Bizimle iletişime geçin

Pratik Bilgiler

Yuka Bitkisi Bakımı Nasıl Yapılır ve Özellikleri Nelerdir?

Orta Amerika’nın yüksek rakımlı bölgelerine özgü olan yuka çiçeği, iç ve dış mekanlara harika bir görünüm kazandıran dekoratif bitki türüdür. Bakımı oldukça kolaydır ve genellikle yavaş büyür. Görünüşü palmiye ağacına çok benzese de botanik açıdan bakıldığında asparagaceae ailesine aittir.

Yuka Bitkisi Bakımı Nasıl Yapılır ve Özellikleri Nelerdir?

Orta Amerika’nın yüksek rakımlı bölgelerine özgü olan yuka çiçeği, iç ve dış mekanlara harika bir görünüm kazandıran dekoratif bitki türüdür. Bakımı oldukça kolaydır ve genellikle yavaş büyür. Görünüşü palmiye ağacına çok benzese de botanik açıdan bakıldığında asparagaceae ailesine aittir.

Son yıllarda popülerliği artan ve sağlam bir ev bitkisi olan yuka, uzun ve kılıç şeklindeki yapraklarıyla bulundukları mekanlara egzotik bir hava katar. Dünya çapında yaklaşık 30 farklı yuka türü olduğu bilinmektedir. Uygun koşullarda, zambak benzeri görkemli beyaz çiçekler açabilirler. Yuka bitkisinin bakımı iyi bir şekilde yapılırsa, iki ila üç metre yüksekliklere kadar ulaşabilir.

Yuka Bitkisinin Özellikleri ve Bakımı

Bitkinin orijinal evi, 2 metre yüksekliğe kadar büyüdüğü Meksika ve Orta Amerika’nın yüksek rakımlı yerleridir. Yuka bitkisi oldukça yavaş büyüdüğünden ve çok az bakıma ihtiyaç duyduğundan, özellikle yeni başlayanlar için ideal bir ev bitkisidir.

Genellikle dikey olarak yukarı doğru büyüyen, bir ila birkaç sert ve lifli gri gövdeye sahiptir. Sapları yıllar geçtikçe kahverengiye döner ve içi giderek çukurlaşır. Doğal olarak yetiştikleri ortamlarında, yuka bitkisi dokuz metre yüksekliğe kadar büyüyebilir. Saksı bitkisi olan türleri ise iki ila üç metre yüksekliğe ulaşır. Bahçe için en çok tercih edilen türleri yuka filamentosa ile yuka rostratadır. Daha ılıman bölgelerde ise yuka gloriosa türü popüler bir bahçe çalısıdır.

Konum: Aydınlık ve Güneşli

Yuka bitkisi, aydınlık odalar ve köşeler için ideal bir ev bitkisidir. Pencerenin yanında, doğrudan güneş ışığı alan bir yeri sever. Yaz aylarında, Mayıs’tan Ekim’e kadar terasta veya balkonda biraz temiz hava almalıdır. Bitki sürekli odada bulunduruluyorsa, tüm yıl boyunca havadar bir konumda olmalıdır.

-8 dereceye kadar soğuğa dayanıklıdır. Bu nedenle, çok soğuk olmayan bölgelerde açık havada ekim yapılabilir. Havanın daha sert olduğu bölgelerde saksılarda yetiştirilmeli ve soğuk aylarda eve getirilmelidir. Kışın aydınlık bir yerde, beş ila yedi derece arasında bir oda sıcaklığı yeterlidir.

Toprak: Suyu Geçiren Bir Karışım

Yuka bitkisinin suyu geçirebilen saksı toprağına ihtiyacı vardır. Bu nedenle, toprağı kaba kum veya kil granülü ile karıştırmak en iyisidir. Aynı zamanda kaktüs toprağı da yuka bitkisi dikimine uygundur. Saksı toprağında asla su birikmemesi önemlidir. Çünkü bitki neme tahammül edemez. Bundan dolayı, yapısal olarak stabil ve geçirgen bir alt tabaka seçilmesi önemlidir.

