Bizimle iletişime geçin

İş Dünyası

Ünlü patronların estetik merakı! Botoks, yüz gerdirme, yanak dolgu

Genelde, saç ektiren erkekleri biliriz ya da diş protezleri, lakin iş öyle değil…

Ünlü patronların estetik merakı! Botoks, yüz gerdirme, yanak dolgu

Hürrem Elmasçı yazdı

Ay çocuklar bu estetik merakı aldı başını gidiyor.

Artık gizlisi saklısı da kalmadı, yok “Fransız askısı”ydı, yok “örümcek tekniği”ydi filan…

Artık operasyonlar “Instagram” hesaplarında canlı paylaşılıyor ayol.

Eskidendi o, “aman kimse duymasın”lar filan.

Helal olsun derim, e zaten belli olacak ya kuzum, göz var nizam var değil mi, niye gizlenir ki?

Vallahi şahsen ben hiç karşı değilim, hafif dokunuşları severim. 

Abartılmadığı sürece elbet…

Velâkin anlatacağım bu estetik yaptıran kişiler kadın değil; erkek!

Bunlar artist ya da şarkıcı filan da değil çocuklar…

Müteahhitler…

Şaşırdınız zaar… 

Hiç şaşırmayın canım, e onlar da yıllara meydan okumak, şöyle aynanın karşısına geçtiğinde bir gülümsemek istemez mi?

YÜZ GERMELER, YANAK DOLGULAR

Genelde, saç ektiren erkekleri biliriz ya da diş protezleri, lakin iş öyle değil…

Mesela, Mehmet Nazif…  MNG Holding’in sahibi. Serveti 1.60 milyar dolar civarı. 

Ayol, bizim gelinden bilirim, estetik merkezine gittin mi öyle bir ufak dokunuşla çıkmak pek mümkün olmuyor.

“Aman şurayı da biraz gerelim”, “yanaklara az dolgu enjekte edelim”, “kaşı hafif kaldıralım” derken bir bakmışsınız bambaşka biri oluvermişsiniz…

Mehmet Bey’e de öyle oldu zannımca. İlk gidişi miydi neydi; geçen yıl filandı: Adam, yüzünü gerdirdi; burun estetiği oldu, gözaltı torbalarını aldırdı, elmacık kemiklerine yağ enjekte ettirdi, bıyıkları kesti, üstüne bir de saç ektirdi.

Yirmi yaş gençleşti vallahi!

Mesela, Mehmet Cengiz… Cengiz Holding’in kurucusu; Rizeli hani! Çaykur’un eski ve onursal başkanı…

Burun ameliyatı olmuş… Törpületmiş biraz anlayacağınız!

Mesela, Cemal Kalyoncu… Kendisi Kalyon Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Pek sosyaldir; o da göz kapaklarını aldırmış, bir de yüzünü gerdirmiş. 

Adam kendine bakıyor ayol…

Bodrum Mandarin’deki evine kadın “pilates” eğitmeni getirtip pilates yapıyor o derece.  

E, sağlam kafa sağlam vücutta bulunur tabi.

Mesela… Nihat Özdemir… TFF Başkanı hani; serveti: 2,3 milyar dolar civarı.

Vallahi “botox merkezlerinden çıkmıyor” diyorlar, ben bilmem.

Güzel, güzel ama…

Kadını erkeği yok artık çocuklar… 

Fakat çok dikkat etmeliler ve bilmeliler ki hakikaten alışkanlık yapıyor!

Başı var sonu yok yani!

Bir vakit sonra birbirine tıpa tıp benzeyen adamlar görmeyiz inşallah ne diyeyim…

Hürrem Elmasçı/OdaTV

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İş Dünyası

Bülent Eczacıbaşı’ndan seçime ‘Dikkat’ mesajı

Ekonomik konjonktürde yatırım maliyetlerinin yüksek olduğunu söyleyen Bülent Eczacıbaşı enflasyon ve lojistiğin de ana sorunlar olduğunu belirtti.

Bülent Eczacıbaşı ndan seçime  Dikkat  mesajı

Yüksek enflasyonun getirdiği fiyat dalgalanmaları ve ekonomide yaşanan gelişmeler yatırım maliyetlerini katlarken, iş dünyasının ana gündemi ise enflasyon, Rusya-Ukrayna savaşı ile lojistik maliyetleri etrafında şekilleniyor.

