Bizimle iletişime geçin

Kadın

Yağ Emici Mendil Nedir, Ne İşe Yarar? Cilt Yağı Emici Kağıt Kullanımı

Yağlı cilde sahip bir kadınsanız, yağsız fondötenleri, yağla savaşan astarları ve diğer sabitleyici tozları denemiş olmalısınız. Bu makyaj ürünlerini kullanmak her ne kadar akıllıca bir seçim olsa da gün içinde alnınızın, burnunuzun ve genel olarak tüm yüzünüzün parlamasını engellemezler. Güzel haber, yağ emici mendilleri uygulayarak, cildinizi fazla yağdan arındırabilir ve yalnızca birkaç saniye içinde mat bir görünüm oluşturabilirsiniz. Üstelik, kullanımı kolaydır ve cüzdan dostudur.

Yağ Emici Mendil Nedir, Ne İşe Yarar? Cilt Yağı Emici Kağıt Kullanımı

Yağlı cilde sahip bir kadınsanız, yağsız fondötenleri, yağla savaşan astarları ve diğer sabitleyici tozları denemiş olmalısınız. Bu makyaj ürünlerini kullanmak her ne kadar akıllıca bir seçim olsa da gün içinde alnınızın, burnunuzun ve genel olarak tüm yüzünüzün parlamasını engellemezler. Güzel haber, yağ emici mendilleri uygulayarak, cildinizi fazla yağdan arındırabilir ve yalnızca birkaç saniye içinde mat bir görünüm oluşturabilirsiniz. Üstelik, kullanımı kolaydır ve cüzdan dostudur.

Vücudunuzun üst kısmındaki cildin, alt kısmına kıyasla daha yağlı olduğu dikkatinizi çekti mi? Bunun nedeni, üst vücut bölgesinde daha fazla yağ bezi olmasıdır. Bu bezlerin ürettiği doğal vücut yağına sebum denir. Cildi nemlendirmek ve korumak için sebum gerekli olsa da bazı kişilerde gereğinden daha fazla üretilir. Bu olduğunda, yağ nedeniyle ışıldayan, istenmeyen parlak bir yüze sahip olursunuz. Dahası, sivilce ve akne gibi cilt sorunlarının en yakın arkadaşı yağlı ciltlerdir.

Neyse ki, güzellik endüstrisinde her sorunun çözümü için piyasaya sürülen ayrı bir ticari ürün var. Yağlı ciltler için kozmetik çözüm ise kullanımı pratik ve görece fiyatı ucuz olan yağ emici mendiller! Peki ama yağ emici mendil tam olarak nedir? İşte, yağ emici mendillerin kullanımı ve olası zararlarını içeren aydınlatıcı bir rehber…

Yağ Emici Mendil Nedir?

Yağ emici mendiller, tuvalet kağıdı, peçete, kağıt havlu ve diğer kağıt mendillerden farklı olarak, genellikle pirinç, pamuk ve hatta keten tohumu gibi bileşenler içeren ekstra emici malzemelerden yapılmış ürünlerdir. ”Yağ emici mendil” ismiyle bilinmesine rağmen aslında bir mendil değil, ince kağıt formundadır. Pudra veya diğer herhangi bir yağ emen ürüne benzer şekilde, fazla sebumu çeker ve yağ nedeniyle parlayan cildin daha mat görünmesini sağlar. Hem makyajsız hem de makyajlı yüz üzerinde kullanılabilir.

Yağ emici mendiller konusunda bilinmesi gereken önemli detay, bu kağıt levhaların yağlı cildi tedavi etmediğidir. Bir başka ifadeyle, yağ emici mendiller yağlı ciltten sonsuza kadar kurtulmanızı sağlamaz, yalnızca gün içinde geçici bir çözüm sunar.

Yağ Emici Mendil Nasıl Kullanılır?

Bu ürünün isminin mendil olması sizi yanıltmasın! Daha önce de belirttiğimiz gibi aslında mendil değil, ince kağıt levhalardır. Yani, bunun bir mendil olduğunu düşünerek sert hareketlerle yüzünüzü silmeye kalkışmayın. Aksi halde, cildiniz tahriş olabilir veya yağı emmek yerine etrafa yayabilir. Yapmanız gereken tek şey paket içerisinden bir yaprak çıkarmak ve fazla yağ nedeniyle parlayan bölgenize birkaç saniye boyunca hafifçe bastırmak.

Yağ emici kağıt kullanmanın en güzel yanlarından biri hem makyajlı hem de makyajsız cilde uygulanabiliyor olmasıdır. Sıradan kağıt peçetelerin aksine, yağ emici mendiller makyajınızı bozmaz. Hem erkek hem de kadınların kullanımı için uygundur. Yalnızca birkaç saniye içinde sonuç verir. Ayrıca, matlaştırmak istediğiniz alanlarda bölgesel olarak kullanmanız için uygundur. Örneğin, elmacık kemiği bölgenizin biraz daha nemli ve parlak kalmasını istiyorsanız, yalnızca alnınıza veya T bölgenize uygulayabilirsiniz.

