Bizimle iletişime geçin

Bilim

Organik Saç Boyaları Hakkında Merak Edilenler ve En İyi Organik Saç Boyası Markaları

Organik Saç Boyaları Hakkında Merak Edilenler ve En İyi Organik Saç Boyası Markaları

Mevcut saç renginizi değiştirmeye karar verdiniz veya riske girmeden saçlarınıza doğal bir ışıltı mı kazandırmak istiyorsunuz? Şu an piyasada bulunan birçok saç boyası, güvenilirlik veya kalıcılık gibi konularda akıllarda bazı soru işaretleri bırakabiliyor. Bu konudan endişe duyanlardan birisiyseniz, saç renginizi değiştirmenin en güvenli yolu; tercihinizi organik saç boyalarından yana kullanmak olabilir.

Saç derisine ve saç tellerine zarar verme riski olan parafenilendiamin gibi kimyasallardan arındırılarak piyasa sürülen organik saç boyaları, bu avantajı nedeniyle son yıllarda oldukça fazla rağbet görüyor. Doğal yapısıyla tüketiciye sunulan organik saç boyaları, sıradan saç boyalarına göre daha uzun ömürlü olmasının yanı sıra saç için faydalı protein ve bileşenler içeriyor.

Şu günlerde doğal içeriğiyle saçı beslediğini iddia eden çok sayıda ürün mevcut. Aklınızdaki soru işaretlerini giderebilmek ve size fayda sağlayabilmek adına, bu bitkisel saç boyalarının özellikleri ve içerikleri hakkında bir rehber hazırladık.

Kimyasal ve Organik Saç Boyası Arasındaki Farklar

Sıradan saç boyaları, amonyak, peroksit, sülfat ve PPD gibi  birçok kimyasal bileşen içermektedir. Bu ürünler etkilidir fakat ilerleyen süreçte saç ve saç derisinde telafisi çok zor olan hasarlara neden olabilir.

Organik saç boyaları ise genellikle sentetik kimyasallardan uzak bitkisel içeriklere sahiptir. Birçok ürünün yüzde 98’lik kısmı doğal bileşenler, geri kalan yüzde 2’lik kısmı ise sentetik pigmentler ya da stabilizatörlerden oluşur. 

Organik Saç Boyası Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Bu tür ürünleri almayı düşünenler, sadece kutuların üzerinde yer alan organik ibaresine aldanmamalıdır. Seçtiğiniz ürünün saçlarınızda iyi etkiyi bırakmasını ve güvenli olmasını istiyorsanız, aşağıdaki kriterleri de göz önünde bulundurmanızda fayda var.

Formülü

Organik saç boyaları muadillerine kıyasla daha güvenli olsalar da, bu içeriğine tamamen güvenebileceğiniz anlamı taşımaz. Ürünlerin bazıları yanlış kullanımla saçlarınıza hasar verebilecek bileşenler içerirken, birçoğu da saç sağlığını desteklemeye yardımcı maddeler içermektedir. Bu nedenlerden dolayı, ürünü satın almadan önce formülüne göz atmanızda fayda var.

Renk Çeşitliliği

Organik saç boyalarının bir kısmında tüketiciye sunulan renk seçenekleri kısıtlıdır. Eğer ürün aklınızdaki saç rengini sunmuyorsa, ne kadar kaliteli olursa olsun asla ilgi çekmez. Ürünlerin bir kısmı çok sayıda renk alternatifiyle sunulurken, bazıları da sadece tek renk seçeneğiyle karşımıza çıkabilmektedir.

Uygulama Kolaylığı ve Verimlilik

Sıradan saç boyalarına göre daha yüksek fiyat etiketleriyle satışa sunulan organik saç boyalarında birkaç önemli özellik mutlaka aranmalıdır. Bunlar; kalıcı ve canlı bir renk ortaya çıkarması ve uygulama işleminin nispeten daha kolay olması gibi özelliklerdir. Organik saç boyalarının bazıları yarı kalıcıdır ve iki ayda bir yeniden uygulanması gerekebilir. Bu yapılmazsa saçlar solgun ve hacimsiz görünebilir. Kalıcılığı yüksek boyalarda ise rötuş ihtiyacı daha azdır. Bu nedenlerden dolayı, ürün seçimi yaparken kalıcılığın gözardı edilmemesi mühimdir.

