Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Mastositoz Nedir? Belirtileri ve Tetikleyicileri

Mastositoz Nedir? Belirtileri ve Tetikleyicileri

Mastositoz, vücutta çok fazla mast hücresi bulunmasının neden olduğu, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülen bir hastalık grubudur. Mast hücreleri, vücudun patojenlerle savaşmaya yardımcı olan kendi hücreleridir. Ayrıca alerjik reaksiyonlarda rol oynarlar. Deri, kemik iliği veya diğer organlarda çok sayıda ya da değişmiş mast hücresi varsa, bu mast hücre hastalığına işaret edebilir.

Mast hücreleri kemik iliğinde oluşur. Vücuttaki birçok dokuda ve esas olarak deri ile mukoza zarlarında bulunur. Mast hücreleri kontrolsüz bir şekilde birikiyorsa veya hepsi birden değişiyorsa, uzmanlar mastositoz hastalığından bahseder. Çoğunlukla iyi huylu olan mastositoz, kutanöz ve sistemik olmak üzere iki ana forma ayrılır.

Makaleye Genel Bakış

  • Mastositozun Tanımı
  • Mastositoz Hastalığının Türleri
  • Mastositoz Belirtileri
  • Mastositozun Nedenleri ve Tetikleyicileri
  • Mastositoz Hastalığının Seyri
  • Mastositoz Tedavisi

Mastositozun Tanımı

Mast hücreleri, vücudun kemik iliğindeki kök hücrelerden kaynaklanan kendi hücreleridir. Her insanın derisinde, mukozalarında ve diğer dokularında bulunan bu hücreler, orada hastalıklara karşı savunmada önemli bir rol oynarlar. Örneğin, mast hücrelerinden histamin gibi kimyasal “alarm sinyallerinin” salınması, bağışıklık sistemindeki diğer önemli habercileri harekete geçirir.

Mastositoz, mast hücre infiltrasyonudur, yani ciltte veya diğer dokularda ya da organlarda mast hücrelerinin olağandışı ve anormal şekilde birikmesidir. Mastositoz bulaşıcı değildir ve neredeyse her zaman iyi huyludur.

Hastalık ciltte kırmızı lekeler, kaşıntı, karın krampları, ishal veya baş ağrısı gibi çeşitli şikayetlere neden olabilir. Bununla birlikte, yiyecekler, enfeksiyonlar ve böcek ısırıkları gibi belirli tetikleyiciler semptomlara yol açabilir veya onları daha da kötüleştirebilir.

Mastositoz Hastalığının Türleri

Mastositozun iki ana farklı formu bulunmaktadır. Sadece cildi etkileyen türü kutanöz mastositoz, tüm vücudun mastositozu ise sistemik mastositoz olarak adlandırılır. Ayrıca bu iki form, mast hücrelerinin vücutta nerede biriktiğine ve hangi semptomların meydana geldiğine bağlı olarak alt bölümlere ayrılabilir.

Kutanöz mastositoz çoğunlukla çocuklarda görülür. Mast hücreleri özellikle altı aylıktan küçük bebeklerde ciltte sadece tek bir kitle olarak birikebilir. Yetişkinlerde iç organların etkilenme olasılığı daha yüksektir ve cilt daha sonra etkilenir. Organların kendileri büyük bir aksama olmadan çalışmaya devam eder ancak kemik iliğinde çok sayıda mast hücresi birikirse, çok az kan hücresi üretilir ve lösemi gibi ciddi kan hastalıkları gelişebilir.

Mastositoz Belirtileri

Mast hücreleri sindirim sisteminde, ciltte ve hava yollarının astarında da bulunur. Bu hücreler tahriş olduklarında histamin, heparin, triptaz, prostaglandinler, lökotrienler ve diğer sitokinler gibi çeşitli maddeler salgılarlar. Bu maddeler hastadan hastaya değişebilen mastositoz semptomlarına neden olur.

Bunlar; kaşıntı, ateş basması, kurdeşen, karın ağrısı, ishal, kusma ve mide bulantısı, mide veya bağırsaklarda kanama, burun kanaması, morarma eğiliminde artış, kemik, kas veya eklem ağrısı, baş ağrısı, artan sinirlilik, hafıza ve konsantrasyon sorunları ile anafilaksiye kadar şok benzeri semptomlardır.

