Bizimle iletişime geçin

Kadın

Saçta Kötü Koku Neden Olur, Nasıl Giderilir?

Saçta Kötü Koku Neden Olur, Nasıl Giderilir?

Koltuk altı ve ayaklar kadar saçların da kötü koku yayabileceğini biliyor muydunuz? Neyse ki, kafa derisi ve saç tellerinin kötü kokusu çoğu zaman çevresel etkenler gibi basit nedenlerin bir sonucudur ve kolaylıkla giderilebilir. Bununla birlikte, kötü kokunun sebebi bazen saç derisi sorunlarıdır ve medikal şampuanlar gibi etkili formüller gerekebilir.

Vücuttan yayılan kötü kokular söz konusu olduğunda saç kokusu liste başında yer almasa da koltuk altı ve ayaklar gibi ter bezlerinin yoğun olduğu bölgelerle bile yarışabilir. Bunun nedeni genellikle hijyen eksikliği, aşırı terleme, hormon dalgalanmaları veya sigara dumanı ve kirli hava gibi çevresel faktörlerdir. Ek olarak, kafa derisi sedefi ve seboreik dermatit gibi saçlı deride meydana gelen cilt rahatsızlıkları kötü kokunun asıl kaynağı olabilir.

Makaleye Genel Bakış

  • Sağlıklı Saçlar Nasıl Kokar?
  • Saçın Kötü Kokması Neden Olur?
    • Terli saç
    • Saçı yıkamamak
    • Kokuya neden olabilecek yiyecekler
    • Çevresel faktörler
    • Uzun süre şapka veya bandana takmak
    • Hormonal dengesizlikler
    • Kafa derisinde sedef hastalığı
    • Seboreik dermatit
  • Saçtaki Kötü Koku Nasıl Giderilir?

Sağlıklı Saçlar Nasıl Kokar?

Saç parfümü ve şampuanların geride bıraktığı hoş kokuyu hepimiz severiz. Fakat bunların saçımızın doğal kokusuyla elbette alakası yok. Peki öyleyse saçlarımız normalde nasıl kokuyor? Aslında, sağlıklı ve temiz saçların kokusu yoktur. Parmaklarınızı saç deriniz boyunca ilerletip sonra parmağınızı koklayarak kontrol edebilirsiniz. Parmak uçlarınızdan yayılan keskin bir koku varsa bu durumda saç derinizin ve saç tellerinizin koktuğundan emin olabilirsiniz. Bu kötü kokuyu çoğu insan, ekşimiş süt, peynir veya kirli çorap kokusuna benzetiyor.

Saçın Kötü Kokması Neden Olur?

Saçlardaki hoş olmayan bir kokudan kurtulmanın ilk adımı, buna neyin sebep olduğunu bulmaktır. Aşağıda, çocuklarda ve yetişkinlerde saç derisini olumsuz etkileyerek kötü kokmasına neden olabilecek koşulları tartışıyor ve bu konuda neler yapabileceğinden bahsediyoruz…

Terli saç

Fazla terleyen biriyseniz, saçlarınızın kötü kokmasının nedenini çok uzaklarda aramanız gerekmez. Ancak, kulağa şaşırtıcı gelse de aslında ter kokusuz bir vücut sıvısıdır. Bununla birlikte dolaylı olarak kötü kokuya neden olabilir. Ter kokusu olarak adlandırılan kokunun nedeni, ciltte doğal olarak bulunan ve terli bölgelerde ”havuz partisi” yapmaya bayılan bakterilerdir. Bu zararsız bakteriler, terde bulunan protein moleküllerini ve asitleri parçaladığında hoş olmayan bir koku ortaya çıkar. Bu, saçlı kafa deriniz olsa bile!

Saçı yıkamamak

Uzmanlar, haftada iki veya üç kez saçların yıkanmasını tavsiye ederken daha fazlasının gerekli olmadığını ve hatta saça zarar verebileceğini söylüyor. Bu öneri elbette gerçekten saçlarınızı yıkamaya ihtiyacınız olmadığı zamanlar için geçerli. Yani, terlemeye müsait sıcak aylarında ve spor yapmak gibi terlemeye neden olabilecek aktivitelerin sonrasında veya saçlarınızın kirlenmesine neden olabilecek ortamlarda bulunmanız sonrasında bu sayıyı artırmanız gerekir. Tipik olarak, yıkamadan geçen üç günün ardından saçlar kökü kokmaya başlar.