Sözcü’den Sayime Başçı’nın haberine göre iş dünyasının tüm bu zorlu ekonomik koşullar ve yüksek maliyetler altında bile altında yatırıma devam ettiğine dikkat çeken Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, yaşanan süreci, “Şu anda devam ekonomik konjonktürde yatırım maliyeleri yüksek olabilir ancak yatırımı erteleme konusu alternatifiyle hesapladığında uzun vadede zararı çok daha büyük olabiliyor. O nedenle en zor dönemlerde bile yatırımların devam ettiğini görüyoruz. Evet, kur artışı vs. oluyor ama fiyatlar da bir şekilde kendini ayarlıyor. Talep artışı nedeniyle yeni üretim kapasitesine ihtiyaç duyan işlerde yatırımı erteleyemiyorsunuz. Yatırımlar durdurulmaz. Çünkü yatırımları durdurmanın maliyeti her zaman fazladır” ifadeleri ile değerlendirdi.

SEÇİME “DİKKAT” MESAJI

Bozüyük’te yeni üretim tesisi açılışında gündeme dair sorularımızı yanıtlayan Bülent Eczacıbaşı, yaklaşan seçim sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalara ilişkin ise “Her zamanki gibi dikkatli olup işleri iyi yönetmek lazım. Müdebbir (işin arkasını ve sonunu düşünerek hareket eden) bir tüccar gibi davranmak lazım” açıklamasını yaptı.

Maliyetler kuruluşların sürekli gündeminde

Bu dönemde tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de enflasyonun öne çıktığına dikkat çeken Eczacıbaşı en çok zorlandıkları konular ile ilgili ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünyada enflasyonun yükselmesi, tabi ki savaşı da unutmayalım onun da yarattığı kopukluklar, lojistik zorluklar. Bütün bunlarla şirketler karşı karşıya. Enerji konusu her zaman gündemde her zaman önemli. Bunlar kuruluşların sürekli gündemlerinde olan ve çözmeye uğraştıkları sorunlar. Bizim için de öyle. Tabi ki sorunlar var ekonomide ama biz yatırımlarımıza devam ediyoruz.”

Okumaya devam et

İş Dünyası

Katar Emiri’nin hedefinde Galataport mu var! Ferit Şahenk gezdirdi

Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile dün yaptığı görüşmenin ardından bugün ise Galataport’u gezdi. Katar Emiri’nin yanında iş adamı Ferit Şahenk de yer aldı.

Katar Emiri nin hedefinde Galataport mu var! Ferit Şahenk gezdirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Vahdettin Köşkü’nde Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani ile bir araya geldi. Bir süre köşk içinde muhabbet eden liderler daha sonra görüşmeye geçtiler.

Görüşme basına kapalı olarak gerçekleşti.

Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani bugün ise İstanbul’da Galataport’u gezdi.

Katar Emiri’nin yanında Doğuş Holding’in başkanı ve CEO’su Ferit Şahenk’in de yer aldığı görüldü.

Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani’nin aklında Galataport’u satın almak var.

KATAR EMİRİ AL SANİ KİMDİR  

Arap dünyasının en genç lideri olan ve aynı zamanda Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong-il’den sonra dünyanın da en genç liderlerin biri olan Tamim Bin Hamed Al Sani, 3 Haziran 1980 yılında Basra Körfezi kıyısındaki Katar’ın başkenti Doha’da doğdu.

Babası Katar Emiri Arap dünyasında bir ilke imza attı ve tahtı kendi isteğiyle oğluna bıraktı.

Tamim, Katar Emiri’nin ikinci eşi Şeyha Moza’dan olan 2. oğlu. Tamim ağabeyi yerine Katar Emiri olarak bir geleneği de değiştirdi.

İNGİLTERE’DE OKUDU

Katar Emiri Şeyh Tamim, İngiltere’de eğitim gördü. Sherborne, Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi ve Middlesex Harrow School’dan mezun olan Şeyh Tamim Bin Hamad Al Tani, 1998 yılında Katar Silahlı Kuvvetleri’nde teğmen olarak görev yaptı.

AĞABEYİ YERİNE VELİAHT OLDU

Katar’ın yönetimini 1995’te kansız bir darbeyle dedesinden ele geçiren babası Şeyh Hamad Bin Halife Al Sani’nin tahta geçmesinden itibaren devlet yönetimi konusunda deneyim edinen ve göreve hazırlanan Şeyh Tamim Bin Hamad Al Sani, 2003’te ağabeyinin yerine veliaht oldu. Emirin ailesi Katar’ı 130 yıldır yönetiyor.

KUZENİYLE EVLENDİ

Katar Emiri Tamim Bin Hamad Al Sani eşini medyadan uzak tutuyor. 2005 yılında ikinci kuşaktan kuzeni ile evlenen Tamim Bin Hamad Al Sani, 2009’da ikinci kez evlendi ve 3 erkek, 3 kız çocuk babasıdır.