Mastositozun Nedenleri ve Tetikleyicileri

Bugüne kadar mastositoz hakkında çok şey bilinmemektedir. Semptomlar genellikle alkol, acı baharatlar, belirli gıdalar ve takviyeler, fiziksel ve psikolojik stres veya enfeksiyonlar gibi faktörlerin biri veya daha fazlası tarafından tetiklenebilir. Ancak tüm belirtiler başka hastalıklarda da ortaya çıkabilir. Bu nedenle, mastositoz hastalığının tanınması genellikle uzun zaman alır.

Bununla birlikte, aspirin, anestezikler veya kodein gibi bazı ilaçların yanı sıra böcek zehirleri, yılan, denizanası veya diğer zehirler, alerjik hastalıklar, efor, güneş ışığı, soğuk, sıcak veya sürtünme gibi fiziksel tetikleyiciler mastositoz semptomlarını tetikleyebilir.

Tetikleyiciler herkes için aynı değildir ve farklı tepkilere yol açabilir:

Ciltteki işaretler: Ciltte kırmızı-kahverengi lekeler oluşur. Bu bölgelerinin basınç veya sürtünme nedeniyle şişmesi tipiktir. Ayrıca kaşıntılı kabarcıklar ve bazen sadece kabarcıklar gelişir.

İç organlardaki işaretler: Kemik iliği, gastrointestinal sistem, karaciğer veya dalak etkilenebilir. Etkilenenler genellikle bunu fark etmezler. Karın krampları, ishal, mide bulantısı, genişlemiş lenf düğümleri gibi semptomların yanı sıra yorgunluk ve bitkinlik de görülebilir. Tüm bunlarla birlikte, bazı insanlar kas ağrısı ve kemik erimesi (osteoporoz) yaşarlar.

Mastositoz Hastalığının Seyri

Mastositoz ne yazık ki tedavi edilemez. Genellikle iyi huyludur ve etkilenenlerin yaşam beklentisi hastalık tarafından kısıtlanmaz. Ancak semptomların geniş bir yelpazeye sahip olması nedeniyle, bazı hastaların günlük hayatları şikayetler nedeniyle ciddi şekilde sınırlandırılmıştır. 

Cildi etkileyen ve kutanöz mastositoz, çocuklar büyüdükçe tamamen gerileyebilir. Özellikle 10 yaş altı çocuklarda sıklıkla gerileme görülür. Sistemik mastositoz ise kalıcıdır ve seyri önceden tahmin edilemez. Çok nadir durumlarda, mast hücreleri dejenere olur ve bu da mast hücre lösemisine, yani kan kanserine yol açabilir.

Mastositoz Tedavisi

Hastalığın kendisi için bir tedavi yoktur. Genel olarak uzmanlar, şikayetleri tetikleyen şeylerden mümkün olduğunca kaçınılmasını önerir. Bu şekilde semptomlar hafifletilebilir veya önlenebilir. Bununla birlikte, doktor tarafından reçete edilecek bazı ilaçlar fiziksel şikayetlerin önlenmesine yardımcı olabilir.

Cilt etkilenirse, uzmanlar öncelikle antihistaminikler gibi alerjiler için ilaçlar reçete edebilir. Bunlar histaminin vücutta çalışmasını engeller. Ayrıca cildin etkilenen bölgelerine krem ​​olarak uygulanan bazı ilaçlar ve UV ışığı ile tedavi de cilt şikayetleri için bir seçenek olabilir.

Sistemik mastositoz semptomları H1 ve H2 inhibitörleri ile hafifletilebilir. H2 inhibitörleri midede asit üretimini azaltarak mide rahatsızlığını azaltır. Hastalık olumsuz bir şekilde ilerlerse, bağışıklık sistemini etkileyen başka tedavi seçenekleri de mevcuttur.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Tretin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Tretin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Tretin krem sivilce tedavisinde kullanılan topikal bir ilaçtır. Akne ve sivilcelerin hem sayısını hem de şiddetini azaltırken hızlı bir şekilde yok olmalarını sağlar. Kremin içeriğindeki etken madde olan tretinoin, retinoid ismi verilen ilaç sınıfına dahildir ve cilt hücrelerinin yaşam döngüsünü hızlandırarak çalışır.