En İyi Organik Saç Boyası Markaları 2020

En iyi organik saç boyasını arıyorsanız, şu an piyasada bulunan ürünlerin listesi, özellikleri ve değerlendirmelerine göz atarak aklınızdaki soru işaretlerinin birçoğunu giderebilirsiniz.

1 – Naturtint Permanent Hair Color

Saç ve saç derisiyle dost tamamen doğal bir formüle sahiptir. 28’den fazla karıştırılabilir renk seçeneğiyle tüketicilere sunulmaktadır. Bitkilerden ve tohum yağlarından elde edilmiş kimyasal içermeyen özelliği bulunur. Ağır metaller, parabenler, yapay koku, amonyak, silikon, gluten ve hayvansal ürünler gibi sert bileşenler içermez. 25 yılı aşkın bir süredir piyasada bulunan Naturtint markasının bu ürünü, kalıcılığı nedeniyle birçok kadının ilk tercihidir.

2 – Schwarzkopf Simply Color

Saç bakım ürünleri konusunda adını duyurmuş Schwarzkopf’un organik saç boyası, kafa derisinde tahriş oluşmasını önleyen zararsız bir formüle sahiptir. Ağır kimyasallar yerine argan yağı, yulaf sütü ve soya proteini gibi bitkisel formüllerle üretilmiştir. İlk uygulamada hayal edilen renge ulaşılmasına sağlayan, aynı zamanda saçı kökten uca besleyen kremsi bir boyadır. Saçlarınızın uzunluğu omuz hizasının altındaysa, bir tüp ürün sizin için yeterli olmayabilir.

3 – Herbatint Permanent Hair Color Gel

Açık renkli saçlar için özel olarak üretilmiş çevre dostu, kalıcı ve besleyici bir saç boyasıdır. Saça uygulandıktan sonra biyolojik olarak parçalanarak saç tellerini daha kalın ve sağlıklı hale getirir. Uygulaması oldukça kolaydır. 40 dakikalık bekleme süresinin dışında, sadece birkaç dakika yeterlidir. Olumsuz yanı, siyah veya diğer koyu renk tonu seçeneklerinin mevcut olmamasıdır. Bunların dışında 23 farklı açık renk tonuyla sunulmaktadır.

4 – Revlon Total Color

İçeriğinde saça zarar vermesi muhtemel bütün bileşenler hariç tutulmuştur. Özel tohum yağlarından elde edilen formülü, saça yumuşak bir renk kazandırmasının yanı sıra kafa derisinin kızarmasını ve zarar görmesini önler. 32 farklı renk tonu bulunmaktadır ancak kullananlar diğer organik saç boyaları kadar canlı renkler elde edilemediğini belirtmektedir.

5 – Arctic Fox Color Dye

Parlak ve cesur saç renkleri arayanlar için en iyi seçim olabilir. Koyu saçlarda istenilen tonun elde edilmesini sağlarken, açık ve soluk saçlarda ise rengin yenilenerek canlı görünmesinde katkı sağlar. Saçların uçlarında kırılmalara neden olabilecek zararlı kimyasallar içermez. Doğal formülü saçı yumuşatır ve besler. Ürünü kullananlar, etkisinin çabuk geçmesi gibi bir eksi yönünün olduğunu söylemektedir.

6 – ONC Natural Colors

Siyahtan platin sarısına 26 farklı renk seçeneği sunan bu kalıcı organik saç boyası, saçlarınıza derin ve tutarlı bir renk kazandırır. Aloe vera, hindistancevizi yağı ve papatya özünden elde edilen formülü, saça veya cilde zarar verebilecek hiçbir zararlı madde barındırmaz. En iyi renk seçeneklerini sunan doğal saç boyası markalarından biridir. Eksi yönü ise fiyatının çok pahalı olmasıdır.