Yağ emici mendiller, kozmetik ürün mağazalarında ve online alışveriş sitelerinde, içinde 50 veya 100 adet yağ emici kağıt bulunan paketlerde satılıyor. Markasına göre 10 ila 40 lira arasında değişen bir fiyat aralığı var. Paket içindeki mendil sayısını düşündüğümüzde, fiyatının makul seviyelerde olduğunu söyleyebiliriz. Son olarak, çantanızda taşıyabileceğiniz ve gün içinde istediğiniz an kullanabileceğiniz pratik bir çözüm olduğunu da hatırlatalım.

Yağ Emici Mendillerin Zararı Var mı?

Yüzünüzün fazla yağlı olmasından ve bu nedenle parlamasından şikayetçiyseniz yağ emici kağıtlar etkili, pratik ve zahmetsiz bir çözümdür. Ancak, bu ürünleri fazla sebum üretiminin tedavisi olarak düşünmeyin. Yağ emici mendiller, yağlı cildin tedavisi değil, yalnızca günlük bir çözümdür. Bununla birlikte, bilmek isteyebileceğiniz bir dezavantajı olabilir.

Yağ emici mendillerin sık kullanılması, cildin ürettiği yağın sürekli sıyrılacağı anlamına gelir. İlk bakışta bu size cazip görünebilir ancak cildinizdeki yağı ne kadar çok sökerseniz, vücudunuz eksikliği gidermek adına daha fazla yağ üretimi yapacaktır. Reaktif sebore adı verilen bu durum, paradoksal olarak yağ bezlerinizin daha fazla sebum üretmesine yol açabilir. Bir başka ifadeyle, siz cildinizi yağdan arındırdıkça, yağ bezleriniz daha fazlasını üretecek ve kısır bir döngü oluşacaktır. Bu nedenle, yağ emici mendilleri sık kullanmayı alışkanlık haline getirmek yerine, bir dermatologa görünerek yağlı cilt konusunda neler yapabileceğinizi konuşmak isteyebilirsiniz. Doktorunuz, retinol kremleri kullanmanızı önerebilir veya beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz konusunda tavsiyelerde bulunabilir.

Sonuç:

Yağ emici mendiller, cildin ürettiği fazla yağı emen kağıtlardır. Kullanım amacı, ciltteki fazla yağı gidermek ve bu yağ nedeniyle oluşan istenmeyen parlaklılığı ortadan kaldırarak mat bir görünüm oluşturmaktır. Yağlı cilt tipine sahip olanlar ve özellikle yaz aylarında veya yüze çok fazla ürün sürdüğünde, cildini yağlı hisseden herkes tarafından kullanılabilir. Uygulama esnasında, yağlı cilt üzerine hafifçe bastırarak birkaç saniye beklemek yeterlidir.

Cilt yağını emen kağıtların tedavi edici bir özelliği bulunmasa da yüzünüzün parlamasını istemediğiniz özel günlerde pratik bir çözüm olarak kullanmak isteyebilirsiniz. Aşırı yağlı bir cilde sahipseniz, köklü çözüm noktasında size yalnızca uzman bir dermatologun yardımcı olabileceğini unutmayın.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Alın Kırışıklığı Neden Olur? Alındaki Kırışıklara Ne İyi Gelir?

Alın kırışıklıkları, genellikle 30’lu, 40’lı veya 50’li yaşlara girerken ortaya çıkan yaşlanmanın can sıkıcı bir yan etkisidir. Bununla birlikte, alın kırışıklığı konusunda tek suçlunun yaşlılık olmadığını bilmek önemlidir. Nitekim, güneşin UV ışınları, sigara bağımlılığı, stresli bir yaşam sürdürmek ve genetik faktörler gibi bir dizi etken alnınızdaki istenmeyen çizgilere zemin hazırlayabilir.

Alın Kırışıklığı Neden Olur? Alındaki Kırışıklara Ne İyi Gelir?

Alın kırışıklıkları, genellikle 30’lu, 40’lı veya 50’li yaşlara girerken ortaya çıkan yaşlanmanın can sıkıcı bir yan etkisidir. Bununla birlikte, alın kırışıklığı konusunda tek suçlunun yaşlılık olmadığını bilmek önemlidir. Nitekim, güneşin UV ışınları, sigara bağımlılığı, stresli bir yaşam sürdürmek ve genetik faktörler gibi bir dizi etken alnınızdaki istenmeyen çizgilere zemin hazırlayabilir.

