Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Pityriasis Rosea (Gül Hastalığı) Nedir?

Pityriasis Rosea (Gül Hastalığı) Nedir?

Halk arasında gül hastalığı veya madalyon hastalığı olarak da bilinen pityriasis rosea, aniden ortaya çıkan ve birkaç hafta ila birkaç ay sonra kendi kendine iyileşen yaygın bir inflamatuar cilt rahatsızlığıdır. Gül hastalığının tipik belirtisi, üst gövdede meydana gelen pullu kızarıklıktır. Nadir durumlarda yüz, boyun, kollar veya bacaklar gibi diğer alanlar da etkilenebilir. Bu hafif pullu oval kızarıklıklar genellikle kaşınmazlar ya da çok az kaşınırlar.

Pityriasis rosea çoğunlukla 10 ila 35 yaş arasındaki kişilerde görülür. Kadınlar, erkeklerden iki kat daha sık etkilenir. Gül hastalığı dünyanın tüm bölgelerinde eşit derecede yaygındır. Bununla birlikte, özellikle ilkbahar veya sonbahar mevsimlerinde ortaya çıkar ve 6-8 hafta sürer.

Makaleye Genel Bakış

  • Gül Hastalığının Tanımı
  • Gül Hastalığının Belirtileri
  • Gül Hastalığının Nedenleri
  • Gül Hastalığının Seyri
  • Gül Hastalığının Tedavisi

Gül Hastalığının Tanımı

Tıpta pityriasis rosea olarak adlandırılan gül hastalığı, döküntü şeklinde bir cilt bozukluğunu tanımlar. Hastalık akuttur ve genellikle en fazla sekiz hafta sürer. Ancak bazı durumlarda, bu süre altı aya kadar çıkabilir. Hastalığın karakteristik bir belirtisi, döküntülerin diğer küçük odaklara yayıldığı sözde birincil madalyondur. Neredeyse hiç semptom yoktur fakat kırmızı lekeler özellikle cilt tahrişi meydana geldiğinde ara sıra kaşınır.

Etkilenen insanların %50’sinden fazlasında, başlangıçta 2-10 cm büyüklüğünde oval bir nokta görülür. 1-2 hafta sonrasında ise bunu döküntünün geri kalanı izler. Gül hastalığı esas olarak genç kızları ve kadınları etkiler. Küçük çocuklarda ve bebeklerde pityriasis rosea gelişmesi çok nadirdir. Hastalık bulaşıcı değildir. Kural olarak, gül hastalığı ömür boyu sadece bir kez ortaya çıkar.

Gül Hastalığının Belirtileri

Gül hastalığı durumunda semptomlar nadirdir. Genel olarak, pityriasis rosea rahatsız edicidir ancak zararsızdır. Hastalık esas olarak kızarık ve hafif pullu bir döküntü ile karakterizedir. Tipik döküntü özellikle üst gövdede belirgindir. Eller ve ayaklar ise nadiren etkilenir. Sadece nadir durumlarda, etkilenenler baş ağrısı, yorgunluk ve iştahsızlık gibi semptomları rapor eder.

Gül Hastalığının Nedenleri

Tıbbi bir bakış açısından, gül hastalığının nedeni henüz yeterince araştırılmamıştır. Ancak doktorlar, belirli herpes virüsleriyle bir bağlantı olduğundan şüphelenmektedir. İnsan herpes virüsü patojenleri genellikle ilk enfeksiyondan sonra vücutta gizli kalır. Bu, vücutta uyku halinde oldukları ve yalnızca belirli tetikleyicilerin virüsün yeniden etkinleştirilmesine neden olabileceği anlamına gelir. Vücutta bu şekilde çoğalır ve tipik deri döküntüsü gibi belirtiler ortaya çıkar.

Ek olarak, genellikle aile üyelerinden birkaçı gül hastalığından etkilendiğinden, doktorlar belirli bir genetik bileşenin sorumlu olabileceğinden şüphelenir. İlkbahar ila sonbaharda seyir ve oluşum, gül hastalığının viral bir enfeksiyona tepki olduğunun bir göstergesi olabilir. Pityriasis rosea ayrıca stres veya alerjik hastalıklardan da kaynaklanabilir.

