Bizimle iletişime geçin

Pratik Bilgiler

Muhabbet Kuşu Ne Yer? Muhabbet Kuşlarının En Sevdiği Yiyecekler

Muhabbet Kuşu Ne Yer? Muhabbet Kuşlarının En Sevdiği Yiyecekler

Zeki, sevgi dolu ve meraklı karakterleriyle bilinen muhabbet kuşları, dünya genelinde en çok beslenen kuş türüdür. Doğal ortamda 15 yıla kadar yaşayabilen bu kuşlar, ne yazık ki esaret altında yalnızca 5 ila 10 yıl yaşayabilir. Kafeste yaşıyor olmaları ömürlerini kısaltan bir faktör olsa da en önemli etken yanlış gıdalarla besleniyor olmalarıdır. Bu nedenle, muhabbet kuşları için faydalı olan yiyecekleri bilmek ve bu doğrultuda yem hazırlamak önemlidir.

Muhabbet kuşlarının aslında bir papağan türü olduğunu biliyor muydunuz? Bilimsel olarak Melopsittacus undulatus ismiyle bilinen muhabbet kuşları, Avustralya ve Afrika kıtalarında doğal olarak yaşamlarını sürdüren küçük bir papağan cinsidir. Zeki, meraklı, eğlenceli ve hareketli olmalarıyla bilinen muhabbet kuşları sevgi dolu canlılardır. Bu nedenle, bazı toplumlarda aşk kuşu ismiyle de bilinirler. Mavi, beyaz, sarı, yeşilin farklı tonları veya karma renklere sahip olabilen bu canlıların gökkuşağını andıran cezbedici bir görüntüsü vardır.

Muhabbet Kuşları Konuşabilir mi?

Muhabbet kuşları, esasen küçük bir tür papağan cinsi olduğundan bazı kelimeleri tekrar edebilme kabiliyetine sahiptir. Bir başka ifadeyle, sınırlı da olsa konuşabilirler. Bu özellik her iki cinste olsa da erkek kuşlar konuşmaya daha yatkındır. 1994 yılında ölen Puck isimli bir muhabbet kuşu 1728 kelime öğrenerek Guinness Rekorlar Kitabı‘na girmiştir. Tabii bu her muhabbet kuşunun aynı derecede konuşabileceği anlamına gelmez. Evinizde beslediğiniz muhabbet kuşunuzun konuşması, verdiğiniz eğitime göre yalnızca ”cici kuş” ve ”babacık” repliğinden ibaret olabilir veya birkaç kelime daha öğrenebilir.

Muhabbet Kuşları Kaç Yıl Yaşar?

Doğal ortamda dünyaya gelerek doğada yaşamını sürdüren muhabbet kuşları 10 ila 15 yıla kadar sağlıklı bir şekilde yaşayabilir. Doğal ortamda en uzun yaşayan muhabbet kuşunun 17 yaşında olduğu tespit edilmiştir. Ne yazık ki, kafes ortamında dünyaya gelen ve esaret altında hayatını sürdüren muhabbet kuşları en çok 5 ila 10 yıl arasında yaşayabilir. Kafes gibi sınırlı bir mekanda yaşıyor olmaları, yaşam sürelerini olumsuz etkilese de ihtiyaçları olan yiyeceklerle beslenmemeleri daha kısa yaşamalarına nedendir. Bu sebeple, muhabbet kuşlarının ne yemesi veya ne yememesi gerektiğini bilmek önemlidir.

Muhabbet Kuşları Neler Yiyebilir?

