Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Topuk Ağrısı Neden Olur ve Nasıl Geçer?

Topuk Ağrısı Neden Olur ve Nasıl Geçer?

Tıpta tarsalji olarak adlandırılan topuk ağrısı, yaygın bir ayak rahatsızlığıdır. Çoğu durumda, ayak kemerine veya ayak tabanına aşırı yüklenme ile ilgilidir. Örneğin bir koşucu, söz konusu bölgeleri aşırı zorlamanın bir sonucu olarak topuk ağrısı yaşayabilir. Bununla birlikte, kemik çıkıntıları (topuk mahmuzları), hasarlı kemikler ve romatizmal hastalıklar da topuk ağrısını tetikleyebilir.

Topuk ağrısı genellikle uzun süreli dinlenme ile kaybolur. Ciddi hastalık çok nadiren neden olur. Aniden gelişen akut topuk ağrısı için aşırı efor, kırık bir kemik veya zedelenme, ilgili tendon hastalıkları ya da vücudun metabolik hastalıkları gibi birçok olası tetikleyici mevcuttur.

Makaleye Genel Bakış

  • Topuk Ağrısının Formları
  • Topuk Ağrısının Nedenleri
    • Plantar Fasiit
    • Topuk Dikeni
    • Aşil Tendonunda Patolojik Değişiklikler
    • Bursit
    • Kırık veya Zedelenmiş Kemik
    • Bechterew Hastalığı (Ankilozan Spondilit)
    • Tarsal Tünel Sendromu
  • Topuk Ağrısını Önlemek İçin İpuçları

Topuk Ağrısının Formları

Topuk ağrısı, istirahatte veya egzersiz sırasında ortaya çıkabilir. Genellikle ayağın arka kısmını yere basarken hissedilen ağrı, topuk kemiğinden, onunla ilişkili kaslardan, tendonlardan veya bağlardan kaynaklanır. Ağrı çoğunlukla topuğun altında ve daha az sıklıkla topuğun üstünde gelişir.

Ağrının tam olarak nerede lokalize olduğuna bağlı olarak bir ayrım yapılır:

Topuğun altındaki ağrı: Genellikle plantar fasya olarak adlandırılan tendon plakasının iltihaplanmasından (plantar fasiit) veya alt topuk dikeninden kaynaklanır. Ayağın uzunlamasına kemerinin eğriliğini koruyan plantar fasya, yürürken, koşarken ve zıplarken bir tür amortisör görevi görür. 

Topuğun üstündeki ağrı: Aşil tendonu bağlantısının ağrıdığı yer burasıdır. Bu topuk ağrısı formu genellikle aşil tendonunun tutunma noktası aşırı yüklendiğinde, iltihaplandığında veya üst topuk dikeni olduğunda ortaya çıkar. Aşil tendonu vücuttaki en güçlü tendondur. Topuğu baldır kasına bağlar ve bir tendon kılıfı içinde hareket eder.

Topuk Ağrısının Nedenleri

İnsanların yaklaşık yüzde onu yaşamları boyunca topuk ağrısı geliştirir. Risk faktörleri, koşmaktan kaynaklanan fiziksel stres, düz tabanlar, uzun süre ayakta durmak, aşırı kilolu olmak ve ayak bileğinde sınırlı dorsifleksiyondur. Topuk ağrısının diğer yaygın nedenleri ise şunlardır:

Plantar Fasiit

Plantar fasiit, topuk uçlarındaki tendon plakası bağlantısının aşınmasına bağlı (dejeneratif) bir hastalıktır. Tendon plakası topuk kamburunu ayağın topuk kısmıyla birleştirir ve birlikte ayağın uzunlamasına kemerini oluştururlar. Plantar fasiit, topukta hassasiyete neden olur. Ağrı başlangıçta sadece ayağa yük bindiğinde ortaya çıkar. Daha sonra sabah kalktıktan sonra ve istirahat halindeyken de topuk ağrısı oluşabilir.

Bazen ağrı o kadar şiddetlidir ki kişi artık yürüyemez. Topuğa baskı yapıldıktan sonraki gün artması da bu topuk ağrısı türünün tipik bir özelliğidir. Plantar fasiitin bir sonucu olarak topuk ağrısı, genellikle koşma veya atlama gibi atletik bir yükten kaynaklanır. Ancak hastalık, doğal aşınma ve yıpranmanın bir sonucu niteliğinde, yaşa bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Topuk Dikeni

Topuk ağrısı aynı zamanda topuk dikenini de gösterebilir. Topuk kemiğinde diken benzeri bir kemik büyümesidir. Topuk dikeni, en uzun süreli ve tedavisi zor ayak hastalıklarından biridir. Bunun nedeni, tendonlar, kemikler ve sinirler üzerindeki çok farklı süreçlerin topuk dikeni terimi altında özetlenmesidir. Konumuna bağlı olarak, doktorlar alt ve üst topuk dikeni türleri arasında bir ayrım yapar.