Sulama: Haftada Bir

Bitkiye su verilirken dikkate alınması gereken birkaç nokta bulunur. Yuka, çok sıcak ve kuru bölgelere özgü bir bitkidir. Buna bağlı olarak az sulama gerekir. Su seyrek olarak verilmeli ve toprağın tümüne nüfuz etmelidir. İlkbahardan sonbahara kadar olan büyüme mevsiminde haftalık su temini yeterlidir. Kışın (soğuk bir ortamdaysa), sadece ayda bir kez kuvvetli sulama yeterlidir.

Sulamadan önce, daima üst toprağın kuru olup olmadığını kontrol edilmelidir. Saksı veya al tabakta biriken fazla su dökülmelidir. Kireç oranı çok düşük olan yağmur suyu veya musluk suyu ile ara sıra su püskürtülmesi bitkiyi yeniler ve haşere istilasını önler.

Gübreleme: Sadece İlkbahar ve Yaz Aylarında

İdeal olarak, Mayıs’tan Eylül’e kadar iki haftada bir olmak üzere, büyüme aşamasında sulama suyuna biraz sıvı gübre eklenebilir. Yuka bitkisi dinlenirken herhangi bir ek besine ihtiyaç duymaz. Bu nedenle, bitkinin kış aylarında gübrelenmesi uygun değildir.

Saksı Değişimi: İki ila Üç Yılda

Yuka bitkisi büyümesini sürdürüyorsa, her iki ila üç yılda bir saksı değişimi yapılabilir. İlkbaharda, besin açısından zengin, geçirgen toprak ve serbest su drenajı ile biraz daha büyük bir saksıya aktarılır. Bakımı uygun şekilde yapılıyorsa, yuka bitkisi genellikle sahibinin istediğinden daha hızlı büyür. Böyle bir durumda, sağlıklı bitkilerin saksı değişimi her dört ila beş yıla kadar uzatılabilir. Ayrıca sadece su tahliye deliği olan saksılar tercih edilmelidir.

Budama: İlkbaharda

Bitki doğal olarak sadece hafifçe dallandığından, ilkbaharda ara sıra uzun sürgünlerini budamak mantıklıdır. Budamadan sonra yuka bitkisi iyi ışık alırsa, kesilen yerin hemen altında yeni filizlenmeler görülebilir. Ayrıca böyle bir durumda, bitkinin biraz daha gürleşmesi muhtemeldir. Ek olarak, lifli gövdenin çok fazla kurumaması için ana bitki üzerindeki kesim yerleri balmumu ile kapatılmalıdır.

Çoğaltma: Kesimler ve Gövde Parçaları

Yuka bitkisinin köksüz sapları veya sürgünleri, kum ve humus bakımından zengin saksı toprağı karışımı ile küçük saksılara yerleştirilebilir. Ana bitkiden alınan parçanın yaprak başları kesilirse, toprağa veya karartılmış bir su bardağına ekilerek kolayca köklenebilir. Ekilen çıplak gövde parçaları bir süre sonra yeni bir bitkiye dönüşecektir. Ancak bu noktada biraz sabırlı olunması gerekir. Çünkü kesimlerin yeni yapraklar filizlendirmesi haftalar, hatta birkaç ay sürebilir.

Yuka Bitkisi Çiçek Açar mı?

Bitkinin iç mekanlar için tercih edilen saksı türleri, sadece en uygun koşullarda çiçek açarlar (örneğin aydınlık bir kış bahçesinde). Çiçekler en erken Ağustos ile Eylül ayları arasında ve yaşlı bitkilerde ortaya çıkar. Salkımlar şeklinde duran beyaz çiçekler muhteşem bir görünüme sahiptir ve zambakları anımsatır. Pencere kenarındaki küçük saksı bitkileri ise kural olarak çiçek açmaz.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pratik Bilgiler

Ayakkabılar Çamaşır Makinesinde Nasıl Yıkanır? Ayakkabı Yıkama ve Kurutmanın Püf Noktaları

Eski çamaşır makinelerinde kirli ayakkabıları yıkamak iyi bir fikir değildi. Günümüz teknolojik makinelerinde ise güvenle yıkama yapmayı sağlayan birçok ek program ve özellik bulunuyor. Ancak yine de ayakkabıları çamaşır makinesine atmadan önce bilinmesi gereken birkaç önemli detay var…