Doğal ortamda yaşayan muhabbet kuşları, tohumlar, tahıllar, çiçekler, filizler, meyveler, sebzeler, tarımsal ürünler ve börtü-böcek gibi geniş kapsamlı bir yiyecek alternatifine sahiptir. Kafeste yaşayan evcil muhabbet kuşları söz konusu olduğunda ise bu liste biraz daha kısalır. Nitekim, esaret altında yaşayan kuşlar, doğal ortamdakiler gibi avlanamaz, sindirim sistemleri her yiyeceğe alışkın değildir ve metabolizmalarının daha iyi çalışması için yeterli miktarda hareket serbestlikleri yoktur. Peki o halde kafeste yaşayan muhabbet kuşu ne yer? Hazır yemler dışında tüylü dostunuzun severek tüketeceği bazı yiyecekler…

Taze sebzeler: Muhabbet kuşları, yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere birçok sebzeyi afiyetle tüketir. Burada dikkat edilmesi gereken şey fazla miktarda verilmemesi gerektiğidir. Fazla sebze tüketimi, bu kuşlarda ishal gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir. Abartıya kaçmadan kuşunuza verebileceğiniz sebzeler; marul, ıspanak, havuç, yeşil bezelye, turp, salatalık, maydanoz, semizotu, brokoli, kara ve beyaz lahana, Brüksel lahanası, şalgam yaprağı, karnabahar yaprağı, karahindiba yaprağı ve pancar yaprağıdır. Ek olarak, domates yiyebilirler ancak domatesin yaprak ve sap kısmı muhabbet kuşları için zararlıdır.

Kafese koyduğunuz sebzeler ertesi güne kalmışsa ve tazeliğini yitirmişse, kuşunuzun yemesi için artık güvenli değil demektir. Vereceğiniz sebzeleri yıkadığınızdan ve taze olduklarından emin olun.

Taze meyveler: Muhabbet kuşlarının en sevdiği besinlerden bir diğeri de hiç şüphesiz meyvelerdir. Armut, muz, üzüm, çilek, ahududu, çekirdeksiz kiraz, elma, portakal, mandalina, kuşburnu, kivi, incir, kavun, karpuz, kara ve beyaz dut veya minik parçalara ayrılmış meyve kurularını iştahla tüketebilirler.

Muhabbet kuşları şekerli meyveleri çok severler. Meyvelerdeki şeker, her ne kadar doğal olsa da fazlası zararlıdır ve kuşunuzun hastalanmasına yol açabilir. Bu sebeple, şekerli meyveleri çok sık vermemeye özen gösterin.

Tohum ve kuruyemişler: Muhabbet kuşlarının sevdiği diğer yiyecekler arasında tohum ve çeşitli kuruyemişler bulunur. Kuşunuzu beslemek için farklı ürün çeşitliliğinden oluşan bir kokteyl yapabilirsiniz. Ancak, kuşun en çok sevdiği türü içinden seçebileceğini ve diğerlerini yemeyebileceğini unutmayın. Darı, kabuklu yulaf, keten tohumu, ayçekirdeği içi, üzüm çekirdeği, koçanlı mısır, çavdar, soya fasulyesi, buğday, susam, esmer pirinç, öğütülmüş fındık, fıstık, ceviz, badem, kestane, at kestanesi ve meşe palamudu yiyebilirler.

Tohumların kuşlar için fazlaca bir besin değeri yoktur. Yalnızca tohumla beslemek, kuşunuzun yetersiz beslenmesine yol açar. Bu nedenle, tohumları kuşunuzun ana besin kaynağı olarak görmeyin ve sürekli vermeyin.

Muhabbet kuşları bol su içen canlılardır. Suyunu eksik etmeyin ve her gün su kabını kontrol etmeyi unutmayın.

Muhabbet Kuşlarına Zararlı Olan Yiyecekler

Muhabbet kuşlarının neler yiyebileceğini ve en çok sevdikleri besinleri öğrendiğimize göre şimdi de yememeleri gereken, onlar için zararlı olabilecek şeylere göz atalım…

Avokado: İnsanlar için çok faydalı olan bazı besinler kuşlar üzerinde tam ters etki yapabilir. Avokado bunlardan biridir. Avokadolar, kuşlar için toksiktir ve ani ölümlere neden olabilir. Ayrıca, fazla asidik olan limon ve greyfurt gibi meyveler de kuşların yemesi için uygun değildir.

