 Fen Fakültesi Kimya Bölümü mezunudur. 8 yıl özel ve kamu okullarında kimya ve fen-teknoloji öğretmenliği yaptı. Çeşitli kişisel gelişim eğitimlerini tamamladı. AB fonuyla yurtdışında çeşitli genç ve yetiştin eğitim programlarında bulundu. Belediye, üniversite, kamu ve özel okullarda, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarında “Ekolojik Yeşil Kimya İlkeleri” “Yeşil Teknoloji ve Geleceğin Eko Meslekleri”, “Sürdürülebilir Ekolojik Tarım”, “Endüstriyel ve Doğal Plastikler”, “İklim Değişimine Karşı Sıfır Atık ve Tasarruf” ve “Stres Yönetimi ve Farkındalık” seminerleri verdi ve atölyeler yaptı.

Şu an İstanbul ve şehir dışında eğitim ve danışmanlık çalışmaları yapmakta, kamu yararına sosyal projeler tasarlamaktadır. TÜSODER (Tüketici Sorunları Derneği) ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif görevdedir. Kimya ve sürdürülebilir yaşam farkındalığıyla ilgili televizyon, radyo, gazete ve dergilere röportaj vermekte aynı zamanda Yalova Üniversitesi Polimer Malzeme Mühendisliği’nde biyobozunur plastikler üzerine yüksek lisans yapmaktadır. “Karartı” adlı kimyasalların savaşlarda kullanılmasını konu alan ve “Kimyasal ve Fiziksel Dezenfektanlar” adlı dezenfektanların doğru kullanımını konu alan kitapların yazarıdır.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Futbolda kripto koleksiyonculuğu (NFT)

Temelleri 2017’de Ethereum ile atılan NFT’ler 2021’de kripto para dünyasının en popüler konularından biri haline gelmiştir. Bugün NFT’ler yaygın olarak dijital sanat eserleri için kullanılırken, interaktif oyun öğeleri ve spor koleksiyon kartları gibi farklı kullanım alanları da bulunmaktadır.

futbol kripto nft

Temelleri 2017’de Ethereum ile atılan NFT’ler 2021’de kripto para dünyasının en popüler konularından biri haline gelmiştir. Bugün NFT’ler yaygın olarak dijital sanat eserleri için kullanılırken, interaktif oyun öğeleri ve spor koleksiyon kartları gibi farklı kullanım alanları da bulunmaktadır.

Değiştirilemez veya değiştirilebilir olmayan tokenler (Non-Fungible Token-NFT), bölünemeyen ve aynısından bir daha üretilmesi mümkün olmayan jeton anlamına gelmektedir. NFT içerisinde resim, ses dosyası, video veya fiziksel bir varlığın dijital karşılığının kanıtını bulunduran benzersiz dijital varlık olarak tanımlanmaktadır.

Değiştirilebilir (Fungible) olan Bitcoin ve Ether gibi kripto paraların aksine, NFT’ler benzersiz değiştirilemez dijital varlıklardır. NFT’ler Ethereum geliştiricileri tarafından hazırlanmış çeşitli token standartlarına göre üretilmektedirler. Kullanıcıların blockchain’in teknik dünyasında boğulmaması için işlemin kolayca gerçekleştirilmesini mümkün kılan platformlar bulunmaktadır. NFT üretebilmek için ihtiyacınız olan tek şey dijital kripto para cüzdanıdır (1).

Sporda ivme kazanan “kripto” yan ürünü NFT’ler, koleksiyon spor kartlarından sanal gayrimenkullere ve hatta dijital spor ayakkabılara kadar dijital cüzdanlarda depolanan çok çeşitli benzersiz somut ve soyut öğeleri temsil etmektedir. Ticari kartlar ve koleksiyon ürünleri pazarı,  multi-milyon dolarlık bir endüstridir;  hayranların spor anlarını resimlerde ve diğer çeşitli ortamlarda ölümsüzleştirmesini sağlamaktadırlar (2).

Günümüzde, değiştirilemez tokenler,  Nike, NBA, Formula 1, Louis Vuitton ve daha fazlası gibi büyük markalara sahip kripto dünyasındaki en son trend olarak, yüzbinlerce dolar değer ile yeni projeler ile rekor satışlara ulaşmaktadırlar.