Ayakkabılar Çamaşır Makinesinde Nasıl Yıkanır? Ayakkabı Yıkama ve Kurutmanın Püf Noktaları

Eski çamaşır makinelerinde kirli ayakkabıları yıkamak iyi bir fikir değildi. Günümüz teknolojik makinelerinde ise güvenle yıkama yapmayı sağlayan birçok ek program ve özellik bulunuyor. Ancak yine de ayakkabıları çamaşır makinesine atmadan önce bilinmesi gereken birkaç önemli detay var…

Ayakkabılar çamaşır makinesinde yıkanır mı? Evet, yıkanır! Ancak, ayağınızdan çıkarıp, herhangi bir kirli giysi gibi direkt olarak çamaşır makinesine atmanızı tavsiye etmiyoruz. Yıkama döngüsü esnasında ayakkabılarınızın yıpranmaması ve pırıl pırıl temizlenmesi için izlenmesi gereken birkaç adım var. Aşağıda, yıkamadan en iyi sonucu almak için bilmek isteyebileceğiniz birkaç püf noktasını ve kurutma aşamasında dikkat etmeniz gereken bazı detayları bulacaksınız. Ayrıca, işleme başlamadan önce ayakkabılarınızın yıkanabilir özellikte olup olmadığını anlamanızı sağlayabilecek kısa bir bilgilendirmeyle karşılaşacaksınız.

Hangi Ayakkabılar Çamaşır Makinesinde Yıkanabilir?

Ayakkabılarınızı çamaşır makinesine atıp atmama konusunda kafanızda soru işaretleri varsa, genellikle tabanlığın üzerine yapıştırılan veya yazılan bakım etiketini inceleyin. Ayakkabınızı uzunca bir süredir kullanıyorsanız etiket kavlamış veya yazı silinmiş olabilir. Bu durumda, ayakkabı türünüzü göz önünde bulundurmanız gerekecek. Genel bir kural olarak, naylon, pamuk, polyester ve ketenden üretilen ayakkabıların yanı sıra koşu, yürüyüş, tenis vb. gibi tüm spor ayakkabılar, deterjan kullanılarak çamaşır makinesinde yıkamak için güvenlidir.

Öte yandan, deri kunduralar, süetler ve kauçuk ayakkabılar ne yazık ki makinede yıkamaya uygun değildir. Ayrıca, ipek gibi hassas malzemelerden yapılan ayakkabılar, topuklu stilettolar, üzerinde boncuk ya da nakış gibi süslemeleri olan ayakkabılar da çamaşır makinesinde yıkanmamalıdır.

Çamaşır Makinesinde Ayakkabı Yıkama Kılavuzu

Çamaşır makinesinde ayakkabı yıkamak kolaydır ancak öncesinde biraz hazırlık gerektirir. Bu nedenle, en iyi sonuç için aşağıdaki adımları takip etmenizde fayda var.

Kaba kir ve çamuru temizleyin: Çamaşır makineleri normal seviyedeki kirleri temizlemek için dizayn edilmiştir. Bu nedenle, ayakkabınızın üzerinde çamur birikintisi veya topaklanmış pislikler varsa öncelikle bunları temizlemeniz gerekir. Ayakkabı tabanındaki çizgilerde biriken kalıntılar için kürdan kullanabilir veya eski bir diş fırçasıyla kaba kirden ayakkabınızı arındırabilirsiniz.

Bağcıkları ve tabanlıkları çıkarın: Ayakkabı bağcıklarınızı ve tabanlıkları elde yıkayabileceğiniz gibi makineye de atabilirsiniz. Makinede yıkama esnasında bağcıkların hareketli parçalara dolaşmaması ve en iyi şekilde yıkanması için bir sonraki adımda anlatılan, fermuarlı yastık kılıfı veya file yıkama torbasına ayakkabılarınızla birlikte koyarak çamaşır makinenize atın.