Yağ ve şeker içeren besinler: Fast food tarzı yiyecekler, çikolatalar, gofretler, kızartmalar, cipsler, dondurmalar, bisküviler, krakerler ve katkı maddesi içeren tüm suni besinler muhabbet kuşları için zararlıdır.

Süt ve süt ürünleri: Süt, yoğurt ve peynir gibi laktoz içeren ürünler muhabbet kuşları için iyi değildir. Başta ishal olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.

Alkol ve kahve: Kafein içeren içecekler ve alkol, kuşlar için son derece tehlikelidir. Özellikle alkol, az miktarda olsa bile kuşunuzun ölmesine neden olabilir.

Muhabbet kuşları, diğer kuş türleri gibi ”çiğnemekten” hoşlanırlar. Saksı çiçekleri, elektrik kabloları, koltuk minderleri ve diğer pek çok eşyayı gagalarlar. Bu nedenle, kuşunuza yem verirken yuttuğunda zararlı olabilecek plastik tabak ve bardak gibi nesneleri kullanmayın.

Kafes Büyüklüğü ve Oda Şartları

Muhabbet kuşları oldukça aktif kuşlardır. Şafakla birlikte uyanırlar ve cıvıldamaya başlarlar. Öğlene doğru sessizleşseler de öğleden sonra ötmeye devam ederler. Ayrıca sürekli yer değiştirerek hareketli bir gün geçirirler. Bu yüzden yeterli hareket alanı sunacak geniş kafeslerde barındırılmaları tavsiye edilir (Örneğin: 81 x 50 x 50 cm). Kafesin bulunduğu noktanın iyi ışık aldığından ancak hava akımı olmayan bir yer olduğundan emin olmanız gerekir. Nitekim, muhabbet kuşları oldukça narin hayvanlardır. En ufak bir hava akımı bile kuşunuzun hastalanmasına ve ölmesine neden olabilir. Genel bir kural olarak, sizin için ideal olan oda sıcaklığı kuşunuz için de uygun demektir.

Rutin kafes bakımı, yiyecek ve su kaplarının günlük temizliğini – değiştirilmesini içerir. Eski gazeteleri, kafesin altına serebilirsiniz ancak günlük olarak gazeteleri değiştirmeyi ihmal etmeyin. Haftada bir kez kafesi ılık sabunlu su veya kuş kafesi dezenfektanı ile temizleyerek dezenfekte edin. Küçük odaları ve oyuncakları kirlendiklerinde mutlaka yıkayın.

Muhabbet kuşları eşlerine ve sahiplerine bağlılık geliştiren canlılardır. Kuşunuza her zaman ilgilenin, onunla konuşun, sevdiğinizi belli edin. Aksi halde, siz farkında olmasanız bile bu yüzden kuşunuz hastalanıp ölebilir. Muhabbet kuşlarının diğer isminin aşk kuşu olduğunu unutmayın ve ona ismine yakışır şekilde ilgi gösterin. Ayrıca, 24 saat kafeste tutmayın. Günün belli saatlerinde, evin içinde de olsa özgürce uçmasına izin verin.

Sonuç:

Muhabbet kuşları küçük bir papağan türüdür. Oldukça zeki, sosyal, aktif ve yeni şeyleri keşfetmeyi seven meraklı canlılardır. Bununla birlikte, bakıcısından sevgi ve ilgi görmek isterler. Muhabbet kuşlarının cinsiyeti burun renklerinden anlaşılabilir. Erkeklerin burunları mor ve koyu pembe, dişilerin ise burunları beyaza yakın bir renktedir. Ortalama olarak 5 ila 10 yıl arasında yaşayabilen esaret altındaki muhabbet kuşları, yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere, meyveler, kuruyemişler ve tohumları severek yerler.