Çeşitli doğal çare ve maskeler sivilce konusunda nispeten işe yarayabilse de en etkili formül için eczanenin yolunu tutmak gerekebilir. Tretin krem, inatçı sivilceleri hızlı bir şekilde kurutabilen etkili bir tedavidir. Bu maharetini içeriğinde bulunan tretinoine borçludur. Tretinoin, sivilce tedavisi dışında, güneşin zararlı ışınlarının neden olduğu yüzdeki ince kırışıklıkları, koyu lekeleri veya pürüzlü cildi tedavi etmek için kullanılan birçok kremin etkin maddesidir.

Makaleye Genel Bakış

  • Tretin Kremin Nasıl Çalıştığını Anlamak
  • Tretin Krem Sivilceli Cilde Nasıl Uygulanır?
  • Tretin Krem Etkisini Ne Zaman Gösterir?
  • Tretin Krem Yan Etkileri Nelerdir?
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Tretin Krem Kullanımı

Tretin Kremin Nasıl Çalıştığını Anlamak

Daha önce Tretin kremin cildi beslediğini ve bu sayede sivilceleri yok ettiğini okumuş olabilirsiniz ancak bu tamamiyle yanlış bir bilgidir. Kulağa şaşırtıcı gelse de Tretin kremin içeriğinde bulunan tretinoin, aslında cildi tahriş ederek çalışır. Cilt hücrelerinin yaşam döngüsünü hızlandırarak daha hızlı bölünmelerini ve daha hızlı ölmelerini sağlar. Böylelikle, daha yeni ve daha sağlıklı hücreler eskilerinin yerini alabilir.

Tretinoin, A vitamininin sentetik bir formudur ve Tretin gibi sivilce kremlerinin yanı sıra ince kırışıklıkları, yaşlılık belirtilerini, hafif çukurları ve lekeleri giderebilen ürünlerin içeriğinde bulunur. Bununla birlikte, yaşlanmanın doğal bir sonucu olan derin kırışıklıklarda işe yaramaz.

Tretin Krem Sivilceli Cilde Nasıl Uygulanır?

Tretin kremi uygulamadan önce cildinizde makyaj varsa tamamiyle temizlediğinizden emin olun (sivilceler yüzünüzdeyse). Ellerinizi ve sivilceli cildinizi yıkayıp kurulayın. Ardından aşağıdaki adımları uygulayın.

  • Küçük bir miktar kremi (yaklaşık bir bezelye büyüklüğünde) ince bir tabaka halinde sivilceli bölgeye sürün.
  • Krem cildiniz tarafından hızla emilmelidir. Eğer fazlalık görüyorsanız ertesi gün daha az miktarda kullanın.
  • Günde bir kez kullanmanız yeterlidir ve akşam yatmadan önce kremi sürmeniz tavsiye edilir.
  • Tretin krem yalnızca cilt üzerine uygulanan topikal bir ilaçtır. Herhangi bir şekilde yenmez, içilmez!
  • Gözlerinize, burun deliklerinize, ağız veya dudak içine sürmeyin. Yanlışlıkla gözünüzle temas ederse bol suyla yıkayın.

Tretin krem kullanımı sonrasında direkt güneşe çıkılması önerilmez. Bu nedenle akşam yatmadan önce kullanmak en iyisidir. Ayrıca, bu kremi sürdükten sonra tahriş edici olabileceğinden aşırı rüzgarlı veya çok soğuk havalardan kaçının. Cildinizde güneş yanığı varsa ilacı kullanmadan önce tamamen iyileşmesini bekleyin. Kremi sürdüğünüz bölgeye ağda gibi tahriş edici tüy alma yöntemlerini uygulamaktan kaçının. Egzamanız varsa kullanmadan önce bu durum hakkında doktorunuzu bilgilendirin.

Tretin Krem Etkisini Ne Zaman Gösterir?

Tretin kremin etken maddesi olan tretinoin sivilce ve akne tedavisinde oldukça etkilidir. (Kaynak) Düzenli bir şekilde kullanırsanız 2 ila 3 hafta içinde büyük ihtimalle olumlu etkisini göreceksiniz. Ancak, bazı kişilerde tam sonuç alınması 6 haftayı bulabilir. 3 ay kullanmanıza rağmen herhangi bir iyileşme görmezseniz bu durumu doktorunuzla konuşmanızda fayda var.