Gül Hastalığının Seyri

Hastalığın başlangıcında, çoğu durumda vücudun gövde kısmına lokalize olan sözde birincil odak gözlenebilir. Bu, ana plaka olarak da bilinen iki ila on santimetrelik oval bir noktadır. Dış kenarı kırmızı ve pullu, ortası soluktur. Ek olarak, cilt seviyesinin biraz üzerinde yükselir ve keskin bir şekilde tanımlanır.

Bir ila iki hafta sonra, vücutta birkaç küçük odaktan yayılan ve çoğunlukla üst vücudu etkileyen döküntünün geri kalanı takip eder. Nadir durumlarda, cildin diğer bölgeleri de belirtiler gösterebilir. Tüm bunlarla birlikte, bu döküntülerin kırmızı, pullu bir kenarı vardır ancak orta kısım soluktur.

Hastalığın daha sonraki seyrinde, her zaman aynı özelliklere sahip olan ve artan cilt semptomları oluşumu gözlemlenir. Ortalama olarak, döküntü en geç iki ay sonra kendi kendine kaybolur. Döküntü ancak nadir durumlarda tekrar ortaya çıkabilir.

Gül hastalığı ilk birkaç haftada hafif kaşıntıya neden olabilir. Cilt tahrişinden önce halsizlik, baş ağrısı, mide bulantısı, iştahsızlık, titreme ve eklem ağrısı gibi semptomlarla da karşılaşılabilir. Nadir durumlarda, lenf bezi şişmesi veya solunum yolu enfeksiyonları meydana gelebilir.

Gül Hastalığının Tedavisi

Pityriasis rosea zararsızıdır ve çoğu durumda kendi kendine iyileşir. Ancak diğer cilt hastalıklarıyla karıştırılabileceğinden, doktor tarafından aydınlatılması önemlidir. Bununla birlikte, cildin kızarması ve rahatsız edici kaşıntı durumunda, doktor tarafından reçete edilecek besleyici merhemler veya kremler bunu hafifletebilir.

Gül hastalığında cildin tahriş olmaması için dar veya yünlü giysilerden kaçınılmalıdır. Ayrıca cilt çok fazla kurumamalıdır. Bu nedenle, özellikle banyo sonrası düzenli olarak nemlendirici krem kullanılmalıdır. Çok sıcak suyla alınan duşlar da cildi kurutabilir ve rahatsızlığı şiddetlendirebilir. Ek olarak, yüzme havuzlarındaki suda bulunan klor, pityriasis rosea semptomlarını kötüleştirir.

Aşırı terleme veya terleten egzersizlerden kaçınılması da gerekir. Çünkü terleyince cildin tahrişi artabilir. Güneş yanığını önlemek için aşırı güneşe maruz kalmamaya dikkat edilmelidir. Ayrıca normal sabunlar veya şampuanlar gibi kişisel temizlik ürünleri yerine, daha hafif içeriklere sahip özel ürünler kullanılmalıdır.

Gül hastalığı ikinci kez oluşmaz ve cildin etkilenen bölgelerinde yara izleri bırakmaz. Sadece hamile kadınlar, bu süreçte bağışıklık sisteminin zayıf olması nedeniyle pitriyazis roseaya daha yatkındır. Özellikle gebeliğin 15. haftasına kadar buna karşı tedbirli olunmalı, gül hastalığı olan kişilerle temastan kaçınılmalıdır. Çünkü hastalıkla bağlantılı olarak, hamileliğin 15. haftasına kadar anne adaylarında erken doğum ve düşük yapma riski artmaktadır.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sağlık

Prozinc Şampuan Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Prozinc Şampuan Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Prozinc Şampuan, Arındırıcı, Nemlendirici, Women, Plus, Kinoa, Fresh, Summer Time, Salicade ve Baby gibi farklı seçenekleri bulunan bir saç yıkama ürünüdür. En çok tercih edilen türü ise kepek tedavisinde etkili Prozinc Arındırıcı şampuandır (mor kutulu olanı).

