Bizimle iletişime geçin

İş Dünyası

Yaşar Holding’in yeni başkanı kim oldu?

Türkiye’nin önemli sanayi topluluklarından Yaşar Holding’de, Yönetim Kurulu Başkanı merhum Mustafa Selim Yaşar’ın ardından Yönetim Kurulu yeni görev dağılımını yaptı.

Yaşar Holding in yeni başkanı kim oldu?

Yaşar Holding’i geleceğe taşıyacak yeni yönetim kurulu yapısı şöyle;

Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, Yönetim Kurulu Üyeleri Yılmaz Gökoğlu, Cengiz Erol, Mehmet Aktaş, Kemal Semerciler ve Hakkı Hikmet Altan. Selim Yaşar’dan dev miras!

Feyhan Yaşar: “Türkiye Cumhuriyeti değerleri ile var olduk, ülkemizle birlikte büyüdük, geleceğe sürdürülebilirlik, inovasyon ve teknoloji odaklı güçlü bir vizyonla ilerliyoruz”

Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, yeni yönetim yapılanmasını ve kurumun gelecek vizyonunu yaptığı açıklamada şöyle özetledi:

“Dünya daha önce çok az görülmüş bir değişim döngüsünden geçiyor. Yalnızca pandemiyle açıklanamayacak olan dönüşüm gerek ekonomide gerekse toplumsal yapıda ezberi bozuyor. Türkiye’nin öncü sanayi topluluklarından biriyiz. Stratejik önemdeki faaliyet alanlarımızla toplumsal refah ve bireysel mutluluğa hizmet ediyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz alanlarda toplumla iç içeyiz. Toplumun somut ihtiyaçlarına çözüm üretmenin sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Köklü geçmişimiz, deneyimlerimizden kaynaklanan gücümüz küresel dönüşüm içindeki özel yolculuğumuzu başarıyla birleştirmemizi sağlıyor. Yaşar Topluluğu olarak idealimiz, ülkemizin kalkınmasına, toplumun gelişimine katkı sağlamak, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak.

Tarıma dayalı sanayide teknolojiyle kaliteli üretim sağlamaya, araştırma geliştirme faaliyetlerimizle bireylerin beslenme ihtiyaçlarına yanıt vermeye, sürdürülebilir çalışma anlayışıyla katma değerli üretim yapmaya ve başta çalışanlarımız olmak üzere tüm paydaşlarımızın refahını sağlayacak çözümlere odaklandık. Geçtiğimiz yıl 100’den fazla yeni ürünü tüketiciyle buluşturduk. Yenilikçi yapımız sayesinde her hanedeki Pınar varlığını, anında talepler için geliştirdiğimiz e-ticaret kanalımız PınarOnline’la desteklemeye başladık.

Küresel ısınma nedeniyle yaşamakta olduğumuz çevre sorunları karşısında geliştirdiğimiz sürdürülebilir çözümler sayesinde, faaliyet alanlarımızın olduğu her noktada sera gazı, su, enerji ve atık yönetimi çalışmalarımızı önceliğimiz yaptık. Pınar Süt, 2050 yılında karbon nötr olma hedefini açıkladı. Toplumsal cinsiyet eşitliği de bir diğer odağımız. Selim Yaşar’ın ardından! Siyaset aşkı Yaşar Holding’e zor anlar yaşatmıştı

Ekonomiye katkımız, ülke sınırları dışına taşan faaliyetlerimizle sürüyor. Pınar ve Dyo markalarımızın dünyanın her coğrafyasında aktif olma çabası, Avrupa ve Körfez Bölgesi’nden sonra genişleyerek devam ediyor.

Kuruluşumuzdan bu yana eğitim, kültür-sanat, arkeoloji gibi toplumsal alanlarda yaptığımız çalışmalar, Topluluğumuzun sürdürülebilir varlık nedeni haline dönüştü. Yaşar Üniversitesi, akademik başarısıyla bugün ülkemizin önde gelen üniversitelerinden biri. DYO Resim Ödülleri, çocuklarımız için resim ve tiyatro faaliyetlerimizle yalnızca ürünlerimizle değil sanatla da her hanedeyiz. Bu yıl kapılarını açacak olan Yaşar Müzesi,  daimi ve geçici sergilerle, resim, arkeoloji ve halı/kilim koleksiyonuyla kültür ve sanat alanında bölgemize ve ülkemize sunacağımız değerli bir  toplumsal hizmetimiz olacak. 