Okumaya devam et

İş Dünyası

Erol Simavi’nin eşi Belma Simavi hayatını kaybetti

Hürriyet gazetesinin eski sahiplerinden Erol Simavi’nin eşi Belma Simavi hayatını kaybetti. 89 yaşındaki Simavi bir süredir KOAH tedavisi görüyordu.

Erol Simavi nin eşi Belma Simavi hayatını kaybetti

Hürriyet Gazetesi’nin kurucusu Sedat Simavi’nin gelini, gazeteci Erol Simavi’nin eşi Belma Simavi 89 yaşında hayatını kaybetti. Simavi’nin bir süredir KOAH hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü öğrenildi.

Erol Simavi ve Belma Simavi 1953 yılında hayatlarını birleştirdi. Evlilikleri o dönem basında “Erol Simavi, iş insanı Kadir Has’ın eşi Rezzan Germirli’nin teyzesinin kızı, yalı komşuları Yağcıgiller’in torunu Emine Belma Başar evlendi” ifadeleriyle yer aldı.

Belma Simavi’nin 62 yıl evli kaldığı Erol Simavi 2015 yılında vefat etmişti.

Belma Simavi’nin iki oğlundan biri olan Saffet Simavi, 1980 yılında 23 yaşındayken hayatını kaybetmişti.

Belma Simavi’nin hayatını kaybettiğini, Türk Sanat Müziği sanatçısı Gönül Yazar duyurdu:

HÜRRİYET KAHRAMANI

Hürriyet Gazetesi’nin eski Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Ertuğrul Özkök, “Bir Hürriyet kahramanını kaybettik” notuyla şu gönderiyi paylaştı:

EROL SİMAVİ

Erol Simavi, 5 Haziran 1930’da, Sedat Simavi ve Melek Simavi’nin oğulları olarak dünyaya geldi.

Babası Sedat Simavi, Hürriyet Gazetesi’nin kurucusuydu.

Erol Simavi, gazetecilik hayatına 12 yaşında başladı. 1993 ve 1994 yıllarında, Hürriyet Gazetesi hisselerini satarak medya sektöründen ayrıldı.

2015’te vefat etti. Naaşı, İstanbul’daki Kanlıca Mezarlığı’na defnedildi.

BELMA SİMAVİ NASIL BİRİYDİ 

Simavi ailesini inceleyen “Babıali Tanrıları Simavi Ailesi” kitabının yazarı İrem Barutçu Odatv’nin sorularını yanıtladı.

-Belma Simavi’nin Hürriyet gazetesi ve Erol Simavi’nin yaşamındaki rolünü nasıl anlatırsınız?

Belma Simavi, Hürriyet gazetesi çalışanlarının hitap şekliyle ‘Patroniçe’, Hürriyet gazetesi ve Erol Simavi denildiğinde, asli bir karakter olarak karşımıza çıkar. Hürriyet gazetesini ve Simavi ailesinin üç kuşak öyküsünü irdelediğim, ‘Babıali Tanrıları Simavi Ailesi’ adlı kitabımın röportajları sırasında aldığım izlenimim şudur: Hürriyet çalışanları, Belma Simavi’yi, zor günlerde Hürriyet’in arkasında duran kişi olarak değerlendirir, bu açıdan takdir ve sevgiyle anar. Belma Simavi, Erol Bey’in ‘vazgeçip’ basından çıkmaya hazırlandığı dönemde dahi Hürriyet’i sahiplenen kişi olmaya devam eder. Gazetesinin satılmasına gönlü razı değildir. Hürriyet’i, kayınpederi Sedat Simavi’nin mirası olarak görmüş ve yaşatmak adına fedakarlıktan kaçınmamıştır. 60’ların sonunda, Hürriyet’in mali bir sıkıntısında, Erol Simavi’nin haberi olmaksızın tüm mücevherlerini getirip, “Alın bunları kullanın ve bu sıkıntıyı bunlarla aşın!” dediği bilinir. Gazetenin yöneticileri ve yazı işleriyle daima yakın temas halindedir. Müessesede olup bitenler hakkında bilgi sahibidir. Gerektiği zaman kendine has yöntemleriyle devreye girer ve olaylara müdahale eder. Unutmamalı ki Belma Hanım, gazetenin iki veliahdının da annesidir. Erol Simavi’ye iki erkek çocuk vermiştir. Ne var ki Erol Simavi’nin gerek özel hayatında gerekse iş ilişkilerinde kurmuş olduğu ‘karmaşık’ yapı, onu Erol Bey’in hayatını ve çevresinde dönen olayları dikkatle izlemeye sevk etmiştir.