Gözlerinde sulanma, fazlaca tüy dökümü, hareketsiz olmaya başlaması, eskisi kadar yememesi, dışkısında renk veya kıvam değişikliği olması, ilgisini kaybetmesi, garip nefes alması ve aşırı kaşınması muhabbet kuşunuzun hastalandığına dair belirtilerdir. Bu durumda, tedavi için bir veterinere götürmeniz gerekir.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pratik Bilgiler

Ayakkabı Nasıl Boyanır? Deri Ayakkabı Boyamanın Püf Noktaları

Ayakkabı Nasıl Boyanır? Deri Ayakkabı Boyamanın Püf Noktaları

Ne kadar modaya uygun giyinirseniz giyinin, kıyafetinizi ışıldayan bir ayakkabıyla taçlandırmıyorsanız, şık bir görünümden uzaksınız demektir. Neyse ki, ayakkabı boyamak kolaydır ve bunun için ressam edasında maharetli ellere sahip olmanız gerekmez.

Ayakkabılar dış görünüşünüzün odak noktalarından biridir. Bu nedenle, şık bir profil çizmek için ayakkabıların temiz ve boyalı olmasına dikkat etmek gerekiyor. Deri ayakkabıların boyanması oldukça kolay olmasına rağmen uygulama esnasında yapılan birkaç hata ve yanlış boya kullanımı, ayakkabının kısa sürede çatlamasına ve yıpranmasına neden olabiliyor. Öyleyse, evde ayakkabı boyamanın püf noktalarına hep birlikte göz atalım…

Kundura Ayakkabılarımı Nasıl Boyayabilirim?

Deri kundura ayakkabılarınızı boyamak için iki farklı boya seçeneğiniz var. Bunlardan birincisi, boyama süngeri ve cilası içinde olan yeni nesil boyalar. Diğeri ise boyadan sonra ayrıca cila sürülerek parlatılması gereken geleneksel ayakkabı boyaları. Şimdi bu iki alternatife de kısaca değinerek, nasıl boyanmasıyla birlikte avantajlarını ve dezavantajlarını sıralayalım…

Kendinden cilalı ayakkabı boyaları: Yeni nesil ayakkabı boyalarında ayrıca cila sürmenize veya fırçalamanıza gerek yoktur. Cilası içinde olan bu boyaların küçük bir de boyama süngeri bulunur.

Boyayacağınız ayakkabının kuru ve temiz olmasına özen gösterin. Nemli bir ayakkabıyı boyarsanız, kuruduktan sonra beyaz çizgilerin oluştuğunu görebilirsiniz (özellikle siyah ayakkabılarda). Ayrıca, ıslak deriye boya tam olarak nüfuz etmez ve parlatmaz. Bu nedenle, ayakkabınız nemliyse kurumasını bekleyin ve üzerindeki çamur, kir, toz vb. temizleyin.

  • Boyanmayan nokta kalmaması için varsa bağcıkları çözün.
  • Boya kutusuyla birlikte gelen süngeri krem boyaya batırıp, oval hareketlerle fazla bastırmadan ayakkabınıza sürün.
  • Normal ev sıcaklığında boyanın kuruması fazla uzun sürmez. 5 ila 10 dakika sonra giymeniz için hazır olmalıdır.

Eksileri ve artıları: Kendinden cilalı hazır boyaların kullanımı oldukça basit ve pratiktir. İlkokul çağındaki çocuklar bile bunlarla ayakkabılarını boyayabilir. Ancak, bu boyaların uzun süre kullanımı ayakkabı derisinde çatlaklara ve yıpranmalara neden olabilir.

Cilasız ayakkabı boyaları: Cilasız ayakkabı boyalarını günümüzde kunduracılar ve ayakkabı boyacıları kullanıyor. Ancak yine de ”geleneksellikten vazgeçmem” diyen biriyseniz bu boyalardan satın alarak ayakkabılarınızı boyayabilirsiniz.

Boyayla birlikte bir boyama süngerine, cilaya, fırçaya ve son adımda parlatmak için küçük bir kadife bez parçasına ihtiyacınız olacak.