Türkiye Cumhuriyeti değerleri ile var olduk, ülkemizle birlikte büyüdük, geleceğe sürdürülebilirlik, inovasyon ve teknoloji odaklı güçlü bir vizyonla ilerliyoruz.” diye konuştu. Yaşar Holding Başkanı Mustafa Selim Yaşar koronadan hayatını kaybetti

Feyhan Yaşar Hakkında

Feyhan Yaşar, iş hayatına 1978 yılında Yaşar Topluluğu şirketlerinden DYO’da başladı. Daha  sonra Yaşar Topluluğu’nda finans ve yönetim alanlarında yönetici olarak yer aldı. Selçuk  Yaşar’ın Onursal Başkan olmasından sonra 2004-2009 yılları arasında, Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Uzun yıllar Topluluk şirketlerinin Yönetim Kurulları’nda görev alan Feyhan Yaşar, 2014-2021 yılları arasında Yaşar Holding Başkan Vekili olarak görev yaptı.

Feyhan Yaşar Ocak 2022 tarihi itibarıyla Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Ayrıca  Topluluk şirketlerinin Yönetim Kurulları’nda da görev almaktadır. İş hayatının yanı sıra eğitim, kültür, sanat ve spor alanlarında toplumun gelişimine destek olan çok sayıda sivil toplum kuruluşunda aktif görev alan Feyhan Yaşar, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı İdare Heyeti Başkan Yardımcısı, Selçuk Yaşar Spor ve Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi’dir.

İş hayatının yanı sıra TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeliği, TOBB İçecek Sanayi Meclis Başkanlığı, DEİK Danimarka İş Konseyi Başkanlığı görevlerinde bulunmuş, World Economic Forum (WEF) üyeliği ile yıllık DAVOS toplantılarına katılım göstermiştir.

DEİK Birleşik Arap Emirlikleri İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi, EBSO Meclis Üyesi, SEV Mütevelli Heyet Üyesi, Boğaziçi Üniversitesi Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi; TÜSİAD, SETBİR ve ESİAD üyesidir. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen, İzmir-Seferihisar’da yer alan Teos Antik Kenti kazılarına 2011 yılından beri bireysel destek vermekte olan Feyhan Yaşar, 2014 yılından bu yana Lüksemburg Fahri Konsolosu’dur. Selim Yaşar’ın cenaze törenine kimler katıldı?

Feyhan Yaşar, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde tamamlamış, yüksek lisansını da Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Anabilim dalında yapmıştır. İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İş Dünyası

Katar Emiri’nin hedefinde Galataport mu var! Ferit Şahenk gezdirdi

Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile dün yaptığı görüşmenin ardından bugün ise Galataport’u gezdi. Katar Emiri’nin yanında iş adamı Ferit Şahenk de yer aldı.

Katar Emiri nin hedefinde Galataport mu var! Ferit Şahenk gezdirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Vahdettin Köşkü’nde Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani ile bir araya geldi. Bir süre köşk içinde muhabbet eden liderler daha sonra görüşmeye geçtiler.

Görüşme basına kapalı olarak gerçekleşti.

Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani bugün ise İstanbul’da Galataport’u gezdi.

Katar Emiri’nin yanında Doğuş Holding’in başkanı ve CEO’su Ferit Şahenk’in de yer aldığı görüldü.

Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani’nin aklında Galataport’u satın almak var.

KATAR EMİRİ AL SANİ KİMDİR  

Arap dünyasının en genç lideri olan ve aynı zamanda Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong-il’den sonra dünyanın da en genç liderlerin biri olan Tamim Bin Hamed Al Sani, 3 Haziran 1980 yılında Basra Körfezi kıyısındaki Katar’ın başkenti Doha’da doğdu.

Babası Katar Emiri Arap dünyasında bir ilke imza attı ve tahtı kendi isteğiyle oğluna bıraktı.