7 – Clairol Natural Instincts Hair Color Kit

Formülündeki keratin ve hindistan cevizi yağı, boya sonrası saç tellerinde oluşabilecek kabarmayı engeller. Bu ikili, aynı zamanda saça nem ve yumuşaklık kazandırır. 5 farklı renk tonu seçeneğiyle satılmaktadır. Amonyak içermediğinden dolayı normal saç boyalarına göre daha kolay uygulanır. Yarı kalıcıdır fakat saça parlak ve hacimli bir görünüm katmaktadır.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Google Earth Timelapse ile 37 yılda dünyanın değişimi

Google Earth yeni özelliğiyle iklim değişikliğinin 37 yılda yarattığı tahribatı gözler önüne serdi. Onlarca yılda meydana gelen küresel değişimleri göstermek için 20 petabayt uydu görüntüsü kullanıldı.

Google Earth Timelapse

Google Earth yeni özelliğiyle iklim değişikliğinin 37 yılda yarattığı tahribatı gözler önüne serdi. Onlarca yılda meydana gelen küresel değişimleri göstermek için 20 petabayt uydu görüntüsü kullanıldı.

Google, Google Earth için yıllardır yaptığı en büyük güncellemeyi duyurdu: “Timelapse” adlı yeni özellik sayesinde gezegenimizin son 37 yılını görüntüleme olanağı.

4 boyutlu bir deneyim halinde derlenen 24 milyon uydu fotoğrafının mümkün kıldığı özellik, herkesin dünyanın nasıl değiştiğini görebileceği ve şu an karşı karşıya olduğumuz çevre sorunlarını daha iyi kavrayabileceği anlamına geliyor.

Arama devinin duyurusunda bir Google temsilcisi “Son yarım yüzyılda gezegenimiz insanlık tarihinin başka bir anında görülenden çok daha hızlı bir çevresel değişime tanıklık etti. Birçoğumuz kendi topluluklarımızda bu değişimleri deneyimledik. Ben de geçen yıl eyaletteki orman yangınları sırasında evlerinden tahliye edilen binlerce Kaliforniyalıdan biriyim. Başkaları için iklim değişikliğinin etkileri, mesela eriyen buz tabakaları ve kaybolan buzullar soyut ve çok uzak görünüyor” dedi.

Google Earth’teki Timelapse özelliğiyle değişen gezegenimizin çok daha net bir resmi parmak uçlarımızda: Bu sadece sorunları değil, aynı zamanda çözümleri ve onlarca yıl içinde ortaya çıkan büyüleyici güzellikteki doğa olaylarını gösteren bir resim.

‘i geliştirmek için Google, Carneige Mellon Üniversitesi’nin CREATE Laboratuvarı’ndaki uzmanlarla birlikte çalışarak “orman değişimi”, “kentsel büyüme”, “ısınan hava sıcaklıkları”, “enerji kaynakları” ve gezegenin “kırılgan güzelliği” olmak üzere 5 çevresel konuda rehberlik aldı.

Thwaites Buzulu (Antarktika) 1984

Thwaites Buzulu (Antarktika) 2020

Buzulbilimciler, Antarktika kıtasındaki Thwaites Buzulu’nu dünyadaki “en önemli” ve “en riskli” buzul olarak tanımlıyor. Hatta bazıları bu buzulu “kıyamet günü” olarak adlandırıyor.

Devasa boyutlardaki bu buzulun yüzölçümü aşağı yukarı Britanya adası kadar. Dünyada deniz suyu seviyesindeki yükselişin yüzde dördü bu buzuldan geliyor. Tek bir buzul için bu çok ciddi bir oran. Uydu verileri, erime hızının da giderek arttığını gösteriyor. Bu buzulun tamamen erimesi halinde, deniz seviyesinin de yarım metreden fazla yükseleceği tahmin ediliyor.

Google Earth Timelapse projesinde 20 petabaytlık uydu görüntüsü kullanıldı

Böylesine teknolojik bir başarı kolay elde edilmedi. 20 petabaytlık uydu görüntüsünü katrilyonlarca pikselden oluşan 4,4 terapiksel boyutlu tek bir video mozaiğinde derlemek Google Cloud’da iki milyon saatten fazla işlem zamanı aldı. Google Earth, önümüzdeki 10 yıl içinde Timelapse için yeni görüntülerle yıllık olarak güncellenecek.

Google Earth’ün tarihi tuhaf bir tarih. Teknoloji başlangıçta Irak Savaşı esnasında, CIA’den yatırım alırken savaş alanlarını görselleştirmek için kullanıldı.