Alt topuk dikeni: Ayağın kısa kaslarının ve ayak tabanının tendon plakasının başladığı topuk kamburunun alt tarafında ortaya çıkar. Ayağa baskı uygulanırsa, ayak tabanında bıçak saplanması benzeri ağrı oluşur. Aşırı durumlarda, etkilenenler yalnızca ayaklarının ön kısmına basabilir.

Üst topuk dikeni: Diğer forma kıyasla daha az sıklıkla görülür. Aşil tendonunun insersiyonunda gelişir. Etkilenenler, sert bir zeminde yürüdüklerinde veya ayakta durduklarında baskı ve ağrı hissederler. Bununla birlikte, aşil tendonunun topuğa tutunduğu bölgede de ağrı gelişebilir.

Aşil Tendonunda Patolojik Değişiklikler

Ağrı topuğun üst bölgesinde hissediliyorsa, bunun nedeni genellikle aşil tendonundaki patolojik değişikliklerdir. Vücuttaki en güçlü tendon alan bu yapı, baldır kasını topuk kemiğine bağlar. Bölgede kireçlenme gelişirse, ağrının yanı sıra lokal şişlik oluşabilir. Söz konusu şikayetler, aşil tendonununa aşırı yüklenildiğinde veya iltihaplandığında da ortaya çıkabilir.

Bursit

Aşil tendonu eki ve kalkaneus bölgesinde, synovial bursa olarak adlandırılan içi sıvı dolu iki kesecik bulunur. Enfekte olduklarında genellikle topuk ağrısı meydana gelir. Bu keselerden biri, aşil tendonu ile topuk kemiği arasındadır. Örneğin üst topuk dikeni, aşırı yüklenme veya gut gibi belirli hastalıklar nedeniyle iltihaplanabilir. İkincisi ise aşil tendonu ile cilt arasında bulunmaktadır. Uygun olmayan, baskı yapan ve ayağı sıkan ayakkabılar tercih edilirse, bu bölgede iltihaplanma gelişebilir.

Kırık veya Zedelenmiş Kemik

Topuk bölgesindeki kırık bir kemik, örneğin kalkaneus kırıkları topuk ağrısına neden olabilir. Bu kırıklar çoğunlukla bir kazadan kaynaklanır. Ancak profesyonel koşucularda olduğu gibi, ağır fiziksel stres de kırıklara yol açabilir. Ayrıca sert bir topuk darbesinden kaynaklanan kalkaneusun zedelenmesi, aşil tendonunun veya plantar tendonun gerilmesi ya da yırtılması durumunda da topuk ağrısı ortaya çıkabilir.

Bechterew Hastalığı (Ankilozan Spondilit)

Bechterew hastalığı kronik, inflamatuar, romatizmal bir hastalıktır. Omurganın giderek daha fazla sertleşmesine neden olabilir. Bununla birlikte, diğer eklemler ve organlar da etkilenebilir. Yaygın semptomları arasında eklem iltihabı, sabahları eklem sertliği ve kalçalarda karşılıklı ağrı bulunur. Bu ağrı çoğu zaman topuklara da yayılabilir.

Tarsal Tünel Sendromu

Böyle bir durumda, tarsal kanaldaki tibial sinir sıkışması söz konusudur. Bu, talus kemiğinin, topuk kemiğinin ve iç ayak bileğinin oluşturduğu bir tür tünelin yanı sıra “çatı” olarak tanımlanabilecek şerit benzeri bir yapıdır. Tarsal tünel sendromunun semptomları, ayak tabanının tamamında, ayak parmaklarının fleksör tendonlarında veya sadece topukta karıncalanma, yanma ve ağrı gibi anormal hisleri içerir. Topuk ağrısı baldıra yayılabilir. Ayrıca iç ayak bileği arkasında yoğun baskı hissi vardır.

Topuk Ağrısını Önlemek İçin İpuçları

Topuk ağrısı basit nedenlerden kaynaklanıyorsa, yani çok fazla ayakta durmaktan, koşmaktan veya atlama gibi egzersizleri yaparken oluşan aşırı yüklenme sonucu ortaya çıkmışsa, bazı ipuçları topuk ağrısını gidermede etkili olabilir. Çoğu zaman, ayakkabı değiştirmek, sporda antrenman tekniğini değiştirmek veya düzenli ayak egzersizleri gibi basit önlemler bile topuk ağrısını başarılı bir şekilde tedavi etmeye yardımcı olur. Ancak ağrı devam ederse doktora görünmek kaçınılmazdır.