Kripto para birimi dünyası, dijital koleksiyonlardan, sanattan spor hatıralarına kadar her şeyi temsil edebilen benzersiz sanal belirteçlerden oluşmaktadır. İnsanlar bu NFT’ler veya değiştirilemez (fungible) tokenler için yüz binlerce dolar ödemektedirler.  NFT veri takipçisi CryptoSlam’e göre, Dapper Labs tarafından basketbol ligiyle ortaklaşa oluşturulan bir platform olan NBA Top Shot, son yedi günde 147,8 milyon dolarlık satış yapmıştır. Proje, kullanıcıların en iyi basketbolculardan maçın önemli anlarını gösteren kısa klipler satın almalarına ve satmalarına olanak tanımaktadır (3).

NBA, CryptoKitties oyununun yapımcıları olan Kanada merkezli Dapper Labs ile tahsil edilebilir bir dijital varlığın kendi versiyonunu oluşturmak için ortaklık kurmuşlardır. NBA Top Shot, tüketicilerin değiştirilebilir olmayan bir token (NFT) olarak satın alabileceği bir kripto koleksiyonudur (4).

Futbol dünyasında ise,  FC Bayern Munich, Ethereum blockchain tabanlı fantezi futbol oyunu Sorare ile ortaklık kurduğunu bildirmişti. Sorare, 2019’da Belçika Birinci Ligiyle ortaklık kurduğunda daha önce Sport Shorts kapsamındaydı. Platform, oyuncuların dijital sınırlı sayıda futbol kartları alıp satmalarına olanak tanımakta ve koleksiyoncular oyuncu kartları takas edebilmekte, takımlar oluşturarak, gerçek performanslara göre ödüller kazanmaktadırlar (2).

Futbol dijital koleksiyon platformu Sorare, risk sermayesi şirketi Benchmark liderliğindeki Seri A turunda 50 milyon dolar topladığı, VC firması Accel, Fransız futbol yıldızı Antoine Griezmann, girişimci Gary Vaynerchuk ve Reddit kurucu ortağı Alexis Ohanian’ın yatırımlarının yanı sıra sisteme katıldıkları bilinmektedir.

Paris merkezli Sorare, MLS Players Association, Japonya’nın J Ligi, Kore K Ligi ve Bayern Münih, Paris Saint-Germain ve Juventus gibi en iyi Avrupa kulüpleri için dijital ticaret kartları oluşturmak için anlaşmalar imzaladı. Bir Cristiano Ronaldo kartı yakın zamanda 102.000 dolara satılacağı ifade edilmektedir.  Kullanıcılar, satın aldıkları kartlardaki oyuncularla Sorare’de fantezi futbol oyunlarında rekabet etmek için diziliş yapabilmektedirler. Şirket, yeni fonunu bir mobil uygulama başlatmak ve en iyi 20 küresel futbol ligini kendi platformuna dahil etmek için kullanmayı planlamaktadır (5).

NFT koleksiyoncularının başka bir pazar yeri olan NiftyGateway, sadece sanat eserlerini değil farklı ürünleri de tabanında bulundurmaktadır. NiftyGateway’de ki isimlerden biri de Mesut Özi’dir. Mesut Özil, Genies Wearable ile yaptığı iş birliği sonucunda Mesut Özil Next Chapter Boots ve The Kit ürününü çıkarmıştır. Bu dijital ürünler, NiftyGateway’de düzenlenen bir açık artırma ile satılmıştır. Ayakkabılar, bin 886 dolara alıcı bulurken, The Kit 2 bin 525 dolara alıcı bulmuştur (6).

Dijital para birimine olan ilginin patlamasına rağmen, spor kulüpleri bu yeni teknolojinin getirdiği risklerin bilincinde kalmalıdır. Kripto varlıkların değeri dalgalı olmaya devam etmektedir ve olağanüstü büyümeye rağmen, bu alanda yasal ve düzenleyici kurumlar belirsizdir. Bu alandaki istikrar eksikliği, spor işletmelerinin, değerlemelerde dalgalanma olması durumunda paradan tasarruf etmek için bir beklenmedik durumu önleyen düzenlemeler benimsemesini gerektireceği ifade edilmektedir.

Bununla birlikte, kripto varlıkların yükselişi spor dünyasına fırsat ve heyecan vermeye devam etmektedir (2).

Kaynaklar:

  1. https://indigodergisi.com/2021/04/nft-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/
  2. https://www.natlawreview.com/article/future-sports-cryptocurrencies-and-blockchain-technology
  3. https://www.cnbc.com/amp/2021/02/25/nfts-why-digital-art-and-sports-collectibles-are-suddenly-so-popular.html
  4. https://www.cnbc.com/2021/02/28/230-million-dollars-spent-on-nba-top-shot.html
  5. https://www.sporttechie.com/soccer-nft-platform-sorare-scores-50-million-investment
  6. https://webrazzi.com/2021/03/03/nft-nedir/

Okumaya devam et

Bilim

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili?