En iyi etkiyi görmek için düzenli olarak kullanın. Hatırlamanıza yardımcı olması için her gün aynı saatte uygulayın (tercihen akşamları yatmadan önce). Daha fazla miktarda veya önerilenden daha sık kullanmayın. İlacı fazla sürmeniz veya sık kullanmanız sivilcelerinizin daha hızlı geçeceği anlamına gelmez. Aksine, cildi tahriş ederek çalışan bir krem olduğundan kızarıklık, soyulma ve ağrı gelişme riskiniz artar.

Tretin Krem Yan Etkileri Nelerdir?

Tretinoin içeren herhangi bir kremi kullanmak, özellikle tedavinin ilk haftalarında kızarıklık, kuruma, hafif kaşıntı ve soyulma gibi etkilere neden olur. Bunun için endişelenmeniz gerekmez ve cilt kreme uyum sağladıkça zamanla bu etkiler kendiliğinden geçer.

Öte yandan, birkaç hafta kullanmanıza rağmen söz konusu etkiler devam ediyorsa veya ciltte kabarma, kabuklanma, şişme, şiddetli yanma ve gözlerde sulanma gibi durumları gözlemliyorsanız ilacı kullanmayı bırakıp doktorunuzla konuşun.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Tretin Krem Kullanımı

Hamilelik ve emzirme döneminde Tretin kremin kullanılması önerilmez. Doktor tarafından fayda-zarar olasılıkları değerlendirildikten sonra gerçekten ihtiyaç duyuluyorsa gebe veya emziren annelere reçetelenmelidir.

12 yaş altındaki küçük çocuklarda oluşabilecek etkileri hakkında yeterli veri yoktur. Çocuklarda kullanmadan önce mutlaka doktorunuzun onayını alın. Ergen gençlerde ise yetişkinlerdeki gibi normal şekilde kullanılabilir.

Diğer yandan, saç için perma solüsyonları, alkol ve mentol içeren ürünler, kurutma etkisi olan sabunlar, bazı kozmetikler ve temizleyiciler, kükürt, Alfa hidroksi asit ve salisilik asit içeren ürünler ve güneş ışığına duyarlılığınızı artırabilecek ilaçlar Tretin krem ile etkileşime girebilir, cildinizin tahriş olmasına yol açabilir.

Ek olarak, bu kremle birlikte kullanıldığında Benzoil peroksit içeren ürünler çok tahriş edici olabilir ve Tretin’de bulunan tretinoinin etkinliğini azalabilir.

Kreminizi direkt güneş ışığından ve nemden uzak bir yerde oda sıcaklığında saklayın. Kremi dondurmayın ve çocukların erişemeyeceği bir noktada muhafaza edin.

Okumaya devam et

Sağlık

Parmak Uçlarında Karıncalanma Neden Olur?

Parmak Uçlarında Karıncalanma Neden Olur?

El veya ayak parmak uçlarının karıncalanması her yaştan insanda ve birçok nedenle oluşabilen yaygın bir durumdur. Kol üstüne yatmak veya bacak bacak üstüne atmak gibi basit durumların sonucu olabileceği gibi sinir hasarı, diyabet ve vitamin eksiklikleri gibi birçok nedenden kaynaklanıyor olabilir.

Kolunuzu yastık olarak kullandığınızda, dizlerinizi bükerek oturduğunuzda veya uzun süre bacak bacak üstüne attığınızda uyuşma ve karıncalanma olması normaldir. Bu geçici karıncalanma hissi genellikle dolaşım eksikliğiyle ilişkilendirilir ancak asıl neden sinir sıkışmasıdır. Mevcut pozisyonunuzu değiştirip hareket ettiğinizde veya bir başka ifadeyle sinir üzerindeki baskıyı kaldırdığınızda karıncalanma ve uyuşma hissi kendiliğinden geçer.

Öte yandan, parmaklardaki karıncalanma hissi her zaman hayatın normal akışında olabilen basit nedenlerden kaynaklanmaz. Diyabetik nöropati, B grubu vitaminlerinin eksikliği, sinir sıkışması, enfeksiyonlar ve sistemik hastalıklar gibi geniş yelpazede birçok nedenden ötürü parmak uçlarında karıncalanma hissi ortaya çıkabilir.

Aşağıda, el ve ayak parmaklarında karıncalanmaya neden olma potansiyeline sahip çeşitli tıbbi durumların listesini bulacaksınız. Parmak ucu karıncalanma sorununuzun nedeni bunlardan herhangi biri olabileceği gibi listede yer almayan başka bir durumun sonucu olabilir. Bu nedenle, kesin teşhis ve tedavi için doktorunuza muayene olmanız gerektiğini unutmayın.