  • Bir beze sarılı buzla, ağrılı bölgeye kısa aralıklarla hafifçe masaj yapın ve bunu günde üç kez tekrarlayın.
  • Dinlenin, ayaklarınızdaki yükü azaltın ve egzersize bir süre ara verin.
  • Uygun tabanlık, topuk yastıklaması ve muhtemelen bir topuk dolgusu olan rahat ayakkabılar tercih edin.
  • Her fazla kilo ayakları zorlar ve topuk mahmuzları ile diğer ayak problemlerini teşvik eder. Bu yüzden sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olduğunuzdan emin olun.
  • Egzersiz yapmadan önce kaslarınızı, tendonlarınızı ve bağlarınızı ısıtın.
  • Antrenmanın hacmini ve yoğunluğunu kademeli olarak artırın. Vücudun yoğun tempoya uyum sağlamak için dinlenme sürelerine ve zamana ihtiyacı vardır.
  • Doktorunuz veya fizyoterapistinizin size topuk ağrısını hafifletebilecek hareket ve germe egzersizleri göstermesini sağlayabilirsiniz. Fizyoterapi, bağ dokusu masajları veya diğer fizyoterapi tedavi yöntemleri özellikle kronik şikayetlerde faydalı olabilir.

Ayrıca her durumda, aşağıdaki şikayetler bir doktor tarafından açıklığa kavuşturulmalıdır:

  • Uzun süreli topuk ağrısı
  • Egzersizle artan topuk ağrısı
  • Yürümeyi kısıtlayan topuk ağrısı
  • Eklem şişmesi gibi diğer şikayetlerin eşlik ettiği topuk ağrısı

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sağlık

Prozinc Şampuan Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Prozinc Şampuan Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Prozinc Şampuan, Arındırıcı, Nemlendirici, Women, Plus, Kinoa, Fresh, Summer Time, Salicade ve Baby gibi farklı seçenekleri bulunan bir saç yıkama ürünüdür. En çok tercih edilen türü ise kepek tedavisinde etkili Prozinc Arındırıcı şampuandır (mor kutulu olanı).

Makaleye Genel Bakış

  • Prozinc Şampuanın Ne Olduğunu Anlamak
  • Prozinc Şampuan Çeşitleri
    • Prozinc mor şampuan & Kepek şampuanı (Prozinc arındırıcı şampuan)
    • Prozinc yeşil şampuan (Prozinc nemlendirici şampuan)
    • Prozinc women (Prozinc kadın şampuanı)
    • Prozinc plus (Prozinc saç dökülmesine karşı etkili şampuan)
    • Prozinc kinoa (Prozinc boyalı saçlar için şampuan)
    • Prozinc fresh (Prozinc hava almayan saçlar için şampuan)
    • Prozinc summer time (Prozinc yaz-güneş şampuanı)
    • Prozinc salicade (Prozinc ardıç katranı şampuanı)
  • Prozinc Şampuan Nasıl Kullanılır?

Prozinc Şampuanın Ne Olduğunu Anlamak

Prozinc şampuanın (Prozinc Arındırıcı Şampuan – mor kutulu) ne olduğunu araştırıyorsanız muhtemelen sinir bozucu kepekle başınız dertte demektir. Zira, bu şampuanda bulunan çinko piriton (zinc pyrithione), kaşıntı, kızarıklık, aşırı yağlanma ve kepekle karakterize seboreik dermatitin ana kaynağı olan mayaların (malassezia furfur) büyümesini ve çoğalmasını engelleyen antimikrobiyal ve antifungal özelliklere sahiptir. (Kaynak) İsminden de anlaşılacağı üzere çinko priton çinko elementinden üretilir ve birçok kepek şampuanın ortak bileşenidir.

Özetle, kepeklenme, aşırı yağlanma ve kaşıntı gibi rahatsız edici saç derisi sorunları için Prozinc Arındırıcı Şampuan yaygın kullanılan ve hızlı sonuç veren etkili bir tedavidir. Bununla birlikte, Prozinc şampuanın farklı durumlarda kullanılmak üzere formüle edilmiş birden fazla ürün seçeneği olduğunu bilmek önemlidir. Bu, ihtiyacınıza uygun olan Prozinc seçeneğini kullanmanız gerektiği anlamına gelir. Aşağıda, Prozinc şampuanın farklı formüllerinden bahsediyor ve nasıl kullanılması gerektiğine değiniyoruz…

Prozinc Şampuan Çeşitleri

Bu şampuanın en çok tercih edilen çeşidi mor kutuda satılan ve kepek için kullanılan Prozinc Arındırıcı Şampuan olsa da farklı amaçlar doğrultusunda kullanılmak üzere formüle edilmiş birçok seçeneği vardır. Bunların ne olduğunu bilmeniz, satın alma esnasında doğru tercih yapmanızı sağlayabilir.

