Bizimle iletişime geçin

Bilim

NASA’nın Perseverance uzay aracı Mars’a indi: Gezegende yaşam izi arayacak

NASA’nın “Mars 2020” misyonu kapsamında Kızıl Gezegen’e gönderilen uzay aracı “Perseverance”, Mars’ın yüzeyine indi. Uzay aracı Mars’ta yaşam izi arayacak.

Perseverance

NASA’nın “Mars 2020” misyonu kapsamında Kızıl Gezegen’e gönderilen uzay aracı “Perseverance”, Mars’ın yüzeyine indi. Uzay aracı Mars’ta yaşam izi arayacak.

Mars’ın keşfinde potansiyel geçmiş yaşamın izlerini aramak ve Mars’a insanlı yolculuğun yollarını bulmak için yola çıkan NASA’nın Perseverance uzay aracı, Doğu zaman dilimine (ET) göre 15:57’de Mars’a başarılı bir şekilde iniş yaptı.

30 Temmuz Perşembe günü Florida’daki Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonundan, Mars’a yola çıkan NASA’nın yeni nesil uzay aracı Perseverance, planlanan görevi için bir Mars yılı (Yaklaşık 1 Dünya yılı) boyunca Mars’tan 500gr kaya ve toprak örneklerini toplayarak dünyaya getirmesi bekleniyor.

Uydu görüntülerinden 3.5 milyar yıl önce eski bir göl olduğu düşünülen ve Jezero Crater adı verilen bölgeye gönderilen Perseverance, Mars’ta geçmiş mikrobiyal yaşamın potansiyel kanıtı üzerine keşfe başladı. Perseverance’ın, karbondioksit açısından zengin Mars atmosferinin unsurlarını gelecekteki astronotlar için oksijen üretmesi üzerine bir deney yapması planlanıyor.

Başarılı bir şekilde iniş yapan Perseverance’ın, Mars’tan kaydettiği ilk görüntü uzay aracının Twitter hesabından “merhaba dünya, sonsuz evime ilk bakışım” mesajıyla paylaşıldı.

Perseverance, Türkiye’den 2 milyon 528 bin 844 isimle Mars yüzeyine indi

NASA’nın bir ton ağırlığındaki Rover tipi uzay aracı Perseverance, Mars’a gitmek için yaklaşık 7 aylık yolculuk yaptı.

Jezero Kraterine inen aracın üzerinde 20 kamera ve bir çift mikrofon var.

Perseverance’ın Dünya’ya çok sayıda özel görüntü yollaması beklenirken, araçta bulunan ve kamera çekim kabiliyeti olan bir mini helikopterin de uçurulması bekleniyor.

Araç, Mars’ın atmosferine planlandığı vakitte girdi ve robotun inişinin başarılı olduğuna ilişkin ilk sinyal inişten 7 dakika sonra Dünya’ya ulaştı.

Dünya ile Mars arasındaki 190 milyon kilometrelik mesafe nedeniyle, herhangi bir iletişimin ulaşma süresi yaklaşık 11 dakika. Bu nedenle eğer bir şeyler yanlış giderse, Dünya’daki kontrol merkezinin müdahale için zamanı olmuyor.

Yaşam belirtisi araştıracak

Bu uzay aracı teknolojisini yakından takip etmeyenler için, Perseverance ile 2012 yılında Gale Kraterine indirilen Curiosity aracı arasındaki farkı yakalamak kolay değil. Ancak dış kaplamanın altında, Perseverance çok farklı bir donanıma sahip. Görevi olan bilimsel araştırmaları yapabilmesi için özel enstrümanlarla donatıldı.

Baş mühendis Adam Steltzner, aracın lastik sisteminin de Curiosity’den elde edilen tecrübe ile sağlamlaştırıldığını ifade etti. Perseverance’ın Mars’ın kayalıklı yüzeyinde yıpranmadan hareket edebilmesi için lastikleri özel şeritlerle üretildi.

Perseverance’ın uzay meraklıları için özel bir seyirlik ortaya koyacağını söylemek de şimdiden mümkün.