Kokuya neden olabilecek yiyecekler

Cildinizden salınan terin kokusuz olduğunda bahsettik. Ancak, terinizin gerçekten kötü kokulu olabileceği zamanlar vardır. Bu, neler yediğinizle veya içtiğinizle yakından alakalıdır. Örneğin, çemen, üzeri çemenle kaplı pastırma, sucuk, ağır baharatlı yiyecekler ve alkollü içecekler terinizin ve dolayısıyla terleme sonrası saçlarınızın kötü kokmasına neden olur. Aslında bu yiyecekler idrarınızın kötü kokmasına da neden olacaktır.

Çevresel faktörler

Kirli havaya maruz kalmak yalnızca solunum yollarınızı etkilemekle kalmaz, saçlarınızın ve cildinizin kötü kokmasına neden olur. Bulunduğunuz ortamdaki elementler saç derinizdeki yağ olan sebumla karışarak nahoş bir koku meydana getirir. Benzer şekilde, sigara içiyorsanız veya tütün dumanının olduğu ortamda bulunuyorsanız saçlarınızın gerçekten kötü kokacağını beklemelisiniz.

Uzun süre şapka veya bandana takmak

Bu madde, yukarıda bahsettiğimiz saçların terlemesiyle ilgili. Özellikle sıcak yaz aylarında uzun süreler boyunca şapka, bone, bandana veya eşarp gibi aksesuarları kullanmak saçlı kafa derinizdeki terlemeyi artırır. Terleme sonrası şapkalar nedeniyle bölge hava alamadığından kötü koku saç tellerine siner.

Hormonal dengesizlikler

Hormon seviyelerindeki dalgalanmalar saçınızı ve saç derinizi etkiler. Örneğin, birçok kadın menopoz sırasında saçlarında incelme ve hatta saç dökülmesi yaşar. Vücudunuz aşırı miktarda androjen üretiyorsa, bu durum saçlı deri de dahil olmak üzere cildinizin aşırı yağ üretmesiyle sonuçlanabilir. Aşırı yağlı saç derisi kötü kokuyla ilişkilidir.

Kafa derisinde sedef hastalığı

Sedef hastalığı dünya genelindeki en yaygın cilt sorunlarından biridir. Saçlı kafa derisi dahil vücudun çoğu bölgesini etkisi altına alabilir. Bir kişide sedef olduğunda, kırmızı, kuru ve pullanma şeklinde lekeler ortaya çıkabilir. Kafa derisi sedef hastalığı her zaman kokuya neden olmasa da bu rahatsızlıktan muzdarip kişilerin çoğunluğunun kötü saç kokusu şikayeti olduğu bilinmektedir.

Seboreik dermatit

Seboreik dermatit veya seboreik egzama olarak bilinen bu sinir bozucu cilt rahatsızlığı en çok saçlı kafa derisinde görülür. Yağlanma, kepek, kaşıntı ve kabuklu yaralarla karakterize bu hastalık saçlarda kötü kokuya neden olabilir.

Aslında, hem sedef hem de seboreik egzamanın direkt olarak saç kokusuna neden olması beklenmez. Ancak, bu rahatsızlıkların ortaya çıkardığı kepek ile koku arasında bir bağlantı vardır. Ölü deri hücreleri biriktiğinde beyaz pullar şeklinde dökülmeye başlarlar. Bu, sonunda tahrişe neden olan kafa derinizi kaşımak istemenize neden olur. Tahriş olmuş bir kafa derisi, bakteriler için ideal üreme alanıdır ve nahoş bir kokuyu ortaya çıkarır.

Saçtaki Kötü Koku Nasıl Giderilir?

Saçlardaki kötü kokunun nedeni genellikle ter ve çevresel faktörler olduğundan bunu önlemek ve gidermek kolaydır.