İstanbul 1985

İstanbul 2020

Google 2004’te o dönemki adıyla “Earthviewer” programını geliştiren Keyhole şirketini tek seferde tamamıyla satın aldı. O zamanlar Google Earth’teki görüntülerin çoğu piyasada ABD askeri uydularından temin edilebilen verilerdi. Ne var ki şirket nihayetinde hassas alanları mozaiklemek zorunda kalmamak için bunu kendi geliştirdiği ve telif hakkına sahip olduğu Sokak Görüntüsü içeriğiyle değiştirdi.

Google Earth’te görülebilen tek gezegen kendi gezegenimiz değil. 2017’de Google, yazılıma gezegenlere, cüce gezegenlere, aylara ve Uluslararası Uzay İstasyonu’na bakabilme özelliğini ekledi.

Okumaya devam et

Bilim

İnternet şikayetleri yüzde 117 arttı: Bari filmi duraksamadan izleyebileyim!

İnternet hizmetine olan talebin artması beraberinde şikayetleri de getirdi. Tüketicilerin sorun yaşadığı konuları derleyen Şikayetvar verilerine göre, internet servis sağlayıcıları sektöründe 2019’da 90 bin 397 olan şikayet sayısı 2020’de yüzde 117 artarak 196 bin 92’ye yükseldi. Şikayetler arasında, “Bari filmi duraksamadan izleyebileyim,  taşındıktan 15 gün sonra internet bağlanabildi” gibi ifadeler yer aldı. 

internet şikayetleri

İnternet hizmetine olan talebin artması beraberinde şikayetleri de getirdi. Tüketicilerin sorun yaşadığı konuları derleyen Şikayetvar verilerine göre, internet servis sağlayıcıları sektöründe 2019’da 90 bin 397 olan şikayet sayısı 2020’de yüzde 117 artarak 196 bin 92’ye yükseldi. Şikayetler arasında, “Bari filmi duraksamadan izleyebileyim,  taşındıktan 15 gün sonra internet bağlanabildi” gibi ifadeler yer aldı. 

İnternet şikayetleri yüzde 117 arttı: Bari filmi duraksamadan izleyebileyim!

Salgın döneminde uzaktan çalışmaya geçilmesi ve online eğitimler internet hizmetine olan talebin de artmasına sebep oldu. Talep artışı beraberinde şikayet artışlarını da getirdi. Tüketicilerin bir referans kaynağı olarak başvurduğu ve satın alma kararıyla ilgili araştırma yaptığı Şikayetvar, internet servis sağlayıcılarla ilgili en çok şikayet edilen konuları inceledi.

Şikayetvar verilerine göre, kullanıcılar en çok vaat edilen kadar hızlı olmayan internetten şikayetçi oldu. Arızaların giderilmemesi, internetin sürekli kopması öne çıkan diğer şikayet konuları olurken verilere göre bir önceki yılla kıyaslandığında şikayetler 2020’de yüzde 117 arttı. 2021’in ilk ayındaysa internet servis sağlayıcılarla ilgili toplam 16 bin 786 şikayet geldi.

Pandemiyle birlikte şikayetler yüzde 282 arttı

Şikayetvar verilerine göre, internet servis sağlayıcıları sektöründe 2019’da 90 bin 397 olan şikayet sayısı 2020’de yüzde 117 artarak 196 bin 92’ye yükseldi. 2019 mart, nisan, mayıs ve haziran aylarıyla 2020’nin aynı dönemi karşılaştırıldığında pandeminin etkisinin şikayet sayısına yansıdığı görüldü. Bu sektörde 2019’un ilgili döneminde 24 bin 430 olan şikayet sayısı yüzde 282 artışla 2020’nin mart, nisan, mayıs ve haziran aylarında 69 bin 134’e çıktı.

2020’nin Nisan ayında 24 bin 283 şikayet geldi

Pandemi döneminde evlere kapanan tüketicilerin başta iş ve eğitim amacıyla kullandıkları internet; alışverişten oyuna, dizi-film izlemeden sevdikleriyle iletişim kurmaya kadar birçok alanda vazgeçilemez bir araç oldu. Bu durum Şikayetvar verilerine de yansıdı.