Yıkama için yastık kılıfı veya file torba kullanın: Hem ayakkabılarınızın hem de çamaşır makinenizin zarar görmemesi için yastık kılıfı veya file yıkama torbası kullanmak iyi bir fikirdir. Ayakkabılarınızı fermuarlı bir yastık kılıfına koyun ve ağzını kapatıp çamaşır makinesine atın. Yıkama fileniz yoksa ve yastık kılıfınız fermuarlı değilse, ayakkabı bağcıklarıyla kılıfın ağzını bağlamak yaratıcı bir çözümdür.

Ayakkabılarla birlikte eski havluları da yıkayın: Çamaşır makinelerinde yıkanan şeylerin tambura zarar vermemesi için yükün eşit miktarda dağıtılmış olması gerekir. Eğer tambur içinde eşit olmayan bir yük dağılımı varsa, merkezkaç kuvvetiyle dönen tamburun işleyişi bozularak sorunlar ortaya çıkabilir. Bu riskin önüne geçmek için ayakkabılarınızla birlikte birkaç eski havluyu da makineye atmanızda fayda var. Havluların daha önce yıkanmış olması veya beyaz olması önemli çünkü ilk kez yıkadığınız bir havlu rengini bırakarak ayakkabılarınızda istenmeyen renk değişimlerine neden olabilir.

Deterjanı koyun ve yıkama programını ayarlayın: Ayakkabıları yıkamak için toz veya sıvı deterjan kullanabilirsiniz ancak bu iş için en ideali sıvı çamaşır deterjanlarıdır. Makinenizin yıkama gözüne sıvı deterjan ekleyip yıkama programını ayarlayın. Bu aşamada, makinenizi 30 dereceyi geçmeyecek bir sıcaklığa ayarlayın ve narinler için olan kısa programı seçin. 400 ila 500 devir spor ayakkabılarınız için idealdir. Uzun yıkama programlarının ve yüksek sıcaklıkların ayakkabınıza zarar verebileceğini unutmayın.

Yıkadığım Ayakkabılarımı Nasıl Kurutmalıyım?

Yıkama programı tamamlandıktan sonra son adım olarak kurutma işlemine geçmeniz gerekiyor. Çoğu ayakkabı türü her ne kadar çamaşır makinesinde yıkanabilse de kurutma makinelerine atmak için uygun yapıda değildir. Bu nedenle, ayakkabılarınızı kurutma makinesinde kurutmaya çalışmayın. Ayrıca, güneş ışığı, kalorifer petekleri veya soba gibi direkt ısı kaynaklarına ayakkabılarınızı maruz bırakmayın.

Kurutma için en güvenli seçenek olarak gölge bir açık alanda ayakkabılarınızı bekletin. Kuruma esnasında ayakkabılarınızın şekli bozulabileceğinden veya kırışabileceğinden içine biraz destek koymanız akıllıca olacaktır. Eski gazeteleri buruşturup ayakkabınızın içine doldurun. Eski gazeteler, kuruma esnasında ayakkabılarınızın şeklini korumakla kalmaz, aynı zamanda nemi emerek daha kısa sürede kurumalarına yardımcı olur.

Ortamın sıcaklığına ve nem seviyesine bağlı olarak ayakkabılarınızın kuruması 1 ila 2 günü bulabilir. Tamamiyle kuruduktan sonra bağcıklarını ve tabanlıklarını yerleştirip hijyenik ayakkabılarınızın keyfini sürün!

Ayakkabılarım Makinede Yıkamak İçin Uygun Değil, Ne Yapmalıyım?

Ayakkabılarınız çamaşır makinesinde yıkamak için uygun değilse veya en sevdiğiniz pabuçlarınıza zarar verme riskini göze alamıyorsanız o halde elde yıkamayı deneyebilirsiniz.

  • Kumaş ayakkabılar için 2 bardak ılık su ve bir çay kaşığı bulaşık deterjanından oluşan kolay bir yıkama solüsyonu hazırlayın. Eski bir diş fırçasıyla ovalayarak lekeleri çıkarıp durulayın.
  • Deri ayakkabılar için bir ölçüye bir ölçü olacak şekilde ılık su ve beyaz sirkeyi karıştırın. Eski bir bezi sirkeli suya batırın ve ayakkabınızı silin. Ayrıca bakınız: Sararan ayakkabı nasıl beyazlatılır?
  • Ayakkabılarınız temiz görünüyor ancak kötü kokuyorsa, sorunu gidermek için ayakkabılarınızın içine karbonat serpiştirin ve akşamdan sabaha bu şekilde bekletin. Gelecekte ayakkabılarınızın kokmasını engellemek için her gün aynı ayakkabıyı giymeyin. Ek olarak, çoraplar kokuya neden olan teri emebileceğinden, çorapsız ayakkabı giymekten kaçının.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Ojenin Bozulduğunu Nasıl Anlarız? Ojelerin Bozulmaması İçin Saklama Önerileri