Cildinizdeki kırışıklıklar için her geçen gün daha fazla endişelenmeye başladıysanız bir dermatologdan randevu almanız en iyisidir. Ancak ilk iş olarak, alındaki kırışıklara neden olan etkenleri, onlardan gerçekten kurutulup kurtulamayacağınızı, iyi gelen ev çözümlerini, daha az görünmesini sağlama yollarını ve tedavi yöntemlerini bilmek isteyebilirsiniz. İşte, alın kırışıklığı konusunda aklınızdaki soru işaretlerini giderebilecek kapsamlı bir rehber…

Alın Kırışıklığı Hakkında Birkaç Hızlı Temel Bilgi

  • Alnınızda veya vücudunuzun herhangi bir yerinde olan kırışıklıklar normalde cildinizdeki yaşlanmanın bir sonucudur. Bununla birlikte, çevresel ve davranışsal faktörler de kırışıklıkların gelişimini hızlandırabilir.
  • Alın kırışıklıklarına neden olabilecek alışkanlıklardan en yaygını sigara içmek ve yeterli güneş koruması olmadan güneşte çok fazla zaman geçirmektir.
  • Tretinoin gibi topikal kremler, dermal dolgu maddeleri ve botoks gibi kozmetik çareler de dahil olmak üzere çeşitli tedaviler kırışıklıkları gidermeye yardımcı olabilir.
  • Henüz alın kırışıklığınız yoksa veya belirsiz bir şekilde hafif kırışıklığınız varsa, yaşam tarzınızda ve alışkanlıklarınızda birkaç değişiklik yapmak cildinizin gelecekte erken yaşlanmasını önleyebilir.

Alındaki Kırışıklıklar Neden Olur?

Alın, yüz, eller veya boyunda (aslında tüm ciltte) oluşan kırışıklıkların ilk sebebi ilerleyen yaştır. Bunun nedeni, yaş ilerledikçe doğal olarak kolajen ve elastin üretiminin azalıyor olmasıdır. Yaşlanma faktörüne ek olarak, diğer birkaç etken sürecin hızlı gelişmesine katkıda bulunabilir.

Yaşlanma: Öncelikle alın kırışıklığına neden olan en yaygın ana etkenden başlayalım; yaşlılık! Ne yazık ki, yaşlanma hayatın bir parçası ve bu önleyebilecek bir çözüm yok. Yaş ilerledikçe alın dahil tüm ciltte, gözle görülür çizgiler ortaya çıkar. Aslında bunun bilimsel bir açıklaması var. İlerleyen yaşla birlikte, önemli birer yapısal protein olan kolajen ve elastin üretimi azalır. Bu olduğunda, cilt daha az elastik hale gelir, kırışıklar veya ince çizgiler ortaya çıkar. Uzmanlar, her geçen yıl vücuttaki kolajen miktarının yaklaşık % 1 azaldığını söylüyor.

Güneşin UV ışınları: Güneşe çıkarak D vitamini almak (Yalnızca 10 ila 15 dakika güneşte kalmak D vitamini için yeterlidir) her ne kadar gerekli olsa da uzun süreli ve özellikle korumasız şekilde bu eylemi gerçekleştirmek cilt kırışıklıklarına neden olabilir. Dahası, cilt kanseri gibi ciddi hastalıkları geliştirme riskinizi artırır. Bu nedenle, özellikle güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde dışarıda fazla zaman geçirmemek ve yüksek faktörlü güneş kremlerini kullanmak önemlidir.

Sigara içmek: Eğer sigara tiryakisi biriyseniz, hemen bırakmanız için işte bir neden daha! Sigara, nargile ve diğer tütün ürünlerinin tamamı, bilinen onlarca ölümcül zararlarınaa ek olarak, cilt kırışıklığına yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. (Kaynak) Sigara dumanındaki kimyasallar kolajen üretimini önemli ölçüde azaltarak erken yaşlanma ve cilt kırışıklığına neden olur.

Genetik faktörler: Görünüşünüzün diğer yönleri gibi alın kırışıklığı konusunda da genetik faktörler etkilidir. Aile geçmişinizde genç yaşta alın kırışıklığı olan birileri varsa erken yaşlarda alın çizgileri geliştirme riskiniz daha yüksektir.

Alın kırışıklıklarına neden olabilecek diğer etkenler, alkol kullanmak, sağlıklı beslenmemek, stresli bir yaşam sürdürmek ve kötü bir uyku düzenidir.

Alın Kırışıklığı Nasıl Giderilir?

Yaygın bilinenin aksine, alın kırışıklıkları belirli bir yaşta ortaya çıkmaz. Aslında, alnınızdaki kırşıklıklar ince çizgi şeklinde çoktan oluşmaya başladı ancak siz bunları çok belirgin olana kadar fark etmediniz bile! Yine de geç kalmış sayılmazsınız. Alındaki kırışıkları giderebilecek tıbbi tedaviler ve görünümünü azaltabilecek çeşitli yaşam tarzı değişiklikleri var.

Botulinum toksini tip A (Botox): Botox, Clostridium botulinum bakterisinden üretilen bir ilaçtır. Sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engellemek suretiyle beyinden kaslara sinir sinyallerini bloke ederek çalışır. Enjekte edildiği kasları geçici olarak felç eder ve böylelikle kasılamazlar. Başka bir ifadeyle, kaşlarınızı çattığınızda alnınız artık kırışmayacaktır.

Botoks enjeksiyonları 20 yılı aşkın bir süredir yüzdeki kırışıklıkları ve diğer yaşlanma belirtilerini tedavi etmek için kullanılıyor. Fiyatları farklılık gösterebiliyor ve ortalama olarak 6 ay civarında etkinlik süresi olduğu biliniyor.