Makaleye Genel Bakış

  • Prozinc Şampuanın Ne Olduğunu Anlamak
  • Prozinc Şampuan Çeşitleri
    • Prozinc mor şampuan & Kepek şampuanı (Prozinc arındırıcı şampuan)
    • Prozinc yeşil şampuan (Prozinc nemlendirici şampuan)
    • Prozinc women (Prozinc kadın şampuanı)
    • Prozinc plus (Prozinc saç dökülmesine karşı etkili şampuan)
    • Prozinc kinoa (Prozinc boyalı saçlar için şampuan)
    • Prozinc fresh (Prozinc hava almayan saçlar için şampuan)
    • Prozinc summer time (Prozinc yaz-güneş şampuanı)
    • Prozinc salicade (Prozinc ardıç katranı şampuanı)
  • Prozinc Şampuan Nasıl Kullanılır?

Prozinc Şampuanın Ne Olduğunu Anlamak

Prozinc şampuanın (Prozinc Arındırıcı Şampuan – mor kutulu) ne olduğunu araştırıyorsanız muhtemelen sinir bozucu kepekle başınız dertte demektir. Zira, bu şampuanda bulunan çinko piriton (zinc pyrithione), kaşıntı, kızarıklık, aşırı yağlanma ve kepekle karakterize seboreik dermatitin ana kaynağı olan mayaların (malassezia furfur) büyümesini ve çoğalmasını engelleyen antimikrobiyal ve antifungal özelliklere sahiptir. (Kaynak) İsminden de anlaşılacağı üzere çinko priton çinko elementinden üretilir ve birçok kepek şampuanın ortak bileşenidir.

Özetle, kepeklenme, aşırı yağlanma ve kaşıntı gibi rahatsız edici saç derisi sorunları için Prozinc Arındırıcı Şampuan yaygın kullanılan ve hızlı sonuç veren etkili bir tedavidir. Bununla birlikte, Prozinc şampuanın farklı durumlarda kullanılmak üzere formüle edilmiş birden fazla ürün seçeneği olduğunu bilmek önemlidir. Bu, ihtiyacınıza uygun olan Prozinc seçeneğini kullanmanız gerektiği anlamına gelir. Aşağıda, Prozinc şampuanın farklı formüllerinden bahsediyor ve nasıl kullanılması gerektiğine değiniyoruz…

Prozinc Şampuan Çeşitleri

Bu şampuanın en çok tercih edilen çeşidi mor kutuda satılan ve kepek için kullanılan Prozinc Arındırıcı Şampuan olsa da farklı amaçlar doğrultusunda kullanılmak üzere formüle edilmiş birçok seçeneği vardır. Bunların ne olduğunu bilmeniz, satın alma esnasında doğru tercih yapmanızı sağlayabilir.

Prozinc mor şampuan & Kepek şampuanı (Prozinc arındırıcı şampuan)

Mor kutuda satılan Prozinc Arındırıcı Şampuan kepek ve saç derisinin aşırı yağlanmasında etkilidir. İçeriğinde bulunan çinko piriton kepeğe neden olan mantarlarla savaşır. Kepeği yok etmenin yanı sıra kafa derisindeki aşırı yağlanmayı kontrol altına alır, kaşıntıyı giderir, saç uzamasını destekler ve ayrıca saçların genel görünümünü iyileştirir. Günlük kullanıma uygun olan bu şampuanı yağlı ve normal saç tipine sahip olan herkes kullanabilir. Düzenli olarak sürekli kullanılması tavsiye edilir.

Prozinc yeşil şampuan (Prozinc nemlendirici şampuan)

Yeşil kutulu ambalajıyla dikkat çeken Prozinc Nemlendirici Şampuan kuru saç tipi olanlar için formüle edilmiştir. Kepeğe karşı etkili olmasına ek olarak uçları çabucak kırılıp çatallaşan zayıf saç tellerini güçlendirir. E vitamini içeren bu şampuan, saçlara nem kazandırır ve daha hacimli görünmesini sağlar. Günlük kullanıma uygundur.

Prozinc women (Prozinc kadın şampuanı)

İşlem gören boyalı yıpranmış saçlar için ideal olan Prozinc kadın şampuanı içerdiği proteinlerle saça parlaklık ve hacim kazandırırken aynı zamanda saç renginin korunmasına yardımcı olur. Paraben ve renklendirici içermeyen bu şampuan bitki özlerinden oluşan özel bir kompleksle donatılmıştır. Günlük olarak kullanılabilir.