Makaleye Genel Bakış

  • Periferik Nöropati
  • Sinir Sıkışması Sendromları
  • Vitamin Eksikliği
  • Sistemik Hastalıklar
  • Toksinlere Maruz Kalma ve İlaç Yan Etkileri
  • Enfeksiyonlar
  • Yaralanmalar ve Alkolizm
  • Hamilelik
  • Parmaklardaki Karıncalanma Nasıl Geçer?

Periferik Nöropati

Birçok türü olan nöropati, sinirlerdeki hasarın bir sonucudur. Ancak, parmak uçları dahil el ve ayaklardaki karıncalanmalar söz konusu olduğunda birincil suçlu olarak periferik nöropatiden şüphelenmek yanlış olmaz.

Bir kişide diyabetik periferik nöropati olduğunda yüksek kan şekeri nedeniyle sinir hasarı meydana gelir. Kademeli bir uyuşma veya karıncalanma hissi olabilir ve bu durum ayaklardaysa bacaklara, ellerdeyse kollara kadar tırmanabilir. Aslında, çoğu zaman parmak uçlarında karıncalanma gibi şikayetler diyabetin (şeker hastalığı) ilk belirtilerinden biridir. Ek olarak, diyabetli kişilerin yaklaşık üçte ikisinde hafif ila şiddetli sinir hasarı formları olduğunu bilmek önemlidir.

Sinir Sıkışması Sendromları

Bazı sinirlerin sıkışmasıyla ortaya çıkabilen çeşitli sendromlar vardır. Bunlardan birinden muzdarip olduğunuzda, karıncalanma hissi, uyuşma veya iğne batıyormuş (iğnelenme) gibi bir his deneyimleyebilirsiniz. Karpal tünel sendromu, ulnar sinir felci, peroneal sinir felci ve radial sinir felci bu gruba dahildir.

Vitamin Eksikliği

Öğünlerinizde bazı vitaminler yeterince bulunmuyorsa veya vücudunuzda söz konusu vitaminlerin emilimi düzgün bir şekilde gerçekleşmiyorsa eksikliği olabilir. Sinirlerin sağlıklı çalışması için özellikle B grubu ve E vitaminine ihtiyaç duyulur. Bunların eksikliği, parmak uçlarında karıncalanma ve uyuşma gibi rahatsız edici durumlarla kendini gösterebilir.

B1, B6, B12 ve E vitamini eksikliği sorunuzun asıl kaynağı olabilir. Öte yandan aşırı miktarda B6 vitamininin de ellerde ve ayaklarda karıncalanma hissine neden olabileceği unutulmamalıdır.

Herhangi bir vitamin veya mineral eksikliğinizin olup olmadığını basit bir kan testi ile öğrenebilirsiniz. Sonuçlara göre doktorunuz bazı vitaminlerin takviyesini reçeteleyebilir veya bazı gıdaların tüketimine öncelik vermeniz konusunda önerilerde bulunabilir.

Sistemik Hastalıklar

Bazı organların düzgün çalışmaması parmak uçları dahil olmak üzere el ve ayakların genelinde karıncalanma hissine neden olabilir. Örneğin böbreklerin işleyişinde sorun olduğunda, vücuttaki sıvı ve atık ürünler birikerek sinir hasarına yol açar. Bu durum karıncalanma, uyuşma veya her ikisinin birlikte olduğu rahatsız edici semptomları ortaya çıkarabilir.

Karıncalanma hissiyle ilişkilendirilebilecek sistemik hastalıklardan bazıları, böbrek bozuklukları, karaciğer hastalıkları, damar hasarı, kan hastalıkları, amiloidoz, bağ dokusu bozuklukları, kronik inflamasyon, hormonal dengesizlikler (hipotiroidizm dahil), kanserler ve sinirleri etkileyen iyi huylu tümörlerdir.

Toksinlere Maruz Kalma ve İlaç Yan Etkileri

Şu an kullanmakta olduğunuz ilaçlar sinir hasarına veya yan etki olarak parmak uçlarınızda karıncalanmaya neden olabilir. Aslında, kanser hastalarına uygulanan kemoterapi ilaçları parmak uçlarındaki uyuşma, karıncalanma ve elektrik çarpıyormuş gibi bir hissin yaygın bir sonucudur. Ek olarak AIDS tedavisinde kullanılan ilaçlar da benzer yan etkiye sahiptir.