Yıldırım hızında bozulmaya müsait maskaraların aksine, ojeler iki yıla kadar raf ömrü olan en temel güzellik ürünlerinden biridir. Ancak yine de son kullanma tarihinden önce ojenizin bozulduğunu ve artık çöpe atılması gerektiğini gösteren bazı işaretler ortaya çıkabilir.

Ojenin Bozulduğunu Nasıl Anlarız? Ojelerin Bozulmaması İçin Saklama Önerileri

Yıldırım hızında bozulmaya müsait maskaraların aksine, ojeler iki yıla kadar raf ömrü olan en temel güzellik ürünlerinden biridir. Ancak yine de son kullanma tarihinden önce ojenizin bozulduğunu ve artık çöpe atılması gerektiğini gösteren bazı işaretler ortaya çıkabilir.

Favori ojeniz ile tırnaklarınızı boyamaktan daha basit bir güzellik lüksü yoktur. Fakat, oje şişeniz uzun zamandır rafınızda bekliyorsa belki de çöpe atma zamanınız gelmiştir. Peki ama ojenizle vedalaşmanız gerektiğini nasıl anlarsınız? Aslında bu konuda birkaç küçük ipucu size fikir verebilir. Aşağıda, ojelerin bozulduğunu gösteren çeşitli işaretlerin yanı sıra, raf ömrünü artırmak için uygun saklama koşullarını ve ayrıca oje sürmeye ara vermeniz gereken durumları bulacaksınız…

Ojenin Bozulduğu Nasıl Anlaşılır?

Diğer pek çok kozmetik ürününün aksine, ojeler uzun süreli raf ömrüyle bilinen tırnak cilalarıdır. Aslında, şişe kapağı hiç açılmamış veya uygun saklama koşullarında muhafaza edilmiş ojeler en az 18 ay, muhtemelen 24 ay bozulmadan bekleyebilir. Ancak yine de şişe üzerindeki son kullanma tarihlerine güvenmek yerine, bozulmuş bir ojenin belirtilerini gözlemlemek daha gerçekçi olabilir. Öyleyse, bu belirtilere hep birlikte göz atalım.

Karışmayan, dibe çökmüş ojeler: Ojeler ilk kullanımından sonra muhtemelen en az 1,5 yıl kalitesini koruyabilir. Eğer satın aldıktan sonra şişeyi hiç açmadıysanız bu süre daha uzundur. Ancak bu, her ojenin son kullanma tarihinden önce bozulmayacağı anlamına gelmez. Ojelerin bozulduğunun ilk belirtisi, koyu kıvamlı maddelerin dibe çökmesi ve kuvvetli bir sallamayla bile karışmıyor olmasıdır.

İçinde küçük parçalar olan kristalleşmiş ojeler: Oje sürdükten sonra çoğu kadının yaptığı en büyük hatalardan biri şişe kapağını iyice kapatmamaktır. Uzun süre ağzı açık bekleyen ojelerdeki çözücüler buharlaşır ve kristalleşmeye benzer küçük parçacıklar ortaya çıkar. Bu olduğunda ojeler yeniden eski kıvamına döndürülemez.

Katılaşmış ojeler: Koyu kıvamlı katılaşmış ojeleri inceltmek için aseton karıştırmanın işe yaradığını duymuş olabilirsiniz ancak gerçek şu ki, asetonlar ojelerin formülünü parçalayan ve kalitesini bozan etkiye sahiptir. Bu durumda, oje inceltici kullanmanız mümkün ancak bu ürünlerin de bir maliyeti olduğundan, ojeyi çöpe atmak daha iyi bir fikir olabilir.