  • Saçlarınızı belirli aralıklarla yıkamayı ihmal etmeyin.
  • Sigara dumanı, toz, yemek kokuları, kirli hava vs gibi ortamlarda bulunmaktan kaçının.
  • Şapka takmak veya saçlarınızı kapatmaz zorundaysanız arada bir çıkararak havalandırın.
  • Spor antrenmanlarından sonra mutlaka duş alın.

Saçlarınızın kokmasının nedeni seboreik dermatit gibi saç derisi sorunlarıysa yalnızca şampuanla yıkamak sorunu çözmeyecektir. Bu durumda, ilgili tedaviyi almaya ek olarak aşağıdakileri içeren ürünleri kullanmanız gerekebilir.

  • Kömür katranı
  • Ketokonazol
  • Salisilik asit
  • Kükürt
  • Selenyum sülfür
  • Çinko pirition

Yukarıdaki içeriklerin bulunduğu şampuanlara ek olarak, Loprox şampuan, Prozinc şampuan (mor kutu olanı), Ketoral veya Nizoral şampuanları deneyebilirsiniz. Son olarak, aloe vera jeli, limon suyu, elma sirkesi ve çay ağacı yağı deneyebileceğiniz ev çözümlerinden bazılarıdır.

Saçlarınız kronik olarak sürekli kokuyorsa ve denediğiniz tüm çarelere rağmen kokuyu gideremediyseniz bir cildiye uzmanından randevu alarak muayene olun. Saç derisi sorunları dahil tüm sağlık sorunlarınızda size en iyi ve yalnızca doktorunuzun yardımcı olabileceğini unutmayın.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kadın

Adet Döneminde Kolonoskopi Yapılır mı?

Adet Döneminde Kolonoskopi Yapılır mı?

Kolonoskopi için haftalar öncesinden randevu aldınız ve şimdi adet tarihinizle çakıştığını fark ettiniz. Kolonoskopi yaptırmak zaten başlı başına çekince oluşturuyorken bunun üstüne adetli olmanız da eklenince tedirginliğiniz artmış olabilir. Güzel haber, adetli olmanız kolonoskopi yapılmasına mani değildir ve bunun için endişelenmeniz gerekmez.

Adet tarihinin tatil, düğün, jinekolojik muayene veya kolonoskopi randevusu gibi tarihlerle çakışması can sıkıcı olabilir ancak bunun için yoğun strese girmeniz gerekmez. Aslında, kadınlar adetli oldukları süre boyunca, normal günlerde yaptıkları hemen her şeyi yapabilirler. Kadınlar arasındaki arasındaki şehir efsanelerinin aksine, regl döneminde yüzmenizde, saçlarınızı boyatmanızda veya ağda yapmanızda herhangi bir sakınca yoktur. Peki ya kolonoskopi?

Makaleye Genel Bakış

  • Adetliyken Kolonoskopi Yapılır mı?
  • Kolonoskopi Yaptırmak Adet Kanamasını Etkiler mi?
  • Kolonoskopi Esnasında Neler Beklemeliyim?

Adetliyken Kolonoskopi Yapılır mı?

Bildiğiniz gibi kolonoskopi prosedürü fiberoptik kamera ile makattan girilerek inceleme işleminin yapılmasıdır. Dürüst olalım, hiç kimse kolonoskopi yaptırmaya güle oynaya gitmiyor ve aslında az da olsa tedirginlik yapabiliyor. Tüm bunlara adet tarihinizin çakışması da eklenince stres seviyeniz katmerlenmiş olabilir.

Ancak iyi haberler de var! Kolonoskopi makat bölgesinden yapılan bir işlem olduğundan adetli olmanız prosedürü olumsuz etkilemez. Yani evet, adetliyken kolonoskopi yapılır ve bunun için randevunuzu ertelemeniz gerekmez.