Üzerinde 20 kamera ve bir çift mikrofon olan aracın Dünya’ya çok sayıda özel görüntü yollaması bekleniyor. Araçta bulunan ve kamera çekim kabiliyeti olan bir mini helikopter de uçurulmaya çalışılacak.

Uzay aracının Mars’tan çektiği ilk görüntü:

NASA, 1970’lerde gezegene ulaşan Viking aracından sonra ilk kez, Perseverance ile direkt olarak yaşam belirtisi araştıracak.

Kampanyaya en çok başvuru Türkiye’den olmuştu 

Uzay aracında Türkiye’den kayıt olan 2 milyon 528 bin 844 kişinin ismi bulunuyor.

İsmini 11 yaşındaki Alexander verdi

İsminin belirlenmesi için ABD’nin çeşitli eyaletlerinden yazdıkları kompozisyonları gönderenler arasında düzenlenen yarışmayı Virginia’dan 11 yaşındaki Alexander Mather kazanmış, “Perseverance” (Sebat) ismi araca verilmişti.

Aracın elde ettiği örnekler, başka bir araçla Dünya’ya geri getirilecek.

Daha küçük bir aracın 2026 yılında Jezero kraterine gönderileceği, Perseverance’ın bıraktığı tüpler içindeki kaya örneklerini toplaması planlanıyor.

Perseverance uzay aracının Mars’a iniş animasyonu

Neden Salda Gölü örneği veriliyor?

Perseverance’tan önceki Mars görevlerinde, daha çok gezegenin yaşanabilirliği üzerine araştırmalar yapıldı. Biyolojik yaşantının varlığı için geçmişteki şartların uygun olup olmadığı araştırıldı. Bu soru inandırıcı bir şekilde yanıtlanmış durumda.

2000’li yıllarda gezegende araştırmalar yapan Spirit ve Opportunity ile yakın zaman önce Curiosity, Mars’ın bir zamanlar daha sıcak ve ıslak bir gezegen olduğunu ortaya koydu.

Perseverance, kendinden önceki robotların bilgileri ışığında, eğer bir zamanlar var oldularsa, ilkel yaşam formalarının izini arayacak. Bunun için de bir zamanlar devasa bir göl olan Jezero’ya indirildi.

Bu kurumuş krater gölünün Burdur’daki Salda Gölü ile benzer nitelikler taşıdığı düşünülüyor. Özelliklede minerolojilerinin.

Salda’daki hidromagnezit tortular, mikropların tarafından aşınarak şu anki halini almış kayalar. Okyanuslardaki resif veya mercan kayalıklarına benzeyen bu oluşumlara mikrobiyalit deniyor.

Bilim insanları, Jezero kraterinde benzer bir oluşumun kalıntılarına rastlamanın, gezegendeki geçmiş yaşam adına “dev” bir haber olacağını dile getiriyor.

NASA’nın konu ile ilgili makalesinde “Jezero kraterine seyahat edemeyebilirsiniz ama ona en yakın yeri edebilirsiniz: Salda Gölü, Türkiye” ifadesi yer alıyor.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

En iyi fiyat performans monitör modelleri ve fiyatları

Fiyat performans konusunda en iyi monitör modellerini değerlendirmek isteyenler, farklı kriterleri göz önünde bulundurulmalı.

monitör modelleri fiyatları

Fiyat performans konusunda en iyi ni değerlendirmek isteyenler, farklı kriterleri göz önünde bulundurulmalı.

Çoğu zaman yeni bir ürün satın alımında öncelik fiyat olsa da ekran boyutu, tepki süresi ve yenileme hızı gibi pek çok farklı kriter, monitör satın alınması sırasında dikkat edilmesi gerekenler arasında. Performansı ile sizi yani ınızı yarı yolda bırakmayacak bir arıyorsanız, fiyat aralığınızı biraz daha geniş tutabilir ve en iyi fiyat performans monitörlerine göz atabilirsiniz.