  • Ayakkabınızın bağcıklarını çıkarın. Kirden ve tozdan arındırarak boyamaya hazır hale getirin.
  • Süngeri boyaya batırıp oval hareketlerle ayakkabınıza sürün.
  • Birkaç dakika bekledikten sonra oval hareketlerle sürerek cilayı deriye yedirin.
  • Cilanın tam olarak dağıtılması için fırçalayın. (Fırçanız yoksa bu adımı atlayabilirsiniz)
  • Son aşamada, küçük bir kadife bez parçasını ayakkabınıza sürerek cilanın parlamasını sağlayın.

Eksileri ve artıları: Geleneksel ayakkabı boyalarını kullanmak biraz daha zaman alır ve birkaç ekipman gerektiğinden zahmetli olabilir. Öte yandan, bu boyalar ayakkabının derisini besler ve yüzeydeki kırılmaları engeller.

Ayakkabımı Boyarken Nelere Dikkat Etmeliyim?

  • Islak veya nemli ayakkabıları boyamaktan kaçının
  • Kurutmak için soba ve kalorifer peteği gibi direkt ısı kaynaklarını kullanmadan oda sıcaklığında bekletin
  • Ayakkabınızın orijinal boya rengiyle aynı renk boya kullanın
  • Özellikle koyu bir renkten açık renge geçmek zordur. Renk değişikliği için bir ayakkabı tamircisi veya boyacısından yardım isteyin.
  • Mümkünse her gün aynı ayakkabıyı giymeyin, bir gün arayla ayakkabınızı dinlendirin
  • Boyanın deriyi beslediğini ve boyasız kullanılan ayakkabıların daha erken yıpranıp eskiyeceğini unutmayın
  • İşiniz bittiğinde, kurumamaları için boyanızın ve cilanızın kapağını kapatın
  • Süet ayakkabılardaki lekeleri gidermek için kurşun kalem silgilerini kullanın.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Ağda Kalıntıları Nasıl Geçer? Ciltteki Sir Ağda Kalıntılarını Temizleme Yolları

Ağda Kalıntıları Nasıl Geçer? Ciltteki Sir Ağda Kalıntılarını Temizleme Yolları

Kabul edelim, ağda yapmak eğlenceli bir iş değil. Ancak, geride bıraktığı pürüzsüz ten ve kılların daha geç uzayacak olması nedeniyle çoğumuzun tercih ettiği bir yöntem. Fazlaca can yakıyor olması ve geride bıraktığı yapış yapış kalıntılar ise en büyük handikapları. Her ne kadar ağdanın can yakmasını tam olarak engellemenin bir yolu olmasa da geride bıraktığı sir ağda kalıntılarını çıkarmanın birkaç kolay yolu var.

Ağdayla istenmeyen tüyleri almak acı vericidir ve diğer yöntemlere göre daha zahmetli olabilir. Dahası, batık, kızarıklık ve tahriş gibi sonuçları yaygındır. Tüm bu eksilerine rağmen kılların 4 haftaya varan geç çıkma süresi ve geride bıraktığı ipeksi pürüzsüz ten nedeniyle sık tercih ediliyor. Ağda salonlarında, güzellik merkezlerinde veya ev ortamında yapılabilen bu çok yönlü tüy alma yönteminin geride bıraktığı en sinir bozucu şey ise yapışkan kıvamlı kalıntılar. Neyse ki, sir ağda sonrası ciltteki kalıntıları çıkarmak kolaydır ve bunun için her evde bulunması muhtemel birkaç malzeme kullanılabilir. Ağda kalıntıları nasıl temizlenir? İşte, deneyebileceğiniz 5 kolay ev çözümü…

Makaleye Genel Bakış

  • Sir Ağda Kalıntıları Ciltten Nasıl Çıkar?
  • Sıcak Su Yöntemi
  • Yemeklik Sıvı Yağlar
  • Vazelin
  • Alkol
  • Buz Küpleri

Sir Ağda Kalıntıları Ciltten Nasıl Çıkar?

Ağdayı ciltten çıkarmanın en kolay yolu, ağda temizleme yağıdır. Peki ama evde ağda temizleme yağı kalmadıysa ne yapacaksınız? Bu durumda, aşağıdaki çözüm yolları imdadınıza yetişebilir.