2019’un Nisan ayında internet servis sağlayıcılarla ilgili gelen şikayet sayısı 5 bin 993 iken 2020’nin aynı döneminde bu sayı 24 bin 283’e kadar yükseldi. Aynı yılın aralık ayında 23 binin üzerinde şikayet kaydedildi. İnternet servis sağlayıcılarla ilgili 2021’in Ocak ayında 16 bin 786, Şubat ayındaysa 13 bin 452 şikayet ulaştı.

İnternet servis sağlayıcılar ile ilgili en çok şikayet edilen konu başlıkları:

• Vaat edilen internet hızının sağlanamaması

• Arızaların giderilmemesi

• İnternetin sürekli kopması

• İnternette ping düşüklüğü yaşama

• Boş port olmaması

• Nakil yapamama ya da nakil ücretinin fazla olması

• Müşteri temsilcisine bağlanamama

• Hizmet alamama

• Aboneliğin iptal edilmesinde zorluk yaşama

• Abonelik cayma bedelinde fahiş ücret çıkması

• Taahhüt süresinin haber vermeden yenilenmesi

“Öğrenciyim derslerime giremiyorum”

Son zamanlarda sürekli internetimde kopmalar oluyor. Altyapıyla ilgili bir sorunum yok. Fakat sürekli bu durum devam ediyor. Birçok kez arayıp sorunu bildiriyorum arıza kaydı oluşturuluyor ve sorunumu çözüyorlar ama bir süre sonra sorun yine devam ediyor. Öğrenci olduğum için derslerime giremiyorum.

“Taahhüt bitmiş haber vermiyorlar”

Taahhüdüm bitmiş ve sadece beni 1 mesajla bilgilendiriyorlar. Normalde 79 lira ödediğim internete bir ayda 253 lira fatura geldi. Bütün yasal haklarımı kullanacağım. Her gün 5 defa arayanlar taahhüdünüz bitti demek yerine nasıl daha fazla fatura ödetirim diye düşünüyor herhalde.

“Günde 20 kez internet kopar mı?”

Home office çalıştığımız şu günlerde bizi internetten mahrum bırakıyorlar. Her ay 350-400 lira parayı ben sizlere neden ödüyorum? 2 tane sabit internetim var, bir hat kopmasıdır aldı başını gidiyor. Günde 20 defa internet kopar mı?

“İnternet hızı gerçeği”

İnternetim var güya. Hızımın 24mb olması lazım. Aylık 110 TL ödüyorum ama gel gelelim yaptığım testte 4mb download 0.22 upload çıkıyor. Kurumsal hizmet vermemekte bir numarasınız.

“Taşındıktan 15 gün sonra internet bağlanabildi”

Taşınma sürecinde kesilen internetim yeni evime taşındıktan 15 gün sonra bağlanabildi. Bu süreçte telefonumun internetini kullanmak zorunda kaldığım için 300 lira telefon faturası ödedim. Sonrasında 3 aydır ayda 1-2 kez bağlantı sorunları yüzünden arıza kaydı bırakıyorum. 2-3 gün internetimi kullanamıyorum. Taahhüt yüzünden üyeliğimi iptal edip başka alternatiflere yönelemiyorum.

“2021 yılındayız internet yok”

İnternet başvurusu yaptım kaç ay oldu hala altyapı çalışması devam ediyormuş karşı komşumda internet var. Bu altyapı saçmalığı nedir? Buna bir çözüm bulsunlar artık 2021 yılındayız internet yok. Altyapısız internet zaten telefonumda var.

“Bari filmi duraksamadan izleyebileyim”

Eve internet bağladım. 24 Mbps 480p’de bile film izleyemiyorum. Sürekli donuyor. Önceden kullandığım modeme fiber modem olduğu için kullanamazsınız deyip yeni modem adı altında evde boşta duran modemin aynısını getirip bağlamaları kabul edilir değil. Her şeyi kabul ettim, bari filmi duraksamadan izleyebileyim.

Okumaya devam et

Bilim

Araştırma: Sinovac aşısının iki doz etkinliği BioNTech’in tek dozundan bile düşük!