Bununla birlikte, içiniz gerçekten rahat değilse ve huzursuz hissediyorsanız randevunuzu bir hafta sonrasına erteleyin. Ancak, randevu tarihinin ertelenmesi gibi bir durumun çoğu zaman mümkün olmadığını da biliyoruz. Durum buysa, kolonoskopi için sağlık kuruluşuna giderken ped yerine tampon kullanın. İşlem öncesinde iç çamaşırınızı çıkarmanız isteneceğinden ve pedler çamaşıra sabitlendiğinden en iyi seçenek tamponlardır. Ayrıca, kolonoskopi esnasında size refakat etmesi için yanınızda bir hemşire bulunacak. Hemşireye adetli olduğunuzu ve tampon kullandığınızı söylemekten çekinmeyin.

Kolonoskopi Yaptırmak Adet Kanamasını Etkiler mi?

Kolonoskopi ve adet olmak birbirinden çok farklı iki şeydir ve birbirini etkilemez. Kanamanızın şiddeti artmaz, azalmaz, döneminizin süresi uzamaz veya kısalmaz. Aynı şey, adetliyken jinekolojik muayene ve endoskopi için de geçerlidir. Yani, jinekolojik muayene, endoskopi veya kolonoskopi yapılmasının tıbbi olarak periyodun üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.

Kolonoskopi Esnasında Neler Beklemeliyim?

Randevunuzdan birkaç gün önce başlamak şartıyla sulu-yumuşak besinleri tüketmeniz gerektiği ve randevuya gelirken karnınızın aç olması gerektiği konusunda uyarılacaksınız. Ayrıca, prosedürün öncesinde doktorunuzun söylediği, kolonu (kalın bağırsak) temizleyen müshil etkili ilaçlar almanız gerekecek.

İşleminiz sırasında dizleriniz bükülü olarak sol tarafınıza yatacaksınız. Anestezi uzmanı uykuya dalmanızı sağlayacak anestezi verecektir. Prosedür başladıktan sonra, kolonoskop ismi verilen cihaz makattan içeri doğru itilir. Doktorunuz daha iyi görebilmek için kolonu hava ile hafifçe şişirebilir. Tüm bunlar anestezi altında yapıldığından herhangi bir ağrı veya rahatsızlık hissetmeyeceksiniz. İşlem boyunca yanınızda bir hemşire olacak ve prosedürün toplam süresi yaklaşık 20 dakika civarında sürecek.

İşlemin sonrasında, gözlem ve bakım ünitesi olan derlenme odasına alınacaksınız. Anestezinin etkisinin geçene kadar (uyanana kadar) burada istirahat halinde kalacaksınız. Kendinize geldiğinizde kıyafetlerinizi giyebilirsiniz. Doktorunuz muayenenin nasıl geçtiğini açıklayacak ve size poliplerin alınıp alınmadığını veya biyopsi alınıp alınmadığını söyleyecektir. Ardından evinize gidebilirsiniz. İşlem sırasında kolona verilen hava nedeniyle biraz kramp veya şişkinlik yaşayabilirsiniz. Gaz çıkardığınızda bu hızla kaybolmalıdır.

Ek olarak, kolonoskopi sonrasında size yardımcı olması için ve araç kullanmamanız gerektiğinden yanınızda refakatçiyle gelmeniz en iyisidir. Verilen ilaçlar geçici olarak sersemlik yapabileceğinden giyinme-ulaşım vb. konularda bir yakınınıza ihtiyaç duyabilirsiniz.

Sonuç

Adetli olmak, kolonoskopi yapılmasına tıbbi olarak engel teşkil etmez. Ancak yine de kendinizi huzursuz hissediyorsanız ve imkanınız varsa kolonoskopi randevunuzu ileri bir tarihe erteleyin. Randevu tarihinde değişiklik yapamıyorsanız işlemin yapılacağı gün ped yerine tampon kullanın. Zira, pedler iç çamaşırına tutturulduğundan ve çamaşırınızı çıkarmanız gerekeceğinden tampon kullanımı gereklidir.

Regl olduğunuz için doktorunuzun veya hemşirenizin sizi yargılamayacağını, sizden tiksinmeyeceğini veya kanamanızın muayenenin seyrini olumsuz etkilemeyeceğini unutmayın.

Okumaya devam et

Kadın

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Neden Olur?

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Neden Olur?