Tamim, Katar Emiri’nin ikinci eşi Şeyha Moza’dan olan 2. oğlu. Tamim ağabeyi yerine Katar Emiri olarak bir geleneği de değiştirdi.

İNGİLTERE’DE OKUDU

Katar Emiri Şeyh Tamim, İngiltere’de eğitim gördü. Sherborne, Sandhurst Kraliyet Askeri Akademisi ve Middlesex Harrow School’dan mezun olan Şeyh Tamim Bin Hamad Al Tani, 1998 yılında Katar Silahlı Kuvvetleri’nde teğmen olarak görev yaptı.

AĞABEYİ YERİNE VELİAHT OLDU

Katar’ın yönetimini 1995’te kansız bir darbeyle dedesinden ele geçiren babası Şeyh Hamad Bin Halife Al Sani’nin tahta geçmesinden itibaren devlet yönetimi konusunda deneyim edinen ve göreve hazırlanan Şeyh Tamim Bin Hamad Al Sani, 2003’te ağabeyinin yerine veliaht oldu. Emirin ailesi Katar’ı 130 yıldır yönetiyor.

KUZENİYLE EVLENDİ

Katar Emiri Tamim Bin Hamad Al Sani eşini medyadan uzak tutuyor. 2005 yılında ikinci kuşaktan kuzeni ile evlenen Tamim Bin Hamad Al Sani, 2009’da ikinci kez evlendi ve 3 erkek, 3 kız çocuk babasıdır.

Okumaya devam et

İş Dünyası

Erol Simavi’nin eşi Belma Simavi hayatını kaybetti

Hürriyet gazetesinin eski sahiplerinden Erol Simavi’nin eşi Belma Simavi hayatını kaybetti. 89 yaşındaki Simavi bir süredir KOAH tedavisi görüyordu.

Erol Simavi nin eşi Belma Simavi hayatını kaybetti

Hürriyet Gazetesi’nin kurucusu Sedat Simavi’nin gelini, gazeteci Erol Simavi’nin eşi Belma Simavi 89 yaşında hayatını kaybetti. Simavi’nin bir süredir KOAH hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü öğrenildi.

Erol Simavi ve Belma Simavi 1953 yılında hayatlarını birleştirdi. Evlilikleri o dönem basında “Erol Simavi, iş insanı Kadir Has’ın eşi Rezzan Germirli’nin teyzesinin kızı, yalı komşuları Yağcıgiller’in torunu Emine Belma Başar evlendi” ifadeleriyle yer aldı.

Belma Simavi’nin 62 yıl evli kaldığı Erol Simavi 2015 yılında vefat etmişti.

Belma Simavi’nin iki oğlundan biri olan Saffet Simavi, 1980 yılında 23 yaşındayken hayatını kaybetmişti.

Belma Simavi’nin hayatını kaybettiğini, Türk Sanat Müziği sanatçısı Gönül Yazar duyurdu:

HÜRRİYET KAHRAMANI

Hürriyet Gazetesi’nin eski Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Ertuğrul Özkök, “Bir Hürriyet kahramanını kaybettik” notuyla şu gönderiyi paylaştı:

EROL SİMAVİ

Erol Simavi, 5 Haziran 1930’da, Sedat Simavi ve Melek Simavi’nin oğulları olarak dünyaya geldi.

Babası Sedat Simavi, Hürriyet Gazetesi’nin kurucusuydu.

Erol Simavi, gazetecilik hayatına 12 yaşında başladı. 1993 ve 1994 yıllarında, Hürriyet Gazetesi hisselerini satarak medya sektöründen ayrıldı.

2015’te vefat etti. Naaşı, İstanbul’daki Kanlıca Mezarlığı’na defnedildi.

BELMA SİMAVİ NASIL BİRİYDİ 

Simavi ailesini inceleyen “Babıali Tanrıları Simavi Ailesi” kitabının yazarı İrem Barutçu Odatv’nin sorularını yanıtladı.

-Belma Simavi’nin Hürriyet gazetesi ve Erol Simavi’nin yaşamındaki rolünü nasıl anlatırsınız?