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili? BioNTech ve Moderna ile ilgili çalışmalar, aşıların ikinci dozdan sonra altı ay kadar etkili olabileceklerini bildirmektedir. Hatta bir aşının bir yıla kadar izlerinin kalabileceği düşünülmekte. Koruyuculuğunun sürmesi için gelecekte ek doz aşıların önerilmesi olasıdır.

mrna aşıları

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili? BioNTech ve Moderna ile ilgili çalışmalar, aşıların ikinci dozdan sonra altı ay kadar etkili olabileceklerini bildirmektedir. Hatta bir aşının bir yıla kadar izlerinin kalabileceği düşünülmekte. Koruyuculuğunun sürmesi için gelecekte ek doz aşıların önerilmesi olasıdır.

mRNA aşıları korona virüs ve mutasyonlarında ne kadar etkili?

Benzeri deneyim influenza aşıları ile yaşanmaktadır. Her yıl yeni ortaya çıkan ya da sık görülen varyantlara karşı yeni bir aşı dozu uygulanmakta ve özellikle bağışıklığı zayıf bireyler korunmaktadır. Böylece bireyler, kökleri 1920’lere kadar dayanan ölümcül İspanyol gribine karşı korundular. Suçiçeğine karşı yapılan aşıların ise insanları 60 yıla kadar korudukları gösterildi.

Covid-19’a karşı geliştirilen aşıların koruyuculukları daha kısa süreli olsa da, yine de yapılan ek aşılama dozlarıyla insanların B lenfositlerinin daha uzun süreli koruyucu olacakları umut edilmektedir.

BioNTech aşısının ikinci dozdan sonra % 91.3 oranında etkili olduğu bildirilmiştir. Ardından yapılan ölçümlerde  (ikinci aşıdan sonraki yedi gün ile altıncı ay arasında) antikorlar tespit edildi. Ciddi hastalık seyrine karşı ise % 95.3-100 etkin oldukları saptandı (FDA ve CDC kriterlerine göre). Ayrıca Güney Afrika varyantına karşı da yüksek derecede koruyuculuk tespit edildi.

Wendy K. Jo ve çalışma arkadaşlarının Charité Universitätsmedizin, Berlin’de yürüttükleri bir çalışmada* pandemi sürdükçe ilk iki doz aşıdan sonra yıllık Covid-19 aşısının yapılması gerektiği bildirildi. Pandemi bittikten birkaç yıl sonra ise yıllık aşılamaya gerek kalmayacağı bildirildi. Bu görüşlerini virolojik çalışmalara dayandırdılar.

Covid-19 bir korona virüstür, grip ise Influenza virüsüne bağlı gelişir. Influenzanın mutasyon geliştirme özelliği incelendiğinde, hızlı mutasyona uğradığını söylemek mümkündür. Bu nedenle her yıl aşıyı gerekli kılmaktadır. Covid -19 ise bir korona virüs ve influenzadan daha farklı özelliklere sahiptir.

Bu bağlamda yeni gelişen mutasyonlar nedeniyle birkaç yıl daha yıllık ek aşılamalara gereksinim olacağı tahmin edildi. Bu çalışmada iki korona virüs tipinin S genleri (229E ve OC43) incelendi. İki tip de kırk yıldan eski korona virüsleriydi ve bir influenza tipi ile karşılaştırıldılar. Yapılan incelemede yıllık mutasyon geçirme hızlarının influenzaya göre dört katı daha az olduğu saptandı.

Covid-19’un ise influenzaya göre iki buçuk kat daha az mutasyona uğradığı tahmin ediliyor. Böylece bir süreliğine yapılacak olan yıllık Covid-19 aşılamalarının bu mutasyonların üstesinden gelebileceği düşünülmektedir.

Kaynak: Wendy K Jo, Christian Drosten, Jan Felix Drexler. The evolutionary dynamics of endemic human coronaviruses. Virus Evolution, Volume 7, Issue 1, January 2021, veab020, https://doi.org/10.1093/ve/veab020 Published: 20 March 2021 https://academic.oup.com/ve/article/7/1/veab020/6157737

Okumaya devam et

Bilim

Google Earth Timelapse ile 37 yılda dünyanın değişimi

Google Earth yeni özelliğiyle iklim değişikliğinin 37 yılda yarattığı tahribatı gözler önüne serdi. Onlarca yılda meydana gelen küresel değişimleri göstermek için 20 petabayt uydu görüntüsü kullanıldı.