Öte yandan, çeşitli toksinler ve kimyasallar, nörotoksinler olarak kabul edilir ve bunlar sinir sisteminiz için zararlıdırlar. Kurşun, arsenik, cıva ve talyum gibi ağır metaller veya bazı endüstriyel ve çevresel kimyasallara maruz kalmak vücutta karıncalanma hissine neden olabilir.

Enfeksiyonlar

Hastalığa yol açan organizmalar vücudu istila ettiğinde bir enfeksiyon oluşur. Enfeksiyonlar viral, bakteriyel veya mantar kökenli olabilir.

Lyme hastalığı, zona (varicella zoster), sitomegalovirüs, Epstein-Barr virüsü, herpes simplex, AIDS, Hepatit B ve C‘dir. Enfeksiyonlara ek olarak, Guillain- Barre sendromu, Multipl Skleroz (MS), lupus (kelebek hastalığı) ve romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklar da vücutta karıncalanma hissine neden olabilir.

Yaralanmalar ve Alkolizm

Genellikle travma ile ilgili olarak, sinirler sıkışabilir, ezilebilir veya başka şekillerde hasar görebilir. Bu durum ağrıyla birlikte karıncalanma hissine yol açabilir.

Diğer yandan, uzun süreli alkol kullanımı, ellerde ve ayaklarda karıncalanmaya yol açabilen periferik nöropatiye sebep olabilir. Ayrıca, alkol sorunu olan kişilerde tiamin veya diğer önemli vitaminlerden yoksun olma ihtimali daha yüksektir. Durum genellikle yavaş ilerler ve ciddi sonuçlar doğurana kadar kişi bunun farkında olmayabilir.

Hamilelik

Parmak ucu karıncalanmasının nedenleri arasında hamilelik de dahil edilebilir. Zira, gebelik döneminde vücut su tutma eğilimindedir ve bu olduğunda sinirlere baskı oluşur. Hamilelik döneminde meydana gelen el ve ayaklardaki karıncalanma hissi için endişelenmeniz gerekmez. Çoğu durumda, doğumun ardından kendiliğinden geçer.

Parmaklardaki Karıncalanma Nasıl Geçer?

Parmaklardaki karıncalanma hissi çok sayıda sağlık durumuyla ilişkili olabileceğinden bunu kendi başınıza tam olarak teşhis etmeniz veya evde çözüm yollarıyla gidermeniz mümkün değildir. Öncelikle bir sağlık kuruluşuna giderek doktorunuza muayene olmanız ve gerekli testleri yaptırmanız gerekir.

Muayenenin ardından doktorunuz röntgen, MRI veya ultrason gibi görüntüleme testleri, kan tahlili, sinir iletim hızı ölçümü, elektromiyografi veya sinir biyopsisi gibi farklı testlerden birini veya birkaçını yaptırmanızı isteyebilir. Tedaviniz, testlerde çıkan sonuçlar doğrultusunda ilerleyecektir.

Parmaklarınızdaki karıncalanma hissi dahil tüm sağlık sorunlarınızda size en iyi ve yalnızca doktorunuzun yardımcı olabileceğini unutmayın. Sizi rahatsız eden herhangi bir beklenmeyen sağlık durumu sağlık merkezlerini ziyaret etmeniz için yeterli bir sebeptir.

Okumaya devam et

Sağlık

Dextrocin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Dextrocin Krem Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Dextrocin Krem, belirli cilt enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan antibiyotik ilaçtır. İçeriğindeki etkin madde olan mupirosin enfeksiyona neden olan bakterileri öldürerek veya büyümelerini durdurarak çalışır.

Makaleye Genel Bakış

  • Dextrocin Krem Nedir ve Ne İçin Kullanılır?
  • Dextrocin Krem Nasıl Kullanılır?
  • Dextrocin Krem Yan Etkileri
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Dextrocin Krem Kullanımı

Dextrocin Krem Nedir ve Ne İçin Kullanılır?