Erol Simavi, Rahmi Koç, Belma Simavi, Nusret Arsel

-Kitabınızda Gönül Yazar ve Erol Simavi ilişkisine değiniyor ve Belma Simavi’nin başlangıçta bu ilişkiye çok sert tepki verdiğini tanıkların anlatımıyla aktarıyorsunuz. Ancak Belma Hanım’ın vefat haberini Gönül Yazar paylaştı…

Evet… Aldığım izlenim o ki Gönül Yazar, Belma Hanım’a medyunu şükrandır. Belma Hanım’dan “Büyük bir kadın” şeklinde bahseder. Zira kızı Yasemin’i bir anne şefkatiyle sahiplenmiştir. Belma ve Erol Simavi’nin yıllar içerisinde tesis ettikleri ilişkiyi anlayabilmek için kalıplar dışına çıkmak gerekir. Çok katmalı bir ilişkidir bu… Aşkla başlamıştır. Belma Simavi, Kanlıca’dan Erol Simavi’nin komşusudur. Kanlıca vapur iskelesinin bir yanında Simavi ailesinin mütevazı, diğer yanında Yağcıgiller’in görkemli yalısı bulunur. Erol Bey’in askerliğini yaptığı sırada Ankara’dan bu komşu kızına yazdığı mektuplar aralarında ilk kıvılcımı doğurur; bir süre sonra evlenirler. Gelgelelim büyük sınavlardan geçecek bir ilişkidir bu. Gönül Yazar’ın Erol Simavi’ye bir kız evlat vermesi, ilişkilerinin önemli kırılma noktalarından biridir. Erol Simavi-Gönül Yazar ilişkisini öğrendiğinde infial ile karşılamıştır, Belma Simavi. Zira Gönül Yazar’ı önce o tanımış ve sevmiştir. Gönül Yazar, ilk tanıştıkları yıllarda, Belma Hanım’a ‘Anne’, Erol Bey’e ‘Baba’ şeklinde hitap ettiğini anlatır. Belma Simavi, aldığı bu büyük darbeye rağmen, bir süre sonra, Yasemin Simavi’yi bir anne şefkati ile kucaklamayı başarmıştır. Gönül Yazar’ı bir gece dinlemeye gider, kurmayları aracılığıyla yanına çağırır ve “Yasemin nasıl?” diye sorar. Çocuğu tanımak ister. Eşinin bir başka kadından doğan kızını o günden sonra kucaklar. Tüm bu karmaşık yapı içinde Belma- Erol Simavi evliliğinde bir ‘armoni’ olduğunu vurgulamam lazım. Her koşulda, her sabah telefonda konuştukları anlatılır. Erol Bey, yaşadığı pek çok detayı eşine rapor eder, paylaşır. Anlaşılan o ki, aşk zamanla dostluğa dönüşmüştür. Ayrıca Erol Bey, Belma Hanım’a yönelik en ufak saldırıyı bir Osmanlı erkeği hassasiyeti ile karşılar. Uzan ailesine ait Star grubu ile Hürriyet-Show TV koalisyonu arasında 1994 yazında patlayan medya savaşına eşinin adı mesnetsiz bir şekilde karıştırıldığında, hop oturur hop kalkar. Büyük öfkeye kapılır. Vurmaktan, kırmaktan bahseder… Bu da o çok katmanlı ilişkinin bir başka boyutudur, kuşkusuz.

-Bunları Belma Hanım size nasıl anlattı? Kitabınıza o nasıl katkı verdi?

Erol Simavi, Belma Simavi gibi karakterleri anlayabilmek için farklı bir bakış açısı tesis etmeniz gerekir. Zira medya patronunun tek yüzü yoktur. Nasıl bir imparatorun birden fazla yüzü var ise, Erol Simavi’yi ve hatta Belma Simavi’yi anlamak için böyle bir açıdan bakmak şarttır. ‘Babıali Tanrıları Simavi Ailesi’ adı çalışmama, ‘unauthorized’, hikayesi yazılan aileden izin almaksızın başladım. Özgürce, gazetecilik saiki ile yapılan bir çalışmaydı. Tabii belli bir aşamada Belma Simavi ile de görüşme ihtiyacı duydum. Kendisini aradım. lginçtir; Belma Hanım adına konuştuğunu ve onun mesajını ilettiğini söyleyen kişi, “Bizden izin almadan ne cüretle bu kitabı yazarsınız!” diyordu bana. Bu tepki karşısında ilk anda şaşırdım elbette. Çünkü karşımdaki gazeteci bir aile idi!  Ancak yayımlanmasının ardından kitabımı ilgiyle okuduğu, ortak tanıdıklarımız tarafından bana aktarıldı.