Prozinc plus (Prozinc saç dökülmesine karşı etkili şampuan)

Trichogen, saw palmetto ve biyotin kombinasyonundan oluşan Prozinc Plus saç kayıplarının durdurulmasına yardımcı olur. Ancak, bu şampuanın dökülen saçları yeniden çıkarmayacağını bilmek önemlidir. Zira, nispeten dökülmeyi durdurabilse de kelliğin bir çözümü olarak görülmemelidir. Bununla birlikte, mevcut saç tellerini besler, uzamasını destekler ve daha canlı görünmesine yardımcı olur. Günlük kullanıma uygun olan Prozinc Plus’ın düzenli ve sürekli kullanılması önerilir.

Prozinc kinoa (Prozinc boyalı saçlar için şampuan)

Renk tutucu ve koruyucu etkisi olan Prozinc Kinoa boyalı saçlar için özel olarak formüle edilmiştir. İsminden de anlaşılacağı gibi kinoa proteini içeren bu şampuan saç tellerinin gereksinim duyduğu vitamin ve mineralleri karşılayarak bakım yapar. Boyalı saçlarda günlük kullanıma uygundur.

Prozinc fresh (Prozinc hava almayan saçlar için şampuan)

Prozinc Fresh Şampuan, kask, şapka veya tesettür gibi etkenler nedeniyle düzenli olarak hava almaktan mahrum bırakılan saçlar için formüle edilmiştir. Havasız kalmanın sonucu olarak ortaya çıkan fazla yağlanma, kepek ve kaşıntının giderilmesinde etkilidir. Tüm saç tiplerinde kullanılabilen bu şampuan günlük olarak uygulanabilir.

Prozinc summer time (Prozinc yaz-güneş şampuanı)

Güneşe aşırı maruz kalmak, saç tellerinin yapısal bozukluğunun yaygın bir nedenidir. Güneş ışınları, saç pigmentlerini ve proteinleri zayıflatarak saç tellerinizi olumsuz etkiler. Prozinc yaza özel şampuan güneşin UV ışınlarına maruz kalarak yıpranan saçların onarımında etkilidir. Ayrıca, havuz ve deniz suyunun saçlarda oluşturduğu cansız görünümü giderir. Boyalı saçlar dahil tüm saç tipleri için uygun olan bu şampuan günlük olarak kullanılabilir.

Prozinc salicade (Prozinc ardıç katranı şampuanı)

Koyu renkli bu şampuan içerdiği ardıç katranı nedeniyle güçlü bir kokuya sahiptir. Saç derisi bakımı için kullanılan bu şampuanın içeriğindeki ardıç katranına ek olarak salisilik asit, iktamol (karayağ), phytokeratin ve allantoin bulunur. Renklendirici madde ve paraben ihtiva etmez.

Prozinc baby (Prozinc bebek şampuanı)

Bebeklerin hassas cilt ve saçları için özel olarak üretilen Prozinc Baby paraben, silikon ve formaldehit gibi maddeler içermez. Göz yakmayan formülü olan bu şampuan tamamiyle hipoalerjeniktir ve 5.5 pH değerine sahiptir. Bebeklerde ve çocuklarda günlük olarak güvenle kullanılabilir.

Prozinc Şampuan Nasıl Kullanılır?

Prozinc şampuanın birçok farklı türü olsa da bebek şampuanı dışındaki tümünün uygulanma adımları aynıdır ve etkinliğini azaltabileceğinden diğer şampuanlarla kullanılması önerilmez.