Sabah bulantıları, kilo alımı, kokulara karşı hassasiyet ve şişmiş ayak bilekleri gibi hamileliğin getirilerine kendinizi hazırlamış olmalısınız. Peki ya bu listeye karın kaşıntısının da dahil olduğunu biliyor muydunuz? Gebelik döneminde karın kaşıntısı yaygın olmakla birlikte anne veya bebeğe zarar verebilecek ciddi bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmez.

Hamilelik döneminde ortaya çıkan karın bölgesi kaşıntısı rahatsız edici olabilse de herhangi bir sağlık riski oluşturmadığından endişelenmenize gerek yoktur. Ancak yine de buna neyin sebep olduğunu ve kaşıntıyı gidermek için neler yapabileceğinizi bilmek isteyebilirsiniz. Aşağıda, hamilelikte karın kaşıntısının nedenine değiniyor ve iyi gelen birkaç geleneksel çözüm önerisinden bahsediyoruz…

Makaleye Genel Bakış

  • Gebelikte Karın Kaşıntısı Normal mi?
  • Hamilelikte Karın Kaşıntısı Bebeğe Zarar Verir mi?
  • Hamilelikte Karın Kaşıntısına Ne İyi Gelir?
  • Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Gebelikte Karın Kaşıntısı Normal mi?

Evet, normal. Gelişmekte olan fetüsünüze bedeninizin uyum sağlaması için karnınızın büyümesi gerekiyor ve kaşıntılı karnınızın nedeni de tam olarak budur. Bebeğinizle birlikte büyüyen karnın bölgenizde doğal olarak deri gerilmesi veya genişlemesi meydana gelir. Bu olduğunda, karnınızda ve hatta göbek deliğinizde kaşınma dürtüsü yaşayabilirsiniz. Ayrıca, gerilen cilt kaşıntıya ek olarak, karnınızda, göğüslerinizde, bacaklarınızda ve kalçalarınızda kırmızı veya pembemsi çizgilere (çatlak) neden olabilir.

Öte yandan, hamilelik dönemindeki yüksek hormon seviyeleri karın bölgesi de dahil olmak üzere vücudun genelinde cilt kuruluğuna neden olabilir. Bu durum kaşıntıyla birlikte pullanma şeklinde hafif deri döküntülerini ortaya çıkmasının yaygın bir sebebidir.

Hamilelikte Karın Kaşıntısı Bebeğe Zarar Verir mi?

Hamilelik dönemindeki karın kaşıntısının birincil nedeni derinin gerilmesi ve hormonlar nedeniyle oluşan cilt kuruluğudur. Bu etkenlerin anneye veya bebeğe zarar vermesi olası değildir. Bu nedenle, kaşıntılı göbeğiniz için endişelenmeniz gerekmez. Bununla birlikte, kaşıntı vücudun neresinde olursa olsun rahatsız edicidir ve bu konuda birkaç ev çözümünü denemeniz iyi bir fikir olabilir…

Hamilelikte Karın Kaşıntısına Ne İyi Gelir?

Kaşıntılı karın rahatsız edici olduğu kadar özellikle de toplum içindeyseniz utanç verici olabilir. Neyse ki, kaşınma dürtüsünü azaltıp rahatlamanızı sağlayabilecek çeşitli yollar vardır.

  • Kaşıma dürtüsüne direnmek her ne kadar zor olsa da bölgeyi tırmalamak bölgenin tahriş olmasına neden olabileceğinden kaşımayın.
  • Hafif, nazik ve kokusuz bir nemlendirici çoğu zaman işe yarar. Karın bölgenize nemlendirici krem veya losyon sürün.
  • Ilık suyla yumuşak bir yulaf ezmesi banyosu kuru ciltler için harikalar yaratabilir. Ayrıca E vitamini yağıyla masajı deneyebilirsiniz.
  • Banyo suyunuzun sıcak değil, ılık olmasına dikkat edin. Sıcak su cildinizdeki doğal yağları sıyırarak kurutur ve kaşıntının şiddetlenmesine zemin hazırlayabilir.
  • Karın bölgenizde egzama varsa ve kaşıntınızın nedeni buysa soğuk kompres yapmak rahatlama sağlayabilir.
  • Bol giysiler giymeniz, giysilerinizin cildinize sürtünme ve tahrişe olasılığını azalttığından kaşıntıyı önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca, sentetik kıyafetler yerine pamuklu olanları tercih etmeniz iyi bir fikirdir.
  • Kaşıntıyı hafifletmek için herhangi bir ilaçlı krem ​​kullanmadan veya ağızdan ilaç almadan önce mutlaka ebeniz veya doktorunuzla konuşun.