Prozinc mor şampuan & Kepek şampuanı (Prozinc arındırıcı şampuan)

Mor kutuda satılan Prozinc Arındırıcı Şampuan kepek ve saç derisinin aşırı yağlanmasında etkilidir. İçeriğinde bulunan çinko piriton kepeğe neden olan mantarlarla savaşır. Kepeği yok etmenin yanı sıra kafa derisindeki aşırı yağlanmayı kontrol altına alır, kaşıntıyı giderir, saç uzamasını destekler ve ayrıca saçların genel görünümünü iyileştirir. Günlük kullanıma uygun olan bu şampuanı yağlı ve normal saç tipine sahip olan herkes kullanabilir. Düzenli olarak sürekli kullanılması tavsiye edilir.

Prozinc yeşil şampuan (Prozinc nemlendirici şampuan)

Yeşil kutulu ambalajıyla dikkat çeken Prozinc Nemlendirici Şampuan kuru saç tipi olanlar için formüle edilmiştir. Kepeğe karşı etkili olmasına ek olarak uçları çabucak kırılıp çatallaşan zayıf saç tellerini güçlendirir. E vitamini içeren bu şampuan, saçlara nem kazandırır ve daha hacimli görünmesini sağlar. Günlük kullanıma uygundur.

Prozinc women (Prozinc kadın şampuanı)

İşlem gören boyalı yıpranmış saçlar için ideal olan Prozinc kadın şampuanı içerdiği proteinlerle saça parlaklık ve hacim kazandırırken aynı zamanda saç renginin korunmasına yardımcı olur. Paraben ve renklendirici içermeyen bu şampuan bitki özlerinden oluşan özel bir kompleksle donatılmıştır. Günlük olarak kullanılabilir.

Prozinc plus (Prozinc saç dökülmesine karşı etkili şampuan)

Trichogen, saw palmetto ve biyotin kombinasyonundan oluşan Prozinc Plus saç kayıplarının durdurulmasına yardımcı olur. Ancak, bu şampuanın dökülen saçları yeniden çıkarmayacağını bilmek önemlidir. Zira, nispeten dökülmeyi durdurabilse de kelliğin bir çözümü olarak görülmemelidir. Bununla birlikte, mevcut saç tellerini besler, uzamasını destekler ve daha canlı görünmesine yardımcı olur. Günlük kullanıma uygun olan Prozinc Plus’ın düzenli ve sürekli kullanılması önerilir.

Prozinc kinoa (Prozinc boyalı saçlar için şampuan)

Renk tutucu ve koruyucu etkisi olan Prozinc Kinoa boyalı saçlar için özel olarak formüle edilmiştir. İsminden de anlaşılacağı gibi kinoa proteini içeren bu şampuan saç tellerinin gereksinim duyduğu vitamin ve mineralleri karşılayarak bakım yapar. Boyalı saçlarda günlük kullanıma uygundur.

Prozinc fresh (Prozinc hava almayan saçlar için şampuan)

Prozinc Fresh Şampuan, kask, şapka veya tesettür gibi etkenler nedeniyle düzenli olarak hava almaktan mahrum bırakılan saçlar için formüle edilmiştir. Havasız kalmanın sonucu olarak ortaya çıkan fazla yağlanma, kepek ve kaşıntının giderilmesinde etkilidir. Tüm saç tiplerinde kullanılabilen bu şampuan günlük olarak uygulanabilir.

Prozinc summer time (Prozinc yaz-güneş şampuanı)

Güneşe aşırı maruz kalmak, saç tellerinin yapısal bozukluğunun yaygın bir nedenidir. Güneş ışınları, saç pigmentlerini ve proteinleri zayıflatarak saç tellerinizi olumsuz etkiler. Prozinc yaza özel şampuan güneşin UV ışınlarına maruz kalarak yıpranan saçların onarımında etkilidir. Ayrıca, havuz ve deniz suyunun saçlarda oluşturduğu cansız görünümü giderir. Boyalı saçlar dahil tüm saç tipleri için uygun olan bu şampuan günlük olarak kullanılabilir.

Prozinc salicade (Prozinc ardıç katranı şampuanı)

Koyu renkli bu şampuan içerdiği ardıç katranı nedeniyle güçlü bir kokuya sahiptir. Saç derisi bakımı için kullanılan bu şampuanın içeriğindeki ardıç katranına ek olarak salisilik asit, iktamol (karayağ), phytokeratin ve allantoin bulunur. Renklendirici madde ve paraben ihtiva etmez.