Sıcak Su Yöntemi

Öncelikle en kolay yöntemden bahsedelim. Kalıntı çok fazla değilse sıcak su işe yarayabilir. Sıcak suda ıslakttığınız bir bezi ağda kalıntısı olan bölgede 1 ila 2 dakika bekletip başka bir bezle silin. Bu yöntemin işe yarayıp yaramayacağı konusunda şüpheleriniz varsa veya olumlu sonuç alamadıysanız aşağıdaki diğer seçeneğe geçin.

Yemeklik Sıvı Yağlar

Sir ağda kalıntılarını temizlemek söz konusu olduğunda, mutfağınızda bulunan yemeklik sıvı yağlar, ağda temizleme yağları kadar etkili çalışabilir. Zeytinyağı, ayçiçek yağı, kanola yağı, fındık yağı hatta bebe yağı veya başka bir şey, hiç fark etmez.

Bir bez veya pamuk parçasını yağa batırarak iyice ıslatın. Cildinizdeki ağda kalıntılarının üzerine sürün ve 1 ila 2 dakika kadar bekletin. Son aşamada, yağlı bölgeyi başka bir bezle silerek kalıntılardan kurtulun.

Vazelin

Cildi nemlendirmek için kullandığımız vazelin ağda kalıntılarını gidermek konusunda da işe yarayabilir. Yağ yöntemiyle aynı çalışma prensibine sahip olan vazelini, ”elinizi korkak alıştırmadan” bol miktarda sir ağda kalıntısı üzerine sürün. Sonrasında, vazelinin işini yapması için 4 – 5 dakika beklemeniz gerekecek. Yumuşak bir bezle silerek final yapın.

Alkol

Kaç kişinin evinde alkol şişesi vardır bilmiyorum ama eğer sizde mevcutsa bu iş için gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Yumuşak bir bezi veya pamuk parçasını alkolle ıslatıp dairesel hareketlerle ağda kalıntılarına sürün. İstediğiniz sonuca ulaştıktan sonra, alkolün cildinizi tahriş edebileceği ihtimaline karşı nemlendirici krem veya losyon uygulayın.

Buz Küpleri

Kumaşa yapışan sakızı çıkarmak için buz uygulandığını hatırlıyor musunuz? Buz, aynı etkiyi cildinize yapışan sır ağda kalıntılarını gidermek için de gösterebilir. Buzdolabınızın buzluğundan buz küplerini alın ve yapışkan kalıntıların üzerinde gezdirin. Yaklaşık 1 dakika sonra kalıntılardan kurtulduğunuzu görmelisiniz.

Sir ağda kalıntılarının cilde yapışarak inatçı davranmasının ve leke bırakmasının en önemli nedeni cildinizin kuru olmasıdır. Bu sebeple, ağdadan 1 gün önce cildi nemlendirmek iyi bir fikirdir. Ayrıca, ağdadan önce pudra uygulamak ve çok uzun kılları makasla kırpmak işinize yarayabilir.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Yaş Pasta Nasıl Saklanır? Yaş Pastaların Saklama Koşulları ve Bozulma Süresi

Yaş Pasta Nasıl Saklanır? Yaş Pastaların Saklama Koşulları ve Bozulma Süresi

Özel günlerin vazgeçilmezi olan yaş pastalar lezzetli olduğu kadar yüksek kalorilidir. Bu nedenle, çoğu zaman satın alınan pastanın tamamı tüketilmez. Bu durumda yaş pastanın geri kalanını bozulmadan muhafaza etmek için uygun saklama koşullarına dikkat etmek önemlidir.