Şili’de yapılan çalışmada Sinovac aşısında ilk dozunun virüse karşı sadece yüzde 3 düzeyinde etkinliği olduğu ortaya çıktı. “Sinovac fakir ülkelere bağışlanmalı” diyen Hong Kong Üniversitesi moleküler virologu Prof. Jin Dong-yan, Sinovac aşısının iki doz etkinliğinin BioNTech’in tek dozundan bile düşük olduğunu belirtti. 

sinovac etkinliği

Şili’de yapılan çalışmada Sinovac aşısında ilk dozunun virüse karşı sadece yüzde 3 düzeyinde etkinliği olduğu ortaya çıktı. “Sinovac fakir ülkelere bağışlanmalı” diyen Hong Kong Üniversitesi moleküler virologu Prof. Jin Dong-yan, Sinovac aşısının iki doz etkinliğinin BioNTech’in tek dozundan bile düşük olduğunu belirtti. 

Gerçek zamanlı bir araştırmanın sonucuna göre Çinli Sinovac aşısının ürettiği Covid-19 aşısında, ikinci doz uygulandıktan iki hafta sonra etkinlik yüzde 56 düzeyinde.

Şili Üniversitesi’nce yürütülen araştırmanın sonuçları, Brezilya’daki Sinovac aşısı üçüncü faz çalışmalarında çıkan yüzde 50 etkinlik oranıyla uyumlu.

Dünya Sağlık Örgütü, Covid-19 aşılarında etkinlik oranı için alt sınır olarak yüzde 50’yi belirlemişti.

İlk dozun etkinliği yüzde 3

Şili’deki çalışmada dikkat çeken bir diğer sonuçsa, Sinovac aşısında ilk dozun enfeksiyona karşı sadece yüzde 3 düzeyinde etkinliğinin çıkması.

Bu sonuç Sinovac aşısını tercih edenler için ikinci dozu vurulmanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. İkinci dozdan sonra etkinlik önce yüzde 27.7’ye, uygulamadan iki hafta sonraysa yüzde 56’ya çıkıyor.

Yüzde 93’ü Sinovac ile aşılandı

19 milyonluk Şili’de 7,2 milyon kişiye aşı uygulanırken, bunlardan 4,3 milyonu ikinci dozu da vuruldu. İkinci dozu yaptıranların yüzde 93’üne Sinovac aşısı yapıldı.

Sinovac dışında BioNTech ve AstraZeneca aşılarının da onaylandığı ülkede son olarak Çinli CanSino firmasının ürettiği tek dozluk aşı da acil durum listesine eklendi.

Şili’de dün 8 bin 195 yeni ‘corona’ vakası açıklanırken, bu salgın başından bu yana en yüksek günlük vaka oranı olarak kayda geçti. Son 24 saatte 183 kişi Covid-19’dan hayatını kaybederken, toplam can kaybı sayısı 23 bin 979’a yükseldi.

Sinovac aşısının ilk dozunun dört haftalık periyotta anlamlı bir koruma sağlamadığına dikkat çeken Şili Üniversitesi Rektörü Ennio Vivaldi, ikinci dozun önemini vurguladı.

“Sinovac fakir ülkelere bağışlanmalı”

Şili’deki çalışmayı değerlendiren Hong Kong Üniversitesi’nden moleküler virolog Prof. Jin Dong-yan, sonuçların beklendiği gibi çıktığını, bunun Sinovac’ı diğer aşılar yanında daha az talep görecek bir konuma ittiğini belirtti.

Profesör, Hong Kong’daki uygulamayı örnek göstererek, “Bir kişi Sinovac’ın iki dozunu vurulsa dahi elde edilen koruma BioNTech’in tek dozundan bile düşük” dedi.

Jin, Sinovac aşılarını değerlendirmenin en iyi yolunun kaynakları kısıtlı ülkelere bağışlamak olduğunu söyledi.

İsrail’deki bir çalışmada BioNTech aşısında tek dozun yüzde 85 koruma sağladığı görülse de Pfizer firması aşının tamamen etkinliğini göstermesi için iki dozun da vurulması gerektiğini belirtiyor. Firmanın klinik testlerine göre ilk doz yüzde 52.4 koruma sağlarken, ikinci dozdan sonra yüzde 95 koruma elde ediliyor.

Kaynak: –

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com