Prozinc baby (Prozinc bebek şampuanı)

Bebeklerin hassas cilt ve saçları için özel olarak üretilen Prozinc Baby paraben, silikon ve formaldehit gibi maddeler içermez. Göz yakmayan formülü olan bu şampuan tamamiyle hipoalerjeniktir ve 5.5 pH değerine sahiptir. Bebeklerde ve çocuklarda günlük olarak güvenle kullanılabilir.

Prozinc Şampuan Nasıl Kullanılır?

Prozinc şampuanın birçok farklı türü olsa da bebek şampuanı dışındaki tümünün uygulanma adımları aynıdır ve etkinliğini azaltabileceğinden diğer şampuanlarla kullanılması önerilmez.

  • Saçlarınızı ılık suyla ıslattıktan sonra yaklaşık 2 çay kaşığı kadar şampuanı avucunuza alın ve saçlarınıza sürün.
  • Saçlarınız çok uzunsa şampuan miktarını biraz daha artırabilirsiniz.
  • Parmak uçlarınızla saç derinize masaj yaparak köpürtün. Şampuanla yalnızca saç tellerinizi değil, saçlı deriyi de yıkamanız gerektiğini unutmayın. Bu, özellikle kepek ve saç derisi bakımı için kullandığınızda önemlidir.
  • Köpürme sonrasında durulamaya geçmeden önce 2 ila 4 dakika kadar bu şekilde bekletin.
  • Süre sonunda saçlarınızı durulayın ve ihtiyaç duyuyorsanız aynı işlemi tekrarlayın. (özellikle saçlarınız kirli veya yağlıysa ikinci kez şampuanlamanız en iyisidir)
  • Prozinc şampuan günlük kullanıma uygundur ve sürekli kullanılması tavsiye edilir.
  • Prozinc şampuanla saçlarınızı yıkarken köpüğün vücudunuzla temas ettiğini görürseniz bu konuda endişelenmenize gerek yoktur. Ciltle teması soruna neden olmaz. Ancak, gözlerinizle temas ederse kısa süreli yanma hissi yaşayabilirsiniz.
  • Prozinc bebek şampuanında ise ıslak saça uygulayıp nazikçe köpürtürmeniz ve durulamanız yeterlidir. Köpüklü halde birkaç dakika bekletmenize gerek yoktur.

Prozinc Şampuan her ne kadar hızlı etki eden güvenli bir şampuan olsa da rakiplerine göre fiyatlarının biraz daha pahalı olduğunu kabul etmek gerekiyor. Zira, bu şampuanın tekli alımlarda yaklaşık 60 ila 70 lira bandında fiyat aralığı var (2022). Bununla birlikte, çoğu eczane ve alışveriş sitesinde 3 al 2 öde kampanyasıyla karşılaşabilir ve daha uygun fiyata alabilirsiniz.

Okumaya devam et

Sağlık

Felden Jel Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Felden Jel Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Felden Jel, cilt üzerine topikal olarak uygulanan ağrı kesici bir ilaçtır. Steroid olmayan antienflamatuar ilaçlar (NSAID) grubunun bir üyesi olan bu jel, sürüldüğü bölgedeki eklem ve kasların ağrısını azaltmanın yanı sıra mevcut şişliğin giderilmesine yardımcı olur.

Makaleye Genel Bakış

  • Felden Jel Nedir, Ne İçin Kullanılır?
  • Felden Jelin Nasıl Çalıştığını Anlamak
  • Felden Jel Nasıl Kullanılır?
  • Felden Jel Yan Etkileri
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Felden Jel

Felden Jel Nedir, Ne İçin Kullanılır?

Felden Jel, steroid olmayan (kortizon içermeyen) antienflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) sınıfının bir üyesidir. Bu, etkilenen bölge üzerinde cilde sürüldüğünde lokal olarak ağrıyı hafifletmekle birlikte, eklemleri ve kasları etkileyen şişmenin azaltılmasına yardımcı olacağı anlamına gelir. En basit anlatımıyla, ağrı kesici bir krem olduğu söylenebilir.

Sarımsı bir rengi olan bu ağrı kesici jel, burkulma, gerilme, incinme, periartrit (donmuş omuz), epikondilit (tenisçi dirseği), tendinit (kasları kemiğe bağlayan tendonların zarar görmesi), tenosinovit (tendon kılıfının iltihaplanması) ve osteoartrit (eklem kireçlenmesi) gibi kas-iskelet sistemini ilgilendiren ağrıların giderilmesi için kullanılır. Bununla birlikte, ağrı ve iltihaplanma semptomlarını (yanma hissi, zonklama, şişme, kızarıklık) azaltabilse de alttaki doku hasarını iyileştirmediğini ve morlukları gidermediğini bilmek önemlidir.