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Hamilelik süresi boyunca ve özellikle karnınızın bariz şekilde büyümeye başladığı beşinci aydan itibaren göbek kaşıntısı normaldir. Bununla birlikte, doktorunuzdan randevu almanızın gereken bazı durumlar vardır.

  • Vücudumun genelinde şiddetli kaşıntı var
  • Vücudumun genelinde veya bazı bölgelerinde şiddetli deri döküntüleri var
  • Kaşıntılar yaşam kalitemi düşürecek kadar yoğun
  • Avuçlarımda ve ayak tabanlarımda döküntüsüz şiddetli kaşıntı var

Son olarak, kaşıntıya neden olabilen gebeliğin intrahepatik kolestazı (ICP) adı verilen tehlikeli bir karaciğer durumu olduğunu da bilmek önemlidir. En sık olarak avuç içlerinde ve ayak tabanlarında olmak üzere döküntü olmaksızın şiddetli kaşıntı ana semptomdur (kaşıntı gövdeye de yayılabilir). ICP erken doğum ve diğer problemlerin riskini artırabileceğinden, avuçlarda ve tabanlarda kızarıklık olmadan kaşıntı yaşarsanız doktorunuza söyleyin.

Okumaya devam et

Kadın

Adetliyken Yorgunluk ve Uyuma İsteği Neden Olur?

Adetliyken Yorgunluk ve Uyuma İsteği Neden Olur?

Çoğu kadın için adet dönemleri, kanamanın verdiği rahatsızlık hissi ve enerji düşüklüğüne ek olarak günü berbat edebilecek ağrılı semptomlarla birlikte gelir. Tüm bunların toplamı yorgun hissetmeyle ve sürekli uyuma isteğiyle sonuçlanabilir. Peki ama tam olarak neler oluyor?

Aşırı fiziksel aktivite, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları veya bazı ilaç türlerinin yan etkisinin sonucu gibi çeşitli nedenler hem yorgun hem de uykulu hissetmenize neden olabilir. Ancak, yorgunluk, aşırı halsizlik veya sürekli uyuma isteği bilinen herhangi bir sebep yokken yalnızca adetli olduğunuz günlerde ortaya çıkıyorsa, perde arkasındaki ”suçluları” bulmak için başka etkenlere göz atmanız gerekebilir…

Makaleye Genel Bakış

  • Regl Döneminde Yorgunluk ve Uyku Hali
    • Hormonlar
    • Geceleri az uyumak
    • Demir eksikliği anemisi
  • Adet Yorgunluğu Nasıl Geçer?

Regl Döneminde Yorgunluk ve Uyku Hali

Senaryo gereği spor yapan enerjik aktrislerin rol aldığı kadın pedi reklamlarının aksine, adet günlerinizde sürekli bitkin hissediyorsanız bu konuda yalnız değilsiniz. Adet döneminden önce ve özellikle ilk günlerinde enerji düşüklüğü kadınlar arasında yaygındır ve aslında bu durum birkaç bilimsel gerçekle açıklanabilir.

Hormonlar

Adetinizin ilk gününde östrojen ve progesteron seviyeleriniz en düşük seviyededir. Bu da kendinizi yorgun, bitkin, halsiz ve uykulu hissetmenize neden olur. Döneminiz boyunca hormon seviyeleriniz tekrar yükselmeye başlayacağından, enerji seviyeleriniz genellikle birkaç gün içinde normale döner.

Geceleri az uyumak

Adetli olun veya olmayın gece uykusunu tam almadığınızda günü verimsiz geçirirsiniz. Bununla birlikte, ağrılar, kramplar, ateş basması ve duygu durum bozuklukları gibi regl semptomlarının özel günlerinizde uykunuza müdahale etmesi daha olasıdır.