Özel bir etkinlik için yaş pasta kesip mumlara üflediyseniz öncelikle tebrik ederiz. Görünen o ki, pastanın hepsini bitiremediniz ve kalan kısmının nasıl saklanması gerektiği kafanızda soru işaretleri oluşturuyor (aksi halde bu yazıyı okuyor olmazdınız). Başka bir senaryo ise pastanızı kendiniz yaptınız (veya satın aldınız) ancak misafirlere ikram etmek için önünüzde hayli zaman var ve bu süre boyunca pastanın dayanıp dayanmayacağını bilmek istiyorsunuz. Hangi durumda olursanız olun, yaş pastanızın saklama koşulları ve bozulma süresi hakkında merak ettiklerinizi yanıtlayabilecek basit cevaplarımız var…

Yaş Pasta Ne Kadar Sürede Bozulur?

Bildiğiniz gibi yaş pastalar çabucak bozulmaya müsait malzemelerden yapılır. Nitekim, içeriğinde bulunan süt, yumurta ve krema gibi malzemelerin bozulma süresi kısadır. Bu nedenle, yaş pastaların fazla bekletilmeden tüketilmesi en iyisidir. Peki ama bu süre ne kadar olmalı?

Yaş pastanızı ileri bir tarih için saklamayı düşünmüyorsanız ve kısa sürede tüketecekseniz mutfak tezgahınızda bekletebilirsiniz. Dışarıda bekleme süresi 1 ila 2 gündür. Ancak, sıcak yaz mevsimindeyseniz bu sürenin kısalabileceğini unutmayın.

Orta süreli saklama için buzdolabı biçilmiş kaftandır. Buzdolabına koyduğunuz yaş pasta ortalama 5 ila 7 güne kadar tüketilebilir durumda kalabilir. Elbette pastayı açık olarak değil, hava almayacak şekilde kapalı kaplarda bekletmeniz koşuluyla. Bu konuya aşağıda daha detaylı değineceğiz.

Son seçenek ise tahmin edeceğiniz üzere buzlukta saklamak. Yaş pastalar dondurulduğu takdirde 4 ila 5 ay kadar bozulmadan bekleyebilir. Ancak, yaş pastayı dondurarak bu kadar uzun süre saklamak lezzet kaybına yol açabilir.

Satın aldığınız yaş pastanın en iyi ihtimalle 1 gündür tezgahta beklediğini hesaba katmanız gerekiyor. Yani, pasta yapılır yapılmaz satın almıyorsunuz! Bu yüzden, normal saklama süresinden daha önce tüketmeniz en mantıklısı olacaktır. Ayrıca, kesilmiş veya dilimlenmiş pastaların, kesilmemiş olanlara göre daha çabuk bozulacağını unutmayın.

Yaş Pasta Nasıl Muhafaza Edilir?

Yaş pastaları saklarken önemli nokta hava almayacak şekilde saklama kaplarında tutmaktır. Birkaç saat veya 1 gün boyunca açık vaziyette bekletmenizde elbette sakınca yok ancak daha uzun süreler için pastanın dışarıyla irtibatını kesmeniz gerekiyor. Bunun ilk nedeni, pastaların buzdolabı gibi ortamlardaki kötü kokuyu çekebilmeleri. İkinci nedeni ise açık olarak bekletilen pastaların daha hızlı bayatlayıp bozuluyor olması.

Yuvarlak veya dikdörtgen plastik pasta-kek saklama kapları harika olsa da buzdolabına veya buzluğa sığmayabiliyor. Bu durumda pastanızı dilimleyerek daha küçük kaplara koyabilir veya bir diğer seçenek olan streç filmle sarmayı deneyebilirsiniz. Ancak, yaş pastalar şekil olarak bozulmaya müsait olduklarından streç naylon kullanmayı son çare olarak düşünmek isteyebilirsiniz. Öte yandan, kısa süre tezgah üstünde bekletmek için ise temiz boş bir leğeni ya da derin bir kabı pastanızın üzerine ters çevirerek kapatabilirsiniz.

Yaş pastanızın kremasında veya genel görünümünde bekleme nedeniyle bozulmalar olmuşsa (çatlama gibi), kötü kokmaya başlamışsa veya ekşimsi kötü bir tadı varsa güvenli tarafta kalmak için çöpe fırlatın gitsin. Ne de olsa sağlık riske atılmaz ve bir pasta için hastane yollarına düşmeye değmez!

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com