Felden Jel etkin madde olarak Piroksikam (her gramında 5 mg/%0.5) içerir. Bunun dışında içeriğinde bulunan diğer yardımcı maddeler, diisopropanol amine, carbopol 940, propilen glikol, etil ve benzil alkol, hidroksietil selüloz ve saf sudur.

Felden Jelin Nasıl Çalıştığını Anlamak

Felden jel, ağrı kesici özelliğini içeriğinde bulunan etkin maddesi olan piroksikama borçludur. Steroid olmayan antienflamatuar ilaçlardan (NSAID) biri olan piroksikam ağrı ve iltihabı hafifletmekte etkilidir. Dünya çapında 80’den fazla ülkede artrit ve diğer inflamatuar hastalıkların tedavisi için kullanılabilen piroksikam, kimyasal olarak benzersiz, uzun etkili, güçlü bir antiinflamatuar/analjezik ajandır. (Kaynak)

Piroksikam, vücutta siklooksijenaz (COX) ismindeki maddenin etkisini bloke ederek çalışır. Siklooksijenaz, vücutta bazıları prostaglandinler olarak bilinen çeşitli kimyasalların üretiminde yer alan en temel enzimdir. Prostaglandinler, vücut tarafından yaralanmaya, belirli hastalıklara veya koşullara yanıt olarak üretilir. Piroksikam, ağrıya, şişmeye veya iltihaplanmaya neden olan prostaglandinlerin üretimini bloke ederek iltihabı azaltır ve ağrıyı giderir.

Felden Jel cilde sürüldüğünde piroksikam deri yoluyla alttaki dokulara emilir ve bölgedeki ağrı ve iltihabı azaltır.

Felden Jel Nasıl Kullanılır?

Diğer tüm ilaçlarda olduğu gibi Felden Jel kullanımında da doktorunuzun veya eczacınızın yönergelerini esas alın. Ancak, uzman biri kullanımına yönelik herhangi bir talimatta bulunmadıysa aşağıdaki adımları izleyin.

  • İlacınızı yeni satın aldıysanız kapağı ters çevirip tüpün ağız kısmını delin.
  • Sorunlu bölgedeki 3 cm genişliğindeki alana nazikçe ovalayarak sürün.
  • Jeli sürerken ciltte emilene kadar iyice ovalayın. Jel kalıntısı ciltte veya giysilerde hafif (ama geçici) lekelenmeye neden olabilir.
  • Günde 3 veya 4 kez kullanın.
  • Tedavi edilen bölge elleriniz değilse, her uygulama sonrası ellerinizi yıkayın.
  • Uzman biri önermedikçe kremin sürdükten sonra üzerini bandajla kapatmayın.
  • Açık yaralara, gözlere, gözlere çok yakın olan bölgelere, ağız içine, makata, cinsel bölgelere, ağız içine ve burun deliklerinin içine sürmeyin. Kazara bulaşırsa bol suyla yıkayın.
  • Uzman biri söylemedikçe 4 haftadan (1 ay) daha fazla kullanmayın.
  • 12 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmaz. Ergen gençler ve yaşlılar için ise özel bir dozaj programı yoktur. Günde 3 veya 4 kez kullanabilirler.

Felden Jel Yan Etkileri

Felden jelin olası yan etkileri uygulama bölgesinde kızarıklık, tahriş ve kaşıntıdır. Ayrıca güneşe karşı cildiniz hassaslaşabilir veya düşük bir ihtimalle temas alerjisi ortaya çıkabilir. Nadir görülen diğer yan etkileri ise solunum güçlüğü, bulantı, karın ağrısı ve hazımsızlıktır. Bu etkilerden herhangi birini gözlemlerseniz doktorunuzla konuşun.

Felden jelin önemli sağlık riski oluşturan ciddi bir yan etki göstermesi genellikle beklenmez. Ancak yine de solunumu etkileyecek şekilde ağız, dil ve boğazda şişmeyle karakterize bir reaksiyon meydana gelirse kullanımını durdurup acil servise başvurun.

Felden Jel kullanan çoğu kişi herhangi bir yan etkiyle karşılaşmaz. Bu ilacın faydalarının yan etki riskinden daha fazla olduğu için doktorunuzun reçetelendirdiğini unutmayın.