ABD Ulusal Uyku Vakfı tarafından yapılan araştırmaya göre, kadınların %3’ü adet dönemlerinde uyku bozukluğu yaşıyor. %23’ü ise dönemleri boyunca geceleri yeterince uyuyamadığını söylüyor. (Kaynak) PMS’li kadınların uykusuzluk yaşama olasılığı iki kat daha fazlayken, adet öncesi disforik bozukluğu olan kadınların %70’i uykusuzluk benzeri sorunlar yaşadıklarını dile getiriyor ve %80’i kendilerini yorgun olarak tanımlıyor. 

Demir eksikliği anemisi

Yoğun geçen adet kanamanız varsa ve yataktan çıkmak istemeyecek kadar halsiz hissediyorsanız bunun nedeni menoraji olabilir. Demir eksikliği anemisinin kadınlar arasındaki en yaygın nedeni, tıp dilinde menoraji olarak ifade edilen uzun ve yoğun geçen adet dönemidir. Demir eksikliği anemisinin tipik belirtileri yorgunluk, soluk cilt, nefes darlığı ve kalp çarpıntısıdır. Peki ama menoraji olup olmadığınızı nasıl anlayabilirsiniz?

  • Adet kanamam 7 günden fazla sürüyor
  • Kanama esnasında büyük kan pıhtıları geliyor
  • Yoğun kanama nedeniyle her iki saatte bir (veya daha az sürede) ped değiştiriyorum
  • Ped değiştirmek için geceleri uyanmak zorunda kalıyorum
  • Aşırı yorgun, halsiz, ve bitkin hissediyorum

Sorununuzun kaynağının demir eksikliği anemisi olduğundan şüpheleniliyorsa, kırmızı kan hücrelerinin sayısının normal aralıkta olup olmadığını belirlemek için kan testi yapılacaktır. Sonuçlara göre doktorunuz, demir zengini besinlere öncelik vermeniz gerektiğini önerebilir ve demir takviyesi kullanmanız gerektiğini söyleyebilir.

Ek olarak, sürekli yorgun hissetmenin bir başka nedeni tiroid sorunları olabilir. Tiroid, boyunda bulunan ve görevi vücudun metabolizmasını doğal olarak düzenleyen hormonlar üretmek olan kelebek şeklinde küçük bir bezdir. Tiroid bezi yeterince hormon üretmezse (hipotiroidizm) yorgunluk dahil olmak üzere kilo alımı ve depresyon gibi çeşitli sonuçlar ortaya çıkarabilir.

Adet Yorgunluğu Nasıl Geçer?

Öncelikle, her ayın bir haftasında bitkin hissetmenin alışılmadık bir durum olmadığını hatırlamakta fayda var çünkü vücudunuzda hormonal anlamda değişiklikler oluyor. Ancak yine de bu, aşırı kanamanın neden olduğu demir eksikliği gibi tıbbi durumları gözardı edebileceğiniz anlamına gelmiyor. Genel sağlığınızı ve yaşam kalitenizi düşüren herhangi bir sorun doktorunuzdan randevu almak için yeterli bir sebeptir.

Öte yandan, yorgun hissetmeniz ve gündüz saatlerinde bastıran uyku isteğiniz, adet döneminizde hormonlarınızın size sunduğu can sıkıcı bir armağandan ibaretse üzgünüz ama bunun için yapabileceğiniz çok fazla şey yok. Bununla birlikte, bol su içmek, sigara-alkol tüketiminden kaçınmak, geceleri en az sekiz saat uyumak ve sağlıklı beslenmek gibi genel tavsiyeler işe yarayabilir. Ayrıca, her ne kadar yataktan çıkıp başlamak zor olsa da adetliyken yürüyüş yapmak gibi hafif egzersizler yorgunluk ve uyku hissini yenmenin iyi bir yoludur.

Tüm bunlara rağmen yine de bitkin hissediyorsanız, yatakta istirahatle veya ara sıra şekerleme yaparak geçen bir gün, lezzetli bir atıştırmalık ya da Netflix gibi dijital bir platform başlı başına mükemmel bir ilaç olabilir.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com