Dermal dolgu maddeleri: Alın veya diğer bölgelerdeki kırışıklıklar için düşünebileceğiniz başka bir yöntem dolgu tedavisidir. Genellikle hyaluronik asit, polimetil metakrilat ve diğer maddeleri kullanan dermal dolgu tedavisi, çizgiler ve kırışıklıklar dahil yüzdeki yaşlanma belirtilerini gidermeye yardımcı olabilir.

Kırışıklık için dolgu tedavisinin önemli dezavantajlarından biri botoks gibi etkisinin geçici olmasıdır. Uygulanan dolgu maddesine bağlı olarak, genellikle birkaç ay ila birkaç yıl süren sonuçlar almanız muhtemeldir. İlerleyen süreçte, elde ettiğiniz görünümü korumak için daha fazla dolgu enjekte ettirmeniz gerekebilir.

Kimyasal peeling: Prosedür, cildin kontrollü bir şekilde soyulması ve uyarılması işlemidir. Kırışıklık ve diğer yaşlanma belirtilerinin yanı sıra su çiçeği izi gibi çukur izlerinin giderilmesinde de uygulanmaktadır. İşlem esnasında yüksek potens asit cilde yayılır, dış tabakayı giderir ve cildin görünümünü iyileştirir.

Dermabrazyon ve fotodinamik: Özel bir cihaz kullanılarak cildin üst tabakasını soyma işlemi olan dermabrazyon ve cildi gençleştirmek için lazer veya ışık kaynaklarının kullanıldığı fotodinamik (PDT), alın kırışıklığı için dermatologunuzla konuşabileceğiniz iki farklı çözüm yoludur. Öte yandan, alın kırışıklığınız derin çizgiler şeklindeyse veya şiddeti çok fazlaysa bu yöntemler istediğiniz tam sonucu vermeyebilir.

Alın germe ameliyatı: Alın germe estetiği, kırışıklıkları, sarkmaları veya cilt yaşlanmasının diğer belirtilerini ortadan kaldırmak için yapılan cerrahi bir işlemdir. Genellikle plastik cerrah tarafından yapılır. Etkili bir çözüm yolu olmasına rağmen uzun bir iyileşme süreci olabileceği unutulmamalıdır. Eğer bu yöntemle ilgileniyorsanız, operasyon ve sonrası hakkında kafanıza takılan tüm detayları doktorunuza sormaktan çekinmeyin.

Alnımdaki Kırışıklıkların Görünümünü Azaltmak İçin Neler Yapabilirim?

Alın kırışıklığını tamamiyle gidermek için bazı tıbbi yöntemler olsa da bunlar ciddi maliyeti olan işlemlerdir. Yukarıda sayılan bu seçenekler sizin için cazip bir fikir değilse, bazı yaşam tarzı değişiklikleri veya kremlerle alın çizgilerinizin görünümünü azaltabilirsiniz. İşte, kırışıklığı önlemek ve azaltmak için birkaç öneri.

Retinol içeren kremleri kullanmayı deneyin: Tretinoin (Tretin) gibi retinol içeren kremler kırışıklıkları daha az görünür hale getirmek için harika çalışır. Dahası, mevcut kırışıklıkların daha belirgin hale gelmesini önlemede de etkili olabilirler. A vitaminin hafif bir yan formülü olan retinol, kolajen üretimini destekleyerek cilt görünümünü iyileştirir.

Yeterince ve kaliteli uyuyun: Az ve kalitesiz uyumak yüzdeki yaşlanma belirtileriyle el ele gider. Araştırmalar, uykudan mahrum kalan kişilerin, normal uyuyanlara göre kırışıklıklar, ince çizgiler ve diğer yaşlanma belirtilerine sahip olma olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ayrıca, mümkün olduğunca stresten uzak durun. Ek olarak, C vitamini ve linolenik asit (bir omega-3 yağ asidi) alımının cilt için hayli önemli olduğunu unutmayın.

Yüz kaslarınızı aşırı kullanmamaya çalışın: Alnınızdaki kaslar gibi belirli yüz kaslarını aşırı kullanmanız, mevcut kırışıklıkları derinleştirebilir ve zamanla yeni, kalıcı kırışıklıkların oluşmasına neden olabilir. Özellikle, frontalis ismiyle bilinen alın kaslarınızı kullanarak kaşlarınızı kaldırmayı içeren ifadelerden kaçının. Güneşli günlerde, gözlerinizi kısmamak için güneş gözlüğü taktığınızdan emin olun.

Yukarıda sayılanlara ek olarak, nemlendirici kremlerle cildinizi nemli tutmayı, bol su içmeyi, sağlıklı beslenmeyi ve alkol-sigara gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmayı ihmal etmeyin. Alın çizgilerinizi geçici olarak gizlemek istiyorsanız fondöten gibi kapatıcı makyaj malzemelerini kullanmayı deneyin.

Okumaya devam et

Kadın

Adet Döneminde Siyah Kan Gelmesi Neden Olur?