-Bugünkü medya ile Simavi ailesinin gazeteciliğini nasıl kıyaslarsınız?

Bugünkü gazetecilik anlayışı ile geçmişi kıyaslamak doğru olmaz. Zira son yıllarda gazetecilik mesleği büyük saldırı altında. Gazetecilik ağır yaralı. Simavi ailesinin çekilmesi de, siyasi iktidarın desteği ile büyük sermayenin basına girmesiyle başlar. Haldun Simavi gazetesi Günaydın’ı Asil Nadir’e satar. Erol Simavi de, bu yeni duruma ve değişen koşullara ayak uyduramayacağını hisseder ve bir süre sonra, kendi deyişiyle, çekip gider. Büyük resim budur, ancak onu satışa ikna eden gelişmelere de bakmak gerekir: Çetin Emeç suikastı, Emeç’in ölümünün Simavi bünyesinde büyük korku yaratması, oğlunun o koşullar altında yönetimi devralmak istememesi, siyasi güç odaklarının sıkıştırmaları ve ‘sat’ baskısı, kötü yönetimin doğurduğu borçlar… Hürriyet’in satışının açıklanmaya muhtaç yönleri halen mevcuttur. Ancak eğer bugünkü medya patronları ile Erol Simavi’yi kıyaslamamı isterseniz, Erol Bey’in her ne kadar gazetecilik dışı bir takım iştirakleri olmuşsa da, hamurunda önce gazetecilik vardır.

-Kitabı yazarken sizi en çok etkileyen anekdot ne oldu?

Erol Simavi ile Başbakan Özal arasında geçen bir konuşma, dönemin basın-iktidar ilişkisini anlamak açısından çok etkileyicidir. O gece gazete patronları, başbakan sofrasında konukturlar. Toplantının belli bir aşamasında Asil Nadir kan ter içinde salona girer. Erol Simavi’nin buna canı sıkılır. Zira Asil Nadir bir süredir Türk basınını adam etmekten dem vurmaktadır. Simavi, “Sayın Başbakan! Senin evinde bir papatya var… Benim de bir kasımpatım var, epeydir görmüyorum. Canım kasımpatı koklamak istiyor! Ben gidiyorum.” der. Asil Nadir, “Erol Bey, nereye gidiyorsun!” diye itiraz eder, “Hayatım boyunca bu anı bekledim. Otur da biraz konuşalım.” Erol Simavi ısrara dayanamaz, oturur. Ancak kalması için ısrar edenleri pişman edecektir. “Sayın Asil Nadir burada olduğuna göre, her halde Babıali’yi nasıl düzelteceğini bize anlatır!” diyerek saldırıya başlar. “Hesap ettirdim, elli milyardan fazla zarar edeceksin. Ne hakkın var! Kimin parasını harcıyorsun?” der, Nadir’e. Asil Nadir, “Benim için bu para peanut(fındık fıstık) parasıdır!” diye cevap verir. Bu cevap Simavi’yi kızdırır. “Diyorlar ki, sen diyormuşsun ki, ‘Ben Günaydın gazetesini Erol Simavi’nin ağzına yapmak için aldım. Ağız burada ulan! O trilyonları bana ver, gel buraya yap!” diye başladığı konuşmanın sonunda şaşırtıcı bir öneride bulunur ve “Gel benim gazetemi de al” der. Nadir, “Alırım!” deyince, Simavi Başbakan Özal’a döner ve bir başbakanın bir gazete patronundan duyabileceği en ağır sözü söyler: “Yalnız ben on iki sıfırlı isterim. Turgut Bey, sen de aracılık yap. Sana da yüzde on verelim. Seçim geliyor, paraya ihtiyacın vardır.”  

BELMA SİMAVİ KİMDİR

Erol Simavi ve Belma Simavi (Başar) 1953 yılında hayatlarını birleştirdi. Evlilikleri o dönem basında “Erol Simavi, iş insanı Kadir Has’ın eşi Rezzan Germirli’nin teyzesinin kızı, yalı komşuları Yağcıgiller’in torunu Emine Belma Başar evlendi” ifadeleriyle yer aldı.

Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden Belma Simavi’nin, son 3 yıldır KOAH hastalığının ileri safhada olduğu biliniyordu.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com