Belma Simavi, Hürriyet gazetesi çalışanlarının hitap şekliyle ‘Patroniçe’, Hürriyet gazetesi ve Erol Simavi denildiğinde, asli bir karakter olarak karşımıza çıkar. Hürriyet gazetesini ve Simavi ailesinin üç kuşak öyküsünü irdelediğim, ‘Babıali Tanrıları Simavi Ailesi’ adlı kitabımın röportajları sırasında aldığım izlenimim şudur: Hürriyet çalışanları, Belma Simavi’yi, zor günlerde Hürriyet’in arkasında duran kişi olarak değerlendirir, bu açıdan takdir ve sevgiyle anar. Belma Simavi, Erol Bey’in ‘vazgeçip’ basından çıkmaya hazırlandığı dönemde dahi Hürriyet’i sahiplenen kişi olmaya devam eder. Gazetesinin satılmasına gönlü razı değildir. Hürriyet’i, kayınpederi Sedat Simavi’nin mirası olarak görmüş ve yaşatmak adına fedakarlıktan kaçınmamıştır. 60’ların sonunda, Hürriyet’in mali bir sıkıntısında, Erol Simavi’nin haberi olmaksızın tüm mücevherlerini getirip, “Alın bunları kullanın ve bu sıkıntıyı bunlarla aşın!” dediği bilinir. Gazetenin yöneticileri ve yazı işleriyle daima yakın temas halindedir. Müessesede olup bitenler hakkında bilgi sahibidir. Gerektiği zaman kendine has yöntemleriyle devreye girer ve olaylara müdahale eder. Unutmamalı ki Belma Hanım, gazetenin iki veliahdının da annesidir. Erol Simavi’ye iki erkek çocuk vermiştir. Ne var ki Erol Simavi’nin gerek özel hayatında gerekse iş ilişkilerinde kurmuş olduğu ‘karmaşık’ yapı, onu Erol Bey’in hayatını ve çevresinde dönen olayları dikkatle izlemeye sevk etmiştir.

Erol Simavi, Rahmi Koç, Belma Simavi, Nusret Arsel

-Kitabınızda Gönül Yazar ve Erol Simavi ilişkisine değiniyor ve Belma Simavi’nin başlangıçta bu ilişkiye çok sert tepki verdiğini tanıkların anlatımıyla aktarıyorsunuz. Ancak Belma Hanım’ın vefat haberini Gönül Yazar paylaştı…

Evet… Aldığım izlenim o ki Gönül Yazar, Belma Hanım’a medyunu şükrandır. Belma Hanım’dan “Büyük bir kadın” şeklinde bahseder. Zira kızı Yasemin’i bir anne şefkatiyle sahiplenmiştir. Belma ve Erol Simavi’nin yıllar içerisinde tesis ettikleri ilişkiyi anlayabilmek için kalıplar dışına çıkmak gerekir. Çok katmalı bir ilişkidir bu… Aşkla başlamıştır. Belma Simavi, Kanlıca’dan Erol Simavi’nin komşusudur. Kanlıca vapur iskelesinin bir yanında Simavi ailesinin mütevazı, diğer yanında Yağcıgiller’in görkemli yalısı bulunur. Erol Bey’in askerliğini yaptığı sırada Ankara’dan bu komşu kızına yazdığı mektuplar aralarında ilk kıvılcımı doğurur; bir süre sonra evlenirler. Gelgelelim büyük sınavlardan geçecek bir ilişkidir bu. Gönül Yazar’ın Erol Simavi’ye bir kız evlat vermesi, ilişkilerinin önemli kırılma noktalarından biridir. Erol Simavi-Gönül Yazar ilişkisini öğrendiğinde infial ile karşılamıştır, Belma Simavi. Zira Gönül Yazar’ı önce o tanımış ve sevmiştir. Gönül Yazar, ilk tanıştıkları yıllarda, Belma Hanım’a ‘Anne’, Erol Bey’e ‘Baba’ şeklinde hitap ettiğini anlatır. Belma Simavi, aldığı bu büyük darbeye rağmen, bir süre sonra, Yasemin Simavi’yi bir anne şefkati ile kucaklamayı başarmıştır. Gönül Yazar’ı bir gece dinlemeye gider, kurmayları aracılığıyla yanına çağırır ve “Yasemin nasıl?” diye sorar. Çocuğu tanımak ister. Eşinin bir başka kadından doğan kızını o günden sonra kucaklar. Tüm bu karmaşık yapı içinde Belma- Erol Simavi evliliğinde bir ‘armoni’ olduğunu vurgulamam lazım. Her koşulda, her sabah telefonda konuştukları anlatılır. Erol Bey, yaşadığı pek çok detayı eşine rapor eder, paylaşır. Anlaşılan o ki, aşk zamanla dostluğa dönüşmüştür. Ayrıca Erol Bey, Belma Hanım’a yönelik en ufak saldırıyı bir Osmanlı erkeği hassasiyeti ile karşılar. Uzan ailesine ait Star grubu ile Hürriyet-Show TV koalisyonu arasında 1994 yazında patlayan medya savaşına eşinin adı mesnetsiz bir şekilde karıştırıldığında, hop oturur hop kalkar. Büyük öfkeye kapılır. Vurmaktan, kırmaktan bahseder… Bu da o çok katmanlı ilişkinin bir başka boyutudur, kuşkusuz.