Renk ve kıvamı bozulan ojeler: Ojelerin bozulduğunu gösteren diğer belirtiler ise renginin değişmesi, parlaklığını kaybetmesi, sakız kıvamı alarak sünmesi, tırnak üzerine eşit şekilde sürüldüğünde bile renk tonunda farklılıkların olması, akıcı olmaması ve topaklanmaların oluşmasıdır. Tüm bunlar, ojenizi çöpe atmanız gerektiğinin en bariz göstergeleridir.

Kapağı açılmayan ojeler: Oje kullanımı sonrasında, asetonla şişe ağzının çevresini ve kapak içini silerek temizlemek ve şişeyi dik pozisyonda bekletmek önemlidir. Aksi halde, bir sonraki kullanımda kapağı açmakta zorlanabilir ve hatta açamayabilirsiniz. Bu olduğunda, oje şişenizi sıcak su dolu kapta birkaç dakika bekletmeniz kolay bir çözüm olabilir ancak tüm uğraşlarınıza rağmen kapak açılmıyorsa, ojenizle vedalaşın gitsin.

Ojenin Bozulmaması İçin Ne Yapılmalı?

Oje sürmeyi hepimiz seviyoruz ve aslında favorimiz olmayan renklerdeki ojeleri bile satın alıyoruz. Bir hevesle satın aldığınız ama yıllardır evinizde beklettiğiniz ojeleriniz varsa onları gerçekten kullanacak mısınız? Herhangi bir şeye duygusal olarak bağlıysanız, her zaman ihtiyacınızdan daha fazlasını satın alabilirsiniz! Bu nedenle, yalnızca ihtiyacınız olan ürünü satın alın. Bu, israfın önüne geçmenin ilk kurallarından biridir.

Ojelerin çöpe gitmesini engellemek için bir diğer önemli konu saklama koşullarıdır. Ojeler, doğrudan güneş ışığından uzakta, serin ve mümkünse karanlık bir ortamda saklanmalıdır. Ayrıca, şişeler yan yatırılmamalı ve şişe boynu her kullanım sonrası asetonlu pamukla silinerek temizlenmelidir.

Oje Kullanmaya Ne Zaman Ara Vermeliyim?

Uzun süreli oje kullanımının tırnaklara zarar verdiği sır değil. Aşağıdaki belirtilerden bazılarını el veya ayak tırnaklarınızda gözlemliyorsanız, oje konusunda biraz molaya ihtiyacınız var demektir.

  • Tırnaklarınız sararıyorsa
  • Tırnak üstünde soyulmalar meydana geliyorsa
  • Tırnak çatlama sorunu yaşıyorsanız
  • Tırnak etleriniz kuruyor veya çatlıyorsa
  • Tırnaklarınız güçsüzleşmeye başladı ve inceldiyse

Tüm bu belirtiler, ojelerin ve oje sökücü asetonların tırnaklarınızda oluşturabileceği yaygın sorunlardır. Bir tırnağın kütikülden uca kadar tamamen çıkması dört ila altı ay arasında zaman alır. Bu süre zarfında tırnaklarınız yenilenecek ve eski sağlıklı haline yeniden kavuşacaktır. Öte yandan, aylarca ojesiz tırnaklarla dolaşmak sizin için uygun değilse, en azından üç veya dört haftalık bir ara verin. Ojesiz, doğal tırnaklarında en az ojeliler kadar çekici olabileceğini unutmayın!

Ayrıca, hassas tırnaklara sahipseniz tırnak sertleştirici oje kullanmayı düşünün, tırnaklarınızı veya tırnak etlerinizi ısırarak kopartmayın. Kuruluktan şikayetçiyseniz sık sık nemlendirin ve E vitamini yağı satın alarak hem tırnaklarınıza hem de tırnak etlerinize sürün.

Son olarak, kullandığınız ojenin içeriğinde ne olduğunu bilmek de önemlidir. Bazı oje markaları toluen, formaldehit ve dibutil ftalat içerir. Bu maddelerin tümü tırnakların zamanla çatlamasına ve kırılmasına neden olabilir.