Excalibur 24.5″ E24FHD – 1.699 TL

“Excalibur Oyuncu Monitör” sloganı ile tanıtımı yapılan Excalibur monitör, 24.5 inç genişliğinde. Oyundaki tüm alanlar üzerinde hakimiyet kurmayı sağlayan monitör, 1ms tepkime hızı ve 165hz yenilenme hızıyla oyuncuların vazgeçemediği modeller arasında yer alıyor. Tüm ekran kartları ve yeni oyunlar ile uyumlu olan model üstün yenileme hızı ile birlikte FPS konusunda da ideal bir durumda. 1920 x 1080 çözüldüğünün desteklendiği monitör, daha fazla ayrıntı ve görüntü kalitesi sunmayı başarıyor. Üstelik görüş açısıyla da rakiplerine göre fark yaratan model 170/160 dereceye kadar görüş açısı desteği sunuyor. Ekranın dikkat çeken bir diğer özelliği ise yükseklik ayarının yapılabilmesi. Yatay ve dik kullanımı da destekleyen Excalibur, uygun fiyatıyla uzun yıllar boyunca kullanılabilecek kalitede.

Samsung LC24F396FHMXUF 23,5″ – 1.349 TL

Kavisli ekrana sahip olan Samsung monitör, daha geniş bir görüş alanı elde edilmesini sağlıyor. Oyunlar için derinlik elde edilmesini de kolaylaştıran monitör, böylece fiyat performans konusunda da tüm bu özellikleriyle ön plana çıkmayı başarıyor. Kullanıcıların mevcut pozisyonları göz önünde bulundurularak özel bir şekilde üretilen monitörde 1800R ekran eğrisi bulunuyor. Standart düz ekranlara göre gözleri daha az yoran bu teknoloji, üstelik arka planındaki özel teknolojisi ile daha canlı ve gerçekçi renkler sunabiliyor. 3000:1 kontrast oranı, oyun modu gibi farklı özellikler, monitörün dikkat çeken diğer özellikleri arasında bulunuyor.

ACER 23.8″ Ka242ybi – 1.024 TL

Full HD çözünürlüğe sahip olan monitörde, renkler daha gerçekçi ve parlak. Özellikle metin üzerindeki tüm detaylara hakim olmanızı sağlayacak netliğe sahip monitör 23.8 inçlik genişliğinde. 75hz yenileme hızı ile rakiplerinin biraz gerisinde olsa da bu konuda özel bir teknoloji kullanan Acer, aradaki farkı kapatmayı başarıyor. Göz yorgunluğunun önlenebilmesi adına özel koruma panellerine sahip olan üründe, uzun süreli kullanımlarda da avantajlı. Tasarım gibi farklı işlerde kullanılacak olması halinde 6 eksende ayarlanabilir ton ve renk uygunluğuna sahip olan monitör, böylece çok amaçlı kullanımlarda da ideal durumda.

ASUS VP249QGR 23.8″ 1.348 TL

Asus’u değerlendirmek isteyenler için ön plana çıkan VP249QGR, 24 inç. 144hz görüntü yenileme hızına sahip olan monitörde geniş izleme açısı bulunuyor. Oyun ya da diğer multimedya içeriklerinde etkileyici bir performansa sahi olan monitörde özel bir aydınlatma sistemi bulunuyor. Böylece karanlık bölgelerde daha net görüntüler elde edilmesine imkan sağlanırken kullanıcılar için özellikle karanlık görüntülerde işi daha kolay bir hale getiriyor.

MSI Optix G241 – 2.049 TL

Listenin son sırasında ise MSI tarafından geliştirilen Optix g241vc bulunuyor. Özel panele sahip olan ekranda, 1920 x 1080 çözünürlük destekleniyor. Oyun oynama, film izleme gibi pek çok farklı etkinlikte en iyi performansı ve verimi sunacak olan monitör, çok daha yüksek etiket fiyatlarına sahip monitörlerden çok daha yüksek özellikleri barındırıyor. 178° geniş görüntüleme açısı, göz yormayı önleyen özel blue LED teknolojileri ve çerçevesiz tasarımı ile dikkat çeken VP249QGR’de akıllı siyah renk ayarı da bulunuyor. Yüksek yenileme hızı sayesinde takılmaları, kırılmaları ortadan kaldıran monitör değerlendirilebilecek en iyi fiyat performans monitör modelleri arasında yer alıyor.