Sorumluluk reddi: Mortilki.com olarak amacımız işinize yarayacak en doğru bilgileri sunmaktır. Ancak, söz konusu tıbbi tedaviler olduğunda ilaçlar herkesi farklı etkileyebileceğinden, burada yazılanların eksiksiz (olası yan etkiler dahil) olduğunu garanti edemeyiz. Bu nedenle, herhangi bir ilacın kullanımında doktorunuzun veya eczacınızın talimatlarını esas alın. Beklenmedik bir etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza başvurun.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Felden Jel

Felden Jel gebelik kategorisi C’dir. Gebe kadınlarda topikal piroksikam (Felden Jel) kullanımına ilişkin herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Hayvan denekler üzerinde yapılan çalışmalar, sistemik formülasyonlarla üreme toksisitesi göstermiştir ancak bunların hamile kadınlarda topikal formülasyonların kullanımıyla ilgisi bilinmemektedir. Güvenli tarafta kalmak için hamile kadınların topikal piroksikam kullanmaması önerilir.

Bu ilacın anne sütüne geçip geçmediğini gösteren klinik kanıtlar yoktur. Bu nedenle, emziren annelerin Felden Jel kullanımından kaçınması gerekir.

Felden 50 gr jel 28.15 liradır (2022), eczanelerde satılır. Direkt güneş görmeyen 30 derecenin altındaki bir yerde saklayın, dondurmayın. Her kullanım sonrasında kreminizin kapağını kapatın ve çocukların erişemeyeceği bir noktada muhafaza edin. İlacınızın çok güçlü olduğunu, işe yaramadığını veya beklenmedik bir etkiye neden olduğunu düşünüyorsanız doktorunuzla ya da eczacınızla görüşün.

Okumaya devam et

Sağlık

Mikostatin Oral Süspansiyon (Damla – Gargara) Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Mikostatin Oral Süspansiyon (Damla – Gargara) Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır?

Mikostatin oral süspansiyon, ağızdaki mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan antifungal bir ilaçtır. Genellikle, candida mantarının yol açtığı oral pamukçuk için reçetelenir. Yenidoğanlar dahil olmak üzere, bebeklerde, çocuklarda ve yetişkinlerde kullanılabilir.

Makaleye Genel Bakış

  • Mikostatin Nedir, Ne İçin Kullanılır?
  • Mikostatin Nasıl Kullanılır?
  • Mikostatin Oral Süspansiyon Yan Etkileri
  • Hamilelik ve Emzirme Döneminde Mikostatin Oral Süspansiyon

Mikostatin Nedir, Ne İçin Kullanılır?

Mikostatin, ağızdaki mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanan bir antifungal ilaçtır. Kremin içeriğinde bulunan etkin maddesi nistatin, mantar veya mayaların büyümesini durdurarak çalışan etkili bir ajandır.

48 dozluk cam şişelerde, damlalıklı kapakla birlikte kullanıma sunulan bu ilaç, kiraz-nane karışımı bir tadı olan krem sarısı renginde bir süspansiyondur. İçeriğinde bulunan yardımcı maddeler, sinnamaldehit, kiraz esansı, gliserin, metilparaben, nane yağı, propilparaben, sukroz, karboksimetil selüloz sodyum, purified su, etanol %96, susuz sodyum fosfat dibazikdir.

Doktorunuz yakın zaman önce Mikostatin Oral Süspansiyon reçetelediyse, siz veya çocuğunuz muhtemelen candida mantarın neden olduğu oral pamukçuk ismindeki ağız içi enfeksiyonundan muzdaripsiniz demektir. Oral kandidiyazis veya pamukçuk, Candida albicans mantarının neden olduğu ağız boşluğunun enfeksiyonudur ve genellikle dil ve/veya yanak mukozasında beyaz lezyonlarla karakterizedir.

Tarihte ilk kez 1838’de çocuk doktoru Francois Veilleux tarafından tanımlanan bu hastalık, bağışıklığı yeterli veya bağışıklığı baskılanmış hastalarda ortaya çıkabilse de bağışıklığı baskılanmış konakçılarda daha yaygındır. Erkekleri ve kadınları eşit oranda etkilemekle birlikte genellikle yenidoğanlarda ve bebeklerde görülür. Bebeklerin yaşamının ilk haftasında olması nadirdir. En sık yaşamın dördüncü haftasında ortaya çıkar ve 6 aydan büyük bebeklerde daha az yaygındır.