Cilt enfeksiyonlarının tedavisi için kullanılan Dextrocin Krem topikal bir antibiyotiktir. Çoğu zaman, staphylococcus aureus veya streptococcus pyogenes bakterilerinin neden olduğu bulaşıcı bir cilt enfeksiyonu olan impetigo için reçetelenir. Ayrıca, iltihaplı sivilce, akne ve çıbanların tedavisinde, kıl kökü iltihaplarında (folikülit) ve doktorun tedavi için uygun gördüğü bakterilere bağlı diğer küçük cilt enfeksiyonları için de kullanılabilir.

Dextrocin Krem bakterilerle savaşma kabiliyetini etkin maddesi olan Mupirosin‘e borçludur. Bunun dışında kremin içeriğinde bulunan diğer maddeler, stearil alkol, benzil alkol, setil alkol, likid parafin, makrogol setostearil eter, ksantan gum (E415), fenoksietanol ve saf sudur.

Dextrocin Krem Nasıl Kullanılır?

  • Etkilenen cildi ve ellerinizi yıkayıp kurulayın
  • Bir parça pamuk veya gazlı bez ile sorunlu cilde ince bir tabaka halinde nazikçe sürün
  • Uzman biri tarafından aksi belirtilmedikçe günde 3 kez (sabah-öğlen-akşam) kullanın. Ancak bu konuda doktorunuzun veya eczacınızın talimatının esas olduğunu unutmayın.
  • Düzenli kullanım ile 5 gün içinde bariz bir iyileşme görülmelidir. 5 gün kullanmanıza rağmen herhangi bir iyileşme gözlemlemiyorsanız doktorunuzla konuşun.
  • Gözlerinizle temasından kaçının, burun deliklerine ve ağız içine sürmeyin. Yanlışlıkla gözlerinizle temas ederse bol su ile yıkayın.
  • Dextrocin Krem’in 10 günden daha uzun süre kullanılması önerilmez.
  • Yenidoğan bebeklerde ve 1 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır.
  • Dextrocin Krem yalnızca cilt üzerine uygulamak içindir. Herhangi bir şekilde yenilmez veya sıvılara karıştırılarak içilmez!

Kaçırılan doz: İlacı zamanında sürmeyi unutursanız aklınıza geldiği anda uygulayın. Ancak, bir sonraki dozun zamanı yakınsa, kaçırılan dozu atlayın ve kullanmanız gereken zaman geldiğinde normal programa devam edin. Unutulan doz için üst üste iki kat krem sürmeyin.

Dextrocin Krem Yan Etkileri

Dextrocin Krem’in yan etkileri nadir olmakla birlikte hafif yanma, batma hissi ve kızarıklık görülebilir. Bunun dışında, tüm vücutta döküntü, dil, boğaz ve ağız içi gibi solunumu engelleyecek şişme ve ciddi tahriş gibi çok nadir görülen etkilerle karşılaşırsanız ilacı kullanmayı durdurun ve en yakın sağlık merkezine başvurun.

Burada sayılanlar dışında Dextrocin’in başka yan etkileri olabilir. İlaç kullanımıyla birlikte kafanızda soru işareti oluşturan beklenmedik bir etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Bu ilacı kullanan birçok kişide ciddi yan etki görülmez. İlacın sağlayacağı faydanın, olası yan etki riskinden daha fazla olduğu için reçetelendiğini unutmayın.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Dextrocin Krem Kullanımı

Hamileyseniz, bebeğinizi emziriyorsanız veya böbrek sorunlarınız varsa bu antibiyotiği kullanmadan önce doktorunuza söylemelisiniz. Doktor tarafından kullanımı gerçekten gerekli görülmediği takdirde gebe kadınlarda kullanılması tavsiye edilmez. Anne sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden, hamilelerde olduğu gibi emziren annelerin de doktor önerisi dışında kullanması tavsiye edilmez.

Dextrocin Krem 1 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır. 1 yaşından büyük çocuklarda özel bir dozaj programı gerekmeksizin normal şekilde uygulanabilir.

Dextrocin Krem antibiyotiktir ve yalnızca doktor reçetelemesiyle satılır. Doktor reçetelemesi dışında, Dextrocin dahil herhangi bir antibiyotiği satın almak için eczacınıza ısrarcı davranmayın.

İlacınızı serin, kuru bir yerde, doğrudan ısıdan uzakta saklayın ve dondurmayın. Çocukların ve evcil hayvanların erişemeyeceği bir yerde muhafaza edin. Dextrocin Krem fiyatı (2021) 23 Liradır.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com