Google Earth Timelapse

Google Earth yeni özelliğiyle iklim değişikliğinin 37 yılda yarattığı tahribatı gözler önüne serdi. Onlarca yılda meydana gelen küresel değişimleri göstermek için 20 petabayt uydu görüntüsü kullanıldı.

Google, Google Earth için yıllardır yaptığı en büyük güncellemeyi duyurdu: “Timelapse” adlı yeni özellik sayesinde gezegenimizin son 37 yılını görüntüleme olanağı.

4 boyutlu bir deneyim halinde derlenen 24 milyon uydu fotoğrafının mümkün kıldığı özellik, herkesin dünyanın nasıl değiştiğini görebileceği ve şu an karşı karşıya olduğumuz çevre sorunlarını daha iyi kavrayabileceği anlamına geliyor.

Arama devinin duyurusunda bir Google temsilcisi “Son yarım yüzyılda gezegenimiz insanlık tarihinin başka bir anında görülenden çok daha hızlı bir çevresel değişime tanıklık etti. Birçoğumuz kendi topluluklarımızda bu değişimleri deneyimledik. Ben de geçen yıl eyaletteki orman yangınları sırasında evlerinden tahliye edilen binlerce Kaliforniyalıdan biriyim. Başkaları için iklim değişikliğinin etkileri, mesela eriyen buz tabakaları ve kaybolan buzullar soyut ve çok uzak görünüyor” dedi.

Google Earth’teki Timelapse özelliğiyle değişen gezegenimizin çok daha net bir resmi parmak uçlarımızda: Bu sadece sorunları değil, aynı zamanda çözümleri ve onlarca yıl içinde ortaya çıkan büyüleyici güzellikteki doğa olaylarını gösteren bir resim.

‘i geliştirmek için Google, Carneige Mellon Üniversitesi’nin CREATE Laboratuvarı’ndaki uzmanlarla birlikte çalışarak “orman değişimi”, “kentsel büyüme”, “ısınan hava sıcaklıkları”, “enerji kaynakları” ve gezegenin “kırılgan güzelliği” olmak üzere 5 çevresel konuda rehberlik aldı.

Thwaites Buzulu (Antarktika) 1984

Thwaites Buzulu (Antarktika) 2020

Buzulbilimciler, Antarktika kıtasındaki Thwaites Buzulu’nu dünyadaki “en önemli” ve “en riskli” buzul olarak tanımlıyor. Hatta bazıları bu buzulu “kıyamet günü” olarak adlandırıyor.

Devasa boyutlardaki bu buzulun yüzölçümü aşağı yukarı Britanya adası kadar. Dünyada deniz suyu seviyesindeki yükselişin yüzde dördü bu buzuldan geliyor. Tek bir buzul için bu çok ciddi bir oran. Uydu verileri, erime hızının da giderek arttığını gösteriyor. Bu buzulun tamamen erimesi halinde, deniz seviyesinin de yarım metreden fazla yükseleceği tahmin ediliyor.

Google Earth Timelapse projesinde 20 petabaytlık uydu görüntüsü kullanıldı

Böylesine teknolojik bir başarı kolay elde edilmedi. 20 petabaytlık uydu görüntüsünü katrilyonlarca pikselden oluşan 4,4 terapiksel boyutlu tek bir video mozaiğinde derlemek Google Cloud’da iki milyon saatten fazla işlem zamanı aldı. Google Earth, önümüzdeki 10 yıl içinde Timelapse için yeni görüntülerle yıllık olarak güncellenecek.

Google Earth’ün tarihi tuhaf bir tarih. Teknoloji başlangıçta Irak Savaşı esnasında, CIA’den yatırım alırken savaş alanlarını görselleştirmek için kullanıldı.

İstanbul 1985

İstanbul 2020

Google 2004’te o dönemki adıyla “Earthviewer” programını geliştiren Keyhole şirketini tek seferde tamamıyla satın aldı. O zamanlar Google Earth’teki görüntülerin çoğu piyasada ABD askeri uydularından temin edilebilen verilerdi. Ne var ki şirket nihayetinde hassas alanları mozaiklemek zorunda kalmamak için bunu kendi geliştirdiği ve telif hakkına sahip olduğu Sokak Görüntüsü içeriğiyle değiştirdi.

Google Earth’te görülebilen tek gezegen kendi gezegenimiz değil. 2017’de Google, yazılıma gezegenlere, cüce gezegenlere, aylara ve Uluslararası Uzay İstasyonu’na bakabilme özelliğini ekledi.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com