Regl dönemindeki kanın koyu kahverengi veya siyah olması çoğu zaman endişe sebebi değildir ancak nadiren de olsa birkaç tıbbi durum nedeniyle menstrüasyon kanının rengi siyaha dönebilir. Adet döneminizde siyah renkte kan geldiğini fark ettiyseniz, kafanızdaki soru işaretlerini gidermek için okumaya devam edin…

Adet Döneminde Siyah Kan Gelmesi Neden Olur?

Regl dönemindeki kanın koyu kahverengi veya siyah olması çoğu zaman endişe sebebi değildir ancak nadiren de olsa birkaç tıbbi durum nedeniyle menstrüasyon kanının rengi siyaha dönebilir. Adet döneminizde siyah renkte kan geldiğini fark ettiyseniz, kafanızdaki soru işaretlerini gidermek için okumaya devam edin…

Adet olmak, hamilelik yokluğunda vücudunuzun uterus astarını temizleme yöntemidir. Genellikle 3 ila 7 gün arasında sürer ve zaman aralığı 3 ila 6 hafta arasında değişebilir. Ek olarak, dönem boyunca kanın renginin her zaman parlak kırmızı olması beklenmez. Örneğin, regl döneminin başlangıcında ve özellikle sonunda siyah kan gelmesi yaygın bir durumdur. Bunun nedeni, adet kanının uterustan atılma süresinin gecikmesiyle birlikte, oksitlenmesi ve doğal olarak renginin koyu kahverengi veya siyaha dönmesidir.

Yani, pedinize baktığınızda koyu kahverengi veya siyah kan gördüyseniz, bu sadece kanın daha eski olduğunun ve vücutta biraz daha uzun süredir beklediğinin bir işaretidir. Adet döneminin ilk ve son günlerinde siyah kan gelmesi herhangi bir sorun olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle panik yapmanıza gerek yoktur.

Menstrüasyon kanının bazen koyu kahverengi veya siyahımsı olması çoğunlukla normal kabul edilir ancak bu konuda bilmeniz gereken birkaç detay daha var. Nitekim, birkaç tıbbi durum adet döneminde siyah kan gelmesine neden olabilir…

Adet Döneminde Siyah Kan Gelmesinin Nedenleri

Bekleyen eski kan: Döneminizin ilk gününde ve özellikle son günlerinde adet kanamasının akış hızı yavaştır. Bu, adet kanının dışarı atılması için içeride daha uzun süre beklediği anlamına gelir. Adet kanama hızınız ne kadar yavaşsa ve dolayısıyla kan ne kadar eskiyse rengi o kadar koyulaşacaktır. Bunun nedeni, regl kanının oksitlenerek koyu renge bürünmesidir. Parlak kırmızıdan koyu kahverengiye dönüşen kan, son aşamada siyahımsı bir hale gelebilir. Güzel haber, periyodun ilk ve son günlerinde gelen siyah kan veya siyah pıhtı herhangi bir sorunun işaretçisi değildir, tedavisine gerek yoktur ve bu bağlamda endişe etmeniz gerekmez.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar: Bel soğukluğu veya klamidya gibi bakterilerin neden olduğu cinsel yolla bulaşan hastalıklar, adet kanının daha hızlı bozulmasına ve renginin koyulaşmasına neden olur. Ancak, böyle bir hastalığınız varsa, siyah adet kanı dışında bir dizi başka belirtiyi gözlemlemeniz muhtemeldir. Bunlardan bazıları, dönemler arasında lekelenme, vajinal kaşıntı, cinsel birliktelikte ağrı veya kanama, ağrılı idrar yapma, kötü kokulu akıntı ve yüksek ateştir. Cinsel yolla bulaşan bir hastalıktan muzdaripseniz uzman bir doktora başvurmanız gerektiğini unutmayın.

Lohusalık kanaması: Doğum sonrasında küçülmeye ve normal boyutlarına ulaşmaya çalışan rahminizin kanaması normaldir. İlk kanamanız küçük pıhtılar eşliğinde kırmızı ya da pembe renkli olabilir. Birkaç günün ardından kanın rengi giderek koyulaşmaya başlayabilir ve hatta siyahımsı renge bürünebilir. Bu durumdaki çoğu kadının kafasını karıştıran siyah kan aslında beklenen bir durumdur.

İmplantasyon (yerleşme) kanaması: Halk arasında ”üstüne görme” olarak da adlandırılan implantasyon, hamilelikte embriyonun rahim içerisine yerleşmesi esnasında meydana gelen hafif kanamadır. Genellikle kanın rengi pembemsi, kahverengimsi veya koyu kırmızımsıdır ancak kanın vajinadan çıkması biraz uzun sürerse rengi siyaha dönüşebilir.

Ancak bu kanama, hamileliğin ileri bir döneminde ortaya çıkarsa veya karın ağrısı, baş dönmesi veya aşırı yorgunluk gibi diğer semptomlar eşlik ederse, dış gebelik veya düşüğe işaret edebilir. Bu durumda zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gitmek önemlidir.

Duygu durum değişiklikleri: Son günlerde duygusal durumunuzda aşırı stres veya depresyon gibi bazı değişiklikler olduysa uterus astarınızdaki hücrelerin soyulmasını gecikmiş ve bu bağlamda kan oksidasyonunu kolaylaştırarak adet kanınızı daha koyu hale getirmiş olabilir.