Okumaya devam et

Pratik Bilgiler

Eve Sinen Sigara Kokusu Nasıl Çıkar? Odadaki Sigara Kokusunu Giderme Yolları

Evinizde düzenlediğiniz bir parti, nezaketten uzak bir misafir veya sigara içen bir aile bireyi, tahammülü zor sigara kokusunun odalarınıza sinmesine neden olabilir. Bu kötü kokuyu ortadan kaldırma süreci, kirlenmenin şiddetine bağlı olsa da birkaç pratik çözüm hızlı ve etkili sonuç almanızı sağlayabilir.

Eve Sinen Sigara Kokusu Nasıl Çıkar? Odadaki Sigara Kokusunu Giderme Yolları

Evinizde düzenlediğiniz bir parti, nezaketten uzak bir misafir veya sigara içen bir aile bireyi, tahammülü zor sigara kokusunun odalarınıza sinmesine neden olabilir. Bu kötü kokuyu ortadan kaldırma süreci, kirlenmenin şiddetine bağlı olsa da birkaç pratik çözüm hızlı ve etkili sonuç almanızı sağlayabilir.

Belki yakın zaman önce sigarayı bıraktınız ve bu kötü kokudan sonsuza dek kurtulmak için çözüm yolu arıyorsunuz. Belki de nezaketsiz bir misafir evinizde sigara içti ve evinizin mis kokusunu geri getirmeye çalışıyorsunuz. Hangi sebeple olursa olsun, kapalı mekanlarda içilen sigara tahammülü zor, kalıcı kokulara neden olabilir. Bunun nedeni, sigara dumanının duvarlara, eşyalara ve hatta saçlarınıza (aslında her şeye) nüfuz eden yapışkan reçine ve katran bırakmasıdır. Neyse ki, çözüm yolu basittir ve her evde bulunan birkaç malzemeyle bu iğrenç kokunun üstesinden gelmek mümkündür. İşte, eve sinmiş sigara kokusundan kurtulmak için deneyebileceğiniz birkaç çözüm önerisi…

Evdeki Sigara Kokusunu Gidermek İçin Ne Yapmalı?

Odaya sinen sigara kokusunu yok etme süreci kirlenmenin şiddetine bağlıdır. Bir başka ifadeyle, uzun yıllar boyunca sigara içilen bir evdeki kokunun giderilmesiyle, yalnızca birkaç kez sigara içilmiş evdeki kokunun giderilme süreci aynı olmayacaktır. Ancak yine de aşağıdaki çözüm önerileri her koşulda işinize yarayabilir.

Kül tablalarını boşaltıp evi havalandırmakla başlayın: Evdeki sigara kokusundan kurtulmanın ilk adımı, izmarit ve küllük gibi kötü koku kaynaklarından kurtulmaktır. Kül tablalarını bir poşete dökün ve poşeti evinizin dışındaki çöpe atarak kurtulun. Daha sonra kül tablalarını bulaşık deterjanıyla yıkayıp artık koku yaymadıklarından emin olun.

İkinci adımda evinizdeki pencereleri açarak hava cereyanı sağlayın. Hava cereyanının etkili bir şekilde oluşması için birden fazla pencereyi açmanız gerektiğini unutmayın. Pencereleri açmanıza rağmen ev içinde hiçbir esinti hissetmiyorsanız ve imkanınız varsa pencere önlerine vantilatör koyarak hava sirkülasyonuna yardımcı olun.

Taşınabilir küçük eşyaları güneşe çıkarın: Sigara dumanı kokusunun evinize sinmiş olması, aslında eşyalarınıza da sindiği anlamına gelir. Yapılacak en iyi şey eşyaları güneşe çıkararak havalanmalarını sağlamak ve ardından silerek temizlemektir. Güneşin UV ışınları kötü kokuları nötralize etmeye yardımcı olur. Kitapları, taşınabilir küçük mobilyaları ve kıyafetleri bahçeye ya da balkona çıkararak güneşlendirin. Yalnızca, güneşe uzun süre maruz kalan hassas ve boyalı kumaşlarda renk solması olabileceğini unutmayın.