Mikostatin Oral Süspansiyon pamukçuk tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir ilaçtır. Zira, bu ilacın etkin maddesi olan nistatin, birçok maya ve candida albicans türüne karşı aktiviteye sahip, pamukçuk (oral kandidiyazis) tedavisinde etkili antifungal bir ajandır. (Kaynak) Prematüre yenidoğanlarda, bebeklerde ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda (örneğin AIDS hastaları, kanser hastaları ve organ nakli alıcıları) ve yetişkinlilerde oral kandidiyazisin tedavisinde veya önlenmesi için kullanılabilir. Bununla birlikte, kandaki mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılamayacağını bilmek önemlidir.

Mikostatin Nasıl Kullanılır?

Mikostatin oral süspansiyon, damlalıklı plastik kapağa sahiptir ve bu ekipman sayesinde ağız içine damlatılarak kullanılır. Bu nedenle, halk arasında Mikostatin damla veya gargara ismiyle de bilinir. Ancak, tipik gargaraların kullanımında olduğu gibi ağız içi çalkalandıktan sonra tükürülmesine gerek yoktur. Mikostatin oral süspansiyon ağıza damlatıldıktan sonra birkaç dakika bekletilip yutulabilir.

Bununla birlikte, çocukların damlayı ağızlarında tutması zor olabilir fakat eğer mümkünse çocuğunuzun bunu yapmasını teşvik edin. Yapamayacak kadar küçükse (örneğin bebekler) endişelenmeyin. Hızlı bir şekilde yutsa bile ilaç yine de yardımcı olacaktır.

  • Kullanmadan önce şişeyi çalkalayın.
  • Dozu ölçmek ve damlatmak için kapakla birlikte gelen damlalığı kullanın. Çay kaşığı kullanmayın.
  • Yenidoğanlar dahil bebekler için tavsiye edilen doz, günde 4 kez 1 ya da 2 ml’dir.
  • Yenidoğanlara ve küçük bebeklere, önerilen doz yarı yarıya olacak şekilde ağzın her iki yanına damlatılarak verilir.
  • Çocuklarda ve yetişkinlerde tavsiye edilen doz, günde 4 kez 2 ila 6 ml’dir.
  • Yetişkin ve çocuklarda en az 30 saniye (mümkünse birkaç dakika) damla ağızda tutulup yutmadan önce gargara gibi kullanılır.
  • Bebekler doğal olarak damlayı ağızlarında bekletemezler ancak bunun için endişelenmenize gerek yoktur. Hemen yutsalar bile ilaç etki edecektir.
  • İlacın ağızdan erken ayrılmasına neden olabileceğinden uygulama sonrası 30 dakika bir şey yenilip içilmemesi tavsiye edilir.
  • Bu ilacın kullanımını şikayetleriniz kaybolduktan 48 saat sonrasına kadar devam ettirin. İlacın erken kesilmesi enfeksiyonun geri dönmesine neden olabilir.

Mikostatin Oral Süspansiyon Yan Etkileri

Diğer tüm ilaçlar gibi, mikostatin de yan etkilere neden olabilir ancak kullanan çoğu insanın ya hiç yan etkisi yoktur ya da sadece hafif yan etkileri vardır. Aslında, zayıf doğmuş premature bebeklerde bile iyi tolere edilebilir güvenli bir tedavidir. Kullanım sonrası oluşabilecek olası yan etkiler, ishal, bulantı ve kusmadır. Ancak yine de mikostatin oral süspansiyon kullanan çoğu kişi muhtemelen bu etkilerin hiçbirini yaşamayacaktır.

Sorumluluk reddi: Mortilki.com olarak amacımız işinize yarayacak en doğru bilgileri sunmaktır. Ancak, söz konusu tıbbi tedaviler olduğunda ilaçlar herkesi farklı etkileyebileceğinden, burada yazılanların eksiksiz (olası yan etkiler dahil) olduğunu garanti edemeyiz. Bu nedenle, herhangi bir ilacın kullanımında doktorunuzun veya eczacınızın talimatlarını esas alın. Beklenmedik bir etkiyle karşılaşırsanız doktorunuza başvurun.

Hamilelik ve Emzirme Döneminde Mikostatin Oral Süspansiyon

Mikostatin oral süspansiyonun gebelerdeki olası etkilerini ve anne sütüne geçip geçmediğini gösteren yeterli klinik veriler yoktur. Hamilelikte C kategorisindedir. Doktorunuz ilacın faydasının, doğmamış bebeğe yönelik olası riskten daha ağır bastığına kanaat getirirse bu ilacı kullanmanızı söyleyebilir. Hamilelerin ve emziren annelerin doktor onayı olmadan kullanmaları önerilmez.

Mikostatin Oral Süspansiyon 48 ml fiyatı 31.78 liradır (2022), eczanelerde satılır. 15 ila 30 derece arasındaki oda sıcaklığında, çocukların erişemeyeceği bir yerde saklanmalıdır.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com