  • Saçlarınızı ılık suyla ıslattıktan sonra yaklaşık 2 çay kaşığı kadar şampuanı avucunuza alın ve saçlarınıza sürün.
  • Saçlarınız çok uzunsa şampuan miktarını biraz daha artırabilirsiniz.
  • Parmak uçlarınızla saç derinize masaj yaparak köpürtün. Şampuanla yalnızca saç tellerinizi değil, saçlı deriyi de yıkamanız gerektiğini unutmayın. Bu, özellikle kepek ve saç derisi bakımı için kullandığınızda önemlidir.
  • Köpürme sonrasında durulamaya geçmeden önce 2 ila 4 dakika kadar bu şekilde bekletin.
  • Süre sonunda saçlarınızı durulayın ve ihtiyaç duyuyorsanız aynı işlemi tekrarlayın. (özellikle saçlarınız kirli veya yağlıysa ikinci kez şampuanlamanız en iyisidir)
  • Prozinc şampuan günlük kullanıma uygundur ve sürekli kullanılması tavsiye edilir.
  • Prozinc şampuanla saçlarınızı yıkarken köpüğün vücudunuzla temas ettiğini görürseniz bu konuda endişelenmenize gerek yoktur. Ciltle teması soruna neden olmaz. Ancak, gözlerinizle temas ederse kısa süreli yanma hissi yaşayabilirsiniz.
  • Prozinc bebek şampuanında ise ıslak saça uygulayıp nazikçe köpürtürmeniz ve durulamanız yeterlidir. Köpüklü halde birkaç dakika bekletmenize gerek yoktur.

Prozinc Şampuan her ne kadar hızlı etki eden güvenli bir şampuan olsa da rakiplerine göre fiyatlarının biraz daha pahalı olduğunu kabul etmek gerekiyor. Zira, bu şampuanın tekli alımlarda yaklaşık 60 ila 70 lira bandında fiyat aralığı var (2022). Bununla birlikte, çoğu eczane ve alışveriş sitesinde 3 al 2 öde kampanyasıyla karşılaşabilir ve daha uygun fiyata alabilirsiniz.

Okumaya devam et

Sağlık

Felden Jel Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Felden Jel Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Felden Jel, cilt üzerine topikal olarak uygulanan ağrı kesici bir ilaçtır. Steroid olmayan antienflamatuar ilaçlar (NSAID) grubunun bir üyesi olan bu jel, sürüldüğü bölgedeki eklem ve kasların ağrısını azaltmanın yanı sıra mevcut şişliğin giderilmesine yardımcı olur.

Makaleye Genel Bakış

  • Felden Jel Nedir, Ne İçin Kullanılır?
  • Felden Jelin Nasıl Çalıştığını Anlamak
  • Felden Jel Nasıl Kullanılır?
  • Felden Jel Yan Etkileri
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Felden Jel

Felden Jel Nedir, Ne İçin Kullanılır?

Felden Jel, steroid olmayan (kortizon içermeyen) antienflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) sınıfının bir üyesidir. Bu, etkilenen bölge üzerinde cilde sürüldüğünde lokal olarak ağrıyı hafifletmekle birlikte, eklemleri ve kasları etkileyen şişmenin azaltılmasına yardımcı olacağı anlamına gelir. En basit anlatımıyla, ağrı kesici bir krem olduğu söylenebilir.

Sarımsı bir rengi olan bu ağrı kesici jel, burkulma, gerilme, incinme, periartrit (donmuş omuz), epikondilit (tenisçi dirseği), tendinit (kasları kemiğe bağlayan tendonların zarar görmesi), tenosinovit (tendon kılıfının iltihaplanması) ve osteoartrit (eklem kireçlenmesi) gibi kas-iskelet sistemini ilgilendiren ağrıların giderilmesi için kullanılır. Bununla birlikte, ağrı ve iltihaplanma semptomlarını (yanma hissi, zonklama, şişme, kızarıklık) azaltabilse de alttaki doku hasarını iyileştirmediğini ve morlukları gidermediğini bilmek önemlidir.

Felden Jel etkin madde olarak Piroksikam (her gramında 5 mg/%0.5) içerir. Bunun dışında içeriğinde bulunan diğer yardımcı maddeler, diisopropanol amine, carbopol 940, propilen glikol, etil ve benzil alkol, hidroksietil selüloz ve saf sudur.