Okumaya devam et

Bilim

“Google, okurların yüzde 90,6’sını iktidar medyasına yönlendiriyor”

Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) yeni raporuna göre Google, Türkiye’de haber arayan okurların yüzde 90,6’sını iktidar medyasına yönlendiriyor.

google iktidar medyası

Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) yeni raporuna göre Google, Türkiye’de haber arayan okurların yüzde 90,6’sını iktidar medyasına yönlendiriyor.

IPI Türkiye Ulusal Komitesi Başkan Yardımcısı Emre Kızılkaya ve gazeteci Burak Ütücü’nün hazırladığı “Yeni Ana Akım Yükseliyor (Ve Desteğe İhtiyacı Var)” başlıklı raporda, Türkiye’de bağımsız yayıncıların ve iktidara yakın kuruluşların dijital medyadaki etkisi ayrıntılı olarak incelendi.

68 sayfalık rapor, Türkiye’den 16 bin 104 internet kullanıcısının yer aldığı bir panele, haber konulu aramalardan toplanan 84 bin 430 satırlık Google verisine, sosyal medya platformlarında kaydedilen milyonlarca etkileşime ve 28 medya kuruluşunda görevli gazetecilerle yapılan görüşmelere dayanıyor.

“Youtube’un algoritması da adil ve çoğulcu değil”

Türkiye’de bağımsız medyanın kapasitesine ve ihtiyaçlarına dair bugüne dek yapılmış en kapsamlı araştırmayı sunan raporun sonuçları özetle şöyle:

• “Google’ın algoritması, her gün milyonlarca okurun yaptığı en kritik aramalarda, sonuç sayfasının en üstünde çıkan ‘Başlıca Haberler’ adlı bölümde yüzde 90,6 oranında sadece üç yayıncıya yer veriyor. Bunlar; Hürriyet, Sabah ve Milliyet.

• Google’a ait YouTube’un öneri algoritması da, bağımsız medyanın haber videolarını izleyenleri iktidar medyasının kanallarına yönlendiriyor. Buna karşın iktidar medyasının izleyicileri YouTube tarafından bir ‘yankı odasında’ tutuluyor, onlara bağımsız medyanın videoları önerilmiyor.

• Google’ın öne çıkardığı, iktidar medyası tarafından üretilen haber görünümlü bazı içeriklerde dezenformasyon ve propagandanın sürdüğü saptandı.

• Google ayrıca aldatıcı içerikleri ve tık avcılığını da cezasız bırakmayı sürdürüyor. Bir medya yöneticisinin ifadesiyle Google, bu ihlalleri yapan büyük bir internet sitesi olduğunda bunu görmezden geliyor. Küçük yayıncılar ise daha önemsiz ihlallerde bile derhal cezalandırılıyor ve Google ile iletişim kuramıyorlar.”

“Bağımsız medya, yeni ana akım olma yolunda”

Rapora göre; okurların bağımsız medyaya çok daha fazla ilgi göstermesine rağmen Google algoritmaları bağımsız medyayı baskılayıp iktidar medyasına orantısız bir görünürlük ve dijital gelir avantajı sağlıyor. Raporda, Facebook’un ise “‘hilekârları ve trolleri’ öne çıkaran algoritmasıyla nitelikli gazeteciliği baskıladığı” belirtildi.

Dijital platformların Türkiye medyasında çoğulcu olmayan, olumsuz etkilerine karşın bağımsız gazeteciliğin de hızla büyüdüğü kaydedildi. Rapordaki bulgular şöyle:

• Parçalı yapısı nedeniyle bu kolayca görülemese bile bağımsız medyanın dijital erişimi, son dönemde iktidar medyasını yakaladı ve hatta yer yer geçmeye başladı.

• Bağımsız medya geçen yıl iktidar medyasına kıyasla sosyal medya platformlarında yüzde 16 daha fazla etkileşim aldı.

• Twitter’da bağımsız medya, iktidar medyasından daha geniş ve çeşitli kitlelere erişebildiği için şimdiden ‘ana akım’ kimliğine daha yakın bir manzara sergiliyor.