Sirkeli suyla temizliğe başlayın: Beyaz sirke, sigara kokusu gibi rahatsız edici kokuları yok eden doğal bir bileşendir. 1 ölçüye 1 ölçü olacak şekilde sirkeli su karışımı hazırlayın. Güneşlendirdiğiniz küçük eşyaları, duvarları, zemin parkelerini, kapıları, düğmeleri, armatürleri ve odanızdaki büyük eşyaları sirkeli suyla silin. Bu aşamada sirkenin keskin kokusu sizi rahatsız edebilir ancak bu koku geçicidir ve kısa süre sonra kendiliğinden kaybolur.

Ek olarak, odadaki veya araçtaki sigara kokusunu gidermek için bir kaseye sirke doldurup ağzı açık şekilde akşamdan sabaha bekletmek işinize yarayabilir. Alternatif olarak, bir tencerede sirkeyi kısık ateşte kaynatarak çıkan buhar sayesinde kokulardan kurtulmayı deneyebilirsiniz.

Yüzeylere karbonat serpiştirin: Sodyum bikarbonat (NaHCO₃) veya halk arasındaki yaygın ismiyle karbonat, güçlü bir koku gidericidir. Karbonatın bu konudaki en güzel yanı, kokuları maskelemek yerine direkt olarak emerek ortadan kaldırmasıdır. Araçtaki sigara kokusundan kurtulmak için bir kase karbonatı 24 saat boyunca arabanızda bekletin. Evdeki sigara kokusu için halılarınıza, kitaplığınıza, kanepe ve sandalyelerinize karbonat serpiştirin. Bir gece bekletip elektrik süpürgesiyle süpürün.

Kitaplarınız, dekoratif süs eşyalarınız ve yıkanmayan kumaşlarınızdaki sigara kokusunu gidermek için bir çöp torbasına 1 fincan karbonat döküp eşyalarınızı içine atın. Poşetin ağzını bağlayıp 6 ila 8 saat bekletin. Süre sonunda eşyalarınızı poşetten çıkararak üzerindeki karbonatı silkeleyin.

Perde, nevresim ve giysileri yıkayın: Evinizi baştan aşağı temizlemiş olsanız da daha önceden üzerine koku sinmiş bir kumaşı atladıysanız istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Perdeleri, çarşafları, yastık kılıflarını, kanepe örtülerini ve kıyafetlerinizi yıkamanız gerekecek. Çamaşır makinesindeki normal bir yıkama döngüsü çoğu zaman etkili sonuç vererek sigara kokusundan kurtulmanızı sağlayacaktır. Ancak yine de içiniz rahat etmiyorsa, 1 fincan karbonat etlenmiş çamaşır deterjanı kullanabilir veya çamaşır makinenize 1 bardak sirke eklemeyi deneyebilirsiniz.

Oda Spreyleri Sigara Kokusunu Gidermekte Etkili mi?

Oda spreyleri veya araç içi kokular kokusundaki en büyük yanılgı, sigara dumanı dahil diğer kötü kokuları yok ettiğinin düşünülmesidir. Ticari olarak satılan pek çok oda spreyleri ve diğer parfümler, kötü kokuları yalnızca maskeler. Bu, aslında rahatsız edici kokunun halen var olduğu ancak burnunuzla algılayamadığınız anlamına gelir. Diğer yandan, sirke ve karbonat gibi doğal bileşenler kokuyu emerek içine hapseder. Öte yandan, kokulu mumlar, hoş kokulu uçucu esansiyel yağlar, tütsüler ve narenciye kabukları evinize güzel koku yaymaya yardımcı olabilir. 

Yukarıdaki basit temizleme adımları, odanıza sinmiş sigara dumanı kokusundan kurtulmanıza yardımcı olacaktır ancak uzun yıllardır sigara içilen bir evde oturuyorsanız, oda kapılarınız dahil tüm evinizi boyatmak, halıları yıkatmak ve bazı eşyaları yenisiyle değiştirmek gibi köklü çözümlere ihtiyaç duyabilirsiniz. Gelecekte, bu tür rahatsız edici kokuların odanıza sinmemesi için evinizde sigara içmeyin (aslında hiç içmeyin) ve içilmesine izin vermeyin. İç mekanlarınızı günlük olarak havalandırın ve düzenli temizliği ihmal etmeyin.

Okumaya devam et

Trending

Copyright © 2020 GizliSoru.Com