Felden Jelin Nasıl Çalıştığını Anlamak

Felden jel, ağrı kesici özelliğini içeriğinde bulunan etkin maddesi olan piroksikama borçludur. Steroid olmayan antienflamatuar ilaçlardan (NSAID) biri olan piroksikam ağrı ve iltihabı hafifletmekte etkilidir. Dünya çapında 80’den fazla ülkede artrit ve diğer inflamatuar hastalıkların tedavisi için kullanılabilen piroksikam, kimyasal olarak benzersiz, uzun etkili, güçlü bir antiinflamatuar/analjezik ajandır. (Kaynak)

Piroksikam, vücutta siklooksijenaz (COX) ismindeki maddenin etkisini bloke ederek çalışır. Siklooksijenaz, vücutta bazıları prostaglandinler olarak bilinen çeşitli kimyasalların üretiminde yer alan en temel enzimdir. Prostaglandinler, vücut tarafından yaralanmaya, belirli hastalıklara veya koşullara yanıt olarak üretilir. Piroksikam, ağrıya, şişmeye veya iltihaplanmaya neden olan prostaglandinlerin üretimini bloke ederek iltihabı azaltır ve ağrıyı giderir.

Felden Jel cilde sürüldüğünde piroksikam deri yoluyla alttaki dokulara emilir ve bölgedeki ağrı ve iltihabı azaltır.

Felden Jel Nasıl Kullanılır?

Diğer tüm ilaçlarda olduğu gibi Felden Jel kullanımında da doktorunuzun veya eczacınızın yönergelerini esas alın. Ancak, uzman biri kullanımına yönelik herhangi bir talimatta bulunmadıysa aşağıdaki adımları izleyin.

  • İlacınızı yeni satın aldıysanız kapağı ters çevirip tüpün ağız kısmını delin.
  • Sorunlu bölgedeki 3 cm genişliğindeki alana nazikçe ovalayarak sürün.
  • Jeli sürerken ciltte emilene kadar iyice ovalayın. Jel kalıntısı ciltte veya giysilerde hafif (ama geçici) lekelenmeye neden olabilir.
  • Günde 3 veya 4 kez kullanın.
  • Tedavi edilen bölge elleriniz değilse, her uygulama sonrası ellerinizi yıkayın.
  • Uzman biri önermedikçe kremin sürdükten sonra üzerini bandajla kapatmayın.
  • Açık yaralara, gözlere, gözlere çok yakın olan bölgelere, ağız içine, makata, cinsel bölgelere, ağız içine ve burun deliklerinin içine sürmeyin. Kazara bulaşırsa bol suyla yıkayın.
  • Uzman biri söylemedikçe 4 haftadan (1 ay) daha fazla kullanmayın.
  • 12 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmaz. Ergen gençler ve yaşlılar için ise özel bir dozaj programı yoktur. Günde 3 veya 4 kez kullanabilirler.

Felden Jel Yan Etkileri

Felden jelin olası yan etkileri uygulama bölgesinde kızarıklık, tahriş ve kaşıntıdır. Ayrıca güneşe karşı cildiniz hassaslaşabilir veya düşük bir ihtimalle temas alerjisi ortaya çıkabilir. Nadir görülen diğer yan etkileri ise solunum güçlüğü, bulantı, karın ağrısı ve hazımsızlıktır. Bu etkilerden herhangi birini gözlemlerseniz doktorunuzla konuşun.

Felden jelin önemli sağlık riski oluşturan ciddi bir yan etki göstermesi genellikle beklenmez. Ancak yine de solunumu etkileyecek şekilde ağız, dil ve boğazda şişmeyle karakterize bir reaksiyon meydana gelirse kullanımını durdurup acil servise başvurun.

Felden Jel kullanan çoğu kişi herhangi bir yan etkiyle karşılaşmaz. Bu ilacın faydalarının yan etki riskinden daha fazla olduğu için doktorunuzun reçetelendirdiğini unutmayın.

Sorumluluk reddi: Mortilki.com olarak amacımız işinize yarayacak en doğru bilgileri sunmaktır. Ancak, söz konusu tıbbi tedaviler olduğunda ilaçlar herkesi farklı etkileyebileceğinden, burada yazılanların eksiksiz (olası yan etkiler dahil) olduğunu garanti edemeyiz. Bu nedenle, herhangi bir ilacın kullanımında doktorunuzun veya eczacınızın talimatlarını esas alın. Beklenmedik bir etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza başvurun.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Felden Jel

Felden Jel gebelik kategorisi C’dir. Gebe kadınlarda topikal piroksikam (Felden Jel) kullanımına ilişkin herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Hayvan denekler üzerinde yapılan çalışmalar, sistemik formülasyonlarla üreme toksisitesi göstermiştir ancak bunların hamile kadınlarda topikal formülasyonların kullanımıyla ilgisi bilinmemektedir. Güvenli tarafta kalmak için hamile kadınların topikal piroksikam kullanmaması önerilir.