Kanamayı nispeten engelleyebilecek tıkanıklık: Vajinanıza herhangi bir cisim sıkıştıysa siyah adet kanı geldiğini görebilirsiniz. Nadiren görülen bu durum, unutarak ikinci bir tampon yerleştirilmesi, prezervatifin kaçması veya doğum kontrol ekipmanlarının tıkaması gibi az rastlanabilecek senaryolar nedeniyle olabilir.

Hormonal değişiklikler ve perimenopoz: Menopozun bir önceki evresi olan perimenopoz ve hatta tiroid sorunları nedeniyle oluşan hormonal değişiklikler adet renginin koyulaşmasına ve az miktarlarda gelmesine neden olabilir. Perimenopoz genellikle 40’lı yaşlarda başlar ve 10 yıl kadar sürebilir. Bu dönemde, bazı kadınlar yoğun adet kanaması deneyimlerken, daha yaygın olarak kanamanın şiddeti azalır ve buna bağlı olarak kanın rengi koyulaşabilir.

Adet kanının tutulması (hematokolpos): Adet döneminde siyah kan gelmesinin nadir nedenlerinden biri, kızlık zarı veya vajinal septum nedeniyle adet kanının tutulmasıyla oluşan hematokolpos ismindeki patolojik durumdur. Tıkanma nedeniyle adet kanı tam olarak dışarı atılamaz ve sonuç olarak, bekleyen kanın rengi siyaha dönebilir. Ayrıca, nadiren de olsa siyah adet kanının rahim ağzı kanserinin belirtilerinden biri olabileceğini bilmek önemlidir.

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim?

Adet kanamasındaki değişiklikler çoğu zaman normaldir ve herhangi bir soruna işaret etmez. Ancak, aşağıdakiler gibi başka belirtiler ortaya çıkarsa bir jinekologdan randevu almayı ihmal etmeyin.

  • Adet dönemim 7 günden fazla sürüyor
  • 3 aydan fazla süredir adet olmuyorum
  • Dönemler arasında kanamam oluyor
  • Vajinal bölgemde ağrı var
  • 38,5ºC’nin üzerinde ateşim var
  • Baş dönmesi yaşıyorum
  • Cildimde soluk veya solgun bir görünüm oluştu

Ek olarak, özellikle hamileliğin ileri dönemlerinde pıhtılarla birlikte veya yoğun miktarlarda koyu renkli kanamanız oluyorsa doktora gitmeniz gerektiğini unutmayın.

Siyah gelen adet kanı bir kadının periyodun ilk ve son günlerinde normaldir. Nadir durumlarda daha büyük bir sorunun belirtisi olabilir. Yukarıda belirtilen koşullardan herhangi birine sahip olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, bir sağlık kuruluşundan randevu alın. Herhangi bir tıbbi durum nedeniyle gelen siyah adet kanının tedavisi öncelikle buna neyin sebep olduğuna bağlıdır.

Okumaya devam et

Kadın

Koltuk Altı Kılları Nasıl Alınır? Koltuk Altı Tüylerini Alma ve Azaltma Yolları

Sıcak yaz ayları için kolsuz elbiseler veya havadar üst giysisiler biçilmiş kaftan olabilir ancak uzayan koltuk altı kıllarınız aklınıza geldiğinde farklı bir gardırop seçimi yapmak zorunda kalabilirsiniz. Dahası, koltuk altındaki kıllar fazladan ter dökmenize ve rahatsız edici bir kokuya neden olabilir. Güzel haber, tüm bu olumsuz senaryolardan kurtulmanızı sağlayabilecek birkaç kolay ev çözümü var.

Koltuk Altı Kılları Nasıl Alınır? Koltuk Altı Tüylerini Alma ve Azaltma Yolları

Sıcak yaz ayları için kolsuz elbiseler veya havadar üst giysisiler biçilmiş kaftan olabilir ancak uzayan koltuk altı kıllarınız aklınıza geldiğinde farklı bir gardırop seçimi yapmak zorunda kalabilirsiniz. Dahası, koltuk altındaki kıllar fazladan ter dökmenize ve rahatsız edici bir kokuya neden olabilir. Güzel haber, tüm bu olumsuz senaryolardan kurtulmanızı sağlayabilecek birkaç kolay ev çözümü var.

Vücut kılları söz konusu olduğunda dünya genelindeki çoğu toplumun ortak noktalarından biri, hem erkek hem de kadınlardaki uzayan koltuk altı kıllarının itici bulunmasıdır. Bununla birlikte, her birey kendisi için uygun olan tüy alma yöntemini uygular. Ancak, koltuk altı kıllarını almanın alışkın olduğunuzdan daha iyi bir yolu olabilir. Yönteminizi değiştirmeniz, potansiyel olarak zamandan ve enerjiden tasarruf etmenizi sağlarken, batık kıllar, jilet tahrişi, kaşıntı ve kızarıklık gibi sorunlarınızı ortadan kaldırabilir.