Hürriyet bir yılda 85 bin takipçi kaybetti

Raporda, “bağımsız medya kuruluşlarının Facebook sayfalarının geçen yıl yüzde 9,6 oranında büyüdüğü” kaydedilirken, “iktidar medyasının yüzde 0,6 küçüldüğü” belirtildi. Örneğin Hürriyet’in Facebook sayfası 1 yıldan kısa bir sürede 85 bin’i aşkın takipçi kaybetti.

Bağımsız haber markalarına erişmek için Google’da arama yapan okur sayısının da iktidar medyasının 3 katına kadar çıktığı aktarılan raporda bağımsız medya kuruluşlarının zayıf yönlerine de dikkat çekilerek nitelikli gazeteciliğin gelişimi için önerilerde bulunuldu. Buna göre bağımsız medya, gençlere ve kadınlara erişimde iktidar medyasının gerisinde.

Özellikle yenilikçi gazetecilik ürün ve teknolojilerinin geliştirilmesi için yeterli kaynaklardan yoksun olan bağımsız medyanın, dayanışma ve işbirliği içinde hareket etmesi gerektiği raporda vurgulandı. Böyle bir yaklaşımın, dijital platformlarla ve hükümetle ilişkilerinde bağımsız medyanın elini güçlendireceği ifade edildi.

Raporun tam metni ve tanıtım toplantısı

Rapor bugün TSİ 15.00’te, IPI Direktör Yardımcısı Scott Griffen’ın moderatörlüğündeki bir çevrimiçi basın toplantısında, Kızılkaya ile Ütücü tarafından Türkiye ve dünya kamuoyuna sunulacak.

Raporun tam metni için şu bağlantılar paylaşıldı:
https://freeturkeyjournalists.ipi.media/tr/ipi-turkiye-dijital-medya-raporu/

Google, Türkiye’den sadece Demirören Medya’yı fonlamaya karar vermişti

Google, dijital medya sektöründeki projeleri fonlamak ve arama motoru optimizasyonlarını iyileştirmek amacıyla başlattığı kampanyada Demirören Medya Grubu’na Şubat 2020’de fon verme kararı almıştı.

Google Haber Girişimi (Google News Initiative/GNI), ilk defa yapılan Innovation Challenges programı kapsamında medya kuruluşlarının ‘haber sektörüne yenilik getirebilecek’ projelerini fonlamak amacıyla 2018 yılının kasım ayında bir kampanya başlattı.

Kampanyanın Ortadoğu-Türkiye-Afrika ayağı için başvurular ise haziran ayında başlamıştı. 35 ülkeden 527 proje başvurusu yapıldı. Elemeler sonucunda 13 ülkeden 21 projeye toplamda 1.93 milyon dolar fon desteği verilmesi kararlaştırıldı.

Bu kapsamda Türkiye’den Demirören Medya Grubu’nun proje başvurusuna 150 bin dolarlık fon verildi.

Projede geliştirilen sistem satılabilecek

Proje kapsamında Türkçe yazılan haberlerde belirli ifade ve kavramların etiketlenmesine ilişkin sorunların çözülmesi amaçlanıyor. Bununla birlikte okurun sitede ilgilendiği ve okuduğu haberlerden yola çıkıp haberde yer alan kişi ya da kurumla ilgili okura gerçek zamanlı geri bildirim yaparak ilgisini çekebilecek diğer haberleri önerecek bir sistem geliştirilecek.

Haber metinleri kategorize edilerek bir endeksleme sistemi oluşturulacak, bu sistem de hem sitenin okurlarına yapılan geri bildirimlerde hem de arama motoru optimizasyonu için kullanılacak. Amaç ise okuyucuyu sitede daha uzun süre tutarak reklam gelirlerini yükseltmek. Ayrıca bu hizmetin, elindeki verileri düzenlemek ve bir endeksleme sistemi kurmak isteyen diğer kuruluşlara da satılabileceği belirtildi.

Açıklamada, “Bu fonlar ortaklarımızın sürdürülebilir iş modelleri geliştirerek gelir kaynaklarını çeşitlendirmesine ve/veya hedef kitle etkileşimini artırmasına olanak sağlayacak” ifadesi kullanıldı.