-Bunları Belma Hanım size nasıl anlattı? Kitabınıza o nasıl katkı verdi?

Erol Simavi, Belma Simavi gibi karakterleri anlayabilmek için farklı bir bakış açısı tesis etmeniz gerekir. Zira medya patronunun tek yüzü yoktur. Nasıl bir imparatorun birden fazla yüzü var ise, Erol Simavi’yi ve hatta Belma Simavi’yi anlamak için böyle bir açıdan bakmak şarttır. ‘Babıali Tanrıları Simavi Ailesi’ adı çalışmama, ‘unauthorized’, hikayesi yazılan aileden izin almaksızın başladım. Özgürce, gazetecilik saiki ile yapılan bir çalışmaydı. Tabii belli bir aşamada Belma Simavi ile de görüşme ihtiyacı duydum. Kendisini aradım. lginçtir; Belma Hanım adına konuştuğunu ve onun mesajını ilettiğini söyleyen kişi, “Bizden izin almadan ne cüretle bu kitabı yazarsınız!” diyordu bana. Bu tepki karşısında ilk anda şaşırdım elbette. Çünkü karşımdaki gazeteci bir aile idi!  Ancak yayımlanmasının ardından kitabımı ilgiyle okuduğu, ortak tanıdıklarımız tarafından bana aktarıldı.

-Bugünkü medya ile Simavi ailesinin gazeteciliğini nasıl kıyaslarsınız?

Bugünkü gazetecilik anlayışı ile geçmişi kıyaslamak doğru olmaz. Zira son yıllarda gazetecilik mesleği büyük saldırı altında. Gazetecilik ağır yaralı. Simavi ailesinin çekilmesi de, siyasi iktidarın desteği ile büyük sermayenin basına girmesiyle başlar. Haldun Simavi gazetesi Günaydın’ı Asil Nadir’e satar. Erol Simavi de, bu yeni duruma ve değişen koşullara ayak uyduramayacağını hisseder ve bir süre sonra, kendi deyişiyle, çekip gider. Büyük resim budur, ancak onu satışa ikna eden gelişmelere de bakmak gerekir: Çetin Emeç suikastı, Emeç’in ölümünün Simavi bünyesinde büyük korku yaratması, oğlunun o koşullar altında yönetimi devralmak istememesi, siyasi güç odaklarının sıkıştırmaları ve ‘sat’ baskısı, kötü yönetimin doğurduğu borçlar… Hürriyet’in satışının açıklanmaya muhtaç yönleri halen mevcuttur. Ancak eğer bugünkü medya patronları ile Erol Simavi’yi kıyaslamamı isterseniz, Erol Bey’in her ne kadar gazetecilik dışı bir takım iştirakleri olmuşsa da, hamurunda önce gazetecilik vardır.

-Kitabı yazarken sizi en çok etkileyen anekdot ne oldu?