Öte yandan, istenmeyen tüyleri almak konusunda her yöntemin kendine özgü avantajı ve dezavantajı olduğunu bilmelisiniz. Yani, ne yazık ki handikapı olmayan hiçbir tüy alma yöntemi yok. Ancak yine de size en uygun olan seçeneği bulmak için farklı alternatiflere ve tüyleri azaltmak için deneyebileceğiniz ev çözümlerine göz atmak isteyebilirsiniz. İşte, koltuk altı tüylerinin alınması ve azaltılması konusunda detaylı bir rehber…

Koltuk Altı Kıllarını Alma Yöntemleri

Koltuk altı, cildin diğer bölgelerine göre daha hassas olduğu için kılların temizliği esnasında veya sonrasında geçici de olsa bazı sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu nedenle, size uygun yöntemi tercih etmeniz ve birkaç püf noktasına dikkat etmeniz önemlidir.

Jiletle tıraş etmek: Öncelikle hem erkek hem de kadınların en sık kullandığı geleneksel yöntemle başlayalım; tıraş bıçağı! Kılların çabuk uzaması sizin için sorun değilse ve acısız, pratik bir yöntem arıyorsanız en ideal seçenek koltuk altı tüylerini jiletle tıraş etmektir.

  • Duş esnasında koltuk altı bölgenizi köpürtmek için bir vücut yıkama ürünü kullanın.
  • Tıraş bıçağınızın kör olmadığından emin olun.
  • Kolunuzu kaldırarak koltuk altı bölgesini tüylerin çıktığı yönde tıraş edin. Çok hassas bir cildiniz yoksa, pürüzsüz bir tıraş için jileti tüylerin çıkış yönünün tersine doğru sürebilirsiniz.
  • Tahrişe neden olabileceğinden, tıraş bıçağını aynı noktaya defalarca sürmeyin.
  • Su ile durulayın, kurulayın ve cildi yatıştırmak için nemlendirici uygulayın.

Artı ve eksileri: Tamamiyle acısızdır ve tüyleri almanın hızlı bir yoludur. En çok birkaç gün içinde kıllar yeniden uzar, kaşıntıya, batık kıllara ve koltuk altı derisinin kararmasına neden olabilir.

Ağdayla almak: Koltuk altı kıllarından kurtulmak için yaygın kullanılan bir diğer yöntem ağdadır. Hem güzellik salonlarında hem de ev ortamının mahremiyetinde kolayca yapılabilir. Tercihe göre geleneksel çam sakızı ağdaları veya yeni nesil ağda bantlarını kullanmak mümkündür.

  • Cildinizi yumuşatmak için koltuk altı bölgesini ılık su ve yumuşak sabunla yıkayın.
  • Nemi silin ve pudra uygulayın.
  • Ağdanızı ısıtarak hazır hale getirin.
  • Kolunuzu kaldırıp cildinizi gerin.
  • Tahta spatula ile ağdayı tüylerin çıkış yönüne doğru yayın.
  • Ağda bezini üzerine sıkıca bastırın.
  • Tek bir hızlı hamleyle ağda bezini tüylerin çıkış yönünün tersine doğru çekin.
  • Ağda temizleme yağı ile cildinizdeki yapışkanlığı silin.
  • Hazır ağda bantları için paket üzerindeki talimatları uygulayın.

Artı ve eksileri: Kılları kökünden aldığı için daha geç çıkar, cilde pürüzsüz bir doku verir ve uzun vadede tüylerin miktarını azaltabilir. Oldukça acı vericidir, kızarıklığa ve batığa neden olabilir.

Tüy dökücü krem kullanmak: Koltuk altı kılları dahil istenmeyen tüylerden kurtulmanın yollarından biri de tüy dökücü krem veya spreylerdir. Kılların keratin olarak bilinen lifli proteinlerini parçalayan tiyoglikolik asit ve potasyum hidroksit gibi aktif kimyasallar içeren bu ürünler hızlı olduğu kadar etkili sonuç vermesiyle bilinir.

  • Su ve sabun ile koltuk altı bölgenizi yıkayıp kurulayın.
  • Kremi uygulayın ve paket üzerinde belirtilen süre boyunca bekletin.
  • Nemli bir bez veya spatula kullanarak kremi temizleyin.
  • Yıkayıp kuruladıktan sonra cildinizi nemlendirmek için losyon uygulayın.

Artı ve eksileri: Acısızdır ve birkaç dakika içinde sonuç verir. Kıllar çabuk çıkar, cildi koyulaştırabilir ve bazı kişilerde alerjik reaksiyona yol açabilir.

Epilatör aleti kullanmak: Eğer bir epilatör aletiniz varsa koltuk altı tüylerinizden kurtulmak iyi bir ekipmana sahipsiniz demektir. Epilatör kullanmak biraz can yaksa da tatmin edici pürüzsüz sonuçları için uygulamaya değer bir yöntemdir.