GNI programının toplam bütçesi 1,93 milyon ABD doları. Fonlanmaya değer bulunan her projeye 150 bin dolara kadar destek veriliyor.

Hürriyet ve Milliyet başta olmak üzere Demirören Medya şirketlerinin gazetecilik yapmadığı, bunun yerine Google arama sonuçlarını manipule ederek kendisine dijital trafik ve reklam geliri sağladığı yönünde eleştiriler de var.

Okumaya devam et

Bilim

Instagram’a, Clubhouse’da bulunan canlı oda (live rooms) özelliği eklendi

Sosyal medya devleri arasındaki rekabet büyürken Instagram, Clubhouse uygulamasında bulunan ‘canlı oda (live rooms)’ özelliğini eklediğini duyurdu. Instagram, bu yeni özelliği ile Clubhouse’daki ‘oda’ konseptini platformuna taşırken, canlı yayınlarda konuşmacı sayısını 4’e çıkardı.

instagram live rooms canlı oda

Sosyal medya devleri arasındaki rekabet büyürken Instagram, Clubhouse uygulamasında bulunan ‘canlı oda (live rooms)’ özelliğini eklediğini duyurdu. Instagram, bu yeni özelliği ile Clubhouse’daki ‘oda’ konseptini platformuna taşırken, canlı yayınlarda konuşmacı sayısını 4’e çıkardı.

Instagram, yeni bir güncelleme ile Clubhouse uygulamasında da olan ve 4 konuşmacının bulunduğu canlı yayına olanak tanıyan ‘canlı oda (live rooms)’ özelliğini ekledi. Bu özelliğin Instagram platformuna taşınması, Instagram’da etkileşimin çoğalacağı ve dörtlü grupların ortak canlı yayın yapabileceği anlamına geliyor.

Canlı odalar aynı zamanda içerik üreticiler için yeni bir gelir kapısı da yaratıyor. Bu özellik ile takipçiler, yayın esnasında sevdikleri hesaplara destek olmak için ‘rozet’ satın alabiliyor ya da ‘alışveriş’ ve ‘canlı bağış toplama’ özelliklerinden kolayca faydalanabiliyor.

Instagram tarafından yapılan açıklamada, canlı yayınlara daha fazla etkileşim özelliği ekleneceği de belirtildi.

Şirket, önümüzdeki aylarda moderatör kontrolleri ve ses özelliklerini de ekleyeceğini duyurdu. Bu açıklamadan hareketle, gelecek aylarda Clubhouse benzeri özelliklerin platformda yerini alacağı tahmin ediliyor.

Instagram, TikTok‘tan alınan video özelliği Reels ile çok fazla öne çıkamıyor. Halen bilmeyenler için Reels, “Instagram Kamera” içerisinde 15 saniyeye kadar kısa videolar oluşturmanıza ve düzenlemenize olanak tanıyor. Kullanıcılar Reels videolarına efektler ve müzik ekleyebiliyor veya kendi sesini kullanabiliyor. Bu özellik hakkında geçtiğimiz ay bir açıklama yapan şirketin CEO’su Adam Mosseri, özellikten henüz tam olarak memnun olmadığını ve bu temelde TikTok’un halen çok daha ileride olduğunu kabul etmişti.

Mosseri ayrıca “Reels, şu an henüz güçlü ve yenilikçi komedi unsurlarına ev sahipliği yapabilecek kapasitede değil” açıklamasında bulunmuştu.

İşte bunun üstüne firmadan bir adım geldi. Bu adım ile artık uygulama içerisinde TikTok’tan gelen Reels videoları öne çıkarılmayacak.

Bu konuda algoritmasını değiştiren şirket, Reels’lerin direkt olarak TikTok gelmesini istemiyor. Yeni dönemde artık sadece orijinal Reels’ler öne çıkacak ve firma bu sayede Reels’lerin platform içerisindeki kullanımını artırmaya çalışacak. Bunun nasıl sonuçlanacağını ise elbette zaman gösterecek.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com