Bu ilacın anne sütüne geçip geçmediğini gösteren klinik kanıtlar yoktur. Bu nedenle, emziren annelerin Felden Jel kullanımından kaçınması gerekir.

Felden 50 gr jel 28.15 liradır (2022), eczanelerde satılır. Direkt güneş görmeyen 30 derecenin altındaki bir yerde saklayın, dondurmayın. Her kullanım sonrasında kreminizin kapağını kapatın ve çocukların erişemeyeceği bir noktada muhafaza edin. İlacınızın çok güçlü olduğunu, işe yaramadığını veya beklenmedik bir etkiye neden olduğunu düşünüyorsanız doktorunuzla ya da eczacınızla görüşün.

Okumaya devam et

Sağlık

Mikostatin Oral Süspansiyon (Damla – Gargara) Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Mikostatin Oral Süspansiyon (Damla – Gargara) Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Mikostatin oral süspansiyon, ağızdaki mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan antifungal bir ilaçtır. Genellikle, candida mantarının yol açtığı oral pamukçuk için reçetelenir. Yenidoğanlar dahil olmak üzere, bebeklerde, çocuklarda ve yetişkinlerde kullanılabilir.

Makaleye Genel Bakış

  • Mikostatin Nedir, Ne İçin Kullanılır?
  • Mikostatin Nasıl Kullanılır?
  • Mikostatin Oral Süspansiyon Yan Etkileri
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Mikostatin Oral Süspansiyon

Mikostatin Nedir, Ne İçin Kullanılır?

Mikostatin, ağızdaki mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanan bir antifungal ilaçtır. Kremin içeriğinde bulunan etkin maddesi nistatin, mantar veya mayaların büyümesini durdurarak çalışan etkili bir ajandır.

48 dozluk cam şişelerde, damlalıklı kapakla birlikte kullanıma sunulan bu ilaç, kiraz-nane karışımı bir tadı olan krem sarısı renginde bir süspansiyondur. İçeriğinde bulunan yardımcı maddeler, sinnamaldehit, kiraz esansı, gliserin, metilparaben, nane yağı, propilparaben, sukroz, karboksimetil selüloz sodyum, purified su, etanol %96, susuz sodyum fosfat dibazikdir.

Doktorunuz yakın zaman önce Mikostatin Oral Süspansiyon reçetelediyse, siz veya çocuğunuz muhtemelen candida mantarın neden olduğu oral pamukçuk ismindeki ağız içi enfeksiyonundan muzdaripsiniz demektir. Oral kandidiyazis veya pamukçuk, Candida albicans mantarının neden olduğu ağız boşluğunun enfeksiyonudur ve genellikle dil ve/veya yanak mukozasında beyaz lezyonlarla karakterizedir.

Tarihte ilk kez 1838’de çocuk doktoru Francois Veilleux tarafından tanımlanan bu hastalık, bağışıklığı yeterli veya bağışıklığı baskılanmış hastalarda ortaya çıkabilse de bağışıklığı baskılanmış konakçılarda daha yaygındır. Erkekleri ve kadınları eşit oranda etkilemekle birlikte genellikle yenidoğanlarda ve bebeklerde görülür. Bebeklerin yaşamının ilk haftasında olması nadirdir. En sık yaşamın dördüncü haftasında ortaya çıkar ve 6 aydan büyük bebeklerde daha az yaygındır.

Mikostatin Oral Süspansiyon pamukçuk tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir ilaçtır. Zira, bu ilacın etkin maddesi olan nistatin, birçok maya ve candida albicans türüne karşı aktiviteye sahip, pamukçuk (oral kandidiyazis) tedavisinde etkili antifungal bir ajandır. (Kaynak) Prematüre yenidoğanlarda, bebeklerde ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda (örneğin AIDS hastaları, kanser hastaları ve organ nakli alıcıları) ve yetişkinlilerde oral kandidiyazisin tedavisinde veya önlenmesi için kullanılabilir. Bununla birlikte, kandaki mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılamayacağını bilmek önemlidir.