  • Cildinizi yumuşatmak için ılık su ile banyo yapın. Bu, kılların alınmasını daha az ağrılı ve daha kolay hale getirir.
  • Cihazın ayarlarını en düşük seviyeye ayarlayın.
  • Kolunuzu kaldırıp cildinizi gerdirin ve epilatörü 45 derecelik (bacak için 90) bir açıyla tutun.
  • İşlem esnasında epilatörü kılların çıkış yönünün tersine doğru hareket ettirin.
  • Nemlendirici krem sürerek cildinizi yumuşatın.

Artı ve eksileri: Ağda yönteminde olduğu gibi kıllar daha geç uzar, verimli ve hızlıdır. Can yakıcı olmasının yanı sıra batık kıllara neden olabilir.

Lazer epilasyon: Yukarıda sayılan yöntemler her ne kadar düşük maliyetli ve pratik olsa da koltuk altı kıllarından tamamiyle kurtulmak için kesin çözüm değildir. Koltuk altı kıllarınıza sonsuza kadar elveda demek için lazer epilasyon yöntemini düşünebilirsiniz. Bu yöntem aslında yüksek ısılı lazerlerle foliküllere zarar verme işlemidir. Koyu kıllara ve açık tene sahip olan kişilerde en iyi sonucu verir.

Lazer epilasyona alternatif bir diğer kalıcı çözüm elektrolizdir (iğneli epilasyon). Prosedürün tamamlanması için en az birkaç seans gidilmesi gerekir ve göreceli olarak acılı ve pahalı bir işlemdir.

Artı ve eksileri: Lazer epilasyonun tamamlanmasının ardından istenmeyen tüylerinizden en az % 85 oranında kurtulmuş olursunuz ve nispeten ağrısızdır. Öte yandan, lazer epilasyon pahalı bir seçenektir. Ayrıca, kıl kalınlığı ve yoğunluğuna bağlı olarak 4 ila 8 seans gitmeniz gerekebilir.

Koltuk Altı Kıllarımı Azaltmak İçin Ne Yapabilirim?

Koltuk altı tüylerinizin yoğunluğundan şikayetçiyseniz, kılları inceltmek ve yoğunluğunu azaltmak için aşağıdaki doğal ev çözümlerini denemek isteyebilirsiniz. Ancak, belirtilen tariflerin bir epilasyon yöntemi olmadığını ve hemen sonuç vermeyebileceğini unutmayın.

Bal ve Limon: 1 tatlı kaşığı tazı sıkılmış limon suyunu 2 yemek kaşığı süzme bal ile karıştırın. Koltuk altı bölgenize sürüp 15 ila 20 dakika bekletin. Haftada 2 – 3 kez uygulayabileceğiniz bu tarif, düzenli kullanım ile tüylerin incelmesini ve yoğunluğunu azaltabilir.

Bal ve Toz Şeker: Benzer bir tarif de bal yerine toz şeker kullanmaktır. Yarım limonun suyunu 1 bardak şeker ile karıştırın. Limon suyu şekeri eritecek miktarda değilse biraz su ilave edin. Son aşamada şeker eriyene kadar kısık ateşte karıştırın. Soğuduğunda koltuk altınıza sürün ve ağda yapar gibi tüyleri çekerek alın.

Zerdeçal ve Süt: Koltuk altı kıllarından doğal yollarla kurtulmak için 4 yemek kaşığı toz zerdeçalı 3 – 4 yemek kaşığı gül suyu veya süt ile karıştırıp koltuk altınıza sürün. Yarım saat bekletip yıkayın. Tercihinize göre haftada birkaç kez bu macunu uygulayabilirsiniz. En iyi sonuç için karışımı gece yatmadan önce uygulayıp sabaha kadar bekletin.

Mısır Nişastası, Şeker ve Yumurta Akı: Sarısını ayırdığınız bir yumurtanın beyazını, yarım yemek kaşığı mısır nişastası ve  1 yemek kaşığı toz şeker ile karıştırın. Kılların uzama yönüne doğru sürün. Macun kuruduktan sonra tüylerin çıkış yönünün tersine doğru soyun. Haftada 1 veya 2 kez tarifi uygulayın.

İlaç Kullanarak Koltuk Altı Kıllarımdan Kurtulabilir miyim?

Kılların uzamasını uyaran enzimlerin üretimini engelleyerek çalışan ve reçeteyle satılan eflornitin (Vaniqa) gibi kremler var. Ancak, bu kremler sıradan koltuk altı kılları gibi olağan durumlarda değil, daha çok hirsutizm olarak bilinen aşırı kıllanma rahatsızlığında kullanılıyor. Ayrıca, yanma ve kızarıklık gibi yan etkileri olduğu biliniyor. Bu nedenle, doktor tavsiyesi olmadan koltuk altı dahil istenmeyen tüylerinizden kurtulmak için reçeteli bir ilacı kullanmayın.

Diğer yandan, reçetesiz olarak satılan tüy azaltıcı krem, serum veya yağları kullanmayı düşünebilirsiniz. Bu ürünlerin işe yararlılığı her ne kadar tartışmaya açık olsa da istenmeyen tüyleriniz sizin için büyük bir sorunsa, sonuçları görmek için kullanımına bir şans vermek iyi bir fikir olabilir.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com