Erol Simavi ile Başbakan Özal arasında geçen bir konuşma, dönemin basın-iktidar ilişkisini anlamak açısından çok etkileyicidir. O gece gazete patronları, başbakan sofrasında konukturlar. Toplantının belli bir aşamasında Asil Nadir kan ter içinde salona girer. Erol Simavi’nin buna canı sıkılır. Zira Asil Nadir bir süredir Türk basınını adam etmekten dem vurmaktadır. Simavi, “Sayın Başbakan! Senin evinde bir papatya var… Benim de bir kasımpatım var, epeydir görmüyorum. Canım kasımpatı koklamak istiyor! Ben gidiyorum.” der. Asil Nadir, “Erol Bey, nereye gidiyorsun!” diye itiraz eder, “Hayatım boyunca bu anı bekledim. Otur da biraz konuşalım.” Erol Simavi ısrara dayanamaz, oturur. Ancak kalması için ısrar edenleri pişman edecektir. “Sayın Asil Nadir burada olduğuna göre, her halde Babıali’yi nasıl düzelteceğini bize anlatır!” diyerek saldırıya başlar. “Hesap ettirdim, elli milyardan fazla zarar edeceksin. Ne hakkın var! Kimin parasını harcıyorsun?” der, Nadir’e. Asil Nadir, “Benim için bu para peanut(fındık fıstık) parasıdır!” diye cevap verir. Bu cevap Simavi’yi kızdırır. “Diyorlar ki, sen diyormuşsun ki, ‘Ben Günaydın gazetesini Erol Simavi’nin ağzına yapmak için aldım. Ağız burada ulan! O trilyonları bana ver, gel buraya yap!” diye başladığı konuşmanın sonunda şaşırtıcı bir öneride bulunur ve “Gel benim gazetemi de al” der. Nadir, “Alırım!” deyince, Simavi Başbakan Özal’a döner ve bir başbakanın bir gazete patronundan duyabileceği en ağır sözü söyler: “Yalnız ben on iki sıfırlı isterim. Turgut Bey, sen de aracılık yap. Sana da yüzde on verelim. Seçim geliyor, paraya ihtiyacın vardır.”  

BELMA SİMAVİ KİMDİR

Erol Simavi ve Belma Simavi (Başar) 1953 yılında hayatlarını birleştirdi. Evlilikleri o dönem basında “Erol Simavi, iş insanı Kadir Has’ın eşi Rezzan Germirli’nin teyzesinin kızı, yalı komşuları Yağcıgiller’in torunu Emine Belma Başar evlendi” ifadeleriyle yer aldı.

Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden Belma Simavi’nin, son 3 yıldır KOAH hastalığının ileri safhada olduğu biliniyordu.

Okumaya devam et

İş Dünyası

Ünlü iş insanı Ahmet Hamoğlu Hırvatistan’da hayatını kaybetti

Klassis Resort Hotel ve Maxi AVM’nin kurucusu iş adamı Ahmet Hamoğlu hayatını kaybetti. Ahmet Hamoğlu, Sedat Peker’in iddialarının ardından Korkut Eken’e 20 bin dolar verdiğini söylemişti.

Ünlü iş insanı Ahmet Hamoğlu Hırvatistan da hayatını kaybetti

Silivri’de uzun yıllar çeşitli iş kollarında faaliyet gösteren, Klassis Resort Hotel ve Maxi AVM’nin kurucusu iş adamı Ahmet Hamoğlu’nun bugün Hırvatistan’da hayatını kaybettiği öğrenildi.

Super Silivri’nin haberine göre Hamoğlu’nun birkaç gün önce düşerek tedavi altına alındığı, bugün ise entübe edildiği ve yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı gelen bilgiler arasında.

SEDAT PEKER’İN İDDİALARI

Suç örgütü kurduğu gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan Sedat Peker, 2011 yılında Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülen faili meçhul cinayetler soruşturmasında Savcı Hakan Yüksel’e verdiği ifadede, Çorumlu iş insanı Ahmet Hamoğlu ölüm listesinden çıkmak için Korkut Eken’e para ödediğini söylemişti.

Peker ifadesinde, 1990’lı yıllarda, Kürt iş insanlarının ölüm emrinin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından verildiğini duyduğunu söylemiş, “Zaten o dönem herkes bu cinayetlerin kimler tarafından işlendiğini de çok açık biliyordu” diye konuşmuştu.