Mikostatin Nasıl Kullanılır?

Mikostatin oral süspansiyon, damlalıklı plastik kapağa sahiptir ve bu ekipman sayesinde ağız içine damlatılarak kullanılır. Bu nedenle, halk arasında Mikostatin damla veya gargara ismiyle de bilinir. Ancak, tipik gargaraların kullanımında olduğu gibi ağız içi çalkalandıktan sonra tükürülmesine gerek yoktur. Mikostatin oral süspansiyon ağıza damlatıldıktan sonra birkaç dakika bekletilip yutulabilir.

Bununla birlikte, çocukların damlayı ağızlarında tutması zor olabilir fakat eğer mümkünse çocuğunuzun bunu yapmasını teşvik edin. Yapamayacak kadar küçükse (örneğin bebekler) endişelenmeyin. Hızlı bir şekilde yutsa bile ilaç yine de yardımcı olacaktır.

  • Kullanmadan önce şişeyi çalkalayın.
  • Dozu ölçmek ve damlatmak için kapakla birlikte gelen damlalığı kullanın. Çay kaşığı kullanmayın.
  • Yenidoğanlar dahil bebekler için tavsiye edilen doz, günde 4 kez 1 ya da 2 ml’dir.
  • Yenidoğanlara ve küçük bebeklere, önerilen doz yarı yarıya olacak şekilde ağzın her iki yanına damlatılarak verilir.
  • Çocuklarda ve yetişkinlerde tavsiye edilen doz, günde 4 kez 2 ila 6 ml’dir.
  • Yetişkin ve çocuklarda en az 30 saniye (mümkünse birkaç dakika) damla ağızda tutulup yutmadan önce gargara gibi kullanılır.
  • Bebekler doğal olarak damlayı ağızlarında bekletemezler ancak bunun için endişelenmenize gerek yoktur. Hemen yutsalar bile ilaç etki edecektir.
  • İlacın ağızdan erken ayrılmasına neden olabileceğinden uygulama sonrası 30 dakika bir şey yenilip içilmemesi tavsiye edilir.
  • Bu ilacın kullanımını şikayetleriniz kaybolduktan 48 saat sonrasına kadar devam ettirin. İlacın erken kesilmesi enfeksiyonun geri dönmesine neden olabilir.

Mikostatin Oral Süspansiyon Yan Etkileri

Diğer tüm ilaçlar gibi, mikostatin de yan etkilere neden olabilir ancak kullanan çoğu insanın ya hiç yan etkisi yoktur ya da sadece hafif yan etkileri vardır. Aslında, zayıf doğmuş premature bebeklerde bile iyi tolere edilebilir güvenli bir tedavidir. Kullanım sonrası oluşabilecek olası yan etkiler, ishal, bulantı ve kusmadır. Ancak yine de mikostatin oral süspansiyon kullanan çoğu kişi muhtemelen bu etkilerin hiçbirini yaşamayacaktır.

Sorumluluk reddi: Mortilki.com olarak amacımız işinize yarayacak en doğru bilgileri sunmaktır. Ancak, söz konusu tıbbi tedaviler olduğunda ilaçlar herkesi farklı etkileyebileceğinden, burada yazılanların eksiksiz (olası yan etkiler dahil) olduğunu garanti edemeyiz. Bu nedenle, herhangi bir ilacın kullanımında doktorunuzun veya eczacınızın talimatlarını esas alın. Beklenmedik bir etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza başvurun.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Mikostatin Oral Süspansiyon

Mikostatin oral süspansiyonun gebelerdeki olası etkilerini ve anne sütüne geçip geçmediğini gösteren yeterli klinik veriler yoktur. Hamilelikte C kategorisindedir. Doktorunuz ilacın faydasının, doğmamış bebeğe yönelik olası riskten daha ağır bastığına kanaat getirirse bu ilacı kullanmanızı söyleyebilir. Hamilelerin ve emziren annelerin doktor onayı olmadan kullanmaları önerilmez.

Mikostatin Oral Süspansiyon 48 ml fiyatı 31.78 liradır (2022), eczanelerde satılır. 15 ila 30 derece arasındaki oda sıcaklığında, çocukların erişemeyeceği bir yerde saklanmalıdır.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com