Peker ayrıca, Savcı Hakan Yüksel’e verdiği ifadede, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’la arasını Korkut Eken’in bozduğunu dile getirmiş, “Yeşil isimli şahsın Doğu’da bir zamanlar JİTEM tarafından kullanıldıktan sonra MİT’le birlikte çalışmaya başladığı, MİT’te Mehmet Eymür’ün kadrosunda olduğu, onun da şehirlerde birçok eylemler gerçekleştirdiğini duyuyorduk” demişti.

Faili meçhul cinayetler kapsamında ifade veren Sedat Peker, “İşadamı Ahmet Hamoğlu ölüm listesinden çıkmak için Korkut Eken’e para ödedi” ifadelerini kullanmıştı.

HAMOĞLU: KORKUT EKEN’E 15-20 BİN DOLAR VERDİM

İş insanı Ahmet Hamoğlu, Peker’in Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülen faili meçhul cinayetler soruşturmasında Savcı Hakan Yüksel’e verdiği ifade sonrası, konuyla ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonuna verdiği ifadede şunları aktarmıştı: “Korkut Eken gelip zor durumda olduğunu söyledi. 15-20 bin dolar para verdim.”

Gündemdeki bir iş insanı olduğu için Mehmet Ağar, Hüseyin Kocadağ, Korkut Eken, Sedat Peker gibi isimleri tanıdığını da anlatan Hamoğlu, Eken ve para ödeme konusunda şu açıklamayı yapmıştı:

“Eken’i bana Atilla Yıldırım tanıştırdı. Korkut Bey’le bir değil birden fazla görüşmem var. Hal hatır sormalarla geçen konuşmalardı. Ama bunlardan birisinde Atilla Yıldırım’la bana geldi. Aynen şu ifadelerle konuştu: ‘Devlet bize görev veriyor. Verdikleri görevleri yerine getiriyoruz. Mahkemelere düşünce sahip çıkmıyorlar. Mahkemelere para ödemekten çoluk çocuk evde aç kalıyor. Nafakamı bulamıyorum’ diye yakındı. ‘Bana bir miktar yardım edebilir misin? Çok zordayım’ dedi. Rakamı tam hatırlamamakla birlikte 15-20 bin dolar civarında bir para verdim. Bu parayı tanıdığım zor durumdaki bir insana destek olmak için verdim.”

Kendisinin Çorumlu olduğunu, PKK ile uzak yakın bir ilişkisinin söz konusu olmadığını da kaydeden Ahmet Hamoğlu, böyle bir ölüm listesinden hiç haberi olmadığını ileri sürmüştü.

AHMET HAMOĞLU KİMDİR

Çorum’un toprak sanayicilerinden merhum Mustafa Hamoğlu’nun oğlu, Selma Zihar, merhum Ömer Hamoğlu, Hatice Hamoğlu, Leyla Hamoğlu ve Aydın Hamoğlu’nun ağabeyleri, Dilek Hamoğlu’nun babası Ahmet Hamoğlu’nun ilk eşi Münire Saatçi Hamoğlu, ikinci eşi ise Özlem Hamoğlu idi.

Ahmet Hamoğlu, bir dönem BJK’da yöneticilik yapmış ve ünlü şarkıcı Pınar Dilşeker’le de nişanlandıktan bir süre sonra yolları ayrılmıştı.

Tekirdağ ve Silivri’de Volkan Toprak Sanayi fabrikalarını kuran Ahmet Hamoğlu, 1989’da dönenin en büyük turistik tesislerinden Silivri Klassis Resort Hotel’i işletmeye açmış, peşinden Klassis Golf Kulüp ve Maxi Shopping City’yi de yine Silivri’de hayata geçirmişti.

Sonraki yıllarda Kız Kulesi’nin işletmesini üstlenip restorasyonunu yapan Hamoğlu, 13 casino, Toyota bayii, Total akaryakıt istasyonu, enerji santralı gibi 23 şirketinde yaklaşık 4 bin 300 kişi çalışıyordu.

Ahmet Hamoğlu o dönemde Türkiye’nin 50 zengini arasına girmişti. Son yıllarda Romanya ve Hırvatistan’da yatırımları olan Hamoğlu, kanser tedavisi gördükten sonra iyileşmişti.

Okumaya devam et

Copyright © 2